AÖF Soru Bankası
TDE305U · Ünite 1

Dil ve Dilbilim

  • 24 soru-cevap
  • Genel Dilbilim I
1

Dil nedir?

Her insan, çevresindekilerle en az bir dil aracılığıyla iletişim kurar. Dil en temel iletişim aracıdır. Dil bilişsel bir olgudur. Çocuklar dil yetisi ile doğarlar ve bu yetiyi yaşamlarının ilk üç yılı için de gerçekleştirirler; 4 yaşına basmış olan bir çocuk içine doğmuş olduğu toplumdaki yetişkinlerin kullandıkları dilin temel yapılarını içselleştirmiştir.

Bilişsel bir olgu olan dil iki kanaldan kendini ifade eder. Dil, sağır olarak doğan çocuklarda görsel kanal yoluyla ifade edilen işaret dilleri, duyma engeli olmayan çocuklarda ise duyma-konuşma kanalı ile ifade edilen sessel diller olarak gerçekleşir.

Dil, türe özgüdür ve insanları hayvanlardan ayıran en temel özelliklerden en önemlisidir. Bu nedenle dilin niteliğini açığa çıkarmak ve tüm özelliklerini tanımlamak bizim aynı zamanda insanlığı anlamamıza yardımcı olmaktadır. Dünyanın çoğu yerinde bir çocuğun ilk sözcüklerini duymak anne-babası için büyük bir sevinç kaynağıdır. Kimi kültürlerde ise yeni doğan bir bebek, ilk sözcüklerini telaffuz edinceye kadar birey olarak görülmemekte, ancak dil kullanma çağına geldiğinde ‘birey’ olarak toplumun bir üyesi sayılmaktadır.

2

Dilbilimcilerin araştırma alanları nedir?

Dilbilim dili bütün açılardan inceleyen bilim dalıdır. Dilbilimcilerin araştırma alanları içinde dil yapısının özellikleri olan sesbilim, biçimbilim, sözdizim, anlambilim, edimbilim bileşenlerinin incelenmesinin yanı sıra çocukların dil edinim süreçleri, dilin kullanımını etkileyen toplum-dilbilimsel özellikler ve dilin üretilme ve algılanmasındaki bilişsel süreçlerin niteliği oluşturur. Dilbilimcilerin sordukları en temel soru Dil nedir? sorusudur. Bu sorunun içerdiği diğer sorulara yanıt aramağa çalışırlar. Bu sorular da dil yapısı ile ilgili olarak, dilde ne gibi öğelerin bulunduğu, dil bilmek dendiğinde ne kastedildiği, bir dili bilmenin neyi içerdiğini, çocukların dil edinim evrelerini, dilin kullanıldığı bağlam ve konuşuculara göre ne tür özellikler gösterdiği gibi alt sorular içerir. Ruhdilbilimciler, çocukların dil edinim süreçlerini irdeler, dil yapısının edinilme evrelerini araştırırlar. Toplumdilbilimcilerin araştırma alanları konuşucuların yaşı, cinsiyeti, eğitim düzeyi ve benzeri dil dışı etkenlerin dil kullanımları üzerindeki etkilerini kapsar. Son yıllarda yapay zekâ çalışmalarının gelişmesi sonucu ortaya çıkan doğal dil işlemleme alanlarının temelinde dilbilimin dil yapısı üzerinde yaptıkları çalışmalar yatmaktadır. Yapay zeka alanında çalışan araştırmacılar tarafından son zamanlarda yürütülen bilgisayar çevirileri, dil çözümleme çalışmaları gibi doğal dil işlemlemelerinin başarı düzeyinin yükselmiş olması, dilbilimciler tarafından dil yapısı üzerine yürütülmekte olan dil betimlemelerinin ivme kazanmış olması ve kendilerinin dilbilimin katkısı olmadan fazla ilerlemeyeceklerini fark etmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Dilbilimciler araştırmalarını dilin ele aldıkları boyutu hakkında bilgi edinme amacıyla yürütürler. Dilbilim bu soruların cevabını ararken elde ettiği bulguların özelliklerini anlamaya ve betimlemeğe çalışır. Kısacası, bir bilim dalı olarak dilbilim; bu tür sorunlara yanıt arar, dilin yapı ve işlevlerini inceler ve dil ile ilgili örüntüleri irdelemeği amaçlar. Bilim dalının gereği olarak incelemelerini nesnel dilbilimsel yöntemlerle yürütür ve sonuçlarını paylaşır.

3

Dil bilmek ne demektir?

Dil bilmek, dinleyen tarafından anlaşılabilen iletiyi oluşturabilmek ve diğer bireylerin iletilerini anlayabilmek demektir. Bu ileti, iletişim içinde olan kişilerin özelliklerine bağlı olarak iki kanaldan oluşturulmaktadır. Duyma yetisine sahip olan kişiler, iletişimi ses kanalı ile, duyma yetisine sahip olmayan kişiler ise el ve yüz işaretleri ile oluştururlar. Hem sözlü dil de hem de işaret dili kapsamında dil bilmek, duyulan/görülen iletinin içerdiği birimleri ayırt edebilme ve ayırt edilen birimlerin bileşimlerinden anlamlı olanların ne anlama geldiğini anlayabilmeyi içermektedir.

4

‘Dil bilmek’ kavramı nasıl tanımlanabilir?

‘Dil bilmek’ kavramı ile genellikle konuşulan diller kastedilmekte ve dilbilim çalışmalarında tanımlar ve açıklamalar ‘ses ayırt etme’, ‘ses bileşimi’ gibi konuşulan dil için geçerli kavramlarla yapılmaktadır. Ancak, iletişim, konuşma dilinin yanı sıra işaret dili ile de gerçekleştirilir. İşaret dilleri, işitme engelli bireyler tarafından kullanılır ve konuşulan diller gibi, doğal dillerdir; aradaki fark, konuşulan dillerin ses, işaret dillerinin ise iletmek istedikleri anlam için el, yüz ve vücut hareketlerini kullanmalarıdır. İşaret dili ile iletişim kuranlar için de konuşulan farklı dillere benzer farklılıklar gözlenmektedir. Türk İşaret Dili (TİD) kullanan bir bireyi, TİD bilmeyen bir İngiliz sağır birey anlayamayacaktır ya da İngiliz İşaret Dili kullanan bir İngilizi Türk İşaret Dili kullanıcısı anlayamayacaktır çünkü her iki işaret dilinin birimleri ve dilbilgisi yapısı farklıdır.

5

Sesbillim nedir?

Bir dildeki ses birimlerinin özelliğini, dağılımını ve birleşimlerini belirleyen kuralları inceleyen alan sesbilim’dir.

6

Biçimbilim nedir?

Sözcüklerin yapısını, en küçük anlam birimleri olan biçimbirimlerin özelliklerini, dağılım, birleşim ve dizilişlerini belirleyen kuralları içeren bileşen biçimbilim’dir.

7

Sözdizim nedir?

Tümce yapısındaki birimleri ve kuralları betimleyen alan sözdizim’dir.

8

Anlambilim nedir?

Anlambilim ise dilin anlam yapısını inceler; bir iletinin anlamı tümcelerde kullanılan sözcük ve biçimbirimlerin anlamı ile bunların oluşturduğu öbek ve tümcelerin anlamını da içerir. Başka bir deyişle, anlambilim dillerin sözlükçesi, biçimbilimsel bileşkesi ve sözdizim bileşkesi olmak üzere anlam taşıyan bileşkeler ile ilişkilidir.

9

Dilbilgisinin ana bileşeni nelerdir?

Dilbilgisinin dört ana bileşeni sesbilim, biçimbirim, sözdizim, anlambilim’dir.

Bir dilin dilbilgisi, sesbilim, biçimbilim, sözdizim ve anlambilim boyutunda o dilde var olan birimler ve bu birimlerin ne şekilde bir araya gelebileceğine ilişkin kuralları içerir. Bu birimler, dilde var olan sesleri, anlam taşıyan en küçük birim olan biçimbirimler, tümce yapısını oluşturan sözcüksel ve işlevsel ulamlar, sözcük ve tümce anlamını belirleyen birimlerdir. Bir dili bilmek o dilin sesbilimsel, biçimbilimsel, sözdizimsel, anlambilimsel birimlerini ve onlara ilişkin kuralları içselleştirmiş olmak demektir. Dilbilgisinin dört ana bileşeni vardır: sesbilim, biçimbilim, sözdizim, anlambilim.

10

Dillerde sözcüklerin biçimleri ile anlamları arasındaki ilişki nasıldır?

Dillerde sözcüklerin biçimleri ile anlamları arasındaki ilişki rastlantısal ve uzlaşımsaldır. 

Doğal dillerde sözcüklerin bicimi ile anlamı ya da göndergeleri arasında doğal ve çağrışımsal bir ilişki yoktur. Örneğin, kahve içmek için kullanılan porselen konik eşyanın Türkçe adı fincan olması ya da çorba içmek için kullanılan yarı-yuvarlak aracın adının kaşık olması, belirtilen nesne ile sözcükleri oluşturan ses dizilişi arasında olan doğal bir ilişkiden kaynaklanmamaktadır. Dilde sözcükler ile anlamları arasındaki ilişki rastlantısaldır. Fincan sözcüğünün f-in-c-a-n seslerinden oluşması ve kaşık sözcüğünün k-a-ş-ı-k seslerinden oluşması Türkçe konuşanlar arasında gelenekselleşmiş toplumsal bir uzlaşı sonucu oluşmuştur. Bu uzlaşımsal bir ilişkidir. Dillerdeki sözcükler zaman içinde toplumun bireyleri tarafından kabul gören bir süreç sonucu oluşmuştur; sözcükler ile anlamları arasında doğal bir ilişki yoktur.

Öte yandan dillerde rastlantısal ve uzlaşımsal olmayan yani doğal olan sözcükler de vardır; bunlar genellikle doğadaki seslere  benzeyen ses simgesel sözcüklerdir ve dilde rastlantısal sözcüklere göre sayıca daha az bulunurlar.

11

Dilbilgisinde tümce yapısını belirleyen kuralları içeren bileşene ne denir?

Dilbilgisinde tümce yapısını belirleyen kuralları içeren bileşen sözdizim’dir. Tümce yapısı aşamalıdır ve özyineleyicidir

12

Terim olarak dilbilgisi hangi anlamlarda kullanılmaktadır?

Terim olarak dilbilgisi değişik kişiler tarafından farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Dilin değişik özellik ve işlevleri üzerinde duran çalışmalar betimleyici dilbilgisi, kuralcı dilbilgisi ve öğretici dilbilgisi olarak tanımlanır. Dilbilimde dilbilgisi terimi gündelik kullanımdan farklıdır. Dilbilgisi çalışmaları betimleyici dilbilgisi, kuralcı dilbilgisi ve öğretici dilbilgisi olmak üzere üç türe ayrılmaktadır.

13

Betimleyici dilbilgisi çalışmalarının ilgi alanı nedir?

Dilbilimciler için dilbilgisi, anadili konuşurunun konuştuğu dilin yapısına ilişkin içselleştirilmiş bilişsel bilgidir. Bu tur bilgiyi içeren dilbilgisi çalışmaları betimleyici dilbilgisi çalışmalarıdır. Betimleyici dilbilgisi çalışmalarında anadili olarak konuşulan dil hakkında içerdiği bilgiler şöyle düzenlenmiştir: 1) sözcük oluşturmada seslerin bir araya getirilmesini belirleyen ses kurallarını içeren sesbilim, 2) sözcük yapısı kurallarını içeren biçimbilim, sözcüklerden öbek, öbeklerden tümce oluşturmasında etkin olan kuralları içeren sözdizim ve 3) sözcük ve tümcesel düzeylerinde anlamı belirleyen kuralları içeren anlambilim bileşenlerinin özellikleri.

Anadili konuşuşlarının dil yetisi, içselleştirilmiş dilbilgisini yansıtan dört bileşeninin yanı sıra dildeki sözcükleri içeren, sözlükçe de denilen, bilişsel sözlükten oluşmaktadır. Bilişsel sözlük bir bakıma basılı sözlüklerde bulunan bilgileri içermektedir. Ancak bilişsel sözlük içerdiği bilgi acısından basılı sözlüklerden önemli bir noktada ayrılır: sözcüklerin yanı sıra o dildeki bağımlı biçimbirimler de, özellikle işlevsel bağımlı biçimbirimler, anadili konuşucularının bilişsel sözlüğünde ayrı birer girdi olarak yer alır.

14

Kuralcı dilbilgisi çalışmalarının ilgi alanı nedir?

Kuralcı dilbigisi dil kurallarının belli bir şekilde kullanılması gerektiği doğrultusunda yargı bildiren bir yaklaşımdır. Dil ve dilbilgisi kurallarına yönelik tarihsel süreç içinde geliştirilen çok sayıda yaklaşımdan bazıları dildeki kimi yapıların kullanımının diğerlerine göre ‘kabul edilemez/yanlış’ olduğunu ve bu yapıların kullanımının ‘iyi’ ya da ‘güzel’ dil kullanımı olmadığını savunan, değer yargılarına dayalı ‘kuralcı’ yaklaşım öne sürmüşlerdir. Örneğin, bazı kuralcı yaklaşımlara göre Türkçede devrik tümce ‘güzel’ ve ‘düzgün’ Türkçe kullanımı değildir. Bu yaklaşım “Dilbilim kitaplarını karıştırırken eriştim bu bilgiye” gibi bir tümcenin ‘iyi’ ’güzel’ bir kullanım olmadığını savunur. Ancak gerek konuşurken gerek yazıda bu tur yapılara sıkça rastlamakta olduğumuz da bir gerçektir. Bu durumda kuralcı bir yaklaşım yerine kullanımın yerine göre ‘uygun’ olup olmadığına dikkat çekilebilir.

15

Öğretici dilbilgisinin ilgi ve çalışma alanı nedir?

Öğretici dilbilgisi kitapları bir dili yabancı dil olarak öğretmek amacı ile yazılmıştır. Bu kitaplarda ‘dilbilgisi’ terimi, genel dilbilimde kullanılan anlamdan farklıdır. Öğretici dilbilgisi, dili yetişkin bireyler olarak öğrenmek isteyenlere dilin yapı kurallarını bilinçli olarak öğretir.

16

Betimleyici dilbilim'in çalışma alanı nedir?

Betimleyici dilbilim her dilin kendine özgü sesbilimse, biçimbilimse, sözdizimisin ve anlambilimse özelliklerini betimler. Betimlemeli dilbilgisi kitaplarındaki kurallar, incelenen dilin anadili konuşucuları tarafından dil bilgisel olarak kabul edilen yapıları betimler, bunların kurallarını belirler.

17

Kuramsal dilbilim neyi açıklar?

Kuramsal dilbilim dillerin yapısal özelliklerini, bir kuram çerçevesinde inceler ve bu dile özgü nitelikleri dil evrenselleri çerçevesinde açıklar. Bir dilin dilbilgisindeki dile özgü yapı ve kurallar dildeki evrensel özellikleri belirleyen ilke ve değiştirenlerin uygulanışının yansımasıdır. Kuramsal dilbilim, dillerde bazı yapı türlerinin bulunmama nedenlerini evrensel ilke ve değiştirenlerin niteliği çerçevesinde açıklar.

18

Ruhdilbilimciler neyi araştırır?

İnsana özgü olan dil, çocukların daha 8-10 aylıkken kullanmağa çabaladıkları bir sistemdir. Ruhdilbilimciler, çocukların dil edinim süreçlerini araştırırlar ve çocuklar doğal olan dil edinim surecinden geçerken bu süreç içinde geçirdikleri bilişsel gelişimi incelerler. Ruhdilbilimciler aynı zamanda, dil bozuklukları üzerine çalışarak afazi, dişleksin gibi çeşitli dil bozuklukları sergileyen konuşucuların dil özelliklerinin niteliğini araştırmaktadırlar.

19

Uygulamalı dilbilim neyi araştırır?

İkinci dil edinimi dilbilimin alt alanlarından biridir. İkinci dil edinim surecinin niteliğinin saptanması ve ikinci dil edinimi ile anadili edinimi arasındaki benzerlik ve farklarının belirlenmesi bu alanın temel araştırma alanlarıdır. Uygulamalı dilbilim, dil öğretiminde ve diğer dil uygulamalarında etkili olacak yöntemler üzerinde durmakta ve ikinci dil öğreniminde öğrenim surecini etkileyen etkenlerin niteliğini araştırmaktadır.

20

Dilbilim araştırma alanı nedir?

Dilbilim bir dilin farklı yönlerini bilimsel acıdan inceleyen bilim dalıdır. Bir bilim dalı, ilgili alandaki çalışmaları bilimsel yöntem çerçevesinde yürütür. Bilimsel yöntemin başlangıç noktası, veri incelemesidir. Her bilim alanının veri toplama yöntemi farklıdır. Toplanan veriden elde ettikleri bulgular, bilim dalı için geçerli kavram ve kuramlar çerçevesinde incel elenir, bulgular kaydedilir, genellemeler belirlenir. Çalışma son aşamaya erdiğinde gözlemlenen genellemeler bilim alanında geçerli ilke ve kurallar çerçevesinde yorumlanır, incelenen olgunun özelliği hakkında bir sonuca varılır. Dilbilim çalışmaları, incelemelerini dilin değişik boyutlarını ele alan alt alanlar çerçevesinde yürütülmektedir.

21

Metin dilbilim'i neyi inceler?

Bir metni oluşturan unsurları ve metindeki dilsel düzenleri çözümlemeyi amaçlayan metin dilbilim, sözlü ve yazılı metinleri işlev ve iletişim değeri acısından ele alır ve bunları metni oluşturan ögelerin yapısal ve işlevsel düzenleri, metin tur ve alt türleri, biçembilim ve gözbilim ilişkileri acısından inceler. Yazılı ve sözlü dilde tümcelerin, sözcülerin ve işlevsel birimlerin daha büyük birimler oluşturmalarının ve dil kullanımının incelenmesi işlemi olan söylem çözümlemesinin başlıca ilgi alanlarını konuşmada sıra düzeni, konuşmacıların rolleri, konu belirleme, konu değiştirmedir. Söylemde adatıl ilişkileri, kavramlar arası ilişkilerdeki bağlaşıklık/ bağdaşıklık ilişkileri ile konuşanlar arasında uzaklık yakınlık, el yüz devinimlerini kapsayan iletişim ilkeleri ve selamlaşma, açıklama, özür dileme gibi değişik dilsel işlevlerin gerçekleşmesi de söylem çözümlemesinin ilgi allananları içindedir.

22

Artzamanlı dilbilim dilin hangi unsurlarını açıklamayı amaçlar?

Doğal diller, sürekli bir değişim içindedir. 15. yüzyılda konuşulan Türkçe ile günümüzde konuşulan Türkçe arasındaki fark bu yüzyıllarda yazılmış metinlere bakıldığında açıkça görülmektedir. Zaman içinde değişim geçirmesi dilin doğal özelliklerindendir. Artzamanlı dilbilim dillerin zaman içinde geçirdikleri değişiklikleri yapısal ve anlamsal özellikleri çerçevesinde saptamayı amaçlar. Artzamanlı dilbilim çalışmaları, dillerin zaman içinde geçirmiş oldukları ses ve yapı değişiklikleri sonucunda aynı ana dilden türemiş dillerden oluşan dil topluluğu olan dil ailelerinin varlığının kanıtlanmasını sağlamıştır. Artzamanlı dilbilim çalışmaları ana dilin dil bilgisel yapısını belirlemeği amaçlar. Bu bağlamda yürütülen karşılaştırmalı dilbilgisi incelemeleri dillerin birbirlerinden zaman içinde geçirdikleri farklılıklar ile ilgilenir.

23

Toplumdilbilim’in ilgi alanı nedir?

Toplumdilbilim’in ilgi alanını dilin toplum içinde kullanımını etkileyen etkenler oluşturmaktadır. Alanda yapılan çalışmalar dil kullanımında konuşucuların yaşı, cinsiyeti, eğitim düzeyi, ait oldukları toplumsal katmanları, geldikleri yöreler ve iletişim kurdukları bireylerle yakınlık derecesi kullanılan dil yapısını belirlemekte etken olduğunu göstermiştir. Toplumdilbilimin inceleme alanları içinde aynı zamanda bir dil topluluğunda yörelere bağlı olarak konuşucuların gösterdiği dil kullanım farklılıkları vardır. Yöreler arasındaki dil farklılıklarının niteliğini saptayarak bu farklılıkların dağılımını ve sınırlarını belirten dil atlası oluşturmak toplumdilbilimin alt alanlarından biridir.

24

Dil yetisi (edinç) ile dil edimi arsasındaki fark nedir?

Anadili konuşucuları dil yapısı hakkında bilgileri doğal olarak içselleştirirler. Bir anadili konuşucusunun içselleştirmiş olduğu bilgi onun insana özgü olan dil yetisini gerçekleştirmesidir. Anadili konuşucusunun içselleştirmiş olduğu bilgi, onun anadilinde o ana kadar hiç duymadığı bir iletiyi anlamasını ve o ana kadar hiç söylemediği bir tümceyi söylemesini mümkün kılar. Anadili konuşucularının dillerinde üretilen tüm yapıları kullanabilmeleri ve duydukları yapıları anlayıp gereken yanıtı verebilmeleri doğal dil yetisinden kaynaklanmaktadır. Ancak içselleştirilmiş bu bilginin niteliği ile bilginin dışa vurumu, uygulanması arasında bir ayrım vardır. Bu ayrım dil yetisi (edinç) ile dil edimi arasındaki ayrımdan kaynaklanmaktadır. Anadili konuşucularının, dillerinin tüm yapılarını içselleştirmiş olmalarına karşın, bir iletişim ortamında dil bilgisel yapılar oluşturamadıkları anlar olur. Konuşucu yorgunluk, uykusuzluk gibi fiziksel nedenler ya da sınav heyecanı, önemli bir iş görüşmesinin yarattığı baskı gibi psikolojik nedenlere bağlı olarak, tümce kurmakta, istenilen sözcükleri bulmakta zorluk çekebilir. Ancak bu sorunların kaynağı dil bilgisinin yeterli düzeyde olmaması değildir; sorunlar edimseldir, dış kaynaklı etkenlerdir. Bu durumu ortaya çıkaran nedenler ortadan kalktığında, anadili konuşucusunun dil edimi sorunları da yok olur, yapıları oluşturmada ya da sözcük bulmadaki sorunları sona erer. Bir anadili konuşucusu konuşurken hata yaptığında hatanın farkına varıp düzeltmesi dil yetisi ile edim arasındaki farkı kanıtlamaktadır.

Ünite 1 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç