Türklerin savaşçı yönleri üzerinde Orta Asya coğrafyasının etkileri nelerdir?
Bu konu hakkında farklı görüşler mevcut olsa da, Türklerin anayurdunun ve ilk çıkış noktasının genellikle Güney Sibirya bölgesi olduğu kabul edilmektedir. Türklerin ortaya çıktıkları Orta Asya coğrafyası sert iklim koşullarına sahiptir. Bu yüzden Türk toplulukları, tarihte en çok savaşçılıkları ve teşkilatçılıklarıyla tanınmışlardır. Tarih boyunca Türk toplulukları Asya, Avrupa ve Afrika’da çok geniş bölgelere yayılmışlar, birbirinden farklı iklim koşullarında yaşamak durumunda kalmışlardır. Ancak İslamiyetin kabulune kadar büyük çoğunluğu Avrasya bozkırlarında yaşamışlardır. Özellikle bu bozkır kuşağında at sırtında uzak mesafeleri kısa sürede aşmak mümkün olmuş, Türkler ve diğer bozkır halkları geniş coğrafyalara yayılan devletler kurarak çok uzak bölgelere bile ordularını sevk edebilmişlerdir.
Moğolistan, Güney Sibirya, Kazakistan ile Kuzey Çin gibi coğrafyalardaki bozkırlarda kış ayları oldukça uzun geçer. Ayrıca gece ve gündüz arasındaki ısı farkı, su kaynaklarının azlığı, bozkırların kapladığı geniş alanlar ve sahip olduğu zengin otlaklar, buralarda yaşayan toplulukları tarım yerine hayvancılıkla uğraşmaya itmiştir. Günlük yaşamlarında hayvanlar ile hayvansal ürünlere büyük yer ayırmışlardır. Türkler ile diğer bozkır toplulukları, bu coğrafyada en çok koyun ve at beslemişlerdir ki özellikle at, iletişim ve muharebe alanlarında onlar için hayatî bir rol oynamıştır. Yine yaşadıkları bu coğrafya, Türkleri dağınık boylar (kabileler) ve oymaklar (aşiretler) şeklinde yaşamaya sevk etmiş, söz konusu göçebe gruplar bazı zamanlarda bir araya gelerek boy birlikleri ile konfederasyonlar yani bozkır imparatorlukları kurmuşlardır. Tarihte çok sayıda Türk devletine rastlanmasının bir nedeni de budur. Bazı topluluklar ise ya hiç devlet kuramamışlar ya da çok kısa süreli devletlere sahip olmuşlardı.