Osmanlıda 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, sivil amaçlarla teknik eleman yetiştirmek üzere bazı mektepler açıldığı görülmektedir. Bunların ilk örnekleri, “Telgraf Mektebi” (1860) ile Midhat Paşa’ nın gayretiyle açılan “Sanayi Mektebi” (1868) olmuştur. Sanayi Mektebi’nin en önemli özelliği, teorik ve pratik eğitimin bir arada verilmiş olması ve o güne kadar imparatorlukta cari olan “usta-çırak” usulü yerine, yeni tekniklerle eğitilmiş bilgili sanatkârlar yetiştirmek hedeflenmiştir. Mektep yatılı ve gündüzlü olarak beş yıllık eğitim vermekteydi. Bölümleri arasında da demircilik, terzilik, kunduracılık, makinecilik, dökümcülük, marangozluk, ciltçilik ve mimarlık gibi sanatlar bulunmaktaydı.