Etkili iletişim sürecine yönelik yapılan çalışmalar incelendiğinde, çalışmaların bir kısmının ‘benzerlik’ ve ‘farklılıklar’ üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Çalışmalarda üzerinde yoğunlaşılan soru, insanların kendilerine benzer tutum, görüş, inanç ve değerlere sahip olan bireylerle mi yoksa bunun tersi özelliklere sahip olan bireylerle mi daha iyi iletişim kurduğudur. Bu çalışmaların sonuçlarına göre insanlar karşı görüşe sahip bireylerle daha keyifli iletişim kurarken benzer görüşlere sahip bireylerle kurduğu iletişimin daha etkili olduğu yönündedir. Benzer görüş, tutum, inanç ve değerleri “deneyim alanı” adını verdiği bir modelle anlatan Schramm’a göre, kaynak ve alıcının deneyim alanları ne kadar fazla birbirine benzerse aralarında kurulan iletişim de o kadar anlamlı olmaktadır.