Yaşlılık döneminde kişinin öz güveninin olup olmaması, kendini gerçekleştirme düzeyiyle
yakından ilişkilidir. Kendini gerçekleştirme temel olarak kişinin sahip olduğu ilgileri,
yetenekleri, becerileri, zekâsı ve koşulları çerçevesinde olabilecek en iyi noktaya
gelebilmesi durumudur (Corey, 1996; Murdock, 2012). Diğer bir ifade ile kendini gerçekleştirme
esas itibariyle kişinin yaşam karşısındaki başarısı olarak değerlendirilebilir. Kendini
gerçekleştirme bir süreçtir ve asla son bulmaz. Bu açıdan bakıldığında
kendini gerçekleştirme sürecinin diğer yaşam dönemlerine göre yaşlılıkta en üst düzeye
çıkmış olması beklenebilir. Kendini gerçekleştirmiş bir birey kendinden ve yaptıklarından hoşnuttur. Yaşamı
kendisine doyum verir. İçinde bulunduğu koşullardan ve ilişkilerinden memnundur. Bu
bağlamda kendini gerçekleştirmiş bir yaşlı bu güne kadar geçirmiş olduğu yaşamından
memnundur. Geldiği noktadan şikâyet etmez. Sözgelimi çocukları için yaptıklarından,
işinde yaptıklarından, eşiyle olan ilişkisinden ve hayatın kendisinden memnuniyet duymaktadır.
Halk arasında sıcakkanlı, cana yakın, sevecen pamuk nine veya dede olarak tanımlanan
kişilerin esasen kendini gerçekleştirme noktasında oldukları söylenebilir. Buna
karşın kendini gerçekleştirememiş kişiler hayatlarının hemen her alanında bir şikâyet
üretebilirler. Çocuklarının hayırsızlıklarından, ekonomik durumlarından sürekli şikâyet
ederler. Sürekli bedensel yakınmaları bulunmaktadır.