Evet. Döngüsel dönemde henüz bir tarih bilinci söz konusu olmamakla birlikte, bir tarih taslağının ana hatlarını oluşturacak söylencelerde ölümsüzlük gibi evrensellik gibi kavramlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu söylencelerin en eskisi Gılgamış Destanı’dır. Söylencede ortaya çıkan ve ölümsüzlüğü, sonsuz zamanı temsil eden yılan sembolizmi, sonradan Grek, Mısır, Çin, Hint ve Roma dünyasının yaratılış öykülerinde de kendisini göstermesidir. Döngüsel tasarılar, bir diğer yönüyle, kültür kavramı üzerinden şekillenmişlerdir. Bu tasarılarda, toplumsal ilişkilerin düzenlenmesinin ana eksenini oluşturan örf, adet, alışkanlık, yaşam biçimi, üretim tarzı, yönetim şekli gibi kültür ürünlerinin, basit toplumsal ilişkiler olarak ortaya çıkmalarından karmaşık toplumsal ilişkilere doğru gelişip daha sonra yok olmaları, benzer tarihsel süreçlerin, tıpkı bir organizma gibi benzer gelişim aşamalarından geçerek, ortaya çıkıp yok oldukları bir ilişki içinde ele alınmışlardır. İlk kez İbn Haldun’un Mukaddime’de ele aldığı bu tarih taslağı, daha sonra Vico, Spengler ve Toynbee’de de kendisini gösterecektir