AÖF Soru Bankası
SOS316U · Ünite 5

Medya ve Siyaset

  • 23 soru-cevap
  • Medya Sosyolojisi
1

Günümüzde yeni medya içinde yer alan platformlar nelerdir?

Yeni medya, mikroblog (Twitter ya da X), web günlükleri (bloglar), video paylaşımı (YouTube) ve sosyal medya (Facebook) gibi bir dizi platformu içermektedir

2

Kamusal alan nedir?

Kamusal Alan, bireylerin bir araya gelerek toplumsal sorunları özgürce tartışıp tanımlayabildikleri ve bu yolla siyasi eylemi etkileyebildikleri bir sosyal yaşam alanıdır. Kamu, bir bütün olarak insanlarla ilgilidir. Kamusal alan, fikir ve bilgi alışverişinin yapılabileceği, herkesin aşina olduğu bir yerdir. Bu alandaki bir tartışmaya kamusal tartışma denir ve halkı ilgilendiren konulardaki görüşlerin ifadesi olarak tanımlanır ve genellikle katılımcılar tarafından karşıt veya farklı görüşler ifade edilir.

3

Yeni medyanın ayırt edici özellikleri nelerdir?

Yeni medya, yeni kamuoyu ve toplumsal hareketlerin ortaya çıktığı çeşitli dijital medya biçimlerini kapsayacak şekilde dergiler ve gazeteler gibi eski medyadan büyük oranda farklıdır. Günümüzde artık yeni medya büyük ölçüde gayr-ı resmîdir ve esas olarak da sosyaldir. Ayrıca, çoğu yeni medya içeriği çok çeşitli biçimler alabilmekte ve sıradan faaliyetler siyasi bir mahiyet de taşıyabilmektedir. Yeni medya, mikroblog (Twitter), web günlükleri (bloglar), video paylaşımı (YouTube) ve sosyal medya (Facebook) gibi bir dizi platformu içermektedir. Yeni medya, içeriğin daha çok Kullanıcı Tarafından Oluşturulan (KTO) (User Generated Communication) yeni nesil internet uygulamalarının geliştirilmesini gerektiren Web 2.0’ın kurulmasıyla birlikte kamuya/halka açık bir platforma dönüşmüştür. Yeni medya kullanıcıyı merkez aldığından, içerik oluşturucu ve izleyici için zorunlu olarak katılımcı bir niteliğe sahiptir ve bu durumun önemli bir ayırt edici özellik olduğunu belirtmek çok önemlidir. Televizyon, radyo ve yazılı basın gibi geleneksel haber araçlarının yükselişi, klasik demokrasi fikrinde dördüncü kuvvet olarak tanımlanan anlayış ve araçların gelişmesini sağlamış olsa da dijital teknolojiler ve internet, ağ oluşturma için çok daha geniş bir alan sağlar; böylece yönetim süreçlerinde ve siyasette hesap verebilirlik için yeni yol ve imkânlar yaratır. Dutton (2009) ayrıca sosyal medya ve dijital teknolojilerin kurumsal güçlerin geleneksel temellerine meydan okuyabilecek bir “Beşinci Kuvvet’i yarattığını iddia ediyor. Bu nedenle, bu Beşinci Kuvvet’in, katılımcı, aydınlanmış demokratik ulusların canlılığını tesis edebileceği öne sürülmektedir. Mevcut medya ortamlarındaki yeni slogan, yeni medyayı “twitter-küresi (twittersphere), çevrimiçi demokrasi ve blogosfer” gibi ifadelerle karakterize etmektedir. Web 2.0’ın bu çevrimiçi alanları (çevrimiçi sosyal tartışmalar ve ortak alanlara katılım için bir alan sunan işbirlikçi ve etkileşimli bir web’e geçiş), kamu hizmeti yayıncılığı gibi geleneksel alanlardan oldukça farklıdır. 

4

Habermas’a göre ideal konuşma koşulu nedir ve nasıl sağlanır?

İdeal konuşma durumunda bütün potansiyel katılanlar söylemi başlatma ve sürdürmede eşit şansa sahip olmalıdır. Bütün katılanlar her sözü, açıklamayı, yorumu ve haklı çıkarmayı eleştirme, temele oturtma veya yalanlamada fırsat eşitliğine sahip olmalı, tehdit ve engelleme gibi egemenliğin sınırlamalarından uzak kalmalıdır. Eğer bu koşullar varsa, akılcı bir düzenin önkoşulları hazırlanmış demektir. Eğer bu koşullar gerçek diyalogun oluşu içinde gerçekleşirse, bunun sonucu olan fikir birliği en iyi tartışmanın gücüne dayanır ve ideal konuşma da mümkün hale gelir.

5

Habermas’a göre “bağımsız basın” nasıl dönüşüm içindedir?

Habermas’a göre bağımsız basın, on dokuzuncu yüzyılda rasyonel kamusal tartışma yaratma ve hukuksal, demokratik ve siyasi konularda kararlar alma platformu olarak işlev görmüş olsa da, günümüz dünyasında kamuoyunu kontrol etmeye çalışan manipülatif bir varlığa dönüşmüştür. Böylece medyanın kamusal tartışmalarındaki görevi, bağımsız ve rasyonel görüşlerin yaygınlaştırılmasından yapay veya çarpıtıcı yollarla sözde bir kamuoyu yaratılmasına kadar geri bir noktaya çekilmiştir. Hatta iletişim bağlamlarındaki süreklilik arz eden değişimler nedeniyle kamusal alan bir reklam ve halkla ilişkiler platformuna dönüşmüştür. Bu nedenle liderler, otokratik rejimleri desteklemek ve bağımsız gazetecileri hükümeti eleştirmekten alıkoymak için haber medyasının kontrolünü ele geçirdiler.

6

Kamusal alan ve siyasete yeni medyanın etkilerine “olumlu-iyimser bakış” nedir? Bu bakışın temsilcileri kimlerdir?

İnternet, yeni medya, sosyal medya ve kamusal alan ilişkiselliklerine demokratik katılım ve ifade özgürlüğünü genişletme gibi yeni imkân ve fırsatlar sunduğunu düşünen olumlu-iyimser eğilimin başlıca temsilcileri olarak Manuel Castells, Yochai Benkler, Jan van Dijk, Dougles Kellner, Hans-Jörg Trenz ve Clay Shirky gibi isimleri saymak mümkündür.

7

Kamusal alan ve siyasete yeni medyanın etkilerine “eleştirel veya şüpheci bakış” nedir? Bu bakışın temsilcileri kimlerdir?

Yeni medyanın, kamusal alan, demokrasi ve siyaset arasındaki ilişkiselliklerine, güç eşitsizlikleri, teknolojinin nitelikleri ve ekonomi-politik temelli argümanlara dayalı olarak, eleştirel veya şüpheci bakan sosyal bilimciler de bulunmaktadır. Bunlar arasında ise Peter Dahlgren , Lincoln Dahlberg, Zizi Papacharissi, Colin Sparks, Evgeny Morozov ve Christian Fuchs gibi isimleri saymak mümkündür.

8

Dahlberg’ in öne sürdüğü dijital demokrasi pozisyonları nelerdir?

Dahlberg’ e göre dijital demokrasi pozisyonları aşağıda sıralanmıştır. 

  • Liberal-tüketici
  • Müzakereci
  • Karşıt-kamusal
  • Otonom Marksist
9

Dahlberg’ in öne sürdüğü Liberal-tüketici pozisyonundaki dijital demokratik olanaklar nelerdir?

Kümeleme, hesaplama, tercih, rekabet, ifade, bağış toplama, bilgilendirme, dilekçe verme, başvurma, iş yapma, haber iletme, oylamadır. Dahlberg’e göre liberal-tüketici pozisyon dijital medyayı karar alım süreçlerinde bireyler ve temsilciler arasında bilgi ve bakış açılarının etkin bir dolaşımını sağlayan araçlar olarak kavramaktadır. Bu pozisyon, cari demokratik sistemlerin yeniden düzenlenmesini, dijital medyanın aşağıdan yukarı tasarımı lehine liberal demokratik ideallerden yararlanılması ve demokrasiye bireysel katılımı teşvik etmektedir.

10

Dahlberg’ in öne sürdüğü Müzakereci pozisyonundaki dijital demokratik olanaklar nelerdir?

Katılım, tartışma, müzakere, görüş farklılığı, bilgilendirme, toplantı, görüş oluşumu, kamusallaşma, yansıtmadır. 

Müzakereci pozisyon, özel bireylerin ortak yararı düşünen kamu yönelimli demokratik öznelere dönüştüğü rasyonel bir kamusal alana vurgu yapmaktadır. Demokrasi, bağımsız araçsal çıkarların toplamından ziyade müzakereci bir şekilde oluşan konsensusa dayanmaktadır.

11

Dahlberg’ in öne sürdüğü Karşıt-kamusal pozisyonundaki dijital demokratik olanaklar nelerdir?

İfade, iştirak etmek, kampanya, organize etme, protesto düzenleme, direnmedir. Karşıt-kamusalcı pozisyon dijital medyanın politik grup oluşumu, aktivizm ve yarışmadaki rolünü vurgular. Buradaki özne sistemik bir dışlanma ve adaletsizlik algısına dayalı olarak hareket eder ve diğer ilk iki konumlardaki özneden daha etkilidir. Bu pozisyon, dijital iletişim teknolojilerini hem hegemonik hem de karşıt-kamusallıkları destekleyen bir unsur olarak görür.

12

Dahlberg’ in öne sürdüğü Otonom Marksist pozisyonundaki dijital demokratik olanaklar nelerdir?

 İş birliği yapma, ortaklaşmak, dağıtım, değişim, üretim, ağ, katılım, paylaşımdır. Otonom Marksist pozisyon ise dijital iletişim ağlarını doğası gereği anti-demokratik olarak anlaşılan merkezi devlet ve kapitalist sistemi by-pass eden genel üretim faaliyetlerine kendiliğinden organize olmuş, geniş katılım anlamında radikal demokratik siyasetin oluşumunu mümkün kılan bir yapı olarak görmektedir.

13

İnternetin siyasi etkilerine yönelik ilk dinamizm dalgasının sonuçlarını değerlendiren araştırmacılar kimdir ve neyi savunmuşlardır?

İnternetin siyasi etkilerine yönelik ilk dinamizm dalgası sırasında örneğin Castells, van Dijk, Dahlberg gibi kimi araştırmacılar, bu yeni kamusal alanda dijital bir demokrasinin ortaya çıkacağını savundular. Bu dalganın toplumu edilgen alıcılardan internetten bilgiye hızlı erişim yolu ile üreten, yorumlayan ve harekete geçen etken katılımcılara dönüştürdüğünü savunmuşlardır.

14

Kişisel özerkliğin, sosyal medya aracılığıyla yoğunlaşmasını hangi araştırmacı nelere dayanarak savunmuştur?

Kişisel özerkliğin sosyal kurallar ve kurumsal bağlara dayalı sosyal medya aracılığıyla yoğunlaştığını Castells savunmuştur. Castells bu aktif aktörlerin, bilginin yayılması, sosyal sermayenin çeşitli çerçevelerinin temsili ve taban katılımının geliştirilmesi yoluyla demokratik ve politik dayanışmanın yeniden yapılandırılmasını sağlamak için genellikle ağ bağlantılı bir alan içinde kolektif faaliyetlerde bulunduklarını iddia etmektedir. Böylece heyecanlı, coşkulu ve ağa bağlı aktif bireyler, zaman, yer ve içerikten bağımsız olarak sosyal ağlar aracılığıyla yeni bir kamusal alan oluşturarak fikirlerini paylaşmakta ve bu bireyler kolektif ve bilinçli yurttaşlara dönüşmektedirler. Aktif ve ağa bağlı bireyler, sosyal ve siyasal mobilizasyon sürecini şekillendirmek için ağlar arasındaki bağlantıları gerektiren iletişimsel eylem yoluyla sosyal değişimi de mümkün kılmaktadırlar.

15

Ağ toplumu nedir?

Yeni iletişim teknolojilerinin artık coğrafi olarak bağlı olmayan sosyal ilişkilerin oluşmasını sağladığı, gelişmekte olan bir toplum biçimine ağ toplumu denilmektedir. Ağ toplumu temelde iletişim teknolojilerinin getirdiği bir sonuçtur. Bireylerin ve grupların dijital bilgi ağları etrafında örgütlendiği değişiklikleri nitelemek için kullanılan bir kavramsallaştırmadır. Ağ toplumu, toplumun tüm üyelerinin yüksek nitelikli içeriğe erişebildiği, her zaman, her yerde ve yaşam boyu katılımı destekleyen gelişmiş ağ oluşturma yeteneğine dayalı bir toplum anlayışına sahiptir. Ağ toplumu, temel sosyal yapı ve etkinliklerin bilgi işlem teknolojileri etrafında organize edildiği ve elektronik bilgi ağlarını kullanma becerisinin bireyler ve kuruluşlar için kritik hale geldiği bir toplumsal örgütlenme biçimini ifade eder. 

16

Kitle iletişim araçları ile yeni medya arasındaki farklılaşma eğilimi nedir?

Kitle iletişim araçları ile yeni medya arasındaki farklılaşma eğilimi, internetin bir bireyin görüşlerini doğrudan devlete duyurmasına ve deneyimlerine, dillerine ve değerlerine dayalı olarak çevrimiçi kamusal tartışmalara ve toplumsal hareketlere katılmasına olanak tanıdığı kişiselleştirmeye tekabül etmektedir. Böylece yeni medya kişiselleştirmeye, şeyleri bölümlere ayırmaya ve kendi kendini sunmaya dayalıdır; yeni medya, düzenlenmiş bilgiler sağlayıp sunmak yerine, kişisel değerlere yakın, özel ve doğrulanmamış bilgiler içeren, kullanıcı tarafından oluşturulmuş içerikleri gerektirmektedir.

17

Rasmussen’e göre yeni medyanın olumsuz yönleri nedir?

Kutuplaştığı söylenilen yeni medya alanı; güç simetrilerini, demokrasideki farklılıklara saygıyı, bilginin özneler arası temellerini ve benzer düşünen bireylerin demokratik rolünü analiz etmek için fikir birliği ve müzakereyi kullanmaz. Açık ve erişilebilir doğasına rağmen, iletişimi özelleştiren düzenleme işlevlerine sahip değildir, bu da iki ana olumsuz sonuca yol açar. Birincisi, yeni medya tartışmalarının çoğu, tartışılan konuların karmaşıklığıyla ilgili sorunlarla karşı karşıyadır. İkincisi, yeni medya tartışmalarında, tartışmanın normatif hedefleri de tartışmaya konu olduğu için sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu nedenle yeni medya, kamusal iletişimin kendisini ve çerçevesini ele almamaktadır. Bu nedenle, araştırmalar yeni medyanın eşitsiz erişim ve katılım, tartışma temelli kutuplaşmalar, sorunların bağlamından yalıtılması, nezaketsizlik, saygısızlık ve tepkisizlik gibi sayısız eksikliklerini ortaya koymaktadır. Kimi eleştirmenlere göre, yeni medya nezaketten ve kamusal iletişimden yoksundur, bu da onun bir kamusal kültürden yoksun olduğu anlamına gelir. 

18

Dijital aktivizm (siber aktivizm) nedir?

Dijital aktivizm, cep telefonları ve internet özellikli cihazlar gibi dijital teknolojilerin sosyal ve politik kampanyalarda kullanılmasını ifade eder. Çağdaş toplumsal hareketler bu teknolojileri iletişim ve mobilizasyon (hareketlilik-seferberlik) araçları olarak, sosyal ve politik protestoların hem aracı hem de hedefi olarak hizmet eden alternatif medya biçimlerine erişmek için kullanıyorlar.

Siber aktivizm olarak da bilinen dijital aktivizm, interneti ve dijital medyayı kitlesel seferberlik ve siyasi eylem için kritik platformlar olarak kullanmaktır. Çevrimiçi aktivistler, sınır ötesindeki büyük kitlelere anında ulaşmada ve interneti bilgi alışverişi, örgütlenmek ve protestolar için bir araç olarak kullanabilmektedirler.

19

Siyasal mobilizasyon sürecini nasıl açıklarsınız?

Siyasal mobilizasyon, bir grubun edilgen bir bireyler topluluğu olmaktan çıkıp kamusal yaşamın aktif bir katılımcısı haline geldiği süreçtir. Bu tür gruplar kast, sınıf, din, etnik köken, milliyet veya cinsiyet eşitliği gibi konulara dayalı olabilir.

20

Yurttaş gazeteciliği nedir?

Yeni medyada bilgiye erişim ve bu bilginin içeriği, kapsamı ve bunlara erişim siyasal ve toplumsal tartışmalara katılım bakımından önem taşımaktadır. Yeni sosyal medyanın katılımcı niteliğinin ayırt edici bir nitelik olduğunu daha önce vurgulamıştık. Bu niteliğin tek olmasa da en somut unsurlarından birisi de kuşkusuz “yurttaş gazeteciliği”dir.

Yeni ve bir yönüyle alternatif kamusal alan olarak nitelendirilen sosyal medya mecraları ve Twitter gibi mikrobloglar, yurttaşların, görüşlerini kamusal olarak temsil etmelerini, belirli kamusal aktörlerle etkileşimli bir iletişim kurmalarını ve kamusal tartışmalara katılmasını mümkün kıldığı vakıadır. Bilhassa toplumsal/kamusal sorunlarla ilgili yurttaşların demokratik katılım olanaklarını arttırmaktadır. Yurttaşlara kendilerini en çok ilgilendiren konularda söz sahibi olma olanağı vermesi de iyimserlerin görüşlerinde yer almaktadır. Bugün pek çok ülkede başta Twitter olmak üzere sosyal medya öncelikli haber kaynağı olarak görülüyor.

Yurttaş gazeteciliği, tüketici olarak izleyici ile haber üreticisi olarak muhabirler arasındaki geleneksel ilişkiyi tersine çevirir. Yurttaş gazeteciliği, haberlerin yalnızca profesyonel gazeteciler tarafından üretildiği ve kitlesel olarak yayıldığı geleneksel gazetecilik paradigmasını altüst etmiştir. Yeni medya, geleneksel katı haber üretimi, yayılması ve tüketimi modelini aşmanın çeşitli yollarını sunmaktadır.

21

Nefret suçu nedir? İnternetin nefret suçlarına etkisi ne olmuştur?

Nefret suçları, bir kişiye düşmanlık veya önyargı nedeniyle hedef alınan tüm suçlardır. Nefret suçunun öznesi engellilik, ırk, etnik köken, din, inanç, cinsel yönelim veya herhangi bir kimlik ya da aidiyet olabilir. Herkes nefret suçlarının kurbanı olabilir. İnternetin yükselişi ve yaygınlaşması nefret suçlarını çevrimiçi platformlara kaydırmış durumdadır ve bu durum örneğin, çevrimiçi kadın düşmanlığı gibi durumları artırıp pekiştiren sonuçlara yol açmıştır. 

22

Trol Nedir?

Trol, çevrimiçi bir sosyal toplulukta kasıtlı olarak çatışma, düşmanlık veya tartışmalar başlatmaya çalışan kişiler için internet argosunda kullanılan bir ifadedir. Troller, her türlü sosyal medya platformlarında yer alabilmektedirler. Troller, insanlarda duygusal tepkiler uyandırmak için kışkırtıcı mesajlar kullanırlar ve medeni tartışmaları kesintiye uğratırlar. Trolleme, insanların düşüncelerini ve fikirlerini özgürce yayınlayabilecekleri açık bir alana sahip her yerde gerçekleşebilir. 

23

Suskunluk sarmalı teorisi nedir? Kim tarafından geliştirilmiştir?

Suskunluk sarmalı, iletişim ve kamuoyu araştırmalarında insanların tartışmalı kamusal meseleler hakkında fikirlerini ifade etme istekliliğinin, bu fikirlerin popüler veya popüler olmayan olarak büyük ölçüde bilinçsizce algılanmasından etkilendiğini öne süren teorik bir yaklaşımdır. 1960’larda ve 70’lerde Alman kamuoyu araştırmacısı ve iletişim araştırmaları profesörü Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen suskunluk sarmalı teorisi, tartışmalı veya ahlaki açıdan değer yüklü konulara ilişkin kolektif fikir oluşumunu ve sosyal karar vermeyi geniş bir çerçevede tanımlamaya çalışır. Suskunluk sarmalı modeli, kamuoyu ile seçmen davranışları arasındaki etkileşimi açıklar. Teorinin temelinde, kitle iletişim araçları aracılığıyla iletilen potansiyel grup baskısının (genellikle çoğunluğun görüşünü gösteren kamuoyu verileri biçiminde) popüler olmayan görüşlerin (siyasi adaylar, inançlar veya fikirler hakkında) destekçilerini sessiz kalmaya zorladığı varsayımı yatmaktadır. Bu süreçte, popüler inançlara yönelik destek büyür ve azınlık görüşü her adımda giderek daha fazla susturulur. Popüler inançlar hakkında bilgi kaynağı olan kitle iletişim araçları, bu süreçte çok önemli bir rol oynamaktadır.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç