BANKA VE SİGORTA MUHASEBESİ - Ünite 5: Banka İşletmelerinde Dönem Sonu İşlemleri ve Finansal Tablolar Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 5: Banka İşletmelerinde Dönem Sonu İşlemleri ve Finansal Tablolar

Banka İşletmelerinde Dönem Sonu İşlemleri

Tüm işletmelerde dönem sonu işlemlerinin başka bir ifadeyle envanter işlemlerinin temel amacı, işletmelerin finansal yapısını gösteren bilanço ile gelir ve giderlerini buna bağlı olarak da dönem kâr veya zararıyla ilgili faaliyet sonuçlarını gösteren gelir tablosunun düzenlenmesidir. Dönem sonu envanter kayıtları öncesi hazırlanan genel geçici mizanda yer alan veriler, sözü edilen finansal tabloların düzenlenmesi için yeterli bilgiyi içermez. Muhasebede dönem sonu envanter işlemlerini Tek Düzen Muhasebe Sistemi, Türk Ticaret Kanunu ve

Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümlerini de dikkate alarak değerlendirdiğimizde; envanter işlemlerini muhasebe dışı envanter işlemleri ve muhasebe içi envanter işlemleri olarak ikiye ayırabiliriz. Envanter çıkartılırken muhasebe dışı ve muhasebe içi envanter işlemleri ile iktisadi kıymetler tespit edilir ve değerlemesi yapılır.

Muhasebe uygulamalarında envanter işlemleri aşağıdaki sıraya göre yapılır:

  1. Dönem sonunda muhasebe kayıtlarına göre genel geçici mizan düzenlenir.
  2. Muhasebe dışı envanter işlemleri yapılarak iktisadi kıymetlerin gerçek durumu tespit edilir.
  3. Muhasebe dışı envanter sonuçları ile genel geçici mizan karşılaştırılır, varsa farklar bulunur.
  4. Bulunan farkların sebeplerine göre gerekli düzenleyici muhasebe kayıtları yapılarak muhasebe içi envanter işlemleri yapılır.
  5. Muhasebe kayıtları ile envanter sonuçlarının uyumu sağlanarak genel kesin mizan düzenlenir.
  6. Daha sonra finansal tablolar düzenlenir.

Dönem sonlarında banka işletmelerinde,

  • Farkların giderilmesi,
  • Faiz tahakkukları,
  • Evalüasyon işlemleri (kur farklarının belirlenmesi ve kayda alınması),
  • Gelir ve gider reeskontlarının belirlenerek kayda alınması,
  • Amortismanların kaydı,
  • Karşılıkların kaydı,
  • Gelir ve gider hesaplarının kâr ve zarar hesabına devredilerek kapatılması ile ilgili muhasebe içi envanter işlemleri yapılır.

Bankalar, temel finansal tablolarını (bilanço ve gelir tablosu) üçer aylık dönemler itibariyle hazırlamak zorundadır. Bu nedenle dönem sonu işlemlerini de üçer aylık dönemler halinde yaparlar.

Dönem sonu işlemleri, hazırlandığı tarih itibariyle bankanın gerçek durumunun görülebilmesi ve gelir tablosunda ifade edilen gelir ve giderlerin doğru olarak tespitine olanak sağlamak amacıyla gerçekleştirilir.

Farkların Giderilmesi

Bu işlemler, bankaların yaptığı muhasebe dışı envanter ile muhasebe kayıtlarının farklılık göstermesi durumunda yapılan düzeltme kayıtlarından oluşur. Envanter ile muhasebe kayıtlarının uyumlulaştırılması, mevcut farkların neden kaynaklandığının tespit edilmesi açısından önemlidir ve kayıt altına alınması gereklidir. Yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan farkın hangi işlemden kaynaklandığı tespit edilirse, farkın nedenine göre ilgili geçici hesaplar kapatılır. Fazlalık şeklinde ortaya çıkan farklar en çok 10 yıl süreyle banka hesaplarında izlenecektir. 10 yıllık dönem içinde farkın nedeni yine belirlenemezse, bu tutar T.C. Merkez Bankasına devredilir.

Faiz Tahakkukları

Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen paraya mevduat denilmektedir. Mevduat iki kısımda incelenebilir. Bankacılık Kanununa göre tasarruf mevduatı ve ticari kuruluşlar mevduatı. Bir de Resmi kuruluşlar mevduatı vardır ki genel ve katma bütçeli idare ve kurumlara, yerel yönetimlere, mahkemelere, savcılıklara, icra ve iflas dairelerine ait mevduatlardan oluşur. Bunların dışında 5411 sayılı Bankacılık Kanununda özel cari hesap, katılma hesabı ile döviz tevdiat hesabı şeklinde mevduat türleri de tanımlanmıştır.

Tekdüzen Hesap Planına göre mevduatların sınıflandırılması genel olarak aşağıdaki gibidir;

300 - Tasarruf Mevduatı (Y.İ.Y.K.) - Vadesiz

301 - Döviz Tevdiat Hesabı – Vadesiz

302 - Tasarruf Mevduatı (YDYK) - Vadesiz

304 - Resmi, Ticari ve Diğer Kuruluş Mevd.-Vadesiz

306 - Ticari ve Diğer Kuruluşlar Mevd. (YDY)-Vadesiz

308 - Bankalar Mevduatı - Vadesiz

310 - Tasarruf Mevduatı (Y.İ.Y.) - Vadeli

311 - Döviz Tevdiat Hesabı – Vadeli

312 - Tasarruf Mevduatı (Y.D.Y.)- Vadeli

314 - Resmi, Ticari ve Diğer Kuruluşlar Mevduatı -Vadeli

315 - Kıymetli Maden Depo Hesapları

316 - Ticari ve Diğer Kuruluşlar Mevd.(Y.D.Y.)- Vadeli

318 - Bankalararası Mevduatı - Vadeli

324 - 7 Gün İhbarlı Mevduat

325 - 7 Gün İhbarlı Döviz Tevdiat Hesabı

Mevduatların Türk Lirası ( ) olması zorunluluğu bulunmamaktadır. Dönem içinde, herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından banka şubesine yatırılan vadeli mevduat, ilgili mevduat hesabı arttırılmak neticesinde muhasebeleştirilir. Mevduatın miktarında meydana gelebilecek herhangi bir azalma durumunda ise ilgili hesaplar borçlandırılır.

Bankalar açısından vadeli mevduat karşılığında yapılan ödemeler bankanın giderleri arasında yer alır. Bankaların müşterilerine verdikleri krediler de ivazlı işlemlerdir. Bankaların kullandırdıkları krediler karşılığı aldıkları bedel faizdir. Mevduatta müşteri getiri elde ederken kredide belirli faiz oranı üzerinden ilave yükümlülük almaktadır. En geniş anlamıyla kredi, bankaların bir gerçek veya tüzel kişiye yaptığı ve bu kişilere satın alma gücü kazandıran her türlü işlem olarak tanımlanabilir. Krediler kullanım amaçları, vadeleri, nitelikleri, kaynakları ve teminatları itibariyle alt hesaplarda muhasebeleştirilmektedir. Bankalar müşterilerinden aldıkları faiz ve komisyonlar üzerinden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) almakla yükümlüdür. BSMV oranı %5’tir. Bankalar ayrıca aldıkları faiz üzerinden Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Kesintisi (KKDF) yapacaklardır. KKDF oranı tüketici kredilerinde %15, diğer Türk parası üzerinden kullandırılan kredilerde %3’tür. Belirli bir vade sonunda ödenecek olan krediye avans kredisi denir. Belirli bir limite sahip olan ve gereksinim duyulduğunda çekilen krediye borçlu cari hesap denir. Bankalar, yurt içinde ve yurt dışında diğer bankalarla muhabirlik ilişkileri, uzman personeli, yaygın şubeleri ile müşterilerine çeşitli hizmetler sunarlar ve bu hizmetlerin karşılığında ücret ve komisyon alırlar. Belirli koşullarda geri ödenmek üzere verilen bireysel krediler, gerçek kişilerin her türlü mal ve hizmet alımlarının finanse edilmesine yöneliktir. Faiz tahakkukları ile ilgili olarak bilinmesi gereken bir diğer konu da kredi faiz gelirlerinin reeskontlar yoluyla kayda alınması gerektiğidir. Şöyle ki, bankalarda avans veya borçlu cari hesap kredilerinde bilanço günü ve daha önceki dönemlerle ilgili olan, ancak henüz kayıtlara alınmamış olan faizler reeskont yoluyla gelir yazılır. Dönem sonları itibariyle tahakkuk dönemi gelmemiş tüm krediler için, dönemi ilgilendiren faizlerin reeskont işlemi yapılır. Faiz tahakkukları ile ilgili olarak bilinmesi gereken bir diğer konu da kredi faiz gelirlerinde olduğu gibi, mevduat faiz giderlerinin de reeskontlar yoluyla kayda alınması gerektiğidir.

Evalüasyon İşlemleri

Evalüasyon işlemleriyle ifade edilmek istenen, yabancı para içeren işlemler yani kambiyo işlemleridir.

Kambiyo işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde, halen geçerli olan sisteme göre;

  • İşlemler yabancı para birimi üzerinden tek numaralı hesaplara kaydedilir.
  • İşlem (efektif vaziyeti ve döviz vaziyeti hesapları dışındaki), iki yabancı paralı hesabı ilgilendiriyorsa sadece bu yabancı paralı hesaplar arasında kaydedilir.
  • İşlem, bankanın yabancı para durumunda azaltma yaratıyorsa efektif vaziyeti hesabı, yabancı paralı diğer hesaplara karşılık borçlandırılır. Tersi durumda alacaklandırılır.
  • Efektif Vaziyeti Hesabı borçlandığı zaman, işlemin yabancı para tutarının karşılığı TL üzerinden Efektif Alım Satım Hesabı alacaklandırılır.
  • Yabancı para alım satımının yarattığı kâr veya zarar Efektif Alım Satım Hesabı üzerinden hesaplanır.

Yabancı para olarak belirtilen hesaplar, bankaların yabancı para işlemlerine ilişkin tutarların kaydedildiği hesaplardır. Yabancı para hesaplarından ve işlemlerinden sağlanan yabancı para faiz, komisyon ve gelirler, işlem tarihindeki kurdan Türk parasına çevrilir ve ilgili yabancı para kâr/zarar hesaplarına kaydedilir.

Döviz satış işlemlerinde, banka mevcudundan bir çıkış gerçekleştiğinden hem döviz tevdiat hesabı hem de faiz hesapları işlem görür. Vadeli hesapta tahakkuk ettirilen faiz, ilgili gerçek veya tüzel kişiye gelir sağladığından bu tutar üzerinden vergi kesintisi yapılacağı da unutulmamalıdır.

Gelir-Gider Reeskontları

Bir bankanın iskonto işlemiyle portföyüne aldığı ticari senetleri, diğer bir bankaya iskonto ettirmesi işlemine reeskont denir. Bankalar ellerindeki senetleri T.C. Merkez Bankasının reeskont faiz oranı düşük olduğu için T.C. Merkez Bankasına reeskont ettirerek kaynak sağlarlar. Reeskont kredileri çok kısa vadelidir ve bankalar açısından reeskont kredisinin kullanılması kârlılık için değil gereksinimden dolayıdır.

Amortisman

Amortisman; bir varlığın amortismana tabi tutarının, varlığın yararlı ömrü süresince sistematik olarak dağıtılmasını ifade eder. Bilançoların aktifinde yer alan, 1 yıldan fazla kullanılan, yıpranan ve değer kaybına uğrayan menkul ve gayrimenkuller ile maddi olmayan duran varlıkların itfa edilmelerini sağlamak üzere döneme ait amortisman giderlerinin muhasebeleştirilmesinde kullanılan ve aktifteki azalmayı ifade eden düzenleyici bir hesaptır. Maddi duran varlıklar için kullanılan amortisman ifadesi ile benzer bir fonksiyona sahip olan bir başka ifade de “itfa” kavramıdır. İtfa kavramı maddi olmayan duran varlıkların giderleştirilmesine verilen isimdir.

Karşılıklar

Bankalar, müşterilerine verdikleri kredileri tahsil ederken çeşitli nedenlerle sorunlar yaşayabilirler. Bu nedenle “Bankalarca Karşılık Ayrılacak Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik” düzenlenmiştir.

Gelir ve Gider Hesaplarının Kâr / Zarar Hesabına Devri

Bankalar muhasebelerini şubeler bazında tutarlar. Yani öncelikle tüm şubeler yukarıda sayılan muhasebede dönem sonu işlemlerini kendi bünyesinde gerçekleştirir. Daha sonra hazırlanan şube finansal tabloları genel merkez tarafından konsolide edilerek birleştirilir. Böylece ilgili bankanın dönemsel finansal tabloları hazırlanmış olur.

THP’de gelir-gider hesapları dört grupta sınıflandırılır:

Gelir hesapları;

  • 5 Grubu Faiz Gelirleri
  • 7 Grubu Faiz Dışı Gelirler

Gider hesapları;

  • 6 Grubu Faiz Giderleri
  • 8 Grubu Faiz Dışı Giderler

Bir banka şubesinde 5 ve 7 hesap grubunda bakiyesi bulunan tüm hesaplar belirtildiği şekilde "borç" yazılarak Kâr-Zarar hesabına devredilir. Bir Banka şubesinde 6 ve 8 hesap grubunda bakiyesi bulunan tüm hesaplar belirtildiği şekilde "alacak" yazılarak Kâr-Zarar hesabına devredilir.

Banka şubeleri envanter işlemlerinden sonra kesin mizan düzenlerler. Düzenlenen bu kesin mizanda yer alan hesapların kalanları, ilgili banka şubesinin bilançosunu oluşturur.

Banka İşletmelerinin Finansal Tabloları

Genel olarak finansal tablolar, bilanço, gelir tablosu, satışların maliyeti tablosu, fon akım tablosu, nakit akım tablosu, kâr dağıtım tablosu, özkaynaklar değişim tablosundan oluşur. Bu finansal tablolardan en önemlileri bilanço ve gelir tablosudur. Banka işletmelerinin finansal tablolarını, kendi faaliyet alanları ile ilgili özellikli durumları yansıtması açısından, bu özellikleri taşımayan farklı sektörlerde faaliyet gösteren diğer işletmelerin finansal tablolarından önemli derece farklılaştırmaktadır. Genel amaçlı finansal tabloların hedefi, geniş bir kullanıcı kitlesinin ekonomik kararlar almalarına yardımcı olan işletmenin finansal durumu, finansal performansı ve nakit akışları hakkında bilgi sağlamaktır. Ayrıca finansal tablolar, yöneticilerin kendilerine emanet edilen kaynakları, ne etkinlikte kullandıklarını da gösterir. Finansal tablolar, amaçlanan faydayı sağlamak için tahakkuk esası dikkate alınarak hazırlanır. Finansal tabloların nitelikleri, finansal tabloları kullanıcıları için faydalı hale getiren yönleridir.

Anlaşılabilirlik, ihtiyaca uygunluk, güvenilirlik ve karşılaştırılabilirlik finansal tabloların başlıca niteliklerini oluşturur.

Bilanço

Bilanço; bir işletmenin belirli bir andaki varlıkları ile bu varlığın kaynağını ve ek olarak faaliyet sonuçlarını muhasebe ilkelerine, kurallarına ve ilgili yasaların hükümlerine göre karşılıklı tutarlar olarak gösteren çift yanlı bir çizelgedir. Bu çizelgenin aktif adı verilen tarafında varlıklar, pasif adı verilen tarafında ise kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar ile öz kaynaklar yer alır. Bu tanımdan hareketle bilançonun özellikleri ana başlıklar olarak aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • Bilanço, işletme için düzenlenir,
  • Bilanço, belirli bir tarih (belirli bir an) için düzenlenir,
  • Bilanço, varlıkları ve bu varlıkların kaynağını gösterir,
  • Bilanço, işletmenin bir hesap dönemindeki sonucunu (kâr veya zararını) gösterir.
  • Bilanço muhasebe ilkelerine ve kurallarına uygun olarak düzenlenir.

Gelir Tablosu

Gelir tablosu, kâr ve zarar hesabını temel alarak bir kurumun bir hesap dönemindeki işletme kâr-zararı oluşumu ile kurum kâr-zararı oluşumunu ve dağıtım şeklini sistemli bir düzen içinde gösteren çizelgedir. Bu şekilde gelir tablosu, kurum ve işletmenin net sonucunu oluşturan olgulara ilişkin verileri, karar vermede kullanılabilecek biçimde kümelendirip sunmuş olur. Düzenlenen gelir tablosu kurum ve işletmenin belli bir dönem sonundaki faaliyet sonuçlarını özetler. Bu nedenle birkaç döneme ilişkin gelir tablosu rakamları yan yana konularak işletme faaliyetlerinin kârlılığı, satışların maliyeti ile gider türleri hakkında aydınlatıcı bilgiler elde edilebilir.