Anlamının ötesinde bu süreçten nasıl etkilendikleriyle ilintili olarak taraftarları ve karşıtları oluşan politikleşmiş bir kavram olan küreselleşmenin karşıtının ne olduğu söylenebilir?
Kişinin konumu bakış açısını belirlediğinden küreselleşmeye dair birbirine zıt perspektifler ve tanımlar ortaya çıkması eşyanın tabiatı gereğidir. Bu taraftar-karşıt dikotomisi, “dünyanın küreselleşmeden arındırılması” (démondialisation) gibi bir başka kavramın önünü açtığı gibi Neo-Naziler’den çeşitli ulusalcı örgütlere kadar milliyetçiliğin farklı tonlarındaki grupları küreselleşme karşıtı hareket altında birleşebilmiştir. Aslında bu taraftar-karşıt ikilemi, küreselleşmenin devam eden bir süreç olmasından hareketle herkesin bulunduğu konumdaki çıkarlarına göre
süreci şekillendirme isteğinden kaynaklanmaktadır. En önemlisi, küreselleşme sürecinin sonunda nasıl bir dünya ile karşılaşacağımızı kimse bilmemektedir.