AÖF Soru Bankası
TDE305U · Ünite 8

Temel Sözdizim Terimleri ve Sözdizimde Bilimsel Yöntem

  • 20 soru-cevap
  • Genel Dilbilim I
1

Sözdiziminin araştırma alanını hangi yapılar oluşturur?

Sözdizimin araştırma alanı tümce ve tümceyi oluşturan öbeklerin içyapısıdır. Tümce ötesindeki dil kuralları, sözdizimin çalışma kapsamında değildir. Sözdizim, tümce yapısını araştırırken aslında insanların bilişinde yer alan dilbilgisi kurallarını incelemeyi amaçlamaktadır.

2

Sözdizim nedir?

Sözdizim, tümce içinde bulunan öbek ve onların oluşturduğu tümcenin hangi kurallar yoluyla elde edildiğini ve sözcük dizilimlerini bilimsel olarak inceleyen dilbilim alt dalıdır.

3

"Ali'nin geldiğini ben gördüm." tümcesi dilbilgisel derecelendirmeye göre hangi tümce türü içerisinde yer alır?

Bazı tümceler, tamamen kurallı; bazıları tamamen dilbilgisi dışı, bazıları belli derecede kurallı olabilirler. Dilbilgiselliğe ilişkin bu derecelendirmeyi aşağıdaki tümceleri kullanarak örneklendirebiliriz:

Sözdizim tümce içinde bulunan öbek ve onların oluşturduğu tümcenin hangi kurallar yoluyla elde edildiğini ve sözcük dizilimlerini bilimsel olarak inceleyen dilbilim alt dalıdır.

1.

  1. Ali’nin geldiğini ben gördüm.
  2. ?Ali geldiğini ben gördüm.
  3. *Ali gelmek ben gördü.

Burada (1a) tamamen dilbilgisel; (1b) ise (1c)’ye göre daha iyi ve (1c) tamamen kuraldışı bir tümcedir. Sözdizimde gelenek olduğu üzere, yukarıdaki örnekte (?) ve (*) işaretleri, sırasıyla kısmen kuralsız ve tamamen kuralsız yapıları göstermektedir.

4

Edinç nedir?

Her konuşucunun tümcelerin dilbilgiselliğine ilişkin öngörülerini de içeren bilişsel, soyut ve sezgisel kural sistemini Amerikalı dilbilimci Chomsky, edinç (veya dil yetisi) olarak adlandırmıştır. Edinç, soyut ve bilinçteki sezgisel dilbilgisi dizgesidir. Edinç ideal bir toplumda, ideal konuşucunun hatalardan arındırılmış, saf dilbilgisidir.

5

Kuralcı dilbilgisi nedir?

Dili en doğru ve en güzel nasıl kullanabiliriz sorusuna yanıt arayan; dil kullanımında “doğru” ve “yanlış” yargısı belirterek önerdikleri kurallarla konuşuculara yol gösterme rolü üstlenen dilbilgisi yaklaşımına kuralcı dilbilgisi adı verilir. Kuralcı dilbilgisi; belli bir dilde anadilini kullanan bir bireyin bile bazı ses ve yapıları yanlış kullanabildiğini, bu “yanlış” kullanımlara çare olarak belli dilsel ögeleri ne şekilde kullanmamız gerektiğini reçeteler şeklinde söyler. Genellikle yazım, noktalama ve dilbilgisi ile ilgili belirli katı kurallar içerir.

6

Kuralcı dilbilgisinin hedefi nedir?

Kuralcı dilbilgisinin hedefi, iletişimde tutarlılığı korumaktır. Aslında, kuralcı dilbilgisinin eğitimde önemli bir işlevi olabilir. Her toplumda iyi eğitimli bireylerin telaffuz, tümce kurma ve ifade biçimleri örnek alınır ve bu yaklaşım, toplumda dil açısından bütünleştirici bir işlev gerçekleştirebilir. Radyo ve televizyon kanallarında görev yapan spikerler, yazar ve editörler, dil ve edebiyat uzmanları, dil kullanımları bakımından diğer bireylere örnek olurlar.

7

Betimleyici dilbilgisi nedir?

Betimleyici dilbilgisi, kimi bireylerin ya da belli bir grubun kendilerince “doğru” olması gereken yapılar hakkında talimat verici nitelikteki kurallarını değil; dili, anadili konuşucuları tarafından kullanıldığı haliyle tanımlamayı benimser.

8

Kullanılan dili veri olarak inceleyerek tanımlayı amaç edinen dilbilgisi nedir?

Betimleyici dilbilgisi, kullanılan dili veri olarak inceleyerek tanımlamayı amaç edinmiştir.

9

Üretici dilbilgisinin en belirleyici özellikleri nelerdir?

Üretici Dilbilgisinin en belirleyici özelliklerinden biri, dildeki kısıtlı sayıda kural sistemiyle sonsuz sayıda kurallı tümce üretilebileceği gözlemidir.

10

Üretici Dilbilgisi'nin amacı nedir?

Üretici Dilbilgisi, bir bireyin anadiline ilişkin sezgisel ve soyut bilgisini ve dil kullanımını insan bilişinin ürünü olarak görür. Dolayısıyla Üretici Dilbilgisi kuramının nihai amacı, insanların anadili bilgisi ve dili kullanırken ortaya çıkan bilişsel süreçleri modellemek ve ilgili örüntüleri açığa çıkarmaktır.

11

Üretici Dilbilgisinin bazı genel geçer özellikleri nelerdir?

Üretici Dilbilgisinin Bazı Genelgeçer Özellikleri

Modern dilbilimin her alanında olduğu gibi, dilbilgisi çalışmaları kuralcı değil, betimleyici olmalıdır.

Üretici Dilbilgisi kuramı; edimi değil, edinci açıklamaya odaklanır.

Dilbilgisi kuralları, insan bilişinde yer alan psikolojik gerçekliği yansıtmalıdır.

Dilbilgisi kuralları açık seçik netlikle betimlenmelidir. Bu netlik ve açıklık, kuralların formülleştirilmesi ile mümkün olur.

Dilbilimsel çözümlemeler azami ölçüde genel olmalıdır. Örneğin, iki dilbilgisi kuralı aynı dil verisini açıklıyorsa, ancak biri iki farklı kural, ikincisi ise bir tek kural içeriyorsa, Üretici Dilbilgisi kapsamında ikinci çözümleme daha üstün ve tercih edilebilir niteliktedir. Kuralların mümkün olduğunca genel örüntülerden oluşması, Üretici Dilbilgisi araştırmalarında ve hipotezlerin savlanmasında çok önemlidir. İkinci kural, daha düzenli olarak değerlendirilir. (İngilizcede böyle çalışmalar, “elegant” (zarif, düzenli) olarak tanımlanır.)

Dilbilgisi kuramları, evrensel temelli kurallar önermelidir. Büyük olasılıkla, bireysel diller hakkındaki gerçekler, tüm diller için geçerli olan genel ilkelerden türemiştir. Bir dildeki farklılıkların en az ölçüde olduğu görüşü yaygındır. Kurallar, mümkün olduğunca genel ve ekonomik olmalı, gözlemlenen veri en sade ve basit şekilde açıklanmalıdır. Bu da bilimsel yöntemin ve psikolojik gerçekliğin gerektirdiği bir ilkedir.
12

Chomsky'nin dil edinimine bakış açısı nasıldır?

Chomsky, dil edinimi ve dil edincine ilişkin soruları yanıtlarken usçuluğu benimsemiş ve insanların doğuştan getirdikleri bir dil yetisinin varlığını savunmuştur.

13

Dil edinim düzeneği nedir?

Dil Edinim Düzeneği: Chomsky’ye göre dile özgü ve doğuştan gelen varsayımsal dil edinimi yetisidir. Bu düzenek, Evrensel Dilbilgisi kurallarıyla etkileşerek dile maruz kaldığımızda dil edinimini tetikler.

14

Uyaran yetersizliği nedir?

Chomsky, 1980’de uyaranın yetersizliği terimini türetti. Çocukların son derece karmaşık dil yapılarını kısa bir süre içinde güvenilir ve doğru şekilde edinebildikleri göz önünde bulundurulduğunda çevre ve deneyimlerin dil edinimi için yeterli olamayacağı görüşü, bazı dilbilimciler tarafından savunulmaktadır. Uyaranın yetersizliği: Anadilinde bir çocuk tarafından duyulan dilsel ifadeler, onları üretmek için kullanılan dilbilgisini edinmesi için yeterli bilgi içermez. Bu fikir, Chomsky’nin “Platon’un Problemi” dediği kavramla açıklanır.

15

Chomsky'ci dilbilimde Evrensel Dilbilgisi hangi farklı anlamlarda kullanılır?

