HABER YAZMA TEKNİKLERİ - Ünite 7: Radyo ve Televizyon Haberciliği (Konuşma Dili Tekniği) Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 7: Radyo ve Televizyon Haberciliği (Konuşma Dili Tekniği)

Giriş

Haberin konusu ne olursa olsun, gazetede okunan haberle, televizyonda ya da radyoda dinlenen haberin dil ve anlatım yapısı birbirinden farklı niteliklere sahiptir. Bu ünitede, radyo ve televizyon için hazırlanacak, hedef kitlenin “dinlenme” ya da “izlenme” eylemine yönelik haberler ve bu haberlerin nitelikleri üzerinde durulacak; en genel yapısıyla da “konuşma dili tekniği” açıklanacaktır.

Dil ve Konuşma Dili

Tarihin her döneminde sosyalleşme ihtiyacı içinde olan insanoğlu, iletişim kurmak, kendini anlatabilmek, duygu ve düşüncelerini ifade edip paylaşabilmek amacıyla çeşitli teknik ve yöntemler geliştirmiştir.

Toplumsal bir varlık olan insanoğlunun, sosyalleşme sürecindeki fizyolojik olarak doğuştan sahip olduğu en önemli ayırt edici özelliği de kuşkusuz, dil ve dili kullanabilme üstünlüğü ve konuşabilmedir.

Dil; bireylerin duygu, düşünce ve isteklerini ortak kabul görmüş kodlar aracılığıyla ifade etmesine ve karşısındaki bireyi anlamasına yardımcı olan bir sistem veya kodlama dizgesidir. Dil; bir anlaşma aracıdır, kurallar dizgesidir, sosyal kurumdur, kültürün aynasıdır, doğal bir araç ve canlı bir varlıktır.

Dil; ifade biçimi olarak, yazı ve konuşma dili olarak ikiye ayrılır. Yazı dilinde, toplumsal sistem içerisinde ortak kılınmış ve geliştirilmiş birtakım sembol ve işaretler kullanılır. Konuşma dilinin en temel ögeleri ise ses ve sesin farklı kullanım biçimleri ve sözcük dizgeleridir.

Radyo ve Televizyonda Haber ve Habercilik

Gazete ve dergi basılı kitle iletişim araçlarıyla radyo ve televizyon gibi göze ve kulağa hitap eden iletişim araçlarının nitelikleri birbirinden farklıdır. Örneğin; gazete ya da dergiyi anlamak için okuma-yazma bilmek bir zorunluluktur. Ancak radyo ve televizyon içeriğini anlamak için özel bir beceri ya da eğitime gerek yoktur. Ayrıca gazete ya da dergi okumak için özel bir zaman ayırmaya ihtiyaç duyulur. Oysa radyo dinlemek ya da televizyon izlemek için özel bir zaman ayırma zorunluluğu yoktur.

Öte yandan teknolojik anlamda yayın içeriklerinin hazırlanmasındaki süreçler de birbirinden farklıdır. Yayın araç ve gereçleri teknolojik nitelikler nedeniyle tamamen birbirinden farklıdır. Bunun yanı sıra yayın içeriğinin hazırlanmasına yönelik araçlar da farklılık göstermektedir. Bir haber konusunu gazete için kalem, kâğıt ve fotoğraf makinesi ile haberleştirmek mümkünken, radyo için kayıt cihazına, televizyon için de kameraya ihtiyaç duyulur.

Haber Bültenleri ve Hazırlanışı

Haber bültenleri, her televizyon ve radyo kurumu/kanalı için en üst düzeyde saygınlık ve itibar değeri taşıyan ve genellikle o kanalın izleyiciler ya da dinleyiciler tarafından tercih edilme nedenlerinden biri olarak gösterilen programlardır.

Görüntü ve ses unsurları dikkate alınarak hazırlanan radyo ve televizyon haberleri “haber bültenleri” çerçevesinde kamuoyuna sunulur. Bültenlerde, bültenin niteliğine bağlı olarak sayısı değişen nitelikte günün önemli ve en yakın süre içerisinde meydana gelmiş haberlerine yer verilir.

Radyo ve televizyon kanalları için hazırlanan haber bültenleri de birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Birbirinden farklı iletişim teknolojisine sahip olan bu kitle iletişim araçları için farklı kurallar ve teknikler gözetilerek haber bülteni hazırlanması gerekir.

Radyo yayını içerisinde haber bültenleri genellikle saat başlarında, bazen de yarım saatlerde verilmektedir. Radyodaki haber bültenleri, bir ya da iki spiker tarafından seslendirilmektedir.

Genellikle haberlerin özet olarak ya da başlıklarıyla yayınlandığı ara bültenler ile haberlerin detaylarıyla verildiği ana haber bültenleri yer almaktadır. Ana haberlerde, haberler detayları ile sunulurken, ara haber bültenlerinde ise, sadece haberin başlığı ile spotu verilmektedir.

Radyoda ana haber bültenleri genellikle sabah, öğlen ve akşam (07.00-13.00-19.00 gibi) saatlerinde 5-10 dakikalık sürelerde sunulmaktadır. Ara haber bültenleri ise genellikle her saat başında ve 3-5 dakika arasında özet olarak verilmektedir.

Televizyon haber bültenleri konuşma dilinde yazılan, ses ve görüntünün bir arada bulunduğu programlardır. Ortalama olarak televizyonda ana haber bültenleri 30-50 dakika, ara haber bültenleri ise 10-15 dakika olarak tasarlanmaktadır.

Görüntü ve sesin eş zamanlı iletilebildiği televizyon haberciliğinde; radyodaki gibi kısa, anlaşılır ve basit cümleler üzerine kurulu anlatım tercih edilmektedir.

Televizyon haberleri de ana ve ara haber bültenleri şeklinde hazırlanır. Ana haber bültenleri akşam saatlerinde (19.00 ya da 20.00 gibi) yayımlanan, yaklaşık 15-20 haberin önem sırasına göre verildiği ve haber başına ortalama 90 saniyenin ayrıldığı bültenlerdir. Ara haber bültenleri ise, gün içinde ve gece yarısı birkaç defa olmak üzere kısa sürelerle haber özetleri şeklinde verilen bültenlerdir.

Konuşma Dilinde Haber Yazma

Radyo ve televizyonculuğun haber dili “konuşma dili tekniği” olarak ayrı bir biçimde ele alınarak incelenmelidir. Bu teknikte görüntü ve sesle haberi kamuoyuna aktarmak, izleyiciyi sıkmamak, merak uyandırmak ve duyduklarını anlaması için ona yardımcı olmak başlıca unsurlar arasındadır. Basit gibi görünse de konuşur gibi yazmak pek de kolay olmadığı gibi oldukça fazla yaratıcılık da gerektirir.

Sıcak ya da anlık haberler aktaran radyo ve televizyon haberciliğinde, yaygın olarak konuşma dili tekniği kullanılmaktadır. İnsanların birbirleriyle anlaşmak için sesli olarak konuştukları dile “konuşma dili” denir.

Haberlerin sesli olarak birine anlatılıyormuşçasına sunulduğu radyo ve televizyon haberlerinde kullanılan konuşma dili tekniği, karşıdaki insanlarla konuşuyormuş gibi haberi yazma temeline dayanır. Çünkü yazılan bu haber, bir spiker tarafından sesli olarak okunarak izleyenlere sunulacaktır.

Radyo ve televizyon haberi hazırlarken özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Haber ögelerini vermek,
  • Konuşur gibi yazmak,
  • İmgelemem yaratabilmek.

Radyo ve televizyon haberciliğinde bir haber metninin şu sorulara yanıt vermesi beklenir:

  • Ne (Olay nedir, ne oldu?),
  • Nerede (Olay nerede oldu?),
  • Ne zaman (Olay ne zaman oldu?),
  • Neden (Olayın neden/nedenleri nelerdir?),
  • Nasıl (Olay nasıl gerçekleşti?),
  • Kim (Olayı yaratan ya da olayda var olan kişi/ kişiler kimlerdir?).

Anahtar ilkeleri “konuştuğunuz gibi yazın” ya da “yazdıklarınızı sesli olarak okuyun” olan konuşma tekniğinde, sunucuların izleyenlerine “şimdi ne olduğunu duyduğunu ya da gördüğünü aktarmasıdır” anlayışı esastır.

Sadece kulağa seslenen radyoda dinleyenler gerçekte ne düşünecekleri konusunda tamamen özgürdürler. Bu durum, dinleyiciye bir anlamda duyulan her mesaja dair canlandırma/imgelem yaratma üstünlüğünü ve ayrıcalığını da sağlamaktadır.

Televizyonda ise imgelem büyük ölçüde görüntü demektir. Ancak görüntüye her zaman haber metni eşlik eder. Televizyon için haber metni hazırlarken göze ve kulağa çok kısa sürelerde ulaşılacağı düşünülerek, kısa ve açık ifadeler kullanılması en temel zorunluluktur.

Haberin giriş cümlesi dinleyicinin ve izleyicinin ilgisini habere çekmek açısından önemlidir. Radyo ve televizyon haberinin giriş cümlesi de, dikkat uyandıracak bir anlatım ve ses tonlamasıyla yapılmalıdır.

İzleyenlerin ya da dinleyenlerin dikkatlerinin habere çekilmesi ve “şimdi bunu dinleyeceksiniz” denilmesi anlamındaki bu haberlerde, genel bilgi içerir tarzda ya da haber ögeleriyle haber girişi yapılabilir.

Haberin giriş bölümü genellikle spiker ya da sunucu tarafından bir metni okur gibi değil; daha çok bir olayı bir arkadaşına anlatır gibi bir üslupla aktarılır. Televizyon haberciliğinde spikerin anonsu ile başlayan bu bölüm, “Kamera Spikerde” olarak adlandırılır. Üsluba da uygun şekilde kurulan cümlelerin kısa, anlaşılır ve güncel dildeki sözcüklerle örülü olmasına özen gösterilir.

Bazı örnek haber girişleri şunlardır:

  • İşsizlik cinneti Kayseri’de bir aileyi yok etti.
  • Bursaspor’da teknik adam krizi…
  • Trafik canavarı dün gece Bursa Eskişehir kara yolunu kana buladı.

Konuşma dilinde yazılan haberlerde en çok kullanılan haber yüklemleri şunlardır:

  • Doğrudan anlatım yüklemleri; “açıklamak”, “anlatmak”, “demek”, “söylemek”, “belirtmek”, “diye konuşmak”, “ileri sürmek”, “vurgulamak”, “kaydetmek”, “şöyle konuşmak”...
  • Dolaylı anlatım yüklemleri; “açıklanılmak”, “belirtilmek”, “bildirilmek”, “önerisinde bulunulmak”, “ileri sürülmek”...

Bazı örnek ifadeler ise şöyle gösterilebilir:

... açıklamak

  • Belediye Başkanı..., tesislerinin en geç iki ay içinde hizmete gireceğini açıkladı.

... açıklama yapmak

  • Gazetecilere bir açıklama yapan Belediye Başkanı..., şöyle konuştu: “...”.
  • Gazetecilere bir açıklama yapan Belediye Başkanı..., şunları söyledi: “...”.

Aynı haber radyoda verildiğinde iki farklı biçimlendirme ile verilebilir:

  • Pakistan Enformasyon Bakanlığı, Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in Genelkurmay Başkanlığı görevinden ayrılmasının ‘ihtimal dışı’ olduğunu açıkladı. Enformasyon Bakan Yardımcısı Tarık Azim, olağanüstü hâl ilan edilmesi sebebiyle, Müşerref’in üniformasını çıkarmasının mümkün olmadığını belirtti.
  • Pervez Müşerref 6 Ekim seçimlerinden sonra genelkurmay başkanlığından ayrılacağını söylemişti. Ancak hafta sonu Pakistan’da olağanüstü hâl ilan edilmişti ve Anayasa askıya alınmıştı. Pakistan’da söz konusu gelişmeye tepkiler devam ediyor.

Yukarıda radyo için verilen örneği televizyon için şöyle biçimlendirebiliriz:

  • Sayın seyirciler, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, ülkede olağanüstü hâl ilan etti. 6 Ekim’de yapılacak seçimlerden sonra görevinden ayrılacağını söyleyen Müşerref’in olağanüstü hâl ilanıyla görevine devam edeceği Enformasyon Bakan Yardımcısı Tarık Azim tarafından resmen açıklandı. Karara ülke içi ve dışından tepkiler sürüyor.

Gerek radyo ve gerekse televizyon bülteni için hazırlanan örnek haber metinlerinin en çarpıcı noktaların, haberdeki kişi ve olayın geçtiği yer ve zamanın ilk belirtilen unsurlar olduğuna dikkat ediniz.

Örneklerde de görüldüğü üzere, televizyon ve radyo haber bülteni için metin yazarken daha coşkulu, dinleyende ve izleyende heyecan ve ilgi uyandıracak bir üslubun kullanılması daha yerindedir. Cümleler kısa, anlaşılır ve birkaç saniye içinde gerekli olan temel bilgileri aktarabilecek biçimde oluşturulmalıdır.