Gramsci'nin hegemonya kavrayışı, kültürel çalışmalar okulunun kültür ürünlerine ve onun izleyiciyle ilişkisine dair ortaya koyduğu yenilikçi görüşler açısından merkezi bir yer tutar. Hatırlatmak gerekirse hegemonya, toplumsal eşitsizlikleri aleyhine deneyimleyen sınıfın bütünüyle dışına atılmadığı, onun çıkarlarının da kısmen içerildiği ve böylece rıza göstermesinin sağlandığı bir denge durumunu işaret eder.
Kültür çalışmaları, kültür ürünlerinin onu tüketenler tarafından farklı biçimlerde yorumlanabileceğine ilişkin yenilikçi bir öneriyle ortaya çıkar. Bu okul, kültürün araştırılması ve kültür ürünlerinin incelenmesi açısından bir milat niteliğindedir.
Hegemonya, siyasal iktidardan topluma doğru mutlak bir dayatmadan ziyade, farklı toplumsal sınıfların ve grupların birbirleriyle ekonomik, politik, kültürel ittifaklar kurduğu sürekli bir mücadele alanıdır. O halde dolaşımda olan kültür ürünleri de, tek bir düşünceyi ya da tek bir bir çıkarı temsil ediyor olmaktan ziyade, toplumun farklı gruplarını kapsayacak şekilde yapılandırılıyor ve içeriklendiriliyor olmalıdır.