Hukuk için," bireyde ya da toplumda aklın örneği" diyen düşünür kimdir?
Örneğin Aristoteles, hukuk için, bireyde ya da toplumda aklın örneği demiştir.
Hukuk için," bireyde ya da toplumda aklın örneği" diyen düşünür kimdir?
Örneğin Aristoteles, hukuk için, bireyde ya da toplumda aklın örneği demiştir.
Hukuku iş bölümü ve dayanışma görüşleri bağlamında açıklayan düşünür kimdir?
Hukuku iş bölümü ve dayanışma görüşleri bağlamında açıklayan Durkheim’a göre hukuk farklı toplumsal evrelerde farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır.
Düzen olmadan toplumsal yaşamın sefalete dönüşeceğini ve hukukun bu düzeni sağladığını savunan düşünür kimdir?
Thomas Hobbes birçok düşünürle temel bir argümanı paylaşır ve düzen olmadan toplumsal yaşamın sefalete dönüşeceğini ve hukukun bu düzeni sağladığını savunur.
Hukukun insanın kalbine yerleşmiş ve ona izleyeceği yolu, takınacağı tavrı gösteren akılcı ya da doğaüstü bir esin olduğu düşüncesi hangi anlayışlar kapsamında incelenebilir?
Antik Çağ anlayışları, Orta Çağ anlayışı, doğal hukuk anlayışı ve tarih okulu olarak ifade edilen söz konusu anlayışların tümü, tinselci açıklama kapsamında ele alınmıştır.
Orta Çağ döneminde aynı zamanda hukuk kurallarının artık Roma hukukunda olduğu gibi bir tür eşitlik ilkesine değil aksine hiyerarşi ve boyun eğmeye dayandığı yepyeni bir toplum biçimine ne ad verilir?
Orta Çağ döneminde aynı zamanda hukuk kurallarının artık Roma hukukunda olduğu gibi bir tür eşitlik ilkesine değil aksine hiyerarşi ve boyun eğmeye dayandığı yepyeni bir toplum biçimi olan feodalitenin varlığı söz konusudur
Monistik tutumla hukukun yegâne amacının ortak iyi ya da fayda olduğunu savunan düşünür kimdir?
Thomas Aquinas ve takipçileri monistik tutumla hukukun yegâne amacının ortak iyi ya da fayda olduğunu savunmuştur
İnsanlığın, uygar ve devletli topluma geçmeden önce herkesin eşit haklara sahip olduğu bir doğa durumunda bulunduğu fikrinden hareket eden düşünürler kimlerdir?
Doğa hukukçuları olarak da bilinen Hobbes, Locke ve Rousseau gibi düşünürler ise insanlığın, uygar ve devletli topluma geçmeden önce herke-sin eşit haklara sahip olduğu bir doğa durumun-da bulunduğu fikrinden hareket etmekteydiler.
Devlet ve hukuk arasında ayrılmaz bir bağ olduğunu savunan , hukuk ve devletin birbirleri olmadan asla var olamayacağını öne süren anlayışın adı nedir?
Çatışma yaklaşımı temelinde eleştirel bir bakışla hareket eden Marksist anlayış devlet ve hukuk arasında ayrılmaz bir bağ olduğunu savunur. Karl Marx’a göre hukuk ve devlet birbirleri olmadan asla var olamazlardı
Hukuk, her an, ait olunan grubun dayattığı ve toplumsal ilişkileri belirleyen zorunlu kurallar bütünü olarak tanımlayan anlayışın adı nedir?
Sosyolojik anlayış açısından hukuk, her şeyden önce toplumsal bir olgudur. Dolayısıyla hukuk, her an, ait olunan grubun dayattığı ve toplumsal ilişkileri belirleyen zorunlu kurallar bütünü olarak tanımlanabilir.
Hukukun toplumsal kökenlerine ilişkin analizleri hukuk literatürüne sosyolojik hukuk düşüncesi anlayışını kazandıran düşünürler kimlerdir?
Herbert Spencer, Émile Durkheim, Léon Duguit ve Léon Borgeois’nın hukukun toplumsal kökenlerine ilişkin analizleri hukuk literatürüne sosyolojik hukuk düşüncesi anlayışını kazandırmıştır.
Durkheim’ın hukuk sosyolojisi açısından öne çıkan yaklaşımı temel olarak hangi kavramların analizine dayanmaktadır?
Durkheim’ın hukuk sosyolojisi açısından öne çıkan yaklaşımı temel olarak iş bölümü ve toplumsal dayanışmaya ilişkin analizine dayanır.
Hukuka olumlu bir anlayışla yaklaşan, , hukuku toplumun içindeki birleştirici bir güç olarak ele alan ve hukuku Batı toplumlarının rasyonelleşme sürecine katkı sağlayan bir unsur olarak gören, bir çok acıdan Durkheim'dan farklı düşünen düşünür kimdir?
Weber de hukuka olumlu bir anlayışla yaklaşır, bununla birlikte Durkheim’dan oldukça farklı bir şekilde ele alır. Weber, hukuku toplumun içindeki birleştirici bir güç olarak ele alır ve ona göre hukuk Batı toplumlarının rasyonelleşme sürecine katkı sağlayan en önemli unsurlardan biridir.
Modern toplumda güç, rasyonel bir temele sahiptir, modern toplumun temelini; hukuki otorite, insanlardan ziyade yasalar ve düzenlemeler tarafından yönetilme, gücün gelenek ya da kişisel karizmadan ziyade rıza ve görevin gerektirdiği otorite aracılığıyla meşrulaştırılması oluşturur diyen düşünür kimdir?
Modern toplum-da güç, rasyonel bir temele sahiptir Weber’e göre. Modern toplumun temelini; hukuki otorite, insanlardan ziyade yasalar ve düzenlemeler tarafından yönetilme, gücün gelenek ya da kişisel karizmadan ziyade rıza ve görevin gerektirdiği otorite aracılığıyla meşrulaştırılması oluşturur
Hukukun işlevinin, hukukun iç ahlakı olarak adlandırılabilecek belirli usul ilkelere uymak suretiyle insan davranışını yönlendirmek ve böylece kamu yararı için eylemleri koordine etmek olduğunu vurgulayan cağdaş filozoflar kimlerdir?
Lon Fuller, John Finnis ve Roger Shiner gibi birçok çağdaş filozof da hukukun işlevinin, hukukun iç ahlakı olarak adlandırılabilecek belirli usul ilkelere uymak suretiyle insan davranışını yönlendirmek ve böylece kamu yararı için eylemleri koordine etmek olduğunu vurgulamıştır
Funk , Hukun işlevlerini genel bir sınıflamaya tabi tutarak hukukun yedi büyük işlevini tanımlamıştır.Bu işlevler nelerdir ?
1.Meşruiyet sağlamak
2.Gücü dağıtmak-tahsis etmek
3.Toplumu düzenlemek
4.Bireyleri kontrol etmek
5.Çatışma-ihtilafları çözmek
6.Adalet dağıtmak
7.Toplumu ve bireyleri değiştirmek
Funk'a göre hukukun diğer bir önemli işlevi, yönetim gücünü toplumda tahsis etmektir.Gücü dağıtmak- tahsis etmek nedir?
Gücün tahsisi yetki alanları bağlamında gücün sınırlarının belirlenmesi kadar gücün sınırlanmasını da gerektirir. İktidarla ilişkili bir biçimde hukukun güç sınırlayıcı işlevi, en normatif işlevlerinden biridir. Hukuk, devletin ve bir topluma mensup kişilerin eylemlerine sınır koyabilir. Özellikle kamu boyutunda, gücü dağıtır ve yönlendirir; böylece organize eder. Bunu yaparken hukuk, olumsallığı kısıtlar ve kesinlik oluşturmaya çalışır. Gücün kullanılması, aktörlerin yasaların belirlediği sınırlara uymaları durumunda öngörülebilir hâle gelir.
Toplumsal düzenin sağlanması ne demektir?
Toplumsal düzenin sağlanması toplumsal yaşamın siyasi, ekonomik, kültürel vb. yönlerden düzenlenmesini ifade eder.
Cezanın gerçek işlevinin suçtan caydırmak değil, ortak değerlerini ifade ederek bir top-lumun üyeleri arasında dayanışma duygusunu teş-vik etmek olduğunu vurgulayan düşünür kimdir?
Durkheim da cezanın gerçek işlevinin suçtan caydırmak değil, ortak değerlerini ifade ederek bir top-lumun üyeleri arasında dayanışma duygusunu teş-vik etmek olduğunu vurgulamıştır.
Adaleti sağlama yalın biçimde nasıl ifade edilebilir?
Adaleti sağlama, hakların hak edenlere da-ğıtılmasını ifade etmektedir
Demokrasilerde bilinçli olarak değişim isteyen kişiler ile otoriter bir yönetimde değişim isteyen kişiler kimlerdir?
Demokrasilerde bilinç-li olarak değişim isteyen kişiler siyasi olarak aktif insanların çoğunluğu ya da düşünce önderleri veya liderler olabilir. Otoriter bir yönetimde ise birincil güç sahibi otorite ya da diğer güç sahipleri de-ğişiklik isteyen taraflar olabilirler.