AÖF Soru Bankası
TAR418U · Ünite 5

Millî Mücadele’ye Karşı Oluşumlar, Hareketler, İsyanlar ve Alınan Tedbirler

  • 70 soru-cevap
  • Milli Mücadele Tarihi
1

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918), savaşa son vermiş midir?

Hayır vermemiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918), savaşa son vermek yerine bilâkis yeni bir savaşın fitilini ateşlemiştir. Nitekim bu antlaşmadan kısa bir süre sonra (13 Kasım 1918) İtilâf Devletleri İstanbul’a asker çıkarmak suretiyle gerçek niyetlerini göstermişlerdir.

2

İstanbul hükümeti işgalin ilk günlerinde halkın gösterdiği tepkinin önüne geçemeyeceğini anlayınca ne yapmıştır?

İstanbul hükümeti işgalin ilk günlerinde halkın gösterdiği tepkinin önüne geçemeyeceğini anlayınca Anadolu’daki birtakım vali ve diğer yerel yöneticilere verdiği talimatlarda; asayişi bozmamak kaydıyla mitinglere izin verilmesini istemiştir. Ancak mitinglerin artmasıyla beraber hükümet ve İtilâf Devletleri telaşa kapılmıştır.

3

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgali halk tarafından şiddetle protesto edilince İngilizler ne yapmıştır?

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgali halk tarafından şiddetle protesto edilince İngilizler korkuya kapılmış, içinde hükümet üyelerinin de bulunduğu 67 İttihatçıyı 28 Mayıs 1919 tarihinde Malta Adası’na götürmüşlerdir. Söz konusu İttihatçıları İngilizler burada yargılamak istemişlerse de suç unsuru bulamayınca 1921 yılından itibaren peyderpey salıvermişlerdir.

4

Kamuoyunda işgallere karşı tepkinin dozu yükseldikçe Damat Ferit Paşa hükümeti ve İtilâf Devletleri ne yapmıştır?

Kamuoyunda işgallere karşı tepkinin dozu yükseldikçe Damat Ferit Paşa hükümeti ve İtilâf Devletleri Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a dönmesi için sürekli baskı yapmışlardır.

5

Tüm çabalara rağmen Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a dönmemesi ve yolculuğunun engellenememesi üzerine ne karar verilmiştir?

Tüm çabalara rağmen Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a dönmemesi ve yolculuğunun engellenememesi üzerine de 8 Temmuz 1919 tarihinde görevine son verilmiş, o da askerlik mesleğinden istifa etmiştir. Hatta görevine son verilmekle yetinilmemiş, bu karardan yaklaşık bir ay sonra, 9 Ağustos 1919 tarihinde sahip olduğu nişan ve madalyalar geri alınmış, fahrî yaverlik rütbesi de kaldırılmıştır.

6

Mustafa Kemal Paşa'nın verdiği bağımsızlık mücadelesinde kimler en yakın destekçisi olmuştur?

Bu mücadelede Mustafa Kemal Paşa yalnız değildi elbette. Kendi yerine vekâleten atanan Kâzım Karabekir Paşa başta olmak üzere Rauf Bey (Orbay), Refet Bey (Bele), Ali Fuad Paşa (Cebesoy) ve diğer silah arkadaşları ilk günden itibaren en yakın destekçisi olmuşlardır.

7

3. Kolordu Kumandanı Refet Bey hangi tarihte görevinden alınmıştır?

İstanbul hükümetinin millî hareketi yürütenlere karşı baskısı ve görevine son verdikleri o günlerde
sadece Mustafa Kemal Paşa ile sınırlı değildi. İngilizlerin Samsun’u işgal etmesine tepki gösteren ve iç kısımlara asker sevk etmelerine izin vermeyeceğini açıklayan 3. Kolordu Kumandanı Refet Bey de 13 Temmuz 1919 tarihinde görevinden alınmıştır.

8

Mustafa Kemal Paşa’nın görevine son verilmesinden sonra hükümet, kamuoyunun Millî Mücadele’ye yönelik desteğinin önüne geçmek ve şehirlerdeki Müdafaa-i Hukuk yapılanmasını ortadan kaldırmak için ne yapmıştır?

Mustafa Kemal Paşa’nın görevine son verilmesinden sonra hükümet, kamuoyunun Millî Mücadele’ye yönelik desteğinin önüne geçmek ve şehirlerdeki Müdafaa-i Hukuk yapılanmasını ortadan kaldırmak için Anadolu’daki diğer komutan, vali, belediye başkanı gibi mahallî idareciler üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır.

9

Hükümet, Erzurum Kongresi’nin toplanma hazırlığının yapıldığı 1919 yılı Temmuz ayı başlarında millî faaliyetleri durdurmak için ne yapmıştır?

Hükümet, Erzurum Kongresi’nin toplanma hazırlığının yapıldığı 1919 yılı Temmuz ayı başlarında millî faaliyetleri durdurmak için çabasını daha da yoğunlaştırmıştır. Vilayet temsilcilerine gönderdiği talimatlarda kongrenin anayasaya aykırı olduğu, vatan için zararlı olan bu toplantının mutlaka engellenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

10

Hükümet Karesi Mutasarrıfına yapılan uyarıda ne yapmaya çalışmış ve hangi talimatı vermiştir?

Karesi Mutasarrıfına yapılan uyarıda ise Teşkilât-ı Milliye adı altında hareket eden halk ile Yunanlılar arasındaki çarpışmaların devam ettiğini, bu gibi teşkilat ve çarpışmaların  Yunan istilasını engellemediğini bilakis istilayı artırdığını ve birçok Müslüman nüfusun mahvını ve memleketin harap olması sonucunu doğurduğunu dile getirmiştir. Hatta Kuva-yı Milliyecilerin Yunanlılar tarafından daha şiddetli bir şekilde cezalandıracağını ileri sürerek korkutmaya çalışmış ve bundan kaçınılması talimatını vermiştir.

11

Hükümet Erzurum Kongresi’nin toplanması konusunda başarısız olunca Anadolu’da görev yapan bürokratlara gönderdiği talimatlarda ne istemiştir?

Hükümet Erzurum Kongresi’nin toplanması konusunda başarısız olunca, aynı baskıyı Sivas Kongresi’nin toplanmaması için yapmıştır. Sivil-asker Anadolu’da görev yapan bürokratlara gönderdiği talimatlarda kongreye katılacak olan delegelerin engellenmesi ve Kuva-yı Milliye’nin ortadan kaldırılması için askerî harekât yapmalarını istemiştir.

12

Hükümet uyarı ve baskıya rağmen Erzurum Kongresi’nin toplanmasını engelleyemeyince hangi yollara başvurmuştur?

Hükümet uyarı ve baskıya rağmen Erzurum Kongresi’nin toplanmasını engelleyemeyince daha sert önlemler almaya yönelmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın görevine son verileli neredeyse bir ay olmasına rağmen kongre çalışmalarının başarılı şekilde yürütüyor olması hükümeti, ümitsizce de olsa 15. Kolordu Komutanı Kâzım Paşa’dan yardım isteme noktasına getirmiştir. Harbiye Nazırı, 30 Temmuz 1919 tarihinde Karabekir Paşa’ya gönderdiği şifre telgrafta; kongreyi dağıtmasını ve vilayet tarafından alınacak tedbirlere yardım etmesini istemiştir. Ayrıca Mustafa Kemal Paşa ve Refet Bey’i hükümet emirlerine muhalefetlerinden dolayı tutuklayarak İstanbul’a göndermesinin hükümetçe uygun görüldüğünü bildirmiştir.

13

Vali Cemal Bey kimdir?

Vali Cemal Bey, Damat Ferit Paşa hükümetlerinde önce Dahiliye Nazırlığı sonra da Konya Valiliği görevlerinde bulunmuştur. Nazırlığı sırasında Ermeni meselesine yönelik açıklamaları sebebiyle ‘Artin Cemal” olarak adlandırılmıştır.’ Valiliği sırasında da Millî Mücadele’nin Konya vilayetinde gelişmemesi için her türlü çabayı sarf etmiş, bu şehirde çıkan isyanlarda rolü olmuştur. Lozan Antlaşması’nda çıkarılan genel aftan istisna tutulan yüzellilikler arasındadır.

14

1920 yılı Nisan ayı başında bir kez daha hükümeti kurmakla görevlendirilen Damat Ferit Paşa'nın göreve gelir gelmez Kuva-yı Milliye’nin bu sefer “kökünü tamamen kazıyacağına” niyetlendiğini gösteren sert karalardan ilki nedir?

Damat Ferit Paşa 1920 yılı Nisan ayı başında bir kez daha hükümeti kurmakla görevlendirilmiştir. Gelir gelmez aldığı sert kararlar, 1919 yılı içinde bitiremediği Kuva-yı Milliye’nin bu sefer “kökünü tamamen kazıyacağına” niyetlendiğini göstermiştir. Bunlardan ilki, verilmesinde İngiliz baskısının daha çok hissedildiği Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah Efendi’nin 10 Nisan 1920 tarihinde yayımlanan fetvasıdır.

15

Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah Efendi’nin 10 Nisan 1920 tarihinde yayımlanan fetvası neleri içermektedir?

Fetva, Takvim-i Vekayii ve dönemin İstanbul gazetelerinde de yer almıştır. Buna göre; Millî Mücadele’yi yürütenler kast edilerek, bazı “şer zümrelerin” bir araya gelerek sadık Osmanlı vatandaşlarını kandırdıkları ve padişaha isyan edip ondan izinsiz halktan zorla asker ve para topladıkları dile getiriliyordu. Yine bu kişilerin köy ve kasabalara hücum edip yakıp yıktıkları, masum insanları katlettikleri ve devlet düzenini bozduklarına yer veriliyordu. İşte bu gerekçelerle “isyancı” diye adlandırılan Kuva-yı Milliyecilerin öldürülmelerinin “meşru” ve “farz” olduğu fetvası verilmişti. Ayrıca onların üzerine gönderilen askerlerin kaçmasının büyük bir günah olduğu, onları öldürenlerin gazi, onlar tarafından öldürülenlerin ise şehit sayılacağı da fetvada yer almıştı. Anadolu’nun birçok vilayetine dağıtılan bu fetva ile halkın Kuvayı Milliye’den uzak tutulması amaçlanmıştır.

16

Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un fetvasını geçersiz ve etkisiz bırakmak için ne yapmıştır?

Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un fetvasını geçersiz ve etkisiz bırakmak için aynı yöntemle mukabelede bulunmuş, 16 Nisan 1920 tarihinde Ankara müftüsü Mehmet Rıfat Efendi (Börekçi) ile beraber yüz elli kadar müftünün imzasını taşıyan karşı bir fetva yayımlatmıştır.

17

Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un fetvasını geçersiz ve etkisiz bırakmak için yayımlattığı karşı fetvanın içeriği nedir?

Bu fetvada; meşru haklarına tecavüz edilen bir memleketi düşmandan temizlemek için mücadeleye başvuran Müslümanların isyancı olamayacağı dile getirilmiştir. Düşman zoruyla alınmış olan İstanbul fetvasına uymanın da şer’an caiz olamayacağı vurgulanmıştır.

18

Damat Ferit Paşa’nın 1920 Nisan’ında ikinci kez hükümeti kurduğu zaman Kuva-yı Milliye’yi ortadan kaldırmak için başvurduğu yöntemlerden bir diğeri nedir?

Damat Ferit Paşa’nın 1920 Nisan’ında ikinci kez hükümeti kurduğu zaman Kuva-yı Milliye’yi ortadan kaldırmak için başvurduğu yöntemlerden birisi de 18 Nisan 1920 tarihinde kurduğu Kuva-yı İnzibatiye adlı askerî birliktir.

19

Damat Ferit Paşa’nın 1920 Nisan’ında ikinci kez hükümeti kurduğu zaman Kuva-yı Milliye’yi ortadan kaldırmak için kurduğu Kuva-yı İnzibatiye'de kimler görevlendirilmiştir?

Damat Ferit Paşa’nın 1920 Nisan’ında ikinci kez hükümeti kurduğu zaman Kuva-yı Milliye’yi ortadan kaldırmak için başvurduğu yöntemlerden birisi de 18 Nisan 1920 tarihinde kurduğu Kuva-yı İnzibatiye adlı askerî birliktir. İngilizlerin siyasi ve askerî desteğiyle kurulan bu birliğin komutanlığına, “Kuva-yı Milliye’nin hakkından ancak ben gelirim diyen” Süleyman Şefik Paşa ile İttihat ve Terakki döneminde tasfiye edilmiş subaylar görevlendirildi.

20

Divân-ı Harb-i Örfî adlı askeri mahkeme hangi tarihte ve ne amaçla kurulmuştur?

Mütarekeden sonra işgal altındaki İstanbul’da Ermeni tehcirinden sorumlu tutulanları yargılamak amacıyla 18 Aralık 1918 tarihinde Divân-ı Harb-i Örfî adlı askeri bir mahkeme kurulmuştu.

21

Damat Ferit Paşa'nın Kuva-yı Milliye ile mücadelede aldığı hukuki önlem nedir?

1920 yılı Nisan ayında Damat Ferit Paşa bir kez daha hükümeti kurmakla görevlendirilince yaptığı icraatın başında mevcut Divân-ı Harb-i Örfî mahkemesinin yetkilerini artırmak ve kurallarını değiştirmek olmuştur. Buna göre mahkemeye daha önce sadece Ermeni tehcirinden sorumlu olanları yargılama yetkisi verilmişken şimdi Kuva-yı Milliye’ye katılan, para, silah ve cephane yardımında bulunanları da yargılama yetkisi verildi. İşgallere karşı vatanı savunan herkes “asi”, “padişah ve halifeye karşı gelmiş” kişiler olarak itham edildi ve bu mahkemede yargılandılar. Yargılama sırasında sanığa avukat tutmaya izin verilmez, lehinde ifade vermeye müsaade edilmezken aleyhinde şahitlik etmeye her türlü kolaylık sağlanmaktaydı.

22

Millî Mücadele’nin bütün hızıyla devam ettiği 1919-1921 yılları arasında TBMM’ye karşı yapılan ayaklanmaların arkasında kimler vardır?

Millî Mücadele’nin bütün hızıyla devam ettiği 1919-1921 yılları arasında TBMM’ye karşı birçok ayaklanma yaşanmıştır. Bu ayaklanmaların bazılarının arkasında İtilaf Devletleri, bazılarının
arkasında İstanbul hükümeti bazılarının arkasında ise bölgesel güç haline gelmek isteyen kişiler olmuştur.

23

İngilizlerin mütarekeden sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Kürtleri ayaklandırıp vatanı parçalama-bölme gayreti sonucu hangi ayaklanma çıkmıştır?

İngilizler mütarekeden sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Kürtleri ayaklandırıp vatanı parçalama-bölme gayretine girişmiştir. Bu girişimin bir sonucu olarak 11 Mayıs 1919 tarihinde Mardin bölgesinde Ali Batı adlı bir aşiret reisinin öncülüğünde ayaklanma çıkmıştır.

24

Konya’nın güneyinde bulunan Bozkır ilçesinde meydana gelen Birinci Bozkır Ayaklanması kimlerin ortak hareketlerinin sonucudur?

Konya’nın güneyinde bulunan Bozkır ilçesinde meydana gelen ayaklanma, bölgede etkinliği bulunan Hürriyet ve İtilâf Partisi mensuplarından Zeynelabidin, İngiliz casus papaz Frew ve Konya Valisi Cemal Bey’in ortak hareketlerinin bir sonucudur.

25

İkinci Bozkır Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Birinci Bozkır ayaklanmasının bastırılmasından sonra Zeynelabidin’in kardeşi yetmiş kadar silahlı ve yüzlerce silahsız insanla yeniden isyan çıkarmıştır.

26

Birinci Anzavur Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Emekli Jandarma Binbaşısı olan Ahmet Anzavur, Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı mücadele eden Kuva-yı Milliye’yi ortadan kaldırmak amacıyla İngiliz ve İstanbul hükümeti destekli olarak bir ayaklanma çıkarmıştır.

27

Bayburt’a bağlı Hart beldesinde kendisini şeyh ilan eden ve mehdi olduğunu savunan Şeyh Eşref halkı nasıl kışkırtmıştır?

Şeyh Eşref, Bayburt’a bağlı Hart beldesinde kendisini şeyh ilan eden ve mehdi olduğunu savunan birisi idi. Erzurum ve Sürmene yörelerinde oldukça etkili olmuştur. Hükümeti dinsizlik ve gavurlukla suçlayıp halkı kışkırtmıştır.

28

İkinci Anzavur Ayaklanması neden ve nasıl çıkmıştır?

1920 yılı başlarında Kuva-yı Milliye hareketi önceki aylara göre daha da güçlenmişti. Bu durum kendisini bazı olaylarda açıkça hissettirmişti. Sözgelimi; Meclis-i Mebusan’da Misak-ı Millî’nin kabulü, Fransızların kontrolünde bulunan Akbaş cephaneliğinin basılıp mühimmatın kaçırılması, hatta 12 Şubat 1920 tarihinde Fransızların Maraş’ta yenilmeleri bu başarılardan birkaçıdır. İşgalciler bu gelişmelerden oldukça endişeliydiler. Özellikle Batı Anadolu Kuva-yı Milliyecilerinin başarıları ve bu meyanda Kuva-yı Milliye komutanı Bigalı Köprülü Hamdi Bey’in bölgedeki faaliyetleri İngilizleri rahatsız etmekteydi. İngilizler tüm bu başarıları gölgelemek ve ortadan kaldırmak için Ahmet Anzavur’u tekrar harekete geçirmiştir. Anzavur Çerkez köylerini dolaşarak halkı isyana teşvik etmiştir. Bunun sonucu olarak Çerkezlerin başına geçen Gavur İmam lakaplı şahıs topladığı binden fazla kişiyle Biga’ya saldırdı.

29

Birinci Düzce Ayaklanması ne zaman başlamıştır?

Birinci ve İkinci Anzavur ayaklanmasının bastırılmasından sonra çoğunluğunu bölgede yaşayan Abaza ve Çerkezlerden oluşan halkın katılımıyla 13 Nisan 1920 tarihinde Düzce’nin Ömer Efendi köyünde isyan başlatılmıştır.

30

Postacı Nazım ve Zile Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Anzavur ayaklanmasının bastırılması sırasında yaşananlar, Millî Mücadele karşıtı basın tarafından birçok Çerkez köyünün yakılıp yıkıldığı şeklinde propaganda yapılmıştır. Bu propagandanın da etkisiyle 14 Mayıs 1920 tarihinde Yenihan’da Posta nakliyatı işi ile uğraşan Nazım, Çerkez Kara Mustafa’yı da yanına alarak yüzlerce taraftarıyla Zile’ye saldırmıştır. Bolu ve Düzce isyancılarından bazılarını da yanına alan Postacı Nazım, padişahın fetva ve beyannamelerini halka dağıtarak isyancı sayısını çoğaltmıştır.

31

Cemil Çeto Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Mondros Mütarekesi sonrasında İngilizlerin ve Fransızların kışkırtmasıyla Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde Kürtçülük hareketlerinde bir artış olmuştu. Bazı aşiret mensuplarına verilen vaatler, dağıtılan silahlar ve Kürdistan kurma hayali bölgedeki asayişin bozulmasına yol açmıştır. Bu kışkırtmalar sonucu Bahtiyar Aşireti reisi Cemil Çeto birkaç aşiretle birleşerek Garzan bölgesinde yüzlerce adamıyla harekete geçti. Amacı kendi bölgesinde bir Kürt oluşumu sağlamaktı.

32

Çapanoğulları İsyanı nasıl çıkmıştır?

Millî hareketi kabul etmekte zorlanan ve TBMM’nin otoritesini benimsemek istemeyen ayaklanmalardan birisi de Yozgat yöresinde çıkmıştır. Ayaklanmada, Yozgat Mutasarrıfı Necip Bey’in; Heyet-i Temsiliye’nin talimatlarını dinlememesi, “Allah’tan, padişahtan ve onların kanunlarından başka bir şey tanımadığını” bildirerek karşı gelmesi üzerine görevden alınıp yerine muhasebeci Arif Hikmet Bey’in tayin edilmesi etkili olmuştur. Yozgat ve yöresinde nüfuz sahibi olan Hürriyet ve İtilâf Fırkası mensubu Çapanoğlu Edip ile kardeşinin de görevden alınan Mutasarrıf Necip Bey’in yanında yer alıp millî harekete karşı çıkmaları ve halkı isyana teşvik etmeleri de Kuva-yı Milliye aleyhtarlarının sayısını daha da artırmıştır.

33

Millî Aşireti Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Güneydoğu Anadolu’da yaşayan bazı Kürt aşiretleri, İngiliz ve Fransızların tahrikiyle yüzlerce yıl huzur içinde yaşadıkları devlete karşı isyan edip bağımsız olma hayalini kurmuşlardır. Bu amaçla ayaklanan aşiretlerden birisi de Millî Aşireti’dir. Aşiret, Fransızların güney şehirlerini işgal etmelerini fırsat bilip Siverek yönünde ilerlemişlerdir. Ancak isyancılar daha fazla dayanamamış, üzerlerine gönderilen askerî birliklerin başarılı mücadelesi sonucu Suriye’ye kaçmışlardır. Ancak isyancı aşiret burada da boş durmamış, binlerce atlı ve yaya kuvvetlerle güçlendikten sonra 25 Ağustos 1920 tarihinde tekrar isyan ederek Viranşehir’e girmişlerdir. Burada, TBMM’ne karşı harekete geçtiklerini ilan etmişlerdir.

34

İkinci Düzce Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Birinci Düzce ayaklanmasının bastırılmasından sonra Çerkez Ethem ve Binbaşı Çolak İbrahim emrindeki kuvvetler farklı bölgelere kaydırılmıştı. O sırada Yozgat ve Zile isyanları çıkmıştı. Yunan kuvvetleri de Bursa’yı işgal etmişti. Yunan taarruzunun devam ettiği günlerde Bolu ve Düzce bölgesindeki kuvvetler buradan ayrılınca İngiliz ve Yunanlıların kışkırttığı, İstanbul hükümetinin de desteklediği yüzlerce Rum ve Abaza olaylar çıkartıp Düzce’yi işgal ettiler. Kaymakam, jandarma komutanı, subay ve erleri tutuklayıp Düzce’ye hâkim oldular.

35

Konya'da Delibaş Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Bozkır ayaklanması bastırılmış olmasına rağmen Konya Valisi Cemal Bey’in valiliği sırasında oluşturduğu ortam sebebiyle isyan tamamen yok edilememişti. Özellikle İtilâf devletleriyle savaşmanın imkânsızlığı, onlarla yapılacak mücadelenin ülkeyi daha da kötü duruma düşüreceği hatta Konya’nın da işgal edileceği şeklindeki propagandalar halkın Kuva-yı Milliyecileri düşman gibi görmelerine yol açtı. Kuva-yı Milliyecilerin İttihatçıların devamı olduğu, ülkeyi tekrar daha kötü bir duruma sokacağı biçimindeki dedikodular da isyancı grubun sayısının artmasında rol oynadı. İtilâf Devletlerinin ve İstanbul hükümetin uyguladığı politikalara ilaveten İngiliz Muhipleri Cemiyeti üyesi Said Molla ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası mensubu Zeynelabidin’in kışkırtıcı faaliyetleri de Konya’da isyan çıkması için gerekli ortamı sağlamış oldu.

Bu ortam, Bozkır ayaklanması sırasında yakalanmamış olan Delibaş Mehmet isimli şahsın etrafına topladığı 500 kadar kişi ile 2 Ekim 1920 tarihinde Çumra’yı basmasını doğurdu. Daha sonra Konya’ya gelen Delibaş Mehmet hükümet konağını, postane, jandarma okulu ve askerî liseyi işgal etti.

36

Demirci Mehmet Efe Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Demirci Mehmet Efe, emrindeki yüzlerce milis gücü ile Yunanlılara karşı başarılı hizmetlerde bulunmuştur. Anzavur ve Konya ayaklanmalarının bastırılmasında da önemli katkılar sunmuştur. Ancak emrindeki güçlerin düzenli orduya katılması konusu gündeme gelince başlangıçta olumlu bakmasına rağmen Çerkez Ethem’in de kışkırtmasıyla bu karara direnç gösterip problem çıkartmıştır.

37

Koçkiri Ayaklanması ne zaman ve nasıl çıkmıştır?

Koçkiri ayaklanması, Zara, Suşehri, İmranlı, Refahiye, Kemah, Divriği ve Kangal ilçelerinin yanı sıra bağlı köylerinde Batı cephesinde savaşın şiddetli şekilde devam ettiği günlerde çıkmıştır. Koçkiri aşireti reisi Haydar Bey söz konusu bölgede İtilâf devletlerinin de kışkırtmalarıyla özerk bir Kürdistan kurulması çabasına girişmiş ve isyana kalkışmıştır. İsyancılar TBMM hükümetinden kendileri için Sevr Barış Antlaşmasında öngörülen özerk yapıyı tanıyıp tanımayacağını sormuş, kabul edilmemesi halinde haklarını silah zoruyla alacakları tehdidinde bulunmuşlardır. Plan, İngilizlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Kürdistan ve Ermenistan kurma amaçlarının bir parçası olarak uygulamaya konulmuştur.

38

Pontus Rum Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi ile birlikte Samsun’dan Trabzon’a kadar olan bölgede bağımsız Pontus Rum devleti kurma hayali tekrar canlanmıştır. Bu amaçla bölgede yaşayan Rumlar Pontus Cemiyetini kurdular. Merzifon Amerikan Koleji de buradaki Pontusçuluk ruhunu besleyen eğitimler vermiş, mezunları bu düşünceyi gerçekleştirmek için çetecilik faaliyetleri yürütmüşlerdir. Bu faaliyetlerin sonucu olarak bölgede birçok Türk köyüne yapılan saldırılarda yüzlerce Türk öldürülmüş, yağma ve tecavüzler yaşanmıştır. Dünya Savaşı’nın mağlubiyetle sonuçlanmış olması Rumları cesaretlendirdiği için 1919 yılında Paris Barış Konferansına sunulan muhtırada Doğu Karadeniz’in ve Doğu Anadolu’nun Türklere ait olmadığı dair iddialara yer verilmiştir. Ermeniler de Rumlarla ortak hareket ettiğinden bölgede çetecilik faaliyetleri daha da yoğunlaşmıştır.

39

Çerkez Ethem hangi görevlerde bulunmuştur?

Çerkez Ethem, Balkan ve I. Dünya Savaşlarına katılmış, savaş sona erince de memleketi Bandırma’ya yerleşmiştir. Yunanlılar İzmir’i işgal edince Batı bölgesinde kurulan Kuva-yı Milliye müfrezeleri çerçevesinde o da Salihli bölgesinde sahip olduğu 150 kadar milis gücü ile Yunanlılara karşı mücadele etmiştir. Çerkez Ethem, 1919 ve 1920 yılları arasında iç ve dış kaynaklı çıkan isyanların bastırılmasında da önemli görevler üstlenmiştir. Nitekim; Anzavur, Yozgat Çapanoğulları, Zile ve Düzce ayaklanmalarında kayda değer başarılar elde etmiştir.

40

Çerkez Ethem Ayaklanması nasıl çıkmıştır?

Çerkez Ethem’in ayaklanmaların bastırılmasında gösterdiği başarıya bağlı olarak şöhretinin artması ve gittiği yerlerde gördüğü sevgi, gurur ve kibre kapılmasına yol açmıştır. Verilen talimatları dinlememeye başlamış, sahip olduğu silahlı gücün nizamî ordu birliklerine katılmasını kabul etmemiştir. Birikimi, Anadolu’da yeni bir devletin doğmakta olduğunu anlamaya yetmediği için Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa (Çakmak), Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ve İsmet Paşa’ya (İnönü) karşı saygı sınırlarını aşan davranışlara girmesine neden olmuştur. Nitekim; Çerkez Ethem, Yozgat ayaklanmasını bastırdıktan sonra ayaklanmada rolü olduğunu iddia ettiği Ankara Valisi Yahya Galip Bey’in yargılanmak üzere Yozgat’a gönderilmesini engellediği için Mustafa Kemal Paşa’ya sert bir tavır takınarak; “ben Mustafa Kemal’i meclisin önünde asacağım” diyecek kadar ileri gitmiştir. Ankara hükümetinin Batı Cephesinde Yunan işgalinin önlenmesi konusundaki düzenlemesine itiraz etmiş, keyfi hareketlere girişmiştir. Yüzlerce yıllık devlet geleneğinin temsilcisi konumunda olan subayların ve devlet adamlarının keyfi davranışlara göz yumması elbette mümkün değildi. Bu yüzden Çerkez Ethem, Mustafa Kemal Paşa ve diğer komutanlarca defalarca uyarılmıştır. Ancak o, silahlı gücünün verdiği kibirle bunları dikkate almamış, TBMM’nin otoritesini tanımamaya başlamıştır. O günlerde Ankara’da sosyalist düşünceye sahip bazı kişilerin de telkinleriyle gittikçe kontrol edilemez bir hale gelmiş, hatta sosyalist bir devrimi gerçekleştirecek halk ordusunun başı olarak görenler de olmuştur.

TBMM Hükümetinin 1920 yılı sonbaharında Yunan ordusu karşısında daha iyi bir sonuç almak amacıyla Batı cephesini Batı ve Güney olarak ayırması, Ethem ve taraftarlarını rahatsız etmiştir. Çünkü o milis güçlerinin düzenli orduya katılmasını istemiyordu. 20 Aralık 1920 tarihinde Batı Cephesi Komutanlığı’na yazdığı bir yazıda, “Bundan sonra sizi bir üst olarak tanımakta mazurum ve sizinle münasebetimi kestiğimi bildiririm” demiştir. Böylece Ethem ve kardeşleri, ülke için birlik olmak gerektiğini idrak edememişler, vatan için çarpışan askerî birliklere karşı Kütahya’da saldırıya geçmişlerdir.

41

Mütareke sonrası işgallerin başlamasıyla siyasi amaçlı faaliyetlere başlayan en önemli gayrimüslim unsurlar kimlerdir?

Mütareke sonrası işgallerin başlamasıyla siyasi amaçlı faaliyetlere başlayan gayrimüslim unsurların başında Rumlar gelmiştir.

42

Rumların kurduğu Mavri Mira cemiyetinin hedefi neydi?

Mavri Mira cemiyetinin hedefi İstanbul, Trakya ve İnebolu’dan başlayıp Muğla’ya kadar olan hattın batısını Yunanistan’a bağlamaktı.

43

Mavri Mira cemiyetine bağlı çeteler hangi eylemleri gerçekleştirmişlerdir?

Bu cemiyete bağlı çeteler, İstanbul’un Anadolu yakasında ve Batı Anadolu şehirlerinde Türklere karşı her türlü zulmü yapmışlar; yol kesme, hırsızlık, kaçakçılık, adam öldürme, kadınlara tecavüz ve kaçırma gibi eylemleriyle ülkede güvenliğin daha da kötüleşmesine yol açmışlardır.

44

Pontus Rum cemiyetinin amacı nedir?

Cemiyetin amacı, Batum’dan İnebolu’ya, Karadeniz kıyı şeridinden içeride Amasya’ya kadar olan sahada bir Pontus Rum Devleti kurmak ve daha sonra da Yunanistan ile birleştirmektir.

45

Pontus Rum cemiyeti ne zaman ve kimler tarafından kurulmuştur?

1904 yılında Trabzon Rumları tarafından kurulmuştur.

46

Etnik-i Eterya cemiyeti kaç yılında hani amaçla kurulmuştur?

Bu cemiyet, 1814 yılında Yunanlıların bağımsızlığını elde etmek için gizli olarak kurulmuştur. Esas amaç Yunan Patriğinin de desteğiyle Bizans İmparatorluğunu canlandırmak olduğu için, Yunanistan’ın bağımsız olmasından sonra da faaliyetlerini sürdürmüştür.

47

Rumların kurduğu Kordos komitesinin görevi nedir?

Rumların kurduğu bir başka örgüt de Kordos adıyla faaliyet gösteren komitedir. Yunanistan tarafından idare edilen ve başında Yunanistanlı bir Rum tarafından yönetilen bu komitenin görevi, dışarıdan göçmen gibi gelen çete mensuplarının kaydını yaptıktan sonra, güvenliği bozmak amacıyla ülkenin değişik yerlerine göndermekti.

48

Ermenilerin dışarıdan aldıkları destekle kurdukları Taşnak ve Hınçak gibi terör örgütleri hangi eylemlerde bulunmuşlardır?

Ermenilerin dışarıdan aldıkları destekle Taşnak ve Hınçak gibi terör örgütleri katliam eylemlerinde bulunmuşlardır. Sultan II. Abdülhamit’e suikast düzenlemek, Osmanlı Bankasını bombalamak ve Anadolu’nun farklı şehirlerinde onlarca silahlı terör faaliyetleri düzenlemek suretiyle yüzbinlerce Müslümanı katletmişlerdir.

49

Osmanlı Devleti kaçınılmaz olarak gireceği Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında seferberlik ilan ettiğinde Osmanlı vatandaşı olarak ellerine silah verilerek cepheye sevk edilen Ermeniler ne yapmışlardır?

Osmanlı Devleti kaçınılmaz olarak gireceği Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında seferberlik ilan etmiş, bu çerçevede tüm vatandaşlarını askerlik hizmeti için cepheye çağırmıştı. Şüphesiz Ermeniler de bir Osmanlı vatandaşı olarak bunların içindeydi ve ellerine silah verilerek cepheye sevk edilmişti. Ancak önemli sayıda Ermeni, yaşadıkları “vatanları” için değil Ruslarla ve diğerleriyle iş birliği yaparak ellerine verilen silahları Türk askerine karşı kullandılar.

50

Ermenilerin kurduğu terör örgütünün adı nedir ve bu örgüt hangi eylemlerde bulunmuştur?

Savaş sonrasında dünyanın farklı ülkelerine göç eden Ermeniler Cumhuriyetin ilanından sonra bir müddet sessiz kaldılarsa da 1965 yılından itibaren tekrar harekete geçtiler. Seslerini tüm dünyaya duyurmak amacıyla 1975 yılında ASALA adlı terör örgütünü kurup dünyanın farklı ülkelerinde Türk diplomatlarına suikastlar düzenlediler.

51

Kürt Teâli Cemiyeti ne zaman ve nasıl kurulmuştur?

Kürtler ilk olarak 1908 yılında II. Meşrutiyetle birlikte Kürt Teâvün Cemiyeti’ni kurmuştur. Cemiyet başlangıçta Osmanlıcılık düşüncesinde idi. Ancak Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti’nin dağılmakta olduğu görülünce düşmana karşı savaşmak yerine bazı Kürt temsilcileri İngilizlerin de desteğiyle Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’da Kürt Teâli Cemiyetini kurdular.

52

Kürt Teâli Cemiyetinin isteği nedir?

Kürt Teâli Cemiyetinin kurucuları olan -ki aynı zamanda ayan meclisi üyesi idi- Seyyit Abdülkadir ve arkadaşları İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Andrew Ryan’la görüşmüş, ona İngiltere mandası altında özerk Kürdistan talebini açıklamışlardır.

53

İngiliz Muhipleri Cemiyeti ne zaman kimin öncülüğünde kurulmuştur?

İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İzmir’in işgalinden kısa bir süre sonra 20 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’da Said Molla ve İngiliz rahip Robert Frew’in öncülüğünde kurulmuştur.

54

İngiliz Muhipleri Cemiyetinin hedefi nedir?

Cemiyet, idaresinde milyonlarca Müslüman bulunduran İngiltere ile Osmanlı hilâfet ve saltanatı arasındaki tarihî bağları daha da güçlendirmeyi hedef olarak belirlemiştir.

55

Wilson Prensipleri cemiyeti hangi tarihte kurulmuştur?

Cemiyet 4 Aralık 1918 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur.

56

Wilson Prensipleri cemiyetinin üyeleri kimlerden oluşmaktaydı?

Cemiyetin üyeleri Halide Edip (Adıvar), Ahmet Emin (Yalman), Celal Nuri (İleri), Prof. Necmettin Sadı (Sadak) gibi çoğu gazeteci, doktor, avukat gibi entelektüellerden oluşmaktaydı.

57

Wilson Prensipleri Cemiyetinin beyannamesinde ne dile getirilmiştir?

Beyannamesinde Amerikan’ın Türkiye’yi 15-25 yıl boyunca himayesine alıp refaha kavuşturması ve Amerika’dan uzmanlar gelip her alanda reformlar yapılması dile getirilmiştir.

58

Wilson Prensipleri Cemiyetinin, İngiliz Muhipleri Cemiyetinden farkı neydi?

Cemiyet, İngiliz Muhipleri Cemiyeti gibi Millî Mücadele’ye karşı cephe almış kişilerden oluşmuş değildi. Ülkenin bağımsızlığını elde edebileceğine olan tereddüt ve Amerikan’ın çok uzakta olup Osmanlıya hiç zararının dokunmadığını düşünmüş olmaları dolayısıyla söz konusu ülkenin mandası altına girmesini sakıncalı görmemişlerdir.

59

Hürriyet ve İtilâf Partisi kaç yılında kurulmuştur?

Parti ilk kez 1911 yılında kurulmuş olup iki seneye yakın çalıştıktan sonra kapatılmıştır (Birinci, 1990). 10 Ocak 1919 tarihinde siyasi hayata tekrar başlamıştır.

60

Hürriyet ve İtilâf Partisinde hangi isimler vardır?

Hürriyet ve İtilâf Partisi Millî Mücadele’nin şiddetli karşıtı idi. Parti içinde Damat Ferit Paşa’nın yanı sıra Konyalı Zeynelabidin Hoca, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Kürtçülüğün savunucularından Seyyid Abdülkadir ile İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Said Molla gibi isimler mevcuttu.

61

Hürriyet ve İtilâf Partisi hangi eylemlerde bulunmuşlardır?

Hürriyet ve İtilâf Partisi İngilizlerin desteği ve siyasi güçlerinin etkisiyle Kuva-yı Milliye aleyhinde yoğun çalışmalar yapmışlar ve Anadolu’daki birçok isyanın destek ve teşvikçisi olmuşlardır. Anadolu’nun birçok yerinde bulunan şubeleri aracılığıyla Kuva-yı Milliyecileri belirleyerek siyasi ve hukukî açıdan onları etkisiz hale getirmek için yoğun çaba sarf etmişlerdir.

62

Teâli-i İslâm Cemiyeti hangi tarihte kimin başkanlığında kurulmuştur?

Teâli-i İslâm Cemiyeti Cemiyet, İstanbul’daki bazı medrese hocaları tarafından merkezi İstanbul olmak üzere 19 Şubat 1919 tarihinde İskilipli Mehmet Atıf Efendi başkanlığında kurulmuştur.

63

Teâli-i İslâm Cemiyeti hangi bölgelerde etkili olmuştur ve bu cemiyetin amacı nedir?

Teâli-i İslâm Cemiyeti özellikle Bursa ve Konya’da etkili olmuştur. Amacını; din-devlet ayrılığına taraftar bulunmayan, ilmî, ahlâkî ve sosyal yollarla siyasi hayata etki yapmak olarak açıklamıştır.

64

Nigehban-ı Askerî Cemiyeti ne zaman kurulmuştur?

Cemiyet, kesin olmamakla beraber 1919 yılının ilk günlerinde kurulmuştur.

65

Millî Mücadele’ye açıkça tavır alan Nigehban-ı Askerî Cemiyeti üyeleri sadrazama sundukları dilekçelerinde neyi dile getirmişlerdir?

Millî Mücadele’ye açıkça tavır alan cemiyet üyeleri, 25 Eylül 1919 tarihinde sadrazama sundukları dilekçelerinde, Kuva-yı Milliyecilerin faaliyetlerini “cinayet” olarak adlandırmışlardır. Kuva-yı Milliyecilerin siyaset yaptıklarını, kendilerinin ise üç bin subay olarak padişaha bağlı olduklarını dile getirmişlerdir.

66

İstanbul basını Millî Mücadele’yi neden istenilen ölçüde desteklememiştir?

İstanbul basınının Millî Mücadele’yi istenilen ölçüde desteklediğini söylemek mümkün değildir. Bunda İstanbul’un işgal altında bulunuşu, her an kapatılma veya yazarlarının cezalandırılması etkili olmuştur. Hükümetin politikası da benzer şekilde olduğu için İstanbul basınının Millî Mücadele lehinde yayın yapması oldukça zordu. Nitekim; Mustafa Kemal Paşa hakkında bir vesileyle haber yapan Vakit gazetesi Mustafa Kemal Paşa için “Paşa” unvanını kullandı diye yazı işleri müdür ve sorumluları cezalandırılmışlardır.

67

Millî Mücadele’ye karşı en sert şekilde yayın yapan, Mustafa Kemal Paşa’yı ve Kuva-yı Milliyecileri
ağır ifadelerle eleştiren gazeteler ve dergiler hangileridir?

Millî Mücadele’ye karşı en sert şekilde yayın yapan, Mustafa Kemal Paşa’yı ve Kuva-yı Milliyecileri ağır ifadelerle eleştirenler Alemdar, Peyam-ı Sabah ve Türkçe İstanbul gazeteleriyle Aydede ve Ümit dergileridir.

68

İzmir’de millî hareket aleyhinde yayın yapan gazeteler hangileridir?

İstanbul’un dışında İzmir’de de millî hareket aleyhinde yayın yapan gazeteler mevcuttu. Bunlar Hürriyet ve İtilâf Partisi’nin destekçileri olan Köylü, Müsavat ve Islahat gazeteleridir. İttihat Terakki düşmanlığını oldukça abartan bu gazeteler işgal süresince Yunan politikasını desteklemişlerdir.

69

Millî Mücadele’nin akamete uğratılmasına yönelik olarak hareketin lideri Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa’ya değişik tarihlerde kaç kez suikast plânlanmıştır?

Millî Mücadele’nin akamete uğratılmasına yönelik olarak hareketin lideri Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa’ya değişik tarihlerde birçok kez suikast girişiminde bulunulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’e 1919 yılı Mayıs ayında Samsun’a çıkışından ölümüne kadar 40’a yakın suikast plânı yapıldığı anlaşılmaktadır.

70

İlâ-yı Vatan Cemiyeti hangi tarihte ve hangi amaçla kurulmuştur?

Cemiyet, 19 Kasım 1919 tarihinde Yahya Adnan Paşa, Kiraz Hamdi Paşa, Said Molla gibi Millî Mücadele karşıtı kişiler öncülüğünde kurulmuştur. Cemiyet amacını, “vatanı yüceltmek” anlamına gelen İlâ-yı Vatan olarak belirlemiştir.

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç