AÖF Soru Bankası
TAR115U · Ünite 3

Birinci Dünya Savaşı (1908-1928)

  • 20 soru-cevap
  • Siyasi Tarih
1

“Birinci Dünya Savaşı” terimi ne zaman kullanılmaya başlanmıştır?

Savaştan birkaç yıl sonra kullanılmaya başlanan “Birinci Dünya Savaşı” terimi, savaşın ortaya koyduğu sorunların devam edeceğini; bu sorunların yeni bir çatışma evresinin nedenlerini oluşturacağını ortaya koyuyordu.

2

Osmanlı Devleti’nde Birinci Dünya Savaşı'na ne ad verilmiştir?

Osmanlı Devleti’nde bu savaşa “harb-i umumi” denildi.

3

Birinci Dünya Savaşı'nın yıkılmasına yol açtığı imparatorluklar hangileridir?

Savaş bir yandan dört büyük imparatorluğun (Rusya, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı) yıkılmasına yol açarken öte yandan da savaştan zaferle çıkanların hayal kırıklığına uğramasına yol açtı.

4

Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli nedeni olarak öne çıkan faktör nedir?

Bismarck üstü örtülü olsa da Almanya’nın hedeflerinin Avrupa ile sınırlı olmadığını; sömürgecilik ve ekonomik yayılma yarışına dahil olduğunu ifade ediyordu. Böylelikle sömürgecilik ve ekonomik yayılma “hırsı”, Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli nedeni olarak öne çıktı.

5

Avrupa Uyumu yaklaşımı hangi fikirden yola çıkılarak oluşturulmuştur?

Avrupa Uyumu: Gottfried Leibniz ve William Grenville gibi politikacılar tarafından ortaya atılan ve bir “Avrupa Federasyonu” fikrinden meydana gelen Avrupa Uyumu, Metternich tarafından geliştirilerek Büyük Güçler’in yayılmacı politikalarını dizginlemeyi amaçlamıştı. Avrupa ülkeleri arasında ortaya çıkan sorunların diplomasi yoluyla çözümünü öngören Avrupa Uyumu, 1848 ihtilallerinden sonra Büyük Güçler’in ihtiraslarına göre “savaş yoluyla” şekillenmeye başladı.

6

Doğu Sorunu kavramı ile ne ifade edilmektedir?

Doğu Sorunu: Yaygın şekliyle “Şark Meselesi” kavramı, 18. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki topraklarının paylaşılması için kullanılmaktadır. Avrupa büyük devletlerinin Osmanlı Devleti’ndeki siyasal, ekonomik ve kültürel hedeflerini niteleyen ve Osmanlı Devleti’nin Avrupa’dan çıkarılmasını niteleyen bir kavramdır.

7

Birinci Dünya Savaşı öncesi dönemin en önemli propaganda konusu nedir?

Dönemin, en önemli propaganda konusu milliyetçilikti. Radikal milliyetçiler, halk arasında yaptıkları propagandalarda devleti ve onun üstünlüğünü öne çıkarıyor, başka ülke sınırları içerisinde yaşayan ve aynı ırktan olan milletleri aynı devletin sınırları içerisinde birleştirme fikrini yani “irredantizmi” savunan manipülatif söylemlerde bulunuyorlardı.

8

İrredantizm nedir?

İrredantizm: Bir devletin, kendi sınırına yakın yaşayan soydaşlarının oturduğu bölgeleri ilhak etme politikasıdır.

9

Birinci Fas Krizi hangi sebeple çıkmıştır?

Almanya çıkarları gereği Fas’ın bağımsızlığını korumak üzere hemen harekete geçti. 31 Mart 1905’te Alman İmparatoru II. Wilhelm, bir savaş gemisiyle Fas’ın Avrupa’ya en yakın liman kentlerinden olan Tanca’ya çıktı. Almanya’nın bu hamlesi, “Birinci Fas Krizi” olarak adlandırılan diplomatik krize neden oldu. II. Wilhelm’in bu çıkışının bir diğer nedeni, İngiltere ile imzaladıkları ittifak antlaşmasının gereği olarak bu ülkenin Fransa’ya verdiği desteği kesmekti.

10

Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkanlar'da oluşturulan gerginlik hangi olayla çatışmaya dönüşmüştür?

Balkanlardaki gerginlik, 8 Ekim 1912’de Karadağ’ın Osmanlı Devleti’ne savaş açmasıyla çatışmaya dönüştü.

11

Birinci Dünya Savaşı'nı başlatan kıvılcım olarak kabul edilen olay nedir?

Dünya, savaşa sebep olacak bir kıvılcım beklemekteydi ve bu kıvılcım doğal olarak Avrupa’nın en sorunlu ülkesinden gelecekti. 28 Haziran 1914’te Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisinin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Arşidük François Ferdinand’ı Saraybosna’daki ordu manevraları sırasında öldürmesi dünyayı savaşa sürükledi.

12

Osmanlı Devleti’nin savaşa giriş nedenleri nelerdir?

Osmanlı Devleti’nin savaşa giriş nedenleri arasında şu hususlar yer almaktaydı:

  • İtilaf Devletleri’nin grubunun Osmanlı Devleti’ne yönelik takip ettiği saldırgan/toprak paylaşımına dayanan politikaları,
  • 19. yüzyılın sonlarından itibaren yoğunluğu gittikçe artan Almanya ve Osmanlı Devleti yakınlaşması,
  •  Balkan Savaşları başta olmak üzere kaybedilen toprakların geri alınması,
  •  Modernizasyonu tamamlanmış Alman ordusunun İtilaf Devletleri karşısında elde edeceği zaferlere olan inanç,
  • Turan İmparatorluğu kurulması,
  • Ekonomik olarak ülkenin içinde bulunduğu durumun düzeltilmesi imkânı.
13

Osmanlı Devleti'ni fiilen savaşa sokan olay nedir?

Yavuz ve Midilli gemilerinin Osmanlı Devleti donanmasına katılmasıyla gerilen durum fiili bir olayla desteklendi. Osmanlı Devleti tarafından donanma komutanlığına getirilen Amiral Souchon, aralarında Yavuz ve Midilli’nin de bulunduğu donanma ile Karadeniz’e açılmış ve 29-30 Ekim 1914 tarihlerinde Rusya’nın Odessa ve Sivastopol limanlarını bombardımana tutmuştu. Artık Osmanlı Devleti fiilen de savaştaydı.

14

Savaş başladığında Osmanlı Devleti’nin dışında tarafsızlığını koruyan diğer ülke hangisidir?

Savaş başladığında Osmanlı Devleti’nin dışında tarafsızlığını koruyan diğer bir ülke de İtalya’ydı.
İtalya, İttifak blokunda yer almasına rağmen ittifakın gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmemiş ve 3 Ağustos 1914’te tarafsızlığını ilan etmişti.

15

Uçağa makineli tüfek monte ederek dünyanın ilk avcı uçağını hangi ülke geliştirmiştir?

Birinci Dünya Savaşı sırasında savaş teknolojisi alanında çarpıcı denemeler gerçekleştirildi. Fransız ve Alman güçleri, savaşın başlangıcında uçakları düşmanın cephe gerisinde keşif ve gözlem amacıyla kullandı. Fakat Alman ordusu 1916 yılında ilk defa (Verdun Muharebeleri’nde) uçağa makineli tüfek monte ederek dünyanın ilk avcı uçağını geliştirdi.

16

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nda mücadele ettiği cepheler hangileridir?

Osmanlı Devleti sahip olduğu yüzölçüm ve bulunduğu stratejik konum nedeniyle farklı cephelerde
savaşmak durumunda kaldı. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nda mücadele ettiği cepheleri
şu şekilde sıralamak mümkündür:
• Kafkasya ve Doğu Anadolu Cephesi,
• Irak Cephesi,
• Kanal Cephesi,
• Çanakkale Cephesi,
• Galiçya Cephesi.

17

Osmanlı Devleti’ni parçalayan gizli antlaşmalardan olan ve Suriye-Irak bölgesini iki devlet arasında paylaştıran antlaşma hangisidir?

Sykes-Picot Antlaşmasıdır.

Ortadoğu’da günümüzde hâlâ devam eden sorunların başlangıcını oluşturan bu antlaşma, savaş döneminde İngiltere ve Fransa dışişleri bakanları arasında yapıldı. Sykes-Picot görüşmesi, 9 ve 16 Mayıs 1916’da yapılan iki antlaşma ile tamamlandı. Buna göre Suriye-Irak bölgesi iki devlet arasında paylaşıldı.

18

Rusya savaştan hangi antlaşma ile çekilmiştir?

3 Mart 1918 yılında ise Rusya, aynı ülkelerle Brest-Litovsk Barış Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekildi. Rusya, bu antlaşmayla Çarlık topraklarının yaklaşık yüzde 32’sini kaybetmiş ve Doğu Avrupa’daki toprakları Alman uydusu haline gelmişti. Osmanlı Devleti ise bu antlaşma ile kaybettiği Kars, Ardahan ve Batum’u yeniden ele geçirmiştir.

19

Uluslararası literatüre “Wilson Prensipleri” olarak geçen ilkeler özetle nelerdir?

Kıta Avrupası’nın çaresizlik içerisinde istediği barışa yönelik en ciddi hamle, ABD Başkanı Woodrow Wilson’dan geldi. ABD Başkanı 8 Ocak 1918’de Kongre’de yaptığı konuşmada barışa temel oluşturacak 14 maddelik “prensipleri” belirledi. Uluslararası literatüre “Wilson Prensipleri” olarak geçen bu ilkeler özetle şu şekildeydi:
• Gizli antlaşmalara son verilmesi ve açık diplomasi yönteminin benimsenmesi,
• Karasuları dışındaki denizlerde, savaş ve barış durumu fark etmeksizin mutlak serbestlik tanınması,
• Uluslar arasında sürdürülen ticari faaliyetlere engel oluşturan durumların mümkün olduğunca kaldırılması ve eşitlik ilkesinin gözetilmesi,
• Ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkının verilmesi ve tüm devletlerin bağımsızlıklarını, toprak bütünlüklerini ve milli egemenliklerini garanti altına alacak ve barışı sürdürülebilir kılacak uluslararası bir kuruluşun (Milletler Cemiyeti) kurulması.

20

“Hakemlik Genel Senedi” adı verilen belge ne amaçla hazırlanmıştır?

Paris Barış Konferansı’ndan sonra kurulan yeni dünya düzeninde “hakemlik, güvenlik ve silahsızlanma” olarak formüle edilen düzenin barışı koruyacağı düşünülüyordu. Milletler Cemiyeti de bu gerekçeden hareketle 26 Eylül 1928’de “Hakemlik Genel Senedi” adını verdiği bir belge oluşturarak Cemiyet’e üye olup olmadığına bakılmaksızın tüm devletlere sundu. Senet’e göre diplomatik kanallarla çözülemeyen uyuşmazlıkların uzlaşma yoluyla giderilmesine çalışıldı.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç