İthalat İkamesinin Yol Açtığı Sorunlar
Yukarıda işaret edilenlere ek olarak, ithalat ikamesine karşı yöneltilen başka önemli eleştiriler de vardır. Bunların başlıcalarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Kaynak israfı,
İthalat ikamesi, karşılaştırmalı üstünlüklere uygun bir kaynak dağıtımına dayanmaz. Yüksek koruma duvarlarının arkasında geliştirilmeye çalışılan endüstrilerde, uluslararası standartlara göre maliyetler ve fiyatlar yüksek, kalite ise düşük olmaktadır. Aşırı koruyuculuk iş adamlarını uyuşukluğa sürükler, monopolleşme eğilimini artırır ve yerli sanayide araştırma ve geliştirme faaliyetlerini caydırıcı etki yapar. Böyle bir sanayileşmenin sonucu, kaynak dağılımındaki etkinliğin bozulması ve genel olarak tüketici refahının düşmesidir
Dışa bağımlılık
İthalat ikamesi, başlangıçta güdülen amacın tersine, ulusal ekonominin dışa bağımlılığını artırır.
İhracat endüstrileri aleyhine doğan çarpıklık:
İthalat ikamesi, temelde iç piyasaya dönük bir uygulamadır. Bu politikalar ihracat endüstrilerine, ithalatı ikame eden endüstrilerle aynı düzeyde özendirme sağlamadıkları gibi, resmî sabit kurdan ulusal parayı da aşırı değerlendirerek ihracatçıyı bir anlamda cezalandırmış olurlar.
İhracata yönelik üretimin iç piyasaya yönelik üretimden daha düşük oranlarda özendirilmesi ise doğal olarak ihracat gelirlerinin azalmasına neden olur
Dış borçların artışı: Bir yandan dışa bağımlılığın artması, diğer yandan ihracatın gerilemesi dış ödeme açıklarını ülkenin en önemli sorunlarından birisi durumuna getirir. Bu da ülkeyi açıklarını finanse etmek için, sürekli biçimde dış kaynak aramak zorunda bırakır. Böylece, artan dış borçlar bu politikaların adeta doğal bir sonucu durumuna gelir.
Artan işsizlik ve ülkeye yabancı bir sanayi yapısı:
Bu tür sanayi yatırımları çok az yeni iş olanakları yaratırlar. Bu da artan nüfusun önemli bölümünün tarımda ve geleneksel kesimlerde tutulmasını gerektirir. Dolayısıyla da ülkedeki gizli ve açık işsizlerin sayısında büyük artışlar olabilir.