ÇOKLU ENGELLİLERİN BAKIM VE REHABİLİTASYONU - Ünite 5: Çoklu Engellilerin Öğretim Yaklaşımları Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 5: Çoklu Engellilerin Öğretim Yaklaşımları

Giriş

Çok engelli bireyler için uygun eğitim ortamlarına ilişkin görüşlerin iki grupta toplandığı görülmektedir. Bu yaklaşımlardan biri çok engelli bireylerin ayrı ortamlarda, gereksinimlerine göre düzenlenmiş eğitim içerikleri, özel yetiştirilmiş öğretmenler ve uyarlanmış öğretim materyalleri ile öğrenimlerine devam etmeleridir. İkinci yaklaşım ise genel eğitim sınıflarında akranları ile bir arada eğitimlerine devam etmeleri yönündedir. Çok engelli bireylerin öğretiminde beceri analizine dayalı öğretim, doğal davranışsal öğretim, ayrık denemelerle öğretim, yanlışsız öğretim yöntemleri gibi etkililiği bilinen pek çok yöntem bulunmaktadır.

Günlük Rutinler

Geniş öğrenci gruplarında etkili evrensel olarak kabul edilen birtakım stratejilerden söz etmek mümkündür. Bu temel stratejiler sınıf içerisinde hem normal gelişen hem de engelli öğrencilere öğretimde kullanılabilen stratejiler olmaktadır. Evrensel olarak tüm sınıflarda etkili olan temel stratejiler öncüllere ve sonuçlara dayalı stratejiler olarak iki grupta ele alınabilir. Sonuçlara dayalı stratejiler pekiştirme, hata düzeltmesi, düzeltici geri bildirim verme, öğrenilen becerileri sergileme fırsatı sunma gibi stratejiler olarak belirtilmektedir. Günlük rutinler ya da sınıf rutinleri öncüllere dayalı stratejiler arasında yer alır. Öncüllere dayalı diğer stratejiler ise sınıf yönetimi, fiziksel çevrenin düzenlenmesi, eğitim amaçlarının belirlenmesi, materyallerin hazırlanması, öğrenme motivasyonunun sağlanması gibi stratejileri içermektedir. Günlük rutinler, bireyin gündelik hayatını devam ettirmek için gerçekleştirilen etkinlikler olarak tanımlanmaktadır.

Günlük rutinler, sadece yetersizliği olan bireyler için değil, toplumda belirli bir düzenlemeye ihtiyacı olan tüm bireyler için etkili bir araçtır. Özellikle yetersizliği olan bireylerde eğitimin en kapsamlı amacı bireylerin günlük hayatlarında bağımsız bireyler olabilmeleridir Edinilen becerilerin günlük yaşama aktarılabilmesi için değerlendirmenin de günlük yaşam rutinleri içerisinde yapılması önerilmektedir, hedef belirlerken bireylerin günlük yaşam rutinlerine uygun beceriler seçilmesi, bu becerilerin günlük rutinler içerisinde öğretilmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Günlük etkinlikler gerçekleştikleri yere göre iç mekân ve dış mekân etkinlikleri olarak iki grupta ele alınabilir. İç mekân etkinlikleri düşünüldüğünde özel gereksinimli bireylerin bağımsız yaşama erişmelerinde en önemli becerilerin ev ortamında gereksinim duyacakları kişisel hijyen, giyinme, beslenme gibi temel beceriler olduğu görülmektedir. Günlük rutinler içerisinde özbakım becerilerinin çok fazla kullanıldığı ifade edilmektedir. Orta ve ileri derecede yetersizliğe sahip bireyler için özbakım becerilerinin öğretimine duyulan gereksinim daha belirgin olmaktadır. Ailelerle yapılan pek çok çalışma, özbakım becerileri öğretiminin öncelikli olarak tercih edildiğini ortaya koymaktadır. Gelişimsel yetersizlik gösteren bireyler söz konusu olduğunda özbakım becerilerinin günlük rutinler içinde etkinliğe dayalı olarak yapılması ve bu beceriler için doğal ortamlarda fırsat yaratılması gerektiği ifade edilmektedir. Özellikle ileri derecede ve çok engelli bireylerde özbakım becerilerinin günlük rutinler içerisinde öğretiminin ön plana çıktığı belirtilmektedir.

Doğal Öğrenme Fırsatları

Öğretimin doğal ortamda gerçekleştirilmesini öneren araştırmacı ve uygulamacılar, birey için belirlenen hedeflerin günlük yaşam rutini içerisinde, içinde bulunduğu doğal çevrenin koşullarına uygun olarak doğal etkinlikler yoluyla öğretilmesini savunmaktadır. Doğal öğrenme ortamları, çocuğun ilgisini temel aldığı için çocuk tarafından da istenen davranışların öğretimi söz konusudur. Doğal öğretim yöntemlerinin uygulanması, öncesinde sistematik bir planlama, hazırlık süreci ve uygulama gerektirir. Ancak çok kısa bir sürede bu öğretimler öğretim rutinin bir parçası haline gelir.

Doğal Öğretim Yöntemleri

Doğal ortamlarda kullanılan öğretim tekniklerine artan bir hızla öğretim süreçlerinde yer verilmektedir. Günümüzde pek çok doğal öğretim yöntemi olduğu görülmektedir. Etkinlik temelli öğretim, gömülü öğretim, fırsat öğretimi, talep etme, günlük rutinlerin düzenlenmesi, çevrenin yapılandırılmasına dayalı dil öğretimi (Milleu teaching), geçiş merkezli öğretim gibi pek çok doğal öğretim tekniğinden bahsetmek mümkündür.

Etkinlik temelli öğretim ya da gömülü öğretimde yer alan “gömülü” terimi devam eden sınıf etkinlikleri ve öğretim rutinleri içerisinde sunulan kısa öğretim denemelerini ifade etmektedir. Gömülü öğretim yönteminin sağladığı avantajlar dört ana düşünce etrafında toplanmaktadır.

  • Öğretim denemeleri devam eden etkinlik veya rutinlerin içine gömüldüğü için doğal sınıf ortamında çok büyük değişiklikler gerektirmemektedir.
  • Çocuğun katılımını ve öğrenme motivasyonunu artıran ilgileri / tercihleri temel alınır.
  • Öğretimin doğal sınıf ortamında gerçekleştirilmesi çocuğun öğrendiği becerileri bağımsız olarak kullanma olasılığını artırır.
  • Öğretmen gün içerisinde farklı etkinlikler içerisinde yani öğrenme hedefini gömülü öğretimle sunabilir.

Gömülü öğretim oturumlarının planlanması ve uygulanması için önerilen yedi aşama bulunmaktadır.

  • Öğretimsel hedefin belirlenmesi ve bu hedef için ölçüte karar verilmesi.
  • Çocuğun var olan performans düzeyinin belirlenmesi amacıyla başlama düzeyi verisi toplanması.
  1. Öğretim oturumlarının uygun bir şekilde içine gömülebileceği etkinlik, sınıf rutini veya öğrenme köşelerinin belirlenmesi.
  2. Öğretimsel etkileşimlerin planlanması.
  3. Açık yönergeler, çocuğun tepkisini ve geri bildirimi içerecek şekilde öğretimin planlandığı gibi uygulanması.
  4. Öğretim sürecinde çocuğa sunulan fırsatların kaydedilmesi.
  5. Belirli aralıklarla hedeflenen beceriye ilişkin değerlendirme yapılması.

Yetişkin ve çocuk arasındaki etkileşimlere dayalı olan fırsat öğretiminin temel amacı, dilin daha fazla kullanılması ve iletişim becerileri geliştirmenin desteklenmesi olarak ifade edilmektedir. Fırsat öğretiminde süreç ortamın iletişim fırsatı oluşturmasına uygun olarak düzenlenmesi ve çocuğun iletişim başlatma girişimlerinin desteklenmesi şeklinde gerçekleştirilir. Fırsat öğretiminin uygulanmasında dört adım tanımlanmıştır. Bu adımlar şunlardır:

  1. Çocukların gereksinim duyacağı veya almak isteyeceği materyalleri, durumları veya etkinlikleri tanımla ve uygun durum oluşturma.
  2. Ortak ilgi kurma.
  3. Çocuk herhangi bir iletişim girişiminde bulunduğunda daha kompleks bir iletişim davranışı öğret veya kullandığı sözel dili geliştirmeye yönelik bir ifade öğretme.
  4. Çocuk tarafından talep edilen nesne, etkinlik veya yardımı sunma.

Ayrık Denemelerle Öğretim

Son derece yapılandırışmış bir öğretim yöntemi olan ayrık denemelerle öğretim yöntemi uygulamalı davranış analizi temel ilkelerine dayanmaktadır. Ayrık denemelerle öğretim yönteminin pek çok farklı engel gruplarında etkili bir yöntem olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu yöntem çoklu engelli bireylerin eğitiminde de yaygın olarak kullanılan bir öğretim yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaygın öğretim uygulamalarına bakıldığında ayrık denemelerle öğretimin, yanlışsız öğretim formatında uygulandığı görülmektedir. Yanlışsız öğretim formatında uygulanan ayrık denemelerle öğretim yönteminin

  1. Beceri yönergesinin sunulması,
  2. İpucunun sunulması,
  3. Öğrencinin tepkide bulunması,
  4. Davranış sonrası uyaranların sunulması ve
  5. Denemeler arası süre,

olmak üzere beş temel aşaması bulunmaktadır.

Ayrık denemelerle öğretim yönteminin yaygın olarak daha karmaşık üst becerilerin öğrenilmesi için gerekli olan taklit, eşleme gibi ön koşul becerilerin öğretiminde kullanıldığı görülmektedir. Ayrık denemelerle öğretim yönteminin alıcı dil ve iletişim becerileri, oyun becerilerinin desteklenmesi, taklit, günlük yaşam becerileri, nesne ayırt etme, temel kavramların öğretimi gibi çok çeşitli alanlarda kullanıldığı ve etkili sonuçlar alındığı görülmektedir. Genel olarak değerlendirildiğinde, bu gruplarla sınırlı olmamakla birlikte ayrık denemelerle öğretim yönteminin yaygın olarak otizmli çocuklar, ağır zihin yetersizliği olan bireyler ve eğitiminde ve ağır ve çok engelli bireylerin eğitiminde kullanıldığı söylenebilir.

Yanlışsız Öğretim Yöntemleri

Yanlışsız öğretim yaklaşımı, bireylerin öğretim sırasında yaptıkları hatalardan değil öğretim sırasında gerçekleşen olumlu yaşantılardan kaynaklandığını öne sürmektedir. Yanlışsız öğretim yöntemlerinde geçerli olan bazı kavramlar bulunmaktadır.

Hedef uyaran, bireyin hedeflenen davranışı sergilemesi için sunulan uyaranlardır. Hedef uyaran, bireye yöneltilen bir yönerge olabileceği gibi çevre düzenlemesi veya doğal olarak oluşan olay olabilir. Hedef davranış, bireyin sergilemesi istenen davranışlardır.

Uyaran kontrolü, bireyin hedef uyaran sunulduğunda hedef davranışı sergilemesi olarak tanımlanabilir. Eğer birey ipucu sunulduğunda hedef davranışı sergiliyorsa uyaran kontrolünü ipucu sağlıyor demektir. Bir süre sonra ipucu sunulmaksızın hedef uyaranın varlığında hedef davranış sergileniyorsa uyaran transferi (ipucundan hedef uyaran doğru) gerçekleşmiş demektir.

İpucu, bireyin hedeflenen davranışı sergilemesini sağlamak veya kolaylaştırmak için yapılan sistematik yardımlardır. Kontrol edici ipucu ve kontrol edici olmayan ipucu olarak iki grupta ele alınabilir. Kontrol edici ipucu, bireyin doğru tepkide bulunmasını kesinleştiren ipucudur. Kontrol edici olmayan ipucu ise bireyin doğru tepkide bulunma olasılığını artıran ipucudur. İpucu silikleştirme ipucunun türünde, yoğunluğunda veya zaman bağlamında (anında ipucu verme ya da 5 saniye sonra ipucu verme gibi) yapılabilir.

Tepki aralığı, hedef uyaran ve ipucu sunulduktan sonra bireyin tepkide bulunmasını beklemek için geçen süre olarak tanımlanmaktadır. Bu süre değişkenlik göstermekle birlikte genellikle 4-5 saniyenin uygun bir süre olduğu belirtilmektedir.

Davranış öncesi uyaranlar, yani hedef uyaran ve ipucu, bireyin davranışı ve davranış sonrası uyaranlar yani öğrencinin tepkisine uygun geri bildirimleri kapsayan süreç bir deneme olarak adlandırılmaktadır. Denemeler arası süre , öğretim oturumu içinde sunulacak denemeler arasında geçen süre olarak ifade edilmektedir.. Denemeler arası süre de değişkenlik göstermekle birlikte yaygın olarak 4-5 saniye gibi bir sürenin benimsendiği söylenebilir.

Yanlışsız öğretim yaklaşımında pek çok yöntem yer almaktadır. Bu yöntemler tepki ipuçlarının kullanıldığı ve uyaran ipuçlarının kullanıldığı öğretim yöntemleri olarak iki temel başlıkta ele alınmaktadır. Tepki ipuçlarının kullanıldığı yöntemlerde bireye tepkide bulunmadan önce ipucu sunulur ve bireyin doğru tepkide bulunması sağlanır. Uyaran ipuçlarının kullanıldığı yöntemler ise hedeflenen davranışı ortaya çıkarması beklenen uyaranlarda ve ipucu sağlayan uyaranlarda birtakım uyarlamalar yapılması olarak tanımlanmaktadır.

Tepki İpuçlarının Kullanıldığı Öğretim Yöntemleri

Tepki ipuçlarının kullanıldığı yanlışsız öğretim yöntemleri sekiz grupta ele alınmaktadır. Bunlar sabit bekleme süreli öğretim, eş zamanlı ipucu ile öğretim, artan bekleme süreli öğretim, davranış öncesi ipucu ve sınamayla öğretim, davranış öncesi ipucu ve silikleştirmeyle öğretim, aşamalı yardımla öğretim, ipucunun giderek artırılması ile öğretim ve ipucunun giderek azaltılmasıyla öğretim olarak ifade edilmektedir.

Bu yöntemlerden biri olan sabit bekleme süreli öğretim yönteminin iki temel aşaması bulunmaktadır. Bunlardan ilki sıfır saniye bekleme süreli denemeler, ikincisi ise sabit bekleme süreli denemelerdir. Sıfır saniye bekleme süreli denemelerde hedef uyaran ve ipucu eş zamanlı olarak sunulur. Bu yöntemde tek bir ipucu kullanılır. Her iki aşamada da aynı ipucu ile öğretime devam edilmektedir. Bireye belirli sayıda sıfır saniye bekleme süreli deneme sunulduktan sonra ikinci aşama sabit bekleme süreli denemeler sunulur. İkinci aşamada hedef uyaran sunulduktan sonra bireyin tepkide bulunması için önceden belirlenmiş sabit bir süre kadar beklenmesi esastır. Böylece ipucu zaman bağlamında silikleştirilmiş olur. Bu öğretim yönteminde bireyler beş tür olası tepkide bulunabilir. Bunlar ipucundan önce doğru tepki, ipucundan sonra doğru tepki, ipucundan önce yanlış tepki, ipucundan sonra yanlış tepki ve tepkide bulunmama olarak ifade edilmektedir. İpucundan önce verilen doğru tepkilerin ayrımlı pekiştirilmesi önerilmektedir.

Eşzamanlı ipucuyla öğretim, sabit bekleme süreli öğretim yönteminin birinci aşamasında anlatılan sıfır saniyeli denemeler aşamasındaki gibi gerçekleştirilmektedir. Bu öğretim yönteminde hedef uyaran ve hemen ardından birey ve çalışılan beceri için belirlenen kontrol edici ipucu sunulmaktadır. Birey kontrol edici ipucunu model almaktadır. Bu öğretim yönteminde üç tür olası birey tepkisi vardır. Birey doğru tepkide bulunabilir, yanlış tepkide bulunabilir veya tepkide bulunmayabilir.

Artan bekleme süreli öğretim yönteminde, sabit bekleme süreli öğretimde olduğu gibi iki farklı aşama yer almaktadır. Birinci aşama sıfır saniye bekleme süreli denemeler ve ikinci aşama artan bekleme süreli denemeler olarak ifade edilmektedir. Sabit bekleme süreli öğretim yönteminden ayrıldığı nokta, ikinci aşamada bireyin tepkide bulunması için geçen sürenin sistematik olarak artırılmasıdır. Artan bekleme süreli öğretimde ise ikinci aşamada önce 1 saniye bekleme süreli denemeler yapılır, birey belirlenen ölçüte ulaşınca iki saniyeli denemeler yapılır. Bu şekilde hedeflenen maksimum bekleme süresine ulaşılır. Bununla birlikte tıpkı sabit bekleme süreli öğretimde olduğu gibi tek tür ipucu kullanılır. Yine sabit bekleme süreli öğretimde olduğu gibi beş tür olası birey tepkisi tanımlanmıştır; Birey ipucundan önce doğru tepkide bulunabilir, birey ipucundan sonra doğru tepkide bulunabilir, birey ipucundan önce yanlış tepkide bulunabilir, birey ipucundan sonra yanlış tepkide bulunabilir veya birey hiç tepkide bulunmayabilir.

Davranış öncesi ipucu ve sınamayla öğretimde iki tür deneme yer almaktadır. Bunlardan ilki ipucu sunularak bireyin ipucunun varlığında tepkide bulunduğu öğretim denemeleridir. İkincisi ise ipucunun hiç sunulmadığı değerlendirme ya da diğer adıyla yoklama denemeleridir. Bu yöntemde eğitimci başlangıçta hedef uyaranı ve ipucunu, eş zamanlı öğretim yönteminde olduğu gibi bir arada sunar. İpucu ile gerçekleştirilen denemelerden sonra yoklama denemeleri gerçekleştirilir, yani birey sınanır. Yoklama denemelerinde eğitimci hedef uyaranı sunar ve bireyin tepkileri değerlendirilir. Bu yöntemde tek tür ipucu kullanılır. Davranış öncesi ipucu ve sınamayla öğretimde üç tür olası birey tepkisi vardır; Birey doğru tepkide bulunabilir, yanlış tepkide bulunabilir veya hiçbir tepkide bulunmayabilir.

Davranış öncesi ipucu ve silikleştirmeyle öğretim yönteminde hedef uyaran ve kontrol edici ipucu eş zamanlı olarak sunulur, sonraki denemelerde sistematik olarak ipucu silikleştirilir. Bireyin tüm doğru tepkileri aynı şekilde pekiştirilir. Bu yöntemde de üç tür olası birey tepkisi vardır; Birey doğru tepkide bulunabilir, yanlış tepkide bulunabilir veya hiçbir tepkide bulunmayabilir. Şu ana kadar anlatılan yöntemlerden farklı olarak bu yöntemde ipucunun silikleştirilmesi önem taşımaktadır. İpucu dört yolla silikleştirilebilir

  • İpucunun yoğunluğu azaltılabilir.
  • İpucunun yeri değiştirilebilir.
  • İpucu sayısında azaltma yapılabilir.
  • İpucu türünde değişiklik yapılabilir.

Aşamalı yardımla öğretimde eğitimci hedef uyaranı ve kontrol edici ipucunu eş zamanlı olarak sunar. Bireyin ilerlemesine göre ipucu geri çekilir yani silikleştirilir. İpucunun silikleştirilmesi için belirlenmiş bir ölçüt bulunmamaktadır. Eğitimci, ipucunun sayısı, yoğunluğu, türü gibi konularda anlık kararlar alarak ipucunu silikleştirebileceği gibi gerek olduğunu düşündüğünde tekrar ipucu sunabilir. Aşamalı yardımla öğretim uygulamalarında dikkat edilmesi gereken bir takım temel noktalar tanımlanmıştır

  • Öğretime her denemede hedef uyaranın hemen ardından kontrol ipucu sunulması ile başlanmalıdır.
  • Birey deneme sırasında doğru tepkide bulunursa eğitimci ipucunu silikleştirme sürecini başlatmalıdır.
  • Eğitimci bireyin davranışlarını, fiziksel temasta bulunmadan gölge şeklinde takip etmelidir.
  • Birey tepkide bulunmaz veya yanlış tepkide bulunursa kontrol edici ipucu sunma aşamasına dönülmelidir.
  • Bireyin tüm doğru tepkileri pekiştirilmelidir.
  • Birey ipucu sunulmasına direnç gösterirse pekiştireç sunulmamalıdır.

Aşamalı yardımla öğretim yönteminde de üç tür olası birey tepkisi vardır. Birey doğru tepkide bulunabilir, yanlış tepkide bulunabilir veya hiçbir tepkide bulunmayabilir.

İpucunun giderek artırılması ile öğretim yöntemi en düşük düzeyde ipucu sunma olarak da bilinir. Bir öğretim oturumundaki her denemede bireye hedef uyaran sunulur ve bağımsız olarak tepkide bulunması beklenir. Birey belirlenen yanıt aralığında (genelde 3-5 saniye) tepkide bulunmaz veya yanlış tepkide bulunma eğiliminde olursa önceden planlanmış ipucu sunulur. Birey bu ipucu sunulduktan sonra yine tepkide bulunmaz veya yanlı tepkide bulunma eğiliminde olursa bir sonraki ipucu sunulur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta sunulacak ipuçlarının sıralaması yani ipucu hiyerarşisidir. İpucunun giderek artırılması ile öğretimde en ılımlı ipucu düzeyinden en az ılımlı ipucu düzeyine doğru bir sıralama izlenir. Öğretim sürecinde eğitimcilerin dikkat etmesi gereken dört önemli unsur tanımlanmıştır:

  • Her ipucu düzeyinde hedef uyaran sunulmalıdır.
  • Bireye gereksinim duyduğu düzeyde ipucu sunulmalıdır.
  • İpucu sunulduktan sonra bireyin tepkide bulunması için yanıt aralığı beklenmelidir.
  • Hangi ipucu düzeyinde verilmiş olursa olsun, bireyin tüm doğru tepkileri aynı şekilde pekiştirilmelidir.

İpucunun giderek artırılmasıyla öğretim yönteminde ipucundan önce doğru tepki, ipucundan sonra doğru tepki, ipucundan önce yanlış tepki, ipucundan sonra yanlış tepki ve tepkide bulunmama olmak üzere beş tür birey tepkisi tanımlanmıştır.

İpucunun giderek azaltılmasıyla öğretim yöntemiyle öğretim yapılırken bireyin doğru tepkide bulunmasını sağlayan ipucu ile öğretime başlanır ve zamanla ipucu silikleştirilir. Bu silikleştirme iki yolla gerçekleştirilebilir. Birinci yol en az ılımlı ipucu (örneğin fiziksel yardım) ile öğretime başlanıp daha ılımlı ipucu (örneğin sözel ipucu) ile öğretime devam edilmesi şeklinde olabilir. Bir diğer yol ise tek bir ipucu türü kullanılıp (örneğin tam fiziksel ipucu), ipucunun miktarı veya yoğunluğunda silikleştirme (örneğin kısmi fiziksel ipucu) yapılması şeklinde olabilir. Eğitimcinin dikkat etmesi gereken nokta, ipucunun ne zaman silikleştirileceğinin öğretime başlamadan önce planlanmış olmasıdır. İpucunun giderek azaltılmasıyla öğretim yönteminde beş tür birey tepkisi tanımlanmıştır. Bunlar ipucundan önce doğru tepki, ipucundan sonra doğru tepki, ipucundan önce yanlış tepki, ipucundan sonra yanlış tepki ve tepkide bulunmama olarak ifade edilmektedir.

Yanlışsız öğretim yöntemlerinin kullanıldığı çalışmalar incelendiğinde bu yöntemlerin yaygın olarak otizmli bireylerin eğitiminde kullanıldığı görülmektedir Bununla birlikte zihin yetersizliği, görme yetersizliği, işitme yetersizliği olan bireylerin eğitiminde de bu yöntemlerin etkili sonuçlar ortaya koyduğu görülmektedir. Çoklu engellilerin eğitiminde yanlışsız öğretim yöntemlerinin kullanıldığı çalışmalar da oldukça fazladır. Uygun öğretim planları uygulandığında yanlışsız öğretim yöntemlerinin çoklu engellilerin eğitiminde etkili olduğu belirtilmektedir.