ÇAĞDAŞ LOJİSTİK UYGULAMALARI - Ünite 3: Tam Zamanında Üretim Sistemi ve Çapraz Sevkiyat Uygulaması Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 3: Tam Zamanında Üretim Sistemi ve Çapraz Sevkiyat Uygulaması

Giriş

Son yıllarda teknoloji ve bilişim alanında yaşanan gelişmeler yepyeni ihtiyaçların da doğmasına sebep olmuştur. Bu ihtiyaçların giderilmesi ve gelecekte ortaya çıkması mümkün diğer ihtiyaçlar karşısında da hazırlıklı olunabilmesi için özellikle sanayi sektöründe yeni üretim tekniklerine ve yaklaşımlarına ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Yüksek kaliteyi ortaya çıkarmaya çalışan işletmeler ürünlerinde sadece beklenen standartları yakalamaktan daha ileri gitmek zorunda kalmış ve ürünlerindeki kalite yaklaşımını tamamen müşterilerinin beğenilerine cevap verebilecek nitelikte üretim yapmaya adapte etmişlerdir.

Yüksek kalitenin sağlanabilmesi, özellikle müşteri tarafından istenen seviyeye taşınabilmesi için öncelikle müşterinin istediği vasıflara sahip ürünün doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru yerde sunulabiliyor olması gerekmektedir. Bunun yapılabilmesi için uygun bir lojistik altyapının kurulması ve bu yapının doğru çalıştırılıyor olması gerekmektedir. Yüksek kalitenin sağlanması önemlidir ancak yeterli olmayacaktır. Kalite ile birlikte maliyetlerin aşağı çekilmesi ve ürünün müşteriye ucuz sunulması da gerekmektedir. Maliyetlerin aşağı çekilebilmesi için ise gereksiz yüklenilen pek çok faaliyetten arınmış bir üretim sürecine kavuşulması gereklidir. Bunun için işletme süreç içerisinde değer yaratmayan işlemlerden arınmalı ve gereksiz zaman kayıplarını ortadan kaldırmalıdır.

Tüm bu ihtiyaçların temelinde ulaşılması arzulanan hedef müşterilerin işletmeleri tercih edecek hale getirilmesidir. Bunun için yapılan çalışmaların hepsinde müşteri bağlılığı yaratılması ve bu bağlılığın uzun yıllar boyunca sürmesinin sağlanması ortaya çıkan gelişmelerin odak noktasıdır. Bu hedef doğrultusunda kullanılan tekniklerden biri de tam zamanında üretim anlayışı ya da Toyota üretim anlayışı olarak adlandırılan yaklaşımdır.

Tam Zamanında Üretim Felsefesi

Japonya’da ortaya çıkan tam zamanında üretim yaklaşımı, ilk önce adını da aldığı Toyota firmasında uygulanmaya başlamıştır. Bu üretim sistemi başka kaynaklarda stoksuz üretim, yalın üretim, kanban üretimi gibi farklı isimler de almaktadır. Yaklaşımın her ne kadar isminde üretim terimi geçiyor olsa da sadece üretim işlemlerinde ortaya çıkan bir yaklaşım olduğunu düşünmek yanlış olacaktır. Burada bahsedilen tam zamanında üretim yapmanın çok daha ötesinde, aslında işletmenin rekabet edebilmek için ortaya koyduğu bir stratejidir.

Pek çok kişiye ve işletmeye göre anlam farklılıkları yüklense de tam zamanında üretim sistemi genel olarak mükemmele ulaşma çabası olarak kabul görür.

Mükemmelleşme çabaları her birim için farklılar gösterse de rekabetten doğan şartların bertarafı adına temelde tam zamanında üretimin tanımı yapılarak her işletme ve her işletme unsuru için anlaşılması kolay hale getirilmiştir. Buna göre tam zamanında üretim gerekli zamanda, gerekli miktarda, gerekli ürünleri üretmek olarak tanımlanmaktadır. Gelişen koşullar ve konunun daha geniş bir çerçevede ele alınması ile tanımda da gelişme söz konusu olmuştur. Müşterinin talebi ve beklentileri de tanıma ilave edilerek tanım aşağıdaki maddeleri de kapsayan geniş halini almıştır.

  • Müşteri talepleri dikkate alınarak teslim edilecek ürünlerin zamanında teslimi
  • Teslim edilecek ürünlerin oluşturulması için gerekli olan montaj hattının ve parçalarının zamanında temini
  • Bu birime gönderilmesi gereken parçaların alt montaj hatlarında zamanında üretimi
  • Bu parçaların üretilmesi için gerekli olan hammadde ya da yarı mamullerin zamanında tedariki

Burada en başta yer alan müşteri talepleri noktasında müşteri taleplerinin ne olabileceği düşünülmesi gereken önemli bir sorudur. Müşterilerin beklentileri üç ana başlık içerisinde genellenebilir. Bunlar fonksiyon, kalite ve fiyattır.

Tam zamanında üretim anlayışı bu noktada devreye girerek müşteri beklentilerine cevap verebilecek bir yapı oluşturulmasını sağlar. Öncelikle daha az kaynak kullanımı sağlayarak müşteri için değer teşkil eden unsurları yalınlaştırmaya çaba sarf eder. Bu noktada değer yaratmayan her türlü işlemden sıyrılarak işletme sadece müşteri için değer taşıyan faaliyetleri öne çıkarmaya çalışır. Değer yaratmayan faaliyetlerden uzaklaşılması aynı zamanda maliyetler üzerinde de olumlu bir etki yaratacağından önemli maliyet kazanımları söz konusu olabilmektedir. Ana değer yaratıcı unsurlara yoğunlaşılması sebebiyle faaliyetlerde uzmanlaşılması ve buna bağlı olarak da kalitede yaşanacak olası gelişmeler yine tam zamanında üretim anlayışının ortaya çıkarabileceği kazanımlardan olacaktır.

Tam Zamanında Üretim Sistemi Felsefesinin Amaçları

Tam zamanında üretim felsefesinin ana iki amacı vardır, bunlar sıfır hata ve sıfır stoktur.

Sıfır stok anlayışı temelde ürüne değer katmayan her faaliyetin israf olduğu anlayışından kaynaklı olarak ortaya çıkmıştır. Tam zamanında üretim anlayışına göre işletmelerde yedi ana israf kaynağı söz konusudur. Bunlar:

  1. Fazla üretimden kaynaklanan israf
  2. Beklemekten kaynaklanan israf
  3. Taşımadan kaynaklanan israf
  4. Stoktan kaynaklanan israf
  5. Süreçten kaynaklanan israf
  6. Hatalı üretimden kaynaklanan israf
  7. Hareket israfı

Bu israfların temeline inildiğinde pek çok işletme için normal karşılanan bir durum olduğu görülecektir. İşletmeler bu israf gruplarının her birisinde yer alan ürünleri genel bir başlık altında toplayarak stok olarak adlandırmaktadırlar. Üretim fazlası stokları, ara mamul stokları, sevk edilmek için biriktirilen stoklar bu anlayışta karşımıza çıkan birkaç örnektir. Tam zamanında üretim felsefesi ise kesinlikle stok kavramını kabul etmemekte ve stokun tamamen israf anlamına geldiğini savunmaktadır. Bu noktada unutulmaması gereken söz konusu stokların müşteriye ulaştırılmamış dolayısıyla ekonomik bir değer sağlamamış ancak üretilmesi için işletme kaynaklarını kullanmış olduğudur. Bu anlamda her stok işletme kaynaklarının israf edilmesi anlamına gelmektedir. Diğer taraftan söz konusu stoklar pek çok işletmede hatalı üretimlerin de sebeplerinden biri olmaktadır. Çünkü kaynaklarda buzdağı ile sembolize edilen stok miktarları hatayı saklayan ve hatalı üretim yapılmasına devam edilmesine sebep olan büyük bir sorundur. Hatalı üretim yapılması durumunda işletmede stok yapılması anlayışı söz konusu ise o stok tamamlanıncaya kadar hatalı üretim yapılmaya devam edecek, hata stok içerisinden kullanılacak ilk yarı mamul ya da mamul alındığında fark edilecektir.

Devamlı İyileşme “Kaizen”

“Kaizen” kelime anlamı olarak devamlı gelişme, devamlı iyileşme anlamına gelen bir terimdir. Tam zamanında üretim sisteminin içinde yer almasının en önemli sebebi ise tam zamanında anlayışının dayandığı sıfır hata ve sıfır stok prensiplerine ulaşmanın imkânsızlığıdır. Bu imkânsızlığa karşı işletmelerin ve bireylerin yapabileceği şey ise devamlı çalışarak istenilen hedefe bir adım daha yaklaşmaktır. İşte tam bu noktada “Kaizen” yaklaşımı devreye girer ve iş görenlerden üst yönetime kadar herkese devamlı gelişmeye ve iyileşmeye çalışılması gerektiğini anlatır. Bu anlayışı benimseyen tüm bireyler de ideale ulaşmak için çabalarını her zaman ayakta tutarlar.

Kaizen anlayışı ilk önce küçük yani birey boyutunda, daha sonra da orta yani grup boyutunda iyileştirmeleri hedef edinir. Daha sonra büyük yani buluş boyutundaki gelişmeler üstünde çalışır. Mevcut durum nasıl olursa olsun üç farklı boyutta da gelişmeler asla sona ermez, daima daha iyiye doğru bir çaba devam ettirilir. Asıl ilgilendiği alan her ne kadar işletmenin iç organizasyon yapısı gibi görünse de tam zamanında üretim modeline uyarlandığında tedarikçileri de kapsamına dahil eder.

Tam Zamanında Üretim Sisteminin Elemanları

Tam zamanında üretim sistemi dört temel elemandan oluşmaktadır. Bu elemanlar sayesinde işletmeler tam zamanında üretim anlayışı çerçevesinde çalışmalarını yürütebilmektedirler. Bu unsurlar şunlardır.

Stokların Ortadan Kaldırılması

Bahsedildiği üzere, tam zamanında üretim sistemi anlayışında stok tamamen israf kabul edilmekte ve sıfır noktasına çekilmeye zorlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında imkânsız gibi görünen durum gerçekte gündelik yaşamda pek çok örnekle karşımıza çıkmaktadır. Evlerde kullanılan elektrik bu anlamda güzel bir örnektir.

Elektrik ihtiyacı duyulduğu anda ev içinde ya prize fişin takılması ile ya da elektrik düğmesine basılması ile elektrik sağlanabilmektedir. Bu işlem için evde herhangi bir noktada elektrik enerjisi stoku bulundurmaya gerek yoktur. Aynı şekilde elektrik sağlayıcısı ya da başka bir deyişle üreticisi ile kullanıcı arasında da herhangi bir depo bulunmasına gerek yoktur. Burada söz konusu olan ihtiyaç ve ihtiyaca anında verilen cevap tam zamanında üretim sisteminin en açık örneklerinden biridir. Bu noktada yine evlerimizde kullanılan çeşme suları, gündelik hayatta kullandığımız ticari taksiler güzel birer örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tam Zamanında Üretim Anlayışında Tedarikçi İlişkileri

Tam zamanında üretim sisteminde sıfır stok hedefi ön plana çıktığı için gerekli malzemenin az sayıda tedarikçiden ufak miktarlarda ve ihtiyaç duyulduğu zamanlar alınması öngörülür. Az sayıda tedarikçi seçilmesinin sebebi mümkün olduğunca ilişkileri güçlü kurmaktır. Az sayıda tedarikçiden küçük miktarlarda yapılan hammadde ya da yarı mamul alımları uzun süreli bir ilişki gerektirmektedir. Her defasında farklı tedarikçinin tercih edilmesi söz konusu olmamakta tedarikçi işletmenin önemli ve değişmez bir paydaşı olarak kazanamaya ve kazandırmaya devam etmektedir. Tüm işletmelerin temelde arzuladıkları devamlı müşteri olarak da adlandırılabilecek olan sadık müşteri profili bu sayede tedarikçi tarafından kazanılmış olmaktadır. Küçük miktarlarda yapılacak olan alımlar sayesinde ilk madde stoklamasına gerek kalamayacak, işletme yaptığı üretimle alakalı olarak günlük, hatta saatlik alımlar yapabilecektir.

Tam Zamanında Üretim Anlayışında Dış Kaynak Kullanımı

Ürüne değer katmayan her türlü işlemi israf sayan tam zamanında üretim anlayışı, aynı zamanda boşa geçen ya da beklemesi olan işleri de düzenlemek adına çalışmalarda bulunmuştur. Mümkün olduğunca boşa geçen ya da beklemesi olan işler birleştirilerek israfa mani olunmaya çalışılmış olsa da bazı işler de birleşmelerin yapılabilmesi çok mümkün olamamıştır. Bu noktada tam zamanlı üretim anlayışı ortaya çıkan israfı kabullenmek yerine sorunlu işi dış kaynağa devretmeyi tercih eder.

Tam Zamanında Üretim Anlayışında Kalite Uygulamaları

Burada öncelikle toplam kalite yönetiminden bahsetmek yararlı olacaktır. Toplam kalite yönetimi olarak adlandırılan yapı hammaddenin satın alım kararının verildiği noktadan ürünün müşteriye ulaştırıldığı ve müşteriden alınan geri dönüşün değerlendirildiği noktaya kadar devam eden ve her adımda denetim sistemlerinin de yardımıyla en üst düzey kaliteyi sağlamaya çalışan bir sistemdir. Toplam kalite anlayışı içerisinde kalitenin yükseltilmesi sadece ürün odaklı değildir. Süreçte var olan insan, makine, ekipman ve hatta işletme için dahi kalite seviyesinin yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Bu sayede her adımda, her çalışanda ve her makinede kaliteye ulaşılabilecek ve arzu edilen hedefe ulaşılmaya çalışılacaktır. yine devamlı iyileşme anlayışı ortaya çıkmakta ve standart bir kalite seviyesinin kabul edilmesi yerine devamlı kalitenin artırılması için çaba gösterilmesi hedeflenmektedir. Toplam kalite anlayışının tam zamanında üretim sisteminden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Temelde aynı felsefeden hareketle ortaya çıkan üretim yaklaşımları, birlikte uyguladıklarında daha üst düzeyde etkin olabileceklerdir. Tam zamanında üretim sistemi kendisine kalite yaklaşımı olarak toplam kaliteyi seçmiş ve uygulamıştır.

Çapraz Sevkiyat

Çapraz sevkiyat tedarik zincirinde ortaya çıkan maliyetlerde ve zamanlarda hayati önem taşıyan tasarruflar sağlayabilen bir tedarik zinciri anlayışıdır. Bu anlayışta alışılan depo kavramı önemli ölçüde değişmiş, depo olarak adlandırılmak yerine giren ve çıkan ürünlerin eş zamanlı senkronize edilmesini amaçlayan transfer noktalarına dönüşmüştür. Temel anlayış stokların ortadan kaldırılarak işletmeye maddi avantaj sağlanmasına çalışılmasıdır. Çapraz sevkiyat anlayışında pek çok operasyonel faaliyet ortadan kaldırılmış sadece mal kabul, bekletme ve sevkiyat faaliyetleri devam ettirilmiştir. Söz konusu yaklaşımda halen bir depo alanına ihtiyaç olduğu görünse de, bekleme süresinin çapraz sevkiyat olarak adlandırılabilmesi için en fazla 24 saat olması, işletmenin alan genişletme ve diğer koruma faaliyetlerini çok daha az maliyetlerle çözmesine imkân vermektedir.

En çok bilinen üç çapraz sevkiyat uygulaması şunlardır.

  1. Çapraz sevkiyat uygulaması: malzeme paketlerinin varış noktasının önceden belirlenmiş olduğu tedarikçi uygulaması
  2. Çapraz sevkiyat uygulaması: Önceden tahsis edilmiş çapraz sevkiyat operatörü uygulaması
  3. Çapraz sevkiyat uygulaması: Sonradan tahsis edilmiş çapraz sevkiyat operatörü uygulaması

Çapraz sevkiyat uygulamasının başarılı olabilmesi için işletmelerin bazı şartları yerine getirebilmeleri gerekmektedir. Bunlar şöyle sıralanabilir.

  • Paydaşlar arası iletişim
  • Ortaklık gereklilikleri
  • Operasyondan kaynaklanan karmaşanın yönetimi
  • Çapraz sevkiyattan doğan mali yükün ve kazanımların paylaşılması
  • Kullanılan kaynaklar üzerinde uzlaşılması
  • Kalite yönetimi

Çapraz Sevkiyat Uygulamalarının Avantaj ve Dezavantajları

Çapraz sevkiyat uygulamasının stokların ortadan kalkması, sık aralıklarla teslimatların yapılabilmesi, ürünlerin raflarda tükenmesinin, stokların bozulmasının, zarar görmesinin vs. önüne geçmesi, alansal tasarruf ve iş gücü tasarrufu sağlaması gibi avantajları vardır.

Diğer taraftan yetersiz stok durumlarının oluşabilmesi ihtimali gibi dezavantajlarını da göz ardı etmemek gerekir. Çünkü stokların azaltılması ile birlikte ortaya çıkabilecek sevkiyat sorunlarında tüm paydaşlar yetersiz ürün ile karşılaşabilmekte ve dolayısı ile üretimde aksamalar yaşanabilmektedir.