AÖF Soru Bankası
TAR232U · Ünite 6

Eski Türk Dininin Genel Çerçevesi

  • 20 soru-cevap
  • Türk Kültürü ve Tarihine Giriş
1

Temel dinler noktasından bakıldığında Türk boylarının dini hayatında hangi dinler önemli rol oynamıştır? 

Temel dinler noktasından baktığımızda Türk boylarının bazılarının Yahudiliğe, bir kısmının Hrıstiyanlığa, bir bölümünün de İslamiyete inanmasının yanı-sıra Budizm ve Maniheizm gibi felsefi inançlar da Türk dini hayatında önemli rol oynadı.

2

Kök Tengri inancının temelinde ne gibi inançlar yatmaktadır?

Kök (Ulu) Tengri inancı ya da dini olarak adlandırılan bu itikatın temelinde; her şeyin yaratıcısı bir Tanrı’ya ve ölümden sonra yeni bir hayatın başladığına iman, öbür dünyada yiğitlikler ve iyiliklerin mükâfatlandırılması, ölmüş atalara saygı, onlar ve Tanrı için kurbanlar kesilmesi ile mezar gibi hususlar yatmaktadır.

3

Eski Türkçedeki “tin/ten” kelimesi ne anlama gelir?

Eski Türkçede “ruh, can, öz” anlamına gelen bir “tin/ten” kelimesinin olduğundan haberdarız. Bu aynı zamanda “nefes” demekti.

4

Eski Türk kitabelerine baktığımızda ölmek yerine hangi fiile de yer verilir?

Eski Türk kitabelerine baktığımızda ölmek yerine “adrılmak” ile “kergek bolmak” fiiline de yer verildiğini görürüz.

5

Sıgıtçı nedir?

Geç dönemlere ait başta Kök Türk Yazıtları olmak üzere, diğer kaynaklarda da bunlar hakkında bahisler vardır. Bu törenlerde sıgıtçı denilen özel ağlayıcı ve yas tutucular da görev alıyordu. Bunlar bilhassa kadındır ve bu âdetin izleri hâlâ Türkiye Türkleri folklorunda yaşamaktadır.

6

"Söyüğü koyuntu" kavramı neyi ifade eder?

Kıpçak sahası Türkleri ölünün defni için “söyüğü koyuntu” derler

7

Tullama kavramının anlamı nedir?

Ölen adamın atının kuyruğu kesilerek, bozkıra atılırdı, eski Türkler buna “tullama” diyorlardı ve “dul kalmak” da bununla alakalıdır.

8

Soyka nedir?

Geride kalanların korkmaması, ölenin gözünün arkada kalmaması ve bunlara öbür dünyada da ihtiyaç duyabileceği düşüncesiyle mevtanın giysilerinin gömüldüğüne rastlamak mümkünse de, ölünün elbiselerini almak öncelikli olarak yakınlarının hakkıdır. Ama bunlar bazan muhtaç şahıslara da verilir ve mevtadan çıkan bu giysilere Türkler “soyka” derler.

9

Eski Türklerde yas renleri nelerdir?

Zamana ve mekâna göre yas renkleri kara, ak yahut gök olsa da, herhâlde en çok kara idi, buna Dede Korkut Hikâyelerinde sıkça rastlamaktayız.

10

Dede Korkut Hikayelerinde yas rengi ile ilgili örnekler nelerdir?

Kam Börü Beg-oglu Bamsı Beyrek Destanı’nda, “güçlü Oguz beyleri Beyrek’ten ümit kesince akları çıkarıp kara giydiler. Kaza benzer kızı, gelini ak çıkardı, kara giydi” ve “Ak otağı bırakıp kara otağa giren kızlar, ak çıkarıp kara giydiler” denmektedir. Kazan Beg’in Oğlu Uruz Beg’in Tutsak Olması Hikâyesinde ise Kazan Han oğlu için; “seni bilen bey oğulları, ak çıkardı, kara giydi” diyor.

11

Yog kavramı ne anlama gelir?

Eski devirlerde bütün Türk topluluk- larında ölünün hatırasına düzenlenen yok olmaktan veya yıglamak (ağlamak) fiilinden gelen “yog” merasimleri tertip edilirdi. 

12

Ölülerin gömüldüğü veya yanında törenlerin yapıldığı yerler için Türkler hangi terimleri kullanırdı?

Ölülerin gömüldüğü veya yanında törenlerin yapıldığı, Türklerin “sin, kara yer, kara delik, ölülük” ve “yerçü” gibi terimleri kullandığı bu mekânlar, zaman zaman yazılı abideleri de olmak üzere anıt mezarlıklar biçiminde, bazan da önünde geyikli taşların bulunduğu dört köşe veya dikdörtgen şeklindeki kabirlerdi.

13

Balballar hangi amaçla dikilirdi?

Ölen hükümdarlar veya kahramanlar için mezarlarının başına evvelce de andığımız üzere hayatta iken savaşıp öldürdükleri kişilerin sayısı kadar balballar dikerlerdi. Bu balbalların ölen şahsa öbür dünyada hizmet edeceğine inanıldığı ya da cenazeye katılanları temsil ettiği vurgulanmakla beraber, herhalde anıt mezarların önüne dikilen bu nesneler dosta güven, düşmana korku salmak için de yontuluyordu. 

14

Eski Türk inancında sevap ve günahın terimsel karşılıkları nedir?

Eski Türk inancında sevap ve günahın da karşılığı vardır ve sevap için onlar “muyan”, günah için “yazuk”, günahkâra ise “yazuklu” (veya yamanlu) diyorlardı. 

15

Türklerin eski inancı Kök (Ulu) Tengri itikadında, Tanrı’nın sıfatı durumundaki “kök” neyi ifade etmektedir?

Türklerin eski inancı Kök (Ulu) Tengri itikadında da, Tanrı’nın sıfatı durumundaki “kök”, yüceliği ve ululuğu ifade eder.

16

Divanü Lûgat-it-Türk ve bazı eski sözlüklerde Tanrı’nın sıfatları arasında neler yer almaktadır?

Divanü Lûgat-it-Türk ve bazı eski sözlüklerde Tanrı’nın sıfatları arasında “Ugan” (kudretli), “Bayat” (nimetli), “Bir”, “İdi” (sahip), “Yaratgan” (yaratan), “Mengü” (ebedi), “Tiritken” (dirilten), “Türütken” (yoktan var eden) gibi yazılışları da görmekteyiz.

17

Eski Türk dininin ana vasıflarını neler meydana getirmektedir?

Tek bir yaratıcı Tanrı’ya iman ve onun için kurban, öldükten sonra hayatın varlığı, yani ruhun yaşaması, cennet ve cehennem mefhumu ile ahirete iman, sevap ve günah anlayışı, ulu yaratana ibadet, ölmüş atalara saygı ve mezar geleneği gibi durumlar, eski Türk dininin ana vasıflarını meydana getirmekteydi.

18

Eski Türklerin hangi davranışı hac ibadetini çağrıştırmaktadır?

Eski Türklerin yukarıda da vurgulandığı gibi varlıklarının sebebi olan Ulu Tanrı’ya yılın belirli bir gününde, önlerinde halkın en büyük yöneticisi durumundaki kagan bulunmak üzere kutlu bir mekâna gidip kurban sunmaları bir nevi hac ibadetini de çağrıştırmaktadır.

19

Atalar Kültü nedir?

Din tarihi araştırıcıları ve etnologların Türk halkları üzerine yapmış oldukları incelemeler kuzey ve eski Orta Asya kavimlerinde Atalar Kültü diye adlandırılan bir durumun bulunduğunu ortaya koy- muştur ve bu itikata göre insanların ruhu öldükten sonra bile yaşamaktadır. Netice itibarıyla bu da bize eski Türk inanç sisteminde bir ahiret anlayışının mevcudiyetini gösterir.

20

Eski Türkler özellikle devlete ve millete emeği geçmiş han durumundaki yöneticilerin kabirlerinin yanındayken hangi davranışları gösterirler?

Eski Türkler bütün ölmüş atalarına ve onların mezarlarına saygı göstermekle birlikte, özellikle devlete ve millete emeği geçmiş han durumundaki yöneticilerin kabirlerinin yanındayken büyük bir ihtimamda bulunuyorlardı. Yaya iseler mezarın önünde eğilirler, atlıysalar aşağı inerler ve oradan uzaklaşana kadar da atlarına binmezlerdi. Dolayısıyla Türkler ata ve ölmüşlerine öyle hürmetkârdılar ki, onların mezarlarına yapılan hakaretler en şiddetli biçimde cezalandırılıyordu.

Ünite 6 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç