Postmodern seyahat çağında turistler daha bilgili ve daha bilinçliler. Ayrıca, insanlar artık otantik ve farklı turizm türlerini deneyimlemek arayışına giriyorlar. Sektörde çalışan kuruluşlar artık 2020’deki Covid-19 (Coronavirüs) salgını sırasında yaygın olarak kullanılan sanal turizm gibi çok daha akıllı turizm deneyimlerine yönelme ihtiyacı duyuyor. Seyahat eden grupların ve kitlelerin belirli turistik ihtiyaçlarını karşılamaya adanmış, dünya çapında karmaşık ve iç içe geçmiş bir yapı mevcuttur. Turistler postmodern çağda daha fazla internet erişimine sahipler. Dolayısıyla, uzun yıllardır popüler olan geleneksel paket turları kullanmak yerine, bağımsız keşiflere ve dinamik seyahatlere yöneliyorlar. Dünyanın dışına da yapılan seyahatlerin ortaya çıkmasıyla, uzay turizmi olarak adlandırılan seyahat türü, yeni, heyecan verici ve turizmin çehresini değiştirebilecek en yeni seyahatlerden olmaya başladı. Bu gelişmeler ışığında turist rehberleri, turistlerin tatil deneyimlerini eşsiz kılmakla sorumlu bir meslek grubudur. Ancak teknolojideki gelişmeler turist rehberleri için yeni zorlukları da gün yüzüne çıkarıyor. Birçok alanda rehberlerin fonksiyonlarını yerine getiren uygulamalar kullanılmaya başlandı bile. Taşınabilir ses oynatıcıları (audio-guide), ses kaydı, video kaydı, müzeler ve sit alanlarında hem yazılı hem sesli anlatımların bulunması, GPS destekli harita uygulamaları, katmanlı hologrom, arazi bilgi sistemi, interaktif inceleme uygulamaları, arkeolojik kazı ve eşleme oyunu uygulamaları ve sanal asistan gibi uygulamalar turist rehberlerinin birçok görevini yapabilmektedir. İnternet üzerinden turistlere çevrim içi olarak hizmet verebilecek yeni teknolojilerin de gelişebileceği beklentiler arasındadır. Tarihi yerlerin üç boyutlu orjinallerini gösteren uygulamaların akıllı telefonlarda rahatlıkla kullanılabileceği ve sanal gerçeklik gözlüklerinin geçmiş havayı soluma şansını yaratabileceği beklenen diğer yeniliklerdendir. Hızlı işlemciye sahip uygulamalar aracılığıyla alternatif dillere çok kısa bir sürede çeviri yapılabilmektedir. Böylelikle aynı kafilede yer alan ancak farklı dillere sahip turistlerin kendi dillerinde rehberlik hizmeti almaları sağlanabilecektir. Dolayısıyla, yakın zamanda turist rehberliği, dil temelli bir meslekten, kültür temelli bir mesleğe geçiş yapacaktır. Turizm anlayışının değiştiği, teknolojinin hızla geliştiği, turist taleplerinin ve ürünlerin çeşitlendiği bu dönemde, turist rehberlerinin de bilgisini sürekli güncelleyerek kendisini geliştirmesi ve turistlerin istek ve beklentilerine cevap verebilmesi gerekmektedir.