PSİKO-SOSYAL REHABİLİTASYON - Ünite 5: Yaşlılıkta Motivasyon Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 5: Yaşlılıkta Motivasyon

Giriş

Motivasyon, kişiyi bir davranışı sergilemeye, olumlu veya olumsuz yönde hareketi devam ettirmeye iten mekanizmadır. Ruhsal durum, fizyolojik değişiklikler, ilaçların etkileri, beslenme durumu gibi iç etkenlerden ve aile, sosyal destek, çevreden gelen uyarılar, ekonomik durum, iş ortamı, yaşlılığa ilişkin çeşitli inanışlar, toplumun kişiden beklediği rol gibi dış etkenlerden etkilenir.

Yaşlılarda Motivasyon

Yaşlılık ve yaşamın sonu ile ilgili toplumdaki olumsuz düşünceler, ailedeki statüsünün değişmiş¸ olması, zihinsel, ruhsal, sosyal ve ekonomik yönden kayıplar yaşlının motivasyonunu azaltır.

Yaşlılarda Motivasyonu Etkileyen Faktörler

Araştırmalara göre;

  • Yaşlanma ile ilgili düşünceler,
  • Ölüm hakkında düşünceler,
  • Hayata genel bakış,
  • Aile statüsü,
  • Hedef ve idealler,
  • Sosyal durum faktörlerinin yaşlılarda motivasyonu etkilediği görülmüştür.

Yaşlılarda Motivasyonu Etkileyen Bilişsel Faktörler

Motivasyon esas itibari ile ihtiyaç ve beklentilerin farkında olmayı, amaçları belirlemeyi, verilen geri bildirimleri değerlendirmeyi ve davranışları planlayarak yönetmeyi içerir. Bireyin kişisel özellikleri, yaşam kalitesini belirleyen sosyo-ekonomik şartlar, eğitim seviyesi, geçirilen hastalıklar ve genel psikolojik durumu, bireyin anatomik yapısı vb. faktörler, bireyin yaşlılıktaki bilişsel becerilerini etkilemektedir.

  • Beynin yapısı: Yaşlanma ile beyin yapısında ve fizyolojisinde bazı değişiklikler olmakta, beynin hacmi küçülmekte ve ağırlığı azalmakta, 80 yaşından sonra beyin ağırlığının %17 oranında azaldığı görülmektedir.
  • Zekâ: Yapılan araştırmalar sonucunda bireyin bilgi ve deneyim birikimini yansıtan sözel işlemlerde yaşla birlikte düşüş¸ gözlenmemiştir. Ancak kişinin bilgiyi işleyip çabucak cevap ve karar vermesi gereken durumlarda yaş ilerledikçe sorunlar gözlenmiştir.
  • Öğrenme ve bellek : Yaşlı kişilerde; bellek azalması, kusurlu ve eksik hatırlama ile bellek sapması gibi bellek değişiklikleri görülür. Yaş ilerledikçe, yeni öğrenilen bilgileri uzun süreli bellekten geri getirme, hatırlama güçleşir.

Motivasyonu Etkileyen Psikolojik Faktörler: Yaşın kronolojik olarak ilerlemesi ile birlikte kendini kabul, benlik saygısı, kendini algılama biçimi, duygusal destek, ruhsal değişimler ve baş etme becerilerinde değişimler görülür.

  • Kendini kabul ve Benlik saygısı: Bireyin kendini olumlu olumsuz özellikleri ile bir bütün olarak kabul etmesi, kendine saygı duymasıdır. Fiziksel ve zihinsel yeteneklerdeki kayıplar yaşlı bireyin kendini kabulünün ve benlik saygısının düşmesini kolaylaştırır, bağımlılık ve yetersizlik duygusuna neden olur.
  • Kendini algılama biçimi: Bireyin kendini nasıl algıladığı, yaptığı faaliyetlere ya da rollere bağlıdır.
  • Duygusal Destek: Duygusal destek, cesaretlendirme, kişisel samimiyet ve sevgi ifadelerini içerir. Ayrıca, empati kurma, şefkat, rahatlama, güven de duygusal destek sağlar. Bu duygular da öz güven ve sorunlarla baş etmede yüksek bir motivasyon sağlar ve birey stresli olayların sonuçları ile duygusal yönden baş edebilecek duruma gelir.
  • Ruhsal değişimler: fiziksel ve ruhsal gerilemeye bağlı olarak yaşama gücü ve isteğinin giderek azaldığı gözlenmektedir.
  • Baş etme becerileri: Yaşamının önceki dönemlerine göre daha bağımlı ve edilgen olan yaşlı, sorunlar karşısında pasif davranır ve başkalarının bulduğu çözümlere uymak zorunda kalır. Bu durum da yaşlının motivasyonunu düşürür.

Motivasyonu Etkileyen Sosyal Faktörler: Yaşlılık döneminin toplum tarafından nasıl algılandığı motivasyon açısından çok önemlidir.

  • Yaşlılık döneminin toplum tarafından nasıl algılandığı: Kentleşme ve sosyal hareketlilik gibi faktörler ailelerin küçülmesine, parçalanmasına yol açmıştır. Teknolojik değişmeler, yaşlıların yaşam deneyimine ya da bilgeliğine az değer verilmesine neden olmuştur. Bunların sonucunda yaşlının statü ve güç kaybı yaşadığı belirtilmektedir. Yaşlı, deneyimlerinden yararlanılan kişi olarak görülüp değerlendirildiğinde, yaşlılara o toplumda daha fazla değer verilir ve yaşlının yaşama aktif olarak katılması için çaba harcanır.
  • Sosyal uyum: Sosyal uyum sorunu denildiğinde; yaşlı bireyin yasamdan geri çekilmesi, yaşamdan zevk almaması, yaşama aktif olarak katılmaması, kısacası yaşamdan doyum sağlayamaması anlaşılır.
  • Rol değişimi: Rol değişimi, sosyal yaşantıda kişinin üzerine aldığı sorumluluk ve görevleri başka bir kimse ile değiş¸ tokuş¸ etmesidir.
  • Rol kaybı: Rol kaybı, kişilerin önceden yürüttükleri görev ve sorumlulukları bırakmak zorunda kalmalarıdır. Özellikle yetişkin kimliği için temel roller arasında yer alan meslek ve evlilik statüsü- nün kaybolması yıkıcı nitelikte görülmektedir. Özellikle emeklilikle birlikte rol kaybına uğrayan bireyler, bu kayıplarını yaşama aktif olarak katılıp yeni kazanımlar elde etmek yerine, kendisini işe ‘yaramaz’ ve ‘yaşlı’ hissederek yaşamla olan bağını en aza indirip, yaşamdan geri çekilerek sosyal çevreleriyle ilişkilerini koparabilirler.
  • Yaşlılık alt kültürü: Bir toplumda yaşlıların giderek aralarında daha çok etkileşimde bulunmaları ve gençlerle daha az iletişim kurmaları sonucunda yaşlılık alt kültürü gelişir. Yaşlılık, fiziksel, psikolojik ve toplumsal açıdan dünyadan derece derece geri çekilme süreci olarak görülmektedir.

Yaşlıların Motivasyonunu Arttırma Yolları

Yaşlıların motivasyonlarını arttırmak için en iyi yollardan biri yaşlının sosyal yaşama katılımının sağlanarak, yaşlının kendisini daha yeterli, üretken ve değerli hissetmesini sağlamaktır.

Motivasyonu Arttırmada Yaşlının Sosyal Yaşamda Aktif Olmasının Rolü : Yaşlının yaşam içinde motivasyonunu yükseltmek için sosyal yaşam ve kişiler arası ilişkiler, son derece destekleyicidir. İçinde bulunduğu çevredeki diğer bireylerle ilişkisi onun motivasyonunu arttırır, düşünmesi, hissetmesi ve eylemde bulunması açısından katkılar sağlar. Yaşlının aktif olarak yaşama katılma seçeneğini öne çıkararak, yaşlının, yaşlılık alt kültürünün zorladığı yaşamdan çekilme tuzağına düşmemesi sağlanmalıdır.

Birçok çalışma, zayıf sosyal bağlantıya ve az sosyal ilişkiye sahip olan bireylerin hastalık ve ölüm oranlarının yüksek olduğunu ve sosyal ilişkilerin bireylerin yaşam kalitesi ve psikolojik sağlık yönünden büyük önem taşıdığını göstermiştir.

Boş zaman aktiviteleri; Kişinin işten veya günlük yaşam aktivitelerinden bağımsız olarak kendini iyi hissetmek ve zevk almak için meşgul olduğu aktivitelerdir (Verghese, LeValley, Derby ve ark., 2004). Yaratıcı aktiviteler toplumsal ve bireysel açıdan ekonomik değeri içeren, cinsiyet rolü ile ilişkili olarak seçilen, ücretli iş, ücretsiz iş, başkaları için yapılan ücretsiz yardımlar gibi aktivitelerdir. Boş zaman aktiviteleri sayesinde, bireysel kaynaklar sosyal bir paylaşım aracına dönüşebilir. Sosyal katılım açısından boş zamanlar 3 şekilde değerlendirilir:

  1. Uzmanlık gerektiren aktiviteler; tek başına veya yardımsız olarak kendi kendine gerçekleştirilen aktivitelerdir.
  2. Kendini geliştirme aktiviteleri; yalnız başına gerçekleştirilen, fakat gerçekleştirme amacına ulaşırken dışarıdan bir kişinin desteklediği ve hayatında değişiklik yapma şansı verilen aktivitelerdir.
  3. Sosyal aktiviteler; kapasiteleri güçlendirmek, sosyal bağlantılarını sürdürmek ve diğer kişilerle pozitif iletişim kurulabilmek için meşgul olunan aktivitelerdir (Silverstein ve Parker 2002).

Modern ve Geleneksel Toplumlarda Yaşlının Yaşama Katılımının Desteklenmesi: Modern ve endüstrileşmiş¸ toplumlarda, yaşlıların sahip oldukları beceriler, teknolojik gelişmeler sonucu modası geçmiş¸ olarak nitelendirilmektedir. Geleneksel toplumda yaşlının topluma ve yakın çevresine sunabileceği bilgiler, deneyimler ve toplum belleği, toplumsal değişim dengesini koruyarak, yaşlının statüsünün ve değerinin devamını sağlar. Teknolojinin hızla geliştiği sanayi toplumlarında yaşlıların daha önceden sahip oldukları bilgi, beceri ve deneyimlerin işe yaramaması, modasının geçmesi yaşlı bireyin konumunu zayıflatmakta, statü ve değerini de düşürmektedir. Bu nedenle yaşlıların yaşama katılması için özel düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

Motivasyonu Arttırmada Yaşam Doyumunun Rolü: Yaşam doyumu, bir insanın beklentileriyle (ne istediği), elinde olanların (ne elde ettiği) karşılaştırılmasıyla elde edilen durum ya da sonuçtur. Yaşam doyumuna ilişkin başka bir kavramda başarılı yaşlanmadır . Başarılı yaşlanma, yalnızca sağlık yönünden değil psikolojik ve sosyal yönden de tam bir iyilik halinin varlığını işaret eden bir kavramdır. Yaşam uzunluğu, biyolojik ve zihinsel sağlık, bilişsel ve sosyal yeterlilik, üretkenlik, kişisel kontrol ve yaşamdan zevk alma, başarılı yaşlanmanın ortak olarak kabul edilen temel göstergeleridir. Bu bağlamda başarılı yaşlanma, bireyin kendini yaşlılığa hazırlama sürecinde; sosyal çevresini ve ilişkilerini canlı tutmak, sağlık sorunlarını en aza indirmek için koruyucu önlemler almak, bellek ve fiziksel işlevlerini geliştirici çabalar içinde olmak ve yaşama pozitif bakmasını becerebilmek anlamına gelmektedir.

Yaşlılığın kabullenişiy le kendine yönelen yaşlılar, hem daha yüksek yaşam doyumu ve mutluluk duymakta, hem de daha gerçekçi değerlendirmeler yapabilmektedirler.

Motivasyonu Arttırmada Evlilik Doyumu ve Sosyal Ağların Rolü: Yaşlıların sahip oldukları sosyal ağın büyüklüğü ve algıladıkları sosyal desteğin niteliği yaşlılık dönemine uyumlarında etkili olmaktadır. Yaşlılık döneminde eşlerin birbirine gerekli ilgiyi ve özeni göstermesi, bakımlarını sağlaması, duygusal, ekonomik ve sosyal ilişkilerini samimiyetle sürdürmesi, yaşlılık dönemini daha mutlu geçirmelerine ve motivasyonlarının artmasına yol açar. Uyumlu bir evliliğe bağlı olarak gelişen evlilik mutluluğu ve evlilik doyumu, insan yaşamında önemli bir rol oynamakta ve evli bireylerin psikolojik sağlığını yakından etkilemektedir.

Motivasyonu Arttırmada Sosyal Hizmetlerin Rolü: Sağlıklı ve aktif yaşlanma kavramının ön plana çıktığı günümüzde yaşlı refahını artırıcı sosyal hizmet uygulamalarının da artırılması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Çağdaş sosyal hizmet yaklaşımında, birey, aile ve toplumun birbiriyle olan karşılıklı bağımlılık ilişkisi, daha kapsamlı ve çok boyutlu disiplinler arası yaklaşım gerektirmiştir. Sosyal hizmet müdahalesi, yaşlanma sürecinin sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlama amacı taşımaktadır.

Motivasyonu Arttırmada Bakım Elemanının Rolü: Bakım verenin aşağıdaki önerileri yerine getirmesi, yaşlının motivasyonunu olumlu yönde etkileyecektir:

  1. Yaşlı bireyin tüm sorunları belirlenmeli buna bağlı öncelikler ve hedefler saptanmalıdır.
  2. Yaşlının varlığının önemi ortaya konmalı ve bu hissettirilmelidir.
  3. Açık, sade ve anlaşılır bir dille iletişim kurulmalıdır.
  4. Yaşlılık süreci hakkında doğru bilgilendirilmelidir.
  5. Yaşlı bireye sorunları hakkında bilgi verirken onu endişelendirmeden, gerekli açıklamalar yapılmalıdır.
  6. Yaşlı birey, problem çözmede motive edilmeli ve cesaretlendirilmelidir.
  7. Yaşlı bireyin potansiyellerini keşfetmesine destek verilmeli ve becerileri artırılmalıdır.
  8. Yaşlı bireyin çevresiyle ve ailesiyle ilişkileri artırılmalıdır.
  9. Yaşlı bireyin değişen durumlara uyum sağlamasına yardımcı olunmalıdır.
  10. Yaşlı birey için ev, hastane veya sosyal hizmet mekânında sağlıklı, sevdiği, ihtiyaç duyduğu, eşyalarla donatılmış bir yer düzenlenmelidir. Kendisine refakat eden kişi, bilgili ve yardımsever, yaşlının benimsediği, sevdiği biri olmalıdır. Hastanın yaşını, hastalıkla ilgili özelliklerini, eğitim durumunu, beslenme alışkanlıklarını, dinî inançlarını, sosyal ilişkilerini bilmenin psikolojik destek için kolaylık sağladığı unutulmamalıdır.
  11. Bakım veren, iyi bir dinleyici olmalı, dinlerken yaşlıyı yargılamamalıdır.
  12. Yaşlı birey demans ve bilinç bulanıklığından dolayı, uzun süre yalnız bırakılmamalı, bulmaca çözmesi veya kültür durumuna göre benzeri uğraşlar yapması sağlanmalıdır.
  13. Yaşlı bireyin analitik düşünce gücünün geliştirilmesi için, ondan okuduğu bir kitabı yorumlaması istenebilir.
  14. Hem fizyolojik hem de psikolojik yönden, durumuna uygun spor veya hafif egzersizler yararlı olacağından yaşlı birey için bir egzersiz programının düzenlenmesi sağlanmalıdır.
  15. Özellikle depresyon durumlarında yaşlının dramatik yayın, film ve haberlerden uzak durmaları sağlanmalıdır.
  16. Yaş grubuna ve uğraşılarına uygun dernek veya kulüplere üye olması konusunda yaşlı bireye önerilerde bulunulmalıdır.

Motivasyonu Arttırmada Toplumsal Kuruluşların Rolü: Yaşlılara hizmet veren kişi, kurum ve kuruluşlar, yaşlı bireyleri pasif durumlarından daha aktif konuma getirmek için yaşlarına uygun sportif faaliyetler, grup çalışmaları düzenleyebilirler.

Motivasyonu Arttırmada Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Rolü: Yaşlılar için rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri daha yaygın hale getirilebilirse, daha fazla yaşlının kendisiyle ve dış dünya ile barışık yaşaması sağlanacaktır. Yaşlı bireye geçmişi düşünme ve analiz etme fırsatı verilmeli ve iyi bir dinleyici olunmalıdır.

Yaşlıların eşleri ile yaşadıkları sorunlarda da aile danışmanlığından yararlanılması, psikolojik destek alınması yararlı olacaktır. Aileye hizmet verirken sistemler arasındaki ilişkiler incelenmelidir. Böylece değişim sağlayıcı, gerçekçi çözümler de bulunabilir.

Sonuç

Yaşlılık dönemi motivasyonun öneminin arttığı bir dönemdir. Motivasyonu bilişsel, psikolojik ve sosyal faktörler etkiler. Motivasyonu arttırmak için ayrıca sosyal yaşama aktif olarak katılımı sağlamak, yaşam doyumunu arttırmak, başarılı yaşlanma konusunda yaşlıları bilinçlendirmek gerekir.