İŞLETMELERDE KARAR VERME TEKNİKLERİ - Ünite 1: Kararın Temelleri Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 1: Kararın Temelleri

Karar ve Karar Verme ile İlgili Temel Kavramlar

Karar verme ve bir fırsatı değerlendirme veya fazla kazanç¸ elde etme fırsatını değerlendirme isteği ile ortaya çıkan karar verme durumu ya bir fırsatı değerlendirme bir durumu iyileştirme ihtiyacı ile ortaya çıkar. Bozuk bir makinenin tamir edilmesi, yeni bir makine alınması ya da yeni bir makine kiralanması gibi seçeneklerden biri karar verme ile ilgilidir. Bir iş ya da sorun hakkında düşünerek verilen kesin yargıdır. Karar verme ise bu yargıya ulaşabilmek için izlenmesi gereken tüm aşamaları içerir. Karar verme sürecinde, karar verici amacına ulaştırabileceğini düşündüğü farklı hareket biçimlerinden birini tercih etmek durumundadır. Dolayısıyla karar verme, farklı seçenekler arasından tercih yapma, seçim yapma, bir seçeneği benimseme ile yakından ilişkilidir. Karar verme kavramı geniş anlamda, karar verici tarafından belirlenen amaca ulaşabilmek için mevcut olanak ve koşullarda uygulanabilecek farklı hareket biçimlerinin belirlenmesi ve bunlar içinden en uygun seçeneğin seçilmesi sürecidir. Ulaşılmak istenen bir ya da daha fazla amacın varlığı, amaca ulaşmak için uygulanabilecek birden fazla seçeneğin bulunması, bu seçeneklerin uygulanması ile elde edilecek sonuçların birbirinden farklı olması ve en önemlisi hangi seçeneğin seçilmesi gerektiği konusunda şüphenin olması karar verme durumunun çözülmesinde gereken bir problem olarak ele almaya neden olur.

Karar Probleminin Ögeleri

Karar verici; Problemin çözümü için belirlenen seçenekler arasından tercih yapan ve bu tercihin doğuracağı sonuçların sorumluluğunu taşıyacak olan kişi ya da kişilerdir. İşletmelerde karar verme sorumluluğu çoğunlukla, farklı yönetim düzeylerinde bulunan yöneticilerdedir.

Amaç; Kararlar belirli bir amaca yönelik olarak verilir. Bu nedenle karar probleminin önemli ögelerinden bir diğeri de amaçtır. İşletmeler açısından karar problemlerinde amaç ya en büyüklenme ya da en küçükleme olarak olabilir.

Hedefler ve kriterler; Zaman zaman amaç¸ kavramı ile aynı anlamda kullanılsa da hedef kavramı aslında amaca ulaşmak için nelerin önemli olduğunu ifade eder. Amaç kârın en büyüklenmesi olduğunda hedef üretim miktarının %50 arttırılması olabilir. Kriterler ise hedeflere ulaşma ölçütleri ya da seçimin dayandırıldığı etkinlik ölçütlerdir. Seçeneklerin hangi açılardan değerlendirilmesi gerektiği ya da karar vericinin amacı ve hedefleri doğrultusunda kabul edebileceği, katlanabileceği değere ilişkin tutumu karar kriteri olarak ortaya çıkar.

Seçenekler; Karar probleminden söz edilebilmesi için en az iki seçeneğin olması gerekir. Seçenek, herhangi bir karar probleminde karar vericinin çözüm için izleyebileceği farklı hareket biçimlerini ifade eder. Seçenek kavramı yerine alternatif ya da strateji ifadeleri de kullanılmaktadır. Seçenekler karar verici tarafından belirlenir ve karar vericinin kontrolü¨ altındaki kaynaklara bağlıdır. Karar probleminde, karar vericinin kontrol edebildiği değişkenler karar değişkeni olarak adlandırılırken, karar değişkenlerinin alacağı değerler de seçenek olarak ortaya çıkacaktır.

Çevresel faktörler; Karar probleminde karar vericinin kontrol edemediği değişkenlerdir. Bununla birlikte bu tür değişkenler karar sonuçlarını etkilemektedir. Çevresel faktörler gelecekte gerçekleşmesi beklenen, ancak nasıl gerçekleşeceği kesin olarak bilinmeyen olaylardır. Bu nedenle çevresel faktörler için sıklıkla doğal durum ifadesi de kullanılmaktadır. İşletmenin faaliyet gösterdiği ülkenin ekonomik durumu, rakip işletmelerin izleyeceği stratejiler, doğal afetler gibi çevresel faktörleredir.

Olasılıklar; Karar problemlerindeki en büyük sıkıntı kararın geleceğe yönelik olması ve geleceğin de belirsiz olmasıdır. Bu belirsizlik çevresel faktörlerden kaynaklanmaktadır. Karar verici kararını etkileyecek olan çevresel faktörlerin neler olacağını bilir ancak bu faktörlerin gelecekte hangi değerle ya da durumla ortaya çıkacağını bilemez. Bu amaçla gelecekte ne olacağı, geçmiş verilerden yararlanılarak tahmin edilmeye çalışılır.

Sonuçlar; Belirli bir seçeneğin seçilmesi ve gelecekte karşılaşılacak doğal durumun etkisi ile ortaya çıkacak değerlerdir. Her bir seçenek ve doğal durum ikilisine karşılık gelen sonuç¸ değerleri birbirinden farklı olacaktır. Sonuç¸ değerleri genellikle sayısal bir değer olarak belirlenir.

Karar Verme Süreci

Karar probleminin tanımlanması; Karar verme surecinin ilk adımı problemin tanımlanmasıdır. Bu adımda karar verici öncelikle karar vermeyi gerektiren bir durum olduğunun farkına varmalıdır. Fark edilen durumun, çözülmesi gereken bir problem olduğu kabul edildikten sonra problemi tanımlamayı sağlayacak tüm bilgiler toplanarak problem ayrıntılı ve net biçimde tanımlanmalıdır. Problemin doğru tanımlanması karar verme surecinin diğer adımları için temel oluşturur. Sonraki adımlar mükemmel biçimde uygulansa da eğer problem yanlış¸ tanımlandıysa elde edilecek sonuç gerçek problemi ortadan kaldırmayacaktır. Çözüm için belirtilerin değil problemin kendisinin ortadan kaldırılması gerekir. Bu nedenle de belirtilerin, problemin tanımı olmayıp problemin varlığının farkına varılmasında etkili olan faktörler olduğu bilinmelidir.

Ulaşılmak istenen amaç ve hedeflerin belirlenmesi; Karar problemi tanımlandıktan sonra amaç ve hedeflerin de net biçimde belirlenmesi gerekir. “Amaç belirlenirken işletmenin gelecekte gelmek istediği durum ya da ulaşmak istediği nokta nedir?” sorusu cevaplanmalıdır. Benzer biçimde “hedef belirlerken de amaca ulaşmak için yapılması gerekenler nelerdir?” sorusuna somut ve ölçülebilir değerlerle ifade edilen cevapların verilmesi beklenir.

Problemin çözümü için gerekli olan bilgilerin toplanması; Problemin tanımlanması ya da amaç¸ ve hedeflerin belirlenmiş¸ olması karara ulaştıracak seçim işlemi için yeterli olmayacaktır. Problemin çözümü için gerekli olan bilgilerin zamanında, yeterli düzeyde ve doğru olarak elde edilmesi gereklidir. Bu nedenle, problemin taşıdığı nitelikler, problemde etkili olan faktörlerin neler olduğu ve bu faktörlerden hangilerinin kontrol edilebilir hangilerinin kontrol edilemez olduğu, başka problemlerle ilişkisi gibi konuların incelenmesi ve analiz edilmesi gerekir.

Çözüm seçeneklerinin ortaya konması; Karar verme sürecinin bu adımında problemin potansiyel çözümüne ilişkin tüm alternatif hareket biçimleri belirlenir. Seçenek ya da strateji olarak da tanımlanan alternatifler uygulanabilir olmalıdır. Her bir seçenek tanımlanan amaç doğrultusunda, problemin çözümü için işletmenin mevcut kaynaklarını nasıl kullanabileceğini gösterir. Kararı oluşturacak seçim, bu aşamada belirlenecek seçeneklerin ortaya konulması gerekir.

Seçeneklerin uygun karar kriterleri ile değerlendirilmesi; bu adımda seçenekler, önceki adımlarda belirlenen uygun karar modeli ve tekniklerin kullanımı ile amaç hedef ve kriterler açısından değerlendirilir. Burada karar kriteri farklı seçeneklerin birbirine üstünlüğünü karşılaştırmada kullanacağı özelliktir.

Amaca ulaştıracak en uygun seçeneğin belirlenmesi; Her bir seçenek uygun karar kriterleri dikkate alınarak ve belirlenen bir karar modeli kullanılarak değerlendirildikten sonra, elde edilen sonuçlar dikkate alınarak en iyi çözümü veren seçenek karar olarak belirlenir. Karar verildikten sonra, karar olarak belirlenen seçeneğin ne zaman, hangi kaynaklar kullanılarak, kimler tarafından, nasıl hayata geçirileceği de belirlenir.

İşletmelerde Karar Verme Sürecinin Önemi

İşletme yöneticileri, yönetimin fonksiyonları olan, planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim fonksiyonlarını verdikleri çeşitli kararlar yardımıyla gerçekleştirirler. İşletmede ne kadar üretim yapılacağı ne kadar stok bulundurulacağı, yapılacak işlerin öncelik sıralamasının nasıl olacağı, hangi işi kimin yapacağı gibi pek çok soru verilen kararlar ile cevap bulur. İşletmelerde karar vermenin zorluğu karar probleminin taşıdığı özelliklerden kaynaklanmaktadır. Bunlardan ilki problemin karmaşık bir yapıda olmasıdır. Bu karmaşıklık, problemi etkileyen pek çok faktörün varlığından kaynaklanır. İkincisi karar probleminde etkili olan çevresel faktörlerdeki belirsizlik durumudur. Karar verme konusundaki güçlüğünün belki de en önemli nedeni bu belirsizliktir. Üçüncü zorluk nedeni ise, kararda etkili olan birçok kriterin aynı anda en iyi değeri alması için gösterilen çabadan kaynaklanmaktadır. Bunun yanında, stratejik karar olarak adlandırılan kararlarda sonuçların uzun vadede hissedilmesi, işletmenin varlığını ve geleceğini yüksek derecede etkiler. Karar vericilerin yalnızca tecrübe ve sezgilerine dayanarak karar vermesi yeterli olamamaktadır. Karar analizi, karar verme sürecine sistematik ve analitik bir bakış açısı sunar. Bu bakış problemdeki tüm ayrıntıları göz önüne almayı gerektirir. Buna göre karar analizi, karmaşık bir karar probleminde mümkün olan tüm verinin toplanması, problemin ne olduğunun hangi faktörlerden etkilendiğinin belirlenmesi ve olası tüm seçeneklerin ortaya konması ile mantık çerçevesi içinde probleme en iyi çözüm aranır.

İyi Kararın Nitelikleri

Karar etkili olmalıdır: Bir kararın etkili kabul edilebilmesi için karar uygulandığında, ya karar vermeyi gerektiren sorun ortadan kalkmış ya da fırsat en iyi bicimde değerlendirilmiş olmalıdır. Karar verimli olmalıdır: Kararın verilmesi ve uygulanması surecinde bir maliyete de katlanılması gerekecektir. Kararın verimli olması ortaya çıkabilecek her türlü maliyetin ön görülen düzeyde tutulması ve mümkün olan en düşük değerde olması anlamına gelir. Karar rasyonel olmalıdır: Bilinçli, mantıklı ve tutarlı bir muhakeme yürüterek verilen kararlar rasyonel karar olarak kabul edilir. Rasyonel düşünce ile karar verilirken karar problemi uygun bir model yardımıyla ortaya konur ve uygun teknikler kullanılarak çözüme ulaşılır. Karar uygulanabilir olmalıdır: Verilen kararların uygulanabilirliği de kararın değerini arttırır veya azaltır. Karar zamanında alınmış¸ olmalıdır: Kararın ihtiyaç¸ duyulan süre içinde verilmesi gereklidir. Gecikmiş bir kararın problemin çözümüne bir katkısı olmayacağı gibi aceleyle verilmiş¸ bir karar da gerekli inceleme ve araştırmaların yapılmasına fırsat vermediğinden istenen faydayı sağlayamayabilecektir.

İşletmelerde Karar Türleri

Verildiği ortama Göre karar türleri olarak, karar ortamı, karar vericinin karar problemi ile ilgili olarak sahip olduğu bilgi düzeyi ile ilişkilidir. Özellikle çevresel faktörlere ilişkin bilgi düzeyi karar ortamının ne olduğu sorusunda belirleyici bir öneme sahiptir. Verildiği ortama göre kararlar, belirlilik ortamında karar, belirsizlik ortamında karar risk ortamında karar olarak sınıflandırılır.

Yönetim Kademesine Göre Karar Türleri

Stratejik karar: Üst yönetim tarafından verilen kararlardır. Bu tür kararların özellikleri, kararın çok karmaşık bir yapıda olması, karar sonucunun etkilerinin uzun vadede ortaya çıkması, genellikle belirsizlik ortamında verilmesi, işletmenin varlığı ve devamlılığı açısından önemli etkilerinin olmasıdır.

Taktiksel karar: Bu tür kararlar orta düzey yönetim tarafından verilen kararlardır. Stratejik kararların uygulanabilmesi amacıyla orta vadede yapılması gereken faaliyetlere ilişkin olup genel olarak risk ortamında verilen kararlardır.

Operasyonel karar: Bu tür kararlar, alt yönetim kararları olup sonuçları kısa vadede ortaya çıkar. Günlük, haftalık ve aylık faaliyetlerin yerine getirilebilmesi için verilmesi gereken kararlardır ve belirlilik ortamında verilir.

Yapılarına Göre Karar Türleri

Yapılandırılmış karar: Programlanabilir kararlar olarak da adlandırılan bu tür kararlar, rutin olarak sık sık tekrarlanan kararlardır. Bu nedenle karar probleminin çözümüne ilişkin izlenecek yol, kullanılacak yöntemler önceden belirlenmiştir ve her defasında aynı yol ve yöntemleri kullanmak çözüm için yeterli olacaktır. Bu karar tipine bankaların kredi verme veya reddetme kararları uygundur.

Yapılandırılmamış karar: Programlanamayan kararlar olarak da bilinen bu tür kararlar ise alışılmamış daha önceden karşılaşılmamış ve tekrarlanmayan özgün nitelikteki kararlardır. Belirsizlik ortamı söz konusu olup karmaşıklık derecesi büyüktür. Bu tür kararlarda, ilk kez karşılaşıldığından çözüm için önceden belirlenmiş standart bir prosedür yoktur.

Yarı yapılandırılmış karar: Yarı programlanabilen kararlar olarak da adlandırılan bu kararlar önceki iki karar yapısının karışımıdır. Karar probleminin bir kısmı için önceden belirlenen standart prosedürler uygulanabilirken bu problemin tamamen çözümü için yeterli olmamaktadır. İşletmelerde verilen kararların büyük çoğunluğu bu türden kararlardır.

Bağlantılı Olma Durumuna Göre Karar Türleri

Tek Aşamalı Karar, karar problemlerinin bir kısmı, tek bir kararın verilmesini gerek- tiren ve söz konusu kararın sonucuna bağlı olarak belirli bir katkının elde edildiği yapıdadır. Bu tip kararlarda verilen kararın sonucu başka kararları etkilemez ve dolayısıyla başka bir karar ile herhangi bir bağlantısı yoktur.

Göz önünde Bulundurulacak Kriter Açısından Karar Türleri

Tek kriterli karar, karar probleminde ulaşılmak istenen tek bir amaç¸ve bu amaca ulaşabilmek için kullanılacak tek bir değerlendirme ölçütü olduğunda karar problemi tek kriterli karar problemidir.

İşletmelerde Karar Verme Yaklaşımları

Sezgisel karar verme; Bu yaklaşım daha çok küçük ölçekli işletmelerde tercih edilir. Karar problemine ilişkin ayrıntılı bir araştırma, veri toplama ve bilimsel bir analiz gerçekleştirilmez. Analiz karar vericinin zihninde, sezgileri ve duyguları temel alınarak yapılır. Her karar probleminde çevresel faktörlerin farklı derecelerde etkisi olur. Riski seven karar verici, riskten kaçınan karar verici, riske kayıtsız karar verici. Deneyimsel karar verme; Bu yaklaşımla karar verilirken geçmiş¸ tecrübelerden edinilen bilgilerden hareket edilir ve geçmişte benzer problemler nasıl çözümlendi ise aynı yol izlenerek çözüme ulaşılmaya çalışılır. Bilimsel karar verme; Tecrübeler, sezgiler ve duygular karar vermede gerekli ve önemlidir. Bununla birlikte her zaman yeterli olamazlar. Bilimsel yaklaştım, her karar problemi içkin önceki kesimde açıklanan karar verme sürecini uygulayarak, karar problemini analitik bir bakış açısıyla ele allanır ve probleme ilişkin veriler belirli bir düzen içinde ve sistematik olarak toplanır.

Karar Probleminin Modellenmesi

İşletmelerde bilimsel yaklaşım, karar vericinin objektif, rasyonel ve bilinçli bir seçim yapabilmesi amacıyla tercih edilir. Uyuşum modeli; temsil ettiği gerçek sistemle fiziksel ve niteliksel açıdan tam bir uyum halinde bulunan ve gerçek sistemin fiziksel olarak belirli ölçekte küçültülmüş ya da büyütülmüş olan örnekleridir. Benzeşim modeli; gerçek sistemde var olan bir özelliğin modelde kolay anlaşılabilen başka bir özellikle temsil edildiği model türüdür. Bu tür modellere örnek olarak, veri akış¸ şemaları, PERT ve CPM gibi çizelge modelleri verilebilir. Sembolik model; incelenen sistemin ya da durumun, harf, rakam ya da diğer semboller ve kavramlar yardımıyla temsil edilmesidir. Gerçek durumdaki tüm özellikler, ögeler ve bunlar arasındaki ilişkiler söz konusu semboller yardımıyla gösterilir. Bu sınıflama içinde matematik modeller ve sözel modeller biçiminde ayrıca bir ayrım da yapılmaktadır. Karar modeli ise kısaca karar probleminin temsilidir. Gelecekte ulaşılmak istenen amacı da dikkate alarak karar problemini problemdeki kontrol edilebilen ve kontrol edilemeyen değişkenler ve bunlar arasındaki ilişkilerle birlikte ortaya koyabilen ve en uygun çözüm seçeneğinin seçilmesine ışık tutan modellerdir.

Karar Modeli Olarak Strateji Matrisi

Bir karar probleminde, i=1, 2,...,m olmak üzere A ile temsil edilen m tane alternatif ve j=1,2,...,n olmak üzere D ile temsil edilen n tane farklı doğal durum bulunduğu varsayımına dayanır.

Karar Vermede Nitel Teknikler

Beyin Fırtınası Tekniği; Alex Osborn tarafından geliştirilen Beyin fırtınası tekniği, belirli bir konuda ya da belirli bir probleme ilişkin olarak fikir üretmek yoluyla bir grup tarafından farklı seçenekleri ortaya koymayı amaçlar. Söz konusu bu aşamada Beyin fırtınası tekniğinin kullanım amacı, tanımlanan problemi ortadan kaldıracak farklı daha önce düşünülmemiş yeni çözüm alternatiflerinin geliştirilmesidir. Beyin fırtınası tekniğinin uygulanma adımları;

  1. Üzerinde fikir üretilecek konu tüm katılımcılara açık bicimde anlatılır ve tüm katılımcılara düşünmeleri için bir iki dakika süre verilir.
  2. Her katılımcıya sıra ile fikirleri sorulur. Her katılımcının fikri herkesin görebileceği bir tahtaya ya da panoya yazılır. Tüm katılımcıların fikirlerini belirtmesi ile birinci tur tamamlanır. Benzer biçimde ilk katılımcıya dönülerek ikinci tur başlatılır. İlgili turda yeni bir önerisi olmayan katılımcılar “pas” diyebilirler. Her katılımcı artık yeni bir öneri sunamayana dek bu turlara devam edilir ve tahtaya ya da panoya yazılan her fikir tek tek ele alınarak, çözüme sağlayacağı katkı acısından değerlendirilir.

Altı şapkalı düşünme tekniği; bu teknik Edward de Bono tarafından geliştirilmiştir. Bu teknikte düşünceler altı farklı bakış¸ açısını temsil eden altı farklı renkteki şapkalar takılarak ifade edilebilir.

  • Karar verme sürecine katılacak kişiler beyin fırtınasında olduğu gibi birbirlerini rahatlıkla görebilecekleri U biçiminde bir masada ya da yuvarlak bir masa etrafında bir araya gelir.
  • Karar verilecek konu katılımcılara net biçimde açıklanır.
  • Altı farklı renkteki şapka sırasıyla, mecazi olarak takılır ve her şapkanın temsil ettiği yöndeki fikirler her katılımcı tarafından dile getirilir.
  • Katılımcıların tamamı ilk 5 şapkayı temsil eden fikirlerini dile getirir ve bu konuda notlar alırlar.
  • Son olarak mavi şapka takılır ve karar verilir.

Beyaz Şapka: Tarafsızlığı ve objektifliği temsil eder. Kırmızı şapka sezgileri ve duyguları temsil eder, siyah şapka karamsarlık ve olumsuz düşünceler, sarı şapka iyimser bakış açısını, yeşil şapka hayal gücünü ve mavi şapka ise, serinkanlılığı temsil eder.

Sebep-sonuç diyagramı (balık kılçığı tekniği); Kaoru Ishikawa tarafından geliştirilen bir tekniktir. Karar probleminde, problemin olası nedenlerinin sistematik olarak ortaya konması ve analiz edilmesi amacıyla kullanılır. Problemi doğuran ya da etkileyen sebepleri ana gruplara ve alt gruplara ayırarak analiz eder.

Akış şeması; Herhangi bir işin tamamlanması ya da bir problemin çözülmesi için yerine getirilmesi gereken işlem adımlarının geometrik sembollerle ifade edilmesi akış şeması olarak adlandırılır. Kısaca akış şemaları bir işletmedeki veri girişi, işlem süreci ve çıktı elde edilmesi ve çıktının ilgili yerlere iletilmesine yönelik akışı gösterir. Bir karar problemi akış şeması ile desteklendiğinde çözüm akışının daha net izlenmesi mümkün olabilmektedir.

5N-1K tekniği ; Bu teknikte, karar problemine ilişkin sorular yardımıyla, probleme sistematik bakış¸ açısı sağlanmaya çalışılır. Bu sorular Ne? Nerede? Ne Zaman? Neden? Nasıl? ve Kim? biçiminde olup, teknik de adını soruların ilk harflerinden almaktadır.

Pareto Analizi ; Ilık kez İtalyan iktisatçı Vilfredo Pareto tarafından ortaya atılan ve iktisatta da Pareto İlkesi olarak kabul gören görüşe göre sonuçların %80’inin, nedenlerin %20’sine bağlı olduğu savunulmaktadır. Bu ilke Pareto Analizinin temelini oluşturur. Vilfredo Pareto ilk olarak İtalya’da gelir dağılımını incelerken ülke gelirinin %80’ine nüfusun %20’sinin sahip olduğunu fark etmiştir. Daha sonra yaptığı farklı incelemelerle, bu ilkenin hayatın diğer alanlarında da geçerli olduğunu gözlemiştir. Örnek olarak, müşteri şikâyetlerinin %80’i ürün ya da hizmetin %20’sinden kaynaklanmaktadır. Başka bir örnek olarak, 100 müşteriden en iyi 20 müşteriyi elde tutmakla gelirin ya da kârın %80’i kontrol edilebilir.