AÖF Soru Bankası
SOS203U · Ünite 7

Dil Antropolojisi

  • 20 soru-cevap
  • Sosyal Antropoloji
1

“Türkçede kullanılmakta olan ‘insan’ kavramı, ün­siyet (yakınlık, tanışlık, aşinalık) kökünden türetil­miş bir sözcük olarak hangi dil kökeninden kaynağını almaktadır?

“Türkçe ‘insan’ Arapçadaki ün­siyet (yakınlık, tanışlık, aşinalık) kökünden türetil­miş bir sözcüktür.

2

Antropologların dile yönelik araştırmalarının arkasında yatan temel neden nedir?

Antropologlar kültürü çözümlerken, dilbil­gisel örüntülerle ilgilenen tipolojik dil bilimcilerin kullandıklarına benzer yöntemleri de uygulamakta­dırlar. Çünkü onlar dili, kültürü oluşturan ve ak­taran bir araç olarak incelemektedirler.

3

Antropolojinin geleneksel dalları nelerdir?

Ant­ropolojinin dört geleneksel dalı, dil antropolojisi , arkeoloji, biyolojik veya fizik antropoloji, sosyo-kültürel antropolojidir.

4

Dil antrolpolojisinin kurucuları kimlerdir?

Dil antropolojisinin resmî tarihi denildiği za­man, aklımıza iki önemli isim gelmektedir. Ame­rikan Antropolojisi Okulu kurucusu Franz Boas (1858-1942) ve ondan sonra bu ekolü geliştirerek devam ettirecek olan öğrencilerinden Edward Sapir (1884-1939)dir.

5

Başta temelsiz ve gülünç karşılanan dile ilişkin varsayımlar arasında neden hav-hav teorisi adı yaygın bir biçimde kullanılmıştır.

Çünkü yankı sözcük (onomatopoetic word) teorileri, insan dilindeki sözcüklerin birçoğunun doğadaki sesleri, taklit etmekle ve ünlemekle meydana geldiğini savunan varsayımlardır. Örneğin; /hav hav/, köpeğin sesi­ni taklit ettiği için “köpek” anlamına doğmuş bir sözcüktür.
Yankı sözcük (onomatopoetic word) teorileri, 19. yüzyılda dilin kökeni açıklamaya yönelik doğadaki seslerin taklit etme yoluyla türediğini açıklamaya çalışan saptırıcı, kurgusal ve bir temele dayanmayan teorilerdir.



6

Franz Boas evrimci paradigmanın karşısında durmasınının arkasında yatan temel neden nedir?

Franz Boas evrimci paradigmanın karşısında durmuştur. Dilin gelişim sürecinin de her kültürün kendine özgü olan tarihi içinde ele alınması gerektiğinin altını çizer. Kültürel görecelik; her kültürün bir başka kültürle karşılaştırılamayacak kadar ken-dine özgü olduğu fikridir.

7

Dil, kül­tür ve toplum arasındaki ilişkinin önemini kabul ettirmeyi başarmış ve dil antropolojisini, antropo­lojinin dört alt alanından biri olarak kabul ettir­miş bilim insanı kimdir?

Franz Boas, dil, kül­tür ve toplum arasındaki ilişkinin önemini kabul ettirmeyi başarmış ve dil antropolojisini, antropo­lojinin dört alt alanından biri olarak kabul ettir­miştir.

8

Franz Boas'ın "Dünyadaki farklı kültürlerin ve o farklı kültürlerin konuştukları farklı dillerin çeşitliliğinin nedenleri arasında, toplumların içinde yaşadığı farklı yerin konumu ile o yerin fiziki/çevresel özelliklerinin de (toprak, bitki örtüsü, hayvanlar, hava, su, vd.) etkili olduğunu belirtmesi" hangi bilimle kültürün ilşkili olduğunu savunduğunun bir göstergesi sayılabilir?

Franz Boas, Coğrafya bilimini incelemenin, kültür ile dil arasındaki ilişkiyi anlamada son derece öğretici bir yöntem olduğunu vurgulamıştır.

9

Antropologların inceledikleri yere giderek, bir insan topluluğunun arasında uzun süreli yaşamalarına dayalı araştırma şekli ne olarak adlandırılmaktadır?

Alan araştırması olarak adlandırılmaktadır.

10

"Etnobilim, var olan bir kültüre ait bilgi siste-minin kayıtlarının emik bakış açısıyla tutulduğu etnografik bir yöntemdir" ifadesindeki emik bakış ile kastedilen anlam nedir?

Emik yaklaşım, yerlilerin davranışının kendi bakış açıları ve kendi tanımları çerçevesinde anlaşılması gereğini vurgulayan bir yaklaşımdır.



11

Etnobilimcilerin emik ve etik kavramlarına yaklaşımları nasıldır?

Etnobilimciler de biri içeriden bakış (emik) diğeri dışarıdan bakış (etik) anlamına gelen bu iki yaklaşımı, dildeki seslerin fonetik ve fonemik arasındaki zıtlıktan esinlene­rek birbiriyle kıyaslamışlardır.



12

Emik gözlem: ‘Bahçe ve bostan tarımını etki­leyen ve düzenleyen inançlar ve kuvvetler arasında belki de en önemlisi sihirdir.’
Etik yorum: ‘Belki de en anlamsız ve gereksiz bir uygulama da kamkokola denilen çubuklardan yapılmış dört köşe bağlantılardır. Bunlar yam (bir tür patates bitkisi) tarımına hiçbir etki yapmaz. Ancak süsleme ve sihir için kullanılır.’

Yukarıdaki ifadeler, antropolog bakışıyla nasıl yorumlanırlar?

Emik yaklaşımda kamkokola, yerli için anlam ifade ederken, gözlemcinin etik bakış açısına göre kamkokola hiçbir anlam ifade et­memektedir

13

"Farklı dilleri konuşanlar, farklı düşünce yapılarına sahiptir; aynı dünya görüşünü yansıtacak kadar birbirine benzeyen iki dil yoktur" düşüncesini savunan bir antropoloğun hangi ilkeye sahip olduğu düşünülebilir?

Dil bilimsel görecelik ilkesi

14

Farklı dildeki söylemi, kendi dilinden bir başka dile ya da tam tersi; derin anlamıyla ifade edememenin yaşattığı özgürlük sorununa ne denmektedir?

Bu durumu, Amerikalı edebiyat eleştirmeni ve teorisyeni Fredric Jameson (1934 -), “dil hapishanesi” olarak ifade etmiştir.



15

Dilsel görecelik kuramının karşısında hangi çalışmalar yer almaktadır?

Dilsel görecelik kuramının karşısında evrenselciler olarak adlandırılan Brent Berlin ve Paul Kay ile Steven Pinker’ın yapmış olduğu çalışmalar yer almaktadır.

16

Chomsky’e göre, "Bir toplum içinde büyü­yen her normal çocuk, dili kolayca kendi kendine öğrenmesinin" nedeni nedir?

Chomsky’e göre, bunun böyle olmasının sebebi, insan beyninin, dili yapılandıran doğuştan bir genetik kopyaya veya temel bir dil düzenine sa­hip olmasından dolayıdır Chomsky buna ‘evren­sel gramer’ adını vermiştir. Bunun kanıtı olarak, dünyanın her yerinde, çocukların aşağı yukarı aynı yaşlarda konuşuyor olmalarını örnek verir

17

"Dilin, birey ve toplum arasındaki etkileşimi ile bu etkileşimin oluşturduğu hem öznel hem de toplumsal hafızayı yani hem öznel hem de toplumsal bilinç yapısını çalışır." ifadesinde hangi bilim alanının çalışma biçimi anlatılmaktadır?

Toplum dil bilim (Sosyo-Dil Bilim)

18

"Dil tabakalarının derinliklerinde fosiller gibi günümüze kadar gelen ipuçlarından en önemlisi ‘yazı’dır" ifadesinde değinilmiş olan yazı kavramını nasıl tamlamak yerinde olur?

Yazıyı, "sözün görsel biçimini aktaran ve konuşmayı simgeleyen işaretler sistemi­dir" biçiminde tanımlamak yerinde olur.

19

"Eski Mısır, Fenike, Girit, Merkezî Afrika, Kuzey Amerika, Sibirya ve başka yörenin insanları tarafından yapılmış" ancak dili bütünüyle yazıya aktarmayan işaretlerden oluşan yapılara ne ad verilmektedir?

Dili bütünüyle yazıya aktarmayan ancak işaretlerden oluşan yapılara piktogram denilmektedir.



20

"Eski Mısır, Fenike, Girit, Merkezî Afrika, Kuzey Amerika, Sibirya ve başka yörenin insanları tarafından yapılmış"
ancak dili bütünüyle yazıya aktarmayan işaretlerden oluşan yapılara ne ad verilmektedir?


Dili bütünüyle yazıya aktarmayan ancak işaretlerden oluşan yapılara piktogram denilmektedir.



Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç