AÖF Soru Bankası
TRM215U · Ünite 3

Lif Bitkileri

  • 20 soru-cevap
  • Tarla Bitkileri
1

Doğal liflerin önemi nedir?

Doğal lifler, doğada meydana gelmiş, kaynağına göre bitkisel, hayvansal ve madensel kökenli lifleri ifade etmektedir. Doğal lifler, insanlık için en önemli yenilenebilir kaynaklar arasındadır. Doğal lifler içerisinde en ucuz ve pratik olarak üretilen grubu bitkisel kökenli lifler oluşturmaktadır. Bitkisel lifler, bitkisel kaynaklardan yani lif bitkilerinden elde edilir. Basit bir tanımla, lifleri için yetiştirilen veya toplanan bitkilere lif bitkileri denir. Doğanın zenginlik ve bereketinin bir ürünü olan bu bitkiler, dünyanın hemen hemen her coğrafyasında yetişir. Lif bitkileri, gıda amaçlı yetiştirilen bitkilerden sonra önemli bir bitki grubunu oluşturur.

2

Pamuk bitkisinin ekonomik değeri hangi özelliklerinden kaynaklanır?

Pamuk ana ürün lifi, yan ürün olarak ise yağı için yetiştirilir. Pamuk lifi iyi bir mukavemete ve aşınma direncine sahiptir. Hidrofiliktir, nemi çabuk emer ve çabuk kurur, statik veya tüylenme sorunu yoktur. Pamuk lifleri rahat, yumuşak hisli, emici, iyi renk tutma ve baskı özelliği olan, makinede yıkanabilir, kuru temizleme yapılabilir, dayanıklı, kullanımı ve dikilmesi kolay ve iyi kumaş üretme özellikleri onu tekstil sanayi için iyi bir seçim haline getirmek­tedir. Pamuk lifleri sentetik liflerle karşılaştırıldığın­da düşük maliyet, yenilenebilirlik ve düşük ağırlık, iyi içsel mekanik özellikler gibi çeşitli avantajlara sahiptir. Pamuk kısa lifleri plastik, kâğıt ve filmler üretiminde kullanılır. Pamuk tohum yağı besin amaçla kullanılır. Pamuk yağı kızartma ve yemeklerde kullanıldığı gibi endüstriyel olarak margarin, mayonez, salata ve yemeklik yağ. Tohumun yağı alındıktan sonraki ürüne küspe denir. Pamuk küspesi, %20-45 protein içermesi nedeniyle kıymetli bir hayvan yemidir. Pamuk, bir endüstri bitkisi olarak, dünya ça­pında hem doğrudan hem de dolaylı olarak mil­yonlarca insanın sosyal yaşamını ve geçimini des­teklemektedir.

3

Pamuk liflerinin bileşim özellikleri nedir?

Gelişimini tamamlamış pamuk lifleri, genotipe, çevre koşul­larına ve olgunlaşmaya bağlı olarak, genel olarak %88–96 selüloz, %3–6 hemiselüloz, %1–2 lig­nin, %0.4-1.2 pektin, %0.4-1.2 mumsu ve %0.7- 1.6 minerallerden oluşur (Mert, 2020). Gerçek bileşim, pamuğun türüne, yetiştirme koşullarına ve olgunluğa bağlıdır.

4

Pamuk yetiştiriciliği yağıştan nasıl etkilenir?

Yağış, pamuk büyüme ve gelişimini önemli öl­çüde etkilemektedir. Pamuk yetişme mevsimi içeri­sinde, en düşük ortalama ve en yüksek yağış mikta­rı (500–)850–1100(–1500) mm arasında olmalıdır. 500 mm’nin altında yağış alan yerlerden ekonomik bir ürün alınamaz. Kozaların açılma döneminde düşen yağışlar liflere (düşürme, ıslatma, küflendirme ve kirletip lekeleme gibi) za­rar verecekleri için arzu edilmez. Bu nedenle koza açım döneminde kuru hava istenir.

5

Pamuk tarımı için hangi topraklar tercih edilir?

Alüvyal, ağır alüvyal, killi topraklar pamuk üretimi için ideal alanlardır. Pamuk tarımı için toprak derinliğinin en az 1.5 m, toprak reak­siyonunun (pH) 5.7–7.0, organik madde içeriği­nin %2 dolaylarında olması gerekir. Pamuk bitkisi, genel olarak, çimlenme dönemi hariç, tuzluluğa toleranslı olarak bilinir. Pamuk, göllenmelere karşı hassastır ve bu nedenle iyi drene edilmiş toprakları tercih eder.

6

Pamuk ekiminde hangi şartlara ihtiyaç duyulur?

Pamuk, ilkbaharda ekilir. Pamuk için ekim za­manı bölgeye göre değişir. Üreticiler ekimden önce toprak sıcaklığını düzenli olarak kontrol etmelidir. Pamuk, pratik olarak, ekimi izleyen 3-5 günlük tahminlere göre ekim derinliğindeki toprak sıcaklı­ğı 16 °C’den fazla olduğu zamanda ve sabah saatle­rinde (8:00) ekilmelidir.

Pamuk ekimi tavlı, sıcak ve bastırılmış toprağa, hâkim rüzgâr yönünde yapılmalıdır. Genel olarak üretim bölgelerimizde pamuk tohumları, 70 x 20 cm (sıra arası x sıra üzeri) ekim sıklığında ve 2.0– 3.8 cm toprak derinliğine düşecek şekilde ekilme­lidir.

7

Pamuk yetiştiriciliğinde sulama işlemi nasıl yapılır?

Pamuk bitkisinin yetişme döneminde tükettiği su miktarı, çeşit ve çevre koşullarına bağlı olarak, (750–)1000(–1200) mm arasındadır. Su ihtiyacı ekimden sonraki ilk 60-70 gün boyunca düşük, çiçeklenme ve koza gelişimi sırasında en yüksektir. Doğal yağışlarla karşılanamayan suyun, bitkinin kök bölgesine su­lamayla ulaştırılması gerekir. Sulamanın pamuk verimini, kuru koşullara göre, 3–7 kat arttırdığı bilinmektedir. Pamuğun sulanmasında, sulama zamanının tespi­tinde, pamuğun etkili kök derinliğindeki toprağın kullanılabilir su tutma kapasitesi dikkate alınmak­tadır. Genel olarak, su tutma kapasitesinin %60’ı tüketildiğinde sulamanın yapılması gerekir. Ancak bu yöntem çiftçi koşulları için pratik görülmemek­tedir. Sulama zamanının tespitinde, öğle saatlerin­de pamuk yapraklarının pörsümesi, hafif koyu yeşil renk alması, ana sap üzerinde susuzluk nedeniyle oluşan kırmızılığın tepe tomurcuğuna 14–17 cm yaklaşması, ilk ve daha sonraki sulama zamanları­nın belirlenmesinde pratik bir yöntemdir. İlk sulama erken yapılır ve ge­reğinden fazla su verilirse bitki kökleri toprağın üst katmanlarında gelişerek, sonraki sulamaların sık yapılmasına; geciktirilmesi ise daha az tarak ve koza tutumu nedeniyle, verimde %18–19 oranında dü­şüşlere neden olur. Son sulamanın erken kesilmesi, üst kozaların dökülme­si ve olgunlaşamamasına; geciktirilmesi ise koza olgunlaşması ve açılmasının gecikmesine, bitkiler arasında meydana gelen nemli mikroklima ve ye­niden büyüme nedeni ile alt kozaların çürümesine, verilen suyun boşa gitmesi nedeni ile maliyetin art­masına ve yaprak döktürücü kimyasalların etkinli­ğinin azalmasına neden olur.

8

Pamuk hasadı nasıl gerçekleştirilir?

Pamukta hasat, açmış kozalardaki kütlülerin elle veya makinayla toplanması işlemidir. Pamuk hasa­dı, işletmenin olanaklarına göre, elle ve makineyle olmak üzere iki şekilde yapılır. Hasat şekli, hasat zamanının belirlenmesinde önemli bir ölçüttür. Elle hasat, kozalardaki kütlülerin tek tek elle toplanması şeklinde yapılır. Elle hasat, üretimin kuru ve sulu koşullarda yapılmasına göre 1–3 kez arasında tamamlanır. Her hasat, el olarak ifade edi­lir. Birinci el hasat, kozaların en az %60’ının açtı­ğı; ikinci el hasat ise geriye kalan kozaların %50– 60’ının açıldığı dönemde yapılır. Makineli hasat, daha ucuz ve kısa sürede yapıl­ması bakımından, elle hasada tercih edilen bir yön­temdir. Makinalı hasat, yaprak döktürücü kimyasal uygulamasından, genellikle 1-2 hafta sonra yapıla­bilmektedir.

9

Keten bitkisinin ekonomik değeri hangi özelliklerinden kaynaklanır?

Keten, lifleri ve tohumları için yetiştirilir. Ketenin tekstildeki kullanımı, kord bezi, dokuma ipliği, moda giysiler ve yüksek kaliteli döşemelik kumaş yapımında yoğunlaşmıştır. Ketenden yapılmış giysiler, sıcak havalarda kullanıcılara ekstra serinlik ve ferahlık sağlar. Keten lifleri çok iyi emiciliğe, dayanıklılığa, düşük özgül ağırlığa ve nefes alabilirliğe sahiptir. Bu özellikler, onu takım elbise ve gömleklik için popüler ve ideal bir elyaf haline getirir. Ayrıca keten lifleri sağlamlık gerektiren hasır, sicim, urgan, bel kayışı, çanta kılıfı, fişeklik, branda, çadır, sunta levhalar, kâğıt, banknot, kompozitler gibi malzeme ve eşyaların yapı­mında kullanılır.

10

Çırçırlama işlemi ne amaçla yapılır?

Pamukta, lifler çırçırlama ile elde edilir. Kütlü pamuklar çırçırlayıp, balyalayıp ve denetlendikten sonra pazara sunulmaktadır. Çırçırlama, hasat edilen kütlü pamuğun, lif ve tohum olarak ayrılması işlemidir. Bu işlem için kullanılan makinelere de çırçır denir. Çırçırlama sonrasında elde edilen lifin (mahlıç) yüzde olarak ifadesine ise çırçır randımanı denir. Formül ile izah edecek olursak: Çırçır Randımanı (%)= Lif Ağırlığı (g) / (Lif Ağırlığı (g) + Tohum ağırlığı (g)) x 100

Çırçırlama işlemi, merdaneli (rollergin) ve tes­tereli (sawgin) tip makinelerle gerçekleştirilir.

11

Keten yetiştiriciliği için hangi iklim uygundur?

Ketenin iklim isteği, üretim amacına ve gelişme dönemine bağlı olarak değişir. Keten, genel olarak yetişme süresince sıcaklıkların 10 ila 25 °C arasın­da değiştiği bölgelere iyi uyum sağlamaktadır. Çimlenme ve ilk fide gelişimi için en uygun sıcaklık 25-30 °C’dir. Ancak keten 1-3 °C düşük sıcaklıklarda da çimlenebilir. Keten fide döneminden çiçeklenmenin baş­langıcı arasındaki dönemde –4 °C’e kadar düşük sıcaklıklara, kısa süreli olsa da dayanabilmektedir

12

Keten ekimi için toprak nasıl hazırlanır?

Keten küçük tohumlara sahip olması nedeniyle, keten tohumu ince ve sıkı bir tohum yatağı hazır­lığı ister. Düşük fide gücü nedeniyle tohum yatağı kesekli olmamalıdır. Tohum yatağının erken hazır­lanması hem ekim hem de ürün gelişiminde yeterli nemin sağlanması bakımından önemlidir.

13

Keten yetiştiriciliğinde sulama işlemi nasıl yapılır?

Lif amaçlı üretimde yetişme süresi içerisinde 100-150 mm arasında yağış ihtiyacından bahse­dilmektedir. Yetişme süresinde­ki su isteğinin 2-3 kısma bölünerek uygulanması önerilmektedir. Hasat ta­rihinden, 3 hafta önce sulamaya son verilmelidir. Aksi takdirde bitkilerde yeni kardeşler ve yapraklar oluşur ki bu da düzensiz olgunlaşmasına ve hasadın gecikmesine neden olur.

14

Keten yetiştiriciliğinde hangi gübrelere ihtiyaç duyulur?

Lif keteni üretimi için uygulanacak azotlu gübre miktarı, önceki ürün ve topraktaki organik madde miktarına bağlı olarak, kuru koşullarda 3–4 kg/da; sulu koşullarda 5–9 kg/da arasında değişir. Azot, lif içeriği, lif uzunluğu ve sap çapı üzerinde kritik bir etkiye sahiptir ve büyüme için gereklidir ancak aşırı dozlar sapların kalınlaşma­sına ve lif kopma dayanıklılığının azalmasına neden olur. Bununla birlikte, aşırı doz­da azot uygulaması, özellikle yüksek yağış koşulla­rında ketenin yatmasına neden olur. Azot dozunun %60’ı ekimden önce, kalan miktarı ise bitki, toprak ve iklim koşullarına bağlı olarak çimlenmeden son­ra uygulanmalıdır. Lif ketenine uygulanacak fosforlu ve potasyum­lu gübre miktarları kuru koşullarda 2 kg/da, sulu koşullarda 4-9 kg/da dolaylarındadır. Fosfor, sapın normal uzunluğa ulaş­ması ve uygun sayıda lif demeti oluşması için ge­reklidir. Bununla birlikte, aşırı dozda fosfor, lifin mukavemetini azaltan saplarda kısalmaya ve dallanmaya neden olur. Potasyumun yararlı etkisi azot doğru uygulandığında ortaya çı­kar. Potasyumun hem elyaf mukavemeti hem de elastikiyet üzerinde olumlu bir etkisi vardır ve ay­rıca havuzlama işlemi için hayati öneme sahiptir. Tohum ketenleri, topraktan lif ketenlerine göre daha fazla besin maddesi kaldırır. Tohum keteni ta­rımında, çeşit ve çevre koşullarına bağlı olarak, de­kara 10-15 kg arasında azot, 6-9 kg arasında fosfor ve 8 kg dolayında potasyum uygulanmalıdır.

15

Kenevir ekonomik değeri hangi özelliklerinden kaynaklanır?

Kenevir; lifleri, tohumları, çiçekleri ve yap­raklarından elde edilen fitokimyasallar (esrar dahil) ile çok yönlü kullanım alanına sahip bir bitkidir. Kenevir lifleri, tekstil, plastik kompozitler, endüstriyel emiciler, dokunmamış (nonwoven) ürünlerin (paspas, keçe gibi) yapımında kullanılır. Lifler alındıktan sonra, geriye kalan sap artıkları, çok farklı amaçlar (yonga levha, kompost, yakacak, kâğıt dolgu maddesi, sızdırmazlık malzemesi, hay­van altlığı) doğrultusunda değerlendirilebilir. Kenevir tohumları, %40 dolayında yağ içerir. Bu nedenle hem tohum hem de yağ olarak insan beslenmesinde kullanılır. Kenevir tohumları (çedene), insanlar tarafından doğrudan çerez olarak ayrıca, kuş ve balık yemi ola­rak da kullanılmaktadır. Bazı ülkelerde, kenevir bis­küvi, kahvaltılık gevrek, çubuk kraker, makarna ya­pımında kullanılır. Kenevir yağı vernik, cila, boya, yakıt (biyodizel) ve vücut koruyucu ürünlerin (yu­muşak veya Arap sabunu, şampuan, sabun, duş jeli, vücut losyonu, krem, masaj yağı) eldesinde kulla­nılmaktadır. Küspesi, hayvan beslemede kullanılır. Kenevirin çiçek, yaprak ve tohumlarından elde edilen fitokimyasallar kronik ağrı, kanser ağrısı, depres­yon, anksiyete bozuklukları, uyku bozuklukları ve nörolojik rahatsızlıklar gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde, ilaç olarak, kullanılmaya başlanmıştır.

16

Kenevir yetiştiriciliği için hangi iklim uygundur?

Kenevir, günlük ortalama sıcaklığı 5.6-27.5 °C arasında değişen yerlerde rahatlıkla yetişebilir­ken (, optimum sıcaklık isteği 19-25 °C arasındadır. Kenevir daha düşük sıcaklıklarda yetişebilir. Temel sıcaklık isteği yaprak oluşumu için 1 °C, kanopi gelişimi için 2.5 °C’dir. Kenevir fideleri –8 (-10) °C, olgun bitkileri ise –5 (-6) °C’ye kadar düşük sıcaklıklara dayanabilir. Ancak daha düşük sıcaklıklar bitki boyu­nun ciddi olarak kısalmasına neden olur. Kenevir 250 mm ile 4030 mm arasında değişen ancak en iyi 970 mm yıllık yağış alan yerlerde ye­tişebilmektedir. Fazla sıcak ve kurak koşullar, kenevirin olgunlaşmasını hızlandırarak lif verimini ve kalitesini düşürmektedir. Yağış yanın­da hava nispi nemi de önemli bir çevre faktörüdür. Kenevirin en iyi %40-80 nispi nem arasında yetişe­bildiği ancak %60’ın üzerindeki nem oranının gri küf gibi bazı hastalıkları teşvik edebileceği bildiril­mektedir. Kenevir, tipik olarak kısa gün bitkisidir ve gün uzunluğu düşmeye başladığında sadece yaz sonun­da çiçek açmaya başlar.

17

Kenevir yetiştiriciliğinde gübre yönetimi nasıl yapılır?

Gübre yönetiminde, bitkinin ihtiyaçlarının doğru zamanda ve doğru miktarda karşılanabilme­si için besin katkılarının nasıl seçileceği ve zaman­lanacağı konusu önemlidir. Kenevirin gübreleme­sinde doğru zaman, büyümenin en aktif olduğu mayıs ortası ile haziran sonu arasındaki dönemde bitkinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar besin sağ­lamaktır. Besin ihtiyacının be­lirlenmesi için tarla denemeleri ile toprak ve yaprak analizlerine başvurulmalıdır. Ancak bu uygulama­ların yapılmadığı yerlerde, lif üretimi için dekara saf olarak 8–14 kg azot, 5 kg fosfor, 6–9 kg potas­yum. Tohum ve her iki amaca yönelik üretim için ise 14–18 kg azot, 8–10 kg fos­for, 8–12 kg potasyum isabet edecek şekilde gübre uygulaması önerilmektedir. Kenevir üretiminde çiftlik gübresi kullanımı da makul ölçülerde mümkündür.

18

Kenevir yetiştiriciliğinde zararlı yönetimi nasıl yapılır?

Kenevirde üretiminde fide hastalıkları, gri küf, kenevir çürüklüğü, fusarium solgunluğu gibi has­talıklar görülebilir. Kenevirde bu hastalıklar görül­se de büyük hastalık salgınları nadirdir. Kenevirin en önemli hastalığı, Botrytis cinerea’nın neden olduğu gri küftür. Bu hastalık kenevir saplarına soğuk ve nemli koşulları altında saldırır. Şiddetli vakalarda, gri küf bir kenevir ürü­nünü bir hafta içinde tamamen yok edebilir. Kenevir çürüklüğü (Sclerotinia sclerotiorum) bir mantar hastalığı olup kenevir sap­larında solgunluğa ve kırılmaya neden olur. Hasta­lıklarla mücadelede dayanıklı çeşit seçimi ve ekim nöbeti ilk akla gelen kültürel önlemler arasındadır. Hastalık durumlarını son aşamada engellemek için, bir fungisit uygulaması gerekebilir.

Kenevir genellikle böceklerden az etkilenir. Bazı çalışmalar, kannabinoidlerin böcek kovucu olarak etkisini göstermiştir. Bununla birlikte kenevir üretiminde zarar yapan böcek tür­leri arasında mısır kurdu (Ostrinia nubilalis), kene­vir kurdu (Grapholita delineana), yeşilkurt (Helico­verpa armigera), pireler (Psylliodes spp., Phyllotreta spp.), yaprak bitleri, thripsler, akarlar sayılabilir.

19

Kenevir yetiştiriciliğinde sulama işlemleri yönetimi nasıl yapılır?

Kenevirin su isteği fazla değildir. Kenevir, veje­tatif dönemde, 1 kg kuru madde üretimi için, 300- 500 litre suya ihtiyaç duyar. Bir fikir vermesi açısından, kenevirin su isteğinin pamuk ve mısırın tükettiğinin yarısından daha az olduğu söylenebilir. Ekim öncesi ve sonrası hiç ya­ğış alınmayacağı var sayıldığında, kenevir için hek­tara 300-400 mm’lik bir nem gereksinimi düşünü­lür. Kenevirde, çiçeklenme sırasındaki nem stresi çiçeklenmeyi kesintiye uğra­tarak, tohum üretiminde erken hasada neden olur.

20

Kenevir yetiştiriciliğinde sulama işlemleri yönetimi nasıl yapılır?

Kenevirin su isteği fazla değildir. Kenevir, veje­tatif dönemde, 1 kg kuru madde üretimi için, 300- 500 litre suya ihtiyaç duyar. Bir fikir vermesi açısından, kenevirin su isteğinin pamuk ve mısırın tükettiğinin yarısından daha az olduğu söylenebilir. Ekim öncesi ve sonrası hiç ya­ğış alınmayacağı var sayıldığında, kenevir için hek­tara 300-400 mm’lik bir nem gereksinimi düşünü­lür. Kenevirde, çiçeklenme sırasındaki nem stresi çiçeklenmeyi kesintiye uğra­tarak, tohum üretiminde erken hasada neden olur.

Ünite 3 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç