Brassicaceae Familyası (Serin iklim) sebzeleri hangileridir?
Bu familyaya ait sebze türleri arasında; baş lahana, yaprak lahana, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, şalgam, alabaş, turp, tere, roka ve çin lahanası sayılabilir.
Brassicaceae Familyası (Serin iklim) sebzeleri hangileridir?
Bu familyaya ait sebze türleri arasında; baş lahana, yaprak lahana, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, şalgam, alabaş, turp, tere, roka ve çin lahanası sayılabilir.
Lahana nasıl bir sebzedir?
Lahana (Brassica oleracea L.), yabani baş bağlamayan bir tür olan Cole wart ’ın farklılaşmasından meydana gelmiştir. Brassica cinsi, çoğunluğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü olan yaklaşık 100 tür içerir. Lahananın ana vatanı Akdeniz Bölgesi’dir. Bazı araştırmacılara göre ise orijini Anadolu’dur. Lahana hem kuzey hem de güney yarım kürenin ılıman ve subtropikal bölgelerinde yer alan neredeyse tüm ülkelerde yetiştirilmektedir.
2022 yılı verilerine göre dünya lahana grubu üretim miktarı ne kadardır?
2022 yılı verilerine göre dünyada lahana grubu sebze türlerinin üretim miktarı toplam yaklaşık 72.6 milyon tondur. Çin, 35.6 milyon ton üretim değeri ile ilk sırada yer almaktadır. Diğer önemli lahana üreticisi ülkeler sırasıyla Hindistan (9.8 milyon ton), Güney Kore (2.4 milyon ton), Rusya (2.3 milyon ton) ve Ukrayna (1.5 milyon ton)’dır.
2022 yılı verilerine göre Türkiye lahana grubu üretim miktarı ne kadardır?
Türkiye, toplam 964 296 ton lahana grubu sebze üretim değeri ile dünyada 11. sırada bulunmaktadır. Baş lahananın yetiştiriciliği yurdumuzun her tarafında yapılmaktadır. Ülkemizde 2022 yılı TÜİK verilerine göre, toplamda 126 bin da alanda 666 959 ton beyaz baş lahana, 47 bin da alanda 238 363 ton kırmızı baş lahana ve 44 bin da alanda 56 791 ton yaprak lahana üretimi yapılmıştır. Samsun ili beyaz lahana (26 bin da alanda 228 271 ton), kırmızı lahana (23 bin alanda da 157 670 ton) ve yaprak lahana (11 bin da alanda 20 112 ton) üretiminin en fazla yapıldığı ildir. Samsun ilinden sonra sırasıyla en fazla beyaz baş lahana üretimi Niğde, Bursa ve Antalya’da, kırmızı baş lahana üretimi Antalya, Bursa ve Konya, yaprak lahana üretimi ise Giresun, Trabzon ve Ordu’da gerçekleşmiştir.
Lahana kökü nasıl yapıdadır?
Lahanalar bol miktarda saçak kök oluşturur ve kazık kök oldukça derine gider. Doğrudan tohum ekimi ile yapılan yetiştiricilikte tek bir kazık kök ve buna bağlı saçak kökler oluşur. Fidelerin şaşırtılması ile yapılan yetiştiricilikte kazık kök çatallanır ve toprağın 30-35 cm derinliğinde gelişir. Saçak kökler ise toprak yüzeyine yakın toprak üstü kısımlarının iz düşümü kadar bir alana yayılır.
Lahana gövdesi nasıl yapıdadır?
Lahanalarda gövde kalınlığı ve uzunluğu çeşitlere göre değişir. Yaprak ve baş lahanalarda gövde kısa ve kalındır. Lahana yaprakları gövdeye kısa ve uzun saplarla bağlanır. Lahanalarda gövde başlangıçta otsu yapıda olup daha sonra öz kısmı yumuşak, dış kısmı selülozik yapıda sert ve dayanıklı bir doku hâlini almaktadır. Gövde uzunluğu 30-50 cm, gövde kalınlığı ise 5-10 cm arasında değişir.
Lahana yaprakları nasıl yapıdadır?
Yapraklar şekil, büyüklük, renk, etlilik, düz veya kıvırcık oluşları bakımından çeşitlere göre farklılık gösterir. Yaprak şekilleri uzun, yuvarlak, yassı yuvarlak, oval, topaç, ters yumurta ve kalp şekillidir. Başlangıçta yanlara doğru açılan yapraklar, daha sonra iç içe katlanarak baş şekline döner. Yaprak renkleri beyazımtırak yeşil, mavimsi koyu yeşilden koyu kırmızıya kadar değişir. Yaprakların üzeri koyu bir mum tabakası ile kaplıdır.
Lahana çiçekleri nasıl yapıdadır?
Yaprak koltuklarından çıkan çiçek sürgünleri üzerinde çiçek salkımları oluşur. Düşük sıcaklıklarda gelişen bitkiler sıcaklığın 15 ºC’nin üzerine çıkması ile generatif faza geçerler. Çiçek sürgünlerine yapraksız ve almaşık olarak bağlanan çiçekler bir salkım oluştururlar. Bir çiçek sürgünü üzerinde çiçeklenme en alttaki çiçekten yukarı doğru olmaktadır. Lahana grubu sebzelerde erselik yapıda olan çiçek; 4 çanak, 4 taç yaprak, 6 erkek organ ve 2 karpelli bir dişi organdan oluşur. Çanak yapraklar yeşil, taç yapraklar açık sarı veya parlak sarı renktedir. Lahanalarda yabancı döllenme hâkim olup çoğunlukla protogeni görülür.
Generatif faz nedir?
Generatif faz: Bitkilerde cinsiyet mekanizmasının devreye girdiği zamandan meyve-tohum oluşumuna kadar geçen dönemdir.
Lahana meyvesi nasıl yapıdadır?
Döllenmeden sonra çiçekler üzerinde yer alan çanak ve taç yapraklar dökülürken dişi organ büyümeye devam eder. Bakla şeklini alan mey- ve ortadan bir zarla ayrılmış iki gözden oluşur. Baklalar başlangıçta yeşil olup olgunlaşma ilerledikçe önce sararır daha sonra kahverengiye dönüşür.
Lahananın tohum ve çimlenme özelliği nasıldır?
Tohumlar iki gözlü meyve (bakla) içinde bulunmaktadır. Bakla içindeki tohumlar çiçeklenmeden 20-25 gün sonra belirginleşir. Bir baklada 1-30 arasında tohum bulunur. Tohumlar yuvarlak veya hafif yumurta şeklindedir. Olgunlaşmış tohumların rengi kahverengi, mor, kırmızı ve bunların tonlarıdır. Lahana tohumlarının çimlenme gücü %85-95’tir. Tohumlar çimlenme güçlerini uygun koşullarda 4-6 yıl korur. Çimlenme sıcaklığı 10-30 °C olup optimum çimlenme sıcaklığı 20-25 °C’dir. Normal koşullarda tohumlar 3-4 günde çimlenirler.
Lahananın iklim istekleri nelerdir?
Lahana çok çeşitli çevresel koşullar altında kolaylıkla yetiştirilebilmektedir ancak serin ve nemli iklim en uygunudur. Yüksek sıcaklıklar sebze olarak değerlendirilen yaprakların kalitesini bozar, gevrek yaprak yerine sert, sarmaya uygun olmayan yapraklar meydana gelir. Bu nedenle sıcak yerlerde ve dönemlerde lahana yetiştiriciliği yapılmamalıdır. Lahananın büyümesi için minimum sıcaklık 0 ºC’nin biraz üzerindedir. Lahananın yetişmesi için ideal sıcaklık genellikle 15-20 ºC arasında olup yüksek nem seviyeleri de önemlidir. Lahana bitkileri rüzgârdan olumsuz etkilenmektedir. Çünkü rüzgâr yapraklarda su kaybına ve toprakla temas etmesine neden olarak bitkinin kalitesini bozmaktadır.
Lahananın toprak istekleri nasıldır?
Lahana, kumlu topraklardan ağır topraklara kadar geniş bir yelpazede yetiştirilebilir. Erkenci çeşitler hafif topraklarda iyi gelişirken geç olgunlaşan çeşitler ağır topraklarda daha iyi performans gösterir. Ancak iyi drenajlı topraklarda daha fazla verim sağlanır. Genellikle organik maddece zengin, derin ve su tutma kapasitesi yüksek topraklar verim ve kalite için tercih edilmektedir. Lahana yetiştiriciliği için toprağın optimum pH’sı 6-6.5 arasındadır.
Lahana nasıl yetiştirilir?
Lahana grubu sebzeler ekolojik koşullar uygunsa direk tohumları tarlaya ekilerek üretilebilirler. Ancak ülkemiz koşullarında lahanalar fide ile üretilmektedir. Fide yetiştiriciliği yastık ve tavalarda yapılır. Fide üretimi amacıyla tohum ekimi, batı ve güney bölgelerimizde temmuz-ağustos ayları başında fide yetiştirme tavalarına, diğer bölgelerimizde ise mart sonu nisan başında soğuk yastıklara yapılmalıdır. Fide yetiştirme amacıyla kasa ya da farklı materyallerden yapılmış yataklar da kullanılabilir. Ayrıca, viyollerde de fide yetiştiriciliği yapılabilir.
Yastık nedir?
Yastık: Üretilecek sebze fidesinin çeşidine, yetiştirme dönemine ve amacına göre değişik şekillerde hazırlanan dikim yerleridir.
Tava nedir?
Tava: Küçük toprak sırtlarıyla ayrılmış, 1–5 m genişlik, 5–15 m uzunlukta yetiştirme yerleridir.
Viyol nedir?
Viyol: Fide yetiştiriciliğinde kullanılan çoklu saksılar.
Lahanagiller nasıl çapalanır?
Toprak yapısı ve otlanma durumuna göre bir veya iki kez ya da her sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak üzere çapa yapılır. Yetiştirme yerlerine dikilen lahana bitkilerinin gelişme ve büyümesi istenilen düzeyde değil ise bitkiler çapa yapılacak büyüklüğe gelinceye kadar sulama yapılır. Çapa büyüklüğüne ulaşan bitkilerde çapalama işlemi, bitkinin saçak köklerinin toprak yüzeyine yakın gelişmesi nedeniyle yüzeysel olarak yapılmalıdır. Lahana yaprakları 30-35 cm’lik bir çap kazanınca ikinci bir çapa yapılır ve bu çapadan sonra bitkilerin yaprak izdüşümüne, köke çok yakın olmayacak şekilde daha önce ayrılan azotlu gübre uygulanır.
Lahana nasıl sulanır?
Lahana, başların eşit şekilde büyümesi ve gelişmesi için sürekli neme ihtiyaç duyar. Lahananın optimum gelişimi, tarla kapasitesinin %60-100’ü arasında değişen ortalama %80 nem içeriğinde gerçekleşir. Başlangıç ve gelişme aşamalarında toprakta uygun nem seviyesinin korunması gerekir. Damla sulama, su kullanım verimliliğini ve lahana verimini artırır. Damla sulamanın malçla birlikte kullanılması, lahanada karık sulamaya göre verimi %65 artırır. İyi planlanmış bir sulama programı artan su kullanım etkinliğini ve daha düşük bir sulama maliyetini beraberinde getirir. Aynı şekilde, sulama miktarının ve zamanının doğru belirlenmesi dolaylı olarak gübre kullanım etkinliğini, toprak sürdürülebilirliğini ve ekonomik geliri de artırır.
Lahan gübreleme nasıl yapılır?
Baş lahananın besin maddesi ihtiyacı oldukça fazladır ve yüksek verim için yeterli gübreleme gerektirir. Organik gübreleme toprak verimliliğinin ve bitkisel üretimin sürdürülmesinde hayati bir rol oynayabilir. Lahanalarda gübreleme olarak orta seviyedeki verimlerde yaklaşık dekardan 2-2.5 kg fosfor (P), 20-22 kg saf azot (N) ve 25 kg potasyum (K) kaldırır. Bunu karşılamak amacıyla ortalama 5-15 kg/da P, 10-25 kg/da N, 20-35 kg/da K gübrelenmesine ihtiyaç vardır. Gübreleme toprak analizi sonucuna göre yapılmalı ve gereksiz gübrelemeden kaçınılmalıdır.
Lahananın hastalık ve zararlıları nelerdir?
Lahana yetiştiriciliğinin yapıldığı tarımsal alanlarda birçok zararlı, hastalık ve yabancı ot direkt veya dolaylı yoldan zarar vererek ciddi verim kaybına neden olmaktadır. En önemli lahana zararlıları arasında Lahana Kelebeği, Yaprak Bitleri, Kokulu Böcekler sayılabilir. Lahanada en sık görülen hastalıklar arasında Fusarium Solgunluğu, Mildiyö, Siyah Çürüklük, Külleme ve Lahana Kök Uru gelmektedir. Hastalık ve zararlılar ile mücadelede entegremmücadele yöntemlerinin kullanılması önerilmektedir. Münavebe başvurulması gereken en önemli kültürel yöntemlerden biridir. En son çare olarak sentetik ilaçlardan yararlanılmalıdır
Lahana nasıl hasat edilir?
Lahana başları dokunulduğunda sertken ancak çatlama başlamadan önce hasat edilmelidir. Hasadın gecikmesi başların çatlamasına ve çürümesine neden olur. Hasat sırasında sarmamış olan açık yapraklar başın tabanına yakın olarak kesilir. Lahanalar, baş ağırlıklarına göre küçük boy (0.5-1.5 kg), orta boy (1.5-3.0 kg) ve büyük boy (3 kg’dan daha ağır) olarak sınıflandırılır. Baş lahanalarda verim, çeşitlere göre 2-8 ton/da arasında değişir. Çeşidin erkencilik durumu, baş iriliği, dikim sıklığı, sulama ve gübreleme gibi kültürel uygulamalar verim üzerine etki eder.
Karnabahar nasıl bir sebzedir?
Karnabahar (Brassica oleracea L. var. botrytis) hem kuzey hem de güney yarım kürenin ılıman ve subtropikal bölgelerinde yaygın olarak yetiştirilen bir serin iklim sebzesidir. Karnabaharın tam olarak kültüre alındığı yerin Doğu Akdeniz Bölgesi olduğuna inanılır. Gelişmiş ülkelerde karnabaharın üretimi ve tüketimi çok yaygındır.
2022 yılı verilerine göre dünya karnabahar ve brokoli üretim miktarı ne kadardır?
Dünya Gıda Örgütü (FAO) karnabahar ve brokoli üretim değerlerini birlikte değerlendirmiştir. Bu verilere göre 2022 yılı karnabahar ve brokoli toplam üretimi dünyada yaklaşık 26 milyon ton olup en fazla üretimin yapıldığı ülkeler sırasıyla Çin, Hindistan ve ABD’dir.
2022 yılı verilerine göre Türkiye karnabahar üretim miktarı ne kadardır?
Türkiye dünyada 7. sırada yer almıştır. Türkiye’de TÜİK verilerine göre 2022 yılında 239
857 ton karnabahar üretimi yapılmış olup Samsun (60 098 ton) ve İzmir (50 244 ton) illeri ilk sıralardadır. Tüketici taleplerinin artması, pazarda diğer lahana grubu sebze türlerine göre daha yüksek fiyatlardan satılması ve elde edilen gelirin artması nedeniyle karnabahar üretim miktarı ve yayılış alanları son yıllarda artış göstermiştir
Karnabahar kökü nasıl yapıdadır?
Karnabahar, toprağın üst 40 cm’sinde dallanmış kazık kök ve çok sayıda saçak kök içeren orta derecede derin bir kök sistemine sahiptir. Bitki bu kökleri sayesinde topraktan azami ölçüde yararlanır ve toprağa çok kuvvetli bir şekilde tutunur.
Karnabahar gövdesi nasıl yapıdadır?
Karnabaharda gövde, baş lahanaya oldukça benzerlik gösterir. Gövde kalınlığı 4-8 cm, gövde uzunluğu 40-60 cm arasında değişiklik gösterebilir.
Karnabahar yaprakları nasıl yapıdadır?
Karnabaharda yapraklar basit olup, yaprak ayası lahana yaprağına göre daha dar ve sivridir. Yapraklar genellikle oval şekillidir ve yaprak sapı yoktur.
Karnabahar taç ve çiçek yapısı nasıldır?
Karnabaharda taç, bitki dokusundan türetilen, organize olmamış parankima hücrelerinin bir kütlesi olan kallusu anımsatan farklılaşmamış çiçek taslaklarından oluşur. Tacın kısa boğum aralarına sahip olan sürgün, dal ve brakte sisteminden oluştuğu da belirtilmektedir. Karnabaharda taç büyüklüğü, ağırlığı ve kalitesi çeşit özelliği olmakla birlikte iklim ve yetiştirme koşullarının da etkisi büyüktür. Taç rengi beyaz, sarı, krem, turuncu, yeşil hatta mor renklerde olabilmektedir. Karnabaharda çiçekler tacın yan tarafından çıkar. Çiçekler erselik yapıda olmasına rağmen yabancı tozlanma seviyesi yüksektir.
Karnabahar tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Karnabahar tohumları şekil ve renk bakımından lahana tohumlarına benzer. Karnabahar tohumları oval veya yuvarlak 2-3 mm çapında, açık kahverengi veya koyu kırmızı kahverengi renktedir. Karnabahar tohumlarının çimlenme gücü %85-95’tir. Tohumlar çimlenme güçlerini uygun koşullarda 4-6 yıl muhafaza eder. Optimum çimlenme sıcaklığı 20-25 °C’dir
Karnabahar iklim istekleri nelerdir?
Karnabaharın, ılıman, subtropik ve tropik bölgeler gibi farklı iklim koşullarına adaptasyonu geniş bir yelpazeye sahiptir ve bu nedenle karnabahar yetiştiriciliği dünyanın birçok ülkesinde yaygın olarak yapılmaktadır. Genç bitkilerin büyümesi için optimum sıcaklık 23 ºC civarındadır. Ancak daha sonraki aşamalar için en uygun sıcaklık 17-20 ºC’dir. Vejetatif aşamadan taç oluşum aşamasına geçiş için 5ºC civarında düşük sıcaklıklara ihtiyaç vardır. Çeşitlerin taç oluşumu için gereken optimum sıcaklığın üstünde veya altındaki sıcaklıklar taçlarda pirinçlenme, yapraklı taç veya körlük gibi fizyolojik bozukluğa neden olabilir.
Pirinçlenme nedir?
Pirinçlenme: Taç teşekkülünden hemen sonra sıcaklığın yükselmesiyle olur. Baş üzerinde sararmış pirinç taneleri gibi yapılar meydana gelir.
Körlük nedir?
Körlük: Fide döneminde sıcaklığın 0 C°’nin altında veya civarında seyretmesi ile fidelerin büyüme uçlarının ölmesidir.
Karnabaharın toprak istekleri nelerdir?
Karnabahar toprak isteği açısından çok fazla seçiciliğe sahip olmamasına rağmen kalite ve yüksek verim için derin, tınlı, iyi drenajlı topraklara ihtiyaç duyar. Erkenci çeşitler için hafif topraklar tercih edilirken orta ve geç olgunlaşan çeşitler için tınlı ve killi tınlı topraklar daha uygundur. Karnabahar bor (B) ve molibden (Mo) eksikliğine nispeten daha duyarlı olup magnezyum (Mg) ihtiyacı yüksektir. Karnabahar 6-6.5 aralığındaki toprak pH’sını tercih eder.
Karnabahar yetiştirme tekniği nasıldır?
Ülkemizde genellikle Akdeniz, Ege ve Marmara Bölgelerinde yetiştirilen karnabaharda yetiştiricilik yaz sonu, sonbahar ve kış mevsiminde yapılmaktadır. Fide yetiştirme tavalarına haziran-temmuz aylarında yapılan tohum ekiminden yaklaşık 30-35 gün sonra dikim büyüklüğüne gelen fideler fideliklerden sökülerek açılan karıklara yani esas yetiştirme yerlerine dikilmektedir. Son yıllarda viyollerde yetiştirilen fideler tercih edilmekte ve bu fideler genellikle fide firmalarından temin edilmektedir. Dikimden önce tarla 1-2 kez sürülür, uygun aletlerle kesekler parçalanır ve çeşidin yetiştirileceği sıra arası mesafede masuralar açılır. Üretimde kullanılacak fideler 4-5 yapraklı düzgün, sağlıklı ve homojen olmalıdır. Genellikle erken sezonda bitkiler arası mesafe 45x45 cm, ana sezon ve geç sezon mahsullerinde ise 60x60 cm olacak şekilde yapılır.
Karık nedir?
Karık: Tarlada, yetiştirilen bitki çeşidine göre farklılık gösterecek şekilde toprak yüzeyinden belli aralıklarla açılan ekim-dikim yerleridir.
Masura nedir?
Masura: Dikim yapılacak arazide toprağın belirli aralıklarla yükseltilmesiyle hazırlanan dikim yerleridir.
Karnabahar çapalama nasıl yapılır?
Yabancı otlar besin ve su açısından ana ürünle rekabet eder, bu da verimin azalmasına ve bitkinin olgunlaşmasının gecikmesine neden olabilir. Karnabaharda genellikle iki çapa yeterlidir. Dikimden 15 gün sonra yüzeysel olarak birinci çapalama, birinci çapadan 2-3 hafta sonra daha derin olarak ikinci çapa yapılması önerilir.
Karnabahar nasıl sulanır?
Yüksek kalite ve verim için karnabahar bitkilerinin düzenli olarak sulanması gereklidir. Sulama aynı zamanda yüksek sıcaklık dönemlerinde bitkileri soğutmak için de kullanılabilir. Karnabahar her 5-7 günde bir 25 mm’lik düzenli su kaynağına ihtiyaç duyar. En kritik nem dönemi taç gelişimi dönemidir. Yanlış zamanda yapılan sulama karnabaharda sap çürüklüğü gibi sorunlara neden olabilir.
Gübreleme nasıl yapılır?
Toprağın besin durumu dikkate alınarak dekara 3-6 ton çiftlik gübresi verilmesi tavsiye edilir. Karnabaharın N gereksinimi yüksektir ve nispeten küçük bir kök sistemine sahip olduğundan gübre bitkinin yakınına verilmelidir. Genellikle N, dikim sırasında ve bitkilerin hızla büyüdüğü ve yüksek besin gereksinimlerine sahip olduğu taç oluşum sırasında uygulanır. Bor eksikliği, en genç yapraklarda ve gövdelerde genellikle tabandan uca doğru sararmaya veya kloroza neden olur. Genel olarak karnabaharda optimum verim için dekar başına 20 kg N, 7.5 kg P ve 7.5 kg K verilmesi gerekir. Dikim sırasında N’nin yarısı, P ve K’nın tamamı uygulanmalıdır. Azotun kalan yarısı ise ekimden 30-45 gün sonra verilmelidir.
Karnabahar hastalıkları ve Zararlıları nelerdir?
Fungal ve bakteriyel hastalıklar arasında en sık Fusarium Solgunluğu, Mildiyö, Siyah Çürüklük, Külleme ve Lahana Kök Uru gibi hastalıklar görülür. Karnabaharda etkili olan zararlılar arasında Lahana Kelebeği, Yaprak Bitleri ve emgi yapan Kokulu Böcekler sayılabilir. Mücadele yöntemi olarak dayanıklı çeşit kullanmak, münavebe yapmak ve hasattan sonra mtarlada bitkisel artık bırakmamak sayılabilir.
Karnabahar hasatı nasıl yapılır?
Hasat, taç olgunluğa ulaştığında ve kompakt hâle geldiğinde yapılır. İyi bir taç şekli düzgün, küresel, sert ve çeşidine bağlı olarak beyaz, turuncu veya mor renkte olmalıdır. Hasat geciktiğinde taçlar aşırı olgunlaşır ve kalitesi bozulur. Bu tür taçlar gevşek, yapraklı, pirincimsi veya tüylü hâle gelebilir. Hasat taç sapının çok altından keskin bir kesme bıçağı veya orakla kesilerek yapılır.
Brokoli nasıl bir sebzedir?
Brokoli (Brassica oleracea L. var. italica) Akdeniz Bölgesi’nde, muhtemelen Kıbrıs veya Girit adasında kültüre alınmıştır. Brokoli, 6. yüzyılda Kuzey Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen yapraklı lahana bitkilerinden elde edilmiştir. Brokoli’nin adı, “filiz” veya “sürgün” anlamına gelen İtalyanca “brocco” kelimesinden gelir ve bu kelime, “kol” veya “dal” anlamına gelen Latince “brachium” kelimesinden kaynaklanır. Bugün brokoli, Avrupa’da, Kuzey Amerika’da, Orta ve Güney Amerika’nın bazı kısımlarında, Doğu Asya’da ve Avustralya’da önemli bir ekonomik ürün olarak yaygın şekilde yetiştirilmektedir.
2022 yılı verilerine göre Türkiye’de brokoli üretim miktarı ne kadardır?
Türkiye’de TÜİK verilerine göre 2022 yılında yaklaşık 49 bin da alanda 106 792 ton brokoli üretimi yapılmış, en fazla üretimin yapıldığı ilk üç ilimiz sırasıyla İzmir (21 bin da alanda 51 966 ton), Antalya (5 bin da alanda 9 666 ton) ve Mersin (4 bin da alanda 9 595 ton)’dir.
Brokoli kök özellikleri nasıldır?
Kök sistemleri orta derinlikte ve dallanan belirgin bir ana kök ile toprağın üst 30-40 cm içinde yoğunlaşan saçak köke sahiptir.
Brokoli gövde özelliği nasıldır?
Gövde boyu 30-50 cm arasında değişir. Gövde üzerinde oluşan yapraklar aralıklı olarak dizilirler. Gövde yeşil renkli, olgunlaşmamış ana çiçek tomurcukları ile son bulur.
Brokoli yaprakları nasıldır?
Brokoli yaprakları, kalın, pürüzsüz, dikdörtgen, basit, alternatif, pinnat ve saplıdır. Yaprak renkleri grimsi maviden yeşile kadar değişir.
Brokoli taç ve çiçek yapısı nasıldır?
Brokolide de karnabaharlarda olduğu gibi sebze olarak değerlendirilen olgunlaşmamış çiçek tomurcuklarına taç adı verilmektedir. Brokoli bitkilerinde 15-20 arasında yaprak oluştuktan sonra, kalın çiçek saplarının ucunda dizili, yeşil renkli çiçek tomurcuklarından oluşan taç meydana gelir. Ana taçların çapı 5-25 cm, taç ağırlıkları ise 100-750 g arasında değişiklik göstermektedir. Taç şekli genellikle dairesel ve eliptiktir. Çiçek özellikleri, çiçeklenme şekli ve döllenme biyolojisi karnabahara çok benzer. Ancak karnabaharda taç hasat edildikten sonra tohum alınamaz. Brokolide ise ana taç ve yan sürgünler hasat edilse bile yanlardan çıkan çiçek tomurcukları gelişir ve çiçeklenerek tohum oluştururlar. Brokoli çiçekleri erselik yapılıdır ve yüksek oranda yabancı döllenme görülür.
Brokoli meyvesi nasıldır?
Meyve (silika) 4.5-10 cm uzunluğunda ve 3-6 mm genişliğinde baklalar olup lahanaya çok benzer. Silikalar kuruduğunda çatlar ve ikiye ayrılır, renkleri koyu kahverengiden kahverengimsi mora kadar değişir. İçerisinde 20-40 tohum bulunabilir. Tohumlar genellikle döllenmeden 50-90 gün sonra olgunlaşır.
Brokolinin tohum ve çimlenme özellikleri nasıldır?
Tohumlar şekil ve renk bakımından lahana ve karnabahar tohumlarına benzerler. Normal koşullarda çimlenme güçlerini 5 yıl muhafaza edebilirler. Optimum çimlenme sıcaklığı 20 °C’dir. Tohumlar optimum koşullarda 3-4 günde çimlenerek toprak yüzeyine çıkarlar.
Brokoli iklim istekleri nelerdir?
Brokoli hem kuzey hem de güney yarım kürelerin ılıman ve subtropikal bölgelerine geniş ölçüde uyum sağlayan ve yetiştirilen, nispeten düşük sıcaklara toleranslı bir serin iklim sebze türüdür. Bitkisel büyüme, geniş bir sıcaklık aralığında olur ancak yüksek kaliteli taç gelişimi yaklaşık 12-20°C sıcaklık aralığında gerçekleşir. Sıcaklıkların 25 °C’nin üzerine çıkmasıyla, gövdenin aşırı uzaması ve hızlı çiçek gelişimi nedeniyle genellikle kompakt taçlar oluşmaz, kalitesiz baş ve yan sürgünler oluşur. Sıcaklık 5 °C’nin altına düştüğünde ise büyüme yavaştır.
Brokoli toprak istekleri nasıldır?
Brokoli, yeterli nem ve verimliliğe sahip çok çeşitli mineral ve organik topraklarda iyi yetişir. Toprağın verimliliği bölgeye ve türe göre değişir. Bu nedenle brokoli ekim-dikiminden önce besin içeriği açısından toprak analizi yapılmalıdır. Toprak pH’sının 6-6.5 aralığında olması tercih edilir.
Brokoli yetiştirme tekniği nasıldır?
Brokoli doğrudan tohum ekimi veya fide dikimi ile yetiştirilebilir. Tohum ekimi ve fide yetiştiriciliği lahanada olduğu gibidir. Hızlı ve üniform bir tohum çıkışı için iyi bir tohum-toprak teması sağlamak üzere ince bir tohum yatağına ihtiyaç vardır. Büyük taç yapısında olan çeşitler için, çeşide bağlı olarak sıra üzeri 20-60 cm ve sıra arası aralığı 50-90 cm arasında değişir. Brokoli yetiştiriciliğinde yapılan bir araştırmada en yüksek verim, 45x30 cm dikim sıklığından elde edilmiştir. Fideler kullanılacak sulama sistemine göre masuralara veya düze olacak şekilde yukarıdaki mesafelerde dikilir.
Brokoli nasıl çapalanır?
Brokoli yetiştiriciliğinde genellikle fideler 5-10 yapraklı döneme geldiğinde ilk çapalama, bundan 2-3 hafta sonra ikinci çapalama yapılır ve bu aşamada azotlu gübrenin diğer yarısı toprağa karıştırılır.
Brokoli nasıl gübrelenir?
Brokolideki gübre ve gübre gereksinimleri toprağın verimlilik durumuna bağlıdır. Bu nedenle toprak analizi gübre gereksinimlerine ilişkin en doğru rehberdir. Tarla hazırlığı sırasında dekara 2 ton iyice çürümüş çiftlik gübresi tavsiye edilir. Gübre uygulamasının yanı sıra dekar başına 10 kg N, 7.5 kg P ve 5 kg K uygulanır. Ekimden önce N’nin yarım dozu, P ve K’nın ise tam dozu uygulanmalıdır. Azotun geri kalanı ekimden bir ay sonra ve taç oluşumu sırasında ikiye bölünerek verilir.
Brokoli nasıl sulanır?
Brokoli, bitkilerin düzgün ve sürekli büyümesi için toprakta yeterli neme ihtiyaç duyar. Yeni dikilen fidelerin kaybını önlemek için ilk sulama hafif olmalıdır. Sonraki sulamalar toprak tipine ve hava durumuna bağlı olarak yazın 7-8 gün, kışın ise 10-15 gün aralıklarla yapılabilir. Kurak koşullar sürgünlerin daha lifli olmasına neden olarak kalite ve verimi olumsuz etkiler. Öte yandan, kök bölgesinde aşırı su bulunması bitki gelişimini baskılamaktadır. En uygun sulama yöntemi damla sulamadır.
Brokoli hastalıkları ve zararlıları nelerdir?
Brokolide en yaygın görülen hastalıklar arasında Bakteriyel Yaprak Lekesi, Beyaz Çürüklük, Kök Ur Hastalığı, Mildiyö ve Siyah Damar Çürüklüğü sayılabilir. Zararlılar arasında ise Lahana Kelebeği, Pancar Tırtılı, Tohum ve Kök Kurtçukları, Yaprak Bitleri, Gümüş Yapraklı Beyaz Sinek, Palyaço Böceği, Pire Böceği ve Sebze Kurdu sayılabilir. Mücadelede öncelikle dayanıklı çeşit kullanımına ve münavebe gibi kültürel önlemlere başvurulmalı, sentetik ilaç kullanımı en son düşünülmelidir.
Brokoli hasatı nasıl yapılır?
Taçlar pazarlanabilir boyuta ulaştığında, yani çapı 10-25 cm’ye ulaştığında keskin bir bıçakla hasat edilmelidir. Taçlar yeşil ve kompakt olmalıdır. Hasat gecikirse taç gevşer. Taçlar uzun süre saklanamayacağı için mümkün olan en kısa sürede pazarlanması gerekmektedir. Yan taçlar 10-12 gün sonra tekrar hasat edilmeye hazır hâle gelir. Dekara verim; hasat şekline, çeşide, dikim sıklığına ve yetiştirme şartlarına bağlı olarak ortalama 1.5-2 ton arasında değişir.
Hipokotil nedir?
Hipokotil: Fidenin kotiledon yapraklarının birleşme noktası altında kalan kısmıdır.
Turpun kök özellikleri nelerdir?
Turp kökünün yenilebilir kısmı hem birincil kökten hem de hipokotillerden gelişir. Turp kökleri
boyut, şekil ve renk bakımından farklılık gösterir. 60 cm’den daha uzun büyüyebilirler ancak 30 cm’yi aştığında sert ve lifli olma eğilimindedirler. Kök derinliği fındık turplarında 10-15 cm, bayır ve kestane turplarında 30-50 cm’ye kadar iner. Yan kökler 5-15 cm arasında değişen bir alana yayılır.
Turpun gövde özelliği nasıldır?
Vejetatif dönemde turpta gövde rozetleşmiş yassı şekilde olup, kazık kökün hemen üzerinde yer alır. Sapa kalkmış, çiçeklenme dönemindeki bitkilerde gövde uzayarak çiçek topluluğunu taşır.
Turp nasıl bir sebzedir?
Turplar Brassicaceae familyası içinde yer alan bir veya iki yıllık kültür bitkileridir. Turpun latince adı (Raphanus sativus L.), Yunancadaki hızlı görünen ve çabucak ortaya çıkan anlamına gelen “raphanos” kelimesinden gelmektedir. Turpun ana vatanı Orta Asya, Hindistan ve Doğu Asya’dır. Turp Mısırlılar tarafından MÖ 2000’de, MÖ 500’de Çin’de, MS 700’de Japonya’da, 1400’de Almanya’da, 1548’de İngiltere’de ve 1500’den beri Meksika’da bilinmektedir. Turplar genişlemiş hipokotil ve kök dokuları için yetiştirilmektedir. Turp çeşitleri kök olgunlaşma sürelerine göre gruplandırılabilir. Fındık turpu 25-40 günde olgunlaşır ve genellikle beyaz, kırmızı veya iki renkli, yuvarlak veya uzun köklere sahiptir. İlkbahar ve yazlık çeşitler manavlarda salkım hâlinde satılmaktadır. Turplar farklı şekil, renk ve irilikte olabilirler. Küçük kırmızı olanlarına fındık, beyaz olanlarına kestane, siyah olanlarına ise bayır turpu adı verilir.
Turp yapraklarının özellikleri nelerdir?
Yapraklar basit yaprak tipindedir. Turpun üst kısmında dairenin en dışında yaşlı en içte ise genç yapraklar bulunur. İlk yapraklar parçalı olmayıp bütün hâlindedir. Daha sonra oluşan yapraklar ise parçalı bir yaprak ayasına sahiptir. Erkenci turplarda yapraklar daha küçük geçcilerde daha büyüktür.
Turp çiçeklerinin özellikleri nelerdir?
Turplarda çiçeklenme bitkiler belli bir büyüklüğe ulaştığında çeşitlere bağlı olarak düşük sıcaklık, gün uzunluğu ve hem düşük sıcaklık hem de gün uzunluğunun birlikte etkisi ile başlar. Çiçekler diğer Brassicaceae familyası sebzelerinde olduğu gibidir. Çiçek 4 çanak yaprak, 4 taç yaprak, 6 erkek organ ve 2 karpelli dişi organdan meydana gelir. Çanak yapraklar yeşil ve yeşil sarı, taç yapraklar ise beyaz, sarı, beyaz ve menekşe renklidir.
Turpun tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Meyveler iki karpelli olup bir meyvede ortalama olarak 5-15 adet tohum bulunur. Tohumlar soluk kiremit kırmızısı renginde ve yuvarlağa yakın şekillidir. Bir gramda 100-160 adet tohum bulunur. Çimlenme gücü en az %85 olmalıdır. Uygun koşullarda tohumlar canlılıklarını 4-6 yıl muhafaza edebilirler.
Rozet nedir?
Rozet: Genellikle yer seviyesinde veya yakınında yatay olarak yoğunlaşmış yaprak kümesidir.
Sapa kalkma nedir?
Sapa kalkma: Bitkinin çiçek açma ve tohum oluşturma sürecine girmesi anlamına gelir.
Turpun iklim istekleri nelerdir?
Yüksek sıcaklık ve susuzluktan hoşlanmazlar. En iyi bitki gelişimi 13-16 °C’de gerçekleşirken 25°C’nin üzerindeki sıcaklıklardan hoşlanmaz. Yüksek sıcaklıklar köklerin lifli ve kof olmasına neden olur, acılığı artarak kalitesiz kök oluşumuna yol açar. Gün uzunluğu da turp oluşumu ve çiçeklenme üzerine etkilidir. Uzun gün şartları bitkilerde çiçeklenmeyi teşvik eder.
Turp nasıl topraklarda yetişir?
Toprak isteği yönünden seçici bir sebze türüdür. Şeklinin düzgün olması, tadın ve aromanın iyi bir şekilde gelişmesi için hafif bünyeli tınlı topraklarda yetiştirilmesi gerekir. Turp pH 6-8’de iyi büyür. Hafif, gevrek toprak en iyisi olarak kabul edilir ancak turp çoğu toprak türünde yetiştirilebilir.
Turp yetiştirme tekniği nasıldır?
Turp doğrudan tohum ekimi ile yetiştiriciliği yapılan bir sebze türüdür. Dolayısı ile tohum ekimi yapılacak tarlanın iyi hazırlanması gereklidir. Bu amaçla tarla sonbaharda derince işlenerek ilkbaharda tohum ekim zamanına kadar iyice inceltilir. Tarlanın yabancı otlardan arındırılması gerekir. Toprak yüzeyine ticari gübre serpildikten sonra hem ticari gübrenin karıştırılması hem de toprağın tohum ekimi için uygun hâle getirilmesi amacıyla diskaro veya freze çekilir.
Diskaro nedir?
Diskaro: Toprağı keserek işleyen diskli tırmık.
Freze nedir?
Freze: Hareketini kuyruk mili sağlayarak çalışan toprak işleme aleti.
Turp nasıl çapalanır?
Yabancı ot gelişimini engellemek ve seyreltme yapmak için çıkıştan sonra yüzeysel olarak birinci ve bundan 15-20 gün sonra nispeten daha derin olmak üzere ikinci çapa yapılır.
Turp nasıl sulanır?
Turpların kaliteli ve uniform şekilde gelişebilmesi için toprakta her zaman yeterli su bulunması gereklidir. Ülkemizde turp yetiştiriciliği genellikle havaların nispeten serin olduğu, sonbahar, kış ve ilkbahar dönemlerinde yapılmaktadır. Dolayısı ile turplarda sulama toprakta yeterli su bulunmadığı zaman yapılır. Topraktaki su miktarı dikkate alınarak bitkilerin gelişme süresi ve iklim koşullarına bağlı olarak bir üretim döneminde 3-6 kez su verilir. Düzensiz sulamalarda köklerde çatlama görülebilir.
Turp nasıl gübrelenir?
Turp yetiştiriciliğinde aşırı organik gübreleme istenmez. Yeterli verim ve kaliteli ürün için daha çok ticari gübre kullanılır. Yetiştirilen çeşidin özelliğine göre gübre miktarı değişir. Erkenci çeşitlerde tamamı ekim öncesi dekara 6 kg N, 4 kg P ve 9 kg K toprağa verilir. Geçici çeşitlerde azotlu gübrenin yarısı tohum ekimi öncesi, kalan kısım ise turp oluşum döneminde toprağa atılır. Bu çeşitlerde dekara 10-12 kg N, 6-8 kg P, 12-15 kg K ve 6 kg kalsiyum (Ca) verilir.
Turp hastalıkları ve zararlıları nelerdir?
Turplarda zarar yapan toprak kurtları ve yaprak bitlerine karşı önlem alınmalıdır. Turplarda çok fazla hastalık görülmemekle birlikte kök ucunda siyah leke oluşumuna yol açan Aphanomyces raphani olarak bilinen fungal hastalık zarara yol açabilir. Diğer bir hastalık bakteriyel kökenli olup Alternaria yaprak leke hastalığıdır. Hastalıklarla mücadelede en etkin yöntemler dayanıklı çeşit kullanımı ve münavebe yapılmasıdır.
Alliaceae familyası içinde yer alan sebzeler hangileridir?
Alliaceae familyası içinde yer alan sebzeler soğan, sarımsak, pırasa ve kuşkonmazdır.
Soğan nasıl bir sebzedir?
Soğan (Allium cepa L.), aynı zamanda kuru soğan veya soğan olarak da bilinen, Allium cinsinin en yaygın olarak yetiştirilen türüdür. Soğanın ana vatanının Orta Asya olduğu, Afganistan, İran ve Pakistan’da kültüre alındığı bilinmektedir. Milattan önce 600’lü yıllarda yaygın bir şekilde yetiştiri ciliğinin yapıldığı bildirilmiştir. Soğanın, MÖ 400-300 tarihlerinde Yunanlılar ve Romalılar arasında popüler bir sebze olduğu ve Orta Çağ’ın başlangıcında MS 500 civarında Kuzey Avrupa’ya götürüldüğü tahmin edilmektedir.
Turp hasatı nasıl yapılır?
Hasat olgunluğuna gelmiş turplar koflaşmadan ve odunlaşmadan hasat edilmelidir. Fındık turpları 20 cm boylandıklarında hasat olgunluğuna gelmiş olur ve bitkiler yapraklarından tutulup elle sökülür. Kök, turp ve yaprakları yıkanır, kazık köklerin uç kısmı kesilir. Fındık turpu 5-10 adet arasında yapraklı olarak demetlenir ve satışa gönderilir. Bayır ve kestane turplarında hasat genellikle kademeli olarak birkaç defada yapılır. İlkbahar turp çeşitleri 0 °C’de ve %95-100 bağıl nemde 3-4 hafta saklanabilir. Kış turpları morarmayı önlemek için dikkatli bir şekilde işlenir, suyla soğutulur ve polietilen torbalarda paketlenir veya uzun köklü çeşitlerin parçaları ayrı ayrı satılır. Fındık turplarından dekardan 2-2.5 ton ürün alınabilmektedir. Bayır ve kestane turplarında ise verim dekardan 6-7 tona kadar çıkar. Bu değerler çeşit özelliğine ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak değişir.
2022 yılı verilerine göre dünya soğan ve şalot üretim miktarı ne kadardır?
Dünyada FAO 2022 yılı verilerine göre kuru soğan ve şalot üretimi yaklaşık 6 milyon ha alanda toplam 110.6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Dünyada kuru soğan ve şalot üretiminde Hindistan ilk sırada yer alırken Türkiye, Çin, Mısır, ABD ve Bangladeş’ten sonra 6. sırada yer almıştır. Aynı yıl dünyada 230 bin ha alanda yaklaşık 5 milyon ton taze soğan ve şalot üretimi gerçekleşmiş, Çin en fazla üretimin yapıldığı ülke olup, Türkiye taze soğan ve şalot üretiminde dünyada 10. sırada yer almıştır.
2022 yılı verilerine göre Türkiye'de soğan üretim miktarı ne kadardır?
TÜİK 2022 verilerine göre Türkiye’de 68 bin da alanda 124 631 ton taze soğan, 576 bin da alanda 2 350 000 ton kuru soğan üretimi gerçekleşmiştir. Taze soğan üretiminde Ankara (27 148 ton), Eskişehir (15 458 ton) ve Elazığ (4 592 ton) illeri ilk sırada yer alırken kuru soğanda Ankara (733 972 ton), Amasya (338 840 ton) ve Çorum (262 066 ton) illeri en fazla üretimin yapıldığı yerlerdir.
Soğanın kök özellikleri nelerdir?
Kökler gövdenin alt kısmında toplu olarak bulunur ve her bir kökte müstakil olacak şekilde çok
sık bir saçak kök oluşumu vardır. Soğanların sığ, seyrek dallı bir kök sistemi vardır ve köklerin çoğu toprağın üst tarafındadır. Toprak derinliği arttıkça köklenme yoğunluğu azalır. Kökler yüzeyin yalnızca 15-20 cm altına ve yatay olarak 50 cm’den daha az uzanır.
Soğanın gövde özelliği nedir?
Gerçek gövde tabanda yassılaşmış, konik ve disk şeklindedir. Disk benzeri gövdenin alt kısmından, soğanı toprağa sabitleyen ve suyu emen kökler ortaya çıkar. Bitkinin generatif faza geçmesiyle büyüme ucu çiçek sapını oluşturur. Yapraklar rozet gövde üzerinde iç içe halkalar şeklinde sıralanmış durumda, en yaşlı yaprak en dışta, en genç yaprak ise en içte yer alır. Yeşil soğanlarda tüketilen beyaz kısım yalancı gövdedir.
Soğanın yaprak özellikleri nelerdir?
Yapraklar çeşide ve çevre şartlarına bağlı olarak 20-30 cm’den başlayarak 50-60 cm’ye kadar
boy alabilirler. Başlangıçta ince ve narin yapılı olan boru veya yarım boru şeklindeki bu yapraklar dik olarak dururlar. Yaprak yaşlandıkça besin maddeleri deposu hâline gelir, etli bir yapı kazanır. Soğan yaprağı gri renkten başlayarak koyu yeşile kadar değişen bir renklilik gösterir. Soğan yaprağının rengi, üzerindeki mum tabakası ile ilgili olup, mum tabakası ince olan çeşitlerde yaprak rengi daha koyu yeşildir.
Soğanın baş özllikleri nelerdir?
Soğanın kuru hâlde tüketilen kısmı olan baş, yaprak kınlarının rozet gövdeye bağlı olduğu yerlerin üst kısımlarının besin maddeleri depo ederek şişkinleşmesiyle meydana gelir. En dıştaki depo yaprakların zamanla su kaybederek incelmesi ve kuruması ile başın dışındaki kuru yapraklar meydana gelir. Bu dış kabuk sayısı çeşide göre 2-4 adet arasında değişir.
Soğan çiçeğinin özellikleri nelerdir?
Soğan, 75-180 cm yüksekliğe ulaşan ve küçük yeşilimtırak beyaz çiçeklerden oluşan küresel bir çiçek demeti ile sonlanan bir veya daha fazla yapraksız çiçek sapına sahiptir. Her bir çiçek, 1 pistil ve 6 periant segmentiyle birleşmiş 6 stamen ve 3 karpelden oluşur. Soğan bitkisi çiçek açmaya başladığında, sürgünün tepe noktası yaprak oluşumunu durdurur ve demet başına 50-2000 arasında değişen soğan çiçeği oluşur. Çiçeklenmenin çiçek demetinin tepesinden başlayıp aşağıya doğru ilerleme eğilimi vardır. Erkek organların dişilerden önce olgunlaşması yabancı tozlanmayı teşvik eder.
Soğanın tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Tohumun üzeri sert siyah parlak bir kabukla örtülüdür. Tohum üç köşeli bir yapıya sahip olup, bu köşelerden birisi diğer iki köşeye göre daha keskin yapıdadır. Soğan tohumları ezildiği zaman soğan kokusu verir ve tohumlar bazen buruşuk yapıda olabilir. Tohumlar 3-4 mm uzunlukta, 1-2 mm genişlikte ve 0.5-1 mm kalınlıktadır. Bin dane ağırlığı 2.7-4 g arasında değişir ve 1 g’da 200-275 adet tohum bulunur. Çimlenme oranı %30-90 arasında değişir.
Soğan yetiştirmenin iklim özellikleri nelerdir?
Soğan bir serin iklim sebze türü olup dona dayanıklıdır. Ancak -6.7 °C’nin altındaki sıcaklıklara uzun süre dayanmaz. Tohumların çimlenmesi için ideal sıcaklık 20 °C’dir. Yetiştiricilik için optimum sıcaklıklar 13-24 °C’dir. Optimum fide büyümesi için sıcaklık aralığı biraz daha yüksektir (19-25°C). Kuru soğan üretimi oldukça seçici bir iklim gerektirebilir çünkü çeşit seçimi kritiktir ve çevresel faktörler büyüme ve gelişmeyi önemli ölçüde etkiler. Baş bağlama için serin sıcaklıklara ihtiyaç duyarlar. Yeşil soğan üretimi, ürünün yaklaşık 45-50 günde olgunlaşması ve çevresel faktörlerin daha az önemli olması nedeniyle çok zor değildir.
Soğan nasıl toprakta yetişir?
Soğan, organik maddece zengin, iyi drenajlı, kaymak tabakası oluşturmayan, besin maddelerince zengin, tınlı, kumlu veya killi tınlı toprakları tercih eder. Ağır killi topraklar yetiştiricilik için uygun değildir. İyi drenaj gerekli olduğundan, soğanlar genellikle masuralarda yetiştirilir. pH’nın 6.5-7.5 olması uygundur.
Priming nedir?
Priming: Ekim öncesi tohum uygulamalarıdır.
Soğan çapalama nasıl yapılır?
Soğan yetiştiriciliğinde genellikle iki çapalama yapılır. Birincisi bitkilerin toprak üstüne çıktığı 2-3 yapraklı dönemde yüzeysel olarak yapılır. İkincisi birinciden 2-3 hafta sonra bitkiler 5-6 yapraklı iken yapılmalıdır.
Soğan sulama nasıl olmalıdır?
Direkt tohum ekimi yapılan alanlarda tohumların çimlenme sırasında kurumasını ve toprak yüzeyinin kaymak tabakası oluşumunu önlemek amacıyla genellikle yağmurlama sulama tercih edilmektedir. Fide çıkışından itibaren yağmurlama sulamaya devam edilebilir veya karık/damlama sulamaya geçilebilir. Su noksanlığı, soğanın verim ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Sulamanın miktarı ve sıklığı, sulama yöntemi, toprak türü, çevre koşulları ve gelişme aşaması gibi faktörlere bağlıdır. Kuru iklimlerde sezon boyunca 2-4 günde bir damla sulama veya 5-6 günde bir karık sulama yapılması gerekir. Soğanlar olgunlaştıkça sulama azaltılır veya sonlandırılır.
Soğan yetiştirme tekniği nasıldır?
Soğan yaygın olarak üç farklı şekilde üretilir. Bunlar direkt tohum ekimi, fide dikimi ve arpacık ile üretim şeklindedir. Priming, tohum kaplama, peletleme ve hassas boyutlandırma gibi teknolojilerin kullanımının tohum kalitesini arttırdığı, ekim makineleriyle güvenilir ekim yapılabildiği ve iyi tohum çıkışı elde edilebildiği için doğrudan ekim yönteminin kullanımı günümüzde artmıştır. Fide ve arpacık kullanımı kısa vejetasyonlu bölgelerde ve ürün fiyatlarının en yüksek olduğu sezonda erken olgunlaşma için kullanılır. Özellikle tohum ekiminin zor olduğu koşullarda fideler daha yüksek verim sağlayabilir. En uygun büyüme, 17 °C gün- düz ve 10 °C gece sıcaklıklarında gerçekleşir. Uygun koşullar altında, 8-12 haftalık fideler ve/veya gövde çapları 3-4 mm olduğunda dikim için yeterli büyüklüğe gelmişlerdir. Soğanların fideleri fidelik- lerde yastıklarda veya viyollerde yetiştirilmektedir.
Soğan gübreleme nasıl yapılır?
Soğan organik maddece ve besin maddelerince zengin topraklardan hoşlanır. Soğanların seyrek ve sığ köklenmesi, nispeten hareketsiz besin maddelerinin [P, K ve çinko (Zn) gibi bazı besinler] alımını kısıtlamaktadır. Bu nedenle soğan bu besin maddelerinin eksikliğine çoğu üründen daha duyarlıdır. Dekara 15 kg saf N, 10 kg P ve 10 kg K verilmesi önerilmektedir.
Soğan hastalık ve zararlıları nelerdir?
Beyaz Kök Çürüklüğü, Septoria Yaprak Lekesi, Kurşuni Küf, Soğan Mildiyösü ve Soğan Sürmesi en yaygın görülen fungal hastalıklarıdır. Hastalığın görülmediği yerlerde üretim yapılmalı ve hastalıksız tohumluk kullanılmalı, derin ve sık ekimden kaçınılmalı, konukçusu olmayan bitkilerle en az 5 yıl münavebe uygulanmalı, hastalıklı soğanlar ve toprak materyalinin yeni yetiştirme alanlarına girmesinden kaçınılmalıdır.
Soğan hasatı nasıl yapılır?
Yan yatarak kurumaya başlayan yalancı gövdenin %50-70’i yan yattığında soğan hasatı yapılır. Soğanlar önce yerlerinden sökülür ya birkaç gün söküldükleri yerde bırakılarak kurumaları sağlanır ya da harman yerine toplanarak serilir. Burada ara ara karıştırılarak ve alt üst edilerek kurutulur. Soğanlarda verim çeşit, ekim ve bakım şartlarına bağlı olarak bir dekar alandan ortalama olarak 750-3000 kg arasındadır. Son yıllarda direkt tohumdan yapılan yetiştiriciliğin yaygınlaşması ile dekara verim 10 tona ulaşmıştır.
Pırasa nasıl bir bitkidir?
Pırasa (Allium porrum L.), dünya çapında yetiştirilen bir serin iklim sebze türü olup dona dayanıklı iki yıllık bitkidir. Pırasanın ana vatanı İtalya’dan başlayıp Türkiye, Filistin, Suriye ve Mısır’ı içine alan Akdeniz havzasıdır. Pırasanın ana bitkisinin Allium ampeloprassum L. olduğu kabul edilmektedir.
2022 yılı verilerine göre dünya pırasa üretim miktarı ne kadardır?
Dünyada FAO 2022 yılı istatistiklerine göre 131.7 bin ha alanda toplamda 2.1 milyon ton pırasa üretimi yapılmış, 638 735 ton ile Endonezya birinci sırada yer alırken ikinci sırada 168 710 ton ile Türkiye yer almıştır.
2022 yılı verilerine göre Türkiye pırasa üretim miktarı ne kadardır?
TÜİK 2022 yılı istatistiklerine göre ise Türkiye’de 54 bin da alanda 168 710 ton pırasa üretimi yapılmıştır. Pırasa üretimi açısından en fazla üretimin yapıldığı iller sırasıyla İzmir (27 762 ton), Mersin (22 435 ton), Samsun (21 641 ton), Balıkesir (8 971 ton) ve Osmaniye (8 800 ton)’dir.
Pırasa kökleri nasıldır?
Pırasada kökler rozet gövdenin altında meydana gelir. Kökler yüzeyseldir ve önemli bir kısmı toprağın ilk 20 cm’lik kısmında yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte bol saçak kök oluşturur ve toprağa çok sıkı bir şekilde tutunur.
Pırasa gövdesi nasıldır?
Gövde kökler ile aks arasında yer alır ve yapraklar onun üzerinde dizilmişlerdir. Gövde basık bir düğme (rozet) şeklindedir.
Pırasanın yaprak özellikleri nedir?
Pırasada yapraklar alt kısımda silindirik bir kın ile ona bağlı yaprak ayasından oluşur. Yaprak kınlarının üst üste gelmesi ve uzaması ile yalancı gövde oluşur. Bitkinin yenilebilir kısmı, bazen yanlışlıkla kök veya sap olarak adlandırılan bir yaprak kılıfı demetinden oluşan yalancı gövdedir. Yaprak ayası düz olup kışlık çeşitlerde yazlık çeşitlere göre yaprak ayası miktarı daha fazladır. Yaprak rengi açık veya koyu yeşil renkte olup üstü mum tabakası ile kaplıdır
Pırasada çiçek gelişimi nasıldır?
Birinci yıl sonunda vernalize olan pırasa bitkilerinde ikinci büyüme yılında 2 m kadar boylanabilen çiçek sapı ve ucunda çiçek salkımları oluşur. Çiçekler soğanda olduğu gibi yıldız şeklinde dizilmişlerdir. Çiçeklerin 6 adet beyaz, pembe veya mor taç yaprağı, 6 erkek organı ve 3 karpelli yumurtalığı vardır. Çiçeklerde yabancı tozlanma hâkimdir.
Pırasanın tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Pırasa tohumları parlak siyah renkli olup soğan tohumları ile çok benzerdirler. Bir g’da 310-380 adet tohum bulunur. Tohumlar normal şartlarda 12-15 günde çimlenirler. Çimlenme 10-35 °C’de olur. Tohumlar çimlenme gücünü 2-3 yıl muhafaza ederler.
Vernelizasyon nedir?
Vernelizasyon: Bitkilerin generatif faza geçmek için düşük sıcaklık isteme olayına “Vernalizasyon=Soğuklama” adı verilir.
Pırasa nasıl bir iklimde yetişir?
Pırasa, dünya çapında serin iklim bölgelerinde yaygın olarak yetiştirilen, dona dayanıklı iki yıllık bir sebze türüdür. Büyüme ve gelişme için en iyi sıcaklıklar 20-25°C arasındadır. Düşük sıcaklığa oldukça toleranslıdır. Yüksek sıcaklıklarla birlikte susuzluk da olursa kalite azalır. Pırasalar düşük sıcaklıkta vernalize olur ve sapa kalkar. Pırasa, ekimden itibaren 70-140 gün arasında değişen olgunluğa sahip yazlık, sonbahar veya kışlık çeşitler olarak sınıflandırılabilir. Hava oransal neminin %60-70 olmasını ister.
Pırasa nasıl toprakta yetişir?
Pırasa çok çeşitli toprak tiplerinde başarılı bir şekilde yetiştirilebilir. Ancak güçlü bitki gelişimi ve ortalamanın üzerinde verim için derin, besin maddelerince zengin ve su tutma kapasitesi yüksek toprak tercih edilir. Toprak pH’sının 6.5-7 olması arzu edilir.
Pırasa nasıl çapalanır?
Pırasa yetiştiriciliğinde yabancı ot kontrolü önemlidir. Bu amaçla yetiştiricilik döneminde 2-3 kez yüzeysel çapalama yapılır. Çapalama esnasında kök boğazının doldurulması yalancı gövde (beyaz) kısmının daha fazla olmasına neden olur.
Pırasa yetiştirme tekniği nasıldır?
Pırasa direkt tohum ekimi veya fide dikimi ile yetiştirilir. Bununla birlikte fide ile üretim yaygın olarak kullanılmaktadır. Fide yetiştirmek için tava veya yastıklar kullanılır. Tohumların sıralara ekilmesi daha uygundur. Sıra arası 10 cm sıra üzeri 1 cm olacak şekilde ekim yapılır. Gerekli kültürel işlemler (sulama, gübreleme, yabancı ot kontrolü, hastalık ve zararlılar ile mücadele) yapılarak 2 ay içinde fideler dikime hazır hâle gelir. Fidelerin dikiminden önce tarlanın hazırlanmış olması gerekir. Bu amaçla tarla iki kez sürüldükten sonra tırmıklanır. Masuralara dikim yapılacaksa masuralar hazırlanır. Damla sulama kullanılacaksa düze dikim yapılabilir. Fideler yetiştirme sistemi ve kullanılan çeşidin özelliğine bağlı olarak sıra arası 25-40 cm, sıra üzeri 10-15 cm olacak şekilde dikilir.
Pırasanın gübrelenmesi nasıl olur?
Organik içeriği arttırmak, ürüne besin maddesi ve ekstra nem tutma yeteneği sağlamak için toprak organik madde ile zenginleştirilmelidir. Pırasa yetiştiriciliğinde dekara 20-25 kg N verilmesi tavsiye edilir. Bu miktarın üçte biri ekim dikimle birlikte, üçte biri bir ay sonra, üçte biri ise üst yapraklar kurumaya başladığında verilir. Pırasanın fosfat gereksinimi çok fazla değildir ve dekara 5-10 kg P uygulaması yeterlidir. Potasyum gereksinimleri düşük olup, dekar başına 15-20 kg K olacak şekilde potasyum sülfat verilir.
Pırasa nasıl sulanır?
Pırasa, yüzeysel bir kök sistemine sahiptir. Üretim miktarını ve kalitesini en üst düzeye çıkarmak için toprağın üstteki 10-15 cm’lik kısmının her zaman yeterince nemli tutulması gerekir. Bu nedenle, ilkbahar ve yaz aylarında az yağış alan bölgelerde, pırasanın haftalık olarak toprağın üst kısmının ıslatılarak sulanması gerekir. Bununla birlikte hava ve toprak koşullarının farklı olması, farklı pırasa çeşitlerinin olması gibi hususlar bakımından bitkilerin su gereksinimleri değişiklik gösterebilir.
Pırasanın hastalık ve zararlıları nelerdir?
Pırasanın çok fazla zararlısı yoktur. Ancak soğan için bahsedilen çoğu zararlı ve hastalık pırasayı da etkileyebilir. Soğan Tripsi oldukça yaygın olup, çoğunlukla sıcak ve kuru koşullarda sorunlara neden olur. Soğan Kurdu bitkinin kökleriyle beslenerek solgunluğa ve büyümenin azalmasına neden olabilir. Beyaz Çürüklük, Pas, Pembe Kök, Mor Leke, Tüylü Küf, Botrytis Yaprak Lekesi, Botrytis Boyun Çürüklüğü ve Lekelenme gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede temiz tohumluk, münavebe ve bulaşık olmayan alanların kullanılması önerilir.
Pırasa hasadı nasıl yapılır?
Pırasa hasadı bitki gelişiminin her döneminde yapılabilir. Ancak erken hasat durumunda verimde azalma olabilirken aşırı olgunluk döneminde ise kalite düşebilir. Hasat elle veya makine ile yapılabilir. Hasat edilen bitkilerde kökler ve sararmış yapraklar kesilerek temizlenir. Demet hâlinde pazarlanır. Pırasa 0 °C’de %95 oransal nem koşullarında iki ay depolanabilir. Çeşit, bakım işlemleri ve dikim sıklığına bağlı olarak dekardan 2-4 ton verim elde edilebilir.
Sarımsak nasıl bir bitkidir?
Sarımsak (Allium sativum L.), bilinen en eski bahçe bitkilerinden biridir. Eski dünyada, Mısır ve Hint kültürlerinde 5000 yıl önce sarımsaktan bahsedilmektedir. Babiller tarafından 4500 yıl önce ve Çinliler tarafından 2000 yıl önce kullandığı ile ilgili kanıtlar bulunmuştur. Sarımsak ülkemizin tüm bölgelerinde yetiştirilebilen bir sebze türüdür.
2022 yılı verilerine göre dünya sarımsak üretim miktarı ne kadardır?
FAO 2022 yılı verilerine göre dünyada 1,7 milyon ha alanda 29 milyon ton taze sarımsak üretimi yapılmış, 21 milyon ton ile Çin birinci sırada yer almıştır.
2022 yılı verilerine göre Türkiye sarımsak üretim miktarı ne kadardır?
Türkiye’de 2022 yılında TÜİK verilerine göre taze sarımsakta 25 bin da alanda 47 487 ton, kuru sarımsakta ise 140 bin da alanda 140 464 ton üretim gerçekleşmiştir. Sarımsak üretiminde önde gelen illerimiz başta Kastamonu olmak üzere Kahramanmaraş, Gaziantep, Balıkesir, Aksaray ve Tokat’tır. Bu illerin toplam üretimi Türkiye üretiminin yaklaşık %70’ini oluşturmaktadır. Taze sarımsakta Gaziantep, Kahramanmaraş ve Balıkesir, kuru sarımsakta ise Kastamonu, Gaziantep ve Kahramanmaraş illeri en fazla üretimin yapıldığı ilk üç ilimizdir.
Sarımsağın kök özellikleri nelerdir?
Kökler soğandaki gibi gövdenin altında meydana gelir, saçak köklü olup oldukça yüzeysel gelişirler. Köklerin önemli bir kısmı toprağın 5-15 cm’lik kısmında yoğunlaşır
Sarımsağın gövde özelliği nasıldır?
Gövde rozet gövde şeklindedir. Ortasında büyüme ucu bulunur ve buradan sürekli yapraklar meydana gelir. Altında ise kökler yer alır. Soğan gibi, sarımsakta da disk benzeri gövde çok kısadır. Bununla birlikte kök sistemi soğandan daha geniş bir alanı kapsar.
Sarımsağın çiçek özellikleri nelerdir?
Sarımsaklarda çiçeklenme çok görülmezken bazı tiplerinde görülebilmektedir. Çiçeklenmeyen
tiplerde çiçek sapı nadiren oluşur. Çiçeklenme görülen tiplerde ise çiçek sapı ve üzerinde çiçek oluşumu görülür. Generatif safhaya geçiş için dişlerin belirli bir süre düşük sıcaklıkta tutulması gerekmektedir. Sarımsakta çiçek sürgünü diğer Allium türlerinde olduğu gibi şemsiye çiçek yapısındadır. Çiçek sapı üzerinde genotipe bağlı 10-200 tane çiçek gelişir. Bir çiçekte 6 çanak yaprak, 6 taç yaprak, 6 erkek organ ve 3 karpelli bir dişi organ bulunur.
Sarımsağın tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Tohumlar siyah renkte olup,soğan tohumuna benzemektedir. Tohumların çimlenme oranı %10-35 arasında değişebilir. Bununla birlikte yapılan çalışmalar sonucunda bu oran %65-93’e kadar artırılabilmiştir.
Sarımsağın yaprak özellikleri nasıldır?
Yaprak ayası ortadan V şeklinde ikiye katlanmıştır. Yaprak kınları 5-20 cm uzayabilirler. Yaprak
rengi yeşilin değişik tonlarındadır ve yaprak ayasının üstü mumsu tabaka ile kaplıdır. Yapraklar dışarıdan içeriye doğru meydana gelirler ve bir aks oluştururlar. Bitki önemli miktarda yaprak meydana getirdikten sonra yaprak büyümesi durur. Bu dönemde her yaprağın koltuğundaki tomurcuklar gelişip depo hâlini alır ve bu tomurcuklardan dişler meydana gelir. Çeşide ve çevre şartlarına bağlı olarak gövde üstünde 1-30 adet arasında değişebilen diş meydana gelir. Zamanla bu dişleri saran zar, dişi koruyan kabuğu meydana getirir. Yapraktan geriye kalan kısım incelir, kuru bir zar hâlini alarak sarımsak dişleri arasında kalır.
Sarımsak nasıl toprakta yetişir?
Sarımsak verimli, iyi drenajlı ve hafif toprakları tercih eder. Baş gelişiminin zayıf olmasına yol açtığından killi topraklardan kaçınılmalıdır. Toprak pH’sı 5.5-6.8 arasında olmalıdır. Kök derinliğinin sağlanması için derin toprak işleme önemlidir
Tahta nedir?
Tahta: Bitkilerin yetiştirildiği kısımların hafifçe yükseltilmesiyle hazırlanan dikim yerleridir.
Sarımsak çapalama nasıl olur?
Sarımsak yetiştiriciliğinde genellikle iki kez çapalama yapılır. İlki bitkiler henüz 2-3 yapraklı dönemde toprağı havalandırmak ve yabancı otları temizlemek amacıyla, ikincisi ise sarımsakların 4-5 yapraklı oldukları dönemdir.
Sarımsak nasıl iklimde yetişir?
Sarımsak deniz seviyesinden 500-2000 metre yükseklikte rahatlıkla yetişebilmektedir. Sarımsak için ideal sıcaklıklar 12-24 °C arasıdır. Aşırı yüksek sıcaklıklar sarımsak üretimi için uygun değildir. Düşük sıcaklıklara toleranslı olup -3 ile -4 °C’ye kadar dayanabilir. Aşırı nem ve yağış, baş oluşumu da dahil olmak üzere ideal sarımsak gelişimini engeller. Özellikle bitkinin büyümesi için yeterli suya ihtiyaç duyduğu erken aşamalarda, sulamanın yapılabileceği az yağış alan bölgelerde yetiştirilir. Sarımsağın, büyüme sırasında güneş ışığı koşullarına bağlı olarak tadı ve lezzeti oluşur. Baş gelişiminin son aşamalarında ve hasada yakın zamanlarda yüksek nem olumsuz etki yapar. Bu dönemlerde yapılan sulama ve yağış hastalıkların gelişmesine ve başlarda bozulmalara neden olur.
Sarımsak nasıl yetiştirilir?
Sarımsak dişler ile çoğaltılan ve üretilen bir sebze türüdür. Daha önceden üretim olarak ayrılacak olan dişlerin bulunduğu sarımsak başları genel özelliklerine bakılarak seçilir ve dişlerine ayrılır. Dişler daha sonra iriliklerine göre 2-3 grupta toplanır. Gruplandırılan dişler ayrı partiler hâlinde dikilmelidir. Dişler gruplama yapılmadan dikilecek olursa gelişme ve olgunlaşma olmaz, üretilen başlar irili ufaklı olur, 1-1.5 g ağırlığındaki dişler tercih edilmelidir. Sonbaharda sarımsak yetiştirilecek arazi dekara 3 ton yanmış çiftlik gübresi karıştırılarak derin bir şekilde sürülür ve daha sonra kesekler diskaro veya tırmıkla ufalanır. Başarılı bir yetiştiricilik için dekara 14-16 kg N, 10 kg P ve toprak yapısına bağlı olarak 20-25 kg K verilmelidir. Aralarında 30 cm gezinti yolu bırakılan, 120 cm genişliğinde hazırlanan tahtalara dişlerin uç kısımları toprak üstünde görülecek ve 3-4 cm derinlikte gövde toprağa gelecek şekilde elle tek tek dikilirler. Dişlerin ters dikilmemesine özen göstermelidir.
Sarımsak sulama nasıl yapılır?
Yağışı yeterli ve düzenli olan bölgelerde ve yağışın önemli bir kısmı yetiştirme dönemine rastlayan bölgelerde sulamaya gereksinim olmayabilir. Baş oluşumu ve gelişimi sırasında toprakta yeterli nem bulunmalıdır. Bununla birlikte başlar oluştuğunda sulamadan kaçınılmalıdır. Bu durumda başlarda kalite azalır.
Sarımsak hastalık ve zararlıları nelerdir?
Çok fazla hastalık ve zararlısı olmamakla birlikte, en sık görülen hastalık Soğan Mildiyösüdür. Ülkemizde görülen en önemli zararlı ise Nematodlardır. Nematod zararlısı ile bulaşmış topraklarda bir kaç yıl sarımsak, soğan ve pırasanın yetiştirilmemesi gerekir.
Sarımsak nasıl hasat edilir?
Sarımsaklarda hasat bitkinin yapraklarının iyice kurumaya başladığı dönemde yapılır. Hasat elle yapılır. Hasat edilen bitkiler 15-20 gün güneş altında bekletilerek iyice kurutulur. Sarımsaklar hevenkler hâlinde asılarak da depolanabilir. Sarımsaklar modern depolarda 0-2 °C’de %70-75 nispi nemde 6-8 ay muhafaza edilebilirler. Sarımsak yetiştiriciliğinde dekara 800-1600 kg arasında baş sarımsak alınabilmektedir.
Chenopodiaceae familyası sebze türleri nelerdir?
Dilimizde Kazayaklılar familyası olarak adlandırılan Chenopodiaceae familyasındaki sebzeler ıspanak, pazı ve kırmızı pancardır.
Ispanak nasıl bir sebzedir?
Ispanak (Spinacia oleracea L.), Chenopodiaceae familyasına ait olan dünyanın her bölgesinde üretimi yapılan önemli bir sebze türüdür. Ispanağın ana vatanı güneybatı Asya, İran ve Orta Doğu’nun yakın bölgeleridir. Ispanaktan MS 650 yılı civarında Çin literatüründe de bahsedilmektedir. Ispanak, 12. yüzyıl civarında İspanya’ya ulaşmış ve 1600’lü yıllarda ilk sömürgeciler tarafından Amerika’ya götürülmüştür.
2022 yılı verilerine göre dünya ıspanak üretim miktarı ne kadardır?
Dünyada 2022 yılında FAO verilerine göre 937 829 ha alanda yaklaşık 33 milyon 116 bin ton ıspanak üretimi yapılmış, 30 milyon 651 bin ton üretim ile neredeyse büyük bir kısmını üreten Çin birinci sırada yer almıştır. Dünya ıspanak üretiminde aynı yıl ikinci sırada ABD (382 bin ton) gelirken Türkiye 230 bin ton üretimle dünyada en fazla ıspanak üretiminin yapıldığı üçüncü ülke olmuştur.
2022 yılı verilerine göre Türkiye ıspanak üretim miktarı ne kadardır?
TÜİK verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de yaklaşık 154 bin da alanda 230 071 ton ıspanak üretimi yapılmış, 51 211 ton üretim ile Ankara, 50 300 ton üretim ile İzmir ve 15 527 ton üretim ile Adana illeri en fazla ıspanak üretiminin yapıldığı illerin başında gelmiştir.
Ispanağın kök özellikleri nelerdir?
Kazık kök şeklinde gelişen kök yapısına sahip olan ıspanak bitkisi güçlü bir kök yapısına sahiptir. Kazık kökler toprakta herhangi bir engelle karşılaşmaz ise dallanmadan, yan tarafından ince saçak kökler meydana getirerek toprağın 80-100 cm derinliklerine kadar uzayabilir.
Ispanağın gövde özellikleri nelerdir?
Ispanak vejetatif gelişim döneminde epikotil bölgesinin genişlemesiyle küçük bir rozet gövde oluşturur. Rozet gövde üzerinde boğum aralarının çok kısa olması nedeniyle yapraklar sanki aynı noktadan çıkıyormuş gibi gözükmektedir. Generatif devreye geçişle birlikte gövde uzayarak 30-100 cm uzunluğa kadar ulaşabilir.
Ispanağın yaprak özellikleri nelerdir?
Ekim mesafesi ve çevre koşulları hem yaprak boyutunu hem de sayısının belirlenmesinde etkili olur. Bazı eski çeşitlerde yapraklar ovalden uzunlamasına ve neredeyse üçgen ve dar ok ucu şekillerine kadar değişir. Yaprak kenarları pürüzsüz veya kavisli olabilir. Rengin koyu yeşil olması aranan özelliktir. Yaprak yüzeyi düz ve kabarcıklı (kıvrıntılı olanlar) olan çeşitleri mevcuttur.
Ispanağın çiçek özellikleri nelerdir?
Generatif safha başlangıcında, birincil gövde, uzun bir çiçek sapı oluşturmak üzere uzamaya başlar. Sapa kalkma oluşumu uzun günler tarafından teşvik edilirken 20°C’nin üzerindeki sıcaklıklar süreci hızlandırır. Çiçeklenmeyi başlatan kritik fotoperiyod 12.5-15 saat arasında değişmektedir. Merkezî gövde uzadıkça küçük, sert, kuru, topaklı bir meyve salkımına dönüşen, rüzgârla tozlaşan, 3-4 mm çapında, 20’ye kadar küçük sarı-yeşil çiçekten oluşan kümeler içeren yan dallar oluşur. Ispanak iki evcikli çiçek yapısına sahip bitki türü olmakla birlikte tek evcikli ve erselik çiçekli tiplerde mevcuttur. Ispanak rüzgârla tozlanan bir sebzedir.
Ispanağın tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Ispanağın tohumu, perispermi çevreleyen bir embriyo, endosperm, testa ve perikarptan oluşan bir meyvedir. Büyük ıspanak tohumlarının perikarpı daha kalındır ve küçük tohumlarla karşılaştırıldığında yüksek sıcaklıklarda daha yavaş ve daha düşük çimlenme oranı gösterir. Ispanak tohumları kahverengi-yeşilimtırak renkli olup dikenli veya dikensiz olabilirler. Dikensiz tohumlar çoğunlukla yuvarlak veya hafif oval şekillidir. Dikenli tiplerde tohumların iki tarafında çıkıntı şeklinde diken bulunur.
Perisperm nedir?
Perisperm: Tohum gelişirken besin maddelerinin nusellus hücrelerinde depo edilmesi ile meydana gelmiş bir besi dokusudur.
Testa nedir?
Testa: Tohum kabuğudur.
Ispanak nasıl iklimde yetişir?
Ispanak, doğrudan tohum ekimi ile yetiştirilen, bir serin iklim sebze türüdür. Ispanak büyümesi için optimum sıcaklık 15-20 °C, minimum büyüme sıcaklığı yaklaşık 5 °C ve maksimum sıcaklık ise 32°C’dir. Ispanak düşük sıcaklıklara oldukça dayanıklıdır. Ispanak, ilkbahar sonu veya yaz başı üretimi için erken ilkbaharda ekilir veya kışların şiddetli geçmediği bölgelerde sonbahar ekimi ve ilkbahar hasadı ile kışlatılır. Sıcaklık, yaprak kalitesini etkiler; düşük sıcaklık, yaprak kalınlığını artırır ancak boyut ve pürüzsüzlüğü azaltır. Kaliteli yaprak oluşumu için ılık ve nemli havalar idealdir.
Ispanak yetiştirmek için toprak özelliği nasıl olmalıdır?
Ispanak çok çeşitli topraklarda yetiştirilebilir. Ancak aşırı su tutan drenajı zayıf topraklardan kaçınılmalıdır. Ispanak üretimine en uygun topraklar iyi drenajlı ve yeterli nem tutma kapasitesine sahip topraklardır. Bunun yanında organik madde ve besin maddelerince zengin tınlı-killi topraklar ıspanak yetiştiriciliği uygundur. Toprak pH’sının 6-7.5 arasında olması istenir.
Ispanak yetiştirme tekniği nasıldır?
Tohumla üretildiği için tohum yatağının iyi hazırlanması gerekmektedir. Ekim öncesi tarla 20 cm derinlikte sürülür. Sürümle birlikte toprağa dekara 4 ton gelecek şekilde yanmış çiftlik gübresi karıştırılır. Daha sonra toprak diskaro veya tırmıkla daha ince bir şekilde işlenir. Ülkemizde üç farklı yetiştirme zamanı vardır. Bunlar ilkbahar ekimi ve hasadı, sonbahar ekimi ve hasadı ile sonbahar ekimi ilkbahar hasadı şeklindedir. Tohum ekimi düze serpme, düze sıra usulü, tava usulü serpme ve tahta usulü sıraya şeklinde yapılır. Tohumlar sıra arası 25-30 cm, sıra üzeri 3-5 cm olacak şekilde 2-3 cm derinliğe ekilir.
Ispanak nasıl çapalanır?
Ispanak yetiştiriciliğinde yabancı ot problem olabilir. Serpme usulü ile yapılan ekimlerde çapalama yapılması mümkün değildir. Bununla birlikte sıra usulü ekimlerde kaymak tabakasını kırmak ve yabancı otları temizlemek amacıyla çapalama yapılabilir.
Ispanak nasıl gübrelenir?
Ispanakta optimum verim ve kalite elde etmek için topraktaki besin maddesi miktarı son derece önemlidir. Özellikle azot verimi belirleyen en önemli maddedir. Dekara 10-12kg N, 8-10kg P ve topraktaki miktara bağlı olarak da 10 kg K verilir. Bu gübrelemede P ve K’un tamamı ile N’lu gübrenin yarısı ekimden önce, N’nin diğer yarısı da hasattan en az bir ay önce toprağa verilmelidir.
Ispanak nasıl sulanır?
Ispanak, yılın genellikle evapotransprasyonun düşük olduğu dönemlerinde yetiştirilen bir serin iklim sebze türü olduğundan su ihtiyacı diğer birçok ürüne göre daha düşüktür. Sürekli yağış alan bölgelerde ilkbahar ve kışlık ürünler sulama yapılmadan da üretilebilmektedir. Ispanak bitkileri sığ kök sistemi nedeniyle kurak dönemlerde kuraklık stresine karşı hassastır. Su noksanlığı durumunda yaprak boyutunda azalma meydana gelir ve bu da verimin azalması demektir.
Ispanak hastalık ve zararlıları nelerdir?
Ülkemizde ıspanak yetiştiriciliğinde karşılaşılan en önemli hastalık Ispanak Mildiyösüdür. Yaprak Bitleri dışında önemli bir zararlısı yoktur.
Evapotransprasyon nedir?
Evapotransprasyon: Evaporasyon ve transpirasyon kelimelerinin birleşmesinden oluşan, bitkinin su tüketimi ve buharlaşma ile birlikte su toplamıdır.
Ispanak hasatı nasıl yapılır?
Hasat, kış üretimi durumunda 30-150 gün arasında gerçekleşebilir. Çoğu bitkinin hasatta 5 ila 9 tam gelişmiş yaprağı vardır. Hasat elle ve bıçakla yapılır. Bitkilerin kökleri toprağın 2-3 cm derinliğinden bıçakla kesilir. Alt kısımdaki sararmış ve pazarlanamayacak nitelikteki yapraklar ayıklanıp 0.5 kg’lık demetler hâlinde bağlanarak pazara sunulur. Verim dekara 1.5-3 tondur.
Apiaceae (Şemsiye çiçekliler) familyası sebze türleri nelerdir?
Apiaceae (Şemsiye çiçekliler) familyasında sebze olarak tüketilen türler arasında havuç, kereviz, maydanoz ve dereotu sayılabilir.
Havuç nasıl bir sebzedir?
Havuç (Daucus carota L. subsp. sativus (Hoffm. Arcang.), şifalı bir bitki olarak ilk kullanımından bu yana önemli bir sebze türü olmuştur. Havuç, Apiaceae familyasının en yaygın olarak yetiştirilen önemli sebzelerinden biridir. Afganistan’da MÖ 3000 yılları civarında ortaya çıkmıştır. Milattan sonra 1000 yılına gelindiğinde Suriye’de, 1100 yılına gelindiğinde İspanya’da ve 1200’lü yıllarda İtalya ve Çin’de tüketildiği bilinmektedir. 1300’lü yıllarda Fransa, Almanya ve Hollanda’da yetiştirildiği tespit edilmiştir.
2022 yılı verilerine göre dünya havuç üretim miktarı ne kadardır?
Dünya havuç üretimi FAO istatistiklerinde şalgam ile birlikte verilmekte olup 2022 yılında yaklaşık 1 milyon 111 bin ha alanda yaklaşık 42 milyon ton üretim yapılmış olup, 18 milyon 676 bin ton ile Çin en fazla üretimin yapıldığı ülkedir. Daha sonra ise sırasıyla Özbekistan, ABD ve Rusya üretiminin en fazla yapıldığı ülkelerin başında gelmektedir.
2022 yılı verilerine göre Türkiye havuç üretim miktarı ne kadardır?
Türkiye havuç üretiminde 6. sırada yer almıştır. TÜİK 2022 yılı verilerine göre 136 bin da alanda 788 578 ton havuç üretimi yapılmış, 85 bin da alanda 552 128 ton üretim ile Konya ilk sırada yer alırken 28 bin da alanda 156 025 ton üretim ile Ankara ikinci en fazla havuç üretiminin yapıldığı il olmuştur. Aynı yıl Hatay ili de 55 bin tonluk havuç üretimiyle öne çıkmıştır.
Havuçun kök özellikleri nelerdir?
Havuçta yenilen kısım olan kök, hipokotil ve birincil kök dokularından oluşur ve bunların oranı çeşitler arasında değişiklik gösterir. Pek çok çeşit için, yenilebilir havuç kökü büyük ölçüde hipokotil dokudur ancak üstteki kazık kök de büyüyebilir. Anatomik olarak kök bir kambiyum halkasıyla birleştirilen ksilem ve floem dokularından oluşur. Kambiyum, kök büyümesi sırasında içeriye doğru ksilem ve dışarıya doğru floem oluşturur. Havuçta yeme kalitesi için kök ideal floem dokusuna ve minimum miktarda ksileme sahip olmalıdır. Havuç tipik olarak turuncu renktedir ancak mor, siyah, kırmızı, beyaz ve sarı çeşitleri de mevcuttur.
Havuçun gövde özelliği nedir?
Havuçta gövde, hemen kazık kökün üzerinde yer alır; rozet gövde tipinde ve kazık kökün üstünde yayılmış durumdadır. Gövde, ortasında bulunan büyüme ucu ile devamlı yeni yapraklar oluşturur. Gövde ikinci yılda uzayarak çiçek sapını ve çiçek topluluğunu oluşturur. Çiçek sapı tüylü olup 60-200 cm yüksekliğe kadar uzayabilir.
Havuçun yaprak özelliği nedir?
Yapraklar bileşik yaprak tipindedir. Yaprakçıklar orta eksen üzerinde linear şekilde sıralanmıştır. Yaprak sapı sert ve kalın, pürüzsüz bir yüzeye sahipken yaprak ayası gevşek ve incedir. Yaprak rengi açık yeşilden koyu yeşile kadar değişir.
Havuç çiçeklerinin özellikleri nelerdir?
Havuç iki yıllık bir sebze türü olup ikinci yıl genaratif safhaya geçerek çiçek sapları ve çiçek oluşturur. Generatif safhaya geçebilmek için vernelizasyona gereksinimi vardır. Bundan sonra bitkinin büyüme ucu çiçek taslağına dönüşür. Çiçekleri taşıyan ana sürgün ve yaprak koltuklarından çıkan yan sürgünler sürgün ucunda şemsiye şeklinde kümelenmiş çiçeklerle sonlanmaktadır. Bireysel çiçekler küçük ve beyazdır, bazen açık yeşil veya sarı renkte de olabilir.
Havuçun tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Gelişen meyve, iki parçadan oluşan bir şizokarptır ve her parça gerçek bir tohumdur. Bu ikili birleşik parçalar kuruduklarında kolaylıkla ayrılırlar. Hasattan önce erken ayırma tohum kaybına yol açabileceğinden istenmez. Tohumlar kirli sarı renkte olup üzerinde dikenler bulunur. Tohumlar uygun koşullarda çimlenme kabiliyetini 3-4 yıl muhafaza edebilir. Tohumlarda optimum çimlenme 15-20°C arasında gerçekleşir.
Şizokarp nedir?
Şizokarp: Bileşik bir ovaryumdan oluşan ve karpelleri yarılarak iki veya daha çok parçalara ayrılan, kuru, açınımsız, yalın meyve.
Havuç nasıl iklimde yetişir?
Optimum büyüme ve renk oluşumu için en ideal sıcaklık 15-20 ºC’dir. Sıcaklık 10 ºC’nin altına düşmesi, köklerin daha uzun, daha ince ve daha solgun olmasına neden olur. Daha yüksek sıcaklıklarda ise daha kısa ve daha kalın kökler üretilir. Sıcaklığın 20 ºC’nin üzerinde olması kalitenin düşmesine neden olur. Sıcaklık ve toprak nemi havuçların şeklini, rengini ve kalitesini etkiler. Optimum sıcaklığın altında veya üstünde sıcaklık kötü renk oluşumuna neden olur. Havuç bir serin iklim sebze türü olmakla birlikte, kök oluşum döneminde oluşacak düşük sıcaklıklar ve yetersiz güneşlenme havuçların ince kalmasına neden olur ve turuncu renkte açılma ve sararma meydana gelir.
Havuç nasıl toprakta yetişir?
Havuç, en iyi pH’sı 6-7 olan derin, gevşek, iyi drenajlı kumlu-tınlı topraklarda yetişir. Taze pazar için arzu edilen uzun, pürüzsüz ve ince havuç kökleri bu tür topraklarda başarıyla elde edilebilir. Humus bakımından zengin toprakta üretilen havuçta yapraklar aşırı derecede artma eğiliminde olup, çatallı ve tüylü havuçlar oluşur. Ağır killi topraklar düzgün kök büyümesine izin vermez ve hasat edilen köklerin işlenmesini, hasat edilmesini ve yıkanmasını zorlaştırır.
Havuç yetiştirme tekniği nasıldır?
Havuç yetiştirilecek tarlaların 30 cm derinliğe kadar sürülüp, ince bir şekilde hazırlanıp tesviye edilmesi gerekir. Özellikle drenajı zayıf olan bölgelerde ve uzun yağışlı mevsimlerde 1 m genişliğinde, 10 m uzunluğunda ve 20 cm yüksekliğinde yükseltilmiş bir tohum yatağı (masura) hazırlanır. Sulama için yataklar arasında yaklaşık 40 cm genişliğinde karıklar açılır. Havuçlar, tohum yatağına doğrudan ekim yapılarak yetiştirilir. Tohumların ekimini ve tohumların eşit aralıklarla yerleştirilmesini kolaylaştırmak için tohumlar genellikle kumla (2 kum:1 tohum) karıştırılır. Havuçlar sık bir şekilde ekilir. Çıkıştan sonra bitkiler sıra arası 5 cm olacak şekilde seyreltilmelidir. Havuçlar ilk birkaç hafta çok yavaş büyürler, bu nedenle yabani otlarla rekabet edemezler. Özellikle büyümenin ilk aşamalarında yabani otları uzak tutmak için yüzlek ekim gereklidir. Derin ekim köklere zarar verebilir çünkü köklerin çoğu yüzeyden 5 cm’lik bir alanda bulunur.
Havuç nasıl çapalanır?
Havuçta bitkiler 2-3 gerçek yaprağa sahip olduklarında birinci çapa ile birlikte seyreltme yapılır. Birinci çapadan 15-20 gün sonra ikinci çapa yapılır. Çapa yaparken bitkilere zarar vermemeye dikkat edilmelidir.
Havuç nasıl gübrelenir?
Kaliteli ve bol ürün elde etmek için havuç yetiştirilecek arazinin besin maddesi durumuna göre gübreleme yapılması gerekir. Genellikle 7-12 kg/da N, 3-3.5 kg/da P ve 3-5.5 kg/da K olacak şekilde gübreleme tavsiye edilir. Azotun yarısı ekimle birlikte kalan diğer yarısı ise köklerin şişmeye başlamasıyla verilir. Taze ahır gübresi uygulanması köklerin dallanmasına yol açar; bu nedenle yalnızca iyi ayrışmış ve yanmış ahır gübresi kullanılmalıdır.
Havuç nasıl sulanır?
Tohum ekimi ve bitki gelişimi dönemlerinde toprakta yeterli nem bulunmalıdır. Ekim zamanında toprakta yeterince nem yoksa yağmurlama şeklinde sulama yapılmalıdır. Toprak tipine ve ortama bağlı olarak tarla kapasitesine kadar 5-7 günde bir sulama yapılabilir. Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Yetersiz sulama pürüzlülüğü artırır, kök boyutunu azaltır, büyümeyi yavaşlatır ve renk gelişiminin zayıf olmasına neden olur. Ürün olgunlaştığında sulama durdurulmalıdır.
Havuç hastalık ve zararlıları nelerdir?
Havuç yetiştiriciliğinde bitkiler çeşitli fungus, bakteri, nematod ve diğer bazı zararlılara (Havuç Sineği) maruz kalabilir. Bu hastalık ve zararlılar bitkinin zayıf büyümesine, verimin ve ürünün kalitesinin düşmesine neden olabilir. Havuç hastalıklarının en önemlileri ve en yaygın olanları Alternaria Yaprak Yanıklığı (Alternaria dauci) ve Külleme (Erysiphe heraclei) olup havuçlarda önemli verim ve kalite kayıplarına neden olmaktadır.
Tarla kapasitesi nedir?
Tarla kapasitesi: Suyla doygun hâle gelen topraktan fazla su drene olduktan sonra toprak gözeneklerinin tamamında tutulan su miktarıdır.
Havuç hasatı nasıl yapılır?
Taze pazarlara yönelik havuç, kökleri olgunlaştığında, yani 3.5-5.5 cm çapa ulaştığında veya çeşide ve tarımsal ekolojiye bağlı olarak ekimden 90-120 gün sonra hasat edilir. Havuçların erken veya çok geç dönemde hasadı yapılmamalıdır. Olgunlaşmamış kökler açık renkli olup, düşük karoten içeriğine sahiptir ve hasattan sonra solabilir, aşırı olgun köklerin ise merkezi sertleşir. Havuçlarda verim çeşide, ekim sıklığına ve hasat zamanına göre değişir. Orta erkenci çeşitlerde dekara verim 2.5-3 ton, geçci çeşitlerde ise dekara ortalama verim 4-5 tona çıkabilir.
Maydonoz nasıl bir sebzedir?
Maydanozun botanik adı (Petroselinum crispum Mill.), Yunanca taş anlamına gelen ‘petros’ (kayalık yamaçlarda yetişir) ve ‘selinon’ (maydanoz veya kereviz) kelimelerinden türetilmiştir. Yunan tarihi kayıtlarında maydanozdan yapılmış taçlar giyilerek sporculara tezahüratta bulunmak için kullanıldığı belirtilmektedir. Maydanozun Güney Avrupa’ya özgü olduğuna inanılmakta ve 16. yüzyıldan beri Britanya’da yetiştirildiği bilinmektedir. Maydanozun dünyanın hemen hemen her yerinde yetiştiriciliği yapılmaktadır.
2022 yılı verilerine göre Türkiye lmaydanoz üretim miktarı ne kadardır?
Türkiye’de TÜİK verilerine göre 2022 yılında toplamda 76 bin da alanda 105 574 ton maydanoz üretimi yapılmıştır. Maydanoz üretimi bakımından Hatay ili 57 827 ton üretim ile ilk sırada yer alırken, bu ilimizi sırasıyla 12 480 ton üretim ile Eskişehir, 4 380 ton üretim ile Balıkesir ve 4 244 ton üretim ile Antalya takip etmiştir.
Maydanoz kökü özellikleri nasıldır?
Maydanozda tohum çimlenmesinden sonra ince bir kazık kök oluşur. Kazık kök hakim yapıda olup, bu kazık kökün etrafında ince saçak kökler bulunur. Yaprak maydanoz çeşitlerinde kök; düz, iç kısımları etli ve beyaz dokulu, ince ve uzun kazık kök şeklindedir. Kökler 70-80 cm derine gider. Kök maydanozlarda ise kök havuç şeklinde olup, kök etrafında bol sayıda saçak kök mevcuttur. Köklerin %50’lik kısmı toprağın 20 cm derinliğinde dağılmaktadır.
Maydanozun gövde özelliği nasıldır?
Maydanozda gövde kazık kökün üstünde rozet şeklindedir. Büyüme ucu bitkinin ikinci gelişme yılında uzayarak yuvarlak, boyuna oluklu ve ince yapılı olarak dallanarak çiçek sapını ve çiçek topluluğunu meydana getirir. Genelde 100-150 cm uzayabilen gövde, fazla yan dal yapmaz ve üzerindeki yaprak sayısı ve iriliği aşağıdan yukarıya doğru azalır.
Maydanoz yaprak özellikleri nelerdir?
Yapraklar rozet gövde üzerinde iç içe dairesel olarak dizilmişlerdir. Bileşik yaprak tipinde olan yaprakların sapları 5-10 cm kadardır. Maydanoz yapraklarında yaprak ayası düz veya kıvırcık
olabilir. Tüm çeşitlerde yaprak rengi açık yeşilden koyu yeşile kadar değişim gösterir. Ülkemizde yetiştirilen maydanoz çeşitleri genelde düz yapraklı çeşitlerdir.
Maydanoz çiçekleri özellikleri nelerdir?
Maydanoz çiçekleri erseliktir; 5 çanak yaprak, 5 taç yaprak, 5 erkek organ ve 1 dişi organdan oluşur. Şemsiye şeklinde toplanan çiçekler yeşilimtırak ve sarı renktedir. Yüksek oranda yabancı döllenme gösterir. Çiçeklenme için düşük sıcaklığa ihtiyaç vardır. Çiçeklenme şemsiyenin dışından başlayarak içine doğru devam eder.
Maydanozun tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Meyveler iki parçalı olup her parça içinde bir tohum bulunur. Tohumlar endospermik tohumdur. Renkleri genellikle kirli sarı olup, üzerinde dikenler vardır. Bu dikenler uzunluğuna 5 sıralıdır. Bir gramda 600-800 adet tohum bulunur. Uygun koşullarda tohumlar canlılıklarını 2-3 yıl muhafaza edebilirler.
Maydanoz hangi iklim şartlarında yetişir?
Maydanoz tohumları 5-32 ºC arası sıcaklıklarda çimlenir. En iyi bitki gelişimi 15-20 °C’de gerçekleşirken 30 °C’nin üzerindeki sıcaklıklardan hoşlanmaz. Düşük sıcaklıklara toleranslı olup -10°C’ye dayandığı rapor edilmiştir. Nem oranın yüksek olmasından hoşlanır. Maydanoz fazla ışık şiddetinden hoşlanmaz. Gölge yerleri sever.
Maydanoz nasıl toprakta yetişir?
Maydanoz toprak isteği bakımından seçici olmayıp çok ağır olmayan hemen hemen her toprak tipinde yetiştirilebilir. Bununla birlikte kumlu-tınlı, killi-tınlı gibi kolay ufalanabilir ve su tutma kapasitesi yüksek ve organik madde bakımından zengin topraklardan hoşlanır. İdeal toprak pH’sı 6-7’dir.
Maydanoz nasıl yetiştirilir?
Maydanoz doğrudan tohum ekimi ile yetiştiriciliği yapılan bir sebze türüdür. Bu amaçla tarla sonbaharda derince işlenerek ilkbaharda tohum ekim zamanına kadar iyice inceltilir. Tarlanın yabancı otlardan arındırılması gerekir. Maydanoz amatör yetiştiricilikte genellikle tavalarda yetiştirilir. Ticari amaçlı yetiştiricilikte ise uzun tavalara serpme veya düze sıra usulü ekimi yapılır. Tavalar 1.25 m eninde 4-5 m uzunluğunda olabilir. Tavaların kenar yüksekliği 15-20 cm olmalıdır. Ekim düze mibzerle yapılacaksa toprak tesviyesinin çok iyi yapılması ve toprağın iyice inceltilmesi gerekir. Tohum ekiminde m2’ye 1-1.5 g tohum hesaplanır. Sıra usulü ekimde sıralar arasında 25-30 cm bırakılır. Tohum ekim derinliği 1-1.5 cm’dir.
Maydanoz nasıl çapalanır?
Yabancı ot gelişimini engellemek amacıyla; tava şeklinde yapılan üretimde tava aralarının ve tava sırtlarının çapalanması elle, büyük işletmelerde kültivatör veya çapa makinaları ile yapılır. Maydanoz bitkisi ilk dönemlerde çapaya çok hassastır. Bu nedenle otların elle alınması daha çok uygulanır. Bitki gelişimi hızlı olunca toprak yüzeyini kapatan bitkiler yabancı ot gelişimini engellerler.
Maydanoz nasıl sulanmalıdır?
Maydanozda tohum çimlenme döneminde toprak nemi çok önemlidir. Toprakta yeterince nem bulunmalıdır. Yetiştiricilikte yağmurlama ve damla sulama sistemleri tavsiye edilir. Verilecek su miktarı ve zamanı mevsim koşullarına göre değişir. Bununla birlikte maydanoz aşırı sulamaya da hassastır. Kök ortamındaki aşırı su yapraklarda sararmaya ve kalitede azalmaya neden olabilir.
Maydanoz nasıl gübrelenmelidir?
Maydanoz gübrelemeye olumlu cevap veren bir bitkidir. Özellikle ekimden önce verilen yanmış çiftlik gübresinin yabancı ot tohumu taşımamasına özen gösterilmelidir. Çiftlik gübresi ile birlikte temel gübreleme yapılır ve buna ilave olarak her biçimden sonra dekara 3-5 kg saf N uygulaması sonbaharda yapılmalıdır. Yapılan bir araştırmada dekardan 2 ton yeşil maydanoz hasat edildiği zaman topraktan kaldırılan besin maddeleri sırasıyla 3 kg N, 0.8 kg P, 2.6 kg K, 3.2 kg Ca ve 0.6 kg Mg olarak belirlenmiştir.
Maydanoz hastalık ve zararlıları nelerdir?
En sık görülen zararlılar Yaprak Bitleri ve Yaprak Galeri Böcekleridir. Bununla birlikte maydanoz haftada bir biçim yapıldığı için hastalık ve zararlılar çok fazla etkili olmaz. Maydanoz üretiminde karşılaşılan en önemli problem yabancı ot sorunudur. Yabancı ot savaşımı mekanik yapılabildiği gibi herbisitler de bu amaçla kullanılabilir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede ilaçlardan ziyade kültürel tedbirlere başvurulması tercih edilmelidir.
Maydanoz nasıl hasat edilir?
Hasat, tohum ekiminden yaklaşık 60-90 gün sonra başlar. Yapraklar büyüme mevsimi boyunca
hasat edilir. Hasat keskin bıçaklar ile yaprakların büyüme konisinin 2-3 cm üzerinden kesilmek suretiyle yapılır. İlk biçimden 15-20 gün sonra ikinci biçim yapılır. Yılda 6-7 biçim yapılabilir. Hasat edilen bitkiler hemen tarlada demetlenir. Maydanozlar uzun süre depolanamazlar. Maydanozda verim demet olarak hesaplanır. Dekardan 70- 90 bin demet verim alınabilmektedir.
Asteraceae familyası içinde yetiştiriciliği yapılan sebze türleri nelerdir?
Asteraceae familyası içinde yetiştiriciliği yapılan birçok tür bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın yetiştiriciliği yapılan sebzeler salata-marul grubuna giren sebze türleridir.
Salata-Marul nasıl bir sebzedir?
Salata-Marul (Lactuca sativa L.), Lactuca cinsinin ve Asteraceae familyasının bir üyesidir. Romalılar marula, kesilmiş saplardan sızan beyaz latekse benzediği için lactuca (Latince “süt ürünleri” anlamına gelen lac) adını vermişlerdir. Salata ve marullar bütün yıl boyunca açık ve örtü altı koşullarında yetiştirilebilen, salata ve taze yeşillik olarak tüketilen sebzelerdir. Ilıman bölgelere adapte olmuş serin iklim sebzesidir. Modern marul muhtemelen yabani akrabası L. serriola’dan evrimleşmiştir. Mısır mezarlarında tespit edilen marul yapraklarının resimlerine bakılırsa, marulun MÖ 4500 yılına kadar yetiştirildiği anlaşılmaktadır.
Salata ve marullar yaprak ve yenilen kısımlarının yapısına göre kaça ayrılır?
Salata ve marullar yaprak ve yenilen kısımlarının yapısına göre üç botanik varyete altında yer alırlar:
Lactuca sativa var. capitata :Baş salatalar
Lactuca sativa var. crispa :Kıvırcık yapraklı salata
Lactuca sativa var. longifolia : Marullar
2022 yılı verilerine göre dünya marul üretim miktarı ne kadardır?
FAO istatistiklerinde marul ve çikori üretimi birlikte verilmiş olup 2022 yılında 1.2 milyon ha alanda 27 milyon 149 bin ton üretim yapılmıştır. Çin, 15 milyon tona yakın üretim ile birinci sırada yer alırken 3 milyon ton ile ABD ikinci, 1 milyon ton ile Hindistan ise üçüncü en fazla üretici ülkelerdir. Türkiye ise FAO istatistiklerinde aynı yıl 561 bin ton ile sekizinci sırada yer almıştır.
2022 yılı verilerine göre Türkiye marul üretim miktarı ne kadardır?
Ülkemizde TÜİK 2022 yılı verilerine göre 100 bin da alanda 252 583 ton kıvırcık salata, 80 bin da alanda 204 422 ton göbekli marul ve 36 bin da alanda 104 985 ton iceberg (baş) marul üretimi yapılmıştır. Kıvırcık salata üretiminin en fazla yapıldığı ilk üç ilimiz sırasıyla Sakarya (43 296 ton), Antalya (33 651 ton) ve Eskişehir (22 811 ton)’dir. Göbekli marulda Adana (53 335 ton), Antalya (24 917 ton) ve İzmir (16 779 ton) illerinde en fazla üretim gerçekleşirken iceberg marulda Ankara (52 360 ton), Mersin (25 445 ton) ve Adana (8 600 ton) illeri ilk üç sırada yer almıştır.
Salata ve marulların kök özellikleri nelerdir?
Salata ve marullar bir ana kök ve daha küçük sekonder kökleri içeren bir kök sistemine sahiptir. Bitkinin beslenmesi yüzeyseldir ve 10-15 cm’lik toprak derinliğinden beslenir.
Salata-marullarda gövde özellikleri nelerdir?
Salata-marullarda gövde kazık kökün hemen üzerinde bulunur ve rozet şeklindedir. Orta kısmında büyüme ucu bulunur ve yapraklar gövde üzerinde içten dışa doğru dizilirler. Generatif safhaya geçişte sapa kalkma olur ve gövde uzayarak üzerinde çiçek toplulukları oluşur.
Salata-marullarda yaprak özellikleri nelerdir?
Salata-marullarda yenilen kısım bitkinin yapraklarıdır. Yapraklar basit yaprak formundadır. Yaprak sapı bulunmamaktadır. Yaprak rengi koyu yeşil, açık yeşil, sarımtırak yeşil, kahverengimsi yeşil, serpme vişne rengi, açık ve koyu kırmızı, lekeli ve dağınık mor renkli olabilir. Yaprak iriliği de çeşitlere göre farklılık gösterebilir. Yapraklar kıvırcıklık durumuna göre düz, hafif kıvırcık, orta kıvırcık ve çok kıvırcık olarak farklılık gösterebilir. Salata ve marullar, lahanalarda olduğu gibi sürgün ucuna doğru boğum arası uzunluğunun kısalması ve yaprakların açılmasının kısıtlanması ile baş bağlarlar. Marullarda oluşan baş şekli genelde “göbek” olarak adlandırılırken, salatalardaki “baş” olarak ifade edilir.
Salata marullarda çiçek özelliği nedir?
Salata marullar iki aşamada gelişir; ilk aşama vejetatif, ikinci aşama generatif olarak adlandırılır. Gün uzunluğunun ve sıcaklığın artması ile birlikte generatif devreye geçen bitkilerde oluşan çiçek sapları 60-120 cm boylanır. Bitki üzerinde değişik sayıda çiçek sapı vardır. Bu saplar üzerindeki çiçekler demetler hâlinde dizili bir şekilde bulunur. Çiçekler genelde sarı ve açık sarı renklidir. Çiçeklenme genelde aşağıdan başlar ve açılma dıştan içe doğru olur ve bir bitkideki çiçekler aynı anda açmaz. Salata-marul çiçekleri büyük oranda kendine döllenirler.
Salata-marul tohum ve çimlenme özellikleri nelerdir?
Aken tipinde olan salata-marul tohumu, embriyoyu çevreleyen kolayca ayırt edilebilir üç tabakaya sahiptir: en dışta bir tabaka (perikarp), integument ve bir iç tabaka (endosperm). Tohumlar genelde yassı, uç tarafı çıkıntılı, 3-6 mm uzunluğunda, 0.8-1 mm genişliğinde ve 0.3-0.6 mm kalınlığındadır. Salata-marul tohumları kirli-beyaz, sarı, krem, kahverengi ve siyah renkte olabilir.
Aken nedir?
Aken: Çiçekli bitkilerin oluşturduğu tek tohumlu kuru meyvedir.
Salata ve marullar nasıl toprakta yetişir?
Salata ve marullar çok çeşitli topraklarda üretilebilmekle birlikte, önemli miktarda organik madde ve besin maddelerince zengin, kumlu veya tınlı-kumlu ve iyi drenajlı topraklarda daha kaliteli ve verimli olurlar. Marul toprak sıkışmasına, kabuklanmaya ve asitliğe karşı hassastır, bu nedenle pH >5.5 olmalı ve 6 ile 8 arası bir aralık tercih edilmelidir.
Salata-marullar hangi iklimde yetişir?
Salata-marullar düşük sıcaklıklara toleranslı serin iklim sebzeleridir. İdeal göbek veya baş oluşturabilmesi için gerekli sıcaklıklar 15-20’°C’dir. Bazı yazlık çeşitler 27 °C’de de baş oluşturabilir. Marul, dona dayanıklı bir bitkidir. Bazı fideler 4°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda hayatta kalabilir. Genç bitkilerin minimum hayatta kalma sıcaklıkları, genotip ve iklime alışma derecesine göre büyük ölçüde değişir. Ancak marul hasat olgunluğuna yaklaştıkça dondan daha kolay zarar görür. Mahsulün olgunlaşması büyük ölçüde sıcaklığa bağlıdır ve hasat, daha sıcak havalarda ekimden itibaren 60 gün kadar kısa bir sürede gerçekleşebilirken kışın yetiştirilen baş salatalar 120 günden daha uzun bir süreye ihtiyaç duyabilir. Marul ve yaprak salatalar, baş salatalara göre yüksek sıcaklıklara biraz daha toleranslıdır. Genel olarak yüksek ışık yoğunluğu ve uzun günler büyüme hızını artırır, yaprak gelişimini hızlandırır, daha geniş yapraklar üretir ve hızlı baş oluşumunu teşvik eder. Sapa kalkma başlatıldıktan sonra çiçek sapları hızla 0.6-1.2 m yüksekliğe kadar büyür ve çiçek sapı gelişimi sonra çok az bitkisel büyüme olur.
Salata ve marullarda yetiştirme tekniği nasıldır?
Salata ve marullarda yetiştiricilik doğrudan tohum ekimi veya fide yetiştirilerek bitkilerin esas yerlerine dikilmesi şeklinde yapılabilir. Toprak, pulluk ile 30 cm derinliğinde iyice işlenmelidir. Tek düze, ince bir tohum yatağı hazırlanmalıdır. Salma sulama kullanılacaksa, drenajı teşvik etmek için tohum yatakları iyi yükseltilmelidir. Çeşide bağlı olarak, yetiştiricilik için uzun bir büyüme mevsimi gerekebilir. Bu nedenle, ekim pratik olarak ilkbaharın başlarında yapılır. Doğrudan tohum ekiminde, tohumlar 1 cm derinliğinde (yaklaşık 200 g/dekar), sıra üzeri 5-7 cm ve sıra arasında 30-40 cm olacak şekilde ekilir. Fide dikiminde, sıra üzeri ve sıra arası 30-40 cm olacak şekilde mesafeler kullanılır. Fide üretiminde seralar, sıcak ve soğuk yastıklar kullanılmaktadır. Son yıllarda fide üretiminde viyoller kullanılmaktadır. Hazır salata-marul fidesi yetiştirip satan fide firmaları gün geçtikçe artmaktadır.
Salata-marullar nasıl çapalanır?
Salata-marullar, yüzlek bir kök yapısına sahip oldukları için özellikle çapalama işlemleri son derece dikkatli yapılmalıdır. İlk çapalama bitkiler 5 yapraklı dönemlerinde iken yüzeysel yapılmalıdır. Bu esnada kaymak tabakası da kırılır. On yapraklı dönemde yapılan ikinci çapalama sırasında ise hem ot temizliği yapılır hem de kaymak tabakası kırılır.
Salata-marullar nasıl sulanır?
Salata-marullar sığ bir kök sistemine sahip olduğundan, toprak yüzeyine yakın bölgede suyun bulunması gerekir. Salata-marul yetiştiriciliğinde özellikle yağmurlama sulama etkili olmaktadır. Bununla birlikte tohum için yetiştiricilikte özellikle çiçeklenme başlangıcından itibaren tozlaşmayı engellemesi ve hastalık riskini artırması nedeniyle yağmurlama sulama yapılmamalıdır. Son yıllarda en fazla kullanılan sulama metodu damla sulama yöntemidir. Ülkemizde üretim, genellikle sonbahar, kış ve erken ilkbahar dönemlerinde yapıldığı için sulamaya çok ihtiyaç duyulmamaktadır.
Salata-marul hastalık ve zararlıları nelerdir?
Salata-marul üretiminde; Mildiyö, Beyaz Küf, Bakteriyel Çürüklük ile Bazı Viral Hastalıklar ve Salyangozlar, Tel Kurtları, Nematod, Beyaz Sinek ve Yaprak Bitleri gibi zararlılar kalite ve verimde önemli zararlara yol açabilmektedir. Temiz tohumluk kullanılmalı, entegre mücadele yöntemleri ile birlikte yerinde ve zamanında tedbirler alınmalıdır.
Salata-marullarda hasat nasıl yapılr?
Yine çeşitlere ve yetiştirme zamanına göre dikim tarihinden itibaren erkenci çeşitler 50-60 günde, orta ve geçici çeşitler ise 90-120 günde hasat olgunluğuna gelirler. Baş oluşturan salata çeşitlerinde olgunluk; baş oluşumunun tamamlanmış olması, başın sıkı, kendine özgü renkte, düzgün şekilli ve toplu bir görünüme sahip olması uygun hasat zamanı olarak tanımlanır. Göbek oluşturan marul çeşitlerinde ise olgunluk; bitki büyüme noktasında orta sıklıkta oluşan göbeğin çeşide bağlı iriliği kazandığı dönemdir. Baş ve göbek oluşturmayan kıvırcık salata çeşitlerinde de ortalama çeşit iriliğine gelen bitkiler hasat olgunluğuna gelmişlerdir. Pazarlama adet olarak yapıldığı için dekardan elde edilecek verimin de adet üzerinden belirlenmesi gerekir. Bu bilgilerin ışığında ülkemiz koşullarında bir dekar alandan 7000-8000 adet pazarlanabilir salata ve marul elde edilir.