AÖF Soru Bankası
TRM215U · Ünite 8

Çayır ve Mera

  • 20 soru-cevap
  • Tarla Bitkileri
1

Çayır ve meraların sınıflandırması nasıl yapılır?

Çayır ve meralar, evcil hayvanların beslenmesinde kullanılan kaba yemin temel kaynağıdır. Bu alanlar bulundukları bölgeye, orijinlerine, sahip oldukları bitki örtüsüne ve yararlanma şekillerine göre değişik şekillerde sınıflandırılır.

Çayır, genellikle taban suyu yüksek olan, nispeten düz arazilerde oluşmuş ve yüksek boylu bitkileri arındıran bir bitki örtüsüne sahip olan yem alanlarıdır. Çayırlar genellikle biçilerek değerlendirilir. Ancak, bazı ihtiyaç durumlarında otlatılabilirler.

Çayırlar, ortaya çıkışlarına göre doğal ve yapay olmak üzere ikiye ayrılır. Doğal çayırlar, doğada uygun toprak ve ekolojik koşullar altında kendiliğinden oluşmuş alanlardır. Doğal çayırlar bulundukları bölgeye göre değişiklikler gösterebilir. Yapay çayırlar ise kaba yem ihtiyacını karşılamak üzere genellikle tarla arazilerinde toprağın işlenerek bölgede yetişebilecek bitki türlerinin ekilmesiyle oluşturulan yem alanlarıdır. Bu alanlardan yeterli verimi almak için uygun kültürel işlemler yapılmalıdır.

Mera, taban suyu derinlerde olan genellikle eğimli arazilerde kısa boylu bitki türlerinden oluşan bir vejetasyona sahip ve otlatılarak değerlendirilen yem alanlarıdır. Bazı meralarda taban suyu yüksek olabilir. Meralar oluşumlarına ve kullanımlarına göre değişik şekillerde sınıflandırılır. Oluşumlarına göre merhabalar doğal veya yapay olabilir. Doğal meralar, uygun toprak ve çevre koşulları altında üzerindeki bitki örtüsü kendiliğinden oluşmuş yem alanlarıdır. Yapay meralar ise hayvanlara yem temini için kültür arazilerinde veya bozulmuş mera alanlarında toprağın sürülmesi ve işlenmesi sonrasında bölgeye uygun tohum karışımının çekilmesiyle oluşturulan otlatılarak veya biçilerek değerlendirilen yem alanlarıdır.

Kullanım sürelerine göre mera alanları kısa süreli meralar ve sürekli meralar olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlardan kısa süreli meralar, tarla tarımı içinde ekim nöbeti uygulamalarında kullanılmak üzere bir veya birkaç yıllığına tesis edilir ve geçici meralar olarak da tanımlanır. Devamlı meralar ise doğal bitki örtüsüne sahip veya yapay olarak tesis edilmiş ve uygun bakım ve yönetim şartları altında uzun yıllar boyunca kullanılan yem alanlarıdır. Yayla, yaylak da olarak ifade edilen ve nispeten daha yüksek rakımdaki yem alanlarıdır. Genellikle dağlık alanlarda, geniş düzlüklerde yer alır. Mevsimin ileriki dönemlerinde hayvanlara yeşil ve taze yem sağlaması bakımından ülkemizdeki hayvancılık için önemli alanlardır. Yaylalar, bulundukları yüksekliklere göre alçak, orta ve yüksek yayla olarak sınıflandırılır.

2

Türkiye’de çayır ve mera alanlarının bölgelere göre dağılım oranı nedir?

Bölgeler

Çayır

Mera

Toplam Çayır-mera Alanı

Oranı (%)

Marmara

51,131

518.501

569.633

3.90

Ege

52.827

750.055

802.881

5.49

İç Anadolu

176.962

4.160.531

4.337.493

29.68

Akdeniz

44.888

614.446

659.334

4.51

Karadeniz

252.402

1.496.921

1.749.322

11.97

D.Anadolu

823.160

4.662.290

5.485.449

37.54

G.D.Anadolu

47.974

959.834

1.007.808

6.90

Toplam

1.449.343

13.162.577

14.611.920

100

3

Ülkemizde meraların yasal durumu nedir?

Ülkemizde meralar devletin malıdır. Devlet, kendi malı olan bu meraları otundan yararlanmaları için köylere ve belediyelere tahsis etmiştir. Bu şartsız kullanma hakkı meraların daraldığı ve hayvan sayısının arttığı günümüzde birçok mera problemini ortaya çıkarmıştır. Sorunları çözmek amacıyla hazırlanmış olan ve başlangıç hazırlıkları çok eskilere dayanan fakat yasalaşması uzun süren 4342 Sayılı Mera Kanunu 28 Şubat 1998 tarihinde uygulamaya konulmuştur. Mera Kanunu; çayır-mera yayla gibi otlatma alanlarının sınırlarını belirlemek, bunların kullanıcılara tahsislerini yapmak, bakımı ve kullanılmasıyla ilgili kullanıcılara yükümlülükler getirmek, gerektiğinde kullanımını değiştirmeyi amaçlamaktadır.

Mera Kanunu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Kamu adına meraların sahibi durumuna gelmiştir. Bu doğal kaynakların gelişigüzel kullanılmasının önüne geçilmiştir. Kanun çerçevesinde her yıl mera ıslahı ve amenajman projeleri yürürlüğe konularak bakıma ihtiyaç gösteren çayır ve mera alanlarının ıslahı yapılmaktadır.

4

Çayır ve meralardaki bitkiler,  büyüme ve gelişmeleri için ihtiyaç duydukları besin maddelerini kendileri üretme yeteneğine sahiptir. Bitkilerin besin maddesi üretimiyle büyüme ve gelişme arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Bir bitki ne kadar çok fotosentez yapıyorsa o kadar çok yem üretiyor anlamına gelir. Bitkilerde fotosentezi etkileyen unsurlar nelerdir?

Atmosferdeki karbondioksit miktarı

Işık

Sıcaklık

Su

Yaprak alanı genişliği

5

Üzerinde hiçbir bitki türü ve üreme organı bulunmayan boş bir alanda doğal vejetasyonun oluşabilmesi için birbirini takip eden süreçler nelerdir?

  • Göç etme
  • Yerleşme
  • Kümeleşme
  • Rekabet
  • Tepkime.
  • Göç etme, yerleşme, kümeleşme, rekabet ve tepkime gibi olayların sonunda doğal vejetasyon meydana gelir.
6

Çayır ve mera bitkileri, değişik organlarında depo ettikleri yedek besin maddelerini hangi durumlarda harcamak zorunda kalırlar?

  • Sıcaklığın 0 °C dereceden az olduğu ve fotosentezin durduğu bunun yanında solunumun devam ettiği zamanlarda,
  • Sıcaklığın 30-35 °C derecenin üzerine çıktığı, fotosentezle üretilen besin maddelerinin solunum için yetmediğinde,
  • Yaz döneminde bitkinin yeşil kısmının tamamen kuruyup, fotosentez yapabilecek kısımlar kalmadığında,
  • Fazla besin maddesi ihtiyacı olduğu fakat fotosentezin bu ihtiyaçları karşılayamadığı hızlı büyüme dönemlerinde,
  • İlkbahar ve sonbaharda büyüme başlarken henüz fotosentez yapacak yeşil yapraklara sahip olunmadığı devrelerde,
  • Otlatma veya biçmeden sonra yeniden büyümeye başlandığında.
7

Mera ekolojisinde, otlatma ve biçmenin mera vejetasyonuna etkileri gözönüne alındığında, bir bölgenin yetiştirme şartları hangi ekolojik faktörlerden oluşur?

  • İklim Faktörleri: Işık, sıcaklık, yağış, hava nemi, hava hareketleri vb
  • Toprak faktörleri: Toprağın çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri, toprak nemi, bitki besin maddeler, toprak reaksiyonu vb
  • Topoğrafik faktörler: Arazinin eğimi, yöneyi
  • Biyotik faktörler: irili ufaklı toprak üzerinde ve içindeki her türlü bitki ve hayvan varlığı,
  • İnsan faktörü.

Bu ekolojik faktör grupları içinde en önemlisi iklim faktörleridir. Bunlar üzerine, insanların değiştirici etkileri olmadığı gibi iklim faktörlerinin diğer ekolojik faktörler üzerine doğrudan ve dolaylı önemli etkileri vardır.

8

Sonunda bir orman veya otsu bir mera bitki örtüsü oluşumu ile tamamlanan kurak bitki gelişimi, hangi aşamaları kapsamaktadır?

  1. Kabuksu liken aşaması
  2. Yapraksı liken aşaması
  3. Yosun aşaması
  4. Ot aşaması
  5. Durgunlaşma ve klimaks vejetasyon aşaması
9

Tamamen su ile kaplı alanlarda başlayan bitki oluşumunun aşamaları nelerdir?

  1. Su içi aşaması
  2. Yüzme aşaması
  3. Bataklık aşaması
  4. Kofa aşaması
  5. Klimaks çayır aşaması
10

Mera bitkilerinin yıllık hayat döngüsünde kaç kritik periyot vardır?

Mera bitkilerinin yıllık hayat döngüsünde ilkbahar, yaz ve sonbahar kritik periyotları olmak üzere başlıca 3 kritik periyot bulunmaktadır.

Erken ilkbaharda, ilk defa büyümeye başlayan bitkilerde, kökler ve sap dipleri gibi depo organlarına önceki yılın sonunda biriktirdikleri yedek besin maddelerini kullanılır. Küçük olan yeni yapraklarda üretilen besin maddelerinin miktarı, çok az olduğundan bu dönemde depo organlarından tüketim yapılır. Bu şekilde büyüme dönemlerinde depo organlarındaki besinler kullanılması bitkileri zayıf bir duruma sokar. Böyle dönemlerde otlatmaya hem de çevrenin enelverişsiz koşullarına karşı çok duyarlı olan mera bitkileri, birkaç defa üst üste otlandığı zaman yedek besin maddelerini tamamen bitirerek son derece zayıf duruma düşmeleri doğaldır. Bu şekilde erken otlatmaya başlayan bitkilerin o yıl içindeki yem verimleri son derece azalır. Sıcaklık faktörü de bitkilerin hızlı bir şekilde büyümeleri için fazla uygun olmadığı ve bitkilerin otlatılmaması gereken bu döneme ilkbahar kritik periyodu denir..

Yaz kritik periyodu: Yaz kritik periyodu, bitkilerin tohum tutma devrelerine rastlayan ve bu amaçla yedek besin maddelerine ihtiyaç duyulan bir dönemdir. Bu süreçte otlatılarak yaprak alanları azaltılan bitkilerde tohumlara yeterli besin depolanamaz. Bitki üzerinde oluşturulan tohumlar, sonraki mevsimlerde çimlenip kuvvetli bitkiler oluşturacak niteliklere sahip olamazlar. Bu durum, özellikle bitki örtüsü kuvvetlenmesi için bitki tohumlarına ihtiyaç duyan meralarda önemlidir.

Sonbahar kritik periyodu: Bitkilerde fotosentezi durduran bu nedenle besin maddesi üretiminin yapılamadığı soğuk kış dönemlerinin öncesidir. Kış dönemi boyunca solunum yapmak ve erken ilkbaharda tekrardan büyüyüp gelişebilmek üzere yedek besin maddeleri bu dönemde depolanır. Kış soğuklarından önce yeterli besin maddesi biriktiremeyen bitkiler, şiddetli soğuklardan etkilenerek ölürler. Normal şartlar altında çok yıllık mera bitkileri yaz sonunda, kış aylarından önce depo ettikleri yedek besin maddelerinin bir kısmını kış dönemlerindeki solunum, diğer kısımlarını ise büyüme için kullanırlar. Ancak yeterli miktarda besini depolayamayan bitkiler ilkbaharda geç ve zor uyanır. Cılız bir büyüme yapar ve o yıl az yem üretir. Sonbaharda fotosentezin yapılamadığı soğuk döneme kadar devam edildiği takdirde bitkinin geleceği riske atılmakta olduğu unutulmamalıdır.

Otlatma olgunluğu safhası bitki hayatını tehlikeye sokmadan ve mera toprağın sıkışmasına neden olmadan ilkbaharda otlatılabilecek bir devreye ulaştıkları tarih olarak kabul edilir. Otlatma mevsiminin uzunluğu, bölgelerimize göre değişmekle beraber 150 günle 210 gün arasındadır. ülkemizdeki geçmişten gelen alışkanlıklarla uzatılarak 240- 270 güne çıkarılmaktadır.

11

Çoğu tahrip edilmiş, ıslaha muhtaç meralarımızda uygulanabilecek değişik otlatma sistemleri nelerdir?

Dinlendirerek Otlatma

Münavebe ile Dinlendirerek Otlatma

Çobanla Otlatma

12

Çayırlardan elde edilen yemin miktar ve kalitesini belirleyen unsurlar nelerdir?

Su düzenin sağlanması başta olmak üzere gübreleme, yabancı ot savaşımı, biçme ve elde edilen otun kurutulması işlemlerine dikkat etmek gerekir.

Biçme zamanı: Çayırlardan elde edilen yemin miktar ve kalitesini belirleyen en önemli unsur biçme zamanıdır. Bu yüzden çayırların en yüksek kaliteli ve en fazla yem verecekleri bir olgunluk çağında biçilmeleri son derece önemlidir. Çayırlar ve diğer yem bitkileri vejetatif büyüme dönemlerinin sonlarında biçildikleri zaman hem miktar bakımından hem de besleme değeri bakımından yüksek bir yem elde edilir. Türden türe değişmekle beraber, buğdaygil yem bitkilerinin başaklanma ile çiçeklenme arasında biçilmeleri genel bir kuraldır. Baklagil yem bitkileri ise daha geç olarak çiçeklenme başlangıcı ile tam çiçeklenme dönemleri arasında biçilir. Biçme zamanı ne kadar geciktirilirse o kadar düşük kaliteli bir yem elde edilir.

Biçme yüksekliği: Çayırlardan elde edilen ot miktarını etkileyen unsurlardan bir diğeri de biçme yüksekliğidir. Derin yapılan biçmeler, çayır bitki örtüsüne zarar verir ve daha sonraki biçimlerde çayırlardan elde edilen otun miktarını azaltır. Çayırlarda biçme yüksekliğinin 5-6 santimetreden daha aşağıda olmaması gerekir

13

Çayır ve mera ıslahı çalışmalarının olumlu sonuçları nelerdir?

  • Yem üretiminde artış
  • Yem kalitesinden iyileşme
  • Hayvansal ürün miktarında artış
  • Hayvanların sevk ve idaresi kolaylaşır
  • Zehirlenme ve hastalık zararları azalır
  • Su havzalarında su verimi arttırılır
  • Hastalık ve zararlılarla savaş
  • Erozyon önlenir
  • Yangın tehlikesinin azaltılması
  • Diğer beklentiler
14

Suni mera ve çayır kurmak için kullanılabilecek buğdaygil yem bitkileri nelerdir?

Adi otlak ayrığı (Agropyron cristatum)

Kır ayrığı (A. desertorum)

Mavi ayrık (A. intermedium)

Yüksek otlak ayrığı (A. elongatum)

Otlak arpası (Elymus junceus)

Kılçıksız brom (Bromus inermis)

Domuz ayrığı (Dactylis glomerata)

Kamışsı yumak (Festuca arundinacea)

İngiliz çimi=Çok yıllık çim (Lolium perenne)

Çayır kelp kuyruğu (Phleum pratense)

Çayır tilki kuyruğu (Alopecurus pratensis)

Yüksek çayır yulafı (Arrhenatherum elatius)

Sudan otu (Sorghum sudanense)

Tahıl ve baklagil karışımları

15

Suni çayır ve mera kurmak için kullanılabilecek baklagil yem bitkileri nelerdir?

Yonca (Medicago sativa)

Korunga (Onobrychis sativa)

Sarı çiçekli gazal boynuzu (Lotus corniculatus)

Çayır üçgülü (Trifolium pratense)

Ak üçgül (Trifolium repens)

Nohut geveni (Astragalus cicer)

Küçük çayır düğmesi (Poterium sanguisorba)

16

Suni mera oluşturmada ekimin başarısını belirleyen en önemli unsurlardan biri tohum yatağı hazırlama işlemidir. İyi hazırlanmış bir tohum yatağı hangi vasıflara sahip olmalıdır?

  • Tohum yatağı iyice ufalanmış olmalıdır.
  • Tohum yatağı bastırılmış olmalıdır.
  • Tohum yatağı yabancı ot tohumlarından arındırılmış olmalıdır.
  • Tohum yatağı üzerinde yeterli miktarda malç veya bitki artığı bulunmalıdır.
  • Tohum yatağı besleyici olmalıdır.
17

Çayır ve meralara önemli bitki besin maddeleri hangileridir?

Azot

Fosfor

Potasyum

18

Çayır ve meraların gübrelenmesinde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?

Çayır ve meraların gübrelenmesinde dikkat edilmesi gereken bazı konular söz konusudur. Bunların başında bitki örtüsünün botanik kompozisyonu gelmektedir. Genel olarak buğdaygil yem bitkileri toprakta bol miktarda azot bulunmasını, baklagiller de toprağın fosfor potasyum ve kireç bakımından zengin olmasını isterler. Buğdaygil yem bitkilerinin oluşturduğu bir mera veya çayırda sadece azotlu bir gübreleme yeterli olabildiği gibi baklagil meralarında da fosfor, potasyum ve gerekiyorsa kireç verilmesi düşünülür.

Gübrelemede dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise çayır ve meradan yararlanma şeklidir. Bitki örtüsünün otlatılması veya biçilmesine göre verilen gübre miktarı da değişir. Çayırlar hem otlayan hayvanların bıraktıkları gübre ve idrardan yoksun oldukları için hem de meralardan daha verimli oldukları için bol bol gübreye ihtiyaç duyarlar. Gübrelerin yarayışlılığı suya bağlı olduğundan gübrelemede toprak nemi son derece önemlidir. Yağışlı bölgelerde, sulanan yerlerde veya taban suyunun yakınlarda bulunduğu taban meralarda gübrelemeden en iyi sonuçlar alınır. Kurak bölgelerde ve kurak topraklarda gübrelemeden çok büyük bir verim artışı beklenmemelidir. Bu yüzden su ve gübre daima bir arada düşünülmelidir. Toprak neminin yeterli olduğu yerlerde ve yıllarda gübrelemenin çayır ve mera vejetasyon üzerine son derece olumlu etkileri olduğu gibi kurak ve yarı kurak bölgelerde gübrelemenin etkileri toprak nemiyle sınırlı kalmaktadır.

Gübreleme genellikle iyi cins ve yüksek kaliteli mera bitkilerini teşvik eder. Bunları çoğaltmak yolu ile merada bulunan yabancı otlar ve düşük kaliteli yem bitkileri üzerine azaltıcı etki yapar. Öte yandan, bitki örtüsünde fazla miktarda yabancı ot bulunuyorsa verilen gübre meranın değerli bitkilerinden önce bu yabancı otları teşvik edebilir. Bu nedenle gübreleme yapılacak merada yabancı ot popülasyonu dikkate alınmalıdır. Etkili bir yabancı ot savaşından sonra gübreleme daha başarılı olur. Yok edilen yabancı otların, çayır ve merada bıraktıkları boşlukların değerli mera birlikleri tarafından doldurulması için yabancı ot savaşından sonra gübreleme daha büyük bir önem kazanır,

Verilen gübre cinsi ve miktarı belirlenirken sadece botanik kompozisyon incelemesi ve bitkilerin isteklerine uygun bir gübrelemenin yapılması yeterli olmaz. Normal bir bitki büyümesi, gübrelerin en kârlı bir şekilde kullanılması ve maksimum yem veriminin elde edilmesinin en önemli şartı da toprakta en az bulunan besin maddeleri ile gübrelemenin yapılmasıdır. Toprak tahlilleri ile toprağın beslenme durumu ortaya konulmadan kullanılacak gübrenin türü ve dozu, çoğu zaman doğru bir şekilde belirlenemez.

19

Çayır ve meralarda yabancı ot mücadelesi nasıl yapılmaktadır?

İnsan gücü ile mücadele,

mekanik yöntemlerle mücadele,

herbisitlerle kimyasal mücadele ve

biyolojik mücadele olarak yapılmaktadır.

20

Çayır ve meralarda otlatmayı kolaylaştırıcı tesis ve yapılar nelerdir?

İçme suyu tesisleri

Ek yemlikler

Tuzluklar

Gölgelikler

Kaşınma araçları

Mera çitleri (fonksiyonlarına göre; kuşatma çitleri - bölünme çitleri)

Ünite 8 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç