SPORDA RİSK YÖNETİMİ - Ünite 6: Sporda Tesis ve Malzeme Boyutunda Risk Yönetimi Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 6: Sporda Tesis ve Malzeme Boyutunda Risk Yönetimi

Giriş

Gelişmiş ülkelerde sportif faaliyetlere katılım her geçen gün daha da fazla artmaktadır. Günümüzde spor, bir gereksinim haline gelmiştir. Spora katılım, sağlıklı bir yaşamı devam ettirebilmek ve kişilerin yaşam standartlarını yükseltmek için de artık hayatımızın bir parçasını oluşturmaktadır. Spor tesisleri de, spor ortamının bir öğesi durumundadır. Sporun gelişmesi, tesislerin varlığıyla mümkündür. Günümüzde uluslararası spor alanında söz sahibi olan ülkelerin spor tesisi bakımından bütün problemlerini çözümlemiş oldukları görülmektedir. Spor kendine ait yerlerde yapılmadıkça ondan bekleneni veremez. Günümüzde sporun beden ve ruh sağlığı açısından öneminin kabul edilmesi ve sporun uluslararası bir mücadele alanı olarak görülmeye başlanmasıyla spor tesislerinin önemi de artmıştır. Bu nedenle bir ülkenin sporda başarılı olabilmesi, o toplumun spor tesisleri alanında teknolojik yönden gelişmişliğine de bağlı olmaktadır. Ülkemizde hedefler, spor tesislerinin yaygınlaştırılması, benimsetilmesi, öğretilmesi şeklinde belirlenmektedir. Bunun sağlanabilmesi ancak okullarda mümkündür. Spor tesislerinin okulların beden eğitimi ve spor derslerine cevap verebilecek, her öğrencinin kendini ve yeteneklerini tanıyabileceği şekilde hazırlanması gerekir.

Sporda Tesis ve Malzeme Boyutunda Tesis Risk Yönetimi

Ülkemizde sporun gelişmesi kişilerin aktif olarak spor yapabileceği tesislerin varlığına dayanmaktadır. Spor ortamının oluşmasında spor tesislerinin önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Nüfus çoğunluğu, iklim şartları, yörenin iklim şartları gibi temel faktörler dikkate alınarak uluslararası standartlara uygun spor tesislerinin yapımına gidilmelidir.

Spor tesisleri, spor faaliyetlerinin her spor branşının kendine özgü çalışma, hazırlık antrenmanlarının, ulusal ve uluslararası müsabakaların yapılabilmesine uygun, spor faaliyetleri öncesi ve esnasında sporcu ve seyircilerin ihtiyaçlarını üniteleri bulunan alanlardır Spor tesis işletmeleri varlıklarını sürdürebilmek ve geliştirebilmek için yapılan tüm faaliyetlerde bir takım risklerle karşı karşıyadırlar. Spor tesis işletmelerinin başarısı bu risklerin üstesinden gelinmesiyle doğru orantılıdır. Eğer risk ve riskle ilgili bütün kavramlar bilinirse riske sebep olabilecek bütün ihtimaller için çözümler üretilebilir Spor ortamlarında, küçük yaşlardan başlayıp performans sporuna kadar katılımın artması ve mevcut durumun devamlılığı için sporda risk yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır.

Risk yönetimi yeni bir kavramdır, riski tanımlayıp, değerlendirmeyi ve bir kayıp ile karşılaşıldığında nasıl davranılacağını amaç edinen yönetsel bir fonksiyondur. Risk yönetimi hızlı kararlar ve faaliyetlerle sürekli olarak risklerin belirlendiği, hangi risklerin öncelikle çözümlenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, risklerle başa çıkmak için stratejiler ve planların geliştirilerek uygulandığı bir bir yönetim disiplinidir. Risk yönetiminin yararları arasında; sporcu performansını arttırmak, gelişimini ve sürekliliğini sağlamak, spor yaralanmalarında azalma sağlamak, spor salonu ve tesisi için güvenli ortam oluşturmak, sporcular için daha iyi bir antrenman ortamı ve şartları oluşturmak sayılabilir . Spor kulübünün yapısı ve takımlarının yer aldıkları faaliyet alanları bakımından dört ana risk kaynağı vardır.

Sahalar

Spor sahalarının yetersiz olması, güvenli çevrenin oluşturulamaması, aydınlatmanın az olması, takımın çalışmasını ve amaçlara ulaşmasını etkileyebilecek risk kaynağıdır.

Araç-gereç ve malzemeler:

Kullanılan araç-gereçlerin bakımının düzenli yapılmaması ve kontrol edilmemesi risk kaynağı olabilir.

Program:

program ve planların hedeflerine ulaştırılabilmesi için teknik, risklerinin belirlenmesi ve yönetilememesi riskleri beraberinde getirir.

İnsanlar:

Sporcular, antrenörler, gönüllüler, idareciler, paylaşımcılar ve taraftarları kapsar. görevlerini yerine getirirken hata yapabilir ve sorun yaratabilir.

Spor tesis işletmelerinde tesise bağlı ve araç-gerece bağlı riskler şunlardır;

Tesise Bağlı Riskler

  1. Sel, yangın, rüzgar, kasırga, yıldırım
  2. Isıtma / Soğutma / Havalandırma
  3. Uygun olmayan tesis planı
  4. Uygun olmayan zemin
  5. Kısıtlı park alanı
  6. Güvenlik birimlerine uzaklık
  7. Açık bırakılmış elektirik teller
  8. Kötü aydınlatma
  9. Stabil olmayan zemin
  10. Yetersiz sağlık önlemi
  11. Mevzuata uymama
  12. Kalite standartlarına uymama

Araç - Gerece Bağlı Riskler

  1. Uygun olmayan ve yetersiz bakım ve servis
  2. Yetersiz uyarılar
  3. Uygun olmayan malzeme planı
  4. Üyelerin uygun olmayan malzeme seçimi
  5. Kullanım sırasında malzeme denetiminin yapılmaması
  6. Uygun olmayan donanım

Sporda Uygun Malzeme Seçimi ve Önemine Yönelik Risk Yönetimi

Sportif Faaliyetlere Katılımda Giyim, Riskler ve Önerileri

Giyim ve uygun malzeme kullanım gerekliliği sürekli olarak eğitmenler, antrenörler tarafından vurgulanmalıdır.Etkinliklere katılırken uygun giyim, hava koşulları göz önünde bulundurularak belirlenmelidir.Gereğinden fazla giyinme, aşırı terlemeye neden olacağından tercih edilmemelidir.Kıyafet değiştirme, hijyen alışkanlığı açısından önemlidir.Aktivitelerden sonra giyilen kıyafetler düzenli olarak yıkanmalı ve her aktivite için temiz çorap giyilmelidir.Yapılan sportif etkinliğe bağlı olarak kullanılan ekipmanlar bu sınıfta değerlendirilmekte olup uygunsuz ve uyumsuz sportif malzeme kullanımı spor yaralanmalarının oluşmasında önemli rol oynayabilir.Etkinliklere katılımda branşa uygun giyim hem yaralanma ve sakatlanma riskini en aza indirecek hem de yapılan etkinliğe uygun şekilde katılımı sağlayacaktır.Örnek olarak halı sahalarda kullanılan ayakkabının özelliği ile basketbol branşında kullanılan ayakkabının özelliği farklı olmalıdır.Spor ayakkabısı seçerken, ayak ve ayakkabı ile spor yapılan zemin arasındaki ilişki göz önüne alınmalıdır.Ayakkabı içinde parmakların hareket olanağı olmalıdır.Ayakkabının ön kısmında parmaklar birbirine baskı yapmayacak şekilde rahat olmalıdır.

Ayakkabının topuk özelliği,ön ayak kısmının esnekliği,orta taban kalınlığı ve taban şekli gibi özelliklerine göre çeşitli tipte koşu ayakkabıları bulunmaktadır. Ayakkabının sert ya da dar taban gibi olumsuz özeliklere sahip olması birtakım alt ekstremite yaralanmalarına zemin hazırlamaktadır.

Sportif Faaliyetlere Katılımda Koruyucu Malzeme Seçiminin Önemi, Riskler ve Önerileri

Sporcuların yaralanmalarını en aza indirmek amacıyla koruyucu malzeme kullanmaları gerekmektedir. Özellikle futbolcuların tekmelik takmaları, amerikan futbolu sporcularının yedi parça koruma adı verilen tüm vücut bölgelerine uygun koruma kullanmaları, squash branşında gözlük kullanımı, voleybolcuların ve hentbolcuların dizlik, halter sporunu yapanların kemer takmaları spor yaralanmalarını azaltmada önemli malzemelerdir.Spor dallarına göre dizlikler, dirseklikler, dişlikler, göz koruyucular, tozluklar, bileklikler, baldır koruyucu, uyluk koruyucu, başlıklar kullanılmaktadır. uygun olmayan koruyucu kullanmak, koruyucu kullanılması gereken ortamlarda onları kullanmamak, beraberinde hem performansı düşürücü, hem de yaralanmaları davet edici bir riski getirir.

Koruyucu malzeme kullanımı bazı spor branşlarında hayati önem taşımaktadır. Özellikle dağcılık sporunda ölüm nedenlerinin başında eksik malzeme kullanımı gelmektedir. Otomobil sporları, buz hokeyi, bisiklet, korumalı futbol vb. kafa koruyucu kask kullanımını gerektiren branşlarda ise sporcuyu travmalardan koruyan malzemeler zorunlu olarak kullanılması gerekmektedir.

*Not:Kitabın 11 ve 112 sayfalarında spor yaparkan kullanılan koruma malzemelerini görebilirsiniz.

Sportif Faaliyetlere Katılımda Kullanılan Araç ve Gereçlerin Riskleri ve Önerileri

Sporla uğraşanların sayılarının artması, antrenmanların sıklaşıp yoğunlaşmasıyla birlikte, alt yapı tesislerinin yetersiz ve az olması, gerekli araç gereçlerin bulunmayışı, sporun kısmen bilinçsizce uygulanışı spor sakatlıklarının artmasına neden olmaktadır. Sportif etkinliklerde kullanılan araç gereçlerin kaliteli ,sağlam ve yaralanma riski oluşturabilecek tehlikeli maddelerden yapılmamış olması önemlidir.Aynı zamanda dış ortamda kullanılan malzemelerin iklim şartlarına uygun ve dayanıklı olması gerekmektedir.Sportif etkinliğin yapıldığı alanlarda araçgereçlerin sabitlenmemesi sakatlanma riskini arttırmaktadır. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre 1979-1994 yılları arasında kale direğinin üzerlerine düşmesi sonucu 21 kişi hayatını kaybetmiş, 1989-1993 yılları arasında kale direğinin üzerlerine düşmesi sonucu 120 kişi yaralanmıştır Spor alanlarında güvenlik kuralları, aletlerin yanlarına asılmalı ve bunun herkesin görebileceği yerde olması sağlanmalıdır.

Bireylerin açık ve kapalı alanlarda kullandıkları; merdivenler, tırmanma halatları, denge direkleri, denge aleti, basketbol potaları, voleybol filesi, salıncak, barfiks, kaydırak, minderler, hentbol kaleleri ve halat gibi aletlerin sağlam olması ve kullanmadan önce kontrolü gerekir. Etkinliğin yapıldığı alan çevresindeki duvarların, koruyucu ve yumuşak malzemeyle kaplanması gereklidir. Ayrıca kullanılan bu malzemelerin, periyodik zamanlarda bakımı uzman kişilerce yapılmalıdır.Yaralanmaların önemli bir kısmı, bireylerin kullandıkları araç - gereçlerden düşmeleri ve yere çarpmalarından kaynaklanır. Çocukların yere düştüklerinde ciddi bir yaralanma yaşamaması için yüksekliği 1.5 m.’den fazla olan araç ve gereçlerden uzak tutmak, kullanılan araç gereçlerin, çocuğun yere düşmesini engelleyici nitelikte hazırlanması gerekmektedir.

Sporda Oyun Alanına İlişkin Riskler ve Önerileri

Sportif alanların zemini, verimli kullanılabilecek yapıya sahip olmalıdır.Etkinlik alanında bireylerin güvenliğini tehlikeye sokabilecek araç gereç veya engelleyici nesne bulunmamalıdır. Günümüzde sporun sürekli olarak gelişimine paralel olarak spor tesislerine duyulan ihtiyaçta her geçen gün artmaktadır.

Spor tesisinde ilgili risk faktörleri şöyle sıralanabilir ;

  • Doğal afetlere karşı önlem almamak,
  • Kapalı alanlarda ısıtma veya soğutma problemlerinin olması,
  • Seyirci ile oyuncu arasındaki emniyet mesafesinin olmaması
  • Antrenman ya da müsabaka sahasının yetersiz olması,
  • Sahanın ya da salonun aydınlatmasının yetersiz olması,
  • Tesisin temizliğine dikkat edilmemesi,
  • Oyun sahasının zemininin düzgünlüğünü yitirmiş olması,
  • Oyun sahasının zemininin ıslak veya donmuş olması,
  • Oyun sahasında zeminde yabancı madde bulunması,
  • Oyun alanında veya tesiste güvenliğin sağlanmaması,
  • Tesis denetiminin tam olarak yapılmaması

Saha ölçülerinin, zeminin, ışıklandırmanın doğru olması, hem spor aktivitesinin verimini artırır hem de spor yaralanması oranını azaltır.Spor yapılan alanların hijyenik koşullarda olması enfeksiyon, bulaşıcı hastalık riskini azaltmak bakımından önem taşımaktadır.Sportif etkinliğin yapılacağı zemin ve diğer yüzeyler, düzenli aralıklarla güvenlik açısından kontrol edilmelidir. Bireyler için tehlike yaratabilecek yerler varsa onarımlar hemen yapılmalı ve etkinliğe uygun hale getirilmelidir. Etkinliğin yapıldığı yer çevresindeki duvarların koruyucu ve yumuşak malzemeyle kaplanması gereklidir. Etkinlik alanındaki pencereler, çocukların yetişemeyeceği ve tehlike teşkil etmeyecek şekilde planlanmalıdır.Etkinlik alanının çevresi, sağlığı tehdit etmeyecek şekilde olmalı, çöpler, cam kırıkları, tahta parçaları ve taş gibi maddelerden temizlenmelidir.

Resmi Gazetede yer alan Özel Beden Eğitimi ve Spor Tesisleri Yönetmeliği gereğince, spor tesislerinin nitelikleri Madde 9’da şu şekilde yer almaktadır;

  • Bayan ve erkek sporcuların birlikte çalışacağı tesislerde en az iki soyunma odası bulunması, spor yapanlara yetecek kadar soyunma dolabı veya askılık bulunması, odaların aydınlatma ve havalandırma sisteminin bulunması,
  • En az bir dinlenme salonu bulunması, dinlenme salonunun zeminiin kaplanması, salonun ısısının, aydınlatılmasının ve havalandırılmasının yeterli seviyede olması,
  • Bayan ve erkek sporcuların birlikte spor yaptığı tesislerde, en az iki duş ve iki tuvaletin soyunma odalarının içinde bulunması,
  • Tesiste duşların ve sıcak suyunun bulunması,
  • Tesiste çalışmanın yapıldığı yerin 18 derecenin altına düşmemesi,
  • Açık tesislerde zemin; öngörülen malzemelerle kaplanmış olması,
  • Tesiste yangın söndürme ve benzeri aletlerin hazır bulundurulması,
  • Çalışma sırasında fiziki darbeleri önleyici tedbirleri sağlamak için çalışma alanında tehlike arz eden keskin, kenarların sivri uçlarının darbeyi hafifletici yumuşak malzemelerle kaplanmış olması,
  • Çalışma esnasında her spor dalıyla ilgili, çalışma gurubunda bulunan sporcu sayısına yeterli olmak üzere spor malzemesi ve yardımcı aletlerin bulundurulması,
  • Tesisin bütün ünitelerinin genel sağlığa aykırı şartları taşımaması,
  • Engellilere ve sporcuların can güvenliğine yönelik tedbirlerin alınması zorunludur.

Salon dışı branşlarda göz önünde bulundurulması gereken diğer bir unsur hava şartları olmalıdır. Spor yapan bireyler açısından risk oluşturabilecek doğal çevre koşullarından iklim değişikliği ve ısı farklılıkları performansı olumsuz etkileyebileceği gibi sakatlanmalara yol açabilmektedir.

Bazı bölgelerde havanın, ısının veya yüksek rutubetin gözlenmesi çalışma sırasında hareketlerin değiştirilmesini gerektirebilir. Hareket eğitimi çalışmaları, hava koşulları uygun olmadığı zamanlarda da uygulanmalıdır. Soğuk, sıcak, nem, rüzgar, hava kirliliği gibi çevresel koşullar, hareket eğitimi derslerinde sağlığı etkileyici olabilir. Aşırı sıcakta, sıcak çarpmaları, soğuk ve nemli ortamlarda donma gibi sağlık sorunları oluşabilir

Yüzme Havuzlarına İlişkin Riskler ve Öneriler

Yüzme tüm vücut kaslarının kullanıldığı spor branşlarındandır. Su direncine karşı yapılan bir spor olması nedeniyle kas kuvvetine ve genel dirence önemli katkılarda bulunmaktadır.

Yüzme sporu, çok küçük yaşlarda başlanabilen ve çok ileri yaşlara kadar sürdürülebilen, sağlıklı zamanlarda yapılabildiği gibi sakatlanmaların iyileşmesinde de katkısı olabilen, tedavi amaçlı kullanılabilen ve aynı zamanda engelli bireylerinde kolaylıkla yapabileceği temel bir spordur. Yüzme havuzlarındaki risk faktörlerini çevre, eğitim-cankurtarma ve su hijyeniği olarak üç ana başlık altında sınıflandırabiliriz.

Tesis Faktörlerine İlişkin Riskler ve Önerileri

Yüzme havuzlarında kullanılan tüm malzemeler insan ve çevre açısından sağlığa zararlı olmamalıdır. Havuz iç mekan çevresinde, özellikle yer döşemelerinin kaymaya yol açmayan özellikte olması ve olası düşmelere ve çarpma riskine karşı kaplamaların dik köşe ve çıkmalarının olmaması gerekir.

Havuz içinde veya soyunma odalarında kaygan, ıslak zeminlerde mutlaka uyarı levhaları yerleştirilmelidir.Havuz kapanma saatinden sonra genel temizlik yapılmalıdır.Yüzme havuzu ve fiziki alanlar yeteri kadar aydınlatılmalı ve havalandırılmalıdır. Kapalı yüzme havuzu, soyunma ve giyinme yerleri yaz ve kış aylarında da ısıtılmalıdır.Duşlar, tuvaletler ve soyunmagiyinme yerleri, kadın ve erkek için ayrı düzenlenir.Tuvaletler, soyunma ve duş yerlerine yakın konumda, en az yirmi kişiye bir tuvalet düşecek şekilde düzenlenmelidir. Seyirci yerleri, seyircilerin havuz kısmına girmelerini engelleyecek şekilde düzenlenir.Yüzme havuzu çevresindeki yürüme alanı, duş yeri ve çevresinin zemini düzgün ve kaymaya yol açmayan malzemeden yapılmasına özen gösterilmelidir. Yüzme havuzu kazalara neden olmayacak ve kenarında güvenli yürümek için yeterli alan bulunacak şekilde planlanmalıdır.

Tesis içerisinde kurallar ile acil durum planı kişileri uyarmak amacı ile hazırlanan uyarı panoları kolayca görülebilecek ve okunabilecek uygun yerlerde bulundurulmalıdır.

Eğitim ve Cankurtarma faktörlerine İlişkin riskler ve Önerileri

Yüzme sporu tedavi amaçlı kullanılabilen bir branş olmasına rağmen, yanlış teknik ve yanlış yapılan hareketler boyun ve üst ekstremite sakatlanmalarına yol açabilmektedir. Uzun süre ara verilip yeniden başlanan çalışmalarda antrenmanların ayarlanamaması ile bu spora özgün yaralanmalar oluşabilir.

Eğitmenler, çocuklara eğitim verirlerken grup sayısı on kişinin üzerine çıkmamalıdır. Bu sayı hem eğitmenin çocukları takibi için, hem de eğitimin etkili olabilmesi için önemlidir. Çocuklara verilen eğitimlerde mümkünse bir eğitmen su içerisinde bir eğitmen su dışında havuz kenarında olmalıdır.

Bireyler havuza ilk giriş aşamasında kesinlikle balıklama atlama yapılmadan girmelidirler. Su kazalarının suya balıklama atlamadan kaynaklanan, 1.5 metelik derin olmayan ortamlarda olduğunu belirtmiştir. Suya alışma aşamasında ilk olarak ayakların suya girmesi en uygun havuza giriş şekli olacaktır.

Yüzme havuzlarına girmeden en az iki saat önce yemek yenilmelidir. Dolu bir mide ile yüzmek kişiye kalp krizine kadar varabilecek riskleri de beraberinde getirmektedir. Aç karnına yüzülebilir. Fakat kan şeker düzeyinin ve tansiyonun düşmemesi için mutlaka az miktarda gıda alınmalıdır. Etkinlik sırasında kısa aralıklarla sıvı alınımı unutulmamalıdır. Yapılan bir araştırmada Dünya genelinde her yıl 140 bin kişinin suda boğularak öldüğü belirtilmiştir. Yüzme havuzu sorumlusu, kimya veya sağlık eğitimi almış, en az lise mezunu bir kişi ve sertifikalı bir cankurtaran istihdam etmek zorundadır. Cankurtaranlar havuzlarda güvenliği sağlayan, boğulma vakalarına anında müdahale edebilen, harici kalp masajı ve yapay solunum uygulayan, ilk yardım uygulamalarını federasyonun eğitim standartları ve programları çerçevesinde yapabilen yetkili ve sorumlu kişilerdir.Cankurtaran herhangi bir boğulma olayı durumunda, olayın şekline göre kullanabileceği araç ve gereçleri havuz içerinde bulundurulmalıdır. Bunlar; bayraklar, taşıma süngerleri, kurtarma ipi, can simidi, cankurtaran sopası, düdük, kurtarma kemeri, megafon, can yeleği şekinde sıralanabilir.

Not : Kitabın 120-121-122. sayfalarında Havuz suyunun barındırması gereken değerleri inceleyebilirsiniz.

Su Hijyeniği Faktörlerine İlişkin Riskler ve Önerileri

Yüzme havuzları enfeksiyon kapmaya, alerjik rahatsızlıklara ve bulaşıcı hastalıklara yakalanma gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. Suyla bulaşan hastalıkları engellemede en etkili yöntem klorlamadır.Kitaptaki tablolarda yüzme havuz suyu içerisindeki kullanılması gereken klor aralığı belirtilmiştir. Klorun az olması dezenfektan özelliğinin kaybolmasına, klorun fazla olması ise özellikle akciğerler ve göz olmak üzere diğer organlarımıza zarar vermektedir. Yüzücüler havuza girişten itibaren hijyen kurallarını dikkate almalı ve uygulamalıdır. Yüzme havuzunda mutlaka ayak havuzu bulundurulmalıdır. Kullanıcılar ayaklarını ayak havuzuna sokarak havuz iç mekanına giriş yapmalıdır. Isınma yapıldıktan sonra duş alınıp o şekilde havuza girilmelidir. Havuzda yapılacak çalışmalarda mutlaka bone kullanılmalıdır. Bununla birlikte göz yuvalarını rahatsız etmeyen yumuşak plastikten yapılmış gözlükler kullanılmalıdır. Kullanıcıların temiz mayolarla yüzme havuzuna girmeleri sağlanır. Havuz çalışması bittikten sonra mutlaka bol su ile duş alınması gerekir. Vücuttan klor ve pH’ın i gerekmektedir. Duş aldıktan sonra ıslak mayo ile çok fazla kalınmamalı hemen değiştirilmelidir.Yüzme havuzu suyu yılda enaz bir defa boşaltılarak genel temizlik yapılmalıdırYüzme havuzu suyuna ait en son analiz sonuçları kullanıcıların görebileceği bir panoda yazıyla veya elektronik olarak ilan edilmesi gerekmektedir.