AÖF Soru Bankası
TAR232U · Ünite 5

Türklerde Ordu Teşkilatı

  • 25 soru-cevap
  • Türk Kültürü ve Tarihine Giriş
1

Türkçenin asli kelimelerinden olan “ordu” sözü eski metinlerde nasıl geçmektedir? 

Türkçenin asli kelimelerinden olan “ordu” sözü eski metinlerde “ortu” biçiminde geçmektedir. 

2

Ordu tabiri genel anlamıyla nasıl ifade edilmektedir?

Ordu tabiri genel anlamıyla herhangi bir devletin dış tehditlere karşı korunmasını sağlayan silahlı kuvvetler olduğu gibi, bir ülkenin sınırları dışında askerî faaliyetlerde bulunup egemenliğini genişleten askeri güç olarak ifade edilebilir. 

3

Tunyukuk, Bilge Kagan’ın yerleşik hayata geçme ve buna binaen sabit ordu-kent merkezleri kurma gibi bir teşebbüsünün sakıncalarını hangi gerekçelerle dile getirmiştir?

Tunyukuk, Bilge Kagan’ın yerleşik hayata geçme ve buna binaen sabit ordu-kent merkezleri kurma gibi bir teşebbüsünün sakıncalarını; “atlı asker ve konar-göçer Türklerin kentleri savunmalarının zor olacağını, sayıları Çinlilerden daha az ise de güçlü zamanlarında yağma akınları yaptıklarını, zaafa düştüklerinde dağlara ve ormanlara çekildiklerini” söyleyerek dile getirmiş ve kaganı bu fikrinden vazgeçirmiştir.

4

Türk tarihine ait kaynaklarda  savaş ve ordu komutanlığında kadınlarla ilgili ne söylenmektedir?

Türk tarihine ait kaynaklardan öğrendiklerimize göre savaş ve ordu komutanlığı sadece erkeklerin işi değildi. Kadınlar da birliklere veyahut ordulara kumanda edebildikleri gibi, ihtiyaca binanen at üstünde okları, yayları ve kılıçları olduğu halde harplere katılıyorlardı.

5

Türk tarihide savaş ve ordu komutanlığında kadının rolü ile ilgili hangi örnekler verilebilir?

Sabar hükümdarı Balak’tan sonra çocukları küçük olduğundan görevini devralan eşi Bug-arık Katun savaşçılığı, idareciliği ve güzelliğiyle meşhur bir Türk kadınıdır. 100.000 kişilik Sabar askeri kuvvetine de komutanlık yapıyordu.  Kafkasya’daki Tölös-Ogur boylarından birinin başında, 576’larda Ak Katun adında bir kişinin olduğu söylenmektedir. 626’larda Avarlar İstanbul’u kuşattıklarında ordunun içerisinde birçok da kadın asker vardı. Yine, Uygur birliğinin temellerini atan İl-teber Busar’ın (P’u-sa/Basar) annesi son derece otoriter ve törelere sadık bir kadındı. 743 senesinde Börü Ken (Mo-yen Çor/Genişleten/Yayan), Ozmış Tigin ile yapmış olduğu savaşta, katununu da esir almıştı.

6

Araştırmacılar, Türk ordusunun diğer kavimlerin askerî sisteminden farklı olan üç yönünü hangileri olarak belirtmektedirler?

Araştırmacılar Türk ordusunun diğer kavimlerin askerî sisteminden farklı olan üç yönünü tespit etmiştir: 1- Türk ordusu ücretli değildir. 2- Türk ordusu daîmidir. 3- Türk ordusu temelde atlı birliklerden oluşur.

7

“Çergeleme” kavramı neyi ifade etmektedir?

Türkler av hayvanlarını bir daire içine alma işi ile savaş esnasında kuşatma ve düşmanı halka biçiminde sarmaya “çergeleme” denilmektedir. 

8

Hun dönemine ait Çin belgelerine baktığımızda, orduyu idare eden kaç komutandan söz edilmektedir?

Hun dönemine ait Çin belgelerine baktığımızda, orduyu idare eden yirmi dört komutanın varlığından söz açılıyor. 

9

Türk askeri teşkilatına dair ilk sistemli kayıtlar bize hangi bilgiyi sunar?

Türk askeri teşkilatına dair ilk sistemli kayıtlar, Milattan önce 3. asra ait olup, bu ordu onlu düzene göre yapılanmıştı.

10

Genellikle sü başılık görevlerine kimler getirilmektedir?

Genellikle sü başılık görevlerine kagan çocukları, kardeşleri veya yeğenleri getirilmekteydi ve bunların giyimleri de en azından beyaz ya da kırmızı ağırlıklı olup, diğer askerlerden biraz ayrılıyordu.

11

Yusuf Has Hacib bir ordu komutanının nasıl olması gerektiğini nasıl ifade etmiştir?

Yusuf Has Hacib bir ordu komutanının nasıl olması gerektiğini, hem maddi hem de manevi özelliklerini bir bir saydıktan sonra vezirlik ve ordu komutanlığının büyük vazifeler olduğunu; onlar gözüpek kişiler ise devletin işlerinin iyi gideceğini, bunlardan birinin elinde kılıç, diğerinin de kalem tuttuğunu, devlet başkanı ve ordu komutanının tedbirli, uzlaşmacı olmasını, yani gereksiz yere harbe girmemelerini, teba ve askerleri için gece uyumayıp gündüz oturmamalarını, akıllı davranmalarını, doğru, güvenilir, alçak gönüllü, ahlaklı, şerefli ve cesur olmalarını, düşman hilelerini sezmelerini, casusları çok iyi çalıştırarak haber toplamalarını söyler. Ayrıca Yusuf Has Hacib, kendine aşırı güvenen ve mağrur olan kişilerin ihmalkâr davranıp düşmandan darbe yiyebileceğine de vurgu yapar.

12

Çabışlık (çavuş) görevi ne anlama gelmektedir?

Çabışlık (çavuş) görevi savaşta safları düzelten ve askerin kötü davranışlarını engelleyen, padişahın önünde yol açan, bekçi anlamlarına gelmektedir

13

Çerig tabiri Divanü Lûgat-it-Türk ve diğer tarihi sözlüklerde hangi anlamlarda kullanılmıştır?

Çerig tabiri Divanü Lûgat-it-Türk ve diğer tarihi sözlüklerde hem asker, hem de saf, düzen anlamında kullanılmış olup Kaşgarlı Mahmud “alp çerigde, bilge tirikde” (yiğitler savaş düzeninde, bilgeler dernek kengeşte sınanır), “arpasız at aşumas, arkasız alp çerig sıyumas” (arpasız at koşamaz, desteksiz yiğit asker yenemez) gibi atasözleriyle bunu açıklar.

14

Eski Türk ordusunda Beş bin kişinin yöneticisine ne ad verilirdi?

Beş bin kişinin yöneticisine “Beş bıng er başı” denmektedir. 

15

Tullama kavramı neyi ifade etmektedir?

Harbe girecek er atının kuyruğunu bağlar veya keserdi ki, buna eski Türkler “tullama” diyorlardı. Artık o kişi, vatan ve millet için kendini fedaya ve şehitliğe hazırlamış demektir

16

Yusuf Has Hacib, bir ülkenin elde tutulabilmesinin nelere bağlı olduğunu vurgular?

Yusuf Has Hacib, bir ülkenin elde tutulabilmesinin asker ve orduyla mümkün olduğuna, bunları beslemek için de çok mal ve servetin gerektiğine, bu şeylerin sağlanabilmesinin ise halkın zenginliğine bağlı olduğuna, müreffeh bir toplum için de adaletin lüzumuna vurgu yapar. Bundan başka hangi idareci memleketi için faydalı kanunlar ilan ederse, ülkesinin düzenini sağlayıp, ününü artırır der. Ayrıca o, bey ve komutanlara; savaşta yaralanan erlerini tedavi ettirmeyi, esir düşenlerin kurtarılmasını, şehitlerin cenazesini hürmetle kaldırmayı, onların çoluk-çocuğuna bakmayı, askerin sayısının çokluğunun öneminin bulunmadığını, harpte faydalı olan ve düşmandan esir alanları ödüllendirmeyi vurgular ki, böyle yaparlarsa askerlerinin de savaş gününde onlar için canlarını vereceğini söyler. 

17

Kitabeler ve Divanü Lûgat-it-Türk gibi kaynaklarda geçen savaş araç ve gereçleri hangileridir?

Kitabeler ve Divanü Lûgat-it-Türk gibi kaynaklarda geçen savaş araç ve gereçlerinden bazıları da şunlardır: At, ok, yay, kılıç, bükte, kıngırak (hançer, kama), keş, kurman, sadak, okdan (okluk), kın (kılıç ve bıçak kabı), kalkan, süngüg, kargı, cida, gönder (mızrak), çomak, çokmar (bir nev’i topuz), batrak (ucuna bez bağlanan süngü), tug (birliklerine göre değişiyordu), ukruk (kement), kargu (ateş kulesi), köbrüge (davul), yarık, cevşen (zırh), yoşuk, tubulga (tulga/miğfer), küpe-yarık (vücudu kuşatan zırh).

18

Türkçe bir kelime olan ve herşeyle mücadeleyi ifade eden savaşla ilgili kullanılan deyimler hangileridir?

Tokımak, süngüşmek (savaşmak), uruşmak (vuruşmak), sülemek (ordu göndermek), atlıg (suvari), yadag (piyade), akınçı, sökmen, tapulgan (düşmana baskın yapan, yaran), yizek (ordunun önde giden bölüğü), karakol (bekçi, devriye), karagçı (ileri karakol), közdemçi, tüngek (bekçi/gözcü), yortug (herhalde yorumak/yürümek fiiliyle alâkalı olup, hakanın yanında bulunan koruma görevlilerinden), yelme eri (öncü, keşif kolu), içgirmek (itaata almak). 

19

Türk okları genellikle hangi malzemelerden yapılırdı? 

Türk okları genellikle kemik ile altın, gümüş, bakır, pirinç ve demir nev’inden madenlerden yapılırdı. Altın ve gümüş gibi değerli madenlerden imal yay ve oklar herhâlde savaşlarda kullanılmayıp sadece törenlerde sergilenmekte veya bir nevi berat özelliğini taşımalarıydı.

20

Altın ve gümüş gibi değerli madenlerden imal edilen yay ve oklar ne amaçla kullanılmıştır?

Altın ve gümüş gibi değerli madenlerden imal edilen yay ve oklar herhâlde savaşlarda kullanılmamayıp sadece törenlerde sergilenmekte veya bir nevi berat özelliğini taşımalarıydı.

21

Temren nedir?

Okların ucundaki demir parçaya “temren”, bunu yapan kişiye “temrençi”, arkasındaki tüye “yülek” veya “yelek”, yaya sarılan sırmaya “toz” denmekteydi.

22

Bizans İmparatoru Maurice (582-602) yazdığı “Strategion” adlı eserinde Türklerin askeri deneyimleri hakkında neler söylemiştir?

Bizans İmparatoru Maurice (582-602) yazdığı “Strategion” adlı eserinde; Avarlar ve dolayısıyla Türklerin askerî konularda çok deneyimli olduklarını, düşmanlarını kaba kuvvetle değil; akılla, beklenmedik saldırılarla ve karargâhlarına gelen ikmal yollarını keserek yendiklerini söyler. O ayrıca kitabında; Türklerin savaş araç ve gereçleriyle diğer harp usûllerine de değinmektedir ki, bu hususta; onların zırhlı giysileri vardır. Kılıç, yay ve mızrak kullanırlar. Dövüşlerde umumiyetle iki silahla saldırdıkları gibi, yanlarında güçlü ve mahir atlara sahiptirler. Onların üzerinde çok güzel ok atarlar. Suvariler sayılarını kabarık göstermek için peşlerinde at sürüleri taşırlar. Uzun vakit siperlerin arkasında saklanmazlar. Belirli mesafelerle nöbetçi bulundururlar. Savaş hatları kesik kesiktir. Romalılar gibi topluca durmazlar. Tedbir amacıyla her zaman yardımcı bir kuvvet ayırırlar. Harpte pusu (yaşlak) ve sahte çekilişlere müracaat ederler. Düşmanı imhadan önce yağmaya girişmezler ifadelerini kullanmıştır. 

23

Tarihte Türk savaş taktiği hangi adlarla anılmıştır?

Tarihte Türk savaş taktiği “kurt kapanı, kaz ayağı” ve en çok bilinen şekliyle “Turan taktiği” olarak anılmıştır. Bu usulün en mühim hususiyeti ise sahte ricattır. Buna binaen düşmanla karşılaşılmadan evvel Türkler, savaş meydanının sağına ve soluna birtakım kuvvetlerini saklarlar. Daha sonra düşman ordusu Türk akıncılarıyla karşılaşıp, onların da geri çekildiğini görünce, bütün güçleriyle saldırırlar.

24

“Yelme Erleri” ne amaçla görevlendirilirdi?

Harp hâli ve seferberlik esnasında düşmanın pususuna (yaşlak) düşmemek için görevlendirilen “Yelme Erleri” vardı. Bunlar dört tarafa giderler, düşman topraklarına sızarlar, bazan yerli halktan, bazan da seyyah, din adamı, tüccar vs. yakalayıp, hasımlarının durumu hakkında istihbarat toplarlardı.

25

Türkler harbe çıkarken beraberlerinde beslenmek için hangi hayvanları götürürlerdi?

Türkler harbe çıkarken beraberlerinde bol miktarda koyun ve sığırı götürmekteydiler. Yeri geldiğinde onları kesip yiyorlardı. Dolayısıyla güçleri hiç eksilmezdi.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç