AÖF Soru Bankası
TDE305U · Ünite 4

Biçimbilim: Sözlüksel Biçimbilim

  • 22 soru-cevap
  • Genel Dilbilim I
1

Sözlüksel biçimbilimin ilgi alanı nedir?

Dilbilimcilerin gözlemlerine göre sözcük yapımında yeni oluşumlar kural güdümlü bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Bu da sözcüklerin bileşenleri arasında sistematik bir ilişki olduğunu ve hatta kullanıcıların da bunlardan haberdar olduğunu göstermektedir. Dilbilimciler buna sözcük yapma süreci adı vermektedir. Sözcük yapma süreci dilbilimde sözlüksel biçimbilim altında incelenmektedir. Sözlüksel biçimbilim çalışmalarında kabaca üç temel sözcük yapma sürecinden söz edilir. Bunlardan birincisi türetme ve bileşme, ikincisi en az çaba yasasıyla uyumlu olan kısaltma ve üçüncüsü de yeni kök sözcükler oluşturan yeniyapım süreçleridir. Sözcük yapımında dilin kendi olanaklarının kullanımına izin veren bu öz kaynaklı süreçlerin yanı sıra, aynı amaçla kullanılan ödünçleme ve ödünçleme çeviri gibi yabancı kaynaklı süreçlere de değinilir.

2

Sözcük yapımında edimsel gereklilikler nedir?

Sözcük yapımında edimsel gerekliliklerden biri olguların varlığı diğeri ise adlandırılabilirliğidir. Bu koşulların karşılanmasında tüm dillere özgü ortak eğilimler, sözcük yapımına ilişkin evrensellerdir.

Sözcük yapmada olguların varlığının yanı sıra bunların adlandırılabilir olma gereği de vardır. Bu durumun dillerin kültürleriyle yakından bir bağıntısı vardır.

3

Yeniyapım nasıl bir sözcük yapıma sürecidir?

Yeniyapım, bir sözcüğün herhangi bir sesbilimsel, biçimbilimsel veya yazımsal geri dönüştürme yöntemi kullanılmadan tamamen yepyeni bir ses dizisi-anlam eşleştirmesi yapılarak sıfırdan üretildiği bir süreçtir. Böylece dile yeni kök sözcükler kazandırılmış olur. Ingilizcedeki geek ‘ebleh, inek’ ve dweeb ‘embesil’ ergen dilinin bu türden yaratımlarındandır.

Yalnız, bu hem Türkçede hem de dünya dillerinde çok sıklıkla rastlanan bir sözcük yapma süreci değildir.

4

Türetme bir dilin söz varlığına hangi şekilde sözcük kazandırır?

Türetme bir dilin söz varlığına iki yolla yeni sözcükler kazandırır. Süreç, ekler yoluyla gerçekleştirildiğinde eklemeli türetme, herhangi bir ek kullanmadan gerçekleştirildiğinde ise eklemesiz türetme adını alır. Eklemeli türetme önek, içek, sonek ve sıfır ek yardımıyla önekleme, içekleme, sonekleme ve sıfır türetim biçiminde gerçekleştirilir. Eklemesiz türetme ise tabanı büyüten ikileme, tabanı indirgeyen gerioluşum ve kısaltma biçiminde gerçekleştirilir.

5

Türkçede kaç grup türetim eki vardır?

Türkçede addan ad, eylemden ad, addan eylem ve eylemden eylem yapan dört grup türetim eki vardır.

Bazı dillerde aynı yapım eki farklı sözcük türlerine ait tabanlara eklenebilir.

6

İşlek türetme ekleri ile hangi şekilde yeni sözcükler türetilir?

Türetim ekleri, türetme güçleri bakımından derecelendirilebilir. İşlek olanlar, seçtiği sözlüksel ulamın hemen her üyesiyle bir araya gelebilen ve yeni sözcükler türetmek için yaygınlıkla kullanılabilen eklerdir. Örneğin, Türkçedeki {-lIK} ve {-lI} eki oldukça işlektir ve anlam gerektirirse bütün ad ve sıfatlarla kullanılarak yeni ad ve sıfatlar türetebilir. Oysa ad ve sıfatlarla birleşen {-cIl} eki daha az işlektir. Daha önce işlek olmayan {-mAn} eki ise dil devriminde işleklik kazandırılarak meslek adları türetmekte kullanılmıştır: eğitmen, okutman, öğretmen, sayman.

Kısaca; işleklik, bir ekin üretkenliğinin kısıtlı olmaması ve yeni türetimlere açık olması hâlidir.

7

Sözcük türetme bağlamında tıkama kuralı neyi ifade eder?

Eklemeli türetmenin önemli bir yanı, türetimi olası her sözcüğün ortaya çıkmasına izin vermeyen tıkama kuralını işletmesidir. Tıkama kuralı karmaşık bir sözcüğün üretimini çeşitli sebeplerle engelleyen bir kuraldır. Bu sebeplerden birisi dilde aynı anlamı karşılayan başka bir sözcüğün bulunmasıdır.

Kısaca, tıkama, olası türetimin engellenmesi sürecidir.

8

Türetimsel ekleme, yinelemeli kullanım neyi ifade eder?

Türetimsel ekleme, yinelemeli kullanıma, yani birden fazla türetim ekinin aynı sözcük içinde ardışık olarak ve birbirlerini kapsayarak sıralanmalarına olanak sağlar. Örneğin, Türkçede duygululuk sözcüğü bir eylem tabanına sırasıyla eylemden ad yapan –gu, addan sıfat yapan –lu ve sıfattan ad yapan -luk ekleri eklenerek oluşturulmuştur. Görüldüğü üzere, eklenen her ek bir önceki adımın çıktısına göre taban seçmektedir. Bu da eklerin bir tespih dizisinde olduğu gibi art arda değil, bir ağacın gövdesindeki halkalar gibi birbirlerini kapsar biçimde sıralandıklarını göstermektedir

9

Kapatma eki sözcük türetiminde hangi işlevi üstlenir?

Türetim eklerinin birbiri ardına yinelemeli olarak sıralanmaları türetimi sonlandırma işlevini üstlenen bir kapatma eki devreye girene kadar devam edebilir. Örneğin, Almancada soyut adlar türeten -igkeit eki bu tür bir işlev yerine getirmektedir. Buna göre yeni oluşturulan sözcük sözü edilen eki (-igkeit) alınca sözcük başka türetim eki alamayacaktır. Demek ki ekleme, bir başka sözcük yapma süreci olan bileştirme kadar yinelemeli değildir. Bir başka deyişle; kapatma ekleri yinelemeyi durdurduğundan, sınırsız türetme mümkün değildir.

10

Sıfır türetim neyi ifade eder?

Sıfır türetim açık ek bulundurmayan türetme biçimidir. Bu tür türetilen sözcükle tabanı arasında türetimsel bir ilişki bulunduğu halde sesletimsel bir başkalaşma bulunmamaktadır. 

11

Sözcüklerden hangisi diğerinden türemiştir sorusunu açıklığa kavuşturmak için ne yapılmıştır?

Tanımlamalar hangi açıdan yapılırsa yapılsın bu açıklamalara ilişkin en büyük sorun türetimin yönünü belirleme konusudur. Yani bu sözcüklerden hangisi diğerinden türemiştir sorusunu açıklığa kavuşturma gereğidir. Bu muğlaklığı gidermek için bir takım ölçütler önerilir.

12

Üstekler nedir?

Bazı durumlarda sıfır ek yerine üstek yoluyla gerçekleştirildiğine dair görüşler de vardır. Buna göre sözcükte bulunan bu somut parçalarla değil, sözcüğün parçalarüstü bir özelliği olan vurgusunu değiştirerek yeni bir taban oluşturduğu için üstek olmalıdır. Bir başka deyişle, üstekler bir tabanın parçalarüstü özelliklerini değiştirerek yeni tabanlar üretir.

Kimi araştırmacılar bu süreci sözdizimsel ilkeleri gözeterek açıklar. Buna göre, sözcükler bulundukları konumlar gereği kendilerine atanan dilbilgisel görevler gözetilerek tanınır. Örneğin, Türkçedeki iyi sözcüğünün ele alarak kullanımlarına bakalım: (a) iyi söz, (b) iyi dedi, (c) iyiler ölmez, (d) iyisini bul. Görüldüğü üzere, (a)’ da kendisinden sonra gelen adın niteleyisi olarak sıfat, (b)’de yine arkasındaki eylemin niteleyicisi olarak belirteç, (c)’de özne ve (d)’de de dolaysız nesne görevindedir. Süreç bu haliyle evrişim olarak da adlandırılır.

13

Sözcük türetiminin yönünü belirlemek için hangi ölçütler önerilmiştir?

Sözcük türetiminin yönü belirlemek için aşağıdaki dört ölçüt önerilmiştir:

  1. Kökenbilimsel Ölçüt: Bu sözcüklerin kullanıldıkları dillerdeki tarihsel gelişimine göre, ilk önce ortaya çıkan taban, onu takip edense türev olarak kabul edilir.
  2. Anlamsal ölçüt: Bu ölçüte göre taban ve türev sözcükleri anlam içerikleri bakımından karşılaştırılıp yalın anlamlar içerenler taban, karmaşık anlamlar içerenler de türev olarak tanımlanır. Bütün sözcük yapma süreçlerinde (gerioluşum hariç), türevler tabanın anlamına ilave başka anlamların da taşıyıcısı olurlar.
  3. Çekim ölçütü: Türevler düzenli çekimlere girdiklerinden, düzensiz çekimi olan sözcükler taban olmalıdır.
  4. Kullanım sıklığı ölçütü: Taban sözcüklerin türev sözcüklerden çok daha yaygın bir kullanımları vardır.
14

İkileme nedir?

İkileme, bir tabanın bir parçasının ya da tamamının yinelenerek yeni sözcükler türetilmesi sürecidir.

15

Gerioluşum neyi ifade eder?

Yeni sözcükler oluşturulurken tüm dillerde görülen temel eğilim basit sözcüklerin farklı yapılarla bir araya getirilerek daha karmaşık görünümlere bürünmeleri yönündedir. Yani sözcük yapmada türetimin varsayılan yönelimi basitten karmaşığa doğrudur. Yalnız gerioluşum bu gidişatın ters çevrildiği bir sözcük yapma sürecidir. Bu sebeple ters türetim dendiği de olur.

16

Bir sözcük yapma süreci olarak kısaltma nedir?

Bir sözcük yapma süreci olarak kısaltma, dilde en az çaba yasası gereği hem söyleyiş kolaylığı sağlamak hem de akılda kalıcılığı artırmak amacıyla bir ya da birden fazla çok seslemli sözcüğün az seslemli sözcüklere indirgenmesi biçiminde ortaya çıkar. Başlıca türleri kırpma, başlık kısaltma ve karmadır. Bunlardan kırpma ve başlık kısaltma yeni sözlükbirim türetmediği için bu süreçlerin hem girdileri hem de çıktıları aynı anlam ve ulamın taşıyıcısı olurlar.

17

Sözcük türetmede kırpma neyi ifade eder?

Kırpma, uzun ve görece karmaşık sözcüklerin belli bölümlerinden kesilerek kısaltıldığı bir süreçtir. Bu işlem sonunda tabanın anlamı ve sözcük sınıfı aynı kalıp yalnızca biçemi, yani stilistik özellikleri, değişir. Böylece, resmi olmayan günlük dilde hantal veya karmaşık sözcükler, yerini daha seri ve kolay söyleyişi olan kullanışlı kırpma sözcüklere bırakır: fotoğraf -› foto, diskotek -› disko, akümülatör -› akü, telefaks -› faks.

18

İki veya daha fazla sözlükbirimin yan yana getirilerek bir arada kullanılmasına ne denir?

Bazen yeni kavramları adlandırmak üzere iki veya daha fazla sözlükbirim yan yana getirilerek bir arada kullanılır. Bu sürece bileşme, sürecin çıktılarına ise bileşik adı verilir. Değişik anlamların taşıyıcı olan bu bağımsız birimler, bileşik olduklarında artık yeni bir anlamın ortak taşıyıcısı haline gelir ve bir bütün olarak işlev görmeye başlar.

19

Ödünçleme neyi ifade eder?

Ödünçleme kültürel, siyasi ve ekonomik bakımdan daha güçlü olan yabancı toplumların, diğer toplumların dillerinin gelişimine etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Bu durumda temasa geçen diller, toplumsal saygınlığı daha fazla olan dilden kopyalama yoluyla sözcükler alır ve bunları genellikle kaynak dildeki anlamlarıyla kullanıma geçirir. Kuralcı yaklaşımda katı eleştirilere maruz kalan bu durum, aslında bütün dillerin evrilirken deneyimlediği doğal ve oldukça da yaygın bir süreç olarak kabul edilir. Bunun sonucunda dile giren sözcükler alıntı sözcük veya ödünç sözcük olarak adlandırılırlar.

20

Ödünçleme ve ödünçlemeli çeviri arasındaki fark nedir?

Ödünçleme, sözcüklerin başka dillerden doğrudan kopyalanarak bir dilin söz varlığına eklenmesi sürecidir. Ödünçlemeli çeviri ise alıntılanan sözcüklerin kaynak dilden alıcı dile birebir çevrilmesiyle yeni sözcükler kazandırma yoludur.

21

Gereksinim alıntıları lüks alıntılardan ayırt eden nedir?

Gereksinim alıntıları bir dilde sözcük boşluğunu tamamlamak, lüks alıntılar ise var olan sözcüklere toplumsal olarak daha saygın alternatifler eklemek amacıyla işlev görür.

22

Çoklu sözcük yapma süreci terimi neyi ifade eder?

Çoklu sözcük yapma süreci terimi, yeni sözcükler yaparken birden fazla sürecin uygulanmasına vurgu yapar. Örneğin, İngilizcede phone company ‘telefon şirketi’ bileşiği, kırpma ve bileşme süreçleri kullanılarak oluşturulmuştur. Önce telephone sözcüğü kırpılarak phone elde edilmiş, bu da ikinci aşamada company ile birleştirilmiştir. Türkçede de fakslamak sözcüğü ödünçleme ve ekli türetme süreçlerinden geçmiştir. Önce faks batı dillerinden Türkçenin söz varlığına girmiş. Bundan da addan eylem yapan –la ekiyle yeni bir sözcük elde edilmiştir.

Ünite 4 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç