AÖF Soru Bankası
SOS316U · Ünite 2

Medya İçerikleri: Temsil, Anlam ve İdeoloji

  • 20 soru-cevap
  • Medya Sosyolojisi
1

İletişim çalışmalarının ilk başladığı dönem olan 20. yüzyılın ilk yarısındaki yaklaşım ile 20. yüzyılın ikinici yarısından sonraki dönemdeki yaklaşım arasındaki temel farklılık nedir?

İletişim çalışmalarının başladığı dönem olan 1900'lü yılların ilk yarısında, "kitle iletişim araçlarının insanlar üzerindeki etkisi" ne odaklanılmıştır. 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren ise "insanların kitle iletişim araçları ile ne yaptığı" daha merkezi bir soru haline gelmiştir.

2

Radyo, yaygınlaştığı 20. yüzyıl başlarında toplumsal değişimler açısından nasıl etkili bir kitle iletişim aracı olmuştur?

20. yüzyılın başlarından itibaren radyo özgün ve çok etkili bir kitle iletişim aracı olarak ön plana çıkmıştır. Bunun temel nedeni II. Dünya Savaşı sürecinde son derece etkili bir kitle iletişim aracı olarak kullanılmasıydı. Daha öncesinde de, I. Dünya Savaşı sürecinde etkili bir askeri haberleşme aracı olarak kullanılmıştı. II. Dünya Savaşı öncesi ve süresince, Almanya'da Nasyonal Sosyalist Parti radyoyu güçlü bir propaganda aracı olarak kullanmıştır.

3

20. yüzyılın ilk yarısında iletişim çalışmalarında, "etki" üzerine odaklanılmasının temel nedeni nedir?

Özellikle radyonun 2. Dünya Savaşı boyunca yerine getirdiği işlev, 20. yüzyılın ilk yarısından itibaren, iletişim çalışmalarında “etki” anlayışının doğmasına sebep olmuştur. “Etki" anlayışından kasıt, özellikle Avrupa’da siyasal iktidarların akılcı olmayan siyasalar konusunda kitleleri ikna etmek için radyoyu etkin biçimde kullanmalarının sonucunda, iletişim çalışmalarında bu etkinin incelenmesi ve ölçülmesi yönündeki çabalardır.

4

Web 1.0 ve Web 2.0 teknolojileri hangi dönemlerde hayatımıza girmiş ve iletişimi nasıl etkilemiştir?

1990'lı yıllarda sınırlı olsa da internet gündelik hayatın içine girmeye başlamıştır. "Salt okunur" nitelikteki Web 1.0 teknolojisi internetin bu ilk dönemlerini tarif etmektedir. Kullanıcı etkinliğine izin vermeyen ve günümüzdeki etkileşimli internetin ilkel bir versiyonudur. 2004 yılından itibaren ise internette Web 2.0 teknolojilerine geçiş hızlanmıştır. Bu teknolojinin temel özelliği internet kullanıcısı içerik üreticisi konumuna getirmesidir. Bu da internet ortamındaki içeriğin yapısının radikal bir şekilde değişmesi anlamına gelmiştir.

5

Dijital medyayı tanımlayan kavramlardan biri olan yöndeşme ne anlama gelmektedir?

Farklı içeriklerin cep telefonu ya da bilgisayar gibi araçlar üzerinden erişilebilir olması yöndeşme olarak tanımlanır. Yöndeşme dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, günümüz medya kullanımının merkezi bir niteliği haline gelmiştir. Eğlenmek, öğrenmek, haber almak vb. farklı ihtiyaçlar, dijitalleşme ile birlikte internet erişimi olan herhangi bir araç ile giderilebilir duruma gelmiştir.

6

Video-on-demand (VOD)  olarak bilinen televizyon yayıncılığı türü ne anlama gelmektedir?

İçeriğin istendiği zaman seçilerek izlendiği televizyon sistemi olan video-on-demand 1990'lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Ancak bu televizyon sistemi hiçbir zaman televizyon yayınılığı ya da günümüzdeki dijital içerik platformları düzeyinde bir yaygınlık kazanamamıştır.

7

İdeoloji, ne anlama gelmektedir?

Basitçe özetlenecek olursa ideoloji bir dünya görüşü olarak tanımlanabilir. Dünya görüşü kişisel alana ve kendi tercihilerimizle ilgili gibi görünse de nadiren böyledir. Düşünce ve seçimlerimize yön veren tarihsel, utarlı ve sistematik düşünce gelenekleri vardır. Kendimize ait saydığımız pek çok pratik, düşünce ve inanç toplumsal olarak şekillenmiştir.

8

Marx'ın ideolojiyi tanımlarken kullandığı "yanlış bilinç" kavramı ne anlama gelmektedir?

Marx'a göre ideoloji kapitalist toplumda yaşayan insanların, onları saran maddi gerçekliği nasıl algıladıkları, bu maddi gerçeklikle ne yaptıklarıyla ilgilidir. Kapitalist toplumda yaşayan insan, maddi gerçekliğin bilincinde olduğunu söylese dahi, aslında "yanlış bilince" sahiptir. Yani, ideoloji, toplumsal manzaranın çarpıtılmış, tersine çevrilmiş bir görüntüsünü üreten ve yaygınlaştıran bir "yanlış bilinç" fikrine dayanır. Yani özetle, "ideoloji, gerçekliğin çarpıtılmış bir resmi" şeklinde metaforik olarak ifade edilebilir.

9

Marx'ın Kapital'de tanımladığı "meta fetişizm" kavramı ne anlama gelmektedir?

Marx'a göre meta fetişizmi, kapitalizmin üzerinde yükseldiği toplumsal ilişkileri gizlemenin bir yoludur. Meta fetişizmi, temelde kapitalizmde insan ilişkilerinin şeyler arası ilişkilerle bir ve aynı hale geldiğini işaret eder. Meta fetişizmi çoğunlukla kapitalizm içindeki tüketim arzusu olarak anlaşılma eğilimindedir ancak bu doğru değildir. Aslında kastedilen kapitalizmde metaların ortaya çıkmasını sağlayan emek süreçlerinin ve emek sömürüsü içeren emeğin toplumsal niteliğinin görünmesini engelleyen ve ideoloji anlayışıdır. Özetle, "insan emeğiyle oluşan ilişkilerin nasıl şeyler arasındaki ilişkiler gibi göründüğünü" açıklayan bir ideoloji anlayışıdır. 

10

Gramsci'ye göre hegemonya fikri egemenlik fikrinden nasıl ayrışır?

Gramsci'ye göre "hegemonya fikri, hegemonya uygulunacak kesimlerin çıkar ve eğilimlerini dikkate almayı ve belirli bir uzlaşma dengesinin kurulmasını gerektirir". Egemenlikten farklı olarak burada bir "uzlaşma" fikri vurgulanmaktadır. Hegemonya, toplumsal eşitsizlikleri aleyhine deneyimleyen sınıfın bütünüyle dışına atılmadığı, onun çıkarlarının da kısmen içerildiği ve böylece rıza göstermesinin sağlandığı bir denge durumuna işaret eder.

11

Medya sosyolojisi ve kültürel çalışmalar okulunun öncü düşünürlerinden Antonio Gramsci ideolojiyi nasıl tanımlamaktadır?

Gramsci'ye göre ideoloji " sanatta, hukukta, ekonomik etkinlikte, bireysel ve kolektif yaşamın bütün belirtilerinde kendini örtükçe gösteren bir dünya görüşü"dür. Gramsci'de ideoloji olumsuz anlamlarından sıyrılmış gibi görünür. İdeoloji, toplumsal yapılara ve etkileşimlere nüfuz eden, güncel ve yaşayan biri dünya görüşüdür. Canlı, dahası değişmeye ve dönüşmeye açıktır. Gramsci, Marx gibi kapitalizmin çıkarlarına hizmet eden baskın bir ideolojiyi tanısa da, yine Marx'tan farklı olarak ideoloji onun için tek değildir. Farklı toplumsal sınıfların farklı ideolojileri olabilir. Toplumsal eşitsizlik içinde yaşıyor olmamızın nedeni, kapitalist sistemden yarar sağlayanların ideolojilerinin toplumsal olana yön veriyor olmasıdır.

12

Gramsci'nin "üstyapı kurumları" kavramı ideolojiler bağlamında ne anlama gelmektedir?

Farklı ideolojiler birbirleriyle karşılaştığında neden hep baskın ideolojinin lehine sonuçlanır? İşte bu soruyu Gramsci kapitalizmin üstyapı kurumlarını merkeze alarak cevap verir. Bu kavram, Marx'ın altyapı ve üstyapı ayrımına dayanır. Üst yapı kurumlarına, din, eğitim, sanat, kültür ve hukuk gibi kurumlardır. Gramsci'nin ideoloji anlayışında rıza işte bu noktada devreye girer. Çünkü üstyapı kurumları hakım sınıfın ideolojisini ikna edici bir biçimde dolaşıma sokar. Dolayısıyla toplumsal eşitsizliği aleyhine deneyimleyen sınıflar, baskı ve zorla değil, tüm bu yapıların ve onların araçlarının işleyişi dolayımıyla bu eşitsizliğe rıza gösterirler.

13

Gramsci'nin hegemonya hakkındaki görüşleri çağdaş medya ve iletişim çalışmalarını nasıl etkilemiştir?

Gramsci'nin bu konudaki temel katkısı kültür ve ideoloji arasındaki bağlantıları kurmaya sağlayacak bir köprü olarak düşünülebilir. İdeolojinin ne olduğundan çok, nasıl olduğu, nasıl işlediği, rızanın elde edilmesine nasıl katkı sağladığı gibi sorular çağdaş medya çalışmaları açısından merkezi sorulardır. 

14

Althusser ve Gramsci'nin isimlerinin medya çalışmalarında sıklıkla birlikte anılmasının nedeni nedir?

Bunun nedeni her iki bilim insanın da iletişim araçları ve kültürel ürünler ile ideoloji arasındaki bağlantıyı kuvvetli biçimde inşa etmiş olmaları ve bu bağlantının iletişim ve medya çalışmalarına anlamlı bir miras bırakmış olmasıdır. En temel ortaklıkları, Althusser'in de Gramsci gibi zor kullanma ve rıza arasında bir ayrıma gitmesidir. 

15

Althusser ideolojiyi nasıl tanımlar?

Althusser, Gramsci'den farklı olarak ideolojiyi çoğul olarak tanımlamaz. İdeoloji toplumsal olanın bütün alanında tartışmasız bir kuşatıcılıkta var olur ve insan eylemine, müdahalesine yer bırakmaz. İdeoloji kişileri özgür ve özerk olduğuna ikna eder ancak bu bir yanılsamadır. Üretim ilişkilerinin ve toplumsal eşitsizliklerin sürmesi ideoloji ve özne arasındaki bir "çifte kuruluş" ile mümkün olur. İdeoloji özne tarafından yaratılır ancak özneler de ideoloji dışında var olamaz. Althusser'e göre ideoloji kuşatıcı ve dışına çıkılamaz olandır. Ona göre her ideolojinin işlevi somut bireyleri birer özne olarak "kurmaktır". 

16

Söylem kavramının ideolojiyle ilişkisi nedir ve bu kavram ne anlama gelmektedir?

Söylem kavramı, 20. yüzyılın ikinci yarısında ideoloji tartışmaları içerisinde önemli bir rol kazanmıştır. Bununla birlikte söylem kavramının ideolojinin yerini aldığı söylenemez. Ortak özellikleri ise, her iki kavramın da aynı temel soruya yanıt aramaya çalışıyor olmasıdır. Bu soru da şudur: "Toplumsal konumları, toplumsal çıkarları farklı olmasına karşın, nasıl olup da farklı toplumsal aktörler iktidarların arzu ettiği biçimde düşünür, rıza gösterir?" 

Söylem kavaramı Foucault'la birlikte anılmakla birlikte köklerini Althusser atmıştır. Söylem kavramının önemli katkısı, ideolojinin nasıl işlediği bahsinde dili ve onun yerine getirdiği işlevleri de eleştirel biçimde hesaba katmasıdır. Bilgi dil aracılığıyla üretilir ve bu şekilde materyal nesnelere ve toplumsal pratiklere anlam vermemiz olanaklı hale gelir. Bu süreç gen olarak "söylemsel pratik" olarak adlandılır.

Foucoult modern baskı ve denetim mekanizmalarının nasıl işlediği, onların etrafında nasıl söylemlerin işlediğini anlamaya çalışmıştır. 

17

Kültürel çalışmaların temelini oluşturmada Gramsci'nin hangi kavrayışı etkili olmuştur ve kültürel çalışmalar okulunun temel önerisi nedir?

Gramsci'nin hegemonya kavrayışı, kültürel çalışmalar okulunun kültür ürünlerine ve onun izleyiciyle ilişkisine dair ortaya koyduğu yenilikçi görüşler açısından merkezi bir yer tutar. Hatırlatmak gerekirse hegemonya, toplumsal eşitsizlikleri aleyhine deneyimleyen sınıfın bütünüyle dışına atılmadığı, onun çıkarlarının da kısmen içerildiği ve böylece rıza göstermesinin sağlandığı bir denge durumunu işaret eder.

Kültür çalışmaları, kültür ürünlerinin onu tüketenler tarafından farklı biçimlerde yorumlanabileceğine ilişkin yenilikçi bir öneriyle ortaya çıkar. Bu okul, kültürün araştırılması ve kültür ürünlerinin incelenmesi açısından bir milat niteliğindedir. 

Hegemonya, siyasal iktidardan topluma doğru mutlak bir dayatmadan ziyade, farklı toplumsal sınıfların ve grupların birbirleriyle ekonomik, politik, kültürel ittifaklar kurduğu sürekli bir mücadele alanıdır. O halde dolaşımda olan kültür ürünleri de, tek bir düşünceyi ya da tek bir bir çıkarı temsil ediyor olmaktan ziyade, toplumun farklı gruplarını kapsayacak şekilde yapılandırılıyor ve içeriklendiriliyor olmalıdır. 

18

Kültürel çalışmalar okulu hangi iki perspektifi sentezleme uğraşında olmuştur?

Kültürel çalışmalar okulu yapısalcılık ve kültürelcilik olarak adlandırılan birbirine zıt gibi görünen iki perspektifi sentezleme amacında olmuştur. Yapısalcılık, temelde modern toplumu anlarken toplumsal yapıları merkeze alan, bunu yaparken  de öznelerin eylemlerine pek alan tanımayan perspektiftir. Yapısalcılıkla çalışmak için kültürel ürünlerin üretildiği bağlama işaret edilmektedir. Kültür ürünleri toplumsal eşitsizliklerin var olduğu bir bağlamda üretilir Özetle, kültürel alan güç ve iktidar ilişkilerinden bağımsız değildir. 

Kültürelcilik ise, kültürel ürünlerin ortaya çıktığı bağlamı değil, onların içeriğini ve özgüllüğünü ele almamızı sağlayan perspektiftir. Bu perspektiften, kültür ürünleri farklı okumalara, yorumlara açık, içerdiği anlamlar müzakere edilebilen ürünler olarak görülür.

19

Kültürün farklı biçimlerinin kavranması konusunda öncü çalışmaları olan Raymond Williams, kültürü nasıl tanımlamaktadır?

Raymond Williams, kültürü "bütün bir hayat tarzı" olarak tanımlar. Raymond'a göre kültür sıradandır ve ilk gerçek budur.  Her toplumun kendine özgü bir şekli, amaçları ve anlamları vardır. Her toplum bunları kurumları, sanatı ve öğrenim yoluyla ifade eder. Bir toplumun oluşumu ortak anlamlar ve ortak istikametler bulmak demektir. 

20

İnternet temsil ve anlamın dolaşımı konusunda neler vaat etmektedir?

Büyük oranda kullanıcı odaklı bir ağ olmasından dolayı, internet anlam ve temsil çeşitliliği konusunda ciddi bir olanağı beraberinde getirmiştir. İnternetin temsil konusunda getirdiği en önemli yenilik, temsilin bütünüyle medya profesyonelleri tarafından inşa edilen niteliğini değiştirmiş olmasıdır. Ayrıca, özellikle sosyal medya ana akım medyada kendine yer bulamayan politik, kültürel ve toplumsal herhangi bir amaç etrafından birleşmiş insanların kendileri için bir temsil oluşturmasına olanak sağlamıştır.

Ünite 2 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç