1980’ler boyunca, başta kamuoyu önünde feminizmin savunulması olmak üzere, bilinç yükseltme hareketleri, kadın sorunlarının tartışıldığı sempozyum ve benzeri toplantıların düzenlenmesi, kadın sorununu tüm çıplaklığı ile kamuoyuna taşıyan ve feminist söylemi kitlelere ulaştıran çeşitli dergi, gazete, kitap ve benzeri geniş bir kadın yazınının üretilmesi, kadınlara yönelik şiddeti ve cinsel tacizi
protesto yürüyüşleri, aile içi şiddete maruz kalan kadınlar için sığınaklar oluşturulması gibi cinsiyet eşitliği ve ayrımcılığında toplumsal duyarlılığı arttırıcı bir dizi eylem gerçekleştirildi (Tekeli, 1993, s.33). Bunlar arasında özellikle, 1981’de Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi’nde (YAZKO) başlayan kadın yazıları ve 1982’de düzenlenen YAZKO Kadın Sorunları Sempozyumu, 1983 başlarında Somut Dergisi’nde çıkmaya başlayan kadın sayfası ve 8 Mart 1984’te kadın bilincini yükseltmek ve Batı’daki feminist literatürün Türkçe çevirilerini yayımlamak amacıyla kurulan Kadın Çevresi Anonim Şirketi, 1985’te uluslararası Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne Türkiye’nin de taraf olması için 7000 imzanın toplanmasıyla sonuçlanan imza kampanyası, 1986’da Kadın Emeği Değerlendirme Vakfı’nın kurulması, 2500 civarında kadının katılımıyla gerçekleştirilen ve darbe sonrası ilk kitle eylemi olarak bilinen 17 Mayıs 1987 tarihli Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü, aynı yıl Ayrımcılığa Karşı Kadın Derneği’nin kurulması ve feminist hareketin ilk dergisi Feminist’in, 1988’de Kaktüs dergisinin çıkması, 8 Mart etkinliği kapsamında Geçici Modern Kadın Müzesi’nin kurulması, 1989’da I. Kadın Kurultayı’nın yapılması ve yine aynı yıl Cinsel Tacize Hayır-Mor İğne Kampanyası, söz konusu dönemin kadın hareketinin öne çıkan önemli faaliyetleri ve eylemleri arasında sayılabilir.