"taşġaru ilinçüke atlanturdı" Cümleyi tercüme ediniz?
(Prensi) dışarıya gezinti yapmak üzere ata bindirmişler
"taşġaru ilinçüke atlanturdı" Cümleyi tercüme ediniz?
(Prensi) dışarıya gezinti yapmak üzere ata bindirmişler
"erti balıḳ taştın tarıġçı-laraġ" Cümleyi tercüme ediniz?
di. Şehir dışında çiftçileri
"özlüg ölürür tarıġ tarıyu" Cümleyi tercüme ediniz?
canlı öldürüyorlar. (Onlar bir yandan) tarla sürerlerken
"balıḳçı avçı tor-çı tuzaḳçı" Cümleyi açıklayınız?
balıkçı, avcı, torcu (ağ ile kuş avlayan), tuzakçı
"bolup ayıġ ḳılınç ḳılur tın" Cümleyi tercüme ediniz?
kötü işler yapıyor, birçok can
"lıġ-laraġ ölürür amarı tınlıġ" Cümleyi tercüme ediniz?
lıları öldürüyorlar. Bazı insan
"yunt ud çoḳar ḳoy" Cümleyi tercüme ediniz?
atları, sığırları başlarına vurarak öldürüyor; koyun,
bolup ıġlayu balıḳ-ḳa kirdi
hâlde ağlayarak şehre girdi
"keltingiz tigin ͡ ḳangı ͡ ḳanḳa" Cümleyi tercüme ediniz?
geldiniz?” Prens, babası hana
"inçe tip ötünti ıġlayu bu" Cümleyi açıklayınız?
şöyle deyip arz etti göz yaşı dökerek: “Bu
"ne emgek-lig yir ermiş negülük" Cümleyi açıklayınız?
ne sıkıntılı yer imiş! Niçin
"toġdum men ḳangı ͡ ḳan inçe" Cümleyi tercüme ediniz?
doğdum ben?’ Babası han, şöyle
"tip ayıttı neke ıġlayu buşuşluġ" Cümleyi tercüme ediniz?
deyip sordu: “Niye ağlayarak dertli
"kelting tigin inçe tip ötünti" Cümlenin tercümesini yapınız?
geldin?” Prens şöyle deyip arz etti:
"erdim üküş yoḳ çıġay emgeklig" Cümleyi tercüme ediniz?
idim, pek çok yoksul fakir (ve) çilekeş
"tınlıġ-lar-aġ körüp ıġladım ḳangı" Cümleyi tercüme ediniz?
canlıları gördüm, (bu yüzden) ağladım.” Babası
"ḳan inçe tip yarlıġ-ḳadı amraḳ" Cümleyi tercüme ediniz?
han şöyle deyip buyurdu: “Sevgili
"mü siz ḳangı illig inçe tip" Cümleyi tercüme ediniz?
misiniz?” Babası hükümdar şöyle deyip
"yazuḳḳa tüşe teginmegey ertimiz" Cümleyi tercüme ediniz?
(sakın) kabahatli duruma düşmeyelim.
"barzun kentü bilingey irinç" Cümleyi tercüme ediniz?
gitsin. Kendi farkına varacaktır, şüphesiz”