  • İnsan bilişinde yer aldığı varsayılan Dil Edinim Düzeneği ile evrensel dil kurallarının etkileşimi sonucu dil edinmemizi sağlayan ve genel öğrenme yetilerinden tümüyle ayrı, özel ve özerk dil edinme ve kullanımını mümkün kılan unsurlar,
  • İnsan dillerinin yapısal eşdeğerlilikleri, aynılık ve farklılıkları anlamlarında kullanılır.
16

Evrensel dilbilgisinde yer alan iki önemli kavramdan biri olan ilkelerden Özyineleme ilkesi nedir?

Özyineleme İlkesi: Özyineleme, belirli bir tür dilsel ögenin ya da yapının tekrarlanan kullanımıdır. Bir dilbilgisi bileşeni aynı türden başka bir bileşenin içine yerleştirme yeteneğidir. Özyineleme ilkesi de diğer ilkeler gibi mutlak bir evrenseldir, geçerli olmadığı dil yoktur.

17

Chomsky’ye (1965) göre dilbilgisi yapılarının genellenmesi için hangi ölçütler göz önünde bulundurulmalıdır?

  • Gözlemsel yeterlilik: Sözdizimsel çözümleme bir dilde hangi tümcelerin kurallı ve hangilerinin kural dışı olduğunu doğru biçimde göstermelidir. Gözlemsel yeterlilik, sadece tümcelerin yapısal kurallarını çözümlemeye ilişkindir.
  • Betimsel Yeterlilik: Gözlemsel yeterlik vardır ve bu anadili konuşucularının dillerinin yapısı hakkındaki sezgilerini açıklamaya yeterli olmalıdır. Tümcelerin kurallarının ana dilini konuşan insanların tümceler hakkındaki sezgilerini de açıklaması gereklidir.
  • Açıklayıcı yeterlilik: Gözlemsel ve betimsel yeterliliği de içeren bu ölçütte dilbilimsel çözümleme, bir kuram çerçevesinde bu kuralların ana dili konuşucusunun zihninde nasıl ortaya çıktığını açıklar. Tümcenin yapısal kurallarının kuramın öngörüleri çerçevesinde açıklanmasıdır.
18

Ekonomi yasası nedir?

Genelde bilimsel yaklaşımda önemli bir ölçüt de ekonomi yasasıdır. Dilbilimsel çözümlemede en az kuralla en fazla veriyi açıklamak esastır. Bu durumda dilin dilbilgisel yapısını açıklayabilen en basit ve en kısa kural tercih edilir. Chomsky’nin kuramı da zaman içinde kısmen ekonomi nedeniyle değişip dönüşmüştür.

19

Ockham'ın usturası nedir?

Ockham’ın usturası, ekonomi yasası ya da tutumluluk yasası olarak bilinir. Skolastik felsefeci Ockham’lı William tarafından önerilen bu ilke, hiçbir olasılığın zorunlu olmadan çoğaltılmaması gerektiğini savunur. Bir başka deyişle, “hiçbir şey zaruriyetten fazla çoğalmaz” ilkesi geçerlidir. İlke basitliğe öncelik verir: diğer her şeyin eşit olduğu durumda iki rakip kuram arasında, veriyi daha yalın ve daha kısa açıklayan tercih edilmelidir. Ockham’ın usturası, aslında mutlak bir gerçeklik ilkesinden çok bilimsel araştırmalarda yol gösterici bir yöntem olarak görülür. Yani basitlik ve ekonomi bilimsel çalışmalarda önemlidir; ancak verilerdeki gerçeği göz ardı etme pahasına öne çıkmamalıdır.

20

Sözdizim çalışmalarında dilbilgisidışı tümcelerin çözümlenmesinin nedeni nasıl açıklanır?

Sözdizim çalışmalarının kapsamı içinde dilbilgisidışı tümceleri çözümlemek, sözdizim çalışmasının önemli bir parçasıdır, çünkü dilin nasıl çalıştığı konusuna yol gösterici niteliktedir. Öncelikle, dilbilgisine aykırı tümceler, bir dilin dilbilgisini yöneten kural ve ilkelere ilişkin öngörü sağlar. Dilbilimciler, belirli bir tümcenin neden dilbilgisine aykırı olduğunu inceleyerek hangi sözdizimsel kuralların bozulduğunu belirleyebilir ve böylece sözdiziminin nasıl işlediğini daha iyi açıklayabilir.

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç