BİLGİSAYAR DESTEKLİ HARİTA YAPIMI - Ünite 2: Harita Tasarımı Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 2: Harita Tasarımı

Giriş

Tasarım, imal edilecek bir ürünün biçimsel ve fonksiyonel özelliklerinin üretim öncesinde bir amaca göre belirlenmesidir. Genel olarak, endüstriyel tasarım , çevre tasarımı ve grafik tasarım olmak üzere üç gruba ayrılır. Grafik tasarım, okunan ve izlenen görüntülerin tasarlanması anlamına gelir. Kitap, afiş ve broşürler grafik tasarımın uğraş alanlarındandır. Bu açıdan değerlendirildiğinde haritaların da grafik tasarım açısından ele alınması gereklidir. Çünkü haritanın anlaşılır olması ve haritadaki bilgilerin, kullanıcıya tam olarak aktarılabilmesi etkili bir harita tasarımına bağlıdır.

Tasarım İlkeleri

Nesnel çevrenin algılanmasında ilk basamak görme olayıdır. Nesnelerin üzerine düşen ışık yansır ve göz küresi içerisinde bir görüntü oluşturur. Bu görüntü sinir sinyallerine dönüşerek beyne iletilir. Görme olayı olarak tanımlanan bu olay her gözlemcide aynı biçimde işler. Görme bağlamında sembollerin dili önem kazanır. Semboller bilginin kolay ve çabuk anlaşılmasını sağlar. Bu yüzden ilk ve temel iletişim sistemi olarak grafik sembollerle iletişim kurmak en kolay ve uygun yol olarak kabul edilir. İnsan öğrendiklerinin %83’ünü gözlemleyerek öğrenir. Bu nedenle görsel iletişimde ortak bir dilin oluşturulması çalışmalarında, grafik tasarım olgusu önemli bir işlev haline gelmiştir. Grafik tasarım ile mümkün olan en az sayıda görsel imge kullanıp en yüksek sayıda bilgi aktarılması hedeflenir. Bu iletişimin en temel kuralıdır. İlk kez gidilen bir yerde haritalar bölgenin tanınmasına yardımcı olur. Grafik tasarımlar çoğunlukla sınırlandırılmış iki boyutlu yüzeyler üzerinde yapılır. Tasarımcı görsel ve sözel bilgileri bu iki boyutlu yüzey üzerinde bir bütünlüğe ulaştırmaya çalışır. Yüzeyin yatay ve dikey kenarları, tasarımın ilk dört çizgisidir. Görsel unsurlar, kenar çizgileriyle aynı yönde düzenlendiklerinde düzenli ve durağan, karşıt yönde düzenlendiklerinde ise dinamik ve enerjik bir yapı oluşturur. Bir grafik tasarım yüzeyi, yatay ve dikey eksenlerle bölündüğünde, bu iki eksenin kesiştiği geometrik merkez bir odak noktası oluşturur. İnsan gözü ise bu odak noktasının biraz daha yukarısındaki optik merkeze odaklanır. İnsanın görme duyusunun izlediği yol, grafik iletişim açısından oldukça önemlidir. Gözün, görsel algılama açısından çeşitli odak noktaları arasında dolaşarak bazı kesintilere uğrasa da tek bir eylem olarak izlediği bir yol vardır. Tasarımın, denge, odaklanma, bütünlük, uyum ve oran olmak üzere beş temel bileşeni vardır.

Denge

Grafik tasarımın vazgeçilmez bir unsuru olan denge, aynı ya da farklı nesneler arasındaki uyumlu ilişki olarak tanımlanır. Denge konusunda iki farklı yaklaşım mevcuttur. Bunlar, simetrik denge ve asimetrik dengedir. Simetrik dengede bütün detaylar optik merkezden eşit uzaklıkta ve aynı ölçüdedir. Asimetrik dengede, sayfaya yerleştirilen detayların farklı görsel ağırlıkları ön plana çıkarılır.

Odaklanma

Odak, tasarımı yapılan grafik yüzeyin başlangıç noktasıdır. Odaklanma ile tasarımcı, hedef kitlenin algı boyutu ile bu boyuta göre tasarım yapmayı hedefler. İnsanın ilgisi, büyükten küçüğe, siyahtan beyaza, renkliden siyah-beyaza doğrudur.

Bütünlük

Tasarımda olması gereken en önemli özelliklerin başında bütünlük gelir. Bütünlüğü olmayan tasarımlar genellikle okunamayan ve hedef kitlenin kafasını karıştıran tasarımlardır. Bütünlüğü oluşturabilmek için görsel ya da algısal ortak özelliği olan detayların kullanılması gerekir.

Uyum

Genel olarak başarılı bir tasarımda şekil, yazı ve ton bakımından bir uyum aranır. Şekil uyumunda tasarımda kullanılan detayların temel yapılarının aynı olması istenir. Yazı uyumunda ise seçilen yazı sitili ve fontta görsel uyum aranır. Burada amaç, tüm yazıların aynı fontla ve aynı yazı büyüklüğünde yazılması değil, aynı karaktere sahip yazı türlerinden seçilmesidir. Uyum, tasarımın tüm elemanlarını bir arada tutar ve dağınıklığı önleyerek, düzeni sağlar.

Oran

Tasarımcı açısından oran, boyutlar arasındaki ilişkilerdir. Kullanılan görsel detayların tasarım içindeki diğer elemanlarla kurduğu orantısal ilişkiler, algı ve iletişimi doğrudan etkiler. Grafik tasarımda oran, çoğunlukla büyüklük küçüklük ilişkisiyle sağlanır.

Harita Elemanları

Haritanın en önemli özelliği, haritaya konu olan alanın, taşınabilir bir çizim yüzeyi üzerinde gösterilmesidir. Bu bakımdan harita, haritası yapılan bölgenin bir bakışta anlaşılmasını sağlar. Yani, yeryüzündeki objelere ait fiziksel özellikleri, konumları, büyüklükleri, yükseklikleri ve aralarındaki topolojik ilişkileri harita üzerinden anlamak mümkündür. Haritanın anlaşılır olması, haritadaki bilgilerin doğru bir şekilde aktarılmasını sağlayan tasarım ile sağlanır.

Başlık

Haritanın başlığı, haritanın amacını ve içerdiği bilgileri gösteren önemli bir harita elemanıdır. Harita kullanıcısı, başlık sayesinde, haritanın algılanmasını ve doğru bir şekilde yorumlanmasını yapar. Başlık genellikle haritanın kapladığı alanı temsil eden bir coğrafi addır.

Ölçek

Haritalara, kullanım aşamasında, boyut olarak büyültme veya küçültme işlemi uygulanır ya da bir haritanın herhangi bir sunumda, kitap veya gazetede yayınlanması gerekebilir. Bu durumda boyutsal olarak değişime uğrayan harita üzerindeki bilgilerin doğru anlaşılabilmesi için harita ile aynı oranda değişim geçiren ölçek çubuklarına ihtiyaç duyulur.

Harita Yüzü

Haritanın yüzü, haritalanacak alanın yer aldığı bölümdür. Haritanın yüzünde, kartografik işaretler, yazılar ve grid çizgileri bulunur. Grid çizgileri, coğrafi koordinat ağının haritada gösterimidir.

Kağıt Boyutu

Haritaların çizileceği kâğıt boyutları genellikle standarttır. Kâğıt boyutları ISO standartlarına göre belirlenmiştir. ISO, A, B ve C standartları olmak üzere üç tür kâğıt boyutu tanımlamıştır.

İkincil Harita

İkincil harita, asıl (birincil) haritanın genellikle 1/16 ya da 1/8 oranındaki büyüklükte olur ve asıl haritanın kenarında verilir. Amacı, asıl haritanın konumsal yerini daha küçük ölçekte vererek genel bir bakıştan sonra harita kullanıcısına asıl haritanın okunmasında yardımcı olmaktır.

Tarih ve Logo

Haritanın üretimi ile ilgili tarihi bilgiler, üretici kurum, kuruluş veya firma isimleri ve logoları, haritanın kullanımı aşamasında, kullanıcıya faydalı olabilecek her türlü bilgi verilmelidir.

Kuzey Oku

Gerçek kuzey, harita kuzeyi ve manyetik kuzey olmak üzere üç tür kuzey yönü vardır. Genel olarak haritaların üst kısımları harita kuzeyini gösterir.

Kartografik İşaret

Harita ile bilgi iletiminde kartografik işaretler kullanılır. Kartografik işaretler, ilettikleri bilginin özelliğine bağlı olarak, yazılı sözcükler ve dilsel olmayan işaretler olmak üzere iki gruba ayrılır. Dilsel olmayan işaretler ise çizim altlığı boyutları ve grafik işaretlerdir. Grafik işaretler ise nokta, çizgi ve alan yardımıyla görsel değişkenler kullanılarak meydana getirilmiş işaretlerdir.

Haritalarda Etiketlendirme

Bir haritanın okunaklılığı, harita yüzeyinde kullanılan etiketlerin harita kullanıcısına aktardığı bilgiler ile doğru orantılıdır. Etiketler, harita üzerindeki bilgileri tamamlar niteliktedir. Bu nedenle etiketlendirmenin açık ve anlaşılır bir şekilde yapılması gerekir. Etiketlendirme, nokta, çizgi ve alan detaylar için yapılır.

Haritadaki Yazıların Özellikleri

Yazıların ve rakamların yazılışı kadar harita üzerine yerleştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Haritaların içeriğinde yer alan yazı ve rakamların haritaya yerleştirilmesinde belli başlı kurallar vardır:

  • Yazılar genel olarak büyük ölçekli haritalarda apsis eksenine paralel, küçük ölçekli haritalarda ise enlem çizgisine paralel olarak yazılır.
  • Harita üzerinde geniş yer kaplayan unsurlara ait isimler aralanarak yazılır.
  • Büyük ölçekli haritalarda, alan isimleri büyük harflerle yazılır.
  • Akarsu isimleri küçük ölçekli haritalarda, aralama yapmadan küçük harflerle akarsuyun dış tarafına yazılır.
  • Akarsu isimleri, akarsu kuzey güney yönünde uzanıyorsa, akarsuyun batı kenarına, doğu batı yönünde uzanıyorsa kuzey kenarına yazılır.
  • Haritalarda işaretle belirlenen yerleşim yerlerinin isimlerinin mutlaka yazılması gerekmektedir. Yerleşim yerleri isimleri dik yazı ile yazılır. Büyük ve önemli yerleşim birimleri için büyük harfler, küçük yerleşim birimlerinde küçük harfler kullanılır.
  • Haritalardaki yazılar gerekmedikçe eğik olarak yazılmamalıdır.
  • Haritadaki isimlerin dağılışında genel denge sağlanmalıdır. Çok fazla isim haritayı karmaşık hale getirir ve isimler haritaya, haritadaki boş sahaları doldurmak için konmamalıdır. Eğer arazideki yerleşim bölgeleri seyrekse buna paralel olarak isimler de aynı seyreklikte olmalıdır.
  • Detayı tanımlayan yazılar, ters yöne dönük olarak yazılmamalıdır.
  • Harflere verilen eğim yumuşak olmalı, bütün kelimeyi kapsamalıdır.
  • Yazılar tamamen karada ya da denizde yer almalı, iki tarafa birden girmemelidir.

Haritadaki Yazıların Tipleri

Yazı tipi seçiminde ana ölçü uyumluluk ve diğer detaylarla olan ilişkidir. Bilgilendirme ve eğitimsel amaçla düzenlenen haritalarda düz ve sade yazı tipleri kullanılmalıdır. Birçok uzman kartograf, bir haritada sadece bir tek yazı tipi kullanılması gerektiği fikrindedir. Genel bir kural olarak, yazı biçimi çeşidinin kullanımı en fazla dörttür. Bu kullanımlar kalın, altı çizili, italik ve farklı fontta ya da renkte olabilirler. Yazı biçimi sayısının artması, görsel olarak karışıklık meydana getirir. Bu yüzden fazla yazı biçimi kullanmaktan kaçınılmalıdır. Diğer bir kural ise yazı çeşidinin kullanım amacının görsel boyunca değişmemesi, önemli kavramlar kalın ve kırmızı renkte vurgulanıyorsa, görsel içindeki tüm detaylardaki önemli kavramların da aynı şekilde ifade edilmesidir.

Nokta Detaylarda Etiketlendirme

Nokta detaylarda etiketlendirme noktanın yanına belirli bir uzaklıkta ve yatay olarak yapılır.

Çizgi Detaylarda Etiketlendirme

Harita üzerindeki çizgi detaylar çoğunlukla nehirlerdir. Çizgi detaylar için yapılacak etiketlendirmede, yazılar çizgiyi takip etmeli ve detaydan çok küçük bir boşlukla ayrılmalıdır.

Alan Detaylarda Etiketlendirme

Alan detaylar olarak, denizler, kıtalar, ülkeler, okyanuslar, büyük yerleşim yerleri ve dağlar sayılabilir. Alan detaylarda kullanılan etiketleme ile şeklin tamamının kapsanması istenir.

Haritaların Çoğaltılması

Çoğaltma tekniğindeki işlemlerin değişik adları ya da ticari markaları olsa da bunların tümündeki temel ilke harita görüntüsünü bir materyalden bir başka materyale transfer etmektir. Bazen bu transfer mürekkepler ve tonerler kullanarak fiziksel olarak, bazen de fotokimyasal reaksiyonlarla (gümüş tuzlarının metalik gümüşe dönüştürülmesi) gerçekleştirilir. Elektronik katod ışın tüpünde (örneğin bilgisayar monitörleri) fosfat bileşenlerin elektron çarpması sonucu parlaması gibi elektro-kimyasal işlemlerle de gerçekleştirilebilir.

Az Sayıdaki Kopya Baskı İçin Yöntemler

Bazı çoğaltma yöntemlerinde birim maliyet kopya sayısı arttıkça belirgin bir şekilde azalmaz. Çok fazla kopya ile maliyet düşmediğinden bu tür yöntemlere “az sayıda kopya yöntemleri” denir.

Yansıtıcı (Opak) Orijinal

Yansıtıcı orijinallerden analog kopyalar (elle tutulabilir, dokunulabilir) üretilebilir. Ya da orijinal büyük bir ekrana yansıtılabilir. Az sayıda analog kopya üretimi için en ekonomik ve hızlı yöntem fotokopi (siyah-beyaz ya da renkli) yöntemidir. Daha kaliteli sonuçlar elde etmek için ise çeşitli prova baskı yöntemleri vardır. Standart siyah beyaz orijinallerin çoğaltılmasında oldukça ekonomik olarak kaliteli kopyalama yapılabilir. Ancak renkli orijinallerde genellikle tatmin edici sonuçlar elde edilemez.

Saydam Orijinal

Saydam ya da yarısaydam orijinaller, astrolon, polyester ve aydınger gibi altlıklardır. Bunların çoğaltılmasında da fotokopi yöntemi kullanılır. Ancak yakın geçmişe kadar diazo yöntemi de sıklıkla kullanılmıştır. Diazo tekniği çok fazla miktarda kopya gerekmeyen hızlı basım işlerinde kullanılan ucuz yöntemdir. Gün ışığı gören şeklin yavaş yavaş solması nedeniyle, şekil ömrünün kısa olması gibi bir sakıncası vardır.

Sayısal Orijinal

Yazıcı ve çiziciler ile kâğıt üzerinde analog haritalar elde edilebilir. Bu tür çıktılara hard copy haritalar denir. Diğer bir harita türü ise bilgisayar ekranında geçici bir süre görüntülenen soft copy (ekran) haritalardır. Bu ayrım analog harita, ekran haritası olarak da yapılabilir. Gelişen teknoloji analog harita kullanımını hızla azaltmaktadır. Buna bağlı olarak gelecekte kâğıt üzerinde harita kullanımının tamamen ortadan kalkacağı düşünülse de yakın gelecekte az da olsa analog haritalar üretilecek ve kullanılacaktır.

Çok Sayıdaki Kopya Baskı İçin Yöntemler

Modern matbaacılık tekniklerinde ilk kopya ile ilk bin kopyanın maliyeti hemen hemen aynıdır. Bir haritayı çok sayıda çoğaltmak için en ekonomik yöntem özel bir klişe (plaka) ile mekanik baskıdır. Klişe yapımı için üç değişik yaklaşım vardır. Yüksek baskı, bilinen en eski mekanik basım yöntemidir. Bu yöntemde kabartılmış olan (yüksek) şekilden mürekkep kâğıda aktarılır. Matbaacılık tarihindeki ikinci baskı yöntemi çukur baskıdır. Bu yöntemde de klişe yüzeyi yüksek baskıda olduğu gibi düz değildir. Bu yöntem aslında yüksek baskı yönteminin tersidir. Mekanik baskıdaki üçüncü önemli gelişme 1798’de düz baskı ya da litografinin keşfi olmuştur. Bu yeni baskı işleminin temeli yağ ve suyun birbirine karışmamasına dayanmaktadır. Kabartılmış ya da çukurlaştırılmış bir yüzey ile baskı fikrinin tersine burada litografik baskı klişesi, mürekkepli ve mürekkepsiz alanlar arasında herhangi bir yükseklik farkının olmadığı bir düzlemdir. Her üç baskı yöntemi de tam mürekkepli/mürekkepsiz alanlar oluşması temeline dayanır. Başka bir deyişle klişeden kâğıda mürekkep ya tam geçer ya da hiç geçmez.

Litografi

Günümüzde en yaygın kullanılan baskı tekniği, düz baskı prensibine dayanan ofset baskı tekniğidir. Litografi ya da offset baskı matbaacılık endüstrisinde büyük ölçüde diğer klişe baskı yöntemlerinin yerine geçmiştir.

Renk

Rengin ve renk algılamanın özelliklerinin tanımlanması, ışık ve görsel algılama konusundaki bilgilerin artmasıyla kesinlik kazanmıştır. Renk kısaca öznel olarak görsel algılamanın belli ayrımlara dönük bir niteliği, ya da nesnel olarak görünen ışınımların, gözlemciye belli nitel ayrımlar yapma imkânı sağlayan özelliği biçiminde açıklanabilir.

Renk ve Işık

Işık bir enerjidir. Doğrusal olarak yol alır ve yayılım sırasında çarptığı objelerin durumuna göre saydam objelerden geçer, saydam olmayan objelerden yansır. Yarı saydam objelerde ışığın bir kısmı yansır, bir kısmı da objeden geçer. Bu durum cismin özelliğine bağlıdır.

Fiziksel Anlamda Renk

Fizik, ışığı elektromanyetik bir enerji yayınımı olarak tanımlamaktadır. Elektromanyetik dalgalar; gamma ışını, röntgen ışını (X), görülebilir ışık, mikrodalgalar, radar ve radyo dalgaları gibi dalga boyları 10-12 nm ile 104 nm arasında değişen bölümlerden oluşmaktadır. 1 nm = 10-9 m’dir. Elektromanyetik dalgaların insan gözü tarafından algılanabilen bölümüne “görülebilir spektrum ? görülebilir ışık” denir. Görülebilir spektrumun en küçük dalga boyu (mor) 380 nm ve en büyük dalga boyu (kırmızı) 780 nm dir. Genelleştirmek gerekirse görülebilir spektrum mor ötesi (ultraviyole) ve kızıl ötesi (infrared) ışınları arasındadır. Göz bu aralıktaki elektromanyetik dalgaları, dalga boyuna ve enerjilerine göre ayırt etmektedir.

Toplamalı Renk Karışım Yöntemi

Kırmızı, yeşil ve mavi ışık renklerinin ikişerli toplanmasıyla toplamalı renkler elde edilir. Bunlara toplamalı ikincil (tamamlayıcı) renkler denir. Bu üç ana rengin toplanmasıyla beyaz elde edilir. Şekil 2.23’de kırmızı ve yeşilin toplanmasıyla sarı, kırmızı ve mavinin toplanmasıyla magenta (soğuk kırmızı), yeşil ve mavinin toplanmasıyla cyan (bir çeşit mavi) elde edilmektedir. Toplamalı ikincil renkler olan sarı, magenta ve cyana baskı renkleri de denir.

Çıkarmalı Renk Karışım Yöntemi

Işık, belirli dalga boyundaki renkleri yansıtır. Boya renkleri ise belirli dalga boyundaki renkleri yutar. Bu ışınlar yutulma ile kaybolduğu için beyaz ışının bir bölümü eksilmiş olur. Bir başka ifadeyle beyazdan yani üç ana rengin toplamından çıkarılmış olur. Bu şekilde elde edilen renklere çıkarmalı ana renkler denir. Matematiksel olarak düşünüldüğünde üç ana rengin toplamından, toplamı oluşturan renkler çıkarılırsa siyah renk oluşur.

Fizyolojik Anlamda Renk

Görüntüleme ve görüntü işleme alanındaki büyük gelişmelere rağmen objeleri insan gözü kadar iyi algılayabilen bir cihaz henüz geliştirilememiştir. Görme olayı, elektromanyetik dağılımın göz retinasına etki eden belirli sınırlardaki dalga boylarıyla gerçekleşmektedir. Gözümüz retinasında oluşan görüntü görme, sinir sistemi ile beynin görme merkezine ulaştırılmakta ve psikolojik görme algılaması sağlanmaktadır. Yani bir obje insan gözünde göz sinirleri yardımıyla retina üzerine odaklanmasıyla şekillenmektedir. Retinaya ters görüntüler yansımaktadır. Retina çubuk ve koni olarak adlandırılan iki çeşit ışık algılayıcısına sahiptir.

Renk Uzayları

Renk uzayları renkleri tanımlamak için kullanılan matematiksel modellerdir. Renk uzayları, bütün renkleri temsil edecek şekilde oluşturulmalıdır. Renk uzayları 3B olarak tasarlanır. Çünkü bir rengi belirlemek için birbirinden bağımsız üç değişkene gerek vardır. Renk teknolojisinin en önemli görevi renk özelliklerini görüntüleme ve çoğaltma amacına uygun olarak ve mümkünse deformasyonsuz yani renk farklılığı olmadan, mümkün değilse minimum renk farklılığıyla bir renk uzayına dönüştürmektir. Çoğu cihaz bağımlı renk uzayı dijital gösterim ve hesaplamalarda kullanıma uygun şekilde üretilmiştir. Bunlar insanın rengi görmesi ile ilgili özellikleri taşımaz. Bunlar renk üretimlerini toplamalı ve çıkarmalı renk karışımı yöntemlerine göre yaparlar.

RGB Renk Uzayı

RGB renk uzayı toplamalı renk karışımı yöntemiyle bir birim küpün içinde renkleri tanımlayacak şekilde tasarlanmıştır. RGB renk uzayı bilgisayar monitörleri, tarayıcılar ve katodik televizyon tüpleri gibi doğrudan emilimli cihazlarda kullanılır.

CMY Renk Uzayı

CMY renk uzayı çıkarmalı renk karışım yöntemi yardımıyla birim küpte renklerin tanımlanmasıdır. Cyan, magenta ve sarı CMY renk uzayının eksenleridir. Bu sistem toplamalı renk karışımı yönteminin tamamlayıcısıdır. Yani RGB renk uzayının tamamlayıcısıdır. Bunun anlamı CMY renk uzayını oluşturan iki bileşenin karışımıyla RGB renk uzayını oluşturan bir bileşenin elde edilmesidir.

CMYK Renk Uzayı

Baskı ve çoğaltma işlerinde CMY renk uzayı esasen yeterli olmasına rağmen, çoğu kez avantajları nedeniyle özellikle de maliyet açısından ekonomik olması için bunlara siyah (K) eklenir (dört renkli baskı tekniği). CMYK renk uzayının kullanım alanına en iyi örnek mürekkep püskürtmeli yazıcılardır.

HSV Renk Uzayı

HSV renk uzayı kırmızı, yeşil ve mavinin yeniden organize edilmiş şeklidir. HSV renk uzayının bileşenleri renk adı (H: hue), doygunluk (S: saturation) ve değerdir (V: value).

HLS Renk Uzayı

Renk uzayının bileşenleri renk adı (H: hue), değer (L: lightness) ve doygunluk (S: saturation) tur.

HSI Renk Uzayı

HSV renk uzayına benzer ve ona alternatif olarak geliştirilmiştir. Renk uzayının bileşenleri renk adı (H: hue), doygunluk (S: saturation) ve yoğunluk (I: intensity)’tur.

CIE XYZ Renk Uzayı

At nalına benzeyen şekile “gamut” denir. Renk biliminde gamut renkli görüntü işleme cihazlarının sahip olduğu renk yelpazesi olarak tanımlanır. CIE XYZ renk uzayının bileşenleri X, Y ve Z’dir. Bu renk uzayı, üniform olmayan, cihaz bağımsız ve insanın algılama sistemi üzerine kuruludur. Y bileşeni, insan gözünün parlaklığa olan duyarlığına karşı gelir.

CIE Lab Renk Uzayı

CIE tarafından tanımlanan XYZ renk uzayı renkli ışığın spektral güç dağılımıyla lineer ilişkilidir. Bir renk uyarımı değiştiği zaman, gözlemci bir süre sonra renkte bir farklılık algılayacaktır. CIE Lab renk uzayının en belirgin özelliği renk uzayının algılama yönünden düzgün değişim göstermesidir. CIE Lab renk uzayının bileşenleri değer (L: lightness), tonlama ve doygunluk (a, b)’dir. L, bir rengin açıklığını, a ve b ise rengi oluşturmaktadır. CIE Lab renk uzayı, insan gözünün algıladığı renklere uyumlu ve üniformdur. Ayrıca cihazdan bağımsız olduğu için renkli bir görüntünün genel rengini, görüntüyü veya görüntünün aydınlığını bozmadan değiştirmek mümkündür.