AÖF Soru Bankası
TAR324U · Ünite 7

Cumhuriyet Döneminde Eğitim

  • 22 soru-cevap
  • Eğitim Tarihi
1

İlk TBMM döneminde Maarif Vekâleti bünyesinde kurulan birimler hangileridir ve bu süreçte kimler maarif vekili olmuştur?

Bireysel ve kolektif bazı çabaların dışında bu dönemdeki eğitim faaliyetlerini yönlendirmek için
Mustafa Kemal’in önderliğinde TBMM’de İcra Vekilleri Heyetine bağlı olarak “Maarif Vekâleti” kurulmuştur. Bu vekâlet bünyesinde Program Heyeti, İlköğretim Dairesi, Ortaöğretim Müdürlüğü,
Kültür Müdürlüğü, Sicil ve İstatistik Müdürlüğü adlı birimler oluşturulmuştur (Erdem, 2022; Kuşçi, 2021). İlk TBMM döneminde Rıza Nur’un maarif vekilliğinden sonra sırayla Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Mehmet Vehbi (Bolak) ve İsmail Safa (Özler) görev almışlardır (MEB [Millî Eğitim Bakanlığı], t.y.a.). Görev alan her maarif vekili, eğitimi yeniden yapılandırma, müfredatlar hazırlama ve öğretmen yetiştirme konularında önemli çalışmalar yürütmüştür (Kapluhan, 2014)

2

I. Maarif Kongresi ne zaman ve ne amaçla toplanmış, kimler katılmıştır?

Maarif Vekâletinin kurulmasının ve İcra Vekilleri Heyetinin programlarının yanında Millî Mücadele dönemindeki eğitim konusundaki en dikkat çekici ve önemli gelişme; Yunanlıların Ankara’ya
çok yaklaştıkları bir dönemde, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde, 15-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında Ankara’da I. Maarif Kongresi’nin düzenlenmesidir (Akyüz, 2021; Kapluhan, 2014; Karagözoğlu, 1985; Sarıhan, 2009). 1939 yılından itibaren toplanmaya başlayacak Millî Eğitim
şûralarının temelini oluşturan bu Kongre, (Öztürk, 2018), okul ve öğrenci sayılarını tespit etmek, yapılabilecek çalışmaları belirlemek ve eğitime millî bir nitelik kazandırmak için toplanmıştır (Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, [TTKB] t.y.). Kongreye; Maarif müdürleri, Darülmuallimin, Sultani, idadi müdürleri, iptidaiye müfettişleri, çoğunluğu Türkiye Muallimeler ve Muallimler Birliğinin üyelerinden oluşan 250’den fazla öğretmen katılmıştır (Kılıç, 2019).

Kongrede ayrıca; halk mektepleri, ilkokulun 4 yıldan 5 yıla çıkarılması, gereksiz derslerin çıkarılması, köy ve kentlerdeki ilkokul programlarının ayrılması ve kızlara ev kadını olabilmeleri için pratik bilgilerin öğretilmesi gibi konular tartışılmıştır (Kapluhan, 2014; TTKB, t.y.). Kongredeki kararların büyük çoğunluğu uygulamaya dönüşemese de eğitimle ilgili konuların Millî Mücadele şartlarında
bile tartışılabilmesi, Mustafa Kemal Paşa’nın eğitim konusunu ertelenemeyecek önemli bir konu olarak kabul ettiğini göstermiştir. Ancak dönemin şartları ve verilen mücadele eğitimin en öncelikli konu olarak ele alınmasını engellemiştir. Silahlı mücadele bittikten ve özellikle Cumhuriyet ilan edildikten sonra eğitim çalışmalarına ağırlık verilebilmiştir. 

3

Cumhuriyetin İlanından Demokrat Parti dönemine kadar olan süreçte Atatürk'ün hangi ilkeleri eğitim politikasında etkili olmuştur?

Bu dönemdeki eğitim politikalarını Mustafa Kemal Paşa’nın bazı ilkeleri yönlendirmiştir. Paşa,
öncelikle eğitimin kronikleşmiş sorunlarını tespit ettirdikten sonra onlara yönelik radikal (kökten)
kararları hayata geçirmiştir. Mustafa Kemal Paşa eğitimin; laik, millî, karma, eşit, bilimsel, uygulamalı, disiplinli, modern, pragmatik (işe yarar), yaratıcı, meslek kazandırıcı ve halkı eğiten niteliklere ve ilkelere dayalı olması gerektiğini savunmuştur (Erdem, 2022; Ergün, 2010; Karagözoğlu, 1985; Kaştan ve Uyanık, 2021; Öztürk, 2018). Ayrıca bu dönemin temel iki ülküsü, “ilelebet payidar olmak”ve “muasır medeniyet seviyesine çıkmak”tı.

4

Heyet-i İlmiye hangi üyelerden oluşmaktadır?

Heyet-i İlmiye; telif ve tercüme üyesi, istatistik müdürü, üç hars üyesi, tedrisat müdürleri, üç müfettiş, merkez maarif müdürü, darülmuallim müdürü, hıfzıssıhha mekatip müdürü, üç öğretmen ve serbest âlî derslerden seçilen üç müderristen oluşmuştur. Yılda bir toplanması kararlaştırılan heyetin merkez teşkilatında daimî bir encümeninin bulunması, üç üye ve iki kâtibin görev yapması esas alınmıştır (Bozkurt, 2020).

5

Ankara’da gerçekleştirilen birinci Heyet-i İlmiye toplantısında alınan kararlar nelerdir?

Alınan kararları şu şekilde özetlemek mümkündür:
• 6 yıl süreyle 7-14 yaş arasında zorunlu eğitim verilmesi
• Kültür (Hars) Genel Müdürlüğünün kurulması
• Çeviri faaliyetlerinin ilkelerinin belirlenmesi
• Yatılı bölge okullarının kurulması
• Galatasaray Lisesi’nin teşkilat ve programları
• Okul müzesi
• Dini eğitim
• Öğretmenlerin askerlik görevlerini bir kez tecil ettirebilmeleri
• İlköğretim okul açma iznini yalnızca Maarif Vekâletinin vermesi
• “Sultânî” adının “lise” olarak değiştirilmesi (Batır ve Meşeci-Giorgetti, 2009; Bozkurt, 2020; Erdem, 2022; Kuşçi, 2021; TTKB, t.y.).

6

Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitim sistemini revize etmek amacıyla ülkemize davet edilen bilim insanları kimlerdir?

John Dewey, Kühne, Omer Buyse, Beryl Parker, Albert Malche, George Stichler, Oskar Frey ve Ernst Egli gibi isimler Türkiye’ye davet edilmiş ve eğitim sistemi hakkında rapor hazırlamaları istenmiştir (Karagözoğlu, 1985; Okur, 2005).

7

Tevhid-i Tedrisat Kanunu maddeleri nelerdir?

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Batır ve Meşeci-Giorgetti, 2009), şu maddelerden (son iki madde hariç) oluşmuştur:
“Madde 1. Türkiye’deki bütün bilim ve öğretim kurumları Millî Eğitim Bakanlığına bağlıdır.
Madde 2. Şer’iyye ve Evkaf Bakanlığı veya özel vakıflar tarafından idare edilen bütün medreseler ve okullar Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiş ve bağlanmıştır.
Madde 3. Şer’iyye Evkaf Bakanlığı bütçesinde okullar ve medreseler için konulan ödenekler Millî Eğitim bütçesine aktarılacaktır.
Madde 4. Millî Eğitim Bakanlığı, dini bilgiler konusunda yüksek uzmanlar yetiştirmek üzere üniversitede bir İlahiyat Fakültesi kuracak ve [ayrıca] imamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevli memurların yetişmesi içinde ayrı okullar açacaktır.
Madde 5. Bu kanunun yayımı tarihinden itibaren, genel eğitim ve öğretim hizmetleri vermekte olup, şimdiye kadar Millî Savunma Bakanlığına bağlı olan askeri rüştiyeler ve idadilerle, Sağlık Bakanlığına bağlı olan Yetim Evleri, bütçeleri ve öğretim kadroları ile birlikte Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır. Anılan rüştiye ve idadilerde bulunan öğretim kadrolarının nereye bağlı olacakları, gelecekte ait olacakları bakanlıklar arasında belirlenip düzenlenecek ve o zamana kadar orduya mensup olan öğretmenler bu statülerini koruyacaklardır” (Akyüz, 2021; Batır ve Meşeci-Giorgetti, 2009; Resmî Gazete, 1924).

8

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu gerekli kılan faktörler nelerdir?

Osmanlı’dan devralınan eğitim sistemi, üç başlı olduğu ve üç farklı tipte (zihniyette) vatandaş yetiştirdiği için ulusal çapta bir birlik yoktu (Batır ve Meşeci-Giorgetti, 2009; Öztürk, 2018). Mevcut
hâliyle eğitim yapısı; dinî eğitim okulları (sıbyan mektepleri ve medreseler), genel eğitim ve meslek
okulları (rüştiye, idadi, tıbbiye, harbiye, mülkiye, muallim mektepleri gibi), yabancı ve azınlık okulları gibi kurumlardan oluşuyordu. Yabancı ve azınlık okulları, tamamen devletin kontrolü dışında hem devlete hem eğitime zararlı faaliyetlerde bulunuyordu. Bu şartlar, yeni millî eğitim sisteminin ivedilikle işe koşulmasını zorunlu kılıyordu (Çadırcı ve Süslü, 1982; Öztoprak, t.y.).

9

Millet mekteplerinin fonksiyonunu açıklayınız?

Harf İnkılabıyla ülkede okuma yazma seferberliği başlatılmış, Atatürk başöğretmen sıfatıyla öncülük
etmiştir. Yeni harfleri öğretmek için gazeteler yeni harflerle baskılar yapmaya başlamış, sonrasında tamamen yeni harflere geçmişlerdir. Devlet daireleri, hapishaneler, kışlalar, CHP ve Türk ocakları yeni harfleri öğretmek için kurslar açmıştır. Bu faaliyetleri yeterli görmeyen hükûmet, Millet Mektepleri Talimatnamesiyle (Resmî Gazete, 1928b) Millet Mektepleri Teşkilatı’nı kurmuştur. Bu mekteplerde halka okuma yazmanın yanında genel kültür, dört işlem, ölçü bilgisi, sağlık bilgisi, vatan sevgisi, Cumhuriyete bağlılık, hak ve görevleri tanıma gibi temel yurttaşlık eğitimi bilgileri verilmiştir. Bir yaygın eğitim kurumu hüviyetiyle çalışan Millet Mekteplerinin eğitime başladığı tarih (1 Ocak 1929) “Maarif Bayramı” olarak ilan edilmiştir (Öztürk, 2018). Talimatnamede köylerde 12-45 yaş, şehirlerde 16-45 yaştaki tüm vatandaşların okuma yazma belgesi alması şart koşulmuştur. Eğitim vermek için okulu olmayan yerlerde gezici millet mektepleri ve sabit millet mektepleri olmak üzere iki tür sistem oluşturulmuştur. Bunların yanında Millet mekteplerinde A ve B olmak üzere iki tür derslik bulunuyordu. A dersliklerinde yeni harflerle okuma-yazma öğretilirken, B dersliklerinde “okuma-yazma, hesap, sağlık bilgileri ve yurttaşlık eğitimi” dersleri veriliyordu (Ada, 2010).

10

Üniversite reformunun gerekçelerini ve sonuçlarını açıklayınız?

Cumhuriyet rejimi, devrinin tek üniversitesi olan Darülfünundan hem bilim üretmesini hem de
inkılaplara (sosyal değişim sürecine) siyasi ve ideolojik olarak destek olmasını bekliyordu (Öztürk,
2018; Vatandaş, 2010). Devrimlerin ve politikaların arkasında durması istenen Darülfünun; hukuk,
dil ve tarih alanlarında kimi zaman sessiz, kimi zaman tarafsız veya ilgisiz (Çadırcı ve Süslü, 1982)
kimi zamansa karşıt bir tavır sergilediği için 1932 yılında “Üniversite Reformu” başlatılmıştır (Vatandaş, 2010). Reformu gerçekleştirmek için İsviçre’nin Cenevre Üniversitesinden pedagoji uzmanı Profesör Albert Malche davet edilmiştir. Albert Malche, Darülfünunun mevcut yapısıyla ilgili “İstanbul Darülfünunu Hakkında Rapor” adlı bir rapor hazırlamıştır. Bu rapor temel alınarak 1933 yılında “Üniversite Reformu” yasasıyla (31.05.1933 tarihli, 2252 sayılı) İstanbul Darülfünunu lağvedilmiştir (Batır ve Meşeci-Giorgetti, 2009; Erdem, 2012). Böylece 155 öğretim üyesinden 96’sı tasfiye edilmiştir (Vatandaş, 2010). Bu düzenlemeyle birlikte üniversite (darülfünun), rektör (emin), fakülte, dekan (fakülte reisi), profesör (müderris), doçent (muallim) ve asistan (muavin) kavramları ilk kez kullanılmaya başlamıştır (Erdem, 2012).

11

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversiteleri hangileridir?

1933 yılında “Üniversite Reformu” yasasıyla (31.05.1933 tarihli, 2252 sayılı) İstanbul Darülfünunu lağvedilmiş ve İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. 1940’lı yıllarda ise Ankara Üniversitesinin temellerini oluşturacak olan Ankara Hukuk Fakültesi (1941), Ankara Fen Fakültesi (1943) ve Ankara Tıp Fakültesi (1945) açılmıştır (Çadırcı ve Süslü, 1982; Erdem, 2012; Karagözoğlu, 1985). İstanbul’da faaliyet gösteren Yüksek Mühendis Okulu, Cumhuriyetin ikinci üniversitesi olarak İstanbul Teknik Üniversitesine dönüştürülmüş ve hizmet vermeye başlamıştır (İstanbul Teknik Üniversitesi [İTÜ], t.y.). 1946 yılında Türkiye’nin üçüncü üniversitesi açılmıştır. 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu’yla, Dil, Tarih-Coğrafya, Hukuk ve Tıp Fakültelerini içeren Ankara Üniversitesi kurulmuştur. Aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi kuruluş kadroları yayınlanmıştır. Bunların yanı sıra Millî eğitim bakanının başkan olduğu Üniversitelerarası Kurul oluşturulmuştur (Resmî Gazete, 1946). Ayrıca daha önce yüksekokul seviyesinde açılan Ziraat Fakültesi, Yüksek Ziraat Enstitüsü ve Veteriner Fakültesi, 1948’de Ankara Üniversitesi’ne dâhil edilmiştir (Çadırcı ve Süslü, 1982).

12

Demokrat Parti döneminde eğitim politikalarını revize etmek için Amerika’dan davet edilen uzmanlar kimlerdir ve hangi raporları hazırlamışlardır?

Eğitim politikalarını revize etmek için Amerika’dan birçok uzman davet edilmiş ve çeşitli kademeler için raporlar hazırlamaları istenmiştir. Bu raporlar şunlardır:
1. Watson Dickerman’ın Türkiye’de Halk Eğitimi Raporu
2. Kate Wofford’un Türkiye’de Köy İlkokulları Hakkında Raporu
3. John Rufi’nin Ortaöğretim, Müşahedeler Problemler ve Tavsiyeler Raporu
4. Roben J. Maaske’nin Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Hakkında Raporu
5. Lester Beals’in Rehberliğin Lüzumu Hakkında Raporu
6. Ellsworth Topkins’in Orta Dereceli Okullarda Organizasyon, İdare ve Teftiş Raporu
7. M.Costat’ın Türkiye’de Meslek Okulları Hakkındaki Raporu
8. Elizabeth S. Gorvine’nin Kız Teknik Öğretim Programlarının Değerlendirilmesi Raporu (Marım ve Sam, 2018)

13

Demokrat Parti döneminde Din Eğitimi'nde yaşanan gelişmeleri açıklayınız?

Demokrat Parti, CHP döneminde ihmal edilen din eğitimine, seçim sürecinde vaat ettiği gibi,
oldukça önem vermiş ve birçok önemli adım atmıştır. Öncelikle CHP döneminde isteğe bağlı
olan din dersleri, 1950 yılında programa alınarak 4. ve 5. sınıflarda zorunlu hâle getirilmiştir. Kural
olarak çocuklarının din dersi almasını istemeyen velilerin dilekçe vermesi istenmiştir (Akyüz, 2021;
Kaştan ve Uyanık, 2021; Sakaoğlu, 2003). Ardından 1951 yılından itibaren ortaokul ve lise düzeylerinde imam hatip okullarını açmaya başlamıştır (Sakaoğlu, 2003). İlk olarak ilkokul sonrası (ortaokul düzeyinde) 4 yıllık eğitim süresine sahip imam hatip okulları, yedi ilde (Ankara, İstanbul, Adana, Isparta, Kayseri, Konya ve Maraş) açılmıştır (Kurt, 2014; Sakaoğlu, 2003). 1954 yılında ise üç yıllık liseler de açılmış (Arıcan, 2020) ve öğretim süresi 7 yıla çıkmıştır. Ülke geneline yayılan kurumların sayısı, 1960’a kadar 19’a ulaşmıştır (Akyüz, 2021; Öcal, 2015). İlk kurulduğunda Özel Okullar Müdürlüğüne bağlı olan imam hatipler, 1958 yılında Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne, 1961 yılında ise yeni kurulan Din Eğitimi Müdürlüğüne bağlanmıştır (Kurt, 2014). Bunların yanında din dersleri, 1956 yılında ortaokullara da getirilmiştir. Din dersleri ve imam hatiplerle birlikte Demokrat Parti döneminde Kuran kurslarında da önemli bir artış yaşanmıştır (Akyüz, 2021).

14

Demokrat Parti döneminde yükseköğretim alanında yaşanan gelişmeleri açıklayınız?

Demokrat Parti iktidarında üniversite eğitimine ve kurum sayısının artırılmasına önem verilmiştir. Bunun yanında üniversitelerin nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesi, araştırma ve geliştirme enstitülerinin kurulması gibi konulara odaklanılmıştır (Kaştan ve Uyanık, 2021). Bu kapsamda 1955 yılında 20 Mayıs 1955 tarih ve 6594 sayılı Kanun’la Karadeniz Teknik Üniversitesi (Karadeniz Teknik
Üniversitesi, [KTÜ], t.y.) ve 6595 sayılı kanunla Ege Üniversitesi (Ege Üniversitesi, t.y.) kurulmuştur. Bu üniversitelerden sonra Doğu Anadolu’da uzun süredir kurulması planlanan üniversite (TBMM, 1988), “Atatürk Üniversitesi” adıyla nihayet 1957 yılında 6990 sayılı Kanun’la açılmıştır (Atatürk Üniversitesi, t.y.). Bunların yanında “Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinin kalkınmalarına katkıda bulunmak, özellikle fen bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında uzman yetiştirmek üzere” 15
Kasım 1956 tarihinde “Orta Doğu Yüksek Teknoloji Enstitüsü” kurulmuştur. Bu kurum, 7307 sayılı
Kanun’la Ortadoğu Teknik Üniversitesi adıyla 27 Mayıs 1959 tarihinde hizmet vermeye başlamıştır (Ortadoğu Teknik Üniversitesi [ODTÜ], t.y.). Bunların yanında 1959’da İstanbul, İzmir, Ankara ve Eskişehir’de İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri, Bursa ve Buca Eğitim Enstitüleri açılmıştır
(Doğan, 2018). Böylece 1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti, 34 olan yükseköğretim kurum sayısını 55’e çıkarmıştır (Sakaoğlu, 2003).

15

Mustafa Necati kimdir ve eğitime dair ne tür faaliyetlerde bulunmuştur?

1894 yılında İzmir’de dünyaya gelen Mustafa Necati, sırayla Yunan mübadelesinde Mübadele,
İmar ve İskân bakanlığı (1923), 1924 Anayasa sürecinde Adalet Bakanlığı ve 1925-1928 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapmıştır (Özer, 2005). Ancak en çok millî eğitim bakanlığı faaliyetleriyle tanınmıştır. Planlı bir şekilde eğitim reformları yapmak isteyen Mustafa Necati, 26 Aralık 1925 tarihleri arasında üçüncü Heyet-i İlmiye toplantısına başkanlık etmiştir (TTKB, t.y.). Ayrıca bu dönemde çeşitli mesleki ve teknik eğitim kurumlarının açılması ve düzenlenmesi için yabancı uzmanlar getirilmiştir (Güven, 2001). Ayrıca Mustafa Necati döneminde ilkokullardaki eğitim, şehir ve köy olarak birbirinden ayrılarak (Öztürk, t.y.) şehirlere öğretmen yetiştirmek için “İlk Muallim Mektepleri” ve köylere öğretmen yetiştirmek için Köy Muallim Mektepleri açılmıştır (Öztürk, 2018). Bunların yanında 10 bölge merkezinde birer öğretmen okulu binası yapılması kapsamında Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü, İzmir Erkek Öğretmen Okulu ve Balıkesir Erkek Muallim Mektebi gibi öncü okullar açılmıştır (Özer, 2005). Yine bu dönemde Sanâyi-i Nefîse (Güzel Sanatlar) programı ve beden eğitimi programları yeniden ele alınmıştır (Güven, 2001). Bunlara ek olarak Mustafa Necati döneminde Talim ve Terbiye Kurulunun kurulması, yeni ilkokul programının hazırlanması, öğretmenlik mesleğinin itibarının artırılması, Maarif Teşkilâtı Dâir Kanun’un çıkarılması, Harf İnkılabına hazırlıklar yapılması ve millet mekteplerinin açılması gibi faaliyetleri saymak mümkündür (Baran, t.y.; Güven, 2001; Özen, 2005). 

16

Safffet Arıkan kimdir, eğitime dair ne tür faaliyetler yürütmüştür?

1888 yılında Erzincan’da doğan Saffet Arıkan, 1925-1931 yılları arasında CHP’nin Genel Sekreterliğini yapmıştır. Soyadı Kanunu sonrasında Atatürk, kendisine “Arıkan” soy ismini vermiştir.
Erzincan, Kocaeli ve Konya milletvekilliği yapan Arıkan, 1935-1938 yılları arasında Millî Eğitim
Bakanlığı görevini yürütmüştür (Duman, t.y.). Arıkan, bakanlığı sırasında 1936 yılında Köy eğitmeni projesini başlatmıştır. İsmail Hakkı Tonguç yönetimindeki projenin başarılı olması üzerine Köy eğitmen kursları, 1937 ve 1939 yıllarında çıkarılan kanunlarla yaygınlaştırılmıştır (MEB, t.y.b; Taşkaya ve Akbaşlı, 2008). Köy eğitmen kursları tecrübesi, 1940 yılında köy enstitülerine dönüştürülmüştür (Kaştan ve Uyanık, 2021). Millî Savunma ve Millî Eğitim Bakanlıkları görevlerinin yanı sıra Berlin Büyükelçiliği de yapan Saffet Arıkan, 1947 yılında vefat etmiştir (Duman, t.y.).

17

Hasan Ali Yücel kimdir, eğitime dair ne tür faaliyetlerde bulunmuştur?

1897 yılında İstanbul’da doğan Hasan Âli Yücel, felsefe bölümünü bitirdikten sonra öğretmenliğe başlamıştır (Erdemir, t.y.). 1932 yılında atandığı Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü sırasında İsmail Hakkı (Tonguç) sıkı bir iş birliği içinde olmuştur (MEB, t.y.c). 1935 yılında milletvekili olan Yücel, 1938 yılında millî eğitim bakanı olmuştur (Erdemir, t.y.). Yücel, 1933 yılında Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne atanmıştır. Bu görev sırasında araştırmalarını ve düşüncelerini “Türkiye’de
Orta Öğretim” adlı eserde açıklamıştır. 17 Temmuz 1939’da Yücel’in başkanlığında, günümüze kadar
gelenek olarak devam eden ve çeşitli kesimlerden isimlerin eğitim sistemini tartıştığı I. Maarif Şûrası
toplanmıştır (MEB, 1939). Bir yıl sonra, 17 Nisan 1940 tarihinde köy enstitüleri kurulmuştur (Gedikoğlu, 1971). İş ve yaparak öğrenme ilkelerine dayanan köy enstitülerini İsmail Hakkı Tonguç’la iş birliği içinde geliştirmişlerdir (Erdemir, t.y.). 1940 yılında hem Ankara Devlet Konservatuvarı hem Tercüme Heyetinin kurulmasına öncülük eden Yücel, 15-21 Şubat 1943 tarihlerinde II. Maarif Şûrası’na başkanlık etmiştir (MEB, 1943). Aynı yıl yine Tebliğler Dergisi ve İlköğretim Dergisi yayınlanmaya başlamıştır (MEB, t.y.). Yükseköğretim kademesinde sırayla Ankara Fen ve Tıp Fakültelerinin ve İstanbul Teknik Üniversitesinin açılması (Çadırcı ve Süslü, 1982), Yücel döneminin diğer faaliyetleri arasındadır. Son olarak Üniversiteler Yasası da bu dönemde çıkarılmıştır (Erdemir, t.y.; MEB, t.y.). Eğitimin çeşitli kademelerinde çalışan ve 8 yıl Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Aliö Yücel’in şüphesiz en önemli icraatı, Köy Enstitülerinin açılışı olmuştur.

18

Rüştü Uzel kimdir, eğitime dair ne tür faaliyetlerde bulunmuştur?

1891 yılında Bursa’da doğan Rüştü Uzel, Fransa’da Clermont-Ferrand Üniversitesinde kimya eğitimi almıştır. 1913 yılında ülkeye döndükten sonra çeşitli okullarda öğretmen ve yönetici olarak çalışmıştır (Turan, 2003). 1930 yılında talim ve terbiye kurulu üyesi seçilen Uzel, 1933- 1941 yılları arasında Mesleki ve Teknik Öğretim Genel müdürü, 1941-1950 yılları arasında Mesleki ve Teknik Öğretim müsteşarı olarak çalışmıştır (Güçlü, 2020). Bu görevi sırasında meslekî ve teknik öğretim okulları ve gezici kurslarının ülke çapında kurularak yaygınlaştırılmasını, okul binalarının inşa edilmesini, atölye ve laboratuvarlarının modern aletlerle donatılmasını sağlamıştır (Turan, 2003). Demokrat Parti iktidarında İsmail Hakkı Tonguç ile birlikte görevden alınmış ve emekli olmuştur (Sakaoğlu, 2003). Uzel, mesleki ve teknik öğretimde yaptığı hizmetlerle Cumhuriyet döneminde teknik eğitimin gelişiminin öncüsü olarak anılmaktadır.

19

Tahsin Banguoğlu kimdir, eğitime dair hangi faaliyetlerde bulunmuştur?

1904 yılında Drama şehrinde doğan Tahsin Banguoğlu, 1930 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili
ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. İki yıl Ankara Gazi Terbiye Enstitüsünde çalıştıktan sonra
1932 yılında Almanya’ya giderek Berlin ve Breslau üniversitelerinde ünlü Türkologlarla çalışma imkânı bulmuştur. Doktorasını bitirdikten sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde çalışmaya başlamıştır. 1940 yılında Hasan Âli Yücel’in talebiyle Türkçenin ilk gramer kitabı olan “Ana Hatlarıyla Türk Grameri” adlı eserini yazmıştır. 1943 yılında Bingöl vekili olarak meclise giren Banguoğlu, I. Hasan Saka ve Şemsettin Günaltay hükûmetlerinde (1948-1950) Millî Eğitim Bakanı olarak görev yapmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı döneminde ilkokulların son iki yılında seçmeli din derslerinin getirilmesi, imam hatip kurslarının ve Ankara İlahiyat Fakültesinin açılması gibi önemli icraatlara imza atmıştır. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Londra Üniversitesine giderek Türkçe dersleri vermiştir. Aynı zamanda iki kez Türk Dil Kurumu başkanlığı yapan Tahsin Banguoğlu, 1989 yılında vefat etmiştir (Dere, 2014). 

20

Tevfik İleri kimdir, eğitime dair ne tür faaliyetlerde bulunmuştur?

1911 yılında Rize’de doğan Tevfik İleri, mühendislik eğitimi almıştır. Kariyeri boyunca mühendis, bölge müdürü, başbakan yardımcısı, ulaştırma ve millî eğitim bakanı olarak yapmıştır (Sitembölükbaşı, 2020). Demokrat Parti iktidarında iki farklı dönemde (1950-1953 ve 1957) millî
eğitim bakanlığı yapan İleri’nin asıl icraatları ilk döneminde gerçekleşmiştir. İleri döneminde öncelikle din dersleri ilkokul programlarına alınmış (1950) ve Türk Sanat Tarihi Enstitüsü (1951) kurulmuştur. Döneme damgasını vuran ve günümüze kadar etkileri devam eden imam hatip okulları
(1951-1952) ortaokul ve lise düzeylerinde yeniden açılmıştır (Sakaoğlu, 2003). Ortaokul düzeyinde 4 yıllık, lise düzeyinde 3 yıllık imam hatip okulları hizmete alınmıştır (Kurt, 2014; Sarıcan, 2020).
Bunların yanında köy enstitüleri kapatılarak ilköğretmen okullarıyla birleştirilmiştir (Akyüz, 2021).
Ayrıca hem imam hatip okullarına meslek dersi öğretmeni hem de ortaokullara din dersi öğretmeni
yetiştirmek için İstanbul’da Yüksek İslâm Enstitüsü kurulmuştur (Sitembölükbaşı, 2000). Son olarak
Kuran kurslarında önemli bir artış yaşanmıştır (Akyüz, 2021). Tevfik İleri, bu icraatlarıyla Türk eğitim tarihinde imam hatip okullarını yeniden açan isim olarak anılmaktadır.

21

Milli Eğitim Temel Kanunu’nda (1973) bahsi geçen Türk milli eğitiminin genel ilkeleri nelerdir?

Milli Eğitim Temel Kanunu’nda (1973) Türk milli eğitiminin genel ilkeleri şu şekilde sıralanmıştır:
• Genellik ve eşitlik,
• Ferdin ve toplumun ihtiyaçları,
• Yöneltme,
• Eğitim hakkı,
• Fırsat ve imkân eşitliği,
• Süreklilik,
• Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği,
• Demokrasi eğitimi,
• Lâiklik,
• Bilimsellik,
• Planlılık,
• Karma eğitim,
• Okul ile ailenin iş birliği,
• Her yerde eğitim

22

1980 sonrasında Türk Eğitim Sistemi'nde ne gibi değişiklikler olmuştur?

12 Eylül 1980 İhtilali sonrasında her alanda olduğu gibi eğitim alanında da köklü değişimler
meydana gelmiştir. İhtilal öncesinde meydana gelen kargaşa ve kaos ortamının bir daha yaşanmaması için eğitim politikaları aracılığıyla birtakım önlemler alınmaya çalışılmıştır. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi anayasal bir zorunluluk hâline getirilmiş, öğretim programlarına vatana ve millete bağlılık, iç ve dış tehditler ve Türkçülük gibi kazanımlar eklenmiştir (Kartal, 2020).

1961 Anayasası din eğitimini bireylerin kendi isteğine ve reşit olmayanların yasal varislerinin dileğine bırakırken 1982 Anayasası’nın 24. maddesinde “Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.” denilmiştir (Kartal, 2020). İhtilal sonrasında imam hatip okullarındaki öğrenci sayısında %45’lik bir artış görülmüştür. 1980’li yılların sonuna gelindiğinde imam hatip okullarının orta kısımlarına 11; lise kısımlarına 44 yeni okul eklenmiştir (Çakır vd., 2004). 1985-1986 yıllarında Anadolu İmam Hatip Liseleri açılmıştır. Anadolu İmam Hatip Liseleri bünyesindeki ortaokullarda normal ortaokul programı uygulanmış, Kur’an-ı Kerim ve Arapça dersleri zorunlu seçmeli dersler olarak kabul edilmiştir. Lise kısmında ise İmam-Hatip Liseleri ders ve öğretim programı bir ders (Yabancı Dil) fazlasıyla aynen uygulanmıştır (Buyrukçu, 2007; Emel, 2018). 28 Şubat sürecinde meslek liselerinden yükseköğretim programlarına geçişte katsayı düşürülmesiyle imam hatip liselerine olan talep azalmıştır. Siyasi nitelikte bir karar olmakla birlikte kamuoyunda tartışmaların odak noktası hâline gelmiştir (Kartal, 2020).

1997’de zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarılmasıyla birlikte ilkokullardan ortaokula geçiş sınavları kaldırılmıştır. Bu dönemde ilköğretimden ortaöğretime geçiş sınavları yapılmaya başlamıştır. Bu sınavlar çeşitli dönemlerde OKS, OGES, SBS, TEOG ve LGS gibi isimlerle anılsa da temelinde ortaöğretime geçişte merkezi bir sistemle öğrenci alımı yer almaktadır. 1998’de Dünya Bankası ile imzalanan Temel Eğitim Projesinin (1. Faz 1998- 2002) amacı; sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimi yaygınlaştırmak, kız öğrencilerin okula devam etmelerini sağlayacak önlemleri almak, özellikle kırsal bölgelerdeki ilköğretimin niteliğini arttırmak hedeflenmiştir. Temel Eğitime Destek Projesi (2002–2007) ile Türkiye’de yoksulluktan en çok etkilenen kırsal bölgeler ile şehirlerin varoş kısımlarında temel eğitim hakkından mahrum bırakılmış kızlar, yetişkinler ve risk altındaki çocukları eğitim sürecine dahil etmek hedeflenmiştir (Küçüker ve Gürbüz, 2012).

Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde eğitim-öğretimde meydana gelen gelişmeler; liselerin dört seneye çıkarılması, 2004’te daimici ve esasici eğitim felsefesinden yapılandırmacı eğitim yaklaşımına geçilmesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yapılan değişiklikler, yükseköğretime geçişte katsayı düzenlemesi, Milli Güvenlik Bilgisi dersinin kaldırılması, Kur’an kurslarına gidebilme
şartlarındaki değişiklikler, resmî törenlerin kutlanmasına dair değişiklikler ve zorunlu eğitim süresinin kesintili 4+4+4 şeklinde değiştirilmesi şeklinde özetlenebilir (Emel, 2018).

Ünite 7 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç