DIŞ TİCARETTE GİRİŞİMCİLİK - Ünite 1: Dış Ticarette Girişimciliğin Temelleri Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 1: Dış Ticarette Girişimciliğin Temelleri

Girişimcilikle İlgili Temel Kavramlar

Bireysel ve toplumsal açıdan refahın artmasını sağlayan girişimcilik, yeni işlerin ve istihdamın sağlanmasına bağlı olarak ekonominin gelişmesine ve döviz sağlanmasına da olanak sağlamaktadır. Girişimcilik kavramının anlaşılabilmesi için ise girişim, girişimci vb. kavramların ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Girişim

Belirli bir yeri, sermayesi, organizasyonu ve unvanı olan ekonomik bir birim olarak ifade edilebilir. Diğer bir tanım ile girişim, girişimcilerin amaçlarını gerçekleştirmek üzere kurulan ekonomik birimlerdir. Hukuki ve finansal kişiliğe sahip, kâr ya da benzer bir fayda sağlamak amacıyla belirli bir ücret karşılığında mal veya hizmet satmak için kurulan ve devamlılığı olan bir organizasyondur. Bu tanım kapsamında adalet, güvenlik vb. faaliyet konularında üretilen mal ya da hizmetleri ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak sağlayan kuruluşlar girişim kavramı içinde değerlendirilmemektedir.

Girişimci

Girişimde bulunan, başlayan ve ilk defa girişen anlamına gelen girişimci, temel olarak mal ya da hizmet üretmek üzere belirli üretim faktörlerini bir araya getiren kişidir. Daha geniş bir tanım ile girişimci; üretim faktörlerini bir araya getirerek, mal ya da hizmet üretimi için girişimde bulunan ve aynı zamanda faaliyetleri için gerekli finansman kaynaklarını temin ederek satış için hedef piyasaları bulan kişidir. Piyasada benzeri bulunmayan, farklı kalitede yeni ürünler geliştirebilen, daha önce denenmemiş yeni üretim yöntemlerini hayata geçirebilen, yeni bir piyasa yaratabilen, yeni tedarik kaynakları bulabilen ve yeni organizasyon yapıları oluşturabilen inovatif düşünceye sahip kişilerdir.

İşveren ; sahip olduğu iş yerinde çalışanları istihdam eden kişiyi ifade etmektedir.

Patron ; işletme sermayesinin çoğunluğuna sahip olan kişidir.

Sermayedar ; temel olarak işletmenin kurulması için gerekli olan sermayeyi sağlayan kişidir. Sermayedarlar genellikle girişimcilerin fikirlerini finanse ederek girişimlere ortak olmaktadır. Bu bağlamda sermaye sahiplerinin hepsi girişimci olarak nitelendirilmez.

Yönetici ; kâr ve risk başkalarına ait olmak üzere mal ya da hizmet üretmek üzere üretim faktörlerini bir araya getiren ve işletmenin amaçlarına ulaşması için sorumluluk üstlenen kişidir.

Girişimcinin Özellikleri ; Girişimciler, sahip oldukları bazı özellikler itibarıyla diğer insanlardan ayrılmaktadır. Bir girişimcide bulunması gereken en temel özellik, girişimcilik ruhuna sahip olmasıdır. Girişimcilik ruhuna sahip bir kişi gerektiğinde risk alır ve tereddüt etmeden fırsatları değerlendirmeye çalışır. Başarılı girişimciler özgüven sahibi, kararlarına güvenen ve iletişimi başarılı kişilerdir. Aynı zamanda değişen koşullara hızla uyum sağlarlar. Bununla birlikte söz konusu özellik, özellikle uluslararası girişimcilikte ön plana çıkmaktadır. Girişimcilerin belirtilen özellikleri yanında başarılı olmaları için birtakım becerilere de sahip olmaları gerekmektedir;

Bireysel beceriler: Girişimci gerektiğinde tereddüt etmeden risk almalı, gerektiğinde ise mevcut fikir ve yatırımlarını revize etmelidir. Başarılı bir girişimcinin fırsatları değerlendirebilmesi yenilikçi, vizyon sahibi ve değişime açık olmasına bağlıdır.

Teknik beceriler: Girişimci sadece işletmenin kurulma aşamasında değil her zaman çevresini izlemelidir. Başarılı bir girişimci iletişim becerisine bağlı olarak gerektiğinde çevresini ikna edebilmelidir. Özellikle girişimin gelişim aşamasında ise girişimcinin organize etme becerisi ön plana çıkmaktadır.

Yönetsel beceriler: Girişimcinin yöneticilik yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak girişimcinin özellikle kurulma aşamasında planlama, kontrol ve karar verme becerilerine sahip olması gerekmektedir.

Girişimcilik

Girişimcilik kavramının doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir;

İnovasyon ve icat arasındaki farklılık: İcat yeni şeylerin ortaya konulmasını ifade ederken, inovasyon yeni şeylerin pratik kullanıma uygulanmasını ifade etmektedir. İnovasyoncu; daha fazla kâr elde etmek için icatları yeni ürün ve üretim yöntemlerinde kullanarak girişim faaliyetinde bulunan kişi iken, mucit inovasyoncunun uygulamaya koyduğu fikirleri ortaya koyan veya üreten kişidir. Diğer bir ifadeyle, inovasyoncu fikirleri uygulanabilir ticari projelere dönüştüren girişimcidir.

Girişimcilik faaliyetlerinin önemi: Girişimcilik faaliyetleri ekonomik gelişme açısından önemli bir rol oynamaktadır. Girişimciler motivasyonu yüksek entelektüel insanlardır ve ekonomik gelişimin temel itici güçlerinden biridir. Girişimciler potansiyel fırsatları gören, bu fırsatları değerlendirmek amacıyla deneyen, risk alan kişilerdir ve farklı algı kapasiteleri ile diğer insanlardan ayrılmaktadır.

Girişimsel güdülerin kaynağı: Girişimsel güdüler yeni bir şeyler yaratma isteği tarafından yönetilmektedir. Bir şeyler yaratma ve bunları uygulama güdüsü girişimciye inovatif faaliyetler konusunda ilham vermektedir.

Girişimcilik Türleri

Bağımsız-Orijinal-Yenilikçi-Yaratıcı Girişimcilik

Girişimciler doğaları gereği diğer bireylerden farklı özelliklere sahiptirler. Sezgi, algı, yetenek vb. özelliklerine bağlı olarak risk alırlar ve harekete geçerler. Orijinal girişimcilik, temel olarak orijinal niteliği olan ve girişimcilerin ilk defa kurdukları girişimleri ifade etmektedir. Bununla birlikte bağımsız girişimcilik literatürde orijinal girişimcilik ile birlikte ele alınmakta ve orijinallik özelliği ile mevcut girişimlerden farklı olarak ilk defa oluşturulan yeni bir girişimciliği ifade etmektedir. Girişimcilerin vizyon sahibi olma, yenilikçi ve yaratıcı özelliklerinin ön plana çıktığı girişimcilik, yenilikçi girişimcilik olarak da ifade edilmektedir. Yenilikçi girişimcilikte özellikle yaratıcı özelliği bulunan girişimcilerin inovatif düşünce ve kararları ön plana çıkmaktadır. Benzer ve ilişkili bir girişimcilik türü olan yaratıcı girişimcilikte ise yeni bir icat ya da fikir orijinal bir üretim süreci ile somutlaştırılmaktadır. Ancak yaratıcı girişimciliğin konusu yalnızca ilk defa piyasa sunulan ürün ya da hizmetler değildir. Aynı zamanda mevcut olan bir mal ya da hizmet farklı açılardan geliştirilerek yeniden piyasa sürülebilir.

Çevreci Girişimcilik

Çevre ile ilgili olarak meydana gelen sorunlara çözüm bularak ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesini ifade etmektedir. Yeniden dönüşüm faaliyetlerinin geliştirilmesi, atıkların tekrar işlem görerek farklı ürün hâline dönüştürülmesi, organik tarım gibi çevreye zarar vermeyen yeni tekniklerin geliştirilmesi çevreci girişimcilere yeni olanaklar sağlamaktadır.

İnternet Girişimciliği (e-Girişimcilik)

İnternet ağları başta olmak üzere elektronik araçlar ile gerçekleştirilen girişimciliğe, internet (e-girişimcilik) adı verilmektedir. Ürün ya da hizmetleri elektronik ortamda sunan e-girişimciler diğer girişimcilere göre önemli avantajlara sahiptirler. Öncelikle herhangi bir piyasadaki müşteriye 7/24 ulaşma olanağına sahiptirler. Ayrıca sabit bir satış mağazaları olmadığı için diğer girişimcilere göre personel, kira vb. işletme maliyetleri oldukça düşüktür. Diğer yandan e-girişimcilikte tüketicilere sunulan ürün ya da hizmetler kişiselleştirilebilmektedir. Bu durum ise egirişimcilere özellikle talep ve fiyat konusunda önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Fırsat Girişimciliği

Mevcut piyasada diğer girişimcilerin fark etmediği fırsatları ve ileride ortaya çıkabilecek olası fırsatları değerlendirmek üzere tereddüt etmeden hızla hareket edilerek gerçekleştirilen girişimcilik türüdür. Fırsatçı girişimcilerin risk algılarının ve sezgilerinin kuvvetli olması gerekmektedir.

Girişimci Girişimciliği

Girişimci girişimcilik, girişimcilik tecrübesi bulunan girişimcilerin yeni girişim fırsatlarını değerlendirdikleri girişimcilik türü olarak ifade edilebilir. Özellikle hızla büyüyen sektörlerde sıklıkla görülen girişimci girişimcilikte, tecrübeli girişimciler fırsatlara bağlı olarak sektörde yeni kurulmuş olan girişimleri satın alırlar.

İç Girişimcilik

Kurum içi girişimcilik ve şirket girişimciliği olarak da adlandırılan iç girişimcilik, temel olarak faaliyette bulunan bir girişimde yer alan ve kendi yeteneklerini kanıtlamış çalışanların farklı girişimcilik faaliyetlerini ifade etmektedir. İç girişimciliğin temel amacı, girişimde yer alan her bir çalışanın girişimci gibi düşünmesini ve faaliyette bulunmasını teşvik etmektir. Söz konusu girişimcilik türünde iç girişimci mevcut girişimci ile birlikte çalışabileceği gibi var olan girişimden ayrılarak bağımsız bir girişim de kurabilmektedir.

Kamu-Özel Sektör Girişimciliği

İşin mülkiyetine göre girişimcilik, kamu girişimciliği ve özel sektör girişimciliği olmak üzere iki ayrı gruba ayrılmaktadır. Kamu girişimciliği ve diğer girişimcilik türleri arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Kamu girişimcileri diğer girişimcilerden farklı olarak siyasi otoriteye bağlı olarak çalışırlar. Ayrıca girişimciler kendi kaynaklarını değil kamuya ait hazır kaynakları kullanırlar. Risk alma durumları sınırlıdır ve belirli bir bütçe ile kamu hukukuna bağlı olarak faaliyet gösterirler. Serbest piyasada söz konusu sınırlamalar dışında gerçekleştirilen girişimcilik faaliyetleri ise özel sektör girişimciliği olarak adlandırılmaktadır.

Kurumsal Girişimcilik

Bir girişimin pazar payını koruyabilmesi ve büyüyebilmesi özellikle sürdürülebilir rekabet avantajına bağlıdır. Bu nedenle girişimler faaliyet konuları olan kompleks ürün ya da hizmetleri kendileri üretmek yerine bir kısmını ya da tamamını bağımsız ayrı girişimlere yönlendirerek risk ve maliyetlerini azaltabilirler. Bu bağlamda farklı büyüklükteki girişimlerin kendi aralarında küçük girişimleri organize etmesi, kurumsal girişimcilik olarak adlandırılmaktadır.

Profesyonel Girişimcilik (Yönetici Girişimciliği)

Girişimci tarafından terk edilen bir girişimin farklı bir girişimci tarafından devralınması olarak tanımlanabilir. Profesyonel girişimcilik genellikle risk sermayesi işletmelerinin finansmanı ile desteklenmektedir ve risk sermayedarlarına girişimcilik fırsatı sunmaktadır. Bununla birlikte girişimin devri işletme içerisinde ve yönetim kademesinde yer alan deneyimli yöneticilere de gerçekleşebilir. Bu durumda söz konusu girişimcilik yönetici girişimciliği olarak adlandırılmaktadır.

Sosyal Girişimcilik

Bir girişimin bulunduğu çevrede var olan toplumsal bir sorunu çözebilme ya da ihtiyacı giderebilme amacıyla kalıcı çözümler üretmesidir. Sosyal girişimciler sağlık, eğitim, çevre, kalkınma vb. birçok farklı alanda toplumsal fayda sağlayarak sosyal dönüşüm gerçekleştirmeyi amaçlarlar. Sosyal girişimler faaliyetleri sonucunda elde ettikleri kârı yine toplumsal faydanın sağlanması için harcarlar.

Teknik Girişimcilik

Genellikle teknoloji alanında yaratıcılık, inovasyon ve araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin finansal açıdan desteklenmesini ve yönetilmesini kapsayan girişimcilik, teknik girişimcilik olarak adlandırılmaktadır. Teknik girişimcilik özellikle yazılım, savunma sanayi vb. alanlarda mühendis tabanlı girişimcilerin kullandıkları bir girişimcilik türüdür.

Tepkisel (Takipçi) Girişimcilik

Sahip olunan girişimde yenilik ve değişimler yaratmak yerine, diğer girişimcilerin inovatif fikirleri ve yenilikçi kararlarına göre faaliyetlerini geliştiren girişimcilik türüne tepkisel (takipçi) girişimcilik adı verilmektedir. Tepkisel girişimcilikte mevcut girişim, başta rakip girişimlerin yeniliklerine bağlı olmak üzere tüketici taleplerindeki değişime ve çevre baskısına bağlı olarak geliştirilmektedir.

Girişimcilik Süreci

Girişimcilik süreci, temel olarak fırsatların algılanması ve bu fırsatlara bağlı olarak bir girişim kurulması ile ilgili olan tüm faaliyetleri ifade etmektedir. Bu süreçte değişim, risk alma, yaratıcılık ve yenilik önemli bir rol oynamaktadır. Literatürde girişimcilik sürecine ilişkin geliştirilmiş birçok farklı teorik model bulunmaktadır. Bu modellerin ortak noktası ise girişimcinin motivasyonuna bağlı olarak fırsatların değerlendirilmesi ve girişimin geliştirilmesi ile ilgilidir.

Girişimcilik sürecinin ilk aşaması iş kurma motivasyonuna sahip olmaktır. Girişimcinin motivasyonu düşük ise herhangi bir iş fikrinin somutlaştırılması mümkün değildir. Girişimcilik aynı zamanda fırsatları değerlendirme sürecidir. Girişimcinin girişimi kurabilmesi için fırsatları keşfedebilmesi ve belirlemesi gerekmektedir.

Girişimcilik sürecinin bir diğer aşaması, gerekli olan girdilerin belirlenmesidir. Girişimcilik, girdi ve çıktıları bulunan ve girişimcilerin ortaya koyduğu fikirden, girişimden fayda sağlanan noktaya kadar devam eden bir süreci ifade etmektedir. Bu süreçte dört temel unsur girdi olarak nitelendirilmektedir. Bu girdilerden ilki demografik değişim, yeni bir teknolojinin geliştirilmesi ve mevcut düzenlemelerin değiştirilmesi ile ortaya çıkan çevresel fırsatlardır. İkinci temel girdi ise girişimcidir. Girişimci, yeni bir girişim fırsatını bulan ve bunu uygulamaya koyan kişidir. Girişimci tüketici ihtiyaçlarına cevap veren yaratıcı bir yöntem geliştirir ve yatırım yaparak faaliyeti gerçekleştirir. Sürecin bir diğer girdisi ise organizasyonel kaynaktır. Girişim yatırımının uygulanabilmesi için bir organizasyon yapısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yapı bir şahıs girişimi olabileceği gibi, ulusal bir zincire ait franchise ya da uluslararası büyük bir işletme de olabilmektedir. Dördüncü ve son girdi ise yatırımın gerçekleştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan finansal ve finansal olmayan kaynaklardır.

Fırsatları değerlendiren ve girdileri belirleyen bir girişimci ilerleyen aşamada iş fikrini geliştirmektedir. Bununla birlikte girişimciler her zaman yeni bir iş fikrini aramazlar. İş fikirleri uygun koşullarda diğer girişimcilerden satın alınabileceği gibi aynı zamanda diğer girişimcilerin iş fikirleri takip edilerek de girişim geliştirilebilir.

Girişimcilik sürecinde fırsatların, gerekli olan girdilerin ve iş fikrinin belirlenmesinden sonra iş planının hazırlanması gerekmektedir. İş planı girişimcinin kurmayı düşündüğü girişim ile ilgili bir yol haritasıdır ve faaliyetlere yön verir. Girişimci geliştirdiği iş planı ile belirlenen hedeflere ulaşmak için neyi, ne zaman, nasıl yapacağını planlayabilir. Ayrıca iş planı ile yapılan risk analizi sonucunda girişimciler olası risklere karşı önlem alabilirler.

Girişimcilik sürecinin son aşamasında ise girişimin yönetilmesi ve geliştirilmesi bulunmaktadır. Girişimcilik sadece yeni bir girişimin kurulması ile sınırlı değildir. Faaliyetlere devam edilirken diğer yandan kapasite ve sermaye arttırma, genişleme yatırımları gibi kararlar alınarak mevcut girişim geliştirilebilir.

Girişimcilik Kültürü

Her ülkede girişimcilik kültürü farklı olmaktadır. Kültür; ister ülke, ister bölge, isterse bir işletme olsun organizasyonun içerisinde yaşayan insanların yaptığı her şeyi etkilemektedir. Farklı seviyelerde olsa da kültür; tutum ve davranış biçimlerini, değerleri, yönetim kurallarını ve şekillerini, söylem biçimlerini, tören ve ayinleri, inançları, mitleri ve hikayeleri, yaşam biçimlerini, kısacası içinde bulunulan organizasyonu ve insanları şekillendirmektedir. Girişimcilik kültürü organizasyonel başarının anahtarıdır ve girişimcileri yeni ve değerli fikirleri için kaynak bulma ve onları hayata geçirme konusunda cesaretlendirmektedir. Girişimcilik kültürü organizasyonun girişimcilik stratejilerini, yapısını, insan kaynaklarını, yönetim biçimini ve politikalarını bir araya getiren bir unsurdur. Bu bağlamda yöneticiler bireylere ilham veren ve onları kurumsal girişimcilik konusunda cesaretlendiren girişimcilik kültürünü tesis etmeye gayret etmektedir.

Araştırmalar göstermektedir ki girişimcilik kültürünün gelişmiş olduğu ülkelerde özgürlük, bağımsızlık, bireysellik, başarı ve materyalizm gibi faktörler ön plana çıkmaktadır. Bireysellik ve kolektivizm kapsamında incelendiğinde bireysellik duygusunun yoğun olduğu kültürlerde girişimciliğin daha yüksek olduğu görülmektedir. Girişimciliğin yüksek bir sosyal statü olarak kabul gördüğü, eğitim sistemi içerisinde girişimcilik üzerine odaklanılan ve bu tür faaliyetlerin vergi teşvikleri ile desteklendiği toplumlarda girişimcilik yüksek seviyelerde olacaktır.

Küreselleşme ve Girişimcilik

Küreselleşme ticaret, finans, bilgi ve teknoloji akımlarının serbestleşmesi ile birlikte dünya ekonomilerinin entegre hâle gelmesini ifade etmektedir. Yeni iş olanakları yaratma, refahı artırma, teknolojik ve ekonomik gelişimi destekleme konusunda temel kaynaklardan biri olan girişimcilik, küreselleşme ile birlikte inovatif düşüncelerin ve farklı organizasyon yapılarının sınırlar ötesine taşınmasına olanak sağlamaktadır. Girişimciler farklı lokasyon ve koşullarda yeni fırsatlar keşfetme ve potansiyellerini küresel piyasalara yansıtma olanağı elde etmektedir. Bu durum bir yandan girişimcilere avantajlar sağlarken diğer yandan da yatırımın gerçekleştiği ülkelerde yaşam kalitesinin artmasına ve sosyal koşulların iyileşmesine de olanak tanımaktadır. Girişimin başarılı olarak nitelendirilebilmesi için üretilen mal ve hizmetler için uygun pazarların bulunabilmesi ve belirlenen kâr hedeflerine ulaşılması gerekmektedir. Bu bağlamda küreselleşmenin sağladığı farklı pazar olanakları girişimcilerin fikirlerini hayata geçirme konusundaki alternatiflerini artırmakta ve çeşitlendirmektedir.

Küreselleşme ile birlikte artan uluslararası girişimcilik faaliyetleri sağladığı avantajların yanı sıra bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu zorluklardan biri değişen iş çevreleri ile birlikte ortaya çıkan yönetsel değişimler ve güçlüklerdir. Farklı ülkelerde girişimcilik faaliyetinde bulunmak yatırımın gerçekleştiği kültürün ve ülkenin sosyal yapısının analiz edilmesini de gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda yatırım sonucu üretilen ürünlerin hedef pazara uygun olması gerekmektedir.

Her ne kadar girişimciliğin doğasında risk almak olsa da uluslararası piyasa aktörü olmanın getirdiği farklı riskler girişimciyi daha dikkatli olmak zorunda bırakmaktadır. Özellikle farklı para birimlerinin kullanımıyla birlikte ortaya çıkan kur riski yatırımın başarı ölçütlerinden biri olan kârlılığı önemli bir ölçüde etkilemektedir. Diğer yandan yatırımın gerçekleştirildiği ülkedeki faiz ve enflasyon gibi makroekonomik değişkenlerin takip edilmesi, finansman ve yatırım kararlarında dikkate alınması gerekmektedir. Bunun yanında kimi durumlarda ortaya çıkabilecek politik, sosyal gelişmeler ve uluslararası piyasalarda artan rekabet yatırımın devamlılığını riske atabilecek sorunlar doğurabilmektedir.