SOSYAL HİZMET UYGULAMALARI - Ünite 6: Adalet Alanında Sosyal Hizmet Uygulamaları Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 6: Adalet Alanında Sosyal Hizmet Uygulamaları

Giriş

Çocuk suçluluğu çok sistemli bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Bu bakış açısının altında yatan kuramsal temel ekolojik sistem perspektifi ve bu perspektifi temel alan güçlendirme yaklaşımıdır. Sosyal hizmetlerin adalet alanına uygulanması çocuk suçluluğu ve Ceza adalet sisteminde sosyal hizmet uygulamaları özellikle ceza infaz kurumlarında tutuklu/hükümlülerin psikososyal ihtiyaçlarını ve dolayısıyla ulusal ve uluslararası düzeydeki haklarını da gözeterek çalışmayı içerir. Bu bölümde bu iki ana konu değerlendirilecektir.

Çocuk Adalet Sisteminde Sosyal Hizmet Uygulamaları

Ekolojik perspektif, bireyin yaşadığı sorunların sistemlerin fonksiyonel olmayan etkileşimiyle açıklamaktadır. Sosyal hizmet ve diğer disiplinlerden ortaya çıkmıştır. Ekolojik sistem perspektifi üzerine yapılanan güçlendirme yaklaşımı ise bireylerin ve çevrenin güçleri kabul etmektedir.

Çocukların güçlendirilmesinde üç önemli boyut bulunmaktadır.

  1. Çocuğun ailesinden ve bulunduğu çevreden koparılmaması.
  2. Çocuğun yaşına ve kapasitesine uygun olarak kararlara katılmasıdır.
  3. Toplumda çocuğa geniş bir yelpazede kaynaklar, fırsatlar sunabilecek politika ve uygulamanın olmasıdır.

Özellikle ergenlerle yapılan çalışmalarda güçlendirme sürecinin temel iki hedefi vardır.

  1. İçsel kontrolü kolaylaştırmak ve dışarının yani çevrenin sorumluluğunu fark etmesini sağlamaktır.
  2. Ergenlere ebeveynlerinin yaşadıkları problemlerin veya seçimlerinin onların kendi sorun ve seçimleri olarak algılamamalarını sağlamaktır.

Gençlerle çalışmaya başlamadan önce meslek elemanı gencin kültürü, alt kültürü ve özellikle güçsüzlüğün nasıl deneyim edildiğinin farkında olmalıdır. Birçok toplumda kuşaklar arasındaki haksızlık ve yabancılaşma gençlerin kendi alt kültürlerini geliştirmelerine neden olmaktadır.

Sosyal İnceleme Raporları / Sosyal Araştırma Raporları: Çocuğun yaşama, korunma, gelişim ve katılım haklarına işaret eden Çocuk Hakları Sözleşmesi tüm çocuklar için sosyal adaleti sağlamayı hedeflemektedir. Suça yönelen çocuklar açısından Sözleşme’nin, bu hedefi gerçekleşmesinde çocuk adalet sisteminin kurum ve kuruluşlarının yanında, bu sistemin belkemiğini oluşturan sosyal inceleme raporları ve denetim raporlarının rolünü vurgulamak gerekir.

Çocukların suça yönelme nedenleri üç sistem ve düzeyde tartışılır.

  • Mikro düzeyde
  • Mezzo düzeyde
  • Makro düzeyde

Böyle bir tartışma, sistemlerin birbiriyle ilişkisini ve karşılıklı olarak birbirini etkilediğini görmede yardımcıdır.

Mikro Sistemler: Ergenlik dönemi çocukların ailelerinden kopmaya başladığı ve yeni sosyal çevreler edindikleri bir dönemdir. Kimliğini oluşturma çabası, çocukların başka sosyal çevrelere yönelmesi açısından önemlidir.

Mezzo Sistemler: Bu sistemler akran grubu, okul, işyeri ve boş zamanları değerlendirme olanakları olarak görülmektedir. Akran grubunun olumsuz etkileri, yoksul öğrencilerin meslek yaşamına atılmaları ve boş zamanı değerlendirme alışkanlıkları bu çerçevede ele alınır.

Makro Sistemler : Ülkenin toplumsal ve kültürel yapısı, sosyal adaletin nasıl sağlanabildiği, göç, medya, araştırmalar makro sistemler arasında düşünülebilir.

Tüm sistemler sosyal inceleme raporlarında (SİR) yer almalıdır. Gerek SİR’ler gerekse denetim raporlarında çocuğu, içinde bulunduğu çevreyi ve koşulları anlamak ve değerlendirebilmek için yukarıda sözü edilen ve çocuğun suça yönelmesinde etkili tüm sistemlere ilişkin bilginin var olması gerekmektedir. Bu sistemler, çocuğun suça yönelmesi yanında, çocuğun tekrar toplumla bütünleşmesi ve güçlendirilmesinde kendilerinden yararlanılması gerekli toplumsal güçlerdir.

Suça Yönelen Çocukla Çalışma : Bu bölümde adalet sisteminde çocuklarla çalışmanın temel özellikleri sıralanmaktadır.

Diyalog Aşaması: Çocukla demokratik bir ilişki kurmayı hedefleyen partnerlik oluşturma, çocuğun içinde yaşadığı sistemlerde onun özgürleşmesini sağlayacak yolları belirlemedir. Bu karşılıklı alış veriş içinde, uygulayıcılar müracaatçı sistemleriyle ilişkilerini devam eden, işbirliğine dayalı bir ortaklık olarak tanımlar. Uygulayıcı ve müracaatçılar aşağıdaki noktalara dikkat etmelidirler.

  1. Kabul, saygı, güven üzerinde ortaklık kurmak.
  2. Rollerini tanımlamak.
  3. Müracaatçıların deneyimlerini tartışmak.
  4. Birlikte çalışacakları hedefin belirlemek.
  5. Müracaatçının motivasyonunu harekete geçirmek.
  6. Kriz için işbirliğinde bulunmalıdır.

Suça yönelen çocuğun güçlendirilmesini hedefleyen bir mesleki ilişkide diyalog aşamasında yer alan alt aşamalar; çocukla demokratik bir ilişki kurmayı hedefleyen partnerlik oluşturma, çocuğun içinde yaşadığı sistemlerde ne tür meydan okumaları olduğunu birlikte tanımlama ve çocukla birlikte onun özgürleşmesini sağlayacak yolları belirlemedir.

Partnerlik Oluşturma : Partnerlik oluşturma; işbirliği kurmak, profesyonel ortaklığın nitelikleri, güçlendirici ilişkiyi yapılandırmak gibi bileşenlerden oluşur. Güçlendirici bir ilişki oluşturmak, hak ve sorumlulukların farkında olunmasını gerektirmektedir. Çocukla eşit ilişki kurmak, hakları ve ayrıcalıkları garanti altına almayı hedefler. Çocuklar;

  • Onur ve saygıya dayalı,
  • Gizlilik ilkesi,
  • Değişim sürecine katılım hakkı,
  • Kültürel duyarlılığı olan bir ilişki hakkı,
  • Eşit paylaşımı için mücadele etme hakkı,
  • Bilgi toplama ve analiz etmeye katılım hakkı,
  • Kendine özgü hedeflerini oluşturma hakkı,
  • Meslek elemanının istediği şeye direnç gösterme hakkı,
  • Alternatif müdahale biçimleri arasından seçim yapma olanağı
  • Değerlendirme sürecinde işbirliği yapma hakkı.

Meydan Okumaların İfade Edilmesi : Meydan okumaların ifade edilmesi; geleceğe yönelme, çocuğun içinde yaşadığı sistemler arasındaki etkileşimleri fark etme ve çocuğun yaşamında olumlu olan durumları tanımlama gibi bileşenlerden oluşur. Bu bileşenlerden Geleceğe Yönelme , geleceğe yönelme, meslek elemanının geçmişte çocuğun yaptığı yanlışlar üzerinde durmasına engel olmayı ifade ederken Sistemler Arasındaki Etkileşimleri Belirleme çocuğun gereksinimlerinin ne olduğu ve içinde bulunduğu çevrenin ona sunmaya hazır olduğu kaynaklar arasındaki boşluklar tespit edilerek; çocuğun kendi yetersizliklerinin değil çevrenin onun ihtiyaçlarına uygun bir biçimde hazırlanmadığının fark edilmesini içerir.

İzlenecek Yolu Belirleme: Yönün somut anlamı, çözümleri yapılandırmada hangi kaynakların ve güçlerin yararlı olacağını belirlemekle ilgilidir.

Keşif Aşaması : Keşif aşaması, müracaatçılar ve çocuklar içinde bulunulan durumu değerlendirmeye çözümler için gerekli kaynakları sistematik bir biçimde araştırmaya devam etmektedir. Bu Meslek elemanları ve çocuklar.

  • Çocukların güçlü yanlarını araştırırlar,
  • Çocuğun kaynak olanaklarını araştırırlar,
  • Başka kaynaklardan bilgiler toplarlar,
  • Ulaşılabilir kaynak sistemlerini analiz ederler,
  • Beklenen sonuçla ilgili amaçları belirler ve hedefleri somutlaştırırlar,
  • Bir eylem planı hazırlarlar ve
  • Değişme için anlaşma konusunda görüşürler.

Keşif aşamasının alt aşamaları güçleri tanımlama, kaynak kapasitelerini analiz etme ve çözümleri yapılandırmadır.

Güçleri Tanımlama : Çocukların güçlerinin, değişimin köşe taşlarını oluşturduğunu kabul etmektedir. Çocuklar, problemlerle ilgili çalışırken her şeyin karmaşık olduğunu düşünebilirler. Çocukla birlikte keşfedilmeye çalışılan bu güçler, çocuğun bireysel olarak kendisinde, ailesinde, gruplarda, örgütlerde ve topluluklarda var olan güçlerdir. Güçlü özellikleri keşfetmede çocuğun bilişsel, duygusal, fiziksel ve kültürel özellikleri odaklanılacak noktalardır. Ailenin güçleri ise, aile içinde pozitif iletişim, birlikte zaman geçirme, stres ve krizlerle baş etme yeteneği gibi özelliklerine bakılarak değerlendirilir. Güçleri keşfetmede bir başka yol “çözüm odaklı diyalog ’dur. Bu yöntemde olasılıkları ortaya çıkaracak bir atmosfer yaratmak, olmayanları araştırmak, hedeflere ulaşmak için çocuğun bilgilerine başvurma söz konusudur

Kaynak Kapasitelerini Analiz Etme : Bu süreçte meslek elemanları ve çocuklar, kişisel, kişiler arası, aileyle ilgili, grupla ilgili, örgütler ve topluluklarla ilgili kaynakları katılımcı bir biçimde değerlendirirler. Bu kapsamda sosyal özgeçmiş, genogram, biyografi, ekolojik harita gibi teknikler kullanılmaktadır.

Çözümleri Yapılandırma : Bu süreçte meslek elemanları ve çocuklar bir eylem planı geliştirirler. Eylem planları, çocukların amaç ve hedeflerine ulaşmak için belirlenen somut stratejiler kadar neye ulaşmayı beklediklerinin açık olarak ifadelerini içermektedir.

Gelişim Aşaması: Gelişim aşamasında uygulayıcılar ve çocuklar kişiler arası ve kurumsal kaynakları harekete geçirme; diğer sistemlerle uzlaşma sağlama ve kaynak geliştirme yoluyla olanakları geliştirme için müdahalede bulunurlar. Bu bağlamda meslek elemanları çocukla birlikte;

  • Eylem planını uygular
  • Müracaatçı sistemlerindeki güç deneyimini artırır.
  • Amaçlara ulaşmak için gerekli olan kaynakları tanımlarlar.
  • Planı gerçekleştirebilmek için kişiler ve örgütler arasında uzlaşma yaratırlar.
  • Kaynaklar yaratarak olanaklar ve seçenekleri zenginleştirirler.
  • Devam eden süreci ve sonuçları değerlendirirler (Evaluation).
  • Erişilenleri ve kazanımları tanımlar ve ortaya koyarlar
  • Mesleki ilişkiyi bitirirler.

Kaynakları Harekete Geçirme : Bu süreçte, uygulayıcı ve çocuk eylem planı üzerinde fikir birliğine varmak için işbirliği yapar. Çocuklar, gerekli kişiler arası ve kurumsal kaynaklarla bağlantılar kurarlar.

İttifak Yaratma : ittifak, çocuğa duygusal destek sağlar ve değişme çabaları için güç temelini sağlar. Meslek elemanları da bu ittifaktan, meslektaşlarıyla, danışmanlarıyla ve profesyonel örgütlerle işbirliği yapmak yoluyla yararlanırlar.

Olanakları Genişletme : Meslek elemanları bu süreçte, çocuklarla birlikte sosyal kaynakları genişletir ve yeni kaynak olanakları geliştirirler.

Başarıyı Kabul Etmek : Başarıyı kabul etme süreci, amaçlara erişmeyi ölçmek ve hizmetin etkililiğini değerlendirmek için çok sayıda yönteme ışık tutmaktadır.

Kazanımları Bütünleştirme: Bir mesleki çalışmayla ilgili olarak başarının ölçümü, müracaatçıların profesyonel ilişkiyle başlayan ilerlemeyi bağımsız olarak devam ettirip ettiremediği ile ilgili olabilir. Çocuğun suç davranışını problem olarak tanımlayıp onun üzerinde durmanın çocuğu güçsüzleştireceği üzerinde özellikle durulmaktadır.

Ceza Adalet Sisteminde Sosyal Hizmet Uygulamaları

Türkiye’de sosyal çalışmacılar özellikle emniyet müdürlüklerine bağlı çocuk şube müdürlükleri ile birlikte çalışmaktadırlar. Burada çalışan sosyal çalışmacılar bu şube ile diğer sosyal hizmet kuruluşları arasında köprü görevi görmektedir. Ceza infaz kurumlarında çalışan sosyal çalışmacıların tutuklu/hükümlünün kuruma girişinden itibaren ilk görüşmeyi yapmak, ön değerlendirme yapmak, tedavi planı hazırlamak, tahliye planı hazırlama görevleri bulunmaktadır. Sosyal çalışmacılar tutuklu ve hükümlülerle çalışırken şu özelliklerden faydalanırlar.

  • Bireyi sosyal çevresi ile birlikte anlamaya çalışmalıdır.
  • Bireyin gereksinimlerine göre tıp doktoru, avukat, psikolog gibi farklı meslek elemanları ile birlikte çalışmaları koordine etmelidirler.
  • Tutuklu/hükümlülerin yeniden toplumla bütünleşmelerini hedefleyerek toplum kaynaklarını etkili kullanabilmelidirler.

Sosyal çalışmacılar tutuklu ve hükümlülerle örneğin öfke kontrolünü öğrenme konusunda grup çalışmaları yapmalıdırlar. Sosyal çalışmacıların ceza infaz kurumlarında tutuklu/hükümlülerin haklarına ilişkin bilinç geliştirerek savunuculuğunu yapmak önemli rollerinden biridir. Ceza infaz kurumlarında çalışan sosyal çalışmacıların bireylerle sağlıklı olmayan davranışlarını değiştirme konusunda çalışmalar yapmaları ön plana çıkmaktadır. Tutuklu/hükümlülerin yeni problem çözme becerileri öğrenmelerine yardımcı olmaları gerekir.