Bilgi ve hikmet evi anlamlarını taşıyan Beytü’l-Hikme, Abbasîler dönemine ait bir
eğitim kurumu olup, 830 yılında, Halife Memun tarafından Bağdat’ta kurulmuştur. Beytü’l-Hikme, İslâm toplumunda bilhassa yüksek öğretim konusunda oldukça meşhurdur. Asıl faaliyeti tercüme sahasındadır. Fetihler sonucunda İslâm coğrafyasının sınırları bir hayli genişleyince, Hellenistik, İran, Hind ve diğer kültürlerle temas kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu bölgelerin Müslümanlar tarafından ele geçirilmesi, bilimsel faaliyetler bakımından son derece ileri olan eğitim kurumlarının da yeni hakimler tarafından kullanılması sonucunu beraberinde getirdi. Bu dönemde sadece Yukarı Mezopotamya’da bile Yunan ilminin öğretildiği elli civarında medrese bulunmaktaydı. Bunların başlıcaları İskenderiye, Antakya, Nusaybin, Ruha, Kınnesrin, Edessa, Cundişapur ve Harran medreseleriydi. Bu kültürlerin yazılı dilleri ise Pehlevice, Nebatice ve Sanskritçe idi. Ele geçirilen bu merkezler, değişik kültürleri tanımak isteyen halifelerin oldukça ilgisini çekmişti. Bu ilgi, söz konusu kültürlere ait eserlerin tercüme edilmesi zaruretini de beraberinde getirdi.