DEPOLAMA VE ENVANTER YÖNETİMİ - Ünite 5: Tedarik Zinciri Yönetimi Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 5: Tedarik Zinciri Yönetimi

Giriş

Tüketici ve pazar yapılarının değişmesi ve daha karmaşık bir hale gelmesi tedarik zincirlerinin de yapısının değişmesine neden olmuştur. Zaman içerisinde değişime ayak uydurmaya çalışırken daha karmaşık bir hale gelen bu tedarik zincirlerinin iyi yönetilmesi gerekmektedir. Bu noktada tedarik zinciri yöneticilerine ve çalışanlarına çok fazla iş düşmektedir. Bunu başarabilmek için öncelikle tedarik zinciri yönetiminin ne amaçladığı ve iyi yönetildiği taktirde işletmeye ne gibi faydalarının olabileceğinin bilinmesi gerekmektedir.

Tedarik Zincirinin Yönetiminin Tanımı

Tedarik zinciri yönetimi (TZY) doğru ürünün, doğru zamanda, doğru yerde, doğru fiyatla müşteriye tüm tedarik zinciri içerisinde mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve para akışının bütünleştirilmiş yönetimidir. Tedarik zinciri yönetimi tedarik zinciri içerisinde bulunan temel iş süreçlerinin entegrasyonunu sağlayarak müşteri memnuniyetini artıracak stratejiler ve iş modelleri oluşturmaktadır. Tedarik zincirini iyi yönetilmesi işletmelerin verimliliklerini olumlu yönde etkilemektedir. İşletme bu sayede fazla kaynak kullanımını azaltmakta ve elde edilen kaynak tasarrufu daha fazla verim elde edilebilecek alanlara yatırım olarak yönlendirilerek işletmenin gelirleri artırılabilmektedir.

Tedarik zinciri yönetiminin yaygınlaşmasına neden olan gelişmeler şu şekilde sıralanabilir:

  • İşletmelerin daha sık dış kaynak kullanımı uygulamaları,
  • Küreselleşmenin tedarik zinciri uzunluğunu ve karmaşıklığını artırması,
  • Rekabet koşullarının zorlaşması nedeniyle işletmelerin stok maliyetlerinden kaçınmak istemesi,
  • İşletmelerin tedarikçilerini de küresel boyutta düşünmesi,
  • Tam zamanında üretim ve teslimatın önem kazanması, • Özelleştirme uygulamalarının daha yaygın hale gelmesi,
  • Lojistik yönetimi programlarının gelişmesidir.

Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Yönetim İlişkisi

Lojistik yönetimi, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere ürünlerin üretildiği noktadan son kullanıldığı tüketim noktasına kadar olan tedarik zinciri içindeki malzemelerin, servis hizmetlerinin ve bilgi akışının etkin ve verimli bir şekilde ileriye ve geriye doğru hareketini ve depolanmasını planlayan, uygulayan ve kontrol eden tedarik zinciri sürecinin bir parçasıdır.

Lojistik yönetimi ile tedarik zinciri yönetimi, çalışma alanlarının yakınlığı nedeni ile sık sık birbiriyle karıştırılmaktadır. TZY ile lojistik yönetimini birbirinden ayrı düşünmek mümkün olmamakla birlikte bu iki kavram birbirinden farklıdır. Tedarik zinciri; bir ürünün üretiminin ilk basamağı olan hammadde tedarikinden nihai ürün haline gelip tüketiciye ulaştırılmasından sonraki faaliyetleri de içerecek şekilde zincir içerisindeki tedarik, üretim, nakliye, depolama, satış, satış sonrası hizmetler olmak üzere tüm faaliyetleri yerine getiren işletmelerin tamamını kapsamaktadır. Tedarik zinciri yönetimi, zincir içerisindeki bu üyelerin arasındaki ilişkilerin yönetilmesini ifade etmektedir. Lojistik ise tedarik zinciri boyunca malzemelerin hareket etmesi ya da durması için yapılması gerekli tüm işleri ve bu zincir boyunca malzemelerle birlikte akış halinde bulunan bilgi ve riskin yönetimini kapsamaktadır. Lojistik yönetimi de lojistik faaliyetlerin planlandığı şekilde yerine getirilebilmesini sağlamakla yükümlüdür. TZY lojistik yönetimine göre daha geniş bir kavramdır.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Temel Amaçları

TZY’de toplam maliyet unsurları zincirin tipine göre değişmekle birlikte genelde şu unsurlardan oluşmaktadır;

  • Tedarik maliyetleri (hammadde, yardımcı madde gibi),
  • Ulaştırma maliyetleri,
  • Tesis yatırım maliyetleri,
  • Üretim maliyetleri,
  • Dağıtım maliyetleri,
  • Envanter maliyetleri,
  • Tesisler arasında ulaşım maliyeti,
  • Tüketim süreci ulaştırma maliyeti.

Tedarik zinciri yönetiminin genel amaçları şu şekilde sıralanabilir;

  • Zincir maliyetlerinin azaltılması,
  • Kârlılığın artırılması,
  • Rekabet gücünün artırılması,
  • İşletme değerinin artırılması,
  • Pazar payının artırılması,
  • Pazardaki değişimlere uyum yeteneğinin artırılması,
  • Müşteri hizmetleri performansının arttırılması,
  • Müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılama süresinin kısaltılması,
  • Stok maliyetlerinin azaltılmasıdır.

Etkin bir tedarik zinciri yönetimi gerçekleştirebilmek için yedi temel ölçütün yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu ölçütler:

  • Tedarik zinciri içerisinde müşteri ihtiyaçlarının ve beklentilerinin tam olarak karşılanabilmesi için müşteriler gruplara ayrılmalıdır.
  • Lojistik değerler tedarik zincirindeki tüm birimler açısından geçerli olmalıdır.
  • Müşteri hizmetleri yönetimi oluşturulmalıdır.
  • Satış ve faaliyetlerin planlanması çevik bir tedarik zincirine göre düzenlenmelidir,
  • Tam Zamanında Üretim (TZÜ) gibi teknikler kullanılarak esneklik ve verimlilik arttırılmalıdır.
  • Tüm tedarik zinciri içerisindeki üyeler ile stratejik bir işbirliği yürütülerek tek bir varlık gibi faaliyetler yürütülmelidir.
  • Müşteri odaklı performans ölçütleri geliştirilmelidir.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Yararları

  1. Kaliteli ürünlerin tedarik edilmesini sağlar.
  2. Tedarik hızını artırır.
  3. Maliyeti düşürür.
  4. Verimliliği artırır.
  5. Etkinliği artırır.
  6. Uzmanlaşmaya olanak sağlar.
  7. Tedarik güvenilirliğini sağlar.

Tedarik Zinciri Yönetimi İş Süreçleri

Sekiz tedarik zinciri iş süreci bulunmaktadır. Bu süreçler:

  1. Müşteri İlişkileri Yönetimi
  2. Müşteri Hizmetleri Yönetimi
  3. Talep Yönetimi
  4. Sipariş İşleme
  5. Üretim Akış Yönetimi
  6. Tedarikçi İlişkileri Yönetimi
  7. Ürün Geliştirme ve Ticarileştirme
  8. İadelerin Yönetimi

Tedarik Zinciri Yönetiminde Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Önemi

Bilginin bunun dışında tedarik zincirine sağlamış olduğu yararlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Tedarik zinciri içerisindeki değişkenliği azaltmaya yardımcı olur.
  • Tedarikçilerin daha iyi tahminler yapmasına ve pazarlama ve tutundurma değişikliklerini daha iyi hesaplayabilmelerine yardımcı olur.
  • Üretim, dağıtım sistem ve stratejilerinin koordinasyonunu mümkün kılar.
  • Perakendecilerin müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini arttırır.
  • Perakendecilerin tedarik problemlerine daha hızlı cevap verebilmelerini ve değişikliklere daha hızlı uyum sağlayabilmelerine olanak tanır.
  • Teslim sürelerinin kısalmasını sağlar.
  • Karar alma süreçlerini iyileştirir.
  • Maliyetleri düşürür.
  • Tedarik zinciri içerisindeki gereksiz eylemleri azaltır.
  • Gereksiz fiziksel stok bulundurulmasını engeller.

Tedarik zinciri yönetiminin kullandığı en yaygın bilgi ve iletişim teknolojileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP ): Kurumsal kaynak planlaması, küresel bilgi bütünleşmesini gerçekleştiren bütünsel bir yazılım stratejisidir. KKP nitelik ve nicelik olarak sürekli değişen müşteri taleplerinin tahmin edilmesini kolaylaştıran bir yazılımdır. KKP ile hem işletme amaç ve hedefleri hem de üretim ve dağıtım kaynakları değişeme uygun hale getirilmektedir.
  • Elektronik Veri Değişimi (EDI ): Elektronik veri değişimi, yapılandırılmış verilerin bilgisayar aracılığıyla değişimi sonucunda otomatik olarak işlenmesidir. EDI tedarik zinciri içerisinde yer alan üyelerin aralarında temel bilgi değişimini yapabilmeleri ve işlerini daha etkin bir şekilde yürütebilmeleri için kullanılmaktadır.
  • RFID (Radio Frequency Technology) Teknolojisi : RFID, istenen bilginin yüklenebildiği herhangi bir yere yerleştirilebilen küçük bütünleşik elektrik devrelerinden (RF etiketi) oluşmaktadır. Bu etiket RF okuyucusu tarafından taranır ve kayıtlı bilgi okuyucuya gönderilir. Tedarik zincirinde RF etiketleri özellikle stok yönetiminde daha etkin, daha doğru ve otomatik olarak kullanılmaktadır. Bu etiketler herhangi bir parçaya, ürünün dış ambalajına, palete, konteynıra ya da yükleme aracına monte edilebilir.

Küresel Tedarik Zinciri Yönetimi

Tedarik zincirinin küresel hale gelmesine tetikleyen bazı etmenler vardır. Bu etmenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Çok Uluslu İşletmelerin (ÇUŞ) Ortaya Çıkışı : Birden fazla ülkede şubeleri ve bağlı şirketleri olan, belli bir ülkede genel merkezi bulunan ve şube ve bağlı şirketlerin faaliyetleri bu merkez tarafından koordine edilen işletmelere çokuluslu işletme denir.
  • Uluslararası Entegrasyonların Oluşturulması : Çok uluslu işletmeler kadar tedarik zincirinin küreselleşmesini etkileyen bir diğer etmende 1960’lı yıllarda başlayan ekonomik entegrasyon çabalarıdır. Bu entegrasyonların ikili anlaşmalardan tek para biriminin kullanılmasına kadar pek çok çeşidi vardır.
  • Dünya Ticaret Örgütünün Oluşturulması : 15 Nisan 1994 tarihinde Marakeş anlaşması ile kurulan dünya ticaret örgütünün bugün 153 üyesi bulunmaktadır. Kotalar ve gümrük duvarları gibi ticaret engellerini ortadan kaldırılması, yabancı işletmelerin, hükümetlerin ya da yatırımcıların ticaret bariyerlerinin aniden yükseltilmeyeceğinden emin olmalarını sağlaması ve damping sübvansiyon gibi devlet müdahalelerini ortadan kaldıran bu antlaşma sayesinde işletmelerin değişik ülkeler ve bölgeler arasındaki ticareti hızlanmıştır.

Tedarik zinciri yöneticilerinin karşılaşabilecekleri bu engellerin yanı sıra küresel tedarik zinciri faaliyetleri sırasında yerel ya da bölgesel faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde karşılaşılan bazı problemler de olabilmektedir. Bu problemleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Ortak planlama problemleri, küresel ortama uygun niteliklere sahip personel bulma sorunları ve tecrübe yetersizliği,
  • İdari ve hukuki standartların ve kısıtlamaların ülkelere göre değişiyor olması
  • İletişim ve dil problemleri
  • Bölgelere göre kültürün farklılık göstermesi
  • Donanım farklılıkları (otomasyon sistemleri, elleçleme imkanları gibi)
  • Ülkelerarası kur ve bankacılık sistemindeki farklılıklar
  • Tedarik zincirinin değişik halkalarını gerçekleştirecek olan lojistik personeldeki çokulusluluk eksikliği
  • Tedarik zinciri ortakları arasında oluşabilecek karşılıklı güven sorunları.