SOSYAL HİZMET UYGULAMALARI - Ünite 1: Sosyal Hizmet Uygulamasında Kuram Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 1: Sosyal Hizmet Uygulamasında Kuram

Modern refah hukuk devleti geliştikçe ve değiştikçe, sosyal çalışma, etkinlikleri giderek çeşitlenen zengin ve karmaşık bir meslek haline gelmiştir. Yapılan işler ne kadar farklı olursa olsun sosyal çalışmacının özünü üç ana unsur oluşturur.

  • Formel mesleki eğitim almış,
  • Kamu-özel sektör veya STK bünyesinde toplumsal olarak yetkilenmiş,
  • Bireylerin ve grupların gelişimini tamamlayarak kendilerini haiz potansiyeli gerçekleştirmelerinde ve şiddetten, baskıdan ve ayrımcılıktan uzak, eşitlikçi, katılımcı, demokratik, insan haklarını sağlayan ve insan onuruna yaraşır biçimde yaşam kalitelerini arttırmak amacıyla çalışan meslek elemanlarıdır.

Kavramlar

Sosyal çalışma ve yardım: yardım ancak muhtaç kişinin durumunun toplumsal bir sorun olduğu ve kişinin ihtiyacının karşılanması onun bir hakkı olarak kabul edildiğinde sosyal hizmet olur.

Müracaatçı (Başvuran, Başvuru Sahibi): Sosyal hizmetlerden faydalanmak için başvuran ya da kendisiyle sosyal çalışma yapılan kişi, grup ya da topluluktur (Barker, 1987: 26).

Müracaatçı sistemi: müracaatçı ve onun sorununu ya da sorununun çözümünü etkileyen ve bunlardan etkilenene aktörlerden oluşur.

Müdahale ve sosyal çalışma müdahalesi: müracaatçının sorunuyla ilgilenen sosyal çalışmacının sorunu çözmek için harekete geçmesi ve bir şeyler yapmasıdır. Sosyal çalışmacı ve müracaatçı arasındaki müracaatçı açısından olumlu sonuçlar doğuran duruma da sosyal çalışma müdahalesi denir.

Sosyal Çalışmanın Bilgi İle Olan İlişkisi

Sosyal çalışmada kuram ve uygulama birbirinden ayrılamaz, döngüsel bir ilişki içinde sürekli birbirlerini dolayımlarlar. Sosyal çalışmayı düşünürken ve uygularken sürekli somuttan soyuta ve soyuttan somuta geçişler yapmamız gerekir. Sosyal çalışmanın bilgisi, kuramla uygulamanın, düşünceyle yaşamın sürekli birbiriyle yoğrulmasıyla oluşturulur. Yaşam çok yönlü olduğu için sosyal çalışmanın bilgisi de çok yönlü ve değişik kaynaklardan beslenen bir bilgidir; yani eklektik bir bilgidir. Sosyal çalışmanın eklektik bilgi temelini, psikoloji, sosyoloji, ekonomi, antropoloji, felsefe, siyaset bilimi, işletme ve sosyal çalışmanın kendi ürettiği bilgiler oluşturur.

Sosyal çalışma kuramı ve felsefesi, bizatihi yapılan işin üzerine üretilen düşüncedir. Mesleki anlayış, etik değer ve ilkeleri ve sosyal çalışma yaklaşımlarını içerir. Sosyal çalışmacılar için kuramlar, uygulamada yararlandığımız eklektik bilgi temelinden gelen kuramlardır.

Sosyal Çalışma Kuramı ve Felsefesi

Sosyal çalışmanın meslek olması, sosyal çalışmanın bilgisinin ve uygulamasının, belirli bir karmaşıklığa ulaşması, sistematik, kurumsal, örgütlü ve toplumca tanınır hale gelmesiyle ortaya çıkmıştır.

Etik değerler sosyal çalışmanın özünü ve sınırlarını oluşturur. İki etik değer ve bunlara bağlı ilkeler:

  1. İnsan hakları ve insan onuru
    • Kendi kaderini belirleme hakkına saygı
    • Katılım hakkını teşvik
    • Bireyin bütünsel olarak ele alınması
    • Güçlü yanların belirlenip geliştirilmesi
  2. Sosyal adalet
    • Negatif ayrımcılığa meydan okuma
    • Farklılığa saygı
    • Kaynakların adil dağılımı
    • Dayanışma içinde çalışmak

Sosyal çalışma kuramında zaman içinde üç temel yaklaşım geliştirilmiştir.

Genel sosyal çalışma yaklaşımı : Bu yaklaşımda sosyal çalışmacı karşısına çıkan sorunu çözmeye çalışırken bireyle, grupla ya da toplulukla çalışma yöntemlerinden sadece biri üzerine yoğunlaşmalıdır. Ancak gerçek yaşamda sosyal çalışmacının her boyutta müdahale için hazırlıklı olması gerekir. Günümüzde artık daha az kullanılan bir yaklaşımdır.

Uzmanlaşma yaklaşımı: Sosyal çalışmacının, sosyal hizmetlerin sunulduğu değişik hizmet alanlarından birinde uzmanlaşmasıdır. Bir vaka üzerinde çalışırken sorunların iç içe geçmiş olması bu yaklaşımın pratikte sıkıntılı durumlar oluşturmasına sebep olmuştur.

Genelci sosyal çalışma yaklaşımı : Bugün tüm dünyada kabul gören yaklaşım genelci yaklaşımdır. Genelci yaklaşım sorunu çözmek için çeşitli müdahale düzeylerini ve uygulama alanlarını kapsayan bir sosyal hizmet sunmayı amaçlar. Bu yaklaşımın amacı her müracaatçı ve duruma, çeşitli model, kuram ve tekniklerin farklı düzeylerde kullanımına imkan sağlamak, sosyal çalışmanın eklektik bilgi birikimini karşımızdaki durum ya da müracaatçının durumunun gereksinimlerine göre harekete geçirerek söz konusu problemin çözümüne göre bir yaklaşım oluşturmaktır.

Genelci sosyal çalışma yaklaşımında 10 temel kavram vardır:

  • Eklektik bilgi temeli
  • Mesleki değerler
  • Mesleki becerilerin her düzeyde kullanımı
  • Her büyüklükteki sisteme yönelme
  • Örgütsel yapı içinde çalışma
  • Süpervizyon
  • Mesleki roller
  • Eleştirel düşünme
  • Planlı değişme sürecinin kullanımı
  • Müracaatçının güçlendirilmesine vurgu

Sosyal çalışma bir uygulama disiplini olması gereği bilgiye pragmatik olarak yaklaşır, farklı disiplinlerde geliştirilmiş ve kendisinin de sentezlediği bir çok kuramı uygulamanın gerektirdiği farklı ve koşula özel biçimlerde birleştirerek kullanır. Bu bilgi birikiminde birçok kuram vardır ve sürekli de yenileri eklenmektedir. Bu ünitede bunlardan sadece bazıları özetlenmiştir. Bunlar: Sistem kuramı, psiko-dinamik kuram, varoluşçu psikodinamik kuram, davranışçı kuram, bilişsel davranışçı kuram, güçlendirme kuramı, feminist kuram, çözüm odaklı model, kendine yardım modeli.

Sosyal Çalışma İle İlgili Kuramlar Ve Modeller

Sistem Kuramı : Biyoloji, makine ve bilgisayar mühendisliği disiplinlerinde geliştirilen ve buralardan sosyal çalışmaya aktarılmış olan sistem kuramı farklı sistemleri tanımaya ve onların birbirleriyle bağlantılarını ve birlikte işleme ilkelerini ortaya koymaya çalışır. Sosyal çalışmada sistem kuramının amacı, sosyal çalışmacının davranış ve işlevselliğini dinamik olarak etkileyen biyolojik ve sosyla sistemlere odaklanmasına yardım etmek. Sistem kuramı sosyal çalışmada Pincus ve Minehan modeli ile kullanılır. Bu modelde dört temel esas vardır.

  • Değişim ajanı sistemi
  • Müracaatçı sistemi
  • Hedef sistem
  • Eylem sistemi

Psiko-Dinamik Kuram: Psiko-dinamik kuram, Freud’un ortaya koyduğu ve psikanaliz kuramından sosyal çalışmaya aktarılmıştır. Psiko-dinamik kuram müracaatçının sorunun bireysel odaklı olduğunu varsayar. Bu kuramda sorunun analizinde ve sorun çözme stratejisinde bireye odaklanılır.

Sosyal çalışmada psiko-dinamik kuramdan yararlanan sosyal çalışmacının uyguladığı bazı müdahale tekniklerini Derezotes (2000) aşağıdaki gibi ifade etmektedir:

  • Yorumlama
  • Empatik tepki
  • Sanatsal teknikler
  • Öykü anlatımı

Varoluşçu Psiko-Dinamik Kuram : Bu kuramı kendi çevresi içinde birey odağına daha uyumlu hale getirmek için psiko-dinamik kuramla varoluşçu felsefeyi birleştirerek, varoluşçu psiko-dinamik kuramı ortaya koymuşlardır. Bu birleşimi Derezotes (2000) iletişimsel varoluşçu-psiko-dinamik paradigma, yani, psiko-dinamik model olarak adlandırır.

Sosyal çalışmada bu kuramsan yararlanan sosyal çalışmacının uyguladığı bazı müdahale teknikleri şu şekildedir.

  • Karşısına alma
  • Deneyler
  • Benlik saygısı çalışması
  • Değerlendirme

Davranışçı Kuram: Davranışsal kuramın uygulanmasında, bu kuramdan yararlanan sosyal çalışmacı öncelikle üzerinde çalışacağı davranışın ne olduğunu, amacının nasıl bir değişim olduğunu, davranışın sıklığını, süresini ya da yoğunluğunu değiştirmek ya da davranışı ortadan kaldırmak gibi operasyonel (işevuruk) olarak ifade etmelidir.

Sosyal çalışmada davranışçı kuramdan faydalanan sosyal çalışmacının uyguladığı bazı müdahale teknikleri aşağıdaki gibidir:

  • Model gösterme
  • İltifat etme

Bilişsel Davranışçı Kuram : Bilişsel davranışçı kuramda sosyal çalışma müdahalelerinin odağı müracaatçıların düşünce ve/ya davranışlarını değiştirmektir. Öyle ki, onlarda görülen istenmeyen belirtileri (semptomları) gidererek, yok ederek yerlerine istenilen davranışları koymaktır.

Sosyal çalışmada bilişsel-davranışsal kuramdan destek alan sosyal çalışmacının uyguladığı bazı müdahale tekniklerini Derezotes (2000) aşağıdaki gibi ifade etmektedir:

  • Yardımcı olmayan düşünceleri yardımcı olan düşüncelerle değiştirmek
  • Yardımcı olan davranışları yardımcı olmayan davranışlarla değiştirmek
  • Çatışma çözümü ve diğer problem çözme becerilerini geliştirmek
  • Terapötik manevralar

Güçlendirme Kuramı : Güçlendirme kuramının amacı, değerlendirme ve müdahale süreçleri boyunca sosyal çalışmacının müracaatçının güçleriyle ilgilenmesini sağlamaktır (Sheafor & Horejhi, 2002: 93).

Sosyal çalışmada güçlendirme kuramından yararlanan sosyal çalışmacının uyguladığı bazı müdahale tekniklerini Cankurtaran-Öntaş (2001: 104).) aşağıdaki gibi ifade etmektedir:

  • Kendilik etkinliğini artırmak
  • Grup bilinci geliştirmek
  • Kendini suçlamayı azaltmak
  • Değişim için kişisel sorumluluk almak

Feminist Kuram : Feminizm toplumdaki yeri itibariyle daha zayıf konumda olan kadını erkekle olabildiğince aynı hak ve eşitlik düzeyine getirme anlayışı ve bu yönde düşünme ve çalışmayı savunan düşünce ve eylem akımıdır. Sosyal adalet ve eşitliği mesleki değer edinmiş sosyal çalışmanın toplumdaki cinsler arasındaki eşitsizliği getiren ve bundan kaynaklanan uygulamaları değiştirmek için çalışması gerekmektedir. Bu çalışmaları kurgular ve uygularken de yol göstericisi feminist kuramdır.

Feminist kuramın sosyal çalışmada kullanılmasının amacı müdahale sürecinde toplumsal cinsiyet ve cinsellikle ilgili toplumsal kalıpların ve stereotiplerin etkilerinin göz önünde tutulmasıdır (Sheafor & Horejsi, 2002: 95).

Feminist kuram, her vakanın kültürel ve politik yönünü görmemizi sağlar.

Buraya kadar incelediğimiz kuramların çoğu, sorunu müracaatçının kendinde, içinde arar (İç çatışmalar, bastırılmış duygular, erken çocukluk dönemi travmaları gibi…). Feminist yaklaşım müracaatçıyı ve sorunlarını sosyal çalışmanın birey-çevre etkileşimine verdiği önem doğrultusunda incelememizi sağlar.

Çözüm Odaklı Model : Bu modelin amacı, müracaatçının süreğen sorunuyla ilgili geçerli ve etkin çözüm yöntemi olarak gördüğü eylemleri ortaya çıkarıp ilerleterek, onun işlevselliğini artırmak ve değişimi sağlamaktır (Sheafor & Horejsi, 2002: 104).

Bu model özellikle müracaatçı ve sosyal çalışmacının bir araya gelme zamanları kısıtlıysa kullanılır. Bu model gönüllü olarak gelemeyen müracaatçılarla da kullanılabilir. Bu modelin en önemli özelliği mülakat ve müracaatçıyla olan sosyal çalışma ilişkisi boyunca sorunların üzerine kafa yormaktansa doğrudan çözüme odaklanmaktır.

Sosyal çalışmada çözüm odaklı modeli kullanan sosyal çalışmacının uyguladığı bazı müdahale tekniklerini aşağıdaki gibidir (Sheafor & Horejsi’den (2002)):

  • Soruna değil çözüme odaklanmak
  • Değişimi tanımlamak
  • Bakış açısını belirginleştirmek
  • Denetim duygusunu yaratmak
  • Beyin fırtınası

Kendine Yardım Modeli : Bu modelin amacı, müracaatçının işlevselliğini, benzer sorunları olan müracaatçıların bir araya geldiği grup çalışmalarıyla artırmaktır (Sheafor & Horejsi, 2002: 113). Bu modelde benzer sorunu yaşamakta olan veya yaşamış insanlar bir araya gelerek kendi kendilerine yardım etmeye çalışırlar. Bu model bireylerin sorunlarını çözmekte benzer sorunları yaşamış diğer kişilerle görüşmenin etkili bir yol olduğu düşüncesine dayanır.

Bu yaklaşımın kullanılabilmesi için müracaatçının grup çalışmasına istekli olması gerekir.

Sosyal çalışmacının kendine yardım grupları ile ilgili rollerini Sheafor & Horejsi (2002) aşağıdaki gibi sıralamıştır:

  • Müracaatçıları var olan uygun bir gruba yönlendirebilir. Müracaatçıları var olan uygun bir gruba yönlendirebilir.
  • Gruba danışmanlık yapabilir.
  • Grubun tavsiye grubunda yer alabilir.
  • Grubun oluşumunda çalışabilir ve grubu yönetebilir.