Kesin sınırlarla belirlenmiş dijital zaman kesitleri Türkiye’de sosyolojinin gelişimini kavramak açısından neden yeterli değildir?
Türkiye gibi yakın tarihi sürekli dış müdahalelere, altüst oluşlara, kesinti ve dönüşümlere sahne olan bir ülkede sosyolojinin gelişiminin düz bir hat üzerinde gerçekleşmediğini düşünmek mümkündür. Bununla birlikte, bir dönemden bir başka döneme geçerken meydana gelen farklılaşma ve kopuşların yanı sıra, konjonktürden bağımsız belirli sürekliliklerin varlığını da gözetmek durumundayız. Bu nedenle 1950-1960, 1960- 1980, 1980-2000 gibi kesin sınırlarla belirlenmiş dijital zaman kesitleri Türkiye’de sosyolojinin gelişimini kavramak açısından gerekli olsa bile yeterli değildir. Aksi durumda, sosyolojimizde temel ve süreğen nitelikteki bazı eğilimleri (en başta Batılılaşma/modernleşme/çağdaşlaşma yönündeki ısrarlı eğilimleri) gözden kaçırma handikapıyla karşı karşıya gelebiliriz.