AÖF Soru Bankası
TAR301U · Ünite 8

Sovyetler Birliği’nin Dağılmasından Günümüz Avrupası’na

  • 21 soru-cevap
  • Yakınçağ Avrupa Tarihi
1

20. yüzyılın son çeyreğinde Sovyetler Birliği ekonomik ve sosyal açıdan ne durumdaydı?

20. yüzyılın son çeyreğine girilirken sahip olduğu askeri yetenek ve siyasi etki alanı açısından bakıldığında Sovyetler Birliği gerçekten de tartışmasız bir güç gibi görünüyordu. Ancak askeri ve siyasi bakımdan sergilediği etkileyici görüntünün aksine Sovyetler Birliği, ekonomik ve sosyal konularda ciddi bir çöküş süreci içindeydi. 1960’lı yılların ortasından 1980’li yılların ortalarına kadar geçen yaklaşık 20 yıllık dönemde Sovyet ekonomisindeki büyüme oranı yıllık %4,9’dan %1,8’e gerilemişti. Benzer şekilde 1980’li yıllarda tarım üretimindeki artış ise ancak %1,2 olmuştu. 1969 yılında ortalama yaşam süresi 69,3 yıl iken sadece 10 yıl sonra yaşam süresi 67,7 yıla inmişti. Aynı dönemde çocuk ölümleri ise binde 22,6’dan binde 28’e yükselmişti. Öte yandan alkolizm de ülkenin en ciddi sorunları arasında yer alıyor ve milli gelirin yaklaşık %8-9’u bu sıkıntının yol açtığı toplumsal sorunlarla mücadelede harcanıyordu. Sovyetler Birliği’ndeki bu tablo, Soğuk Savaş’ın ardından pek çok ciddi ekonomik ve sosyal meseleyi gündeme taşıdı.

2

İki Artı Dört Anlaşması ne anlama gelmektedir?

Federal Almanya ile Doğu Almanya’nın birleşmesi sorununa çözüm bulmak amacıyla toplanan ülkelerin görüşme ve uzlaşmasını tarif eder. Katılımcı ülkelerin konumundan ötürü böyle bir adlandırmaya gidilmiştir. “iki” Doğu ve Batı Almanya’yı, “artı dört” ise ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Fransa’yı ifade eder.

3

Federal Almanya ve Doğu Almanya birleşimi ne zaman gerçekleşmiştir?

12 Eylül 1990’da Moskova’da, Almanya Konusunda Son Uzlaşma Antlaşması imzalandı. Antlaşma ile İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra işgalci konumdaki dört güç her iki Almanya’daki haklarından vazgeçerek iki Almanya’nın birleşmesini onayladılar. Nihayet 3 Ekim 1990’da Doğu Alman Cumhuriyeti, Federal Almanya Cumhuriyeti’ne katılarak birleşme tamamlandı.

4

Ukrayna, Sovyetler Birliği Açısından nasıl bir öneme sahipti?

Ukrayna, Sovyetler Birliği’nin, Rusya’dan sonraki en önemli cumhuriyeti idi. Sovyet nüfusunun %18’i bu topraklarda yaşarken Gayri Safi Milli Hasıla’nın %17’si de yine bu bölgede üretiliyordu. Bu sebeple, Sovyetler Birliği’ne bağlı bir cumhuriyet olduğu yıllar boyunca Ukrayna, adeta sömürge muamelesi görmüş ve doğal kaynakları sömürülmüştü. Ayrıca bölgede yaşayan insanlar büyük bir baskı altında tutulmuş ve özellikle 1930’lu yıllarda neredeyse soykırımı çağrıştıran uygulamalar yaşanmıştı. Bu olumsuz hatıralar, Ukrayna’yı vakti geldiğinde Sovyetler Birliği’nden ayrılmak için en fazla gerekçeye sahip olan ülke haline getirmişti. Nitekim Mart 1991 yılında Ukrayna halkına bağımsızlıkla ilgili düşüncesi sorulduğunda %88 oranında Sovyetler Birliği’nden ayrılma yönünde bir istek belirtiliyordu. Nihayet birliğin dağılmasıyla Ukrayna 1991 yılı Ağustos ayında bağımsızlığını ilân etti.

5

Sovyetler birliği ne zaman dağılmıştır?

Kırım’da yıllık tatilini geçirdiği sırada, bir grup darbeci 17 Ağustos 1991’de Gorbaçov’dan başkanlık yetkilerini Olağanüstü Komite’ye devretmesini istedi. Gorbaçov’un bu talebi geri çevirmesinden iki gün sonra Olağanüstü Komite, Gorbaçov’un sağlık nedenlerinden ötürü görevlerini yerine getiremeyeceğini ve artık Komite’nin tam yetkiyle hareket edeceğini duyurdu. Yeltsin’in çabaları sayesinde darbe başarısız oldu ve 21 Ağustos’ta darbecilerden biri intihar etti, diğerleri ise tutuklandı. Gorbaçov aynı gün Moskova’ya döndü ve 24 Ağustos 1991’de Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreterliği görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Bundan sonra 21 Eylül’e kadar ülkede birbirini takip eden çalkantılar eşliğinde 24 Ağustos’ta Baltık cumhuriyetlerinin başlattığı bağımsızlık furyasına Ukrayna, Beyaz Rusya, Moldova, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Gürcistan, Tacikistan ve Ermenistan da katıldı. Nihayet 9 Aralık 1991’de Rus, Ukrayna ve Beyaz Rusya Cumhuriyetlerinin liderleri bir araya gelerek Sovyetler Birliği’nin dağıldığını ilân ettiler.

6

Avrupa Birliği oluşumu ve genişlemesi ne şekilde gerçekleşmiştir?

1954’te Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’yla başlayıp 1993’te Avrupa Birliği adını alan sürecin günümüze kadar beş genişleme dalgası olmuştur. Bu genişleme dalgalarının ilkinin ana teması, ulus-üstü birleşme konusundaki uzlaşıdır. İkinci ve üçüncü genişleme dalgalarına damga vuran temel düşünce demokratikleşmedir. Dördüncü genişleme dalgasının vurgusunu tarafsızların kazanılması oluştururken son dalganın sayıca çok ve farklı nitelikteki ülkeyi kapsaması bakımından tek bir ana fikre indirgenmesi zor görünmektedir. Ancak bu genişlemede de iki ana tema öne çıkarılabilir; tarihsel birliktelik ve stratejik alan kazanımı.

7

Avrupa Ekonomik Topluluğu’na ilk katılan ülkeler hangileridir?

1 Ocak 1973’teki ilk genişleme dalgası ile İngiltere, Danimarka ve İrlanda Topluluk’un yeni üyeleri olmuşlardır?

8

Avrupa Birliği’nin 1981 ve 1986 genişlemesinin altında yatan ana fikir neydi?

Ana konusunu demokratikleşmenin oluşturduğu ikinci ve üçüncü dalgalar 1981 ve 1986 yıllarında gerçekleşti. Bu tarihlere kadar demokratik yönetimlerin tam olarak gelişmediği hatta diktatörlüklerle idare edilen ülkelerin üye yapılması ikinci ve üçüncü dalganın temel motifini oluşturdu. Nitekim 1981 yılında Yunanistan ve 1986’da İspanya ile Portekiz’in üyeliğe alınmasının altındaki ana fikir bu ülkelerin demokratikleşmesini desteklemekti.

9

Fas’ın Avrupa Birliği başvurusu neden kabul edilmemiştir?

Fas’ın 20 Temmuz 1987’deki başvurusu ise ülkenin Avrupalı sayılmaması -yani başka birçok nedenin yanında Kuzey Afrika’da bulunuyor olması- nedeniyle reddedilmiştir.

10

Türkiye ne zaman tam üyelik için müzakere hakkı elde etmiştir?

Soğuk Savaş döneminde 1987 yılında sırasıyla Türkiye ile Fas da Topluluk’a üyelik için başvurmuşlardır. Türkiye’nin 14 Nisan 1987’deki başvurusu 1963 Ankara Anlaşması’na istinaden uygun görülmüştü. Nihayet Türkiye 2005 yılında tam üyelik için müzakerelere başlama hakkını elde etti. O tarihten bu yana da tam üyelik müzakerelerini sürdürmektedir.

11

Dördüncü gelişme dalgasında hangi ülkeler Avrupa Birliği’ne üye olmuştur?

Almanya meselesinin çözüme kavuşmasıyla dördüncü genişleme dalgası (1995) gündeme geldi. Bu genişlemenin ana temasını, Soğuk Savaş Dönemi’nde tarafsızlıklarıyla bilinen Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in kazanılması oluşturdu. Nitekim üç ülke de Avrupa Birliği’nin yanında ve taraf olacaklarını gösterdiler. Bu girişim aynı zamanda, Maastricht Anlaşması’nın özüne uygun biçimde Avrupa Birliği’nin etki alanını genişletmeye başladığını da ispat etmekteydi. Avusturya, Finlandiya, İsveç ve Norveç ile farklı zamanlarda yürütülen müzakereler oldukça uzun sürdü. Norveç, büyük petrol ve doğalgaz rezervleri ile zengin balıkçılık bölgeleri üzerindeki haklarından vazgeçmek istemiyordu. Bu bağlamda Avrupa Birliği’nin sağladığı özel ayrıcalıklara rağmen Norveç’te 1994’te yapılan halk oylamasında, 1972’dekinden farklı bir sonuç çıkmadı ve Norveç halkı katılımı onaylamadı. Diğer ülkelerde de halk oylaması yapıldı; Avusturya %66, Finlandiya %60 ve İsveç %52 oy çoğunluğuyla katılımı onayladı.

12

Avrupa Birliği’ne son olarak üye olan devletler hangileridir?

1 Ocak 2007’de Bulgaristan ile Romanya’nın da Birlik’e katılmasıyla Avrupa, tarihinde hiç olmadığı kadar çok ulusu kapsayarak işbirliği ve sorumluluk çerçevesinde birleşmişti.

13

Türkiye’nin Avrupa Birliği'ne kabul edilmemesinin başlıca sebepleri nelerdir?

Türkiye, Avrupa Birliği’ne girmek için başvuran adaylar arasında birçok bakımdan benzersizdi. Ekonomik olarak bakıldığında Birlik ortalamasının çok altındaydı. Pek çok gözlemciye göre siyasi açıdan istikrarlı denemeyecek bir görüntüye sahip olduğu gibi parlak bir insan hakları sicili de yoktu. Öte yandan üyeliğe kabul edilmesi halinde Almanya’nın ardından Birlik’in en kalabalık ikinci ülkesi olacaktı. Bazı Avrupalılar, Türkiye’nin topraklarının önemli kısmının Avrupa’da bulunmamasını da ülkenin Avrupalılığını kuşkulu hâle getirdiğini ileri sürüyorlardı. Katılım şartları arasında bulunmamakla birlikte bazıları da Türkiye’nin çoğunluğunun Müslüman olmasına temkinli yaklaşmaktaydı. Belki de en önemli eleştiri, 1960’lardan itibaren Almanya’ya gelmiş bulunan Türk işçilerin, o zamandan bu yana Almanya toplumunda bir türlü özümsenemediğinden şikâyetle, Türkiye’nin de Avrupa Birliği tarafından hiçbir zaman özümsenemeyeceğine ilişkindi.

14

Çekoslovakya’nın bölünmesindeki temel gerekçe neydi?

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle ülkede iki ayrı düşünce atmosferi ortaya çıktı. Çek nüfusun yoğun olarak yaşadığı topraklarda kapitalist sistem ve Batı Avrupa ile hızlı bir bütünleşme konusunda neredeyse tam bir görüş birliği varken Slovakların aynı amacı paylaştıklarına dair bir işaret yoktu. Özelleştirme, serbest piyasaya geçilmesi ve kamu sektörünün küçülmesi gibi birçok uygulamanın Slovaklar tarafından onaylandığı pek söylenemezdi. Çünkü Slovakların büyük bölümü, komünist dönemin yaygın tarzı olan kâr etmeyen fabrikalarda, madenlerde ve imalathanelerdeki işlere Çeklerden daha çok muhtaçlardı. Soğuk Savaş sonrası dönemde Çeklerle Slovaklar arasındaki en temel fikir ayrılığı buydu.

15

Çekoslovakya’da bölünme ne şekilde gerçekleşti?

Birinci Dünya Savaşı’nın sonu ile Soğuk Savaş’ın bitmesi arasındaki dönem boyunca pek çok sorunu birlikte göğüslemiş bu iki ulus, aynı içtenlikle 1 Ocak 1993 tarihinde ayrılma kararı aldılar. Şiddet içermeyen ve son derece sakin bir şekilde gerçekleştirilen bu parçalanmanın iki taraf için yarar sağlayıp sağlamadığı uzun süre bilinemedi. Komünizmin dağılmasını izleyen ilk 10 yılda her iki ülke de ciddiye alınacak bir gelişme gösteremese de iki tarafta da Çekoslovakya özlemine dair herhangi bir işaret yoktur.

16

Yugoslavya’yı diğer Sovyetler birliği ülkelerinden farklı kılan durum neydi?

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan komünist blok içinde Yugoslavya özel ve farklı bir yere sahipti. Josip Broz Tito’nun ülkesi, komünist ülkeler arasında liberal ekonomiye en yakın duran, özgürlükler ve etnik-dinsel hoşgörü açısından daha geniş sınırlara sahip bir ülkeydi. Ancak Tito’nun 1980 yılındaki ölümünden sonra aslında bu düzenin devam etmesinde onun çok önemli bir rolü olduğu ortaya çıktı.

17

Yugoslavya’nın dağılmasındaki gerekçeler nelerdir?

Soğuk Savaş sonrasında parçalanmaktan kurtulamayan Yugoslavya’nın kaderi hakkında iki ana yorum geliştirildi. Birinci yoruma göre Yugoslavya, geçmişi yüzyıllarca öncesine dayanan düşmanlıkların toplandığı bir ülkeydi. Pek çok farklı etnik ve dini grup, Yugoslavya’nın kurulmasıyla tek bir devletin çatısı altında birleştirilmeye çalışılmıştı. Dolayısıyla bir patlama kaçınılmazdı. İkinci yoruma göre ise Yugoslavya’nın parçalanması ve Balkan trajedisinin yaşanmasının asıl sorumlusu yabancı devletlerdi. Bu iddianın sahipleri, bölgede yaşayan milletler arasındaki kin ve nefretin, yabancı güçlerin kışkırtmasıyla ortaya çıktığına inanıyordu.

18

Balkanlardaki çatışma ne zaman başlamıştır?

25 Haziran 1991 günü Slovenya’nın bağımsızlığını ilân etmesiyle Balkanlardaki trajedi de başlamış oldu. 27 Haziran ile 7 Temmuz 1991 tarihleri arasındaki kısa süreli savaşın ardından Slovenya bağımsız bir ülkeye dönüştü. Aynı tarihlerde Hırvatistan da bağımsızlık ilân etmiş ancak Avrupa Topluluğu’nun talebi üzerine bu kararını ertelemişti. Bu erteleme kısa sürdü ve sonunda 8 Ekim 1991’de Hırvatistan da Yugoslavya ile bütün bağlarını kopardığını duyurdu. Hırvatistan’ın bağımsızlığı, 15 Ocak 1992’de Avrupa Topluluğu tarafından tanındı. Fakat bu arada Yugoslav ordusu ile Hırvat güçleri arasında 1991 yılının sonunda bir savaş başladı ve 1995 yılının Ağustos ayında bu savaş Hırvat ordusunun galibiyeti ile sonuçlandı. Yaklaşık dört yıllık savaş sırasında hem Yugoslav ordusu hem de ordu dışındaki Sırp silahlı örgütleri, Hırvatistan’da vahşeti andıran olaylara imza attılar.

19

Srebrenica katliamı ne şekilde gerçekleşmiştir?

Ratko Mladiç komutasındaki Bosnalı Sırp güçler, 11 Temmuz 1995’te BM’nin sözde güvenli alan diye belirlediği Boşnak kasabalarından biri olan Srebrenica’ya girdiler. Aslında bölge, BM Barış Gücü’ne bağlı silahlı 400 Hollanda askerinin koruması altındaydı. Mladiç ve adamları geldiğinde bu askerler hiç müdahale etmemiş ve onlar da Müslüman topluluğu sorguladıktan sonra çocuklar dâhil bütün erkekleri ayırmışlardı. Ertesi gün Mladiç ayırdıkları erkeklere zarar vermeyeceğine dair “subay sözü vererek” onları Srebrenica civarındaki tarlalara doğru yürütmeye başladı. Bu söze rağmen aralarında 13 yaşındaki çocukların da olduğu erkeklerin hepsi dört gün içinde öldürüldü. Sayılar tartışmalı olmakla birlikte Srebrenica’da kaybolduğu tespit edilen 8373 kişinin isimleri Srebrenica Soykırım Anıtı’na işlenmiştir

20

ABD ve NATO sürece nasıl dahil oldu?

Srebrenica soykırımı Bosnalı Sırplar için sonun başlangıcı oldu. Bütün Avrupa’nın gözleri önünde Srebrenica katliamının gerçekleştirilmiş olması Sırpları daha da cesaretlendirdi. Bu inançla yaklaşık dört yıldır kuşatma altında tuttukları Saraybosna’nın pazaryerini 28 Ağustos 1995’de ikinci defa top ateşi altına aldılar. Çoğu çocuk, 43 sivil öldü, 75 kişi de yaralandı. Bu olay savaşın seyrinin değişmesine yol açtı. ABD Başkanı Bill Clinton, Sırpların zarar veremeyecek hale getirilmelerini sağlamak için aralıksız bombardıman emri verdi. NATO bu emri yerine getirmek üzere harekete geçti. Silahsız ve çaresiz siviller karşısında elde ettiği başarılardan dolayı övgülere boğulan Sırp savaş aygıtı, bombardıman karşısında darmadağın oldu.

21

Balkanlardaki savaş ne şekilde sonlandı?

ABD’nin, Ohio eyaletinde bulunan Dayton Hava Üssü’nde yapılan ve üç hafta devam eden görüşmelerin ardından taraflar 14 Aralık 1995 günü Paris’te imzaladıkları anlaşmayla Bosna Savaşı’na son verdiler. Görüşmelerde Bosna-Hersek’i Alija İzzetbegoviç, Hırvatistan’ı Tudjman, Yugoslavya ve Bosnalı Sırpları ise Miloşeviç temsil etti. Bu anlaşmanın amacı Bosna-Hersek’i paylaşmadan Yugoslav savaşlarına bir çözüm bulmaktı. Bosna bu anlaşmayla iç savaşı atlattı ancak yurtlarından olan ve çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu kitle, yerel ve uluslararası yetkililerin verdikleri bütün güvencelere rağmen bir daha eski evlerine dönmediler. Bosna parçalanmadı ve sonrasında da barış korundu.

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç