2 Ağustos 1914’te Osmanlı Devleti savaşa hazır olmak amacıyla genel seferberlik ilan etti ve bu durumu “silahlı tarafsızlık” (müsellah bîtaraflık) olarak adlandırdı. Ama bu tarafsızlık süreci çok uzun sürmedi. İki önemli olay savaşa bir an önce girmek yanlısı olanların elini güçlendirdi. Bunlardan biri, Temmuz Krizi’yle birlikte Britanya’nın savaşa girme ihtimali güçlendiğinde, Britanya hükûmetinin, Osmanlı Devleti’nin Armstrong-Vickers Şirketi’ne sipariş etmiş olduğu iki zırhlısına (Sultan Osman ve Reşadiye), yapılan ödemeleri iade etmeksizin 2 Ağustos 1914’te el koyduğunu açıklamasıydı.
Diğer olay ise Jön Türker’in “Milli İktisat” perspektifi doğrultusunda aslında 1908’den beri kaldırmak istedikleri kapitülasyonların nihayet 9 Eylül 1914’te, müttefik Almanya da dâhil olmak üzere Büyük Devletleri’n tepkisine rağmen, ilga edilmesiydi. Kamuoyunda geniş yankı bulan bu karar, savaşı Osmanlı İmparatorluğu için bir yeniden canlanma fırsatı olarak gören militarist yaklaşıma destek sağladı.