12 Eylül 1980 İhtilali sonrasında her alanda olduğu gibi eğitim alanında da köklü değişimler
meydana gelmiştir. İhtilal öncesinde meydana gelen kargaşa ve kaos ortamının bir daha yaşanmaması için eğitim politikaları aracılığıyla birtakım önlemler alınmaya çalışılmıştır. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi anayasal bir zorunluluk hâline getirilmiş, öğretim programlarına vatana ve millete bağlılık, iç ve dış tehditler ve Türkçülük gibi kazanımlar eklenmiştir (Kartal, 2020).
1961 Anayasası din eğitimini bireylerin kendi isteğine ve reşit olmayanların yasal varislerinin dileğine bırakırken 1982 Anayasası’nın 24. maddesinde “Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.” denilmiştir (Kartal, 2020). İhtilal sonrasında imam hatip okullarındaki öğrenci sayısında %45’lik bir artış görülmüştür. 1980’li yılların sonuna gelindiğinde imam hatip okullarının orta kısımlarına 11; lise kısımlarına 44 yeni okul eklenmiştir (Çakır vd., 2004). 1985-1986 yıllarında Anadolu İmam Hatip Liseleri açılmıştır. Anadolu İmam Hatip Liseleri bünyesindeki ortaokullarda normal ortaokul programı uygulanmış, Kur’an-ı Kerim ve Arapça dersleri zorunlu seçmeli dersler olarak kabul edilmiştir. Lise kısmında ise İmam-Hatip Liseleri ders ve öğretim programı bir ders (Yabancı Dil) fazlasıyla aynen uygulanmıştır (Buyrukçu, 2007; Emel, 2018). 28 Şubat sürecinde meslek liselerinden yükseköğretim programlarına geçişte katsayı düşürülmesiyle imam hatip liselerine olan talep azalmıştır. Siyasi nitelikte bir karar olmakla birlikte kamuoyunda tartışmaların odak noktası hâline gelmiştir (Kartal, 2020).
1997’de zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarılmasıyla birlikte ilkokullardan ortaokula geçiş sınavları kaldırılmıştır. Bu dönemde ilköğretimden ortaöğretime geçiş sınavları yapılmaya başlamıştır. Bu sınavlar çeşitli dönemlerde OKS, OGES, SBS, TEOG ve LGS gibi isimlerle anılsa da temelinde ortaöğretime geçişte merkezi bir sistemle öğrenci alımı yer almaktadır. 1998’de Dünya Bankası ile imzalanan Temel Eğitim Projesinin (1. Faz 1998- 2002) amacı; sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimi yaygınlaştırmak, kız öğrencilerin okula devam etmelerini sağlayacak önlemleri almak, özellikle kırsal bölgelerdeki ilköğretimin niteliğini arttırmak hedeflenmiştir. Temel Eğitime Destek Projesi (2002–2007) ile Türkiye’de yoksulluktan en çok etkilenen kırsal bölgeler ile şehirlerin varoş kısımlarında temel eğitim hakkından mahrum bırakılmış kızlar, yetişkinler ve risk altındaki çocukları eğitim sürecine dahil etmek hedeflenmiştir (Küçüker ve Gürbüz, 2012).
Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde eğitim-öğretimde meydana gelen gelişmeler; liselerin dört seneye çıkarılması, 2004’te daimici ve esasici eğitim felsefesinden yapılandırmacı eğitim yaklaşımına geçilmesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yapılan değişiklikler, yükseköğretime geçişte katsayı düzenlemesi, Milli Güvenlik Bilgisi dersinin kaldırılması, Kur’an kurslarına gidebilme
şartlarındaki değişiklikler, resmî törenlerin kutlanmasına dair değişiklikler ve zorunlu eğitim süresinin kesintili 4+4+4 şeklinde değiştirilmesi şeklinde özetlenebilir (Emel, 2018).