Mülkiyet, Taşınmaz Mülkiyeti, Taşınır Mülkiyeti, Müşterek methal, Ortak Alanlar, Rehin Hakkı, Rücu, Satış vaadi, Şerh kavramlarını açıklayınız?
Mülkiyet: Medeni Kanun tarafından taşınır ve taşınmaz malları niteliklerine uygun bir düzen içinde sınıflandırıp, bu mallar üzerine özel hükümler getirilmesini sağlayan bir kavramdır.
Medeni Kanun’un ilgili maddeleri bu mülkiyet türlerini düzenler:
Taşınmaz Mülkiyeti (704-761. Maddeler): Taşınmaz malların mülkiyetini ve bu mülkiyete ilişkin hükümleri düzenler. Taşınmaz mülkiyeti, arazi, bina gibi yerinde mülkiyet olarak nitelendirilen mal varlıklarını kapsar.
Taşınır Mülkiyeti (762-778. Maddeler): Taşınır eşyaların mülkiyetini ve bu eşyalar üzerindeki
hükümleri düzenler. Taşınır mülkiyeti, otomobil, mobilya gibi taşınabilir eşyaları içerir. Mülkiyet hakkı ise bu mülkiyete sahip olan kişiye, kanunun belirlediği sınırlar içinde, mülk üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunma yetkisi veren en geniş ayni haktır. Bu hak, malın kullanımı, işletilmesi, devri, kiralanması gibi çeşitli tasarrufları kapsar ve sahibine güçlü bir mülkiyet koruması
sağlar.
Özetle, mülkiyet kavramı, taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının sahiplerine tanıdığı hakları ve bu hakların kullanımını düzenleyen hükümleri içerir.
Müşterek methal: Ortaklaşa kullanılan yer, taşınmaz mal veya bağımsız bölümler arasında
paylaşılan sosyal tesisler, ticari alanlar, yüzme havuzları, tenis kortları, ısı merkezleri gibi alanlardır.
Bu yerler, birden fazla parsel veya bağımsız bölüm sahibi tarafından ortaklaşa kullanılmak üzere ayrılır. Eski tapu sicil düzenlemelerinde “müşterek methal” olarak adlandırılan bu kavram, yeni tapu
sicil tüzüğünde ise “ortaklaşa kullanılan yer” olarak geçmektedir. Bu yerlerin tapu kütüğünde mülkiyet sütununda bireylerin isimleri değil, yararlanacak taşınmazların ada ve parsel numaraları yazılır.
Ortak Alanlar (ortak yerler): Kat irtifakı veya kat mülkiyeti oluşturulmuş binalarda bağımsız bölümler dışında kalan ve korunma, müşterek kullanma veya faydalanma amaçları için düzenlenmiş yerlerdir. Bu alanlar, binanın temelleri, ana duvarları, avluları, merdivenleri, koridorları, ısıtma, su, doğal gaz ve elektrik tesisatı gibi unsurları içerebilir. Kat mülkiyeti kanununda ve Tapu Sicil Tüzüğü’nün 26. maddesinde ortaklaşa kullanılan yer (müşterek
methal) olarak da bilinen bu kavramlar, binanın sahipleri arasında paylaşılan ve ortak sorumluluk
gerektiren alanları tanımlar.
Rehin Hakkı: bir borcun güvencesi olarak belirli bir malın teminat gösterilmesidir. Borcun vadesinde ödenmemesi durumunda alacaklıya, rehin gösterilen malın icra yoluyla satışını yapma ve satış bedelinden alacağını tahsil etme yetkisi veren sınırlı bir ayni hak olarak tanımlanabilir. Gayrimenkul rehininin çeşitleri arasında ipotek, ipotekli borç senedi ve irat senedi bulunmaktadır. Rehin hakkı, tapu siciline şerh edilerek tescil edilir ve böylece alacaklı, borcun ödenmemesi durumunda rehin konusu mal üzerinde hak iddia edebilir.
Rücu: Bir şeyin geri dönmesi veya bir durumun tersine dönmesi anlamına gelir. Bağışta rücu şartı ise bağışı kabul eden kişinin bağışı yapan kişiden önce ölmesi durumunda, taşınmazın mülkiyetinin
bağışı yapan kişiye geri dönmesini öngören şarttır. Devletin sorumluluğunda rücu ise hazinenin ödediği tazminatın tamamını veya bir kısmını, kusurlu bir tapu memurundan geri istemesidir.
Satış vaadi: Bir taşınmazın belirli şartlar altında ve ileriki bir tarihte devredilmesini amaçlayan
sözleşmedir. Bu sözleşme, taşınmazın satışı için taraflar arasında yapılan anlaşma olup sözleşme taraflarına belirli yükümlülükler getirir ve devir sürecini düzenler. Bu tür sözleşmelere “satış vaadi sözleşmesi” adı verilir.
Şerh: Gayrimenkul sahibinin mülkiyet hakkının devrinin engellenmesi, sınırlanması ve üçüncü
taraflara duyurulması için tapu kaydında gerçekleştirilen işlemlerdir. Bu işlemler, tapu sicilindeki şerhler sütununa yazılarak belirtilir ve ilgili gayrimenkul üzerindeki mülkiyet hakkıyla ilgili çeşitli durumları ifade eder. Örnek olarak şunlar verilebilir:
İhtiyati Tedbir Şerhi: Bir hukuki davada, davanın sonucuna etki edebilecek bir karar alınması
durumunda mal üzerinde herhangi bir işlem yapılmasını önlemek için konulan şerhtir. İhtiyati
tedbir kararı, malın satılmasını veya başka hakların devredilmesini engelleyebilir.
Haciz Şerhi: Borçlunun alacaklıya borcunu ödemediği durumlarda, mahkeme kararıyla malın
üzerine konulan haciz şerhidir. Bu durumda malın satılması, devri veya başka bir işlem yapılamaz ve alacaklının hakkı korunur.
Satış Vaadi Şerhi: Gayrimenkul sahibi ile bir alıcı arasında yapılan sözleşmeyle, gelecekteki bir
tarihte gayrimenkulün satılacağını belirten şerhtir. Bu durumda, gayrimenkulün mülkiyeti hâlâ sahibinde olmakla birlikte, gelecekteki satış vaadiyle ilgili üçüncü kişiler uyarılır.
Bu örneklerde olduğu gibi, şerhler tapu kütüğünde kayıtlı olup, gayrimenkul üzerindeki mülkiyet haklarını etkileyen durumları belirtir. Üçüncü kişiler, tapu sicilindeki şerhleri inceleyerek gayrimenkul üzerindeki haklar ve mülkiyet durumu
hakkında bilgi sahibi olabilirler.