ORTA ASYA VE KAFKASLARDA SİYASET - Ünite 4: Kafkaslar ve Orta Asya Ülkelerinin Siyasi ve Ekonomik Yapıları ve Dış Politikaları Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 4: Kafkaslar ve Orta Asya Ülkelerinin Siyasi ve Ekonomik Yapıları ve Dış Politikaları

Giriş

Kafkaslar ve Orta Asya, uluslararası politikada her dönemde önemini korumuş bölgelerdir. Bu iki bölge, Asya ve Avrupa’dan oluşan Avrasya’nın ortasında yer almaktadır. Burada tarih boyunca daha çok Türk kökenli halklar yaşamıştır. Orta Asya, 20. yüzyıl ortalarına doğru kullanılmaya başlanmış bir isim olup; Türkistan, Moğolistan ve Tibet’ten oluşmaktadır. Bolşevik İhtilali’nden itibaren (1917) Türkistan kavramı yerine genellikle Orta Asya ifadesi kullanılmaktadır.

Türkistan, doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Doğu Türkistan, günümüzde Çin’in hakimiyeti altında olup Sincan Uygur Özerk Bölgesi adını taşır. Batı Türkistan ise Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan Cumhuriyetlerinden oluşmaktadır. Kafkaslar olarak adlandırılan bölge, kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmaktadır. Kuzey Kafkasya, Rusya Federasyonu bünyesinde yer alan Adige, KaraçayÇerkez, Kabartey-Balkar, Kuzey Osetya, İnguşistan, Çeçenistan, Dağıstan Özerk Cumhuriyetlerinden oluşmaktadır. Güney Kafkaslar ise Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan Cumhuriyetlerini kapsar. İran ve Türkiye’nin sınır bölgeleri, kısmen Kafkaslar bölgesinde sayılmaktadır.

Sovyetler Birliği’nin 1980’lerde yaşadığı iç ve dış sorunlar devam ederken Soğuk Savaş döneminin sembolü Berlin Duvarı 1989’da yıkıldı ve Varşova Paktı dağıldı. Sovyet cumhuriyetleri ise 1990’da egemenliklerini ve 1991’de bağımsızlıklarını ilan ettiler.

SSCB’nin Dağılması ve Bağımsız Cumhuriyetler

Sovyetler Birliği’nin kuruluş döneminde 33 yıl Genel Sekreter olan Stalin dönemi son derece baskıcı ve acımasız geçmiştir. Bu uygulamalar sonucunda yeni nesil tamamen Rus eğitim ve ideolojisinin ürünü olarak ortaya çıkmış, karşı çıkanlar yok edilmiştir. II. Dünya Savaşı şartlarında Stalin baskıları yumuşatmıştır. Kendisinden sonra Kruşçev ise destalinist (Stalin’in son dönemde uyguladığı yumuşama karşıtı) politikalarla özellikle dinî ve kültürel alanda baskıları yoğunlaştırmıştır.

Kruşçev’in Kazakistan’daki “bakir toprakları tarıma açma projesi”ni desteklemiştir. Bu durum yerli halkın aleyhine olup Kazakistan’ın Ruslaştırılmasının önemli aşamalarından biridir.

1959’da Kazakistan’daki demir çelik fabrikalarında işçilerin çıkardığı olaylar daha çok çalışma şartlarının kötü olmasından kaynaklanmaktaydı. 1963 yılında Güney Rusya’da benzeri bir olayda halkın üzerine tanklarla gidilmesi sonucu 120 kişinin öldüğü bilinmektedir. Bu olaylar Demirperde rejiminde giderek artan kıpırdanmaların ve kaçınılmaz sona gidileceğinin işaretleri olmuştur.

Sovyetleri Birliği’nin dağılmasının birçok iç ve dış nedenleri bulunmaktadır. Özellikle Afganistan’daki başarısızlık ülkenin ekonomisini zorlarken rejime olan güven de zayıflamıştır. Bürokrasi ve sanayi çalışmaz duruma gelmiştir. Rüşvet ve yolsuzluklar yönetim ve üretimi bitirmiştir. Son SSCB Komünist Partisi Genel Sekreteri Gorbaçov’un, bu sorunları çözmek için geliştirdiği Glasnost ve Perestroyka (Şeffaflık ve Yeniden Yapılanma) reformları da sorunların çözümüne çare olmadı.

Gürcistan’ın Bağımsızlık İlanı, 28 Nisan 1991

Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan gibi Güney Kafkasya Cumhuriyeti’dir. Büyük Kafkas Dağlarının güneyinde bulunduğundan bu üç cumhuriyete Transkafkasya diğer bir ifade ile Kafkas ötesi Cumhuriyetler de denir. Gürcistan, Bolşevik İhtilali döneminde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Rusya Federasyonu sınırında yer alan Abhazya ve Güney Osetya ile Türkiye sınırındaki Acarya, Gürcistan’a bağlı özerk birimlerdir.

Sovyetler Birliği iç ve dış sorunlarla uğraşırken Gürcistan diğer devletlerden önce bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu süreçte büyük katkısı olan aşırı milliyetçi lider Gamsakhurdia, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Ermenistan’ın Bağımsızlık İlanı, 23 Ağustos 1991

Ermenistan’ın bağımsızlık sürecinde Azerbaycan ile Yukarı Karabağ (Dağlık Karabağ) krizi yaşanmıştır.

Azerbaycan’a bağlı olan bu özerk bölgenin nüfusunun çoğu Ermeni idi. 1988’de Yukarı Karabağ Özerk Bölgesi Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a katılma kararı aldı. Azerbaycan ve Ermenistan arasında gerilim tırmanırken her iki ülkede de azınlıklar saldırılara uğradılar. Rusya, Yukarı Karabağ’ın bu kararının kabul edilemeyeceğini duyurduysa da uygulamada Ermenistan yanlısı politika izledi. 1990’da Ermenistan, Kızıl Ordu’dan bağımsız kendi ordusunu kurdu. Başarısız Moskova darbesi ertesinde de bağımsızlığını ilan etti. Levon Ter Petrosyan ilk Cumhurbaşkanı oldu. Yukarı Karabağ sorunu hâlen devam etmektedir.

Kırgızistan’ın Bağımsızlık İlanı, 31 Ağustos 1991

Kırgızistan, Türkistan’ın en doğusunda yer alan, daha çok dağlık alanlarla kaplı bir cumhuriyettir. Sovyetler Birliği’nin Çin hududunda bulunduğundan, önemli görevlerde Rusların sayıca fazla olduğu bir ülkedir.

Askar Akayev’in, 27 Ekim 1990’da Devlet Başkanı seçilmesinden sonra olaylar hızla Kırgızlar lehinde gelişmeye başlamıştır. Kültürel haklarını alan Kırgız Türkleri, komünist rejimden kurtulmak için fırsat kollamaktaydı. Kırgız halkı yıllarca kolhozlarda köle gibi çalıştırılmış fakat yönetimden olabildiğince uzak tutulmuştu. Moskova’da gerçekleşen başarısız darbeden birkaç hafta sonra Kırgızistan bağımsızlığını ilan etmiş ve Askar Akayev ilk Cumhurbaşkanı olmuştur.

Özbekistan’ın Bağımsızlık İlanı, 1 Eylül 1991

28 Mayıs 1989’da Muhammed Salih ve Abdurrahim Polat önderliğinde beş bin üyeli “Birlik Partisi” kurulmuştur.

Halkın, Sovyet sömürüsünden kurtulmak için bir parti etrafında toplanmaya başlaması, Kerimov’u da daha milliyetçi bir politika izlemeye sevk etmiştir. Kerimov, Mart 1990’da diğer cumhuriyetlerde de gerçekleştiği gibi kendini başkan seçtirdi. Bundan sonra Sovyetlerin, uzun yıllar Özbekistan’ı bir hammadde ambarı olarak kullandığını, bunun ise Özbek halkının geri kalmasına sebep olduğunu anlatmaya başlamıştır.

Heyecanlı bir toplantıdan sonra Özbekistan Parlamentosu, 1 Eylül 1991’de Özbekistan’ın bağımsızlığını ilan etmiştir. Özbekistan Komünist Partisi kendisini lağvederek Demokratik Parti adını almıştır. 29 Aralık 1991’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini de İslam Kerimov kazanmıştır.

Tacikistan’ın Bağımsızlık İlanı, 9 Eylül 1991

Tacikistan, 1924’de Tacikistan Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adıyla Özbekistan SSC’ye bağlı özerk bir birim olarak kurulmuştur. 1936 Anayasası ile SSCB’yi oluşturan cumhuriyetlerden biri hâline gelmiştir. Diğer cumhuriyetlerin arkasından 9 Eylül’de bağımsızlığını ilan etmiştir.

24 Kasım 1991’de Rahman Nebiyev bağımsız Tacikistan’ın ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

Azerbaycan’ın Bağımsızlık İlanı, 18 Ekim 1991

Azerbaycan kuzey ve güney olarak iki bölgeye ayrılmaktadır. Güney Azerbaycan İran sınırları içerisinde olup Sovyetler Birliği sonrasında bağımsızlığını ilan eden ise kuzeydeki Azerbaycan’dır. Kuzey Azerbaycan’ın yüzölçümü 86.600 kilometre kare olup 2016 nüfusu 9.515.000’dir.

Azerbaycan’ın bağımsızlık ilanı ve sonrasında Ermenistan ile yaşadığı kriz Moskova ile ilişkilerini de etkilemiştir. Şubat 1988’de Yukarı Karabağ Özerk Bölgesi, Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a katılma kararı aldı. Azerbaycan bunu reddetti. Moskova bunu tanımayarak Yukarı Karabağ’ın bu kararının kabul edilemeyeceğini duyurdu. Çünkü mevcut sınırların değişmesi yolunun açılması kendi aleyhine olacaktı. Ancak, Ermeniler lehine, Azeriler aleyhine birçok taviz verdi. Bu arada Ermeniler ve Türkler arasında çıkan olaylarda; Ermenistan’da Türkler, Bakü’de Ermeniler öldürüldü. Rusya’nın Ermenistan’ın bu hareketine karşı izlediği tutum, Azerilerin gittikçe daha fazla tepkisini çekmeye başladı. Bu koşullarda, bağımsızlık talepleri gündeme geldi. Bunun üzerine Kızıl Ordu birlikleri 1990 başında Bakü’ye girerek 100’den fazla Azeri Türk’ünün ölmesine neden oldu. 19 ve 20 Ocak 1990 tarihlerinde gerçekleştirilen bu harekât hem Sovyet sistemi hem de gündemdeki açıklık rejiminin şampiyonu olarak bilinen Gorbaçov için kara bir leke olarak tarihe geçmiştir.

Halk Cephesi lideri Ebulfez Elçibey’in Azerbaycan halkının haklarını ve ülkenin bağımsızlığını açıktan savunmaya başlamasıyla, Azerbaycan 18 Ekim’de bağımsızlığını ilan etti. Elçibey, Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanıdır.

Türkmenistan’ın Bağımsızlık İlanı, 27 Ekim 1991

Türkmenistan’ın bağımsızlığı yolunda diğer cumhuriyetlerde olduğu gibi Moskova merkezli ekonomik ve siyasi baskıların rolü olmuştur.

Diğer Müslüman unsurlar gibi, Türkmenler de zorla ateist eğitime tabi tutulmuşlardır. Mesela 1917’de 500 caminin bulunduğu Türkmenistan’da bunların hemen tamamı Sovyet devrinde ya yıkılmış veya kapatılmıştır. Türkmenistan’ın başkenti Aşkabad, Türkistan başkentleri içerisinde camisi olmayan tek şehir hâline gelmişti. Açıklık (Glasnost) dönemiyle birlikte Türkmenler camilerinin yeniden açılmasını istemeye başlamışlardı. 1985’de Türkmenistan Komünist Partisinin başına Saparmurat Atayeviç Niyazov (Türkmenbaşı) getirilmiştir.

Niyazov’un ilk işi halkı arasında birliği sağlamak olmuştur.

Niyazov’un ikinci çıkışı ise Türkmen dili üzerine olmuştur.

Hükûmetin, 1989’da aldığı bir kararla Türkmen dili, Rusça ile birlikte cumhuriyetin resmî dili olarak ilan edildi. Niyazov bağımsızlık ilanından önce prestij kazanmak için Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilan edip etmeme konusunu halkoyuna sunmuştur. Yapılan halkoylaması sonucu, halkın %93’ü bağımsızlık için oy kullanmıştır. 27 Ekim 1991’de toplanan Türkmen Parlamentosu halkoylaması sonuçlarını oy birliği ile kabul ederek Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilan etti. Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. Aynı şekilde Türkmenistan’da Büyükelçiliğini ilk açan ülke de Türkiye olmuştur. Buna karşılık Türkmenistan da ilk Büyükelçiliğini Türkiye’de açmıştır.

Kazakistan’ın Bağımsızlık İlanı, 16 Aralık 1991

Kazakistan, Sovyetler Birliği’nin dağılması sürecine işaret eden önemli olaylara sahne olmuş bir Türk yurdudur.

Huzursuzluklar Aralık 1986’da verilen bir kararla su yüzüne çıkmıştır. Bu tarihte Dinmuhammed Kunayev, emekliliği bahane edilerek Kazakistan Komünist Partisi 1. Sekreterlik görevinden alınmış yerine Rus asıllı Kolbin seçilmişti. Kazaklar bundan çok rahatsız oldu. Kazakistan’daki resmî Sovyet haber ajansı APN’nin muhabiri ilk defa bir öğrenci protestosunu haber yaptı. Bu haber daha sonra batıya ulaştı.

Bu gelişmeler, Kazakistan’ın buğday ve petrol deposu olması sebebiyle Rusya’yı tedirgin etmişti. Artık gizlenemeyen olaylar üzerine, Kazakistan Komünist Partisi 2. Sekreteri Rus asıllı Miroşkin bu görevden alınarak Kazak asıllı Saidullah Kubaşev getirildi. Sovyet yönetimi bu konuda taviz vermiş oldu.

Yaşanan gelişmeler üzerine Nursultan Nazarbayev, 22 Haziran 1989’da Kazakistan Komünist Partisi Başkanlığına getirildi.

Nazarbayev, Kazakistan’ın Moskova’dan değil, Almatı’dan yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Nazarbayev, Eylül 1989’da aldığı bir karar ile resmî dilin Kazak Türkçesi olduğunu ilan etti.

24 Nisan 1990’da Nazarbayev, Parlamento tarafından ilk Kazak Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. Nazarbayev, Kazak Türklerinin hayatını tehdit eden Sovyet nükleer deneme bölgesi olan Semipalatinsk Üssü’nü kapattırmıştır.

Kazakistan, 16 Aralık 1991’de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu aşamaya gelmeden önce 1 Aralık 1991’de yapılan seçim ile Nazarbayev, Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir.

Bağımsızlık Sonrası Kafkaslar ve Orta Asya

1990 yılında egemenliklerini ilan eden Kafkas ve Orta Asya Cumhuriyetleri 1991’de bağımsızlıklarını ilan ettiler.

8 Aralık 1991’de Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya arasında Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) anlaşması imzalanarak Sovyetler Birliği’ne son verildi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in girişimiyle 21 Aralık’ta Gürcistan, Litvanya, Letonya ve Estonya dışındaki 11 cumhuriyetin temsilcileri Alma Ata Deklarasyonu ile BDT sözleşmesini imzaladılar.

Cumhuriyetlerin bağımsızlık ilanından sonra her bir devletin birtakım iç ve dış sorunları gündeme geldi.

Sovyet döneminin ideolojik temelli baskıcı rejim kuralları, tarihi ve kültürel boyutu olan etnik sorunların ortaya çıkmasını önlemiştir.

Ancak bağımsızlıktan sonra bütün bu sorunlar savaşlar ve iç savaşların kaynağını oluşturmuştur.

Bağımsızlık Sonrası Gürcistan: Abhazya Sorunu ve BDT Üyeliği

Gürcistan, bölgede iki Hristiyan devletten biri olup aynı zamanda Stalin’in doğum yeridir. Bolşevik İhtilali sonrasında birçok konuda Ermenistan gibi Moskova’nın müsamahalı politikaları söz konusu olmuştur.

Gürcistan halkı ve yönetimi Rusya’nın baskıcı ve merkezi yönetiminden kurtulma yolunda bağımsızlığını ilan eden ilk devlettir. Rusya’nın politikalarına Slav kökenli Ukrayna ile Baltık Cumhuriyetleri de karşı çıkmıştır.

Gamsakhurdia, Ekim 1990’da Gürcistan SSC Yüksek Konseyi Başkanlığına seçildi ve 1991’de bağımsızlık ilanından sonra da ülkenin ilk Cumhurbaşkanı oldu.

Yaşanan silahlı çatışmalar ve askeri darbe sonucu Gamsakhurdia Gürcistan’ı terk etmek zorunda kalmıştır. Sovyetler Birliği’nin son Dışişleri Bakanı olan Shevardnadze (Şevardnadze) 1992’de Gürcistan’a gelerek yönetimi ele almıştır.

Gürcistan, 1992’de BM, AGİK, IMF ve Dünya Bankasına üye oldu. Ülke içindeki karışıklıkların devam etmesine karşı son çare olarak 1993’de BDT’ye de üye olmak zorunda kalmıştır.

Ancak Rusya’nın Ağustos 2008 müdahalesinden sonra, 2009’da örgütten ayrılmıştır.

Gürcistan; Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova ile birlikte daha çok ABD yanlısı olan GUAM Demokrasi ve Ekonomik Kalkınma Örgütünün de kurucu üyesidir. Ayrıca, Türkiye’nin önderliğinde kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) üyesidir.

Ermenistan’ın Genişleme Politikası ve Komşularıyla Sorunları

Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan eden Ermenistan’ın Azerbaycan ile sorunları daha önce Yukarı Karabağ (Dağlık Karabağ) anlaşmazlığı ile başlamıştır. 23 Ağustos 1990 tarihli Ermenistan SSC Yüksek Sovyeti’nin Bağımsızlık Beyannamesi, Türkiye’nin Doğu Anadolu topraklarını “Batı Ermenistan” olarak zikreder. 1995 tarihli Ermenistan Anayasası’nın Giriş bölümünde ise “Bağımsızlık Beyannamesi’nde yer alan Ermenistan’ın milli arzularını tanır” ifadesi yer alır. Öte yandan Ermenistan Parlamentosu Şubat 1991’de aldığı karar ile, Kars Antlaşması’nı tanımadığını deklare etmiştir. 1921 tarihinde Rusya’nın da katıldığı bu antlaşma ile Türkiye, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan arasında bugün de geçerli olan sınırlar düzenlenmiştir. Öte yandan Gürcistan’ın Ermenistan sınırında Ermenilerin yaşadığı Jevahati (Cavahati) bölgesi ile ilgili talepleri söz konusudur. Azerbaycan ile savaş hâli sebebiyle Ermenistan bu konuda ısrarlı değildir. Ermenistan BDT kuruluş sözleşmesi durumundaki Almatı Deklarasyonu’nu imzalamıştır. Daha sonra BM, AGİK, KEİ, IMF, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasına üye olmuştur.

Azerbaycan’ın Yukarı Karabağ Savunması ve Siyasal İstikrarsızlık

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeni bağımsız cumhuriyetler arasındaki en önemli kriz AzerbaycanErmenistan arasında yaşanmıştır. Bununla karşılaştırılabilecek diğer bir kriz ise Gürcistan-Abhazya sorunudur. Hazar sahildarı ülke olan Azerbaycan’ın komşuları Gürcistan, Rusya Federasyonu (Dağıstan), İran, Türkiye (Nahçıvan Özerk Bölgesi), Ermenistan’dır. Azerbaycan; BM, BDT, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT), İslam İşbirliği Örgütü (İİÖ), KEİ, TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı) ve GUAM örgütlerine üyedir.

Kırgızistan: 1990’ların Sakin Cumhuriyeti

Kırgızistan 31 Ağustos 1991’deki bağımsızlık ilanından sonra 1990’ları en sakin geçiren, aynı zamanda diğerlerine göre demokrasiye geçişi daha hızlı ve yumuşak olan cumhuriyettir. Ekim 1990’da Kırgız Parlamentosu tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Askar Akayev, bölgede daha önce Komünist Partisi örgütlerinde önemli görevlerde bulunmayan tek lider durumundadır. 2005’te gerçekleşen renkli devrim sonucu başkanlıktan ayrılmak zorunda kalmıştır.

1993’te kabul edilen Kırgız Anayasası, Kırgızcayı resmî dil olarak kabul etti. Bağımsızlık ile birlikte Kırgızistan’da merkezî planlama esasına dayalı ekonomik rejim terk edilmiştir. Bunun yerine serbest pazar ekonomisine dayalı süreç başlatılmıştır.

Özbekistan’da İstikrar Arayışı

Türkmenistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile komşu olan Özbekistan içinde Karakalpakistan Özerk Bölgesi bulunmaktadır. Özbekistan, BDT’ye kuruluşunda katılmıştır. Bağımsızlık sonrasında BM, İİÖ, EİT, TÜRKSOY üyesi olmuştur.

İslam Kerimov Özbekistan Cumhurbaşkanı olarak görevini vefatına kadar sürdürmüştür.

Özbekistan Parlamentosu Kerimov’un yerine geçici Başkan olarak Başbakan Şevket Mirziyoyev’i görevlendirmiştir. 4 Aralık 2016’da yapılan devlet başkanlığı seçimlerini Mirziyoyev kazandı. Özbekistan, Orta Asya’da Kazakistan gibi istikrar adası durumundadır.

Tacikistan’da Bağımsızlık Sonrası İç Savaş

Orta Asya cumhuriyetleri içerisinde ekonomisi en zayıf olan Tacikistan, bağımsızlık sonrasında yıllarca süren iç savaş sorunu yaşamıştır.

Tacikistan, BDT’nin kuruluşundan itibaren üye olup Şanghay Beşlisi’ni (ŞİÖ) oluşturan beş devletten biridir. Yine Rusya ile birlikte Avrasya Ekonomik Topluluğu üyesidir. Tacikistan; BM, EİT ve İİÖ gibi örgütlere de üyedir.

Bağımsızlık ilanı sonrasında başkanlık seçimini Rahman Nabiyev kazanmıştır. Dış politikada temel konularda Rusya’nın yanında yer almıştır. Komşuları Özbekistan, Afganistan, Kırgızistan ve Çin’dir. Afganistan ile uzun ve dağlık sınırı, ülkedeki istikrarsızlığı besleyen bir unsur durumundadır.

Bağımsızlık Sonrası Türkmenistan: Sürekli Tarafsızlık Stratejisi

Türkmenistan, yeni bağımsız cumhuriyetler içerisinde zengin doğalgaz kaynaklarıyla bilinmektedir. Bağımsızlık sonrasında “ daimi tarafsızlık stratejisi ” ile siyasi ve ekonomik güvenliğini sağlama yoluna gitmiştir.

Türkmenistan’ın komşuları; Kazakistan, Özbekistan, Afganistan ve İran’dır. Türkmenistan; BM, IMF, AGİT, İİÖ, EİT, TÜRKSOY gibi uluslararası örgütlere üyedir. BDT’nin kurucu üyelerinden olduğu hâlde, 2005’te bu örgütten ayrılmıştır.

Türkmenistan doğalgazı ve pamuğunun Rusya’ya çok ucuza verilmesine karşı tepkiler, bağımsızlık sonrası politikaların temelini oluşturmuştur. Ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov daha sonra Türkmenbaşı soyadını alarak Türkmenistan’ın aynı zamanda kültürel ve ideolojik bakımdan yeniden kurulması yönünde önemli girişimlerde bulunmuştur. Dinî, millî, medeni ve ahlaki kural ve görevleri ele alan Ruhname adlı eseri, yeni Türkmen ulusunun temel kitabı hâline gelmiştir.

İstikrar ve Denge Politikalarıyla Kazakistan

Kazakistan, yeni bağımsız cumhuriyetler içerisinde en kritik durumda olan devlettir. Ülkenin kuzeyinin Rusya ile uzun bir sınırı bulunmakta olup özellikle bu bölgede Rus nüfusu toplam nüfusun % 80’i civarındaydı. Üstelik Moskova’da önemli çevreler Kuzey Kazakistan’ın Rusya’ya verilmesini istemekteydi. Ülkenin başkenti doğu sınırında bulunan Almatı’dan kuzeyde bulunan Astana’ya (Akmola’ya) taşınarak bu sorun kalıcı olarak çözüldü. Kazakistan’ın Rusya dışındaki komşuları ise Çin, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’dır. Ülke aynı zamanda Hazar kıyıdaşıdır. BDT ve ŞİÖ’nün kurucu üyelerinden olan Kazakistan; BM, IMF, AGİT, EİT, İİÖ, TÜRKSOY gibi örgütlerin de üyesidir.

Bağımsızlık sonrasında Nazarbayev yönetiminde, ülkede siyasi istikrar sorunu yaşanmamıştır. Bununla beraber tarihî, millî ve dinî değerlerin de ön planda tutulduğu eğitim ve kültür politikaları ile Kazak milletinin oluşumu yönünde politikalar da izlenmektedir.

2000’li Yıllarda Kafkaslar ve Orta Asya Politikaları

Uluslararası politika alanında 2000’li yılların başında önemli gelişmeler yaşanmıştır. 2000 yılı başında Rusya’da Vladimir Putin’in Devlet Başkanı olması ile Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri açısından yeni bir dönem başlamıştır. Bütün dünyayı ilgilendiren diğer bir gelişme ise 11 Eylül 2001’de ABD’de gerçekleşen terörist saldırılardır. Teröristlere karşı mücadeleyi terörle savaş kavramı ile bütün dünyaya yayan ABD, üslerini bu bölgelere de kurmuştur. Bazı cumhuriyetlerde kurulan ABD üsleri, Soğuk Savaş dönemi benzeri rekabetleri gündeme getirerek Rusya’nın daha fazla müdahalesine de zemin hazırlamıştır.

Yeltsin 2000 yılı başında görevini Putin’e devrederek Başkanlıktan ayrıldı. Putin, Çeçen sorununu çözerken Rusya’daki özerk birimler üzerinde Sovyet dönemine benzer Moskova merkezli idari sistemi yeniden kurdu. 2001’de ABD’de gerçekleşen terörist saldırılardan sonra ABD ile iş birliğini geliştirdi ve Çeçen hareketini de terör kapsamına alarak dış tepkileri önlemeye çalıştı.

11 Eylül Sonrasında Kafkasya ve Türkistan’da ABD Üsleri

ABD’de 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra BM Güvenlik Konseyi kararı ile Afganistan’a müdahale süreci başladı. Bu aşamada Başkan Bush’un “Ya bizdensiniz ya teröristlerden” sözünde anlamını bulan tehditlere karşı, talep edilen her ülkede ABD üsleri kuruldu. Kırgızistan, Özbekistan ve Gürcistan’da kurulan üsler, aynı zamanda Rusya’nın da bölgeye daha fazla müdahalesi için gerekçe oluşturdu.

ABD’nin Afganistan’a müdahale için Kırgızistan’da üs kurmasından sonra, Putin de bu ülkede bir Rus askeri üssünü kurdu. ABD, Afganistan operasyonuyla beraber, Orta Asya ülkelerinin tümünden insani amaçlı yardımlar için uçuş hakkı elde etmiştir. Özbekistan’da biri KarşiKanabad’da, diğeri Kokand’da iki üs; Tacikistan’da biri Duşanbe diğeri Kulyab’da iki üs; Kırgızistan’ın başkenti Bişkek yakınındaki Manas’ta bir üs ve Türkmenistan’ın Aşkabat kentinde bir hava ikmal istasyonu elde etmiş ve Kazak demir yolunun lojistik destek amaçlı kullanılması sağlanmıştır.

Kafkasya ve Orta Asya’da Renkli Devrimler

Bu dönemde Gürcistan’da başlayıp Ukrayna ve Kırgızistan’da yönetim değişikliğine neden olan halk hareketlerine renkli devrimler denmiştir. 2003’te Gürcistan’dakine Gül (veya Kadife), 2004 Ukrayna’da Turuncu ve 2005 Kırgızistan’daki harekete Lale Devrimi denmektedir. Başta Özbekistan olmak üzere bazı diğer ülkelerde başlayan hareketler ise başarıya ulaşamamış, yönetim tarafından bastırılmıştır.

Renkli devrimi destekleyenler ise daha fazla ABD yanlısı bir Gürcistan istemekteydiler. Eğitimini ABD’de gerçekleştirmiş olan Saakaşvili, Gürcistan’da yönetimin başına geçmiş ve ülkede ABD’nin temsilcisi olarak kabul edilmiştir. Saakaşvili de bu gerçeği kabul etmiştir. Bununla beraber Gürcistan ve bölgenin çıkarları için dış güçlerin kendisini Gürcistan’da görevlendirdiğini ileri sürmüştür.

2005’de Kırgızistan’da gerçekleşen Lale Devriminde yaşanan olaylar üzerine, bağımsızlıktan beri ülkenin başında bulunan Asker Akayev ülkeyi terk etmek zorunda kalmış ve Bakıyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı olmuştur.

Devrimin başarıya ulaşmasına karşın Kırgızistan’da siyasi istikrar sağlanamamıştır. Yaşanan olaylardan sonra 2010 Nisan’da Roza Otunbayeva geçici Cumhurbaşkanı olmuştur. Hazırlanan anayasa gereği 2011 Aralık’ta yapılan seçimlerden sonra Ayambayev ülkenin yeni Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Haziran 2017 itibariyle Kazakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev görevini yürütmektedir. Özbekistan’ın ilk Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un vefatının ardından ikinci Cumhurbaşkanı olarak Şevket Mirziyoyev görev yapmaktadır. Azerbaycan’da Hüseyinov ayaklanmasından sonra Cumhurbaşkanı olan Haydar Aliyev, 2003’te vefat etmiş ve yerine oğlu İlham Aliyev geçmiştir. Türkmenistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı (Niyazov) ise 2006’da vefat etmiş yerine seçilen Gurbanguli Berdimuhammedov hâlen Cumhurbaşkanlığını sürdürmektedir. Tacikistan’da ise bağımsızlık sonrasında Rahman Nabiyev ilk Devlet Başkanı seçilmişti. Ancak 1992’de yaşanan olaylardan sonra Nabiyev görevden ayrılmış ve daha sonra İmamali Rahmanov, Devlet Başkanı olmuştur. Ermenistan’da bağımsızlık sonrası ilk Cumhurbaşkanı Levon TerPetrosyan, 1998’de yerini Robert Koçaryan’a bırakmak zorunda kaldı. Koçaryan’ın iki dönem devlet başkanlığından sonra 2008’de yerini Serj Sarkisyan’a bırakmıştır.

Kafkaslar ve Orta Asya Cumhuriyetlerinin Ekonomileri ve Dış Politikaları

2016 yılı Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 25. yıl dönümüdür. Bağımsızlık sonrası ekonomik ve sosyal problemler, birçok cumhuriyette siyasi istikrarsızlığı da beslemektedir. Kafkasya ve Türkistan Cumhuriyetlerinde Rus-ABD rekabeti yanında Çin etkisi ve yatırımları da gittikçe artmaktadır.

Haziran 2016’da çözüm yolunda önemli temaslar sağlandığı halde, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Yukarı Karabağ sorunu devam etmektedir. Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde 20’si Rusya desteği altındaki Ermenistan işgali altındadır. Ağustos 2010’da imzalanan anlaşma ile Gümrü’deki Rus üssünün süresi 2044’e kadar uzatıldı. Böylece Ermenistan savunma bakımından Rusya ile ittifak yapmış durumdadır.

Azerbaycan

Azerbaycan’ın başkenti Bakü, yakın tarihe kadar “Bakü Hanlığı” olarak devlete de adını vermekteydi.

“Bakü Petrolleri” ise 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren petrolün Rusya ve dünyadaki yeri açısından başta gelen kaynaklardan biri olmuştur.

Bakü petrollerinin Rus ekonomisi açısından öneminin yanı sıra, ülkenin stratejik konumu da son derece önemlidir.

Sovyetler sonrası Gürcistan ile birlikte Azerbaycan’ın oluşturduğu Güney Kafkas Koridoru , Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetlerinin dış ticaretlerini Rusya’dan bağımsızlaştırma projesidir. AB’nin desteği ile gerçekleşen TRACECA (Transport Corridor EuropeCaucasus-Asia) Avrupa-Kafkasya-Asya Taşıma Koridoru projesiyle Kırgızistan’dan Polonya’ya kadar Moskova’nın kontrolü dışında bir ulaşım sistemi kurulmuştur. Günümüzde bu sistem bir uluslararası örgüte dönüşmüş olup merkezi Bakü’dür.

Azerbaycan’ın nüfusu 2016 yılı itibariyle yaklaşık 9,5 milyondur. Ruslar, Ukraynalılar, Yahudiler ve diğerleridir. Ülkedeki Türkler ve Kafkas kavimleri Müslüman’dır. Diğer etnik gruplar arasında Ortodoks Hristiyanlık inancı da vardır.

Azerbaycan ekonomisi önemli ölçüde petrol ve doğalgaz ihracına dayanmaktadır. Bunun dışında başta TRACECA olmak üzere Orta Asya ile Avrupa arasındaki ulaşım hizmetlerinin ülke ekonomisine belirli bir katkısı bulunmaktadır. Ülkede başta petro-kimya olmak üzere makine, tarım ve hayvancılık ürünlerine dayalı endüstri bulunmaktadır.

Azerbaycan’ın dış ticareti başta Rusya ile olmak üzere eski Sovyet cumhuriyetleriyledir. Bağımsızlık sonrası Türkiye ve Avrupa ülkeleriyle ticareti de gittikçe artmaktadır.

Gürcistan

Gürcistan’ın başkenti Tiflis olup, 2015 itibariyle nüfusu yaklaşık 4.323.000’dir. Nüfusun yaklaşık %84’ü Gürcü, %6.5’u Azeri, %5.7’si Ermeni ve %1.5’u Rus’tur. Gürcüler çoğunlukla Ortodoks inancına sahip olup özellikle Acara bölgesinde yaşayanların önemli kısmı Müslüman’dır. Toplam nüfusun yaklaşık %84’ü Ortodoks, %10’u Müslüman, %4’ü Ermeni Apostolik’tir.

Ülkede çelik, havacılık, ağaç, makine parçaları, kimya ürünleri ve tarımsal temelli sanayi ile elektrik üretimi mevcuttur. Gürcistan 2003’te Kadife Devrimi ile Ağustos 2008’de Rusya ile yaşadığı savaşta ekonomik olarak da büyük darbe almıştır.

Gürcistan’ın stratejik konumu ile Azerbaycan ve Asya ülkelerinden Avrupa’ya ulaşımdaki kilit konumu belirli bir dereceye kadar ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü Erzurum Doğalgaz Hattı, Bakü-Ahılkelek Demir yolu Hattı, TRACECA kapsamındaki ulaşım yolları ile proje aşamasındaki TANAP çerçevesinde ulaşım ve istihdamdan ülke ekonomisine önemli katkı söz konusudur.

Ermenistan

Ermenistan Kafkasya’da son iki asır içinde tarih sahnesine çıkmış bir devlettir. Günümüzde yayılmacı bir politika izlemektedir. Rusya’nın desteği ile Azerbaycan’ın yaklaşık beşte birini işgal altında tutan ve Türkiye’nin doğu vilayetlerinin bir kısmını kendi ülkesinden sayan Ermenistan’ın komşularıyla önemli sorunları bulunmaktadır. Bundan dolayı ülke ekonomisi büyük sıkıntı içinde olup nüfusu bağımsızlıktan sonra yaklaşık yarı yarıya azalmıştır.

Ermenistan’ın başkenti Erivan olup 1828’e kadar bir Türk devleti olan Revan Hanlığı adını taşımaktaydı. Ermenistan’ın bugünkü nüfusu yaklaşık 2.900 bindir. Nüfusun yaklaşık % 98’i Ermeni olup az miktarda Rus ve Yezidi yaşamaktadır. Rusya’nın Çarlık ve Sovyet döneminde kültürel olduğu kadar etnik olarak da Ermenileştirme politikasının sonucu olarak bölgede yaşayan Türkler ve diğer etnik gruplar ayrılmak zorunda kalmışlardır. Ermenistan’daki son Türkler ise Yukarı Karabağ savaşında yaşanan katliamlardan sonra buradan ayrılmışlardır. Ermenilerin yaklaşık %94’ü Ermeni Apostolik olup az miktarda diğer mezheplerden Hristiyanlar ve Yezidiler bulunmaktadır.

Ermenistan’ın işgal politikasından dolayı, Azerbaycan ve Türkiye ile sınırları kapalıdır. Bu ülkelerle ulaşım ve ticaretinin olmaması Ermenistan ekonomisine büyük zarar vermekte olup ülkedeki işsizlik, genç nüfusun başta Rusya olmak üzere başka ülkelere göç etmesine ve orada yerleşmesine neden olmuştur.

Ermenistan’da nükleer santral, modern sanayi, makine gereçleri, tekstil ve diğer üretim sistemleri kurulmuş olup bunların ürünlerinin birçoğu diğer cumhuriyetlere satılmaktaydı.

Kazakistan

Bağımsızlıktan sonra başkent, ülkenin doğu sınırında yer alan Almatı’dan (Alma Ata), Rusya’nın kendisine verilmesini istediği Kuzey Kazakistan’da bulunan Astana’ya (Akmola) taşınmıştır. Başkent olarak kabul edildiği 1995’te nüfusu 10 bin civarında olan bu şehir bugün milyona yaklaşan bir nüfusa sahiptir. 2016 itibariyle Kazakistan’ın toplam nüfusu 17.693 milyondur. Nüfusun %63’ü Kazak Türk’ü, %23’ü Rus olup bunların dışında Özbek ve Uygur Türkleri ile Ukraynalılar ve Almanlar yaşamaktadır.

Siyasi istikrarla beraber ekonomik refah da diğer cumhuriyetlere göre Kazakistan’da daha belirgindir. Petrol ve doğalgaz ülkenin temel zenginliği olup önemli bir kısmı ihraç edilmektedir. Ülke; uranyum, bakır ve çinko gibi başka metaller ile tarım ve hayvancılık bakımından da zengindir. Kazakistan, Rusya’dan sonra eski Sovyet cumhuriyetlerinin coğrafi bakımdan da en büyüğü olup dünyada 9. sıradadır.

Kırgızistan

Konum olarak Orta Asya’nın en doğusunda yer alan Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’tir.

Fergana Vadisi çevresinde Özbekistan ve Tacikistan ile sınırları iç içe girmiş olup sınırların karşı tarafında diğer ülke etnik grubundan önemli miktarda nüfus bulunmaktadır. Bu durum zaman zaman istikrarsızlık sebebi olmaktadır. 2016 itibariyle Kırgızistan’ın nüfusu yaklaşık olarak 5.6 milyondur. Nüfusun %72.6’sı Kırgız Türk’ü olup %14 komşu ülkeye adını veren Özbek Türk’üdür. Bunun dışında %6.4 Rus, % 1 civarlarında Dungan, Ukraynalı, Uygur Türk’ü ile toplam % 5 diğer etnik gruplar bulunmaktadır. Nüfusun yaklaşık %80’i Müslüman, %16’sı Hristiyan ve Budist vb. inançlara mensuptur.

Orta Asya’nın ikinci fakir ülkesi olan Kırgızistan’ın önemli bir bölümü dağlarla kaplıdır. Tarım ve hayvancılığın ağırlıklı olduğu ülkede pamuk, tütün, yün ve et sektörüne dayanan üretim tesisleri bulunmaktadır. İhracat kalemleri arasında altın, civa, uranyum, doğalgaz ve elektrik enerjisi de bulunmaktadır.

Özbekistan

Özbekistan, cumhuriyetler içerisinde nüfusu en fazla olan ülke olup başkenti Taşkent’tir. Seyhun ve Ceyhun (Sri Derya, Amu Derya) Nehirleri ile kollarının kuzeyden ve güneyden suladığı ülke, Türkistan bölgesinin tam ortasında yer almaktadır. 2016 nüfusu yaklaşık olarak 31.5 milyondur. Nüfusun yaklaşık %80’i Özbek Türk’ü olup %5.5 Rus, %5 Tacik, %3 Kazak, %2.5 Karakalpak, %1.5 Tatar ve %2.5 diğerlerinden oluşur. Bu nüfusun yaklaşık %90’ı Müslüman olup kalanı ise Ortodoks Hristiyan ve diğer inançlara sahiptir.

Özbekistan ekonomisi tarım ve hayvancılık ile birlikte petrol ve doğalgaza dayanmaktadır. İhracat kalemleri arasında petrol ve gaz yanında pamuk ve altın önemli yer tutar. İhraç ürünleri arasında tekstil, gıda ve otomobil de bulunmaktadır. Dünyanın ikinci büyük pamuk ihracatçısı durumundadır.

Tacikistan

Tacikistan, Orta Asya Cumhuriyetlerinin en yoksulu olup başkenti Duşanbe’dir. 2016 nüfusu yaklaşık olarak 8.610 bindir. Nüfusun %80’i Tacik, %15’i Özbek, %1’i Rus, %1’i Kırgızdır. Bu nüfusun %85’i Sünni Müslüman olup %5’i Şii Müslüman’dır. Tacikistan, etnik köken olarak Farisi (İranlı) kabul edildiği hâlde Müslümanların tamamına yakını Sünni’dir.

Tacikistan’ın bağımsızlıktan sonra yaşadığı iç savaş, ekonomiyi de önemli ölçüde etkilemiştir. Çalışan nüfusun önemli bir kısmı Rusya’da iş bulabilmektedir. Ülkenin yaklaşık % 7’si tarıma elverişli olup pamuk önemli bir üründür. Gümüş, altın, uranyum, tungsten gibi madenler de bulunmaktadır.

Türkmenistan

Türkmenistan, Orta Asya’nın en batısında Hazar Denizi kıyıdaşı bir Türk Cumhuriyeti olup başkenti Aşkabat’tır. Bağımsızlık sonrası sürekli tarafsızlık stratejisi ile siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamış bir ülkedir. Türkmenistan’ın 2014 nüfusu yaklaşık 5.2 milyondur. Nüfusun % 85’i Türkmen, % 5’i Özbek, % 4’ü Rus ve kalanı diğer milletlerden oluşur. Bu nüfusun da yaklaşık % 90’ı Müslüman’dır.

Türkmenistan ekonomisi önemli ölçüde doğalgaz ve pamuğa dayanmaktadır. Zengin doğalgaz kaynaklarını Rusya ve İran üzerinden pazarlamada sorunlar yaşamaktadır. Çin’e ulaşan doğalgaz boru hattı Türkmenistan ekonomisi açısından son derece önemlidir.