Etken koruma oranı konusunu somut bir örnek üzerinde açıklayalım: Bunun için söz gelişi otomobil lastiği endüstrisini ele alalım. Öyle varsayalım ki bu bir ithalata rakip endüstridir. Yani içeride üretilen otomobil lastiği dışarıdan yapılan ithalatla rekabetçi bir durumdadır. Ayrıca, açıklamalarda kolaylık olsun diye lastik üretiminde tek bir ithal malı girdi kullanıldığını, bunun da kauçuk olduğunu varsayalım. İlk durumda gerek lastik, gerek kauçuk gümrüksüz olarak ithal edilmektedir. Dolayısıyla ülkedeki fiyatlar uluslararası fiyatlara eşittir. Bu koşullar altında, lastiğin birim fiyatı 50 TL olsun, bunun yarısı ya da 25 TL’si ithal edilen kauçuğa ödensin. Demek oluyor ki bir birim lastik üretmekle yaratılan katma değer 25 TL’dir (50-25 = 25 TL). Hiçbir tarifenin bulunmadığı bu durumda yaratılan yurt içi katma değer, uluslararası katma değerle özdeştir. Şimdi, hükûmetin otomobil lastiği ithalatından yüzde 50 oranında bir gümrük tarifesi almaya başladığını, kauçuğun ise eskisi gibi gümrüksüz ithal edildiğini varsayalım. Nihai mal üzerindeki bu vergi, nominal tarifedir. Bu durumda Türkiye’de yabancı lastik fiyatları 75 TL’ye çıkar, yerli üretilen lastiğin fiyatı da aynı düzeye yükselir. Lastik üretiminde kullanılan yabancı girdiye yapılan ödeme değişmediğine göre (kauçuk ithali hâlen gümrüksüz), birim lastik başına yaratılan yurt içi katma değer 55 TL’ye yükselmiş olur (75 - 25 = 50 TL). Ama uluslararası fiyatlar açısından yaratılan katma değer yine eskisi gibi 25 TL’ye eşittir. Demek ki lastik üzerine uygulanan yüzde 50 oranındaki bir tarife, yurt içi katma değeri, (dış katma değere oranla) yüzde 100 oranında yükseltmiş oluyor. Bir başka deyişle, yüzde 50 oranındaki bir nominal tarifenin yurt içi lastik endüstrisine sağladığı etken koruma yüzde 100’dür. İkinci durumda, lastiğe uygulanan yüzde 50 oranındaki tarife yanında, hükûmetin kauçuk ithaline de yüzde 20 oranında bir tarife koyduğunu varsayalım. Bu durumda, yabancı girdiye yapılan ödeme 30 TL’ye çıkar, yurt içi katma değer ise 45 TL’ye düşer (75-30 = 45 TL). Uluslararası fiyatlarla (serbest ticaret koşulları altındaki) lastik üretimindeki katma değerin 25 TL olduğu hatırlanacak olursa, demek ki bu durumda etken koruma oranı yüzde 80’e düşmektedir. Bir başka deyişle, girdiler üzerine konulan gümrük tarifeleri etken koruma oranının düşmesine neden oluyor