TOPLU İŞ HUKUKU - Bölüm 2: Kuruluşların Kurulması, Organları ve Yönetimi Özeti :

PAYLAŞ:

Bölüm 2: Kuruluşların Kurulması, Organları ve Yönetimi

Sendikaların Kuruluşuna Hâkim Olan İlkeler

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaların kuruluşunda aşağıdaki ilkeler kabul edilmiştir:

  • İşkoluna göre sendikalaşma ilkesi,
  • Serbest kuruluş ilkesi,
  • Sendika çokluğu ilkesi.

İşkoluna Göre Sendikalaşma İlkesi

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre, “Sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunur” (m.3/1). 6356 sayılı Kanun ile işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesine kamu işverenleri açısından istisna getirilmiştir. Gerçekten, kamu işveren sendikalarının, aynı işkolundaki işverenler tarafından kurulması ve aynı işkolunda faaliyette bulunması koşulu aranmaz (m.3/2). Özel sektör işverenleri ise işyerinin girdiği işkolunda bir sendika kurucusu olabilirler ve bu sendika ancak kendi işkolunda faaliyet gösterebilir.

Serbest Kuruluş İlkesi

Kuruluşlar, kurucularının kuruluşun merkezinin bulunacağı ilin valiliğine dilekçelerine ekli olarak kuruluş tüzüğünü vermeleriyle tüzel kişilik kazanırlar.

Kuruluşların tüzel kişilik kazanabilmesi, valiliğin bir ön inceleme yapmasına veya izin vermesine bağlı değildir.

Sendika Çokluğu İlkesi

Bir işkolunda birden fazla sendika kurulabilir. Sendika çokluğu ilkesi, işçilerin veya işverenlerin kendi işkollarında kurulu bulunan işçi veya işveren sendikalarından birini seçmeleri ve üye olmalarını sağlaması açısından, olumlu sendika özgürlüğünün bir sonucudur. İşçi veya işverenler, kendi işkollarında kurulu bulunan sendikalardan birisine üye olmak istememeleri halinde yeni bir sendika da kurabilirler.

Kurucu Olabilme Koşulları

Sendika Kurucuları İçin

İşçi sendikası kurucuları için işçi, işveren sendikası kurucuları için işveren niteliğine sahip olma ön koşuldur.

Gerçekten 6356 sayılı Kanunun 2. maddesi (ğ) bendinde sendika, işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin biraraya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmıştır.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu işçi ve işveren kavramlarını tanımlamamış ve 4857 sayılı Kanununun yaptığı tanımın geçerli olduğunu hüküm altına almıştır (m.2/3). Ayrıca İş Kanunu kapsamına girmeyen kişiler (profesyonel sporcular, uçan hava personeli gibi) de Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun kapsamında yer alır. İş sözleşmesi dışında ücret karşılığı iş görmeyi taşıma, eser, vekâlet, yayın, komisyon ve adi şirket sözleşmesine göre bağımsız olarak mesleki faaliyet olarak yürüten gerçek kişiler de Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun kuruluşlara ilişkin hükümleri (ikinci ila altıncı bölüm) bakımından işçi sayılır.

İşveren sendikası kurucusunun tüzel kişi olması halinde tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide aşağıda belirtilen koşullar aranır:

  • Ehliyet sahibi olma,
  • Belirli suçlardan hüküm giymemiş olma,
  • Fiilen çalışır olma.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda konfederasyon kuruluşunda, kurucu sendikaları temsil edecek kişilerde aranacak koşullara ilişkin bir hüküm yoktur. Ancak Kanunun sistemi gözönünde bulundurulduğu takdirde, sendika kurucuları için gerekli olan koşulların üst kuruluş olan konfederasyon kurucusu sendikanın temsilcisi olan gerçek kişiler için de geçerli olacaktır.

Kurucu Sayısı

Sendikalar en az yedi işçi veya işverenin; konfederasyonlar ise değişik işkollarından en az beş sendikanın biraraya gelmesi suretiyle kurulabilir.

Kuruluşta İzlenecek Yöntem

Tüzüğün Hazırlanması

Kuruluşların kuruluşu için öncelikle tüzüğünün hazırlanması gerekir. Tüzük, kuruluşların içyapısını, faaliyetlerini ve işleyişini düzenleyen temel hukuk kaynağıdır. Tüzük bir bakıma kuruluşun anayasası gibidir.

Tüzüğün Kuruluşun Merkezinin Bulunacağı İlin Valiliğine Verilmesi ve İlan

Kuruluşlar, kurucularının kuruluşun merkezinin bulunacağı ilin valiliğine dilekçelerine ekli olarak kuruluş tüzüğünü vermeleriyle tüzel kişilik kazanır. Sendikalar için kurucuların kurucu olabilme koşullarına sahip olduklarını ifade eden yazılı beyanları; üst kuruluşlar için ilgili kuruluşların genel kurul kararları dilekçeye eklenir.

Kuruluşların tüzüğünün yazılı olması gerekir. Kanunda aksine hüküm olmadığı için, buradaki yazılı şekil, adi (basit) yazılı şekildir.

Vali, tüzük ve kurucuların listesini onbeş gün içerisinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına gönderir. Bakanlık; kuruluşun adını, merkezini ve tüzüğünü onbeş gün içinde resmi internet sitesinde ilan eder.

Tüzüğün veya ekindeki belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının saptanması ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının sağlanmadığının anlaşılması halinde ilgili valilik kanuna aykırılık veya eksikliklerin bir ay içinde giderilmesini ister. Bu süre içinde kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmemesi halinde, Bakanlığın veya ilgili valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, gerekli gördüğü takdirde kurucuları da dinleyerek üç işgünü içinde kuruluşun faaliyetinin durdurulmasına karar verebilir. Mahkeme kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir (m.7/3). Tüzük ve belgelerin kanuna uygun hale getirilmesi üzerine mahkeme durdurma kararını kaldırır. Verilen süre sonunda tüzük ve belgelerin kanuna uygun hale getirilmemesi halinde ise mahkeme kuruluşun kapatılmasına karar verir.

Kuruluşların Organları

Kuruluşun ve şubelerinin organları şunlardır:

  • Genel kurul,
  • Yönetimkurulu,
  • Denetleme kurulu,
  • Disiplin kuruludur.

Genel Kurul

Genel kurul yüklendiği yetkiler ve sendika içi demokrasinin gerçekleşmesi için sahip olduğu önem itibariyle kuruluşların en üst karar ve denetim organıdır.

Genel Kurulun Oluşumu

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, kuruluşların genel kurullarının nasıl oluşturulacağı hususunun kuruluşun tüzüğü ile belirlenmesini ön görmüştür. 6356 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci bendine göre, kuruluşların genel kurulu, tüzüğüne göre üye veya delegelerden oluşur. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 2821 sayılı Sendikalar Kanununda olduğu gibi genel kurulun hangi üye sayısından sonra delegelerden oluşacağı ve delege sayısının alt ve üst sınırları belirlenmemiş, bu konuları düzenleme yetkisi bütünüyle kuruluşun tüzüğüne bırakılmıştır.

Delegelerle oluşacak genel kurullara kuruluş ve şubelerin yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri doğal delege olarak katılırlar (m.10/1). Delege sıfatı, bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine kadar devam eder (m.10/2). Kanunda delege olabilmek için herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Bu nedenle her üye delege seçilebilir. Delege seçiminin usul ve esasları kuruluşun tüzüğü ile belirlenir. Ancak tüzüklere delege seçilebilmeyi engelleyici hükümler konulamaz (m.10/3). Genel kurul dışında yapılan delege seçimleri üyeler tarafından serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına ve tüzük hükümlerine göre yapılır.

Genel Kurulun Toplanması

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, kuruluşlar için üç tür genel kurul toplantısı öngörülmüştür:

  • İlk genelkurul toplantısı,
  • Olağan genel kurul toplantısı,
  • Olağanüstü genel kurul toplantısı.

İlk Genel Kurul Toplantısı: Kuruluşların ilk genel kurul toplantısının tüzel kişilik kazanmalarından itibaren altı ay içerisinde yapılması gerekir (m.12/1). Böylelikle genel kurul dışında kalan diğer organların üyeleri seçimle belirlenecektir.

Olağan Genel Kurul Toplantısı: Yapılan ilk genel kurul toplantısından sonra, kuruluşların düzenli olarak belirli zaman aralıkları ile genel kurul toplantısı yapmaları gerekir. Bu toplantılara olağan genel kurul toplantısı denir.

Olağan genel kurul toplantılarının en geç dört yılda bir yapılması gerekir. Bu düzenleme, kuruluş genel kurullarının yanı sıra şube genel kurulları için de geçerlidir. Kuruluşlar tüzükleri ile genel kurulun daha kısa sürelerde toplanmasını öngörebilirler.

Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı: Kuruluş genel kurullarının bazı önemli nedenlerin bulunması halinde, olağan genel kurul toplantısı için öngörülen dönemler dışında toplanmasına olağanüstü genel kurul toplantısı adı verilir. Kuruluşun tüzüğünde değişiklik yapma gerekliliğinin ortaya çıkması, üst ya da uluslararası kuruluşa üye olma kararının alınması gibi durumlarda genel kurul olağanüstü toplanabilir.

Genel Kurulun Çalışması

Genel kurulun toplantı yeter sayısı üye veya delege tamsayısının salt çoğunluğudur. Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı belirlenebilir. İlk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantı en çok onbeş gün sonraya bırakılır. Bu toplantıya katılanların sayısı, üye veya delege tam sayısının üçte birinden az olamaz (m.13/1).

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu genel kurul tarafından alınacak bazı kararlar için ağırlaştırılmış yeter sayı öngörülmüştür. Aşağıdaki hususlara ilişkin kararların, tüzükte daha yüksek bir yeter sayı belirlenmemişse, karar yeter sayısı üye veya delege tamsayısının salt çoğunluğu ile alınması gerekir:

Tüzük değişikliği,

  • Fesih,
  • Birleşme,
  • Katılma,
  • Üst kuruluşun veya uluslararası kuruluşun kurucusu olma,
  • Üst kuruluşlara ve uluslararası kuruluşlara üyelik ile üyelikten çekilme.

Genel Kurulun Görev ve Yetkileri

Genel kurul, kuruluşların en üst organı olması nedeniyle en yüksek karar alma, en yüksek işleri görme ve en yüksek denetleme yetkisine sahiptir. Kanunun 11. maddesinde genel kurulun görev ve yetkileri şu şekilde sayılmıştır:

a) Organların seçimi,
b) Tüzük değişikliği,
c) Yapılacak ilk genel kurula sunulması ve geçmişe etkili olmaması kaydıyla ilgili makamlar veya mahkemelerce kanuna aykırı görülerek düzeltilmesi istenen konular hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesi,
d) Yönetim kurulu ve denetleme kurulu raporları ile yeminli mali müşavir raporlarının görüşülmesi,
e) Yönetim kurulu ve denetleme kurulunun ibrası,
f) Bütçenin kabulü,
g) Yönetim kurulu, denetleme kurulu ve disiplin kurulu üyelerine verilecek ücret, tazminat, ödenek ve yolluklar ile sosyal hakların belirlenmesi,
h) Taşınmaz satın alınması veya mevcut taşınmazların satılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi,
i) Üst kuruluş kurucusu olma, üst kuruluşlara üye olma veya üyelikten çekilme,
j) Şube açma, birleştirme veya kapatma, bu konuda tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi,
k) Birleşme veya katılma,
l) Uluslararası kuruluşun kurucusu olma, uluslararası kuruluşlara üye olma veya üyelikten çekilme,
m) Kuruluşun feshi,
n) Mevzuat veya tüzükte genel kurulca yapılması öngörülen diğer işlemleri yerine getirme ve başka bir organa bırakılmamış konuları karara bağlama.

Genel Kurulda Alınan Kararların Yargı Denetimi

Medeni Kanun 83. madde hükmünün sendika genel kurul kararları hakkında da uygulanması suretiyle genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği kabul edilmektedir. Bunun için gerekli olan koşullar şunlardır:

  • Genel kurul tarafından alınmış bir kararın bulunması,
  • Bu kararın hukuka; başka deyişle kanun veya tüzük hükümlerine veya hukukun genel ilkelerine yahut dürüstlük kuralına aykırı olması,
  • Kararın iptalini isteyen davacının toplantıda hazır bulunmuş ancak karar doğrultusunda oy kullanmamış ya da genel kurul toplantısına katılmamış olması gerekir.

Yukarıda belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde, toplantıda hazır bulunan ve kanuna ya da tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Hükümde öngörülen bir ve üç aylık dava açma süresi niteliği itibariyle hak düşürücü süredir.

Genel Kurul Dışında Kalan Diğer Organlar

Kuruluşun genel kurul dışında kalan organlarının üye sayıları, üçten az dokuzdan fazla; konfederasyonların yönetim kurullarının üye sayıları beşten az yirmiikiden fazla ve şubelerin genel kurul dışındaki kurullarının üye sayıları üçten az beşten fazla olamaz.

Yönetim kurulu , kuruluşların temsil organıdır. Yönetim kurulu kuruluşu, kuruluşun amacı doğrultusunda temsil eder. Ayrıca tüzüğün verdiği yetki çerçevesinde kuruluşun yönetilmesi gelir ve gider hesaplarına ilişkin işlemlerin yapılması, gelecek döneme ait bütçenin hazırlanarak genel kurula sunulması, bu çerçeve içerisinde taşınmazların yönetimi, aidatların toplanması, sendika tesislerinin üyelerin yararlanmalarına hazır tutulması ve sendikada çalışacak işçilerin işe alınmaları yönetim kurulunun görevleri arasında sayılabilir. Genel kurulca verilecek diğer görevlerin yapılması yönetim kurulunun görevleri içinde yer alır. Disiplin kurulu, kuruluşların üyeleri üzerinde otoriteyi sağladığı organdır.

Disiplin kurulu , kuruluşların amaç ve ilkelerine aykırı hareket ettiği ileri sürülen üyeler hakkında soruşturma yapmak ve üyelikten çıkarma dışındaki tüzükte öngörülen disiplin cezalarını vermekle görevlidir.

Denetleme kurulları , kuruluşları kanun ve kuruluşun tüzüğü hükümlerine göre denetlemekle görevli ve yetkilidirler. Denetimde, yönetim ve işleyişin, gelir, gider ve bilânçoların ve bunlarla ilgili işlemlerin kanun, tüzük ve genel kurul kararlarına uygunluğu incelenir.

Sendikaların Yönetimi ve İşyerinde Temsili

Sendika Yöneticiliği

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, kuruluşun ve şubelerinin yönetim kurulu üyelerini yönetici olarak kabul etmiştir (m.2/i). Disiplin ve denetleme kurulu üyelerinin yönetici sıfatları bulunmamaktadır. Kuruluşların genel kurul dışındaki organlarına seçilebilmek için Kanunda 6. maddede düzenlenen ve kurucular için aranan koşullara sahip olmak gerekir. Bu koşullara sahip olmayan birinin seçildiğini saptayan valiliğin veya Bakanlığın başvurusu üzerine mahkeme, bu kişinin görevine son verir.

Mahkemenin kararı kesindir (m.9/3). Ayrıca, genel kurul dışındaki organlara seçilen üyelerin ad ve soyadları ilgili valiliğe bildirilir ve Bakanlık; onbeş gün içinde resmi internet sitesinde ilan eder (m.9/4).

İşyeri Sendika Temsilciliği

Atanması, Sayısı ve Nitelikleri

İşyeri sendika temsilcileri, toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen işçi sendikası tarafından atanırlar (m.27/1). Sendika, işyeri sendika temsilcisi atama yetkisini, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi devam ettiği süre içerisinde istediği zaman kullanabilir.

Sendikanın atayabileceği temsilci sayısı işyerinde çalışan işçi sayısına göre değişir. İşyerinde işçi olarak çalışan, taraf sendikaya üye olan veya olmayan tüm işçiler, atanacak temsilci sayısının belirlenmesinde dikkate alınır. Kanunda 27. maddenin birinci bendine göre, işyerinde işçi sayısı;

  • Elliye kadar ise bir,
  • Ellibir ile yüz arasında ise en çok iki,
  • Yüzbir ile beşyüz arasında ise en çok üç
  • Beşyüzbir ile bin arasında ise en çok dört,
  • Binbir ile ikibin arasında ise en çok altı,
  • İkibinden fazla ise en çoksekiz temsilci atayabilir.

Sendika, Kanunda üst sınırı gösterilen sayıda temsilciyi işyerinde çalışan üyeleri arasından seçer. Bu nedenle işyerinde çalışmayan bir sendika üyesi veya işyerinde çalışan ancak sendika üyesi olmayan kişiler temsilci olarak atanamaz.

Görev ve Yetkileri

İşyeri sendika temsilcilerinin görevleri Kanunun 27. maddesinin üçüncü bendinde düzenlenmiştir. Buna göre işyeri sendika temsilcileri ve baş temsilcisinin işyeri ile sınırlı olmak kaydı ile görevleri şunlardır:

  • İşçilerin dileklerini dinlemek ve şikâyetlerini çözümlemek,
  • İşçi ve işveren arasındaki işbirliğini, çalışma barışı ve uyumunu sağlamak,
  • İşçilerin hak ve çıkarlarını gözetmek,
  • İş kanunları ile toplu iş sözleşmelerinde öngörülen çalışma koşullarının uygulanmasına yardımcı olmak.

20.6.2012 tarih ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işyeri sendika temsilcilerine çeşitli görevler yüklenmiştir. Örneğin, Kanunun 20. maddesine göre, “İşyerinde yetkili sendika bulunması halinde, işyeri sendika temsilcileri çalışan temsilcisi olarak da görev yapar”. Çalışanlara veya iki ve daha fazla çalışan temsilcisinin bulunduğu işyerlerinde varsa işyeri yetkili sendika temsilcilerine yoksa çalışan temsilcilerine sağlanan haklar ise Kanunun 18. maddesinde düzenlenmiştir.

İşyeri Sendika Temsilciliği Sıfatının Sona Ermesi

Temsilcilik görevi, sendikanın yetkisi devam ettiği sürece devam eder.

Toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin sona ermesi dışında, temsilcilik görevi aşağıdaki hallerde de sona erer:

  • İşyeri sendika temsilcisinin çalıştığı ve temsilci olarak atandığı işyerinin işveren tarafından temsilcinin onayı ile değiştirilmesi,
  • Temsilcinin iş sözleşmesinin fesih veya fesih dışında sona erme nedenleri (ölüm, tarafların anlaşması, sürenin dolması) ile ortadan kalkması,
  • İşyeri sendika temsilcisinin atanması için gerekli olan koşullardan birisini kaybetmesi,
  • Sendika üyeliğinin sona ermesi,
  • Temsilciyi atayan sendikanın bu sıfatı geri alması,
  • Sendika tüzel kişiliğinin sona ermesi,
  • Temsilcinin kendi iradesiyle bu görevden ayrılması.

İşçi Kuruluşu Yöneticiliğinin Güvencesi

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, işçi kuruluşu yöneticisi seçildiği için işinden ayrılan işçilerin, iş sözleşmelerinin askıda kaldığını hüküm altına almıştır. Kanun böylelikle yöneticilik görevi belirli koşullarla sona eren yöneticilerin yeniden iş sözleşmesi yapılmasına gerek kalmadan tekrar önceki işlerini geri dönebilmelerine imkân sağlamıştır. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, işçi kuruluşu yöneticisi seçilen kişiye iş sözleşmesini feshetme hakkını da tanımıştır. Buna göre, yönetici dilerse işten ayrıldığı tarihte iş sözleşmesini bildirim süresine uymaksızın veya sözleşme süresinin bitimini beklemeksizin fesheder ve kıdem tazminatına hak kazanır (m.23/1). İşçi kuruluşu yöneticisi seçildiği için iş sözleşmesi askıda kalan yönetici, yöneticilik süresi içerisinde iş sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir. Bu durumda kıdem tazminatı fesih tarihindeki emsal ücret üzerinden hesaplanır.

İşyeri Sendika Temsilcilerinin İş Güvencesi

İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez (m.24/1). Hükümdeki haklı neden kavramı, 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinde veya başkaca Kanunlarda öngörülen iş sözleşmesini derhal sona erdirmeyi gerektiren nedenleri ifade eder. Örneğin temsilcinin kanundışı greve katılması bir haklı fesih nedenidir (m.70/1). İşverenin dayandığı sebebin haklı bir neden olup olmadığının takdiri mahkemeye aittir. Bu düzenleme karşısında artık işverenin, temsilcinin iş sözleşmesini geçerli nedenle bile feshetme hakkı yoktur.

Fesih bildiriminin tebliği tarihindenitibaren bir ay içinde, feshin geçersizliği ve işe iade istemiyle temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir (m.24/1). Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır.

Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması halinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir. Mahkeme talebi haksız bulunsa, başka bir ifade ile işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine hükmederse, temsilcinin yararlanabileceği güvence ortadan kalkar. Ancak mahkemenin işverenin iş sözleşmesini haklı bir neden olmadan feshettiğine karar vermesi halinde ise feshin geçersizliğine ve temsilcinin işe iadesine hükmeder. Bu durumda temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir.

Mahkemenin temsilcinin işe iadesine karar vermesi halinde, kararın kesinleşmesinden itibaren altı işgünü içinde temsilcinin işe başvurması koşuluyla, işveren tarafından altı işgünü içinde işe başlatılır. Temsilcinin süresi içinde başvurmasına rağmen işverenin altı işgünü içine başlatılmaması halinde de, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Temsilcinin altı işgünü içinde işe başlamak üzere başvurmamasının sonuçları Kanunda düzenlenmemiştir. Bu durumda, işveren tarafından yapılan feshin hukuka uygun bir fesih olduğunu kabul etmek gerekir.

İşveren yazılı onayı olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır (m.24/4). Aksi takdirde işveren tek taraflı değişiklikle işyeri sendika temsilcisinin temsilcilik sıfatını sona erdirme yetkisine sahip olur.