AÖF Soru Bankası
SOS203U · Ünite 5

Din Antropolojisi

  • 20 soru-cevap
  • Sosyal Antropoloji
1

Din antropolojisinin temel ilgi alanı nedir?

Din antropolojisi toplumun kutsal ile kurduğu ilişkiye odaklanan bir disiplindir ve temel ilgi alanı insanlar ile doğaüstü ve doğaüstüne dair inanış, uygulama ve kurumlar arasındaki ilişkiyi anlamak, analiz etmek ve açıklamaktır (Bennett, 1996). Din antropologları dinlerin hakiki olup olmadığıyla, dinlere göre gerçekliğin ne olduğuyla veya bazı dinlerin diğerlerinden daha üstün veya mantıklı olup olmadığıyla ilgilenmezler; insan gruplarının neden dinsel inanışlara sahip olduklarıyla dinsel inanışlarla sosyokültürel süreçler, tarihsel ve ekolojik faktörler arasında nasıl ilişkiler olduğuyla ilgilenirler (Howard ve Dunaiff-Hattis, 1992). Din antropolojisinin önde gelen ilgi alanları şunlardır (Doda, 2005:150):

• Dinin kökenleri

• İnsanlığın vetoplumun gelişiminde dinin rolü

• Bireylerin ve toplulukların gündelik hayatlarında dinin işlevi

• Din ile ekonomi, siyaset, tıp, büyü gibi diğer kültürel ve toplumsal kurumlar arasındaki ilişkiler

• Dinsel inanışların ve uygulamaların içerikleri, mitler, ritüeller, semboller, büyü ve cadılık

2

Din antropologlarının dini ele alış biçimi diğer sosyal bilim disiplerinden ne şekilde farklılık gösterir?

Din antropologlarının dinî ele alış biçimleri diğer sosyal bilim disiplinlerinden üç açıdan farklıdır (Crapo, 2002:8): 1. İlk olarak antropologlar din tanımlarını dinî inanışlarını ve davranışlarını anlamaya çalıştıkları insanlarla yaptıkları katılımlı gözlemlere, yani birincil elden elde ettikleri verilere dayanarak yaparlar. 2. İkincisi, dinle ilgili yaptıkları tanımlarda ve analizlerde dinler dar kapsamda değil, en geniş kültürel bağlamlarında ele alınır. Dinin mensuplarının ekonomik, politik, ailevi yaşamlarının, siyasi görüşlerinin dinlerinden nasıl etkilendiği ve dinlerini nasıl etkilediği incelenir. 3. Son olarak din ya da dinin diğer toplumsal kurumlarla ilişkileri hakkında genellemeler yapan antropologlar bu genellemeleri mümkün olan en çok sayıda din biçimine uyacak, yani mümkün olan en çok sayıda dini kapsayacak şekilde yaparlar.

3

Dinleri oluşturan ortak ögeler nelerdir?

Bunlardan birincisi kozmoloji, yani dünyanın tarihinin veya kökenlerinin bir açıklamasıdır. Dinî kozmolojiler insan yaşamının nasıl yaratıldığı konusunda ve dünyada hangi güçlerin işlediği konusunda açıklamalar sunarlar. Dinlerin ikinci niteliği insan deneyimi dışındaki bir alana, doğaüstü olana duyulan inançtır. Bu inanç bir Tanrıyı veya çok sayıda Tanrıyı içerebilir ama bu zorunlu değildir. Aşağıda ele alınacağı üzere pek çok dinsel inanış doğaüstü güçlerle ilgili farklı soyut fikirler içerir. Çoğu dinde üçüncü bir ortak özellik olarak davranışları yöneten kurallar yer alır. Bu kurallar bireyler ve toplum için uygun tutumların, davranışların ne olduğu belirten kurallardır ve amaçları da bireysel eylemlerle ruhani inanışların uyum içinde olmasını sağlamaktır. Dördüncü öge ritüeldir, ritüeller dinî bir amaca yönelik olan ve genellikle dinî uzmanlar tarafından veya onların gözetiminde yapılan seremoni (tören) veya uygulamalardır.

4

Antropomorfik terimi ne anlama gelmektedir?

Antropomorfik terimi İnsan niteliklerine sahip olan nesne veya varlıklar için kullanılır.

5

Zoomorfik terimi ne anlama gelmektedir?

Zoomorfik terimi hayvan niteliklerine sahip olan nesne veya varlıklar için kullanılır.

6

Animatizm terimi ne anlama gelmektedir? 

Kişisel olmayan bir doğaüstü güce duyulan inanç etrafında örgütlenen bir din sistemidir, doğaüstü bir güce inanmanın ilk biçimidir.

7

Animizm terimi ne anlama gelmektedir? 

Animizm: Bitkilerin, hayvanların, cansız nesnelerin veya şimşek, fırtına gibi doğa olgularının, yani doğadaki her şeyin ruha sahip olduğu inancı etrafında örgütlenen bir din sistemidir. Animizm genellikle insanların doğaya hükmetmeye çalışmadığı, kendilerini doğanın bir parçası olarak görüp yaşadığı toplumlarda görülür.

8

Atalar Kültü terimi ne anlama gelmektedir? 

Atalar Kültü: Atalar kültü (ataların ruhuna tapınma olarak da bilinir) ailenin ölmüş üyelerinin yaşayan üyelerin kaderini etkileme gücü olduğu inanışıdır.

9

B. Tylor’a göre dinlerin temeli nasıl oluşmuştur?

Tylor’a göre ruhani inanışların temelini rüya gibi sıradan insan deneyimleri oluşturmuştur. İnsanlar rüya gördüklerinde başka bir yere seyahat ettiklerini zannedebilir, ailelerindeki ölmüş kişilerle iletişim kurduklarını düşünebilirler. Bilinçteki bu değişiklik hissi dünyanın göründüğünden fazlası olduğuna dair fikirler doğurur. Tylor’a göre bu deneyimlerle hayatın anlamının ne olduğuna dair sorulara cevap vermeye yönelik baskılar birleştiğinde bütün dinî sistemlerin temeli oluşmuş olur. Tylor ayrıca animist dinlerin zamanla bir Tanrı veya çok tanrı içeren daha sofistike din sistemlerine dönüştüğünü varsayar.

10

Nirvana terimi ne anlama gelmektedir?

Sanskritçede sönme anlamına gelen Nirvana, Budizm öğretisinde (ve bazı diğer antik Hint geleneklerinde) arzulardan ve kişisel bilinçten arınma noktasını ifade eder, yapılan tüm meditasyonların nihai amacı bu düzeye ulaşmaktır.

11

Karma terimi ne anlama gelmektedir?

Karma, Hinduizm ve Budizm öğretilerinde insanların niyetli eylemleri ile meydana gelen bir güçtür ve gelecekte bazı sonuçlar doğuracağına, kişinin geleceğini, özellikle sonraki yaşamını etkileyeceğine inanılır.

12

Ritüel terimi ne anlama gelmektedir?

Ritüel/ ayin, doğaüstü güçleri etkilemek amacına yönelik olarak önceden düzenlenmiş kalıplara uygun şekilde, tekrarlanan sıralı eylemlerden oluşan aktivitelere verilen isimdir.

13

Geçiş Ritüeli terimi ne anlama gelmektedir?

Geçiş ritüeli, yaşamın çeşitli aşamaları arasındaki geçişler için tasarlanır. Çoğu toplumda doğum, evlenme ve ölüm için yapılan ritüeller geçiş ritüellerinin örneklerindendir.

14

Canlandırma Ritüeli terimi ne anlama gelmektedir?

Canlandırma ritüelleri, genellikle kriz zamanlarında gerçekleştirilen, savaş, kıtlık veya yoksulluk gibi ciddi sorunları ruhani veya doğaüstü müdahale sayesinde çözmek amacıyla yapılan ritüellerdir.

15

Rahip ve Şaman arasındaki temel fark nedir?

Şamanlar doğaüstü varlıklarla kişisel olarak iletişim kuran, daha çok avcı toplayıcı toplumlarda görülen din uygulayıcıları iken rahipler güçlerini ritüellerden, dinî metinlerden ve mesleki pozisyonlarından alan eğitimli uzmanlardır ve daha çok tarım ve sanayi toplumlarında görülürler.

16

Herbert Spencer’a göre dinlerin doğuşu neye dayanır? 

Herbert Spencer’a göre dinler rüyalarda benliğin bedeni terk edebileceği gözleminden doğmuştur. İnsan iki boyutludur ve ölümden sonra ruh rüyalarda olduğu gibi bedenden ayrı bir şekilde yaşamaya devam edecektir. Eski ataların veya öne çıkan önemli kişilerin hayaletleri de eninde sonunda tanrı statüsüne kavuşturulur. Hatta ataların mezarlarına şarap gibi içkilerin dökülmesi adeti de zamanla tanrılara kurban verme davranışına dönüşmüştür. Spencer’ın da savunduğu bu görüşe MÖ 315’teki çalışmaları nedeniyle Sicilyalı Euhemerus’tan yola çıkılarak Euhemerism adı verilir. Dolayısıyla bu görüşe göre dinlerin temelinde atalar yer alır

17

James George Frazer Büyü, Din ve Modern Bilim ilişkisini nasıl açıklar? 

İskoç antropolog James George Frazer (1854- 1941) Tylor’un görüşlerini benimsemiş, din, büyü ve toplumla ilgili evrensel bir teori oluşturmaya çalışmış ve çalışmalarını Altın Dal adındaki eserinde toplamıştır. Frazer’a göre din insan yaşamını ve doğal dünyayı kontrol ettiğine inanılan doğaüstü güçlere inanma ve tapınmadır. Ancak Tylor’dan farklı olarak Frazer din ve büyü arasında ayrım yapar. Ona göre büyü dinden önce ortaya çıkmıştır. Zamanla büyünün yanlış ve aldatıcı olduğu düşünülmüş, insanlar psikolojik destek alabilecekleri başka araçlar aramış ve ruhsal varlıkların kendilerine yardım edebileceği illüzyonunu oluşturmuşlardır. Sonunda dinin de işe yaramadığını fark ettiklerinde, yüzlerini bilime dönmüşlerdir. Hem bilim hem de büyü temel olarak doğal yasaların manipülasyonuna dayanır. Fakat dinin temelinde kişiliklere veya tanrılara duyulan inanç yer alır.

18

Karl Marx’ın Din hakkındaki görüşleri nedir? 

Marx’a göre din üretim tarzındaki (yani toplumda üretim yapmayı mümkün kılan emek, araçlar ve tekniklerle bunların nasıl kullanılıp sahiplenileceğini belirleyen sosyal ilişkilerdeki) değişikliklerin ürünüdür. Dolayısıyla din sosyal değişmenin nedeninden çok sonucudur. Marx’a göre sınıflı toplumlar gibi refahın eşitsiz bir şekilde dağıldığı toplumlarda din, çalışan sınıfların içinde bulunduğu sömürünün Tanrı buyruğu olduğunu söyleyerek eşitsizliği meşrulaştırır, böylece kaçınılmaz bir şekilde zengin ve güçlü toplumsal sınıfların çıkarlarına hizmet eder.

19

Komünitas terimi ne anlama gelmektedir?

Komünitas, dinî topluluğun üyeleri arasında ritüeller sırasında oluşan coşku ve keyif duygusudur ve topluluğun üyelerini birbirine bağlayıcı bir etkisi vardır.

20

Guthrie’nin Din ve Bilim hakkındaki görüşleri nelerdir?

Guthrie’ye göre bilim gibi din de evreni anlama çabasıdır ancak, bilim mekanik modelleri kullanırken din antropomorfik modelleri kullanır. Guthrie yeni olguları açıklamaya yönelik tüm girişimlerin analoji kullanmayı içerdiğini söyler. Mesela atomun çekirdeğini ve elektronlarını açıkladığımız zaman güneşe ve etrafındaki gezegenlere benzetiriz. İnsanların insani olmayan şeyleri açıklarken dinî olarak kullanılması da bu nedenle şaşırtıcı değildir. Guthrie, insanların çok çeşitli konularda görünmeyeni görünür kılmak için insana benzer nitelikler atfettiklerini ve kendilerine psikolojik olarak cazip gelen modelleri kullandıklarını söyler. Ancak dinî antropomorfizm her zaman doğaüstü varlıkları insan bedenine sahipmiş gibi göstermeyi zorunlu kılmaz. Doğaüstü varlıklara atfedilen beşerî nitelikler davranış tarzı veya kişilik de olabilir. İnsani olmayan dünyayı etkilemek için dilin ve diğer sembolik iletişim biçimlerinin kullanılması da dindeki antropomorfizmin bir örneğidir. Guthrie’ye göre dünya genelindeki en evrensel dinî uygulama muhtemelen duadır. Çünkü dua, doğaüstü olana dilin kapasitesinin, iletişim kurma becerisinin atfedildiği bir ritüel biçimidir.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç