ENGELLİ MEVZUATI VE MESLEK ETİĞİ - Ünite 7: Engelli Bireylerin Bakım ve Rehabilitasyonunda Meslek Etiği Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 7: Engelli Bireylerin Bakım ve Rehabilitasyonunda Meslek Etiği

Giriş

Günümüzde engelli bireylerin ihtiyaç duydukları bakım ve rehabilitasyon hizmetleri gerek devletlerin çıkardığı kanunlar gerekse uluslararası örgütlerin oluşturduğu yönetmelikler kapsamında sunulmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 60. maddesine göre “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar”. Bunun yanında yine Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Özürlülerin Bakımı, Rehabilitasyonu ve Aile Danışmanlığı Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinin d fıkrasında “Bakım ve rehabilitasyon merkezine kabul edilen özürlülere bakmakla yükümlü olan kişilerden ekonomik durumu nafaka alınmasına uygun olanlardan nafaka alınması için kuruluş müdürlüğünce yasal işlem başlatılır” ibaresi yer almaktadır.

Her ne kadar kanun, yasa veya yönetmelikler yoluyla bu hizmetlerin sunumu kesinleştirilse de sunulan hizmetin kalitesi, engelli bireyin aldığı hizmetlerden memnuniyeti çalışan personelin belirli nitelik ve özelliklerine bağlıdır. Bu nitelik ve özellikler alanında uzman olma, tecrübeli olma, modern teknoloji ve çağdaş bilgiyi kullanarak hizmet verme olarak sıralanabilir.

Temel Kavramlar

Etik: Türk Dil Kurumuna (TDK) göre etik, “çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü” tanımlanmaktadır (TDK, 2018).

Ahlak ve Etik: TDK’ye (2018) göre ahlak, “belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirileriyle ilişkilerini düzenleyen geleneksel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamı” olarak tanımlanmıştır. Gelişim biliminin açıklamasına göre ise ahlak, bireyin toplumsal olan ile toplumsal olmayanı birbirinden ayırt etme becerisidir. Etik ve ahlak kavramlarının birbirlerinden farklı yönlerini incelemek için Tablo 7.1’e bakınız.

Etik birey dışında bir kurum ya da yapının oluşturduğu bir işin doğru ya da yanlış yapılması ile ilgiliyken, ahlak bireyin bir işin doğru ya da yanlış olup olmadığına olan inancını ifade etmektedir. Etik ile ahlak arasındaki en önemli fark ise etik evrensel bir değerken ahlak bireysel ve kültürel bir değer olmasıdır.

Hukuk ve Etik: Hukuk, toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümünü ifade etmektedir. Hukuk’un işlevleri şu şekilde açıklanmaktadır: “İnsanlar birlikte yaşarlar ve birbirleriyle değişik ilişkiler kurarlar. Kurulan bu ilişkilerin sağlıklı biçimde yürümesi, meydana gelebilecek anlaşmazlıkların çözülebilmesi için değişik kurallar oluşturulmuştur. İnsanlar arasında oluşturulan bu kurallar genel olarak toplumsal düzen kuralları olarak adlandırılır. Toplumsal düzen kuralları arasında en önemlisi hukuk kurallarıdır. Çünkü hukuk kurallarının uygulanması ve uyulmaması hâlinde yaptırımı, devletin zorlayıcı gücüne dayanmaktadır.” Hukuk ve etik kavramları arasındaki fark için Tablo 7.2’ye bakınız.

Hukuk bireyin yapmak zorunda olduğu koşulları ifade ederken etik bireyin yapsa iyi olacağı koşulları ortaya koymaktadır. Hukuk evrensel olarak kabul gören bir kurallar dizisiyken etik kuralları herkes tarafından kabul görülmeyebilir. Hukuk ve etiğin farklılıklarının yanı sıra bir dizi benzerlikleri de bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi her ikisinin de belirli açılardan bireyin ne şekilde davranması gerektiği hakkında açıklamalar getirmesidir. Bir diğer benzerlik ise hem hukuk hem de etik gözünde tüm insanlar eşittir. Hiçbir insanın bir diğerinden ırk, mezhep, ekonomik durum gibi durumlar açısından farkı olamaz. Son olarak ise her iki kavram bireye özgürce düşünüp seçim şansı sunmaktadır.

Bilim Etiği ve Meslek Etiği: Bilim etiği, yukarıda yer alan etik ile ilgili açıklamalardan farklı olmamakla birlikte bilimsel araştırma sürecinde uyulması gereken ilke ve kurallar bütününü ifade etmektedir. Bilimsel araştırma yapan kişilerin bu süreçte uyması gereken ilkeler bilim etiğini oluşturmaktadır. Bu ilkeler genel olarak intihal (bilimsel hırsızlık) yapmama, araştırmaya katılan katılımcılarda gönüllülük arama, toplanan kişisel verileri paylaşmama olarak sıralanabilir.

Engelli Bakım ve Rehabilitasyonunda Etiğin Dayanakları

Etik kurallar tıpkı ahlak ve hukuk kuralları gibi bireylerin, grupların veya toplumun ihtiyaçları ve zamanın koşulları doğrultusunda oluşturulmuştur. Bu koşul ve ihtiyaçlar kimi zaman yeni etik kuralların ortaya çıkmasını kimi zaman da var olan kuralların değişmesini gerekli kılmıştı. Engelli bakım ve rehabilitasyonunda etik dayanaklar şöyledir:

  1. İnsanla Çalışma
  2. Profesyonellik
  3. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
  4. Uluslararası Sözleşmeler
  5. Ulusal Mevzuat
  6. Gereksinimler

İnsanla Çalışma

Etik kuralların çağın gereksinimleri ve koşulları altında ortaya çıktığı ve değişebildiği bilinmektedir. Özellikle insan hakları ile ilgili uluslararası hareketlerin ortaya çıkması ile gereksinim ve koşullar yeniden sorgulanmıştır. Sunulan bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin birincil öznesinin insan olduğu gerçeği fark edilmiş ve bu çerçevede hareket edilmeye başlanmıştır.

Bireyin ön planda tutulduğu bu görüş çerçevesinde engelli bireylere sunulan hizmetler büyük ölçüde değişim göstermiştir. Engelli bireylerin gereksinimleri onların gereksinimleri istekleri ve içinde bulundukları koşullar düşünülerek sunulmaya başlanan hizmetler etik kuralları etkilemiştir. Bireyin mahremiyetine önem verme, ayrımcılık yapmama, gönüllülük, anonimlik gibi birçok etik kuralın bu bakış açısı benimsendikten sonra ortaya çıktığı görülmektedir.

Profesyonellik

Profesyonellik kavramı temelde bir mesleği teknik ve etik standartlara göre uygulama olarak tanımlanmaktadır. Etik kuralların yeniden ele alınması engelli bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili personelin ortaya çıkan yeni ihtiyaç ve koşullara cevap verebilecek seviyede hizmetler ortaya koymasını zorunlu hâle getirmiştir. Burada personelin hem teknik açıdan ortaya çıkan yeni koşul ve gereksinimlere cevap vermesi hem de bu hizmetleri sunarken değişen ve yeni oluşan etik kurallara dikkat etme ihtiyacı doğmuştur.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi engelli bireylerin bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili etik kuralların oluşturulmasında en önemli dayanaklardan biridir. Bünyesindeki maddelerin birçoğu etik kuralların oluşturulması hem de değişimi için zemin hazırlamıştır. Madde 1’de yer alan “Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir” ibaresi etik ilkelerden adil davranma ile ilişkilidir. Buna ek olarak Madde 12’de yer alan “Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz” ibaresi incelendiğinde etik ilkelerden bireyin bağımsızlığına saygı ilkesi ile ilişkili olduğu görülecektir.

Uluslararası Sözleşmeler

Birleşmiş Milletlerin (BM) 2008 tarihinde yayımladığı engelli bireyler ile ilgili sözleşme engelli bireylerin bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili etik ilkelerin oluşmasında oldukça büyük bir paya sahiptir. Özellikle Madde 3 ve 4’te yer alan engelli bireylere seçim özgürlüğünün tanınması ve kendilerine sunulacak hizmetleri belirlemede aktif rol almalarının sağlanması ile ilgili açıklamalar engelli bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili etik ilkelerden bireyin seçimlerine saygı duyma ve bireyin bağımsızlığına saygı duyma ile doğrudan ilişkilidir.

Engelli bireylerin bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili etik ilkelerin bir diğer önemli dayanağı ise BM’nin 2006 yılında yayımladığı engelli bireylerin hakları ile sözleşmedir. İlgili sözleşme’nin 5. maddesinde “Engelli bireylerin her ne koşulda olursa olsun ayrımcılığa uğramasını engelleyecek önlemler almak gereklidir” ifadesi yer almaktadır.

Bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinde etik ilkelerin dayandığı bir diğer önemli uluslararası sözleşme ise BM Çocuk Hakları Konvansiyonudur. Bu konvansiyon incelendiğinde “çocukları ilgilendiren tüm eylemlerde çocuğun ilgileri birinci plandadır” (Madde 3) ve “çocuklar kendilerini etkileyen konular hakkında kendi görüşlerini biçimlendirme hakkına sahiptirler” (Madde 12) gibi maddelerin etik ilkelere dayanak oluşturduğu görülecektir.

Ulusal Mevzuat

1 Temmuz 2005 tarihli Engelliler Hakkında Kanun incelendiğinde etik ilkeler açısından önemli bir dayanak olduğu görülecektir. Özellikle madde 4/A üzerinde yer alan “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dahil olmak üzere engelliliğe dayalı her tür ayrımcılıkmyasaktır” ve Madde 10 üzerinde yer alan “toplumsal hayata katılım ve eşitlik temelinde engellilere rehabilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri verilir. Rehabilitasyon ve rehabilitasyon kararının alınması, planlanması, yürütülmesi ve sonlandırılması dâhil her aşamasında engelli ve ailesinin aktif ve etkin katılımı sağlanır” ibareleri incelendiğinde adil davranma, bireyin bağımsızlığına saygı ve yardım zorunluluğu gibi birçok etik ilkeye dayanak oluşturduğu görülecektir.

Bunun yanında 30 Temmuz 2006 yılında yayımlanan Bakıma Muhtaç Özürlülere Yönelik Resmi Kurum ve Kuruluşlar Bakım Merkezleri Yönetmeliği 25. Maddesi c fıkrası bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini sunan sağlık personeli ile ilgili olarak “Özürlü bireylerin sağlık kurumlarınca önerilen tedavinin uygulanması için gerekli takip ve uygulamaları sağlamak” ibaresi yer almaktadır. Bu ibare yine başka bir etik ilke olan profesyonelin profesyonelliğini koruması ilkesi ile ilişkilidir.

Gereksinimler

Ülkemizde engelli bireylerin bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili yayımlanmış birçok kanun ve yönetmelik bulunmaktadır. Bu kanun ve yönetmelikler içerisinde bakım ve rehabilitasyon sürecine ilişkin kurallar ve standartlar da dağınık olarak belirlenmiştir.

Engelli Bakım Ve Rehabilitasyonunda Etik İlkeler

Engelli bakım ve rehabilitasyonu ile ilgili etik ilkeler ile ilgili alanyazın incelendiği zaman etik ilkelerin farklı sınıflandırmalar altında sunulduğu görülecektir.

Ayrımcılığa Karşı Olma

Bu ilkeye göre bakım ve iyileştirme hizmeti sunan uzmanlar hiçbir koşul altında yaşa, etnik kimliğe, kültüre, cinsiyete, inanca, medeni hâle veya sosyoekonomik duruma göre ayrımcılık yapamazlar. Uzmanlar, engelli bireylere sunulan hizmetlerde eşit bir yaklaşım izlemelidirler. Hiçbir nedenden ötürü kişiler birbirinden daha iyi veya daha kötü derecede hizmet alamaz. Ayrımcılığa karşı olma ilkesi ile ilişkili bir diğer önemli konu ise etiketleme/damgalama yapmamadır.

Engelli Bireyin Özelliklerine Saygı Duyma

Bakım ve rehabilitasyon sürecinde uzmanlar farklı inanç ve kültüre sahip bireylerle karşılaşabilmektedir. Uzmanlar, hizmet sundukları engelli bireyin kültürel geçmişine, ait olduğu sosyal grubun özelliklerine saygı duymalıdır. Sunulan müdahalelerde uzman, engelli bireyin inançları, kültürel değerlerini analiz ederek bu faktörlere göre hizmet sunmalıdır. Engelli bireyin hizmetlerden en iyi şekilde faydalanmasını sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.

Bireyin Bağımsızlığına Saygı

Özerlik, gönüllülük gibi farklı adlarla da anılan bireyin bağımsızlığına saygı ilkesi bireyin kendi geleceğine karar vermesi ile ilgilidir. Uzmanlar, engelli bireye bakım ve rehabilitasyon sürecinde alacakları hizmetlerin şekli ve içeriğini seçme ve bu hizmetleri kabul veya reddetme hakkı tanımalıdırlar.

Yardım Zorunluluğu

Yardım zorunluluğu, temel bir mesleki etik ilkesi olmanın yanında tüm insanlık için geçerli bir etik ilkedir. Zor durumda olana yardım etme temel bir insani değerken bilgisi ve imkânı olan meslek uzmanları için yardım etme bir seçimden çok zorunluluğa dönüşmektedir.

Zarar Vermeme

Zarar vermeme meslek uzmanlarının dikkat etmeleri gereken öncelikli etik ilkelerden biridir. Engelli bireye mümkün olan en üst düzeyde fayda sağlayacak hizmetin sunulması ve zarar vermekten kaçınılması uzmanların dikkat etmesi gereken bir husustur. Uzmanın, engelli bireye sunduğu hizmet sonucunda engelli birey herhangi bir zarar görmemelidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta zararın kasıtlı olmadığıdır.

Gizlilik ve Anonimlik

Gizlilik ilkesi, bakım ve rehabilitasyon sürecinde engelli birey ile ilgili herhangi bir bilginin başka kişi ve kurumlarla paylaşılmaması veya paylaşılmasının önlenmesi ile ilgilidir. Uzman, hizmet sunduğu birey hakkındaki bilgileri kimse ile paylaşmamalı ve mutlaka bu bilgilerin güvenliğini sağlamalıdır.

Sözünde Durma

Uzman taahhüt ettiği hizmetleri sunmalı bu hizmetleri aksatmamalıdır. Sözünde durma yalnızca uzman ile ilgili değildir. Birey ve bireyden sorumlu kimse de uzmanla olan ilişkide verdiği sözleri yerine getirmelidir.

Dürüstlük

Dürüstlük, bireyin doğru, açık ve güvenilir olmasını ifade etmektedir. Hem ahlaki hem de etik bir değer olan dürüstlük tıpkı sözünde durma ilkesi gibi uzman ve birey için farklı sorumluluklar oluşturmaktadır.

Profesyonelin Profesyonelliğini Koruması

Bir mesleği belirli teknik ve etik standartlara uygun bir şekilde sürdürme olarak bahsedilen profesyonellik etik ilkelerin yerine getirilmesinde diğer ilkelere göre kapsayıcı bir ilkedir. Uzmanlar her ne koşulda olursa olsun etik ilkelere dikkat ederek engelli bireye hizmet sunmalıdır.