Klasik merkantilistler ticaretin sıfır toplamlı bir oyun olduğunu, yani, ticarette bir tarafın kazanmasının ancak diğer tarafın kaybetmesine bağlı olduğunu, bu yüzden gücünü korumak veya güçlü olmak isteyen her devletin dış ticarette kazançlı çıkmak için kendi vatandaşlarını daha avantajlı durum getirecek tedbirleri almalarının gerekli olduğunu, gücün ancak bu yolla edinilebileceğini veya korunacağını savunmuşlardır. Onlara göre, gücü korumanın iki etkili yöntemi vardır. Birincisi, kendi haline bırakıldığında, yani devlet müdahalesi olmadığında piyasa sistemi dış tiacret dengesinin başka ülkeler lehine sonuçlanmasına yol açabilir. Çünkü dış ticaretin taraflarından olan ülke içindeki karar birimlerinin kendi lehlerine olacak kararları, her zaman ülke lehine sonuçlar vermeyebilir. Bu yüzden, merkantilistlere göre, diğer ülkelerle yapılacak ticarette, başka ülkelere bağımlılığı azaltmak, iç pazarlarını geliştirmek ve kendi kendine yeter durumda olabilmek için ithalata ağır vergiler koymak, buna karşın ülkeye altın gümüş girişini sağlayacak ihracatı teşvik ve kolaylaştırıcı politikalar izlemek gerekir. Gücü korumanın ikinci yöntemi, güçlü bir ordu kurmak ve bu yolla sömürgeler bularak oralardan, güçlü bir devlet olabilmek için gerekli harcamaları karşılayacak değerli madenler veya hammaddeler getirmektir.