PEYZAJ ÇEVRE VE TARIM - Ünite 6: Süs Bitkileri Üretim ve Bakım Teknikleri Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 6: Süs Bitkileri Üretim ve Bakım Teknikleri

Giriş

İnsanlar özellikle gıda ihtiyaçları için bitkilerden yararlanmış ve daha çok faydalanabilmek için çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalar, bitkilerden daha fazla verim alma, kurak-soğuk iklimlere dayanıklılık vb. durumları aşmak için yapılmıştır.

Hem hava kirliliğinin engellenmesi hem de insanların boş vakitlerini geçirebileceği; yeşil alanların varlığı çok önemlidir.

Artan yeşil alan ihtiyacına bağlı olarak süs bitkilerinin kullanımı dolayısıyla üretimi de artmıştır.

Bitkilerde Üretim Teknikleri

Bitkilerde üretim iki yolla yapılır;

  • Generatif üretim
  • Vejetatif üretim

Generatif üretimde ana bitkinin tohumları çimlendirilerek yeni bireyler oluşturulur. Vejetatif üretimde ise bitkinin vücut organları (kök, gövde, yaprak, yumru vs.) kullanılır.

Generatif Üretim Teknikleri: Kısa zamanda çok sayıda bitki elde edilebilen bu üretim tekniği aynı zamanda çok ekonomik bir yöntemdir. Generatif üretim tohum ile üretim ve spor ile üretim olmak üzere iki tiptir.

Tohum ile Üretim: Bir bitkideki generatif organları çiçek, meyve ve tohum oluşturur. Çiçekte bulunan eşey organlarının mayoz bölünme geçirmesi sonucu oluşturulan yumurta ve polenler birleşerek tohumu oluştururlar. Tohumun yapısında embriyo, besi doku ve tohum kabuğu vardır.

Tohumla üretim çiçek oluşturan tüm bitkiler için geçerlidir. Tohumla üretimde başarılı olabilmek için tohum seçiminin iyi yapılması gerekmektedir.

Tohum dişi ve erkek bitkilerin eşey hücrelerinin birleşmesi sonucu meydana gelen üreme yapısıdır. Döllenme sonrası olgunlaşan tohum taslağı ve içerisindeki embriyodan meydana gelen yapıya tohum denir.

İçsel nedenlerle tohumda ya da bitkinin diğer organlarında gelişme görülmemesine dormansi denir.

Tohumların çimlendirildikten sonra belli bir süre düşük sıcaklık derecelerinde tutulma işlemine vernalizasyon denir.

Döllenme sonrası olgunlaşan tohum taslağı ve içerisindeki embriyodan meydana gelen yapıya tohum denir.

Spor ile Üretim: İlkel damarlı bitkilerden olan eğreltiler, atkuyrukları ve kibritotları sporla ürerler. Sporlar spor kesesi içinde bulunurlar ve spor keseleri olgunlaştığında açılarak sporları yayarlar. Döllenme özelliği olmayan üreme hücresine spor denir.

Vejetatif Üretim Teknikleri: Vejetatif üreme bitki üretiminin temelini oluşturur. Kök, gövde, yaprak, yumru gibi vücut organlarını kullanarak farklı yöntemlerle bitkilerin üretimi sağlanır. Bu üretim tekniğinde elde edilen birey anaç bitki ile birebir aynı karakteristik yapıya sahiptir. Vejetatif üretimde başarı, anaç bitkinin iyi seçimine bağlıdır. Anaç bitkilerin iyi bakılmış ve herhangi bir hastalığı olmaması gerekmektedir. Vejetatif üretim 4 şekilde yapılır;

  • Çelikle üretim
  • Aşı ile üretim
  • Daldırma yöntemi ile üretim
  • Diğer vejetatif üretimler

Tek bir bireyden eşeysiz üreme yoluyla üretilmiş, genetik yapısı birbirinin tıpatıp aynı olan canlıya klon denir.

Çelik ile Üretim: Yeni bir birey elde etmek için anaç bitkinin kök, gövde ve yaprakları gibi organlarından bir parça alınarak uygun ortamda köklendirilmesi işlemine çelikle üretim denir.

Kök Çelikleri: Kök sürgünün verebilen bitkilerde uygulanabilen bu yöntem genel olarak kökün besin maddeleri yönünden zengin olduğu kış ile ilkbahar mevsimleri arasında yapılır.

Gövde Çelikleri: En çok kullanılan çelikle üretim yöntemidir. 3 tip gövde çeliği yöntemi vardır;

  • Yumuşak (Yeşil-odun) gövde çeliği
  • Yarı odun gövde çeliği
  • Odun gövde çeliği

Yaprak Çelikleri: Alınan çelik üzerinde göz olup olmamasına göre iki şekilde yapılır.

  • Gözlü yaprak çelikleri
  • Gözsüz yaprak çelikleri

Üretilmek istenilen bitkiden alınan ve üzerinde uyur gözler bulunan kısma kalem veya göz denir.

Aşı ile Üretim: Aşı ile üretim, üretilmesi istenilen bir bitkiden alınan bir parçanın, kökünden faydalanılmak istenilen bitki ile kaynaştırılarak tek bir bitki haline getirilmesi tekniğidir. Aşıda amaç iyi karaktere sahip bir ağacın, iyileşmesi istenilen ağaca aşılanarak istenilen özelliklere sahip bir ağaç haline gelmesidir. İstenilen özelliklere sahip olmayan bir ağaca aşı yapılarak hem kısa sürede gelişen bir birey elde edilecek hem de istenilen özelliklere sahip bir birey olacaktır.

Bir aşının tutması için anaç ve kalemin akrabalık ilişkileri önemlidir. Anaç seçilirken dikkat edilmesi gereken durumların başında anacın kuvvetli ve genç olmasıdır. Anacın tohumdan üretilmiş olması da tercih edilen bir durumdur. Aşı yapma zamanı da çok önemlidir. Genel olarak ilkbaharda yapılır.

Damarlı bitkilerde iletim demetleri arasında yer alan ve ikincil büyümeyi sağlayan bölünür dokuya kambiyum denir.

Aşı ile üretim 2 şekilde yapılır;

  • Kalem aşısı
  • Göz aşısı

Kalem Aşısı: Odunlaşmış ve 1 yaşında olan sürgünlerden üzerinde birkaç göz bulunan kalem, yeni kesilmiş anaçla kambiyumları denk gelecek şekilde aşılanır.

Kalem aşısı farklı yollarla yapılabilir;

Yarma Aşı: Genel olarak bitkilerin tepe kısmına uygulanan bu aşıda anaç bitki yaşlı ve kuvvetli olmalıdır.

Çeşit değiştirmeleri için bu yöntem düzgün ve uygun odun dokusuna sahip türlere uygulanabilir.

Bindirme Aşı: Bu aşıda kalem ile anacın çapları aynı olmalıdır. Anaç ile kalem birbirine tam uyumlu olacak şekilde eğimli olarak kesilir. Eğimli yerler birbirine tam yapışacak şekilde yerleştirilerek aşı bandı ile sarılıp macunlanır.

Dilcikli Aşı: Küçük anaçların aşılanmasında kullanılan bu yöntemde yine anaç ile kalem çaplarının aynı olması gerekmektedir.

Yanaştırma Aşı: İki ayrı bitkinin köklerini muhafaza edecek şekilde gövdeleri yapıştırmak suretiyle yapılan aşıdır.

Kabuk Aşısı: Kolay bir yöntemdir. Çok kalın dallara yapılabilir. Anaç baharda faaliyete başladıktan sonra kabuğa boyuna çizik atılır.

Kakma Aşı: Bu aşı yönteminde anacın tepesi düzgün bir şekilde kesilerek kenarından “V” şeklinde bir çentik açılır. Üzerinde birkaç göz olan kalem yine aynı şekilde anaçtaki çentiğe uyacak şekilde hazırlanır.

Göz Aşısı: Üzerinde göz ya da tomurcuk bulunan kabuk parçası kalem olarak kullanılır. Bu yöntemle değerli türlerin üretilmesi çok ekonomiktir. Göz aşısının birçok faydalı yanları vardır. Çok ince anaçlara uygulanabildiğinden zaman kazandırır. Göz aşıları yapıldığı mevsime göre sınıflandırılırlar.

  • Erken sürgün göz aşısı
  • Durgun göz aşısı

İlkbahar ve yaz başlangıcında yapılan göz aşılarına erken sürgün göz aşısı denir.

Yaz sonu ve sonbahar başında yapılan göz aşılarına ise durgun göz aşısı denir.

Yapılış şekillerine göre göz aşıları 3 tiptedir;

  • “T” göz aşısı
  • Yama göz aşısı
  • Yongalı göz aşı

“T” Göz Aşısı: Özellikle meyve fidanı üretiminde kullanılır. Hem erken hem de durgun göz aşısı şeklinde uygulanabilir. Anaç bitkinin kabuğu T şeklinde kesilir.

Yama Göz Aşısı: Genellikle kalın kabuğa sahip türlerde yapılan bu aşı durgun göz aşısı tekniğiyle yapılır.

Yongalı Göz Aşısı: Anaç bitkinin kabuğunun kolay ayrılmadığı zamanlarda yani erken ilkbaharda gözler uyurken veya yaz sonu-sonbahar başında yapılır. Genel olarak bağcılıkta kullanılan bu aşı tipi asmalarda yaşlı dalları çevirmek için kullanılır.

Daldırma Yöntemi ile Üretim: Küçük çaplı üretim ve çelikle üretiminde zorlanılan bitkiler için kullanılan yöntemdir. Anaç bitkinin üzerinde sürgün bulunan herhangi bir dalının toprağa daldırılması ve köklendirilmeye çalışılması üzerine bulunmuş bir yöntemdir.

Daldırma yöntemi ile üretim farklı şekillerde  gerçekleştirilir,

  • Adi daldırma yöntemi
  • Tepe daldırma yöntemi
  • Hava daldırma yöntemi
  • Uç daldırma yöntemi
  • Hendek daldırma yöntemi

Adi Daldırma Yöntemi: Daldırma işlemi yapılacak dallar o yılın sürgünü olmalı ve anacın kolay bükülebilen, esnek alt dallarından alınmalıdır.

Tepe Daldırma Yöntemi: Bu yöntem adi daldırma yapılamadığı durumlarda uygulanır. Anaç bitki dinlenme dönemindeyken, tepeleri toprak yüzeyinin üzerinden kesilir.

Hava Daldırma Yöntemi: Anaç bitkinin dal ucundan 20-30 cm altından bilezik şeklinde kabuk alınır ya da yarılır veya çizik atılır. Daha sonra bu bölge harç ile kaplanarak sarılır ve nemli kalması sağlanır. Süreç sonunda köklenme meydana gelir.

Uç Daldırma Yöntemi: Sürgünün ucundaki 10 cm’lik kısım toprağa daldırılır ve uç kısmının dışarıda kalacak şekilde toprakla örtülmesiyle yapılır. Kısa sürede köklenme meydana gelir.

Hendek Daldırma Yöntemi: Anaç bitkideki dallarda budama yapıldıktan sonra dallar veya tüm anaç gözlerin altları çizilerek toprakta açılan bir hendeğe yatırılır ve üzeri 10 cm toprakla örtülür.

Diğer Vejetatif Üretimler: Özelleşmiş vegetatif organlardan soğanlar ve soğanımsı gövdeler gibi doğal olarak ayrılabilen kısımlardan yararlanan çoğaltma işlemine ayırma, bitkinin rizomlar, gövde ve kök yumrularında olduğu gibi, kesilerek parçalara ayrıldığı durumlardaki çoğaltmaya ise bölme adı verilir.

Soğanlıların Üretimi: Soğan tek çenekli bitkilerde görülen, etli ve depo görevi gören toprak altı gövdesidir. Tek çenekliler genellikle toprak üstü bölgesi tek yıllık olan bitkilerdir. Toprak altı gövdeleri genel olarak çok yıllık olurlar.

Rizomlu ve Yumruluların Üretimi: Rizom toprak altında, çoğunlukla yatay olarak gelişen ve üzerinde pulsu yapraklar ve kökler taşıyan gövdelerdir. Rizom, alt yüzeyinden kök verir, toprağın üst kısmına doğru yaprak ve çiçek sürgünlerini uzatır. Rizomların bölme işlemi, büyüme mevsiminin başında veya sonunda yapılmalıdır.

Yumru ise depo besin maddelerinin toplanmasıyla şişmiş olan toprak altı gövdesidir.

Süs Bitkilerinin Bakım Teknikleri

Bitkilerin ihtiyaçları her mevsim iklime göre değişmektedir. Dolayısıyla bakım çalışmaları da buna göre yapılmalıdır. Yeşil alanlarda çok çeşitli süs bitkileri kullanılmakta ve her farklı bitki türünün de istekleri farklı olmaktadır. Genel olarak bitkilerin bakımı için gerekli işlemler aşağıdaki gibidir;

  • Sulama
  • Çapalama ve yabani ot temizliği
  • Gübreleme
  • Solan veya kuruyan kısımların alınması
  • Budama
  • İlaçlama

Sulama: Bitkiler temel ihtiyacı olan suyu yağmur ve kar sularından tedarik ederler. Su topraktaki gerekli nemi sağlamakla birlikte bitkilerin ihtiyacı olan maddelerin topraktan alımını da sağlamaktadır. Su bitkilerin içerisinde taşıyıcı görevdedir. Bitkilerin normal gelişimleri için ihtiyaç duydukları suyun doğal yağışlarla karşılanamayan kısmının değişik yöntemlerle bitkiye verilmesine sulama denir.

Bitkiler özellikle ilkbahar sonundan yaz sonuna kadar maksimum suya ihtiyaç duyarlar.

Çapalama ve Yabani Ot Temizliği: Çapalama sonucu toprağın havalandırılması yetiştirilen bitkilere fayda sağlamaktadır ve bu sayede yabani otların mekanik olarak temizlenmesi de kolay olmaktadır. Çapalama yaparken yetiştirilen bitkilerin köklerinin zarar görmemesine dikkat edilmelidir. Yabani ot mücadelesinde herbisit ilaçların kullanılması da mümkündür.

Gübreleme: Süs bitkileri dikildikleri ortamlarda temel ihtiyaçları olan maddeleri alamayabilirler. İlk olarak yapılması gereken şey toprak analizidir. Bu analizler sayesinde toprakta eksik olan maddeler tespit edilebilir. Ancak toprak analizi yaptırmak her zaman mümkün olmamaktadır. Bu yüzden bitkinin gösterdiği belirtilere göre gübreleme yapılabilir.

Bitki besin elementlerini içeren gübreler organik ve inorganik olmak üzere iki grupta yer almaktadır.

Organik gübreler: Ahır gübresi, yeşil gübre, kompost, kan ve kemik unu gibi bazı organik kökenli artıklardır.

İnorganik gübreler: Besin elementlerini tek veya kombine olarak yüksek dozlarda içerirler ve bitkinin ihtiyaç duyduğu elementin eksikliğinin giderilmesinde kullanılırlar.

Bitkilerin gübrelenmesinde temel bitki besin maddeleri içeren Azot-Fosfat ve Potasyum kompoze gübreler ve ihtiyaç duyulması durumunda ise mikro elementleri içeren (Kalsiyum, Kükürt, Magnezyum vb.) gübreler kullanılır.

Gübreleme iki şekilde yapılır;

  • Gübre direkt toprağa verilerek yapılır. Toprak gübre verilmeden bir gün önce nemlendirilmeli, daha sonra gübre serpilerek, bol sulama yapılmalıdır.
  • Gübre belirli oranlarda suda eritilerek verilir. Sulama suyu olarak çiçek ve yapraklara gelmeyecek şekilde verilir.

Solan veya Kuruyan Kısımların Alınması: Dikilen bitkiler arasında belirli bir süre sonra sararma ve solmalar oluşur. Bu tip çiçekler ve organlar kesilerek uzaklaştırılmalıdır. Bu işlem çiçekler tohuma yatmadan önce yapılırsa çiçeklenmeyi teşvik edici olur.

Budama: Budamada odunsu bitkilerde kuru dalların temizlenmesinin yanında gelişmeyi güçlendirip hızlandırmak, istenilen formu vermek, çiçeklenmenin, meyvelerin miktarını ve kalitesini arttırmak için yapılır. Bazı durumlarda belirli bir şekil vermek için yetiştirilen çit bitkileri de şekil vermek için budanır.

Budama amaçlarına göre sınıflandırıldığında;

  • Bakım budamaları; bitkinin sağlıklı bir gelişim göstermesi amacıyla yapılan budamalardır
  • Şekillendirme budamaları; bireyin iyi bir görünüm kazanması yani peyzaj değerini artırmaya yönelik şekil veya form budamalarıdır. Burada estetiklik ön plandadır.
  • Çiçek ve meyve verimine ve kalitesini artırmaya yönelik budamalar şeklinde sınıflandırılır.

Budama; odunlu bitkilerde herhangi bir bitki organının kesilerek bitkiden uzaklaştırılması işlemidir.

İlaçlama: Bitkiler tüm canlılar gibi hastalanırlar. Hastalık nedenleri çok değişkenlik gösterir. Bitki hastalığına bakteriler, mantarlar, virüsler ve böcekler veya çevreye bağlı yahut çevreye bağlı olmayan uygunsuz durumlar sebep olabilir. Bazen bu hastalık besin noksanlığı ya da fazlalığından ortaya çıkarken bazen de sulama, tohum gibi faktörlerin etkisiyle kendini gösterir.

Bitkilerde hastalıkla mücadeleden önce bitkiyi korumak daha mantıklıdır. Bitkilerin bulunduğu iklim ve coğrafik şartlara ve türlerine göre daha önceden gelen bilgi birikiminden faydalanarak tedbirler almak daha makul olacaktır. Bu tedbirlerin başında sürekli aynı toprağı kullanmamak gelir. Toprak zaman içinde besin elementlerini kaybedecek dolayısıyla yeni yetişecek bitkiler hastalanacaktır. Toprağın gübrelenmesi ve yabancı ot temizliği önemlidir. Budama artıklarının uzaklaştırılması, seralarda sıcaklık arttırılıp azaltılarak alınabilecek önlemler, gölgelendirme veya ışıklandırma gibi şartlar değiştirilerek bitkilerin sağlıklı olması sağlanabilir. Bunların yanı sıra biyolojik mücadele de yapılabilir.

Bitkilerde hastalık ve zararlılarla mücadelede aşağıdaki yöntemler kullanılır.

  • Mekanik mücadele; hastalık veya zararlının bulunduğu bitki organı kesilir ve uzaklaştırılır. Bu yöntem sayesinde yeni oluşacak enfeksiyonlar azaltılmış veya önlenmiş olur.
  • Biyolojik mücadele; uzun bir süreç alan bu yöntemde bitkilere sorun oluşturan böcek, bakteri, mantar vb. canlıların düşmanı olarak bilinen başka canlıların kullanılması ve sorun olan hastalık-zararlı etmenlerinin ortadan kaldırılması ya da kontrol altına alınması işlemidir.
  • Kimyasal mücadele; bitkilerde zararlı popülasyonun çok yükseldiği, zararın hızla arttığı ve diğer yöntemlerle önlenemediği durumlarda başvurulan ve kimyasal ilaç kullanılarak yapılan mücadele yöntemidir. Kullanılacak ilacın cinsi, dozu ve uygulama zamanı iyi seçilmelidir.

Bitkilerin hastalanmamalarını sağlamak, hastalandıktan sonra tedavi etmeye çalışmaktan kolaydır.