Ilıman iklim meyve türleri hangileridir?
Ilıman iklim meyve türleri elma, armut, ayvadır.
Ilıman iklim meyve türleri hangileridir?
Ilıman iklim meyve türleri elma, armut, ayvadır.
Subtropik iklim meyve türleri hangileridir?
Subtropik iklim meyve türleri turunçgiller (başlıca portakal, mandarin, limon, lime, altıntop, turunç), zeytin, incir ve nardır.
Ilıman iklim meyve türleri ve subtropik iklim meyve türleri nerelerde yetişir?
Ilıman iklim meyve türleri olan elma, armut, ayva ve subtropik iklim meyve türleri olan turunçgiller (başlıca portakal, mandarin, limon, lime, altıntop, turunç), zeytin, incir ve nar türleri ülkemizde ve ülkemizin yer aldığı Akdeniz Havzasında çok eskiden beri bilinen ve yetiştirilen ürünlerdir.
Yumuşak çekirdekli meyveler hangileridir?
Yumuşak çekirdekli meyveler elma, armut ve ayvadır.
Dünyada en fazla üretilen ılıman iklim meyve türü hangisidr?
Elma dünyada en fazla üretilen ılıman iklim meyve türüdür. Dünyada pek çok ülkede yetiştirilmektedir.
Dünyada en az miktarda yetişen ılıman iklim meyve türü hangisidir?
Üretim miktarı açısından en fazla ılıman iklim meyve türü elma iken elmayı, armut takip etmektedir. Ayva ise az miktarda yetiştirilmektedir. Dünyada en fazla ayva yetiştiren ülke Türkiye’dir.
Subtropik meyveler, nerelerde yetiştirilmektedir?
Subtropik meyveler, dünyada ağırlıkta subtropik iklim bölgelerinde ve kısmen tropik iklim ve ılıman iklim bölgeleri içindeki mikroklima alanlarda yetiştirilmektedir.
Subtropik meyveler, ülkemizde hangi bölgelerde yetiştirilmektedir?
Subtropik meyveler, ülkemizde daha çok sahil bölgelerinde özellikle Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yetiştirilmektedir. Subtropik iklim meyve türlerinin yetiştiriciliğini kısıtlayan en önemli faktör düşük sıcaklıklardır. Bu nedenle ülkemizde sahil bölgelerinde ve belli bir rakıma kadar olan yerlerde güvenle yetiştirilebilmektedirler.
Bir ılıman iklim meyve türü olan elma hangi cinse aittir?
Bir ılıman iklim meyve türü olan elma (Malus x domestica Borkh), Rosales takımının Rosaceae familyasına ait Pomoideae alt familyası içinde yer alan Malus cinsine aittir.
Dünyada kaç çeşit elma türü mevcuttur?
Dünyada; Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’da doğal olarak yetişen 30 civarında elma türü mevcuttur.
Kültür elması olarak yetiştirdiğimiz Malus x domestica Borkh türünün ana vatanı, neresidir?
Kültür elması olarak yetiştirdiğimiz Malus x domestica Borkh türünün ana vatanı, Avrupa, Anadolu, Kafkaslar, Türkistan ve Himalayaları içine alan bölgedir.
2022 verilerine göre dünya elma üretimi kaç tondur?
Dünya elma üretimi 2022 verilerine göre 95 835 965 tondur. En fazla elma yetiştiren ülke Çin’dir (47 571 800 ton). Bu ülkeyi Türkiye (4 817 500 ton), ABD (4 429 330 ton) ve Polonya (4 264 700 ton) takip etmektedir.
2022 verilerine göre ülkemizin elma üretimi kaç tondur?
Ülkemizin tüm illerinde elma yetiştiriciliği yapılmaktadır. En çok elma üretimi 2022 verilerine göre, Isparta (1 230 580 ton), Karaman (752 045 ton), Niğde (543 326 ton) ve Antalya (480 089 ton) yörelerinde üretilmektedir. Türkiye elma üretiminde dünyada 2. sırada yer almasına rağmen elma ihracatında (354 560 ton) 8. sırada bulunmaktadır.
Elma ağacının özellikleri nelerdir?
Elma ağacının taç büyüklüğü, anaç, çeşit, yetiştirme sistemi, terbiye şekli ve ekolojik bölgeye göre değişmektedir. Elma çeşitleri, çöğür anacı üzerinde 8-10 metreye, bodur anaç kullanıldığında ise genellikle ağaç boyu en az 2 m’ye kadar azalabilir. Elma kazık kök oluşturmayan bir türdür. Kökler daha çok yanlara doğru yayılır.
Elma dalları, kaça ayrılır?
Elma dalları, odun ve meyve dalları olmak üzere 2 gruba ayrılır. Boğum araları, odun dallarında uzunken meyve dallarında daha kısa olur.
Elma ağaçlarında meyve dalları kaç grupta yer alır?
Elma ağaçlarında meyve dalları topuz, kargı, dalcık ve çıtanak olarak 4 grupta yer alır.
Topuz nedir?
Topuz: En kısa meyve dalıdır. Boğum araları çok kısa ve boyu 2-7 cm uzunluğundadır. Topuzlarda, gelişme durumuna göre birinci, ikinci veya üçüncü yılında uçtaki tomurcuk çiçek tomurcuğuna dönüşür. Bu dallara lamburt denir.
Kargı nedir?
Kargı: Topuzdan daha uzun meyve dallarıdır. Genellikle 10-20 cm boyundadır. Oluştuğu yılda
bile kargıların ucunda çiçek tomurcuğu bulunabilir.
Dalcık nedir?
Dalcık: Uzunluk açısından kargı ile odun dalıarasındadır. Dalcık ucundaki ve hemen altındaki tomurcuklar, ilk yıl içinde bile çiçek tomurcuğuna dönüşebilir.
Çıtanak nedir?
Çıtanak: Bu meyve dalı, kese ve topuzların, geyik boynuzunu andırır şeklinde bir araya toplanması ile oluşur. Bu dalların ağaç üzerinde fazlaca görünmesi, ağacın yaşlandığına ve vejetatif gelişmenin zayıfladığına işaret eder.
Kese nedir?
Keseler, meyve dalları üzerinde bulunan şişkin yapıda ve bol miktarda nişasta depolanan bölgelerdir. Bu yapılar, üzerindeki veya meyve dalındaki büyüme noktalarının çiçek tomurcuğuna dönüşmesini teşvik etmektedir. Ağaç yaşlandıkça daha fazla oluşur.
Elmada tomurcuklar kaça ayrılır?
Elmada tomurcuklar; yaprak tomurcuğu ve çiçek tomurcuğu olarak ikiye ayrılır. Elmaların çiçek tomurcuklarına hem çiçek (4-10 adet) hem de yaprak (5-6 adet) çıkması nedeni ile karışık tomurcuk adı verilir.
Karışık tomurcuk nedir?
Karışık tomurcuk: Çiçekle birlikte yaprak ve sürgün gibi vejetatif organları da içinde barındıran tomurcuk tipi.
Elmada döllenme nasıl olmaktadır?
Elmada çiçek tomurcukları genellikle yaşlı sürgünlerin ucundaki tomurcuklar ya da daha yaşlı olan lamburtlar üzerindeki tomurcuklarda oluşur. Tozlanma ve döllenme için bahçeye tozlayıcı çeşitler dikilmelidir. Yeterli bir tozlanma için; tozlayıcı çeşidin diploid yapıda ve çiçek tozu canlılığı yüksek olmalı, ana çeşit ve tozlayıcı çeşidin çiçeklenme zamanı aynı zamanda olmalı, tozlayıcı çeşit ana çeşitin yakınında olmalı, bahçeye uygun oranlarda tozlayıcı çeşit dikilmeli, çiçeklenme döneminde bahçe içerisinde bal arısı bulundurulmalı, 8-10 ana çeşide bir tozlayıcı gelecek şekilde bahçe tesis edilmelidir. Elmalarda çiçeklenme dönemi genellikle 10-15 gün sürmektedir. Erken ve orta, orta ve geç çiçeklenen çeşitler birbirlerini tozlayabilmektedir.
Elmanın toprak istekleri neledir?
Çoğu elma çeşidi pek çok toprak tipinde kolayca yetiştirilebilir ancak derin, drenaj sorunu olmayan ve hafif asidik (pH’sı 6,5 civarında) olan toprağı tercih eder. Elma, taban suyunun yüksek olmasından hoşlanmaz ve organik maddece zengin topraklarda daha hızlı gelişir.
Hendek daldırma nedir?
Hendek daldırma (stoolbed): Klonal elma anaçlarının bir sıra üzerine sık aralıkla ve 30-45 derece eğimle dikilmeleri ve daha sonra fidanların eğilerek toprak yüzeyine tellerle yatırılmaları ve üzerlerinin toprakla örtülmeleri ile hazırlanır. Daha sonra fidanlar üzerindeki gözler sürerek yukarı doğru uzar ve alt kısımları kök oluşturur. Oluşan bu yeni anaçlar sürgünleri üzerine göz aşısı yapılarak yeni fidanlar üretilir.
Elmanın iklim istekleri nelerdir?
Elma ağaçları, genellikle 30° ile 60° kuzey ve güney enlemleri arasında ılıman iklim kuşağında yetiştirilmektedir. Soğuklara oldukça dayanıklıdır. Elma ağaçları, kış dinlenme periyodunda -40 °C’ye kadar dayanır. Bir yaşındaki dalları -20 °C’ye kadar dayanabilir. Elmada çiçekler, tomurcuk uyanması aşamasında, -7.8 °C’de %10 zarar görürken, pembe balon aşamasında -4.1 °C’de zararlanma %90’a kadar artabilmektedir. Küçük elma meyveleri, -1.1, -2.2 °C’de, olgunlaşmış meyveler ise -2, -3.5 °C’de dondan zarar görmektedir. Pek çok elma çeşidinin meyvesini olgunlaştırması için mayıs eylül arasındaki ortalama sıcaklığın 15 °C olmasını ister. Elma, yüksek yaz sıcaklıklarından hoşlanmaz ve güneş yanıklığına duyarlıdır. Yüksek hava nemi, elma yetiştiriciliğinde olumlu etki yapar.
Elma bahçesi tesis ederken nelere dikkat edilmelidir?
Elma bahçesi tesis ederken; güncel, iç ve dış pazar için talep edilen, yetiştiricilik yapılacak bölgeye uygun ve periyodisiteye eğilimi az olan çeşitler seçilmelidir. Ana çeşit veya çeşitler seçilince buna uygun tozlayıcı çeşitler de belirlenmelidir. Elma bahçesi tesisinde, sertifikalı, ismine doğru ve sağlıklı fidanlar tercih edilmelidir. Fidanlara uygulanacak dikim mesafesi, çeşit, anaç, terbiye sistemi, toprak verimliliği gibi faktörlere göre değişmektedir. Elma bahçesi eğer bodur anaçlar ile kurulacaksa dikimden önce veya hemen sonra mutlaka destek sistemi kurulmalıdır. Daha küçük bahçelerde demir direkli payandalı sistemler tercih edilirken daha büyük bahçelerde beton veya galvanizli demir direklerle destek sistemleri kurulabilmektedir.
Spur tip veya çeşit nedir?
Spur tip veya çeşit: Yetiştirilen tip ve çeşitler içinde vejetatif büyümesi zayıf olan ve daha küçük taç oluşturan genotiplerdir.
Yazlık elma çeşitleri hangileridir?
Yazlık elma çeşitleri: Vista Bella, Jersey Mac, Summer Red, Raritan.
Güzlük elma çeşitleri hangileridir?
Güzlük elma çeşitleri: Rubra Precoce, Prima, Mondial Gala, Galaxy Gala, Royal Gala, Ruby Gala, Elstar.
Kışlık elma çeşitleri hangileridir?
Kışlık elma çeşitleri: Amasya elması, Demir elması, Hüryemez elması, Red Delicous, Golden Decious, Starking Delicious, Starkrimson Delicious, Granny Smith, Topred Delicious, Jonagold, Fuji, Breaburn.
Spur elma çeşitleri hangileridir?
Spur elma çeşitleri: Red Delicious’un spur mutantları (Starkspur Red Delious, Cooper Zanzi, Spur Delicous), Starking Delicious’un spur mutantları (Topred Delicous, Redspur, Starkrimon, Wellspur), Golden Delicious’un mutantları (Golden Auvi spur, Starkspur Golden Delicious), McIntosh’un spur mutantları (Macspur, Cullier Spured McIntosh), Winesap spur mutantları (Mance Spured Red Winesap, Starkspur Winesap) ve Granny Smith çeşidini mutantı (Granny Smith Spur).
Budama nasıl olur?
Elma bahçe tesisinde, fidan dikiminden sonra terbiye ve budama uygulamalarına başlanır. Genellikle nemli bölgelerde goble, kurak bölgelerde ise doruk dallı terbiye şekli kullanılabilir. Aşırı budanan fidanlar geç meyveye yatar. Bu nedenle, budamalar amaca en uygun şekilde olmalıdır. Yan dallar oluşturulurken bunların gövde ile yapacakları açının gerekli genişlikte olmasına özen gösterilir. Bu açı genellikler 45-60° arasında olmalıdır. Dar açılı yan dallar ileride meyve yüküne dayanamayarak kolaylıkla kırılabilir. Dar açılı yan dalların gövde ile iyi bir açı oluşturabilmeleri için budama ile birlikte çatallar veya teller kullanılarak açılar genişletilmelidir.
Meyve seyreltmesi nasıl olur?
Meyve tutumundan sonra, pazarlanabilir, yüksek kaliteli, uzun süre muhafaza edilebilir meyve eldesi ve sonraki yıl için bol çiçek tomurcuğu oluşturma ve hastalık ve zararlılarla mücadeleyi kolaylaştırmak için çiçek veya küçük meyve seyreltmesi yapılmalıdır. Çiçek ve meyve seyreltmesi, elle, mekanik olarak veya kimyasal yöntemler ile yapılabilir. Seyreltme ne kadar erken tamamlanırsa, derim (hasat) sırasındaki meyve o kadar büyük olur ve bir sonraki yıl için çiçeklenmenin geri dönüşü o kadar iyi olur.
Elma hasatı nasıl gerçekleştirilir?
Üretilen elma çeşidine bağlı olarak çoğu elma ağustos sonundan ekim ayına kadar hasat edilir ve pazarlanır. Düzenli soğuk hava depolarının kullanılması durumunda pazarlama sezonu mart ayına kadar uzatılabilir. Kontrollü atmosfer (CA) depolaması mevcutsa pazarlama sezonu temmuz ayına kadar uzatılabilir.
Elmanın hastalık ve zararlı etmenleri nelerdir?
Ülkemiz elma yetiştiriciliğinde pek çok hastalık ve zararlı etmeni görülür. Elma Küllemesi, Karaleke ve Monilya önemli hastalık etmenleri, Elma Pamuklu Biti, Elma Göz Kurdu, Elma Ağ Kurdu ve Elma İç Kurdu ise en önemli zararlı etmenlerdir.
2022 verilerine göre dünya armut üretimi kaç tondur?
Dünya armut üretimi 2022 verilerine göre 26 324 874 tondur. Bu üretimin %73’ünü Çin (19 265 300 ton) üretmektedir. Çin’in ardından ABD (584 230 ton), Arjantin (566 227 ton), Türkiye (551 086 ton) ve Güney Afrika Cumhuriyeti (548 965 ton) gelmektedir.
Sulama nasıl gerçekleştirilir?
Elma, su isteği yüksek bir meyve türüdür. Elma ağaçlarının, bir vejetasyon döneminde ortalama 6000 m3/ha su tüketimi olduğu bildirilmiştir. Bu 600 mm’lik yağış anlamına gelmektedir. En yoğun su tüketimi temmuz ve ağustos aylarında görülür. Elma yetiştirilen bölge, vejetasyon içinde az miktarda yağış alıyor ya da yağış almıyorsa ağacın su gereksinimi sulama ile karşılanmalıdır. Verilecek su, yağış miktarına, toprak yüzeyindeki buharlaşma oranına, ağacın büyüklüğüne ve toprak bünyesine göre değişim gösterir. Kurak bölgelerde tesis edilmiş elma bahçelerinde 8-12 günde bir sulama yapılmalı, daha nemli bölgelerde ise sulama aralığı 15-20 güne çıkarılmalıdır. Sulama, su kaynağı ve toprağın bünyesine göre karık, tava, çanak, mini spring ve damla sulama şeklinde yapılır.
Gübreleme nasıl yapılır?
Elma bahçelerinde her yıl gübreleme yapılmalıdır. Ağaçlara, gübrelemede, organik gübreler, yeşil gübreler ve mineral gübreler verilir. Gübrelemede ağaçlara verilecek mineral besin madde miktarı, toprağın bünyesi, ağaç yaşı, anaç, verim gibi faktörler dikkate alınarak belirlenir. Azot (N) ve potasyum (K) gübreleri bahar döneminde sürgün gelişimi öncesi ve sırasında verilmeli, yine meyve gelişim döneminde N ve K gübrelemesine devam edilmelidir. Yaz sonunda azot gübrelemesi tamamlanıp, ağaçlara potasyum verilmelidir. Fosfor (P) ise kışın başında çiftlik gübresi ile toprak karıştırarak verilmelidir. Fosforun tamamı kış başında ya da yarısı kış başında yarısı da bahar döneminde verilebilir.
Bir ılıman iklim meyve türü olan armut hangi cinse aittir?
Armut (Pyrus communis), Rosaceae familyasının Pyrus cinsi içinde yer alan ve bugün dünya üzerinde elma kültürünün yayıldığı her yerde yetiştirilen bir meyve türüdür.
Armut ağacının özellikleri nelerdir?
Armut türünde ağaçlar daha çok dik şekilde büyür. Çoğu armut çeşidinde ağaçların gelişmesi sonucu piramit şekli oluşur. Bazı çeşitlerde ise yayvan şekilli bir taç oluşur. Düzgün ve dik bir gövde oluşturur. Derinlere inen bir kök sistemi vardır. Kazık kökten çok, yan ve saçak kök oluşur. Elmaya benzer bir dal yapısı bulunur ve odun ile meyve dalları oluşturur. Meyve dalları topuz, lamburt, kargı, dalcık ve çıtanak olarak adlandırılır.
Diploid, triploid ve tetraploid nedir?
Haploid (n) kromozom sayısının iki, üç ve dört katı kromozom sayısına sahip olan çeşitlerdir.
Armutun iklim istekleri nelerdir?
Armut türü, ılıman iklim meyveler grubunda yer alır ve elmaya göre soğuklara daha hassastır. Yükseklik açısından elma gibi yükseklere çıkamaz. Çeşitlerin soğuklara dayanımı farklılıklar göstermektedir. B. d’Anjou, soğuklara en dayanıklı armut çeşididir. Williams ise soğuklara en hassas çeşitler arasındadır. Armutta, -30 °C’nin altındaki sıcaklıklarda zararlanmalar görülür. Armut çiçek tomurcukları, -3.9 °C’ye, açmış çiçekler ise -2.2 °C’ye yarım saat kadar dayanabilir. Küçük meyveler ise -1.1 °C’ye kadar dayanabilir. Armut, elmaya göre daha sıcak koşullar daha fazla ortalama sıcaklık ister. Bazı çeşitlerden nemli yerlerde daha kaliteli meyveler elde edilir.
Armutun toprak isteklerinelerdir?
Armut toprak açısından fazla seçici olmamakla birlikte derin, geçirgen, organik ve mineral besin maddelerince zengin topraklarda ağaçların gelişmesi ve verimi daha iyi olur. Toprak tercihi kullanılan anaca göre değişir.
Armut nasıl çoğaltılr?
Armut çoğaltmasında daha çok vejetatif yöntemler kullanılmaktadır. Armut çelikleri zor köklendiği için çelikle çoğaltma pratikte kullanılmamaktadır. Armutta daha çok aşılama ile çoğaltma tercih edilmektedir. Armut çeşitleri, değişik anaçlar üzerine durgun T göz aşısı ile aşılanır. Yabanilerin aşılanması ve çeşit değiştirme için kabuk altı veya yarma aşı yöntemleri tercih edilir. Armut çoğaltması için, armut anaçları, ahlat, ayva anaçları, Quince A, OHxF 333, OHxF 87, OHxF 97 gibi anaçlar kullanılmaktadır.
Armut yetiştiriciliğinde, bahçe tesisi nasıldır?
Günümüz armut yetiştiriciliğinde, bahçe tesisi için genellikle yarı bodur veya bodur anaçlar üzerine aşılanmış armut çeşitleri kullanılmaktadır. Geleneksel yetiştiricilikte dikim mesafesi, anaç, armut çöğürü ise 6-10 m; ahlat ise 5-7 m; ayva ise 3-4 m olmalıdır. Sık dikim yönteminde ise Quince A, OHFx333, BA29 gibi bodur anaçlar üzerine aşılı armut fidanları kullanılır. Sık dikimde, fidanlar arasında, anaca, çeşide ve toprak yapısına bağlı olarak sıra arası 4-5 metre, sıra üzeri ise 2-3 metre olacak şekilde mesafelendirme yapılır.
Yazlık armut çeşitleri nelerdir?
Yazlık Armut Çeşitleri: Limon Armudu, Akça, Mustafa Bey, Precoce Coscia, Dr. Jules Guyot, Santa Maria, Williams, Williams Bovey, Starkrimson, 20th Century (Nijisseki).
Güzlük armut çeşitleri nelerdir?
Güzlük Armut Çeşitleri: Beurre Hardy, Triumphe de Vienne, Duchesse d’Angouleme, Abate Fetel (Abbe Fetel), Conference, Beurre Bosc, Doyenne du Comice, Ya Li, Seckel, Potamac.
Kışlık armut çeşitleri nelerdir?
Kışlık Armut Çeşitleri: Beurre Clairgeau, Ankara Armudu, Deveci Armudu, Passe Crassane.
Armut budaması nasıl yapılr?
Armut yetiştiriciliğinde düzenli, yüksek ve kaliteli bir verim için terbiye ve budama uygulamaları yapılmalıdır. Armutun geleneksel yetiştiriciliğinde genellikle goble veya değişik doruk dallı terbiye şekli uygulanır. Sık dikim sisteminde ise palmet terbiye şekli kullanılır. Tam verim çağındaki ağaçlarda kış budamasında obur dallar, gövde üzerindeki sürgünler, taç içinde büyüyen, sıkışıklık oluşturan, kırılmış, kurumuş, hastalıklı dallar alınır. Yıllık sürgünler de kış budamasında bir miktar kısaltılır. Yeni meyve gözlerinin oluşumunu teşvik etmesi ve fotosentez alanını arttırması gibi faydalarından dolayı yaz budaması yapılmalıdır.
Sulama nasıl yapılır?
Armut bahçelerinin, karık gibi yüzeysel sulama yöntemleri ile sulanabilmesine rağmen günümüzde damla sulama gibi modern yöntemler kullanılmaktadır. Damla sulama sistemi ile randımanlı sulama ve gübreleme yapılmaktadır. Sulama ihtiyacı, bölgelere göre ilkbahar veya yaz başında yağışların kesilmesi ile başlarken hava ısısının düşmeye başladığı güz döneminde azalmaktadır. Sulama sıklığı, serin dönemlerde seyrek, sıcak dönemlerde ise daha sık gerçekleşir. Sulama suyunun yetersiz olduğu durumlarda ağaçların büyümesi geriler, meyve kalitesi ise azalır. Sulamada verilecek su miktarı; ekolojiye, toprak yapısına, kullanılan anaca ve bitki yaşına göre değişim gösterir. Sulamada, kaliteli ve pH’sı 6.5-8 arasında olan sular kullanılmalıdır. Sulama, her ne kadar verim ve kaliteyi olumlu etkilese de aşırı sulama kışlık armutlarda muhafaza kalitesini düşürür.
Gübreleme nasıl yapılmalıdır?
Gübrelemede hem organik hem de mineral gübreler kullanılmalıdır. Organik gübreleme için yeşil gübreleme ve çiftlik gübreleri kullanılmalıdır. Yeşil gübrelemede yonca, fiğ, bakla, çayır üçgülü ve korunga gibi türler kullanılabilir. Bahçe tesis edilmeden önce dekara 3-4 ton iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi ve bu işlemin 3-4 yılda bir tekrarlanması, toprak organik madde içeriğini arttırarak, bitki gelişimi, verim ve meyve kalitesini olumlu olarak teşvik edecektir.
Hasat nasıl yapılır?
Armut meyveleri elle ve özenle hasat edilir. Derim, yazlık armutlarda sabah erken saatlerde, güzlük ve kışlık armutlarda meyvelerin üzerindeki nem kuruduktan sonra yapılmalıdır. Derim işlemi, ağaçta bir defada ya da homojen olgunluk yoksa 2-3 defada tamamlanmalıdır. Meyveler ağaç olumunda derilmelidir. Tam derim zamanının belirlenmesinde; meyve kabuğu zemin rengi, meyvenin daldan kopma durumu, meyve eti sertliği ve meyve tutumundan derime kadar geçen süre dikkate alınır.
Armut yetiştiriciliğinde görülen başlıca hastalıklar ve zararlılar nelerdir?
Armut Ateş Yanıklığı, Karaleke ve Monilya hastalıklarıdır. Yine armut ağaç ve meyvelerinde zarar oluşturan başlıca zararlılar; Armut Testereli Arısı, Armut Göz Kurdu, Elma İç Kurdu ve Armut Psillidi türleridir. Mücadele için öncelikle hasatlık ve zararlılara dayanıklı anaç ve çeşitler kullanılmalı, uygun ekoloji, bahçe mesafelendirmesi ve sulama sistemi seçilmelidir. Kültürel bakım işlemleri tam ve zamanında yapılmalıdır. Hastalık zararlılarla mücadelede ülkemizde tavsiye edilen entegre mücadele sistemi uygulanmalıdır.
Yumuşak çekirdekli meyveler grubunda yer alan ayva hangi cinse aittir?
Ayva, Rosaceae familyası, Pomoieae alt familyası, Cydonia cinsinde yer alan Cydonia oblonga Mill. türüdür.
Dünyada kaç çeşit ayva türü mevcuttur?
Cydonia cinsi içinde süs bitkisi olarak kullanılan C. japonica Pers. ve C. maulei Moore türleri de bulunmaktadır. Ayvalar, meyve şekline göre, C. Oblonga var. pyriformis (armut şeklinde ayvalar) ve C. oblonga var. maliformis (elma şeklinde ayvalar) olmak üzere 2 gruba ayrılır.
Ayvanın ana vatanı neresidir?
Ayvanın ana vatanı, Anadolu’nun da dahil olduğu Kuzey İran, Güney Kafkaslar ve Horasan bölgeleridir. Ayvanın 6000 yıldır Asya kıtasında yetiştirildiği bilinmektedir.
2022 verilerine göre dünya ayva üretimi kaç tondur?
Dünyada 2022 verilerine göre 702 015 ton ayva üretilmektedir. Türkiye (197 503 ton), Çin (110 560 ton), Özbekistan (90 871 ton) ve İran (90 160 ton) başlıca ayva üreten ülkelerdir. Ülkemizde en çok Sakarya ve Bursa illerinde üretilmektedir.
Ayva nasıl tüketilmektedir?
Subtropik ve ılıman iklim koşullarında yetiştirilen ayvalar, meyveleri yumuşak ve sulu olduğu için çoğunlukla sofralık olarak tüketilmektedir. Fakat serin bölgelerde ayva meyvesinin, hasatla birlikte sert, boğucu ve kumlu olmasından dolayı, birkaç hafta süre ile depoda bekletilmesi gerekir. Ayvalar taze tüketim yanında pişirilerek de tüketilmektedir.
Ayva ağacının özellikleri nelerdir?
Büyük çalı ve ağaççık şeklinde bir gelişme gösterir. Gövdesi kısa, kırmızı kahverengi renkli ve düzgün şekilli değildir. Kökleri genellikle yüzeysel gelişir. Ayva ağacı seyrek bir dal yapısına sahiptir. Genç dallar; kısa, ince ve tüylü olup, sarımtırak yeşil renklidir. Yaşlı dallar ise nispeten seyrek tüylü ve kahverengi-yeşil renklidir. Odun ve karışık tomurcuk olmak üzere 2 tip tomurcuk vardır. Odun tomurcuklarında yaprak veya sürgün, karışık tomurcuklarda önce sürgün gelişir, bunun üzerinde yapraklar ve ucunda da bir çiçek oluşur. Ayva yaprağı, yumurta veya geniş elips şeklinde, bazen de yuvarlakçadır. Yaprak kenarları düz ve yaprağın üst yüzü koyu yeşil renklidir. Genç yapraklarda yaprağın her iki yüzü tüylü olup üst yüzeyi sonradan tüysüzleşir. Ayva çiçekleri iri yapıda, 4-6 cm çapında, pembe veya beyaz renklidir. İlkbahar döneminde karışık tomurcukların açması ile meydana gelen ve 10-15 cm kadar uzayan yeni sürgünlerin ucunda tek tek bulunur. Yalancı meyve grubunda yer alır. Meyve iriliği ve şekli çeşitlere göre değişir. Meyve kabuğunun üzeri kısa sık tüylüdür. Ayvada meyve eti kalitesi çeşide ve yetiştiği ekolojiye göre değişmek üzere, sert, kuru, boğucu veya gevrek, sulu ve güzel kokuludur. Meyvede çekirdek sayısı 20-40 arasında değişir. Meyve ağırlığı 200-400 g arasındadır.
Ayva nasıl döllenir?
Ayva çeşitleri genellikle kendine verimlidirler. Ayva ağaçları, tozlayıcı çeşide gereksinim duymadan meyve verebilir. Böceklerle tozlanması nedeni ile çiçeklenme zamanı arı ve böcek faaliyeti gereklidir. Serbest tozlama ile meyve tutum oranı çeşitlere göre değişmekle birlikte genellikle %2.9-21.7 arasında olmaktadır. Ayvada kromozom sayısı n=17 ve diploid yapıdadır.
İklim istekleri nasıldır?
Ayva bir ılıman iklim meyve türüdür. Denize yakın ılıman bölgelerden hoşlanır. İç Anadolu’da ise vadi içlerinde ve uygun yörelerde kaliteli meyve elde edilebilir. Genel olarak, kuzey bölgelerde ve serin mikroklima alanlarında meyve kalitesi azalmakta ve meyve eti sert bir yapı kazanmaktadır. Ayvanın soğuklama gereksinimi elma ve armuta göre daha azdır. Ayva geç çiçek açan bir tür olduğundan ilkbahar geç donlarından etkilenmez. Ayva için çok rüzgârlı yerler uygun değildir. Böyle yerlerde dalları kırılıp, şiddetli meyve dökümleri görülebilir. Aşırı yağmurlu bölgelerde yaprak ve meyeleri, Monilya hastalığından zarar görmektedir.
Ayvanın toprak istekleri nelerdir?
Ayva çok farklı toprak çeşitlerinde yetiştirilirse de kumlu-killi, süzek, besin maddelerince zengin, sıcak topraklardan hoşlanırlar. Ayvalar aşırı toprak nemine genelde toleranslıdırlar. Nemli ve soğuk topraklarda kalitesinin azaldığı görülmüştür. Kökleri genellikle yüzeysel olduğu için çok derin toprak yapısına ihtiyaç duymaz. Nötr veya hafif asit toprak pH’sında daha iyi gelişir. Fazla kireçli topraklarda demir (Fe) noksanlığından dolayı kloroz görülür.
Ayva nasıl çoğaltılır?
Ayva çeşitleri genellikle vejetatif yöntemlerle çoğaltılır. En fazla kullanılan yöntemler sırasıyla çelik, tepe daldırması ve dip sürgünleridir. Çelikle çoğaltmada köklenme yeteneği çeşitlere göre çok farklılıklar gösterir. Ayvalar genellikle odun çeliği ile kolayca çoğaltılabilir. Çelikleri zor köklenen çeşitlerde aşı yöntemi kullanılır. Çelikle çoğaltılmış ayva veya tohum ile yetiştirilmiş çöğürler üzerine istenilen çeşitler aşılanır.
Ayvanın bahçe tesisi nasıl olmalıdır?
Türkiye’nin birçok bölgesinde ayva ağaçları, arazi ve bahçe kenarında sınır ağacı olarak yetiştirilir. Ancak son yıllarda Marmara ve Ege Bölgelerinde kapama ayva bahçeleri kurulmaya başlanmıştır. Kapama bahçelerde ayvalar tek gövde üzerinde yetiştirilmektedir. Doğal olarak zayıf geliştiklerinden ayva fidanları 4-5 m aralıklarla dikilir.
Yerli ayva çeşitleri nelerdir?
Yerli Ayva Çeşitleri: Ekmek ayvası, Şeker gevrek ayvası, Limon ayvası, Midilli ayvası, Tekkeş ayvası, İstanbul ayvası, Eşme ayvası, Ege 2/ 22/ 25, Gördes, Altın 35, Zeybek 35, B 35, Potamia Güneşi.
Yabancı ayva çeşitleri nelerdir?
Yabancı Ayva Çeşitleri: Bereczcki (sin. Vrajna), Champion, Meeches Prolific, Morava, Orange (sin. Apple Quince), Gamboa, Portugal (sin. Lusitanica), Smyrna, Pineapple.
Ayva nasıl budanır?
Ayva ağaçlarına en uygun terbiye şekli gobledir. Özellikle oransal nemin yüksek olduğu bölgelerde goble şekli daha uygundur. Nemin düşük olduğu bölgelerde ise değişik doruk dallı terbiye şekli uygulanabilir. Tam verim çağına ulaşmış ayva ağaçlarında sert budama yapılmaz. Ayva ağaçları, doğal büyüme özellikleri nedeniyle az budama isterler. Bununla birlikte yeni yıllık sürgün teşviki için bir yıllık dallarda kısaltma ve bazılarının çıkarılması şeklinde budama yapılmalıdır. Yine, sıkışıklık yapan, kuruyan, kırılan veya hastalıklı dalların kesilmesiyle, bir seyreltme budaması yapılır. Şiddetli kesimler, yani sert budama, ayva ağaçlarında uzun obur dalların oluşmasını teşvik eder. Böyle bir budama ağaçların daha erken yaşlanmasına neden olur.
Sulama nasıl olmalıdır?
Ayva ağaçlarının normal gelişmesi, yeterli meyve oluşturması, meyvelerin gelişmesi ve kaliteli olması için suya gereksinim vardır. Ülkemizin birçok yöresinde kurak iklim koşulların hakim olduğu için, ayva bahçelerinin sulanması gerekir. Sulanmayan bahçelerde ağaçlardaki sürgünler az büyür, meyveler küçük kalır, meyvenin şekli bozulur, meyveler kuru, boğucu ve kekre olur. Bu sebeple, yeterli yağışın olmadığı bölgelerde, ayva ağaçları yaz mevsimi boyunca sulanmalıdır. İklim ve toprak koşullarına göre, ayva bahçeleri, 8-20 gün aralıklarla sulanmalıdır. Toprağın bünyesi ağırlaştıkça iki sulama arasındaki süre uzatılır.
Gübreleme nasıl gerçekleştirilir?
Ayva ağaçlarının yüzeysel bir kök sistemi olduğundan, toprağın üst tabakalarındaki besin maddelerini kullanır. Bu sebeple, toprağın üst tabakası besin maddelerince zenginleştirilmelidir. Verilecek gübre miktarının yaprak ve toprak analiz sonuçlarına göre belirlenmesi, aynı zamanda sürgünlerin gelişme durumuna göre de ayarlanması gerekir. Gübreleme için yeşil gübreler, çiftlik gübreleri ve mineral gübreler değişik zamanlarda kullanılır.
Ayva hasatı nasıl yapılır?
Ayva meyvesinin olgunluk zamanı, meyve kabuğunun yeşil renkten sarıya dönmesi ve meyve kabuğu üzerindeki hav yapısının el ile kolayca silinmesinden anlaşılır. Erken toplanan meyveler genellikle sert, tatsız, susuz ve boğucu olur. Meyveler bir makas yardımıyla sapı kesilerek toplanır. Meyve eti çabuk zedelenir. Zarar gören yerler esmerleşir ve çürümeye başlar. Meyveler bahçede çiğ kalktıktan sonra toplanmalıdır. Bir ağaçtaki meyvelerin tümü genellikle tek seferde hasat edilir.
Ayvanın hastalıkları ve zararlıları nelerdir?
Ayva yetiştiriciliğinde Ateş Yanıklığı, Kara Leke ve Monilya önemli hastalık etmenleridir. Armut Testereli Arısı, Armut Göz Kurdu, Armut Psillidi, Elma İç Kurdu ise ayva yetiştiriciliğinde en önemli zararlı türlerdir.
Turunçgil nedir?
Aurantioideae alt familyası bitkiler alemi ve özellikle meyve türleri içinde önemli bir yeri olan portakal (Citrus sinensis L. Osbeck), mandarin (Citrus reticulata Blanco), limon (Citrus limon L. Burm f.), altıntop (Citrus paradisi Macf.) gibi ekonomik yönden büyük öneme sahip türlerle, bunların akraba cins ve türlerini içine alan geniş bir gruptur.
Turunçgiller, hangi ailedendir?
Temelde en yaygın olarak yetiştirdiğimiz portakal, mandarin, limon, lime, altıntop ve turunç gibi türleri ihtiva eden turunçgiller, Rutaceae familyası, Aurantioideae alt familyası, Citreae soyu, Citrinea alt soyunda bulunan Citrus cinsi içinde yer almaktadırlar. Turunçgil meyveleri dünyanın tropik, semitropik ve subtropik iklim kuşaklarında bulunan 100’ün üzerindeki ülkede yetiştirilmektedir.
Dünya çapında turunçgil türleri ne kadar üretilmektedir?
Turunçgiller dünyada en fazla üretimi yapılan meyve grubudur. Dünya çapında turunçgil türleri, portakallar 76 410 037 ton, mandarinler 44 179 830 ton, limon ve laymlar 21 529 604 ton, altıntop ve şadoklar 9 761 754 ton ve diğer turunçgiller 14 422 194 ton olmak üzere toplamda 166 303 419 ton olarak üretilmektedir.
Ülkemizde, 2022 yılı verilerine göre turunçgil üretimi ne kadardır?
Ülkemizde, 2022 yılı verilerine göre turunçgil üretiminin 1 milyon 322 bin tonu portakal, 1 milyon 865 bin tonu mandarin, 1 milyon 323 bin tonu limon, 198 bin tonu altıntop ve 2.808 tonu turunçtan oluşmaktadır.
Turunçgiller nasıl ağaçlardır?
Turunçgiller, genelde ağaççık veya ağaç hâlindedir. Uygun ekolojilerde ağaçları 20 m’ye kadar boylanır. Citrus türlerinin hepsi uygun ekolojilerde herdem yeşildirler. Ağaç gövde çapları yine uygun ekolojide 1 m’ye kadar büyüyebilir. Ağaç taçları genelde küreseldir. Altıntoplarda dallar genelde sarkık, limonlarda dağınık yapılıdır. Turunçgil yaprakları parçalı yapıdadır. Yaprak ayası tek veya çok parçalıdır. Genelde çok parçalıdır. Ancak Poncirus trifoliata (üç yapraklı) türünde olduğu gibi 3 parçalı da olabilir. Sitranjlarda da yapraklar 3 parçalıdır. Yaprak, yaprak ayası ve kanatçık olmak üzere 2 kısımdan oluşur. Yaprak ayası ile kanatçık arasında eklem denilen bağlantı çizgisi vardır. Her boğumda 1 yaprak bulunur. Her yaprak koltuğunda 1 diken bulunur. Dikenler gelişmiş veya gelişmemiş olabilir. Yapraklar dal üzerinde 2 yıl kadar kalırlar. Turunçgil kökleri çok derine gitmez. Aktif kök derinliği, 30-90 cm arasındadır. Turunçgil kökleri oksijene çok gereksinim duyarlar. Bu nedenle ağır topraklar turunçgil yetiştiriciliği için elverişli değildir.
Kanatçık nedir?
Kanatçık: Yaprak sapının iki tarafında yaprak ayasının aynı özelliklerine sahip fakat daha küçük olarak oluşan kısımdır.
İklim istekleri nelerdir?
Turunçgillerin yayılma alanını en sınırlayıcı etmen düşük sıcaklıklardır. Ülkemizde turunçgil yetiştiriciliği subtropik iklim bölgelerinde yapılmaktadır. Turunçgillerde, ilkbahar döneminde türe göre değişen büyümenin başladığı eşik sıcak değerleri bulunmaktadır. Limonlar ve laymların eşik sıcaklık değeri 6-7 °C, altıntoplarda 10 °C, portakal ve mandarinlerde 12.8 °C, üç yapraklılarda ise bu değer 16-17 °C’dir. Büyümenin hızlanmaya başlama sıcaklığı 18-20 °C’dir. Büyümenin en hızlı, en düzenli, en etkin olduğu sıcaklık 26-28 °C’dir.
Turunçgillerin ekolojik bölgeleri nerelerdir?
Akdeniz Bölgesi: Bu bölge doğuda Suriye sınırı, batıda ise Dalaman Çayı ile sınırlanır. İl olarak Hatay, Adana, Mersin ve Antalya illerini kapsar.
Ege Bölgesi: Güneyde Dalaman Çayı ile kuzeyde Edremit arasında yer alan kıyı ovaları ve Büyük
Menderes vadisinin iç kısımlarını kapsar. Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir illeri bu bölgede yer alır.
Doğu Karadeniz Bölgesi: Esas olarak Trabzon, Rize ve Artvin illerini kapsar. Bu illerdeki yetiştiricilik kıyı bölgelerde yapılır.
Toprak istekleri nelerdir?
Turunçgillerde toprağın besin maddelerince çok zengin olmasından ziyade çok iyi havalanması ve yeterince süzek olması daha önemlidir. Turunçgillerde etkili kök derinliği 30-90 cm’dir. Toprak derinliği en az 1 metre olmalıdır. Toprakta geçirimsiz kil katmanı olmamalıdır. Turunçgiller, toprak pH’sının 5.5-7 dolayında, hafif asidik yapıda olmasını ister. Bununla birlikte turunçgiller için kullanılan anaçlar daha yüksek pH değerlerini tolere edebilir. Turunçgillerde en büyük sorun drenaj riskidir. Ağaçlar topraktaki durgun suya ve oksijensiz ortama aşırı tepki gösterirler. Turunçgil yetiştiriciliği için kumlu-tınlı topraklar en iyi topraklardır. Toprağın su tutma kapasitesi %40-45 olmalıdır. Toprakta tuz oranı %0.15 oranını geçmemelidir. Toprakta kireç miktarı %5-10 arasında olmalıdır.
Bahçe tesisi nasıl olmalıdır?
Turunçgillerde bahçe kurmada toprak özelliklerinden en önemlileri toprağın havalanması ve en az 1.5 m’ye kadar geçirimsiz tabakanın olmamasıdır. Fidanlar dikilmeden önce parselin her tarafına rüzgârkıranlar dikilmelidir. Rüzgârkıranlar; küçük köklü olmalı, yaygın köklü olmamalı, herdem yeşil olmalıdır. Rüzgârkıran için en doğru materyal dağınık servidir. Rüzgârkıranlar boyunun 10-20 katı kadar alanı korur. Bu nedenle rüzgârkıranlar 100-150 m aralıklarla yapılırlar. Rüzgârkıranlar, rüzgârın %20’sini bahçesinin içine geçirmelidir. Serviler arası mesafe 1.5 m olmalıdır. Bir yerde turunçgil bahçesi kurmadan önce su kaynaklarının yeterli olup olmadığı hesaplanmalıdır. Arazide en az 0,1 lt/sn/ha bir su kapasitesinin bulunması istenir. Bahçe alt yapısında, ağaçları dondan korumak için mutlaka rüzgâr pervaneleri kurulmalıdır. Rüzgâr pervaneleri 40 da alanın ısısını 3-4 °C’ye kadar yükseltir. Turunçgil türlerinde bahçe tesisinde ağaçlar arasındaki mesafeler mandarin çeşitlerinde 6x6 metre, portakal çeşitlerinde 7x7 metre, limon ve altıntop çeşitlerinde ise 8x8 metre olarak belirlenir. Turunçgillerde genellikle kare dikim tercih edilir.
Portakal kaç çeşittir?
Normal portakallar, Göbekli portakallar, Kan portakalları, Şeker portakalları.
Mandarinler kaç çeşittir?
Satsuma grubu, Yerli mandarin, Normal mandarinler, Küçük meyveli mandarin.
Limon çeşitleri nelerdir?
Ekşi limonlar, Tatlı limonlar, Farklı limonlar
Laym kaç çeşittir?
Asit laymlar, Tatlı laymlar.
Altıntopçeşitleri nelerdir?
Beyaz etli altıntoplar, Meyve eti renkli altıntoplar.
Sitranj nedir?
Sitranj: Portakal ile üç yapraklı türlerinin melezlenmesinden elde edilen bitkilerdir. Turunçgil türleri için anaç olarak kullanılmaktadırlar.
Budama nasıl gerçekleşir?
Turunçgillerde genelde ağaçlara goble şekli verilmektedir. Goble terbiye şekli, genellikle eşit açılı üç ana daldan ve bu ana dallar üzerindeki 1-2 yardımcı daldan oluşmaktadır. Turunçgillerde, verim budamasında dal kesimi yapılmamalı, portakal, mandarin ve altıntoplarda sadece ana dallar ve gövde üzerindeki obur dallar kesilmelidir. Tam verim çağındaki ağaçlarda kurumuş, kırılmış, hastalıklı, sıkışıklık yapan dalların kesimi yapılır.
Sulama nasıl yapılır?
Turunçgillerde sulama çok büyük önem taşımaktadır. Eğer bir bölgede yağışlar bütün yıl içinde düzgün dağılmış ve bu yağış 1800 mm/yıl üzerinde ise sulama yapmaya gerek yoktur. Fakat Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yaz döneminde yağış olmadığı için sulama zorunludur. Turunçgillerin yıllık su ihtiyaçları toprak, iklim ve ağacın fizyolojik durumuna bağlı olarak 800-1200 mm arasında değişir. Ancak bunun tamamı sulama ile verilmez. Bir kısmı yağışlarla karşılanır. Yapılan araştırmalara göre, mayıs-ekim döneminde turunçgil bahçelerine, salma sulama olarak 650-750 mm arasında su vermek gerekmektedir. Bu miktarlar, yağmurlama sulama için 500-600 mm ve damla sulama için ise 300-400 mm’dir. Turunçgiller için en uygun sulama yöntemi damla sulamadır.
Gübreleme nasıl yapılır?
Turunçgiller, yaprağını dökmeyen meyve türlerindendir. Bu nedenle bütün yıl boyunca topraktan besin maddesi kaldırırlar. Yüzeysel bir kök sistemine sahiptirler. Turunçgillerin gereksinim duyduğu besin maddeleri kısmen yetiştirilen turunçgil türüne göre değişiklik gösterir. Turunçgillerde yaprak ve toprak analizleri sonucuna göre gübreleme yapmak çok önemlidir.
Hasat nasıl gerçekleşir?
Turunçgil meyvelerinin olgunluk zamanı, meyve suyu miktarı, meyve suyunda çözünür kuru madde miktarı/meyve suyundaki asit oranı (KM/asit), meyve rengi özellikleri dikkate alınarak belirlenir. Turunçgiller olgunlaştıktan sonra bir süre ağaç üzerinde kalabilir. Ancak meyvelerde KM/asit dengesi bozulur, kalite düşer, puflaşma ve kabuk kalınlaşması olur. Ayrıca rüzgâr, dolu, don zararlanmaları ve dökümler olmaktadır. Ağaçta fazla kalmış meyvelerin depoda dayanması da azalır. Meyvesi geç hasat edilen ağaçlar gelecek yıl az ürün vermektedir. Olgun meyveler makas kullanılarak dikkatle kesilmeli ve sepet ya da kasalar nazikçe yerleştirilmelidir.
Turunçgil hastalıkları ve zararlılarla mücadele nasıldır?
Turunçgil Unlu Biti, Kırmızı Kabuklu Bit, Akdeniz Meyve Sineği, Turunçgil Kırmızı Örümceği, Turunçgil Pas Böcüsü, Harnup Güvesi, Portakal Güvesi, Turunçgil Yaprak Galeri Güvesi, Yaprak Bitleri, Turunçgil Beyaz Sineği, Turunçgil Pamuklu Beyaz Sineği, Torbalı Koşnil türleri turunçgil yetiştiriciliğinde zarar yapan etmenlerdir. Uçkurutan Hastalığı, Kahverengi Çürüklük ve Gövde Zamklanma Hastalığı, Kahverengi Leke Hastalığı, Turunçgil Dal Yanıklığı ve bazı virüs, viroid ve fitoplazmal hastalıklar, turunçgil yetiştiriciliğinde zarar yapan hastalık etmenleridir.
Zeytin ülkemizde nerelerde yetişir?
Ülkemizde zeytin yetiştiriciliği en çok Ege Bölgesi’nde olup, bunu sırasıyla Marmara Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri izlemektedir. Anadolu’da zeytin ağacı, Akdeniz Bölgesi’nde 850 metre rakıma çıkabilmekte, Ege Bölgesi’nde nehir vadilerinden, iç bölgelere doğru denizden 250 km kadar içerilere girebilmekte ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise 200-250 km kadar iç bölgelerde ve 700 metre rakıma kadar yetişebilmektedir.
Zeytin hangi familyadandır?
Kültür zeytini, Oleaceae familyasının Olea cinsine aittir; bilimsel adı Olea europaea’dır. Anadolu’da bolca bulunan yabani zeytinler (delice) ise Olea oleaster türü içinde yer almaktadır
Zeytin ağacının özellikleri nedir?
Zeytin ağacı 1000 yaş ve üzeri yaşlara ulaşan, uzun ömürlü, herdem yeşil bir ağaçtır. Zeytin ağacı, ilkbaharda çok fazla polen üreten, gri-yeşil yaprakları ve küçük, beyaz, hoş kokulu çiçekleri olan, herdem yeşil bir ağaçtır. Yetişkin bir ağaç, 8-10 metre yüksekliğe ulaşabilir ve yüzlerce yıl yaşayabilir. Zeytin ağacı, ince dallarla yoğun bir şekilde büyüme eğilimindedir. Mantar kambiyumu mevcuttur ve ikincil kalınlaşma geleneksel bir kambiyal halkadan gelişir. Zeytin fidanlarında kökler 3-4. yaşına kadar daima dikine büyüme özelliği gösterirler. Daha sonra derine giden kökler yerine yumruların oluşması ile saçaklı bir kök sistemi oluşur. Oluşan bu saçaklı kök sistemi hemen toprak yüzeyinin altında yer alır. Zeytin ağacı büyüdükçe kökler de büyümeye ve yayılmaya devam eder. Köklerin dağılımı toprak bünyesine ve özellikle havalanma durumuna bağlıdır. Havalanması iyi topraklarda kök sisteminin açısı nispeten dardır ve kökler, 6-7 m. hatta daha da derine ulaşabilir. Sulanan ağaçlarda kök sistemi yüzeyseldir ve köklerin çoğu toprağın 70-80 cm’lik kısımda yoğunlaşmaktadır. Ağaç gövdesinin toprak altında kalan kısmına “turp”, bunun etrafındaki şişkinliklere “yumru” denir. Yumrular, kurak koşullarda zeytinin çoğaltımında kullanılır.
Kambiyal halka nedir?
Kambiyal halka: Odunsu bitkilerde odun dokusu altında bulunan kesintisiz kambiyum tabakasının oluşturduğu halka şeklinde yapıdır.
Kambiyum nedir?
Kambiyum: Bitkide ksilem ve floem arasında yer alan ve bitki enine büyümesini sağlayan meristem hücrelerinden meydana gelmiş bir dokudur.
Zeytin nasıl döllenir?
Zeytin gözlerinde 7.2 °C derecenin altında 50-60 saatten 1200 saate kadar farklı soğuklama ihtiyaçları tespit edilmiştir. Çiçek gözleri farklılaşma ve sürmek için soğuklamaya ihtiyaç gösterirler. Gözlerdeki farklılaşma şubat sonunda gerçekleşmekte ve çiçeklenme mayısta gözle görülebilmektedir. Çiçekler açmadan 8-10 hafta önceki dönem, çiçeklerin oluşumu ve gelişiminde kritik dönemdir. Bu dönemde kurak koşullarla karşılaşıldığı takdirde, çiçeklerin dişi organ noksanlıklarında artış olmaktadır. Bu nedenle, sezona rutubeti iyi toprak koşullarında başlamak tavsiye edilir.
İklim istekleri nasıldır?
Zeytin en iyi, ılıman kış ve uzun sıcak yazları olan bölgelerde yetiştirilen bir subtropik iklim bitkisidir. Genç odun sürgünlerinde meyvede -5 °C derecenin altında zararlanmalar başlar. Temelde soğuktan zararlanma, dondan zarar görmüş bölgelerde dal kanseri hastalık etmenine uygun ortamın oluşmasıyla gerçekleşmektedir. Isı -10 °C derecenin altına düştüğünde ise ana dallarda ve sonrasında tüm ağaçta kuruma olabilmektedir. Kış şartlarında sıcaklığın 15-18 °C derece arasında seyri hem kış soğuklamasının karşılanması hem de meyve gözlerinin gelişmesi için idealdir. Zeytin meyvesi soğuğa gelişme ve olgunlaşma döneminde hassastır. Soğuk zararı riski olan bölgelerde, erken hasat yapılmalıdır. Yaz yağmurlarının yoğun olduğu bölgelerde yetiştiricilik yapmaktan kaçınmak gerekir. Bu bölgelerde mantar ve bakteriyel hastalıklar problem yaratır.
Toprak istekleri nasıldır?
Zeytin ağacı iyi havalanan geçirgen, su tutma kapasitesi yüksek toprakları sevmekle birlikte, kumlu, besin maddelerince fakir, su tutma kapasitesi düşük ya da geçirimsiz tabaka içeren ya da kök sisteminin yeterince havalanmadığı ağır topraklarda da yetiştiriciliği yapılmaktadır. Toprak pH’sı 5 ile 8.5 arasında olmalıdır.
Bahçe tesisi nasıl olmalıdr?
Sulanabilen ve kurak arazilerde ağaç sıklığı oldukça farklıdır. Geleneksel yetiştiricilikte dekara 10 ağaçtan daha az yoğunluk varken, yağışın 700 mm’nin üstünde olduğu yerlerde ise dekara 30 ağaç dikilir. Kurak koşullarda dekarda 20-25, sulanan koşularda ise dekar başına 40-45 ağaç bulunması ve bahçelerde dikdörtgen dikim uygulanması en uygun ışıklanmayı sağlamaktadır. Bahçe tesisinde özellikle eğimli arazilerde teraslama yapılmalıdır. Dikimden önce bahçe toprağına özellikle organik gübreler verilmelidir. Zeytin meyvelerini değerlendirme (yağlık-sofralık) şekline göre ve ekolojik özellikler dikkate alınarak bölgeye adapte olmuş, verimli, düşük oranda periyodisite gösteren standart çeşit ve uygun tozlayıcılar seçilerek zeytinlik tesis edilmelidir. Bahçede, sıra arası ve üzeri mesafeler, ekolojik ve bakım koşulları ile çeşide bağlı olarak 4x6 m ile 7x7m aralıklarda belirlenebilir.
Zeytin çeşitleri nelerdir?
Ege Bölgesi çeşitleri: Ayvalık, Memecik, Domat, Uslu. Marmara Bölgesi çeşitleri: Gemlik, Çelebi, Edincik su. Akdeniz Bölgesi çeşitleri: Büyük Topak Ulak, Sarı Ulak, Silifke yağlık. Güneydoğu Anadolu Bölgesi çeşitleri: Kilisyağlık, Nizipyağlık, Halhalı (Derik), Eğriburun (Nizip), Kan Çelebi. Karadeniz Bölgesi çeşitleri: Butko, Görvele, Marantelli, Patos, Otur.
Budama nasıl olmalıdır?
Zeytinde, fidan dikiminden sonraki yıllarda yapılan şekillendirme budaması ve meyve vermeye başladıktan sonra verim budaması uygulamaları yapılmaktadır. Zeytinlerde genellikle goble terbiye şekli uygulanır. Bu şekil için eşit açılı 3-4 ana dal oluşturulur. Bu ana dallar üzerinde zamanla yardımcı dallar seçilir ve bu dalların gelişmesine müsaade edilir. Verim çağından sonra taç içerisindeki ışıklanmayı budama uygulamaları ile artırmak gerekir. Dallar üzerindeki budamanın şiddeti, güneş ışınlarının gövdeyi ve ana dalları yakmayacak şekilde olmalıdır. Budama ile dallar arasında denge kurulmalı, ince dallar aşırı bir şekilde seyreltilmemelidir.
Mikorizal ne demektir?
Mikorizal: Bitki kökleriyle ortak yaşam sürdüren mantarlarlarla yoğun simbiyoz ilişkisi geliştirmiş olan.
Sulama nasıl yapılmalıdır?
Zeytin, kurak koşullara adapte olabilen bir meyve türüdür. Bununla birlikte sulanan koşullarda meyve verimi artar, periyodisite ise azalır. Susuz koşullarda özellikle fidanlar için su muhafaza yöntemleri uygulanmalıdır. Malçlama, ot mücadelesi ve yüzeysel toprak işleme topraktan su kaybını azaltır. Sulanabilen koşullarda en uygun sulama yöntemi damla sulamadır. Fakat yeterli su varsa ve bahçe eğimi uygunsa köklerin ıslatılmaması kaydıyla karık ve diğer yüzey sulama yöntemleri kullanılabilir. Karık sulamada, kökler damla sulama sistemine göre daha derinlere yayılır. Sulama sıklığı, sıcaklığa, buharlaşma şiddetine ve toprak bünyesine göre belirlenir. Tansiyometre kullanımı, sulama zamanını belirleme konusunda yardımcı olur.
Gübreleme nasıl yapılır?
Geleneksel zeytincilikte, ağaç başına 0.5 ile 1 kg arasında N verilmesi yapraklarda yeterli azotun bulunmasını sağlar. Damla sulama yapılan bahçelerde şubat-ağustos arası sırasıyla aylık; %2, %5, %10, %25, %35, %15, %8 dozlarında azot verilmesi tavsiye edilirken kuru şartlarda amonyak veya üre formunda N ile sadece kışın tek bir dozda gübreleme önerilmektedir. Yapraktan gübrelemede ürenin en iyi dozu %4-6’dır. Zeytin ağacı, düşük ölçüde fosfora ihtiyaç duyması, güçlü kök sistemi ve özellikle kök sisteminin çok mikorizal olması nedeniyle yoğun bir P gübrelemesine gereksinim duymaz. Fosfor gübresi kışa girerken toprağa karıştırılarak verilmelidir. Potasyum gübrelemesi ise N gübrelemesi gibi vejetasyon içinde yapılmalıdır.
Hasat nasıl olmalıdır?
Zeytin hasadı çok önemlidir ve en önemli maliyet unsurlarından birisidir. Hasadın uygun zamanda ve uygun şekilde yapılmaması durumunda salamuralık zeytinlerde verim ve kalite kaybına yağlıklarda ise yağ miktarı ve yağ kalitesinde azalmalara neden olmaktadır. Ayrıca yaprak ve sürgün kaybı periyodisiteyi artırmaktadır. Zeytin hasadı, sofralık veya yağlık olarak değerlendirme amacına uygun olarak zamanında hasat edilmelidir. Eğer yeşil sofralık zeytin yapılacaksa meyveler sarımsı yeşil renge döndüğü (eylül-ekim), siyah sofralık zeytin yapılacaksa kararmanın kabuktan meyve etine geçtiği (kasım-aralık), yağlık olarak değerlendirilecekse ağaçta yeşil meyve kalmadığı zaman hasat edilmelidir. Hasat elle yapılmalıdır ve mecbur kalınmadıkça sırıklar ile hasat yapılmamalıdır. Ayrıca el ile kullanılan taraklar, vibratörler, pnömatik çırpıcı ve sarsıcılar, mekanik çırpıcılar kullanılmalı ve yere mutlaka sergi serilmelidir.
Zeytin hastalıkları ve zararlıları nelerdir?
Ülkemiz zeytin yetiştiriciliğinde genellikle Halkalı Leke Hastalığı, Verticillium Solgunluğu, Zeytin Antraknozu, Zeytin Dal Kanseri, Armillaria ve Rosellinia Kök Çürüklüğü ve bazı virüs hastalıkları görülmektedir. Bu hastalıkların görülme durumu ve şiddeti zeytin için uygun olmayan ekolojik koşullar, yeterli mücadelenin yapılmaması, kültürel bakım işlemlerindeki hatalar nedeniyle artmaktadır. Ülkemizde zeytin yetiştiriciliğindeki ana zararlı Zeytin Sineğidir. Bu zararlının yanında Zeytin Güvesi, Zeytin Fidan Tırtılı, Zeytin Pamuklu Biti, Zeytin Virgül Kabuklu Biti, Zeytin Karakoşnili, Zeytin Çiçek Sap Sokanları, Zeytin Kurdu ve Zeytinde Filizkıran zararlıları da zeytinde zarara yol açmaktadır.
İncir hangi familyadandır?
İncir (Ficus carica L.), Moraceae familyasının Ficus cinsinde yer alan subtropik bir meyve türüdür. İncirin ana vatanı Anadolu ve Anadolu’nun etrafındaki bölgedir. Binlerce yıldır Anadolu ve Mezopotamya’da incir yetiştiriciliği yapılmaktadır. En eski meyve türlerinden biridir.
2022 verilerine göre ülkemizin incir üretimi kaç tondur?
Türkiye, 2022 yılında 57 247 ha alanda 350 000 ton yıllık üretim ile incir üretimi ve tüketiminde dünya lideridir. Türkiye, dünya incir üretiminin %28.17’sini ve dünya kuru incirinin yarısından fazlasını üretmektedir. Dünyanın en büyük incir ihracatçı ülkesi, Türkiye’dir. 2022 yılı verilerine göre 144 473 ton dünya kuru incir ihracatının, 95 3131 tonunu Türkiye yapmıştır. İncirin yaklaşık %30’u taze meyve olarak tüketilirken, geri kalanı (%70) hem yerel hem de dünya çapında kuru incir olarak tüketilmektedir.
Türkiye'de incir hangi bölgede yetişir?
Ülkemizde kurutmalık incir üretimine bakıldığında daha çok Büyük ve Küçük Menderes havzalarının bulunduğu Aydın ve İzmir illerinde yapıldığı görülmektedir. Sofralık incir yetiştiriciliği ağırlıkta Bursa ilinde yapılmakla birlikte iklimin incir yetiştiriciliğine müsaade ettiği tüm bölgelerde sofralık incir yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özellikle Aydın, Bursa, İzmir, Mersin, Hatay, Balıkesir ve Gaziantep illerinde taze incir üretimi yapılmaktadır.
İncir nasıl bir ağaçtır?
İncir, uygun iklim şartlarında genellikle tek gövdeli, don zararının görüldüğü yerlerde ise ocak şeklinde (çok gövdeli) gelişen 8-10 metre kadar yükseklikte seyrek dallı, yayvan bir ağaçtır. İncirin dalları gevrektir. Yaşlı dallarında kül rengi hakimdir. İncirin sürgünleri, emzik denilen, bir senelik dalların tepe gözleri ile bu tepe gözlerin gerisinde bulunan 1-2 yan gözden meydana gelmektedir. Dallar daima uç kısımdan sürerek ve çatallanarak büyümeye devam eder. Çiçek gözleri, aynı sürgün- de oluşan yaprakların koltuğunda meydana gelir. Yaprakları, iri ve 3-7 parçalı olup el biçimindedir. İncirin çiçekleri, dal üzerinde belirmeye başladığından itibaren incir meyvesi dediğimiz yuvarlakça veya armut şeklinde içi boş bir çiçek yapısının içinde (çiçek tablası) sıra sıra dizilmiş durumdadır. Erkek incirlerdeki çiçek muhafazalarında (meyve) hem erkek hem de dişi form olan gal çiçekleri bulunur. Dişi incir ağaçlarında ise çiçek muhafazalarında (meyvelerde) yalnız normal dişi çiçekler yer alır.
Gal çiçeği ne görev yapar?
Gal çiçekleri, incirde tozlaşmayı sağlayan ilek sineğinin larvalarının gelişip, büyümesinin tamamlamasına yardımcı olur.
İncir meyvesi nasıl bir meyvedir?
İncir meyvesi, yuvarlak, armut veya topaç şeklinde, 32-45 mm uzunlukta, 42-58 mm genişlikte, yeşil, yeşilimsi sarı, sarı, açık veya koyu mor renkte, sapın karşı yönünde bir açıklık bulunan yapıdadır. Erkek incirler, meyve olgunlaştığında yumuşar fakat sulanıp, tatlanmaz ve yenmez durumdadır. Dişi incirler ise meyveler olgunlaştığında etlenip, sulanır ve tatlanarak yenilebilir duruma gelir.
İncir nasıl döllenir?
İncir, dioik özellik gösteren bir meyve türüdür. Erkek çiçekleri ve dişi çiçekleri içeren meyveler farkı ağaçlar üzerinde gelişmektedir. İncir böcekle tozlanan bir türdür. Tozlanma işlemi, incirlerde simbiyotik bir şekilde yaşayan Blastophaga psenes L., isimli sinek tarafından gerçekleştirilir. Bazı incir çeşitleri partenokarpik olarak da meyve verebilmektedir.
İncirin toprak istekleri nelerdir?
Toprak isteği açısından seçiciliği olmamakla birlikte çok nemli topraklardan hoşlanmaz. Bununla birlikte kaliteli kuru incir üretiminde, incir ağacı derin, kumlu-killi, humuslu ve yeterince potasyumlu ve kireçli toprak ister. Taban suyu yüksek ve ağır topraklar incir yetiştiriciliği için uygun değildir. Toprak en az 1-1.5 metre derinlikte olmalıdır
İncir nasıl çoğaltılır?
Genel olarak çelik, daldırma ya da dip sürgünü ile kolayca çoğaltılabildiği için aşı ile çoğaltma çeşit değiştirme dışında kullanılmamaktadır. En yaygın kullanılan çoğaltma yöntemi çelikle çoğaltmadır.
Çelikle çoğaltma nasıl yapılır?
Odun çelikleri; sağlıklı, orta yaşlı, bir yıllık sürgünleri kuvvetli ağaçların sağlam ve pişkin dallarından hazırlanır. Odun çelikleri genellikle budama döneminde ocak-şubat aylarında hazırlanmakta ve dikim zamanına kadar nemini kaybetmeyecek şekilde muhafaza altına alınmaktadır. Çelikler uyanma başlamadan hemen önce bahçe koşullarında köklendirme için açılan sıralara tepe tomurcuğu yüzeyde kalacak şekilde dikilmektedir. Dikimden sonra hafif yapılı bir harç ile tepe gözünün üzeri kapatılarak çeliğin su kaybetmesi önlenmektedir.
İncirin iklim istekleri nelerdir?
İncir bir subtropik iklim meyve türüdür. Kışları ılık, yazları sıcak ve kurak-yağışsız bölgeleri ister. Meyvelerin olgunlaşma ve kuruma mevsimi olan temmuz, ağustos, eylül aylarında sıcaklığın 25-30°C arasında olması gerekmektedir. Güvenli incir yetiştiriciliği için sıcaklık sınır değerleri, maksimum 38-40 °C’yi geçmemeli, minimum ise -9 °C’nin altına düşmemelidir. İncir tarımında şubat ve mart aylarında sıcaklığın -7, -8 °C’lere düşmesi sonucu, erkek incirlerdeki ilek meyveleri
dondan zarar görür. Bunun sonucu ilek sinekleri de yok olacağından tozlanma faaliyeti aksar ve iyilop ürünü meyve bağlayamaz. Yıllık su gereksinimi 625 mm’dir. Yıllık yağışın 550 mm’nin altına düştüğü yerlerde sulama gerekmektedir. Çok yağışlı yerlerde ise ağaçlar daha fazla büyürler ve meyvelerinin kuru madde içeriği azalır. Yağışın, kasım-haziran ayları arasında düşmesi, meyve olgunlaşma ve kurutma dönemi olan temmuz-eylül ayları arasında ise yağışsız ve güneşli bir havanın olması gerekmektedir. Kurutma mevsiminde hava oransal nemi %40-45 civarında olmalıdır.
İncir bahçesi nasıl olmalıdr?
Kurulacak incir bahçelerinde sıra arası ve sıra üzeri mesafeler genellikle 7x7 ile 8x8 metre olarak belirlenir. Fidanların kare dikim sistemine göre dikimi yapılır. İncir bahçe tesisinde tek yıllık, sertifikalı, kaliteli ve sağlıklı fidanlar tercih edilmelidir. Taban arazilerde verimli incir yetiştirilse de çoğu incir alanı eğimli, dağlık alanlarda yer alır. Toprak derinliği nispeten az, eğim nedeniyle besin maddesi yıkanması daha yüksek ve azalan yağışların etkisiyle kuraklığın daha fazla ortaya çıktığı kır bahçelerde toprak muhafazası ve sulama olanaklarının geliştirilmesi ürün kalitesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kuraklık genel olarak ağaçlarda erken yaprak dökümlerine neden olmakta ve tümüyle hurdaya ayrılan aşırı kuru ve güneş yanıklı meyve oranını artırmaktadır. Eğimli alanlarda kontur dikim ya da teraslama yapılması önemlidir.
İncir çeşitleri nelerdir?
Ülkemiz kurutmalık incir yetiştiriciliğindeki ana çeşit Sarılop çeşididir. Bursa Siyahı incir çeşidi küresel pazarlarda en çok talep edilen, ülkemizde de en fazla üretilen sofralık incir çeşididir. Bu çeşitlerin yanında Sarı Zeybek, Yediveren, Yeşilgüz, Morgüz, Göklop, İzmir Bardacık, Beyaz Orak, Siyah Orak, Akça 1/2/3, Sultan Selim, Keten Köyneği, Halebi, Melli, Mut, Patlıcan gibi çeşitler de yetiştirilmektedir. Ülkemizde özellikle kurutmalık incir bölgesinde kullanılan önemli erkek incir çeşitleri Abalı, Kara Erkek, Hamza, Ak İlek, Kıbrıslı, Mor Demirtaş ve Kaba İlek’tir. Bunların dışında Bardak 1/2, Bardakçı, Beyaz Güz, Beyaz Seyhan, Dürdane, Dürdane 1003, Karabakunya, Karahünü, Kara Yaprak, Kaya, Kuşadası Bardakçı, Kuş İnciri, Mor -1/2/3/4, Şarampol, Şeker İncir, Yeşilgüz Bardakçı, Divrek Kara, Abbas çeşitleri de ulusal çeşit listesinde yer almaktadır
Budama nasıl yapılır?
İncir yetiştiriciliğinde genellikle goble terbiye sistemi tercih edilmektedir. Farklı terbiye şekilleri ve yoğun budamalar ile çeşide de bağlı olarak incir ağacının boyu küçültülebilir. Şekillendirme budamasında incir fidanı dikildikten sonra, 75-100 cm’den tepesi alınır. Genç fidana, 3-4 yıl süre ile dik çatı oluşturmak üzere sert budama uygulanır. Böylece sağlam ana dallar ve yardımcı dallar oluşturulmuş olur. Özellikle sarkma ve kıvrılma eğiliminde olan çeşitlerde (Sarılop gibi) şekil budamasının önemi büyüktür. Dik bir çatı oluşturulmadığında ileriki yıllarda meyvelerin güneş yanıklığından etkilenmesi kaçınılmaz hâl almaktadır. Verim budamasında obur dallar, dip sürgünleri, sıkışıklık yapan dallar, hastalıklı ve kırılmış dallar kesilir.
İncir sılaması nasıl olmalıdır?
İncir ağacının yıllık su gereksinimi 625 mm’dir. Yağışın 550 mm’nin altına düştüğü durumda sulama yapılmalıdır. Özellikle kurutmalık incir yetiştiriciliğinde, nisan sonu-mayıs başı veya kurak geçen yerlerde, haziran sonu ve temmuz başında olmak üzere 1-2 sulama yapılması, verim ve kaliteyi arttırmaktadır. Bahçe toprağının çok süzek olduğu ve yıllık yağışın oldukça az olduğu durumlarda kış yağışı iyi olsa bile mayıs ayı ve haziran sonunda sulama yapılmalıdır.
Gübreleme nasıl olmalıdır?
İncirde meyve kalitesini etkileyen faktörlerden biri de mineral maddelerdir. İncir ağaçları gübrelenirken yaprak ve toprak analizleri dikkate alınmalıdır. Yapılan araştırmalara göre bir incir ağacının genel olarak yılda aldığı besin maddelerinin oranı N(10)/P(3)/K(11)’dir. Bu veriler ve analiz sonuçlarına göre N, P, K gübrelemesi yapılmalıdır. Azot ve potasyumu vejetasyon içinde ağaçlara vermemiz gerekir. Fosfor ise kışın başında taç izdüşümüne toprağa karıştırılarak verilmelidir. İncir ağaçlarında potasyum (K), magnezyum (Mg) ve kalsiyum (Ca) noksanlıkları meyve çatlaması ve güneş yanıklığını teşvik etmektedir.
İncir hasatı nasıl yapılır?
İncir ağaçları yellop (ilkbahar), iyilop (yaz) ve sonlop (sonbahar) ürünleri olmak üzere 3 meyve ürünü vermektedir. Taze incir hasadında meyve daldan sapıyla birlikte ve kabuğu yırtılmamış olarak koparılmalıdır. Meyveler sabahın erken saatlerinde, güneş ve sıcağa maruz kalmadan hasat edilmelidir. Meyvelerin konulduğu sepetlerin iç kısmının düzgün olması gerekmektedir. Kuru incir hasadında incir meyveleri ağaç üzerinde su kaybettikten (%30-40 kadar) sonra toplanırlar.
İncir hastalıkları ve zararlıları nelerdir?
Çelik Marazı, İncir Mozaik Virüsü, Kök Çürüklüğü ile Soğuk ve Güneş Zararı incirde görülen hastalıklardır. Nematodlar, Kanlı Balsıra, Kırmızı Örümcek, Ekşilik Böcekleri, Sirke Sinekleri ve Akarlar incirde görülen zararlılardır. En önemli incir hastalıklarından olan çelik marazı ile mücadele için hastalıklı ağaç dalları kesilip yakılmalıdır. Kesilen yerlere uygun bir fungusit çözeltisi sürülmelidir.
Narın ana vatanı neresidir?
Narın ana vatanı genel olarak İran, Anadolu, Kafkaslar, Afganistan ve Hindistan’ı içine alan bölgedir. Narın tarihi M.Ö. 4000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Nar, insanoğlu tarafından kullanılan eski meyve türlerinden biridir. Günümüzde nar yetiştiriciliği çoğunlukla kuzey yarım kürede yer alan subtropik kuşakta yapılmaktadır. Nar yetiştiriciliğinde başlıca Hindistan, İran, Çin, Türkiye, ABD (Kaliforniya), Azerbaycan, Tunus, Mısır, İspanya, Afganistan, İsrail’in ismini sayabiliriz. Türkiye, Hindistan, İran, İspanya, İsrail, Afganistan, Mısır ve Tunus önemli miktarda nar ihraç eden ülkelerdir.
2022 yılı itibarıyla ülkemizdeki nar üretimi kaç tondur?
Türkiye, 2022 yılında 180 bin tonun üzerinde taze nar ihracatı gerçekleştirlmiş ve bu ihracattan yaklaşık 117 milyon dolar gelir elde etmiştir. Dünya nar üretimi yaklaşık 8 milyon ton civarındadır. Ülkemiz bunun, 2022 yılı itibarıyla 681 460 tonunu üretmektedir. Türkiye nar üretim miktarı ile dünyada 4. sırada yer almaktadır.
Nar hangi familyadandır?
Nar, Punicaceae familyası, Punica cinsi içinde yer alan Punica granatum L. (kültür narı) ve Punica protopunica Balf. f. (meyvesi tüketilmeyen) türlerinden oluşmaktadır. Punica protopunica Balf. f., Yemen’e bağlı Socotra adasında bulunan çok nadir endemik bir türdür.
Nar nasıl bir ağaçtır?
Nar ağacı genellikle 1-10 m arasında boylanan, uzun ömürlü bir bitkidir. Nar tabiatta, genellikle çalı formunda büyümektedir. Narın aktif kök sistemi toprak tipine ve sulama durumuna göre taç izdüşümü sınırları içinde ve 30-90 cm derinliktedir. Gövde, gri ve kahve renkli veya kahverengimsi bir kabukla kaplıdır ve yetişkin ağaçlarda 10-25 cm kalınlığa erişmektedir. Kabukla odun arasında kalan tabaka, sarımsı yeşil bir renge sahiptir. Nar sürgünleri genellikle dikenlere sahiptir. Bu dikenler çok iri ve sert yapıdadır. Çok az çeşit, çok az diken veya dikensizlik özelliğine sahiptir. Narın yaprakları sivri ve sivri elips şeklinde, basit, kenarları pürüzsüz, derimsi, parlak ve düz yüzeyli, parlak yeşil özelliklere sahiptir. Yapraklar dal üzerinde karşılıklı olarak yer alır. Nar genellikle ılıman ve subtropik iklim kuşağında yaprağını dökmektedir. Fakat tropik kuşakta herdem yeşil özellik göstermektedir.
Nar nasıl döllenir?
Nar, andromonoik çiçek yapısına sahiptir. Narlarda A ve B grubu olmak üzere 2 tip çiçek bulunur. A tipi çiçekler morfolojik erdişi, fizyolojik erkek yapıda olan çiçeklerdir. Verimsiz, fonksiyonel olarak erkek çiçeklerdir. Bu çiçeklerde stil tam gelişmemiş ve kısa yapıdadır. Yumurtalık gelişmemiştir. A grubu çiçeklerin şeklini, B grubu verimli çiçeklerle karşılaştırdığımızda alt kısmının şişkin olmadığı ve V şeklinde olduğu görülür. Bu çiçekler meyve tutamazlar ve bununla birlikte tozlanmayı desteklemek açısından faydalıdırlar ve sonrasında dökülürler. B tipi çiçekler ise morfolojik ve fizyolojik yönden verimli erdişi yapıda olan çiçeklerdir. Bu çiçeklerde yumurtalık tam olarak gelişmiş ve stil erkek organların üzerine uzamış yapıdır. Bu çiçeklerde yumurtalığın bulunduğu alt kısmın şişkince olduğu görülür. Çiçek tozlanıp döllendikten sonra bu kısım daha da irileşerek meyveyi oluşturmaktadır.
Narın iklim istekleri nelerdir?
Nar yetiştiriciliğinde kaliteli meyveler, vejetasyon süresi yeterince uzun, sıcak, düşük hava nemine sahip ve olgunlaşma döneminde yağış almayan bölgelerde elde edilir. Nar yüksek sıcaklığa toleranslıdır. Narda kısa bir soğuklama gereksinimi vardır. Nar, aşırı soğuklara dayanıklı bir bitki değildir. Kış döneminde, sıcaklığın -10 °C’den aşağı düşmediği yerlerde güvenle yetiştirilebilir. Nemli bir iklimde meyve tutumu ve kalitesi olumsuz etkilenmektedir. Çiçeklenme zamanı aşırı nem (yağış, sis vb.) meyve tutumunu azaltmaktadır. Nar meyve olgunlaştırma sürecinde yüksek oransal nem ve çiğ oluşumundan olumsuz etkilenmektedir. Aynı zamanda olgunluk döneminde yağışlar meyve çatlamasına neden olarak kalite kaybına yol açmaktadır.
Narın toprak istekleri nelerdir?
Nar yetiştiriciliği için en uygun toprak verimli, derin, orta bünyeli, humusca zengin, drenajı iyi ve özellikle alüvyal topraklardır. Narda, toprak pH’sının 5.5-7.2 arasında olması istenir. Fakat daha yüksek pH değerlerine tolerans gösterir. Toprakta tuz birikimi %0.5 oranının üzerine çıktığında gelişen nar kökleri ölmeye başlar. Ağır bünyeli topraklarda drenaj sorunu olmadığı, hafif bünyeli topraklarda ise yeterli bir sulama ve gübreleme uygulaması yapıldığı sürece nar yetiştiriciliğinde sorun çıkmamaktadır. Nar yetiştirilecek arazinin toprak derinliği en az 0.6-1.0 m derinliğinde olmalıdır. Toprakta tavsiye edilebilir aktif kireç oranı %12-15 arasındadır. Toprağın EC değeri 3.5
mmhos/cm’den yüksek olmamalıdır.
Nar nasıl çoğalır?
Tohum, çelik, dip sürgünü, daldırma, aşı ve doku kültürü yöntemleriyle çoğaltılabilir. Tohumla çoğaltma genellikle anaç yetiştirmek, ağaçlandırma ve ıslah çalışmaları amacıyla kullanılmaktadır. Narda odun çelikleri ile çoğaltma en yaygın yöntemdir. Nar çelikleri, köklendirme kasalarında, fidan torbalarında veya büyük viyollerde köklendirilir. Torbada fidan yöntemi ile elde edilmiş fidanlar yıl boyu iklim ve arazi müsait olduğu sürece araziye dikilebilir. Çıplak köklü fidanlar ise dinleme döneminde dikilmelidir. Aşılama ile çoğaltma çok nadir uygulanan bir yöntemdir. Aşılama genellikle çeşit değiştirme veya direk fidan yetiştirme amacıyla kullanılabilmektedir.
Nar bahçesi nasıl olmalıdır?
Arazi eğer eğimliyse tesviye edilmelidir. Eğer yüzey sulaması yapılacaksa, eğim, 2/1000 oranını, damla sulama yapılacaksa 10/1000 oranını geçmemelidir. Bahçe toprağında, toprak analizi yapılmalıdır. Eğer toprağın organik madde içeriği çok düşükse dekar başına 2.5-4 ton çiftlik gübresi verilmelidir. Narlarda dikim aralıkları 2-6 m arasında değişmektedir. Sıra arası mekanizasyon için en az 4-5 m, sıra üzeri mesafe ise yeterli havalanma ve güneşlenme için 1,5 metreden daha kısa olmamalıdır. Kapama nar bahçelerinde en yaygın olarak kullanılan dikim aralıkları 2.5x4m veya 3x4 m’dir. Bununla birlikte narda standart dikim aralığı 3x5 metredir. Kuvvetli çeşitlerle kurulan veya güneşlenme ve havalanması iyi olmayan bahçelerde sıra arası mesafeler 6x6 metreye kadar çıkarılabilir.
Budama nasıl yapılır?
Nar ağacı, bol miktarda dip sürgünü geliştirdiği için genellikle doğada çalı formunda gelişir. Nar ağaçları; çalı şeklinde, tek gövdeli veya çok gövdeli şekillerde budanabilir. Ağaçlar, goble terbiye sistemi uygulanarak taçlandırılmalıdır. Çok gövdeli yetiştiricilikte ise 3-4 gövde olacak şekilde budama yapılmalıdır. Budama genellikle ağaç yaprağını döktükten sonra yapılabilir. Budama ardından ağaçlar mutlaka enfeksiyonlara karşı ilaçlanmalıdır. Nar yetiştiriciliğinde özellikle dip sürgünleri sorun teşkil etmektedir. Dip sürgünleri kış budamasında tamamen alınmalıdır. Yaz döneminde de dip sürgünleri gelişmeden alınmalıdır.
Sulama nasıl olmalıdır?
Nar, kuraklığa dayanıklı bir bitkidir. Buna rağmen su stresi durumunda verim ve meyve kalitesi olumsuz olarak etkilenmektedir. Meyveler gelişememekte ve küçük kalmaktadır. Ağacın su ihtiyacı, yetiştirildiği bölgenin yağış rejimine bağlıdır. Nar, ortalama olarak yıl boyunca 1200 mm kadar suya gereksinim duymaktadır. Nar bitkisi, bu su gereksiniminin bir kısmını özellikle kış ve ilkbaharda oluşan yağışlardan sağlar. Yağışın olmadığı veya az olduğu yaz döneminde sulama yapmak gerekmektedir. En iyi meyve kalitesi için topraktaki nemi sabit seviyede tutmak gerekmektedir. Narda sulama daha çok yüzey sulama (tava ve karık) ve bunun yanında damla sulama sistemi ile yapılmaktadır.
Gübreleme nasıl yapılır?
Doğru gübreleme için toprak ve yaprak analizi yaptırılmalıdır. Narda yaprak örneği, ağustos-ekim ayları arasında, yıllık sürgünlerinin ortasındaki gelişmesini tamamlamış yapraklardan sapla birlikte alınmalıdır. Tam verim çağındaki nar ağacı 400-450 g/yıl saf azota, 200-220 g saf fosfora, 400-500 g/yıl potasyuma gereksinim duyar. Bahçe toprağının organik madde içeriği %1’in altında olmamalıdır. Bitkiye iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. Narın organik madde isteği gözetilerek yeşil gübreleme yapılması da yararlı sonuçlar verir. Organik gübrenin toprakta birikimi çok zor olduğu için organik gübrelemeye uzun yıllar devam edilmelidir.
Nar çeşitleri nelerdir?
Nar çeşitleri, tatlarına göre tatlı, mayhoş ve ekşi, olgunluk zamanlarına göre, erkenci, orta ve geç
mevsim, çekirdek sertliklerine göre ise yumuşak, orta ve sert olarak sınıflandırılır. Ülkemizde nar
yetiştiriciliğinde geçmişten günümüze Hicaznar ve Wonderful çeşitleri tercih edilmiştir. Ülkemizdeki yetiştirilen ana çeşitlerin yanında Silifke Aşısı, Lefan, Katırbaşı, Millesi, Beynarı, Çekirdeksiz (VI), Fellahyemez II, İzmir 26, İzmir 23, İzmir 1264, İzmir 1513 gibi çeşitlerin de yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ayrıca, Zivzik narı, Şirvan narı, Gerger narı, Karaköprü narı, Suruç narı, Oğuzeli, Devedişi ve Kirli hanım narı, İsalı narı, Kuytucak narı, Keben narı, Gazipaşa narı, İnhisar devedişi narı gibi yerel çeşitleri vardır.
Nar hasatı nasıl yapılır?
Narda meyveler, çiçeklenmeden 5-7 ay sonra olgunlaşır. Hasat, meyve sapı makasla kısa kesilerek yapılmalıdır. Nar, klimakterik göstermeyen yani hasattan sonra olgunlaşmayan bir meyve olduğu için olgun meyvelerin derilmesine dikkat edilmelidir. Ülkemizde hasat, genellikle ağustos-ekim ayları arasında yapılmaktadır. Tam verim çağındaki bahçelerden dekara 3 ile 6 ton arasında verim alınabilmektedir.
Nar hastalıkları ve zararlıları nelerdir?
Nar ağaçlarında pek çok hastalık görülmektedir. Coniella granati, Kahverengi Leke Hastalığı, Kök Boğazı Çürüklüğü ve Aspergillus Meyve Çürüklüğü başlıca hastalık etmenleridir. Nar yetiştiriciliğinde genel olarak Yaprak Bitleri, Nar Beyaz Sineği, Unlubit, Kabuklu Bit, Kırmızı Örümcek, Harnup Güvesi ve Akdeniz Meyve Sineği gibi zararlılara ve bazı toprak altı zararlılarına rastlanılmaktadır. Nar meyvelerinde güneş yanıklığı ve meyve çatlaması gibi fizyolojik zararlanmalar da görülmektedir